Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-2-63 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 14-28/558-241
Karar Tarihi : 13.08.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan Türk (İkinci Başkan), Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Nur Seda KÖKTÜRK, Necla SÜMER ÖZDEMİR
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : TTNET A.Ş.
Esentepe Mahallesi Salih Tozan Sokak Karamancılar İş Merkezi
D Blok No: 16 Şişli 34394 İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: TTNET A.Ş. ile FON Wireless Limited arasında imzalanan
Ortak Hizmet Sözleşmesi uyarınca yürütülecek uygulamaya menfi tespit belgesi
verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 01.08.2014 tarihinde giren yazıyla
tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 01.08.2014 tarih ve 2013-2-63/MM sayılı
Rapor görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, TTNET A.Ş. (TTNET) ile FON Wireless
Limited (FON) arasında imzalanan Ortak Hizmet Sözleşmesi’nin (Sözleşme), 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte bir anlaşma olduğu;
Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanamayacağı;
Sözleşme’nin bildirimdeki haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyetten de yararlanamayacağı; ancak, FON Wireless Limited tarafından,
teşebbüsün markasının, yurt dışındaki şebekesinin ve kurulması planlanan
TTNET@FON ağının kullanıma açılmasından bağımsız olarak Türkiye’de yurt içi evsel
wi-fi paylaşım topluluğu kurmasına yönelik işlemlerin Sözleşme’de yer alan tek alıcıya
sağlama yükümlülüğünün kapsamından çıkarılması ve Sözleşme süresinin iki yılla
sınırlı tutulması halinde, Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyet tanınabileceği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) TTNET tarafından yapılan başvuruda TTNET ile FON arasında imzalanan Ortak Hizmet
Sözleşme uyarınca yürütülecek uygulamaya 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit
verilmesi; söz konusu talebin yerinde görülmemesi halinde ise aynı Kanun’un 5.
maddesi uyarınca bireysel muafiyet tanınması talep edilmiştir.
(5) Sözleşme, TTNET tarafından sağlanan genişbant internet hizmetleri ile FON tarafından
sağlanan evsel kablosuz (wi-fi) paylaşım teknolojisinin birleştirilmesi sonucu
oluşturulacak olan TTNET@FON adındaki evsel wi-fi paylaşım hizmetini konu
edinmektedir. Dolayısıyla, sözleşme tarafları, pazarın birbirinden farklı kademelerinde
faaliyet gösteren teşebbüslerdir ve 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile
Değişik, Dikey Anlaşmalara İlişkin 2002/2 Sayılı Grup Muafiyeti Tebliği’nin (Tebliğ)
14-28/558-241
2/9
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de ifade edildiği üzere Sözleşme de dikey bir niteliğe
sahiptir.
(6) Sözleşme konusu dikey ilişki çerçevesinde, sağlayıcı FON’un evsel wi-fi paylaşım ağını
Türkiye içinde sadece alıcı TTNET’e satacağı hükme bağlanmaktadır. Tebliğ’in 3.
maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde ise tek alıcıya sağlama yükümlülüğü,
“sağlayıcının, anlaşma konusu malları veya hizmetleri, kendi kullanımı veya yeniden
satış amacıyla Türkiye içerisinde sadece bir alıcıya satmasına yönelik doğrudan veya
dolaylı yükümlülük” olarak tanımlanmıştır. Bu açıdan, sözleşme tek alıcıya sağlama
yükümlülüğü içermektedir.
Başvuruya konu Sözleşme çerçevesinde, TTNET tarafından sunulan perakende
genişbant internet servis sağlayıcılığı hizmetleri ile FON tarafından sunulan wi-fi
paylaşım hizmetlerinin TTNET@FON adı altında birlikte yürütülmesi
hedeflenmektedir. Bu sayede, (i) Türkiye’deki TTNET abonelerinin yurt içi ve yurt
dışında FON ve FON'un işbirliği kurduğu operatörler tarafından oluşturulan evsel wi-fi
paylaşım ağından herhangi bir ek ücret ödemeden/ücretsiz bir şekilde faydalanmaları
(ii) TTNET abonesi olmayan son kullanıcıların ise satın alma yoluyla FON
hotspotlarına erişim sağlayabilmeleri planlanmaktadır. Başvuru konusu Sözleşme,
TTNET hedeflenen TTNET@FON abone sayısına ulaştığı sürece, FON’un Türkiye
sınırları içerisinde TTNET haricinde bir genişbant internet servis sağlayıcıları (İSS) ile
çalışmamasını öngören bir münhasırlık hükmü içermekte ve diğer İSS’ler ile
çalışmasını ancak TTNET onay verdiği takdirde mümkün kılmaktadır.
G.1. İlgili Pazar
(7) Taraflar arasında, TTNET’in FON’dan satın aldığı wi-fi paylaşım teknolojisini genişbant
internet hizmetleriyle birlikte abonelerine sunduğu tek alıcıya sağlama yükümlülüğü
içeren bir dikey ilişki bulunmaktadır. Üst pazarda sağlayıcı FON tarafından TTNET’e
evsel wi-fi paylaşım hizmetleri sunulmakta, diğer taraftan alt pazarda alıcı TTNET
tarafından son kullanıcılara sunulan sabit genişbant internet hizmetlerine bir katma
değer sağlanmaktadır. Bu nedenle ilgili ürün pazarı, sağlayıcıdan temin edilen hizmete
yönelik bir üst pazar ile alıcının son kullanıcılara sunduğu hizmete yönelik bir alt pazar
olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmiştir.
(i) Üst Pazar: Evsel Wi-Fi Paylaşım Hizmetleri
(8) İlgili menfi tespit/muafiyet incelemesi “evsel” wi-fi paylaşım hizmetlerine ilişkindir. Evsel
wi-fi paylaşım hizmetleri, bireysel kullanıcıların bant aralıklarının bir kısmının kamuya
yani diğer kullanıcılara açılması, böylelikle ağa dahil olan kullanıcıların oluşan
şebekeden ücretsiz faydalanması temeline dayanmaktadır. Söz konusu hizmet bu
yönüyle, yalnız iş yerleri, tren, stadyum, park, alışveriş merkezi, otel, kafe gibi alanlarda
erişilen kamu hotspotlarından farklılaşmaktadır. Nitekim kapsama alanı açısından evsel
hotspotların kamu hotspotlarından daha yüksek bir ölçeğe ulaşma potansiyeli
bulunmaktadır. Evsel wi-fi paylaşım hizmetinden yararlanmak isteyen kullanıcıların
kendi modemlerini de kullanıma açmaları gerekirken, kamusal bir wi-fi erişiminden
faydalanan kullanıcılar için böyle bir şart bulunmamaktadır. Evsel wi-fi ağında, wi-fi
erişim hizmetine ek olarak ağa dâhil olan kullanıcıların birbirleriyle wi-fi paylaşmaları
hizmeti de bulunmaktadır. Ayrıca kamu hotspotlarının bu hizmeti sağlamak isteyen
firmalarca belirli noktalara yerleştirilmesi gerekmekteyken evsel hotspotlar genellikle
bireysel abonelerin mevcut modemlerine belirli bir yazılım yerleştirilmesi ile
oluşmaktadır. FON da kamusal ve/veya (otel, restoran vb. yerlerde sunulan) premium
wi-fi paylaşım hizmetinin fiyat ve kalite açısından kendi sundukları evsel paylaşım
hizmetinden farklı olduğunu ve bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin kendilerine tam
14-28/558-241
3/9
anlamda rakip olmadığını belirtmiştir. Bu sebeple, üst pazarda ilgili ürün pazarı “evsel
wi-fi paylaşım hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
(ii) Alt Pazar: Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri
(9) Tek alıcıya sağlama yükümlülüğü içeren uygulamalar esas olarak pazarın diğer
alıcılara kapatılması riskini taşımaktadır. Dolayısıyla, alıcı TTNET’in son kullanıcılara
sunduğu hizmete yönelik pazarın tanımlanması da önem arz etmiştir. FON tarafından
uygulanan iş modeli incelendiğinde, kimi ülkelerde yalnız TTNET’in faaliyet gösterdiği
sabit genişbant işletmecileri ile değil, mobil genişbant internet sağlayıcıları ile de
işbirliğine gidildiği görülmüştür. Diğer taraftan, wi-fi teknolojileri mobil genişbant internet
hizmetleri için hem tamamlayıcı hem de ikame hizmet niteliği taşımaktadır. Anılan
gerekçelerle, her ne kadar TTNET sabit genişbant internet hizmetleri alanında faaliyet
gösteriyor olsa da, mobil operatörlerin de FON’un potansiyel alıcısı konumunda olduğu
ve uygulamadan etkilenme potansiyelinin bulunduğu dikkate alınmıştır. Dolayısıyla,
uygulamanın mobil genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki olası etkileri de
incelenmiştir.
(10) İlgili coğrafi pazar ise, TTNET ve FON arasında Türkiye genelinde işbirliğine gidilmesi,
TTNET@FON hizmetinin Türkiye çapındaki kullanıcıların modemleri kullanılarak
oluşturulan bir ağ üzerinden sunulacak olması, TTNET ve diğer potansiyel alıcıların
Türkiye genelinde faaliyet göstermesi, ilgili ürün pazarında tanımlanan hizmetlerin
sağlanmasında değerlendirilebilecek daha dar bölgelerde arz/talep açısından belirleyici
bir farklılığın bulunmaması gerekçeleriyle “Türkiye” alınmıştır.
G.2. Değerlendirme
G.2.1.4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(11) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu
eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri” yasaklanmaktadır. Bununla
birlikte, bildirim konusu anlaşma amaç itibarıyla ihlal sayılan uygulamalar kapsamına
girmemekte, bu sebeple, anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
rekabete aykırı etki doğurup doğurmadığı ya da bu etkiyi doğurma
niteliğine/potansiyeline sahip olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
(12) 4054 sayılı Kanun’un 4/a maddesinde yer alan “mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” hükmü ile yasak eylem hallerinden birisi örneklendirilmiştir.
Bu açıdan tek alıcıya sağlama yükümlülüğü içeren bildirim konusu dikey anlaşmanın
ilgili hüküm kapsamında incelenmesi gerekmiştir. Bu çerçevede, genişbant internet
erişim hizmetleri pazarında, FON tarafından sunulan evsel wi-fi paylaşım hizmetlerinin,
FON’un söz konusu hizmetlerin sunumu bakımından alıcılar açısından konumunun ve
dört yıllık tek alıcıya sağlama yükümlülüğünün potansiyel etkilerinin incelenmesi yoluna
gidilmiştir.
(13) Her ne kadar pazar payı verilerine ulaşılamasa da, FON’un verdiği hizmetin küresel
olması anlamında tek olduğu ve kapsadığı ağın kayda değer büyüklüğe ulaştığı
görülmüştür. Evsel wi-fi paylaşım ağına ilişkin pazarda FON’un sahip olduğu gücün
yanında, yerleşik teşebbüs TTNET’in de alt pazarda sahip olduğu pazar payı BTK
tarafından yapılan pazar analizlerinde ortaya konulmuştur1. 2014 yılı 1. çeyrek
1 Bkz. Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü, 2014 Yılı 1. Çeyrek Üç Aylık Pazar Verileri Raporu,
.
14-28/558-241
4/9
verilerine göre TTNET %79,11 pazar payı ile pazar lideri konumundadır. En yakın rakibi
Superonline’ın %12,33 pazar payı vardır. Söz konusu teşebbüsün hâkim durumda
bulunduğu da Rekabet Kurulu kararlarıyla tespit edilmiştir2.
(14) Bu değerlendirmeler neticesinde, üst pazarda FON’un tecrübesi, yaygınlığı, pazardaki
öncülüğü ve şebeke dışsallıkları ile alt pazarda TTNET’in pazar gücü, yoğunlaşma
oranı, giriş engelleri gibi etkenler dikkate alındığında, bahse konu Sözleşme
kapsamında FON’a getirilen tek alıcıya sağlama hükmünün rekabeti sınırlama
potansiyeli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
G.2.2. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
(15) Tebliğ’in 2. maddesinde “Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey anlaşma
konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması
durumunda uygulanır.” hükmü yer almaktadır. İlgili maddenin üçüncü fıkrasına göre ise
sadece tek alıcıya sağlama yükümlülüğü içeren dikey anlaşmalarda, alıcının pazar payı
Tebliğ’in kapsamı bakımdan belirleyici olmaktadır. Dosya mevcudu bilgiler
çerçevesinde, TTNET’in pazar payının %40 eşiğini aşması nedeniyle, Sözleşme’nin
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanamayacağı anlaşılmıştır.
G.2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(16) Sağlayıcıya getirilen tek alıcıya sağlama yükümlülüğü, dosya konusu sözleşme
kapsamında rekabeti kısıtlama potansiyeli olan unsur olarak ön plana çıkmaktadır.
Bireysel muafiyet analizinde ise hem sözleşmenin hem de ilgili kısıtların tüketici
refahına olumlu etkileri olup olmadığı, varsa bu etkilerin anlaşmanın rekabeti
kısıtlayıcı/bozucu etkilerinden fazla olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen bireysel muafiyet şartlarını sağlayan
bir anlaşmanın refah üzerindeki etkisinin pozitif olduğu veya en azından net etkisinin
sıfır olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda, söz konusu maddenin aşağıda yer alan
ikisi pozitif, ikisi negatif toplam dört şartın tamamının birlikte gerçekleşmesi
gerekmektedir:
“(a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması.”
Aşağıda bu şartların sağlanıp sağlanmadığına yönelik değerlendirmeye yer verilmiştir:
Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(17) Diğer birçok teknik avantajının yanı sıra FON’un sunduğu hizmetin, TTNET tarafından
sunulan genişbant internet erişim hizmeti ile birlikte paketlenebilen tamamlayıcı bir
özellik taşıması sonucunda söz konusu anlaşma ile etkinlik kazanımına ortam
sağlayacak sinerjilerin doğacağı anlaşılmıştır. Nitekim Muafiyetin Genel Esaslarına
İlişkin Kılavuz’da da telekomünikasyon sektöründe yeni global hizmetlerin pazara daha
hızlı sunulabilmesi için yapılan işbirliği anlaşmaları, sinerji yaratacak türde anlaşmalara
örnek olarak gösterilmektedir3. Dolayısıyla FON ile TTNET arasında imzalanan
Sözleşme’nin Kanun’un 5. maddesi (a) bendinde yer alan malların üretim veya dağıtımı
2 Bkz. 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
3 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, s.40.
14-28/558-241
5/9
ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmenin sağlanması şartını sağladığı sonucuna varılmıştır.
Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(18) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendi, (a) bendinde bahsi geçen maliyet ve
niteliğe ilişkin elde edilen etkinliklerin son veya ara, doğrudan veya dolaylı tüketicilere
aktarılıp aktarılmadığına ilişkindir. 4. madde kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir
anlaşma, tüketicileri anlaşma gerçekleştirilmeden önceki durumdan daha kötü bir
duruma getiriyorsa muafiyetin ikinci şartının sağlanmadığı kabul edilmektedir.
(19) Sözleşme ile, internet erişim olanaklarını arttıran ve çeşitlendiren bir hizmet hem
TTNET abonesi olan hem de olmayan kullanıcılara sunulacak ve bu şekilde tüketici
bahse konu anlaşmadan yarar sağlayacaktır. Bu bağlamda FON ile TTNET arasında
imzalanan Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendindeki şartı
sağlamaktadır.
İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(20) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkıp kalkmadığı sorusunu
yanıtlamak için, rekabeti sınırlayıcı anlaşma sonrasında ilgili piyasalardaki rekabetin ne
kadar sınırlanacağının değerlendirilmesi gerekmiştir. Zira rekabetin anlaşma öncesi
durumda dahi zayıf olduğu pazarlarda, anlaşma ile rekabet iyice sınırlanabilecektir. Bu
kapsamda hem mevcut hem de potansiyel rekabetin dikkate alınması gerekir.
Pazardaki (mevcut ve potansiyel) rekabetin durumu ise pazar paylarının yanı sıra,
pazara giriş engelleri, rakiplerin rekabet gücü ve istekleri, belirli bir ölçekte pazara yeni
giriş olma olasılığı gibi faktörler ile ölçülmektedir.
(21) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (c) bendi ile esasen, rekabeti sınırlayıcı
anlaşmanın yaratacağı etkinlik kazanımlarına değil, rekabetin ve rekabetçi sürecin
korunmasına öncelik verildiği anlaşılmaktadır. İlgili pazardaki rekabetçi sürecin devamı,
temel kaygı olarak ortaya çıkmaktadır.
(22) Tek alıcıya sağlama yükümlülüğü içeren bir anlaşmanın rekabet üzerinde ortaya
çıkarabileceği temel olumsuz etki pazarın diğer alıcılara kapatılmasıdır. Diğer alıcıların
bir temin kaynağına ulaşamayacakları anlamına gelen böyle bir sınırlamanın etkisinin
değerlendirmesinde dikkate alınacak faktörlerden en önemlisi alıcının üst satın alım
pazarındaki pazar gücü ile alt pazardaki konumudur. Bahse konu pazarlarda alıcının
gücü ne kadar yüksekse anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkileri de o kadar fazla
olacaktır. Öte yandan böyle bir değerlendirmenin yapılmasında tek alıcıya sağlama
yükümlülüğünün süresi ve kapsamı da önem kazanmaktadır.
(23) İlgili ürün pazarında yüksek pazar gücüne sahip olan bir teşebbüsün yapacağı rekabeti
sınırlayıcı anlaşmalar sonucunda bahse konu pazarlardaki rekabet iyice azalacaktır. Bu
bağlamda, TTNET’in genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki gücü, FON’un
evsel wi-fi paylaşım hizmetleri pazarındaki konumu, TTNET’in rakiplerinin evsel wi-fi
paylaşım topluluğu oluşturma noktasındaki alternatifleri ve TTNET ile FON arasındaki
anlaşmanın olası diğer etkileri birlikte düşünüldüğünde, Sözleşme sonucunda
genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki rekabetin önemli ölçüde olumsuz
etkilenebileceği kanısı uyanmış ve bu sebeple, Sözleşme’nin, ancak aşağıda G.2.4.
bölümünde yer alan koşulun yerine getirilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (c) bendinde yer alan şartı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Bahse
konu koşula ilişkin açıklamalara ilgili bölümde yer verilmektedir.
14-28/558-241
6/9
Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu Olandan Fazla
Sınırlanmaması
(24) 4054 Sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendinde yer alan şart ile anlaşmanın,
anlaşma ile hedeflenen etkinlik kazanımlarını elde etmek için gerekli olandan fazla
rekabet kısıtı yaratıp yaratmayacağı sorusuna cevap aranmaktadır. Bu kapsamda iki
aşamalı bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. İlk etapta bir bütün olarak
anlaşmanın, ikinci etapta ise anlaşmada yer alan tekil rekabet kısıtlarının etkinlik
kazanımları için gerekli ve zorunlu olup olmadığı incelenmelidir.
(25) Anlaşmanın zorunlu olup olmadığı, anlaşma ile ortaya çıkması hedeflenen etkinlik
kazanımlarının rekabeti daha az sınırlayacak alternatif yollarla elde edilmesinin
mümkün olup olmadığı ile ilişkilidir4. TTNET ile FON arasında imzalanan Sözleşme,
tarafların sundukları hizmetlerin bir bakıma birleştirilerek genişbant internet erişim
hizmetine katma değer kazandıran bir hizmet olarak sunulmasını kapsamaktadır. Bu
açıdan taraflar birbirlerinin kabiliyetlerini birleştirerek bir sinerji oluşturmakta ve TTNET
piyasaya yeni katma değerli bir hizmet sunulmaktadır. Bu durum hedeflenen etkinlik
kazanımları için anlaşmanın varlığının gerekliliğini göstermektedir.
(26) Anlaşmanın hedeflenen etkinlikleri elde edebilmek için zorunlu olduğu
değerlendirmesinin ardından, anlaşmanın içeriğindeki her bir rekabet sınırlamasının
ayrı ayrı zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi de gerekmiştir. Sözleşme’nin (…..)
maddesinde münhasırlığa ilişkin hükümler bulunmaktadır. Buna göre FON, TTNET ve
bağlı kuruluşlarına Türkiye’de evsel wi-fi topluluğu oluşturma amacına yönelik olarak
münhasırlık sağlamaktadır. FON, TTNET’in yazılı onayı olmadan herhangi bir İSS,
mobil operatör veya benzeri şirket ile bu amaç doğrultusunda Türkiye sınırlarında bir
anlaşma içerisine girmeyecektir. Münhasırlık, TTNET hedefleri sağladığı sürece geçerli
olacaktır. Bahse konu hükümlerin ve sözleşmenin geçerlilik süresi 4 yıldır. Bu bilgiler
çerçevesinde sağlayıcı FON’a 4 yıl için getirilen tek alıcıya sağlama yükümlülüğünün
anlaşmada yer alan tekil rekabet kısıtı olarak incelenmesi gerekmiştir.
(27) TTNET ve FON tarafından sağlanan bilgiler ışığında evsel wi-fi paylaşım hizmetinin
ülkemizde ilk defa sunulacak olması ve buna bağlı olarak gerekli yasal izinlerin
alınması, bu hizmetin müşterilere tanıtımı ve pazarlanmasının önemli derecede çaba
gerektirecek olması, böyle bir hizmetin ülkemizde ne kadar talep göreceğinin belirsiz
olması, bunun da TTNET’in yatırımlarının geri dönüşünü alabilmesi açısından risk
yaratması, TTNET@FON hizmetinin başarılı bir şekilde sunulması için iki tarafın da
çaba göstermesini gerektirmesi ve bu hizmeti alacak olanların TTNET genişbant ağına
ulaşacakları göz önüne alındığında Sözleşme kapsamında elde edilmesi hedeflenen
faydalara ulaşmak için FON’a Türkiye içerisinde bir TTNET@FON ağı oluşturmak için
tek alıcıya sağlama yükümlülüğü getirilmesinin zorunlu olduğu anlaşılmıştır.
(28) Öte yandan, FON tarafından sağlanan bilgiler değerlendirildiğinde, Sözleşme
kapsamına getirilen bahse konusu yükümlülüğün yalnızca TTNET@FON ağının
kurulması ve küresel çaptaki FON hizmetinden FON markası kullanılarak
faydalanılması ile sınırlı olmadığı anlaşılmıştır. TTNET’e tanınan münhasırlığın, FON’un
Türkiye’de evsel wi-fi topluluğu kurmasına yönelik her tür işlemi kapsadığı ve bu
hükmün FON’un herhangi bir İSS, mobil işletmeci veya diğer şirketlerle bahse konu
işlemleri gerçekleştirmeyi amaçlayan benzeri herhangi bir anlaşma yapmasını
yasakladığı görülmüştür5.
4 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, s.12.
5 Sözleşme md. (…..).(…..).
14-28/558-241
7/9
(29) İSS’lere yurt içi evsel wi-fi paylaşım ağı kurulması amacıyla ürün ve hizmet
sağlanmasını kapsayan ve FON tarafından beyaz etiketli çözümler olarak adlandırılan
iş modeli de bu kapsamda yasaklanmaktadır. Bahse konu sınırlamanın rekabeti
zorunlu olandan fazla kısıtlayacağı düşüncesi hasıl olmuştur. Zira FON’un, (FON
markası kullanılmaksızın) yalnızca yurt içi evsel paylaşım topluluğu yaratmak için
üçüncü taraflara ürün ve hizmet sağlaması, ne TTNET@FON markasına yapılan
yatırımlara zarar verecek, ne bedavacılık sorunu yaratacak ne de TTNET’in yurt içi
ağından rakip İSS’lerin faydalanmasına sebep olacaktır. Nitekim bu halde TTNET, FON
markasını kullanarak küresel FON ağından faydalanan Türkiye pazarındaki tek
teşebbüs olmaya devam edecektir. İlaveten, böyle bir sınırlamanın olmadığı durumda
dahi FON kendi küresel ağını genişleterek, TTNET ise yalnızca müşterilerinin bahse
konu küresel ağdan faydalanması sağlayarak hedefledikleri etkinlik kazanımlarına
ulaşabileceklerdir. Dolayısıyla Sözleşmede yer alan hükmün, bu haliyle, hedeflenen
etkinlik kazanımlarını elde etmek için gerekli olan kısıtın ötesine geçmek anlamına
geleceği kanısı uyanmıştır. Tüm bu hususlar birlikte ele alındığında, Sözleşme’de
öngörülen tek alıcıya sağlama yükümlülüğünün bu haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (d) bendinde yer alan şartı sağlayamayacağı, ancak aşağıdaki bölümde ele
alınan koşulun yerine getirilmesi halinde ilgili şartın sağlanabileceği sonucuna
varılmıştır. Bahse konu koşula ilişkin açıklamalara ilgili bölümde yer verilmektedir.
(30) Anlaşmanın içeriğindeki her bir rekabet sınırlamasının ayrı ayrı zorunlu olup
olmadığının değerlendirilmesi kapsamında, ikinci olarak, sağlayıcı FON’a getirilen tek
alıcıya sağlama yükümlüğünün süresinin incelenmesi gerekmiştir. Bilindiği üzere,
sözleşmeye göre söz konusu yükümlülüğün dört yıl geçerli olacağı öngörülmektedir.
TTNET, münhasırlık için öngörülen sürenin anlaşmadan kaynaklanan faydaların elde
edilmesi için zorunlu olduğunu, çünkü tüketici nezdinde ilgili hizmetin tanıtılması ve
marka özelinde bir algı oluşturulması ve tarafların yatırımlarının geri dönüşünü garanti
altına almaları gerektiğini, ilgili pazarın Türkiye için yeni olmasından dolayı talep ve
yatırımların geri dönüşü hususlarında belirsizlik bulunduğunu belirtmiştir.
(31) Öte yandan, Sözleşme’de öngörülen 4 yıllık süre, TTNET’in genişbant internet erişim
hizmetleri pazarındaki konumu, FON’un küresel ölçekte evsel wi-fi paylaşım hizmeti
sunan halihazırdaki tek teşebbüs olması, teknolojinin hızla gelişmesi ve değişmesi,
uluslararası dolaşımın yaygınlaşması, mobil veri iletişim ihtiyacının artması ve bu yönde
değişen tüketici tercihleri gibi yukarıda incelenen faktörler ile birlikte dikkate
alındığında, 4 yıl süreli tek alıcıya sağlama yükümlülüğünün rekabeti (a) ve (b)
bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlayacağı kanısına
varılmıştır. Bununla birlikte, söz konusu sözleşmede, genişbant internet hizmetinin
sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin, ekonomik ve teknik gelişmelerin
sağlanması söz konusudur. Bu sebeple, gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında internet
kullanımında TTNET’e ve nihayetinde tüketicilere katma değer sağlayacak olan
Sözleşme’nin olumlu etkilerinin engellenmemesi adına, dört yıllık sürenin indirilmesi bir
alternatif oluşturabilecektir.
(32) Kılavuz’da yeni gelişen pazarlara ve bu pazarlara getirilen kısıtlamaların süresine ilişkin
olarak
“…yeni bir ürün pazarı ya da coğrafi pazar açılımıyla bağlantılı dikey kısıtlamalar
genellikle rekabeti kısıtlayan bir etkiye sahip olmadıklarından bu durum önemli bir
sorun teşkil etmeyecektir. Bu değerlendirme, ilgili ürünün sunumunu takip eden iki yıl
boyunca ilgili teşebbüsün pazar payı dikkate alınmaksızın ağır sınırlamalar dışındaki
tüm sınırlamalar için geçerli olacaktır.”
14-28/558-241
8/9
hükmü yer almaktadır (para. 94). Kılavuz’da geçen iki yıllık sürenin, tarafların sözleşme
kapsamında gerçekleştirecekleri yatırımın geri dönüşünü alabilmeleri ve hedeflenen
etkinlik kazanımlarına erişilmesi bakımından da yeterli olabilecektir.
(33) Ancak bahse konu uygulamanın çok yeni olması ve tanıtım ve reklam boyutunun diğer
bazı sözleşmelere kıyasla daha uzun süreceği gibi gerekçelerle iki yıl yerine üç yılı
esas almanın daha yerinde olacağı kanaati uyanmıştır. Bu çerçevede, sözleşmenin
süresinin üç yıla indirilerek kapsamının bir sonraki bölümde belirtildiği şekilde
değiştirilmesi, üç yıl sonrasında bu uygulamanın devam ettirilmesinin istenmesi halinde,
tekrar Rekabet Kurumu’na başvurulması ile TTNET ile FON arasındaki anlaşmanın
olası kısıtlayıcı etkileri bertaraf edilebilecektir.
G.2.4. Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi Kapsamında Bireysel
Muafiyet Tanınabilmesi için Öngörülen Koşul
(34) Yukarıda yer verildiği üzere, TTNET ile FON arasında imzalanan Sözleşme’de yer alan
tek alıcıya sağlama yükümlülüğü mevcut haliyle Sözleşme’yi 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde yer alan muafiyetin dışına çıkarmaktadır. Bununla birlikte Sözleşme’nin bir
takım etkinlik kazanımlarına yol açacağı ve tüketici faydası doğuracağı da aşikardır.
Ayrıca evsel wi-fi paylaşım hizmetleri yeni gelişen bir pazardır ve bu hizmet Türkiye’de
ilk defa bahse konu Sözleşme sonucunda sunulacaktır. Dolayısıyla her ne kadar
bireysel muafiyetin tüm şartlarını taşımasa da, bazı koşullar altında Sözleşme’ye
muafiyet tanınabilecektir.
(35) Belirtildiği gibi tarafların ortak bir marka yaratıyor olması ve bu amaçla bazı yatırımlar
yapmaları, FON’un küresel ağını geliştirme amacı, Sözleşme konusu hizmetin
Türkiye’de ilk defa sunulan bir hizmet olmasından kaynaklanan belirsizliklerin yarattığı
risk ile pazarlama faaliyetlerinin oluşturacağı maliyetler vb. hususlar birlikte
düşünüldüğünde, küresel çapta sağlanan ve ortak bir marka altında (TTNET@FON)
sunulacak olan evsel wi-fi paylaşım hizmeti açısından TTNET’e tek alıcı olarak
münhasırlık tanınmasının makul olduğu düşüncesi hasıl olmuştur. Ancak
Sözleşme’deki hükmün bu husus ile sınırlı kalmadığı, FON’un Türkiye’de evsel wi-fi
topluluğu kurmasına yönelik her tür işlemi kapsadığı görülmüştür6. Sözleşme’de yer
alan yükümlülüğün konusu olan hizmetin, küresel FON ağından faydalanmayı içeren ve
ortak bir marka altında tüketiciye sunulan hizmet ile sınırlandırılması, FON’un beyaz
etiketli çözümler iş modelini üçüncü taraflara sağlamasını engellememesi
gerekmektedir.
(36) Bu şekilde, TTNET’in rakibi olan alternatif İSS’ler yazılım ve donanım geliştirme
maliyetlerine katlanmadan, FON’un sahip olduğu teknik bilgi ve deneyimden
faydalanabilecek ve bahse konu teşebbüsten, küresel FON (ve TTNET@FON) ağından
bağımsız olarak, evsel wi-fi ağı kurmak üzere ürün ve/veya hizmet alabileceklerdir.
Daha önce belirtildiği üzere, FON, sağladığı hizmetin aboneler tarafından kullanımında
yurt içi kullanımın oldukça ağır bastığını (toplam trafiğin (…..) fazla) belirtmiştir. Bu
çerçevede yurt içi paylaşım ağı kurulması noktasında İSS’lerin FON’dan ürün ve hizmet
alabilme olanaklarının varlığı önemlidir. Bu kapsamda Superonline de FON’un bu
alanda sahip olduğu bilgi birikiminin (know-how) değerini vurgulamıştır.
(37) Mobil genişbant internet hizmetleri açısından ise, wi-fi paylaşım hizmetleri mobil veri
trafiğindeki artış sonucunda oluşabilecek hizmet kalitesi düşüşlerini mobil şebekedeki
veri yükünü hafifletmek (data offload) suretiyle azaltabilecektir. Dünya genelinde
genişbant internet hizmetleri pazarının mobile kayması ve mobil cihazlar aracılığıyla
6 Sözleşme md. (…..).
14-28/558-241
9/9
ulaşılan yüksek veri indirme oranları dikkate alındığında bahse konu değerlendirmenin
önemi artacaktır. Dolayısıyla alternatif İSS’lerin yanında, FON’un beyaz etiketli çözüm
iş modeli ile Türkiye’de faaliyet gösteren ve wi-fi paylaşım hizmeti sunmak isteyen mobil
işletmecilere hizmet verebilmesi de önem arz etmektedir.
(38) İlgili Sözleşme’nin ancak işbu bölümde açıklamalarına yer verilen koşulu sağlaması ve
süresinin de üç yıla indirilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin
uygulamasından muaf tutulabileceği kanısına varılmıştır. Zira bu şekilde Sözleşme ile
hem FON küresel ağını genişletebilecek, hem TTNET küresel FON hizmetinden
faydalanan tek İSS olarak yatırımlarının karşılığını alabilecek hem de rakip işletmeciler
yurt içi evsel wi-fi paylaşım topluluğu kurma noktasından FON’dan ürün ve hizmet
sağlayabileceklerdir. Bu sayede hem anlaşmanın olumlu etkileri ortaya çıkabilecek,
hem de ilgili piyasada oluşabilecek rekabetçi endişelerin önüne geçilebilecektir.
H. SONUÇ
(39) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- TTNET A.Ş. ile FON Wireless Limited arasında imzalanan Ortak Hizmet
Sözleşmesi’nin, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
2- TTNET A.Ş. ile FON Wireless Limited arasında imzalanan Ortak Hizmet
Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
3- Bununla birlikte, FON Wireless Limited tarafından, teşebbüsün markasının, yurt
dışındaki şebekesinin ve kurulması planlanan TTNET@FON ağının kullanıma
açılmasından bağımsız olarak Türkiye’de yurt içi evsel wi-fi paylaşım topluluğu
kurmasına yönelik işlemlerin Sözleşme’de yer alan tek alıcıya sağlama yükümlülüğünün
kapsamından çıkarılması koşuluyla işbu Kurul Kararının tebliğ tarihinden itibaren
üç yıl süreyle TTNET A.Ş. ile FON Wireless Limited arasında imzalanan Ortak Hizmet
Sözleşmesi’ne 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet
tanınmasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy