Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ıspat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, ilamının hüküm kısmında sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve "Sanığın, TCK 53/1 maddesinin a,b,c,d,e bentlerinde sayılan hak ve yetkileri, aynı maddenin 2 ve 3. fıkraları dikkate alınacak şekilde kullanmaktan yoksun bırakılmasına" şeklinde yazıldığı,
Trabzon İl Gıda ve Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün davaya katılmasına karar verilerek hem hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/11/2013 tarih 2013/168 Esas 2013/70 Karar sayılı ilamında, hem de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeni ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına karar verilen Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28/11/2019 tarih, 2019/421 Esas 2019/759 Karar sayılı ilamında "Katılan kurumu kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.320,00 TL'nin sanıktan tahsil edilerek katılan tarafa verilmesine" karar verilmiş ise de; Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 31/12/2019 tarih, 2019/7711 Esas 2019/9513 Karar sayılı "Trabzon İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün 2313 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan doğrudan zarar görmemesi ve suçun niteliği gereği kamu adına katılma hak ve yetkisinin bulunmaması nedeni ile hükmü temyiz etme hakkı olmadığından 5320 Sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. Maddeleri uyarınca temyiz isteğinin reddine..." şeklindeki kararı doğrultusunda vekalet ücreti verilmemesi gerektiği ve denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeni ile sanık hakkında verilen hüküm açıklanırken katılan kurum vekiline davetiye çıkartılmamasının da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla;
Hüküm kısmındaki TCK'nın 53. Maddesinin uygulandığı paragrafın "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK.53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına." şeklinde düzeltilmesine, "Katılan kurumu kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.320,00 TL'nin sanıktan tahsil edilerek katılan tarafa verilmesine" maddesinin karardan çıkartılmasına,
hükmün diğer kısımları aynen bırakılmak sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeni ile İSTİNAF TALEBİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 31/01/2020 tarihi itibari ile oy birliği ile karar verildi. (¤¤)