Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2020-2-039 (Devralma)
Karar Sayısı : 21-07/90-37
Karar Tarihi : 11.02.2021
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Cansu TOPAK KORKMAZ, Mehmet Mustafa ŞEREF
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Siniora Food Industries Company
Temsilcileri: Av. M. Togan TURAN, Av. İlayda GÜNEŞ,
İrem UYSAL
Orjin Maslak, Eski Büyükdere Cad. No:27, Kat:11 34485
Maslak/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Trakya Et ve Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin tek
kontrolünün Siniora Food Industries Company tarafından devralınması işlemi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 25.12.2020 tarih ve 13980 sayı ile
giren ve eksiklikleri 02.02.2021 tarih ve 14810 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim üzerine
düzenlenen 03.02.2021 tarih ve 2020-2-039/Öİ sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu işleme izin verilmesinde sakınca
bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Başvuruda, Trakya Et ve Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (POLONEZ)
sermayesinin %(…..)’sinin Siniora Food Industries Company (SINIORA) tarafından
Gürel AKKAŞ, Mustafa AKKAŞ, Zeynep Gül AKKAŞ AYGÖLÜ, Başak ÖZTÜRK, Memet
Deniz ERDOĞDU ve Gürsu AKKAŞ’tan (Akkaş Ailesi) devralınmasına izin verilmesi
talep edilmektedir.
(5) Dosyadaki bilgilere göre, Akkaş Ailesi ile SINIORA arasında 17.12.2020 tarihinde
imzalanan Hisse Alım Sözleşmesi’ne göre POLONEZ’in toplam sermayesinin
%(…..)'sini teşkil eden paylar SINIORA tarafından devralınacaktır.
(6) Planlanan işlem sonrasında POLONEZ’in %(…..)’lik hissesine APIC tarafından kontrol
edilen SINIORA sahip olacaktır. Hissedarlar Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6.1, 6.2 ve 6.3
maddeleri uyarınca (…..). Sözleşme’nin 6.24 maddesi uyarınca (…..). Diğer taraftan
anılan Sözleşme’nin 6.27 maddesi uyarınca (…..). Yine Sözleşme’nin 7.6 maddesi
uyarınca, (…..). Bu nedenle SINIORA, yönetim kurulunda ve genel kurulda çoğunluğa
sahip olarak bu tür kararları alma yetkisine sahip olacaktır.
(7) Yukarıdaki hükümler göz önüne alındığında saklı hükümlerin azınlık pay sahiplerine
verdiği yetkilerin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Sözleşme’nin 8.1 maddesi
uyarınca (…..). Azınlık pay sahiplerinin veto haklarının da bulunduğu saklı hükümler
aşağıdaki gibidir:
- Yönetim Kuruluna İlişkin Saklı Hükümler – (…..).
21-07/90-37
2/4
- Genel Kurula İlişkin Saklı Hükümler - (…..).
(8) Belirleyici etki uygulama imkânı sağlayan veto haklarının ortak girişimin işletme
politikası hakkındaki stratejik kararlarla ilgili olması gerekmekte olup yatırımcıların
finansal çıkarlarının korunması için normalde azınlık hissedarlarına verilen veto
haklarının ötesine geçmesi gerekmektedir. Saklı hükümlerde yer alan ve şirketin ana
sözleşmesinde yapılacak değişiklik, sermayede artış ya da azalma veya tasfiye gibi
kararlar üzerindeki veto hakkı; azınlık hissedarlarının finansal çıkarlarını korumaya
yönelik haklardandır. Bu haklar azınlık hissedarına kontrol hakkı tanımamaktadır. Yine
ortak girişimin satışı ya da tasfiyesini engelleyen veto hakkı da azınlık hissedarına ortak
kontrol sağlamamaktadır.1
(9) Azınlık hissedarının sadece çok yüksek miktarlı yatırım kararlarını veto etme hakkına
sahip olduğu durumlarda bu veto hakları ortak girişimin ticari politikasının birlikte
belirlenmesine yetki veren bir haktan ziyade, azınlık hissedarının haklarının
korunmasına daha yakındır. Yatırımlar üzerindeki veto hakkının değerlendirilmesinde
yatırımların ne dereceye kadar ortak girişimin aktif olduğu piyasanın esas özelliğini
oluşturduğu da dikkate alınmaktadır.2 Bu kapsamda hissedarlar ve bağlı kişileri ile yıllık
(…..) ABD Doları’na kadar olan işlemlere girmenin ne dereceye kadar ortak girişimin
aktif olduğu piyasanın esas özelliğini oluşturduğu değerlendirilmelidir. Bu hususla ilgili
olarak teşebbüsten gelen cevabi yazıda, saklı hükümlerde yer alan “(…..)” hükmünün
açıkça POLONEZ'in olağan ticari faaliyetlerini ve bunun için gerekli olan
seviyedeki/derecedeki yatırımları dikkate alarak azınlık hissedarlarının, hedef şirketin
diğer hissedarlar ve bunların bağlı kişiler ile yapacağı işlemler karşısında menfaatlerini
koruma amacıyla kabul edildiği ve belirlenen değerde yapılan işlemlerin hissedarlar ve
bağlı kişiler ile gerçekleştirilen işlemlerin ve bu şekilde borçlanmaların devre konu
teşebbüsün faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda olağandışı bir işlem olarak
değerlendirileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda söz konusu yıllık (…..) ABD Doları’na
kadar olan işlemlere ilişkin olarak veto yetkisinin azınlık hissedarının korunmasına daha
yakın olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca söz konusu işlem limitinin yalnızca
hissedarlar ve bağlı kişilerle ilgili işlemleri kapsadığı, teşebbüsün tüm yatırımlarını
kapsamadığı da göz önüne alınmalıdır.
(10) Aynı husus, saklı hükümlerde yer alan “(…..)” hükmü için de geçerlidir. Teşebbüsten
gelen cevabi yazıda da şirketin özsermaye değerinin (…..) katındaki herhangi bir borcun
“yüksek miktarlı yatırımlar” kategorisine girdiği ve açıkça azınlık hissedarlarının
haklarının korunması amacıyla kabul edildiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda yüksek
miktarlı yatırımlar kategorisine giren söz konusu veto yetkisinin de azınlık haklarını
korunmasına daha yakın olduğu ifade edilebilecektir.
(11) Saklı hükümlerde yer alan “(…..)” hükmünün ise yatırımları etkileyebileceği
değerlendirilmektedir. Bu kapsamda konuyla ilgili olarak teşebbüsün görüşlerine
başvurulmuş, başvuru sahibi tarafından, söz konusu hükmün şirketin borçluluğunda
orantısız bir atışa sebep olabilecek olması nedeniyle, şirketin etkin işleyişini tehlikeye
atabileceği ve hissedarlar için çıkar kaybına neden olabileceğinden dolayı azınlık
hissedarlarının haklarını korumak amacıyla kabul edildiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda
azınlık hissedarına yatırımlar üzerinde tanınan hakkın tarafa belirleyici etki tanıyacak
mahiyette olmadığı değerlendirilmektedir.
1 Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz (Kılavuz) para. 52.
2 Kılavuz para. 58.
21-07/90-37
3/4
(12) Ortak kontrol sağlayan veto hakları tipik olarak bütçe, işletme planı, önemli yatırımlar ya
da üst yönetimin atanması gibi kararları içerir. Bu kapsamda Sözleşme hükümleri
incelendiğinde bu kararların SINIORA tarafından alınacağı anlaşılmaktadır.
(13) Ortak kontrolün mevcut olup olmadığı değerlendirilirken veto haklarının bir bütün olarak
değerlendirilmesi gerekir. Ancak, stratejik ticari politika, üst yönetimin atanması ya da
işletme planıyla ilgili olmayan bir veto hakkının sahibine ortak kontrol sağladığının kabul
edilmesi zordur.3 Anılan Sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde Mustafa AKKAŞ,
Gürel AKKAŞ ve Zeynep Gül AKKAŞ AYGÖLÜ’nün sahip olduğu veto haklarının kontrol
hakkı tanıyacak seviyede olmadığı, söz konusu azınlık pay sahiplerinin şirketin stratejik
kararları üzerinde belirleyici etkiye sahip olmayacağı görülmektedir. Bu kapsamda
azınlık hissedarlarının veto haklarını içeren saklı hükümlerin azınlık hisse sahiplerinin
şirket üzerindeki yatırımlarını ve haklarını korumaktan ibaret olduğu
değerlendirilmektedir.
(14) Bu kapsamda, POLONEZ üzerinde, Mustafa AKKAŞ, Gürel AKKAŞ ve Zeynep Gül
AKKAŞ AYGÖLÜ’nün pozitif ya da negatif kontrol hakkının bulunmayacağı, tek
kontrolün SINIORA’da olacağı değerlendirilmektedir.
(15) Yukarıda açıklanan Sözleşme hükümleri doğrultusunda, işlem sonrasında devre konu
şirketin kontrolünde kalıcı değişikliğe sebep olacağından, bildirim konusu işlem, 2010/4
sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralmadır. Ayrıca, tarafların cirolarının anılan
Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen eşikleri aşması nedeniyle işlemin
izne tabi olduğu anlaşılmıştır.
(16) Dosya mevcudu bilgilere göre, devralan şirket SINIORA işlenmiş et üretimi ve satışı
faaliyeti ile iştigal etmekte, her biri Filistin, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde olmak
üzere toplamda (…..) üretim fabrikası ve yine aynı bölgede (…..) dağıtım şirketi
bulunmaktadır. SINIORA, Filistin’e fon ve yatırım yönlendirme amacıyla kurulan ve
birçok sektöre yayılan çeşitli yatırımlara sahip bir yatırım holding şirketi olan APIC
tarafından kontrol edilmektedir. Her iki şirketin de Türkiye’de herhangi bir faaliyeti,
iştiraki, bağlı ortaklığı veya varlığı bulunmamakta olup, Türkiye’den herhangi bir gelir
elde etmemiştir.
(17) Diğer taraftan Bildirim Formunda yer verilen bilgilere göre, devre konu şirket POLONEZ
ise sosis, sucuk, salam, pastırma, jambon, füme et ve kavurma gibi işlenmiş et
ürünlerinin üretimi, pazarlanması ve dağıtımı alanlarında faaliyet göstermektedir.
POLONEZ’in İstanbul’da bir üretim tesisi bulunmakta olup, Türkiye’de herhangi bir
iştiraki, bağlı ortaklığı veya irtibat bürosu bulunmamaktadır. Satışlarının çoğunu zincir
marketler ve indirimli marketler gibi ulusal müşterilere yapmaktadır. Ayrıca POLONEZ
ürünleri, dağıtıcıları aracılığıyla yerel marketler, restoranlar ve otellere de satılmaktadır.
(18) Aşağıdaki tabloda Türkiye’de işlenmiş et ürünleri için son üç yılın raf paylarına dayalı
tahmini pazar payları yer almaktadır:
Tablo 1 – 2017-2019 Yılları için Türkiye’de İşlenmiş Et Ürünleri Ciro Bazlı Pazar Payları (%)
Şirket
Pazar Payı
2017 2018 2019
Namet Gıda Sanayi ve Tic. AŞ (…..) (…..) (…..)
Pınar Entegre Et ve Un San. AŞ (…..) (…..) (…..)
POLONEZ (…..) (…..) (…..)
Afyon Et Entegre Gıda Tarım Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.
(Cumhuriyet Sucukları)
(.....) (…..) (…..)
3 Kılavuz para. 53.
21-07/90-37
4/4
Beşler Et Gıda San. ve Tic. AŞ (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Cevabi Yazı
(19) Bu kapsamda işlem taraflarının Türkiye’de faaliyet gösterdikleri pazarlarda ve bu
pazarların alt ve/veya üst pazarlarında doğrudan veya dolaylı hiçbir örtüşmenin
bulunmadığı anlaşıldığından, başvuru konusu işlemin Türkiye’de herhangi bir pazarda
yoğunlaşmaya yol açmayacağı ve bildirime konu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi kapsamında pazardaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde
azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak
üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy