T.C.
TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/879
KARAR NO: 2023/467
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26.01.2022
NUMARASI: 2019/558 - 2022/69 E.K.
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI: 1 -
VEKİLİ: Av.
DAVALI: 2 -
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 10.03.2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 15.03.2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının polis olarak görev yapmakta iken davalının ikametinde olan araç ile kendisine çarpması sonucunda sağ el ve sağ ayağında kırık meydana geldiğini, ceza dava dosyasında alınmış olan raporda davalı sürücünün birinci derecede kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda davacının el ve ayağında kalıcı şekil bozukluğu meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta şirketine usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, kabul manasına gelmemek üzere kusur durumunun ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının SGK tarafından karşılanması gereken giderlerden davalının sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı........cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 129.205,30 TL sürekli iş gücü tazminatı, 30.234,90 TL geçici iş gücü tazminatı toplamda 159.440,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete başvurusunun olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının gelirinin hatalı ve fahiş miktarlarda tespit edildiğini, Yargıtay içtihatları gereğince kaza tarihinden önceki maaş bordrolarının esas alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda 2020 yılına ait gelir esas alınarak miktarın belirlenmiş olduğunu, davacının iyileşme süreci içinde ortaya çıkan geçici iş göremezlik giderleri de dahil olmak üzere tüm tedavi giderlerinde davalı şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacının kaza tarihinde ve halen kamu görevlisi olması nedeniyle herhangi bir gelir kaybının olmadığını, söz konusu kazanın iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından yapılan ödemelerin hükmedilecek tazminattan tenzilinin gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Davalı ...... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur durumu tespitine ilişkin raporun yetersiz ve eksin incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, davacının iş göremezlik oranının fahiş oranda belirlenmiş olduğunu, taraflarınca iş göremezlik raporuna ilişkin itirazda bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece yapmış oldukları itirazlar dikkate alınmaksızın ve bu yönde yeniden rapor düzenlenmeksizin karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, mahkemece kusur durumunun ve iş göremezlik oranının tespitine ilişkin raporlara yapılmış itirazlar değerlendirilmeksizin aldırılmış olan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davaya konu tazminat taleplerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuş olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davalı Sigorta Şirketinin İstinaf İncelemesi
(I)Dosya kapsamında davacının davadan önce sigorta şirketine 24/09/2019 tarihinde başvurduğu, sigorta şirketi tarafından sunulan yazı cevabından anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Yargıtay 4.HD 2021/4805 E, 2021/6238 K).
(II)Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında zarar görenin geliri kaza tarihi itibariyle tespit edilmelidir (Yargıtay 17.HD 2020/4756 E, 2020/7323 K).
Eldeki dosyada kaza tarihinin 04/09/2019 olduğu, mahkemece hükme esas alınan raporda davacının Ağustos-2020 maaş bordrosu esas alınarak gelir hesabı yapıldığı, davalının itirazlarına rağmen bu hususun düzeltilmediği, bu haliyle kaza tarihindeki gelir tespit edilmeden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf yerinde görülmüştür.
(III)Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre bakiye yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre tespit edilmesi ve progresif rant yöntemine göre gelir hesabı yapılması gerekir (Yargıtay 4.HD 2022/6135 E, 2022/10604 K).
Eldeki dosyada mahkemece PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak tazminat hesabı yapılması doğru olmayıp, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
(IV)Geçici iş görmezlik tazminatı tedavi giderleri kapsamında olmadığından KYKT'nın 98. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu haliyle talebin teminat kapsamında olduğu, buna ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
(V)Davacı devlet memuru olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam ettiğinden geçici iş göremezlik tazminatının maaşı üzerinden hesap edilen bilirkişi raporunun karara esas alınması hatalı olmuştur. Davacı yönünden geçici iş göremezlik zararı, maaşını almış ise çalışamadığı dönemde eğer alıyorsa fazla çalışma ücreti, ikramiye gibi yan ödemelerden ibaret olduğu göz önüne alınmalıdır. Davacının çalışamamaktan dolayı ikramiye, fazla çalışma ücreti gibi yan ödemeleri alamamasından kaynaklanan zararı olmuş ise çalıştığı kurumdan bu hususlar sorularak, bunun geçici iş göremezlik zararı olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür (Yargıtay 4.HD 2021/8227 E, 2022/3065 K).
(VI)Davacı devlet memuru olup, yaralanma görevin ifası esnasında meydana gelmiştir. Bu durumda davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak tazminat hesabında dikkate alınması gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaması doğru görülmemiştir (Yargıtay 4.HD 2022/3396 E, 2022/8302 K).
Davalı .......'in İstinaf İncelemesi
(I)Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, kaza tespit tutanağı ve ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde davalının tam kusurlu kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
(II)Maluliyet durumunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre ve usulünce düzenlendiği dikkate alındığında maluliyet oranlarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
(III)Davacı devlet memuru olup çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam ettiğinden geçici iş göremezlik tazminatının maaşı üzerinden hesap edilen bilirkişi raporunun karara esas alınması hatalı olmuştur. Davacı yönünden geçici iş göremezlik zararı, maaşını almış ise çalışamadığı dönemde eğer alıyorsa fazla çalışma ücreti, ikramiye gibi yan ödemelerden ibaret olduğu göz önüne alınmalıdır. Davacının çalışamamaktan dolayı ikramiye, fazla çalışma ücreti gibi yan ödemeleri alamamasından kaynaklanan zararı olmuş ise çalıştığı kurumdan bu hususlar sorularak, bunun geçici iş göremezlik zararı olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür (Yargıtay 4.HD 2021/8227 E, 2022/3065 K).
(IV)Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında zarar görenin geliri kaza tarihi itibariyle tespit edilmelidir (Yargıtay 17.HD 2020/4756 E, 2020/7323 K).
Eldeki dosyada kaza tarihinin 04/09/2019 olduğu, mahkemece hükme esas alınan raporda davacının Ağustos-2020 maaş bordrosu esas alınarak gelir hesabı yapıldığı, davalının itirazlarına rağmen bu hususun düzeltilmediği, bu haliyle kaza tarihindeki gelir tespit edilmeden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf yerinde görülmüştür.
(V)Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre bakiye yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre tespit edilmesi ve progresif rant yöntemine göre gelir hesabı yapılması gerekir (Yargıtay 4.HD 2022/6135 E, 2022/10604 K).
Eldeki dosyada mahkemece PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak tazminat hesabı yapılması doğru olmayıp, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
(VI)Yukarıda sayılan sebeplerden dolayı yeniden yargılama yapılması gerekeceğinden manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu açıklamalar karşısında ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmakla, kararın kaldırılması gerekmiştir.
Mahkemece yapılması gereken;
-Davacının kaza tarihindeki gelirini tespit etmek,
-Davacının geçici işgörmezlik süresince mahrum kaldığı yan ödemelerin bulunup bulunmadığını araştırmak,
-Davacıya kurum tarafından ödeme yapılıp yapılmadığını araştırmak,
-Bu hususlar tespit edildikten sonra dosyayı aktüerya bilirkişisine tevdi ederek kaza tarihindeki gelir durumu, kurumu tarafından yapılan ödemeler, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak sürekli işgörmezlik tazminatı ve varsa davacının geçici iş görmezlik zararını tespit ettirip neticesine göre karar vermekten ibarettir.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına etkili delillerin tam olarak toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla davalıların istinaf başvurularının kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 hükmü gereğince kaldırılmasına, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.01.2022 tarih ve 2019/558 Esas, 2022/69 Karar sayılı hükmünün, HMK'nun 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nun 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi davalılara İADESİNE,
4-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına ALINMASINA,
5-İstinaf kanun yolu başvurusunun incelenmesi sırasında duruşma yapılmadan karar verildiğinden bu aşama için davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nun 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı