T.C.
TRABZON
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/321
KARAR NO: 2023/452
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2022
NUMARASI: 2017/55-2022/626 E.K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
BİRLEŞEN DOSYA: Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/56 Esas Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 08/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/03/2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçelerinde özetle; müvekkili ile davalı arasında iş sağlığı güvenliği, eğitim, teknik kontrol, danışmanlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak sözleşmeler bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca davalıya ait Trabzon ve Giresun'daki iş yerlerine ilişkin olarak davalıya tam ve eksiksiz hizmet sunulduğunu, sözleşmelerden kaynaklı olarak müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerinin davalının haksız ve kötü niyetli itirazları uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takiplerine vaki itirazın iptali ile takiplerin devamına, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçelerinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilince hizmet bedellerinin davalıya ödendiğini, öte yandan hizmetin sunulduğunun ispatının gerektiğini savunarak davanın reddiyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "Davacı ile davalı şirket arasında, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanabilmesi için gerekli hüküm ve şartları içeren 01.01.2014 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu sözleşme uyarınca davalı tarafa iş güvenliği hizmeti sağlamak üzere iş güvenliği uzmanı atandığı ve iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sunulmuştur. Davacı tarafça bu hizmet karşılığında fatura düzenlendiği ve fatura alacağının tahsil edilememesi nedeniyle Trabzon İcra Müdürlüğünün 2015/12578 Esas ve 2015/12580 Esas nolu takipler başlatılmış ve takibe yapılan itiraz sonucu iş bu asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi raporu aldırıldığı, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yapılmış olması nedeniyle sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, cari hesap ilişkisi içerisinde faturaların düzenlenmiş olduğu, bu faturaların davalının ticari defterlerinde de yer aldığı, ancak davalı tarafından 09/06/2014 ve 10/12/2014 ödeme tarihli 10.031,00 TL'lik ödemelerin yapılmış olduğu görülmüştür.
HMK 222. Maddenin 3. Fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükmünün yer aldığı, davacının aynı alacağı ilişkin iki ayrı dosyada icra takibinde bulunduğu, yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacı tarafın toplamda 17.340.00 TL'lik alacağının mevcut olduğu, Trabzon İcra Müdürlüğünün 2015/12578 Esas sayılı dosyasında takibin 10.850,01 TL üzerinden devamı ile kalan alacak miktarı olan Trabzon İcra Müdürlüğünün 2015/12580 Esas sayılı dosyasında ki takibin 6.489,99 TL üzerinden devamına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alacak miktarlarının likit ve belirlenebilir olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçelerle
1-Açılmış bulunan asıl davanın KABULÜ ile, davalının Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2015/12578 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 10.850,01 TL üzerinden DEVAMINA,
Davacı vekili icra inkar tazminatı talebinin alacak miktarının likit ve belirlenebilir olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen dosyanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı hukuki değerlendirmeler içeren usule aykırı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, öte yandan davalının mazeretsiz şekilde yemin teklifine icap etmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin de isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Asıl ve birleşen dosyanın davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura düzenlenmesinin tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığını, bu anlamda davacının alacağını ispat edemediğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasında davalı şirkete ait iş yerlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kanuni mevzuatı çerçevesinde teknik kontrol ve danışmanlık hizmeti alınmasına ilişkin olarak 2 adet sözleşme yapıldığı ihtilafsızdır. Dosya kapsamı itibariyle sözleşmeler uyarınca davacının edimini ifa ettiği görülmektedir. Bununla birlikte taraflar arasındaki ihtilaf sözleşmeler uyarınca davalının ödemekle yükümlü olduğu bedeli davacıya tam olarak ödeyip ödemediği noktasındadır.
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye dayalı bilirkişi raporuna istinaden karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterleri birbiriyle örtüşmediği belirtilerek ticari defterlerde birbiriyle örtüşmeyen hususlar diğer tarafın ticari defterlerine eklenerek karma bir hesaplama yöntemine gidilmiş olup bu şekilde yapılan hesaplama usule aykırı olduğu gibi uyuşmazlığın çözümüne de elverişli değildir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davalıya tam ve eksiksiz olarak hizmet sunulduğunun kabulü ile sözleşmelerde belirtilen sözleşme bedellerinin toplamda ne kadar olduğunun tespit edilmesi, bu aşama sonrasında davacının ticari defterlerine kayıtlı olan bu suretle davacının da kabulünde bulunan ödemelerin sözleşme bedellerinden öncelikle düşülmesi, akabinde davalının ticari defterlerinde olan ancak davacının ticari defterlerinde bulunmayan ödeme kayıtlarının tek başına ödeme yapıldığını kanıtlamaya yeter nitelikte olmadığı gözetilerek varsa bu ödemelere ilişkin belgelerin ibrazının davalıdan istenmesi, ibraz edilecek belgeler uyarınca söz konusu ödemelerin ispatı halinde bu ödemelerin de toplam alacaktan düşülmesi suretiyle bakiye alacak miktarının belirlenmesi için ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınması, her halükarda davacının açıkça yemin deliline dayandığı da gözetilerek hasıl olacak sonuç itibariyle bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan bu durum karşısında taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2022 tarih ve 2017/55 Esas, 2022/626 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın TARAFLARA İADESİNE,
4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,
5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine GETİRİLMESİNE,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 08/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır.
Üye
e-imzalıdır.
Üye
e-imzalıdır.
Katip
e-imzalıdır.