Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-2-15 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 18-29/497-238
Karar Tarihi : 27.08.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Mehmet AYAN, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER : Recep GÜNDÜZ, Selvi KOCABAY, Beyza AĞVAZ,
Selin DURSUN, Emircan AKSAKAL, Mesut MORGÜL, Ali OZAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN :- TTNET A.Ş.
Esentepe Mahallesi Salih Tozan Sk. Karamancılar İş Merkezi
D Blok No:16 34394 Şişli/İSTANBUL
(1) E. DOSYA KONUSU: TTNET A.Ş.’nin sabit genişbant internet hizmetleri ile
ödemeli TV hizmetlerini içeren paketler sunmak suretiyle hâkim durumunu
kötüye kullandığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 14.04.2016 tarih ve 2532
sayı ile intikal eden gizlilik talepli başvuruda;
Geçmişte farklı elektronik haberleşme hizmetlerinin farklı altyapılar üzerinden
sunulduğu ve teşebbüslerin sadece belirli hizmetlere yoğunlaştığı, tüketicilerin
de her bir hizmeti farklı teşebbüslerden temin ettiği,
Diğer taraftan, son yıllarda elektronik haberleşme pazarlarında yaşanan
yakınsamanın, tek bir altyapı üzerinden tüm hizmetlerin sunulabilmesi imkânını
sağladığı, tüketicilerin de elektronik haberleşme hizmetlerinin bir arada yer aldığı
paket hizmetleri (sabit ses, internet ve televizyon gibi) tercih ettiği,
Bunun sonucunda, tek bir elektronik haberleşme hizmeti sunan teşebbüslerin,
sabit telekomünikasyon altyapısına sahip olan ve elektronik haberleşme
hizmetlerini paket halinde (multi play bundle) sunabilen teşebbüslerle rekabet
edemez hale geldiği, söz konusu teşebbüslerin altyapı sahibi işletmecilerden
hizmet alma yoluyla benzer hizmetler sunmaya başladığı,
Paket olarak hizmet sunumunun Türk Telekom Grubu’nun temel stratejisi haline
geldiği, Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TÜRK TELEKOM), TTNET A.Ş. (TTNET)
ve Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (AVEA), farklı tüzel kişilikleri korunsa da
pazarlama faaliyetleri bakımından tek marka altında tek noktadan hizmet
sunmasının söz konusu stratejiyi kanıtladığı,
Diğer işletmecilerin de tek bir elektronik haberleşme hizmeti sunarak varlığını
sürdürmesinin mümkün olmadığı ve paket hizmet sunumunun zorunluluk haline
geldiği, paket hizmet sunabilmenin tek yolunun ise TÜRK TELEKOM’un mevcut
altyapısını kullanmak olduğu,
18-29/497-238
2/122
belirtilmektedir. Başvurunun devamında,
TTNET tarafından sunulan, sabit genişbant internet hizmetleri ile ödemeli
yayıncılık hizmeti olan Tivibu hizmetlerini içeren paketin maliyetini karşılamadığı
ve Tivibu hizmetlerinin zararına satıldığı, zararın ise toptan ve perakende
genişbant internet hizmeti satışlarından elde edilen gelir ile sübvanse edildiği,
bu nedenle alternatif işletmecilerin TTNET ile rekabet edebilecek paket
hizmetleri kârlı biçimde sunmasının mümkün olmadığı,
Ödemeli televizyonculuk hizmetleri bakımından böyle bir durum olmamakla
birlikte, TÜRK TELEKOM'un toptan sabit genişbant internet hizmetleri
pazarında, TTNET'in ise perakende sabit genişbant internet hizmetleri
pazarında hâkim durumda olduğu,
ileri sürülmektedir.
(3) Başvuruda ihlal iddiaları, TTNET tarafından sunulan internet ve ödemeli yayıncılık
hizmetlerini kapsayan paket hizmetlerin fiyat sıkıştırmasına yol açtığı, ödemeli
televizyonculuk pazarında yapılan Tivibu kampanyalarının maliyetlerini karşılamadığı
ve bu zararın internet hizmetlerinden elde edilen gelirler ile sübvanse edildiği başlıkları
altında toplanarak;
TTNET’in “Tivibu Süper Paket” isimli ürünü "Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası"
kapsamında sabit genişbant internet ile birlikte sunmasının fiyat sıkıştırmasına
yol açtığı, bu şekilde sabit genişbant internet hizmetleri ile Tivibu hizmetlerini
içeren paketler vasıtasıyla toptan ve perakende sabit genişbant internet
hizmetlerindeki hâkim durumun, ödemeli televizyonculuk hizmetleri pazarında
kötüye kullanıldığı,
Tivibu Süper Paketin yüksek ihale bedeli ödenen UEFA Avrupa Ligi ve
Şampiyonlar Ligi maçları, yabancı film ve dizi gibi premium içerikten oluştuğu ve
paket satış fiyatının 39 TL olduğu; Tivibu Süper Paketin, Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası kapsamında sunulan Fibernet Limitsiz 35 GB, Fibernet Limitsiz 75
GB, Netlimitsiz 50 GB ya da Ultranet Limitsiz 50 GB hizmetleri ile paket halinde
alınması durumunda ise fiyatının 29 TL'ye düştüğü; 19 TL’ye satılan Sinema
Paketi’nde de 4 TL'lik indirim uygulandığı,
Başvuru sahibinin TTNET ile rekabet edebilmek için Tivibu Süper Pakette yer
alan ürünlere benzer ürünler sunması gerektiği, ancak söz konusu paketin
TTNET kadar etkin bir teşebbüs tarafından dahi kârlı olarak sunulamayacağı,
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında sunulan, Tivibu Süper Paket +
Fibernet Limitsiz 35 GB paketinin toplam maliyetinin en iyi olasılıkla 95,55 TL
olduğu, ancak söz konusu paketin satış fiyatının 78,90 TL olduğu; Tivibu Süper
Paket + Netlimitsiz 50 GB paket maliyetinin 85,79 TL olduğu, ancak paket satış
fiyatının 78,90 TL olduğu, TÜRK TELEKOM’un sunduğu genişbant internet
hizmetinin yanında indirimli Tivibu Süper Paket ürünlerini içeren paketlerin fiyat
sıkıştırmasına yol açtığı ve çapraz sübvansiyonla desteklendiği,
Çapraz sübvansiyon uygulamasının bir teşebbüsün hâkim durumda olduğu bir
pazardan elde ettiği gelirlerle hâkim durumda olmadığı bir pazarda maliyet altı
fiyatlama yapmasıyla ortaya çıktığı, somut olay bakımından internet hizmetleri
ve ödemeli televizyon yayıncılığı pazarlarının ilişkili olduğunun ve rekabeti
kısıtlayıcı etkinin ispat edilmesinin çapraz sübvansiyon yoluyla hâkim durumun
kötüye kullanılmasının tespiti için yeterli olduğu,
18-29/497-238
3/122
TTNET’in aylık fiyatı 9 TL olan Tivibu Giriş Paketi ve 19 TL olan Tivibu Sinema
Paketi'ne, sezon sonuna kadar abone başına maliyetin 42,32 TL olan spor ve
sinema içeriğini hediye ettiği, söz konusu kampanyanın çapraz sübvansiyon
desteği olmaksızın sürdürülebilir olmadığı,
TTNET’in söz konusu uygulamalarının başvuru sahibinin pazar payı
kazanmasını engellediği ve TTNET'in pazar payını koruduğu, TTNET'in
uygulamaları ile rekabetçi bir piyasada olması gerekenden daha yüksek pazar
payına sahip olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) 2015 yılı 4.
çeyrek pazar verilerine göre; 2014 yılı 4. çeyreği ile 2015 yılı 4. çeyreği arasında
başvuru sahibinin pazar payının ve abone sayısının düştüğü,
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile sunulan Tivibu Süper Paket ile TTNET Fibernet
Limitsiz 35 GB, Fibernet Limitsiz 75 GB, Netlimitsiz 50 GB ya da Ultranet Limitsiz
50 GB ürünlerinden bir tanesini içeren paketin tüketiciye yüksek bir indirim
sağladığı, kampanyadan yararlanan tüketici sayısının hızla arttığı, Tivibu Süper
Paketin UEFA Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi maçlarını içermesinin tüketici
gözünde paketin cazibesini artırdığı,
TTNET’in ödemeli televizyonculuk pazarındaki rakiplerinin de rekabetçi
olabilmek için sabit genişbant internet hizmetleri içeren multi-play paketler
sunmak durumunda kaldığı, kendi altyapılarına sahip olmadıklarından toptan
seviyede TÜRK TELEKOM'a yöneldikleri, TÜRK TELEKOM’un toptan seviyede
ödemeli televizyonculuk pazarındaki rakiplerinden elde ettiği geliri de, yine
Tivibu tarafından sunulan maliyet altı paketleri sübvanse etmek için kullandığı,
ileri sürülmektedir. Ayrıca, söz konusu davranışların devam etmesi halinde ciddi
zararların ortaya çıkacağı gerekçesiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 9. maddesi uyarınca geçici tedbir kararı alınması ve
TÜRK TELEKOM’a Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in
6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tekerrür hususu da göz önüne
alınarak mezkûr Kanun’un 16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi talep
edilmektedir.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Başvuruda yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi
sonucunda düzenlenen 20.09.2016 tarih ve 2016-2-15/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu,
Rekabet Kurulunun (Kurul) 05.10.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 16-32/549-
M sayı ile TÜRK TELEKOM ve TTNET hakkında 4054 sayılı Kanun 40. maddesinin
birinci fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(5) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 21.12.2016 tarih ve 2016-2-15/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu, Kurul’un 28.12.2016 tarihli toplantısında görüşülmüş ve dosyanın
ek çalışma yapılmak üzere incelemeye alınmasına 16-45/719-Mİ sayı ile karar
verilmiştir. Yapılan ek çalışma sonucunda tamamlanan 12.01.2017 tarihli ve 2016-2-
15/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu 19.01.2017 tarihli Kurul gündeminde ele alınarak;
TTNET’in sabit genişbant internet hizmetleri ve ödemeli TV hizmetlerini içeren paketler
vasıtasıyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla
aynı kanunun 41. maddesi uyarınca TTNET hakkında soruşturma açılmasına 17-03/25-
M sayı ile hükmedilmiştir. 19.01.2017 tarih ve 17-03/25-11 sayı ile ise geçici tedbir
talebinin reddedilmesi ve TÜRK TELEKOM hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmaması yönünde karar tesis edilmiştir.
18-29/497-238
4/122
(6) Soruşturma açılmasına ve mezkûr Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilk yazılı
savunmanın 30 gün içinde gönderilmesi gerektiğine ilişkin 31.01.2017 tarih ve 1512
sayı ile yapılan bildirime mukabil gönderilen TTNET’in ilk yazılı savunması süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(7) Diğer taraftan, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER)
tarafından Kurumumuza gönderilen 08.03.2017 tarih ve 1580 sayılı yazıda soruşturma
süreci ve içeriği hakkında bilgi istenmiş ve soruşturma başlatıldığına ilişkin Kurul
kararının bir örneği talep edilmiştir. TELKODER’e 20.03.2017 tarih ve 3548 sayı
gönderilen yazıda, soruşturma içeriği hakkında bilgi verilmiştir.
(8) Soruşturma sürecinde dosya konusu iddialar hakkında detaylı bilgiye sahip olmak
amacıyla, sektör temsilcilerinden Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş. (D-
SMART) ile 05.04.2017 tarihinde, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.
(TÜRKSAT) ile 17.04.2017 tarihinde, beIN Media Group (DIGITÜRK) ile 18.04.2017
tarihinde, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TURKCELL) ile 05.06.2017 tarihinde, Bilgi
ve İletişim Teknolojileri Kurumu (BTK) ile 11.05.2017 tarihinde ve TTNET ile
30.05.2017 tarihinde görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca TTNET ile 15.09.2017 tarihinde
telekonferans yöntemiyle bir görüşme daha gerçekleştirilmiştir.
(9) Soruşturma kapsamında ayrıca; TURKCELL, D-SMART, TÜRKSAT, DIGITURK, BTK,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Vodafone Telekomunikasyon A.Ş.
(VODAFONE), Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş. (SUPERONLINE), TURKNET
İLETİŞİM HİZMETLERİ A.Ş. (TÜRKNET) ve dosya tarafı TTNET’ten bilgi talep
edilmiştir.
(10) Talep edilen bilgiler,
TURKCELL tarafından 02.05.2017 tarih ve 2968 sayı,15.05.2017 tarih ve 3426
sayı, 29.12.2017 tarih ve 9598 sayı, 29.12.2017 tarih ve 9599 sayı ile,
DIGITURK tarafından 02.05.2017 tarih ve 2937 sayı, 29.12.2017 tarih ve 9595
sayı, 15.05.2017 tarih ve 3419 sayı, 05.01.2018 tarih ve 190 sayı ile,
TÜRKSAT tarafından 05.05.2017 tarih ve 3104 sayı ve 19.01.2018 tarih ve 728
sayı ile,
D-SMART tarafından 10.05.2017 tarih ve 3248 sayı ve 29.12.2017 tarih ve 9620
sayı ile,
RTÜK tarafından 09.08.2017 tarih ve 5718 sayı ile,
TTNET tarafından 08.09.2017 tarih ve 6409 sayı, 02.10.2017 tarih ve 6978 sayı,
27.10.2017 tarih ve 7802 sayı, 27.11.2017 tarih ve 8737 sayı, 19.12.2017 tarih
ve 9275 sayı, 19.12.2017 tarih ve 9276 sayı, 19.12.2017 tarih ve 9277 sayı,
19.12.2017 tarih ve 9278 sayı, 27.12.2017 tarih ve 9544 sayı, 17.01.2018 tarih
ve 643 sayı ile,
BTK tarafından 04.10.2017 tarih ve 7041 sayı ile,
VODAFONE tarafından 29.12.2017 tarih ve 9624 sayı ve 03.01.2018 tarih ve
105 sayı ile,
TÜRKNET tarafından 03.01.2018 tarih ve 87 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir.
18-29/497-238
5/122
(11) Kurul’un 03.07.2017 tarihli toplantısında 17-20/316-M sayı ile, soruşturmanın 4054
sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde ilk altı aylık süresinin
bitiminden itibaren altı ay uzatılması yönünde karar tesis edilmiştir.
(12) Soruşturma sürecinde ayrıca, TTNET’in birinci yazılı savunmasında yer verilen internet
hizmetlerinde sabit ve mobil ikamesine yönelik çalışma ile internet hizmetlerinde ilgili
ürün pazarı tanımlanmasına ilişkin olarak Kurumumuz Ekonomik Analiz ve Araştırma
Dairesinden 22.08.2017 tarih ve 10812 sayı ile görüş talep edilmiştir. Söz konusu görüş
talebi 10.11.2017 tarih ve 11972 sayılı yazı ile cevaplandırılmıştır.
(13) Yürütülen soruşturmaya istinaden hazırlanan 19.01.2018 tarihli ve 2016-2-15/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri Kurul üyelerine ve TTNET’e 4054 sayılı Kanun’un 45.
maddesi gereğince tebliğ edilmiş ve teşebbüsün ikinci yazılı savunması ilgili yazıyla
birlikte talep edilmiştir. Bunu müteakip 30.01.2018 tarih ve 952 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal eden yazıda; TTNET tarafından ikinci yazılı savunmanın sunumu için
30 gün ilave süre talebinde bulunulmuş ve mezkûr talep, 15.02.2018 tarih ve 18-05/75-
M sayılı Kurul kararı ile kabul edilmiştir. Akabinde, TTNET tarafından gönderilen ikinci
yazılı savunma, 27.03.2018 tarih ve 2548 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiş ve ilgili
savunmada sözlü savunma haklarından feragat edildiği bildirilmiştir.
(14) Teşebbüsün ikinci yazılı savunması çerçevesinde hazırlanan 10.04.2018 tarih ve 2016-
2-15/EG sayılı Ek Görüş, Kurul üyeleri ve TTNET’e tebliğ edilmiştir. TTNET tarafından
16.04.2018 tarih ve 3095 sayı ile Kurum kayıtlarına giren yazıda, Ek Görüşe ilişkin
savunma hakkının kullanılabilmesi amacıyla 30 günlük cevap verme süresinin
bitiminden itibaren 30 günlük ek süre verilmesi talep edilmiş; anılan talebin, 03.05.2018
tarih ve 18-13/237-M sayılı Kurul kararı ile uygun bulunduğu TTNET’e bildirilmiştir. Bu
kapsamda teşebbüsün üçüncü yazılı savunması da süresi içinde Kurum’a iletilmiştir.
(15) Yazılı savunmaların tamamlanmasından sonraki süreçte TTNET tarafından gönderilen
22.06.2018 tarih ve 4753 sayılı beyan kapsamında, soruşturmaya konu Tivibulu Yeni
Yıl Kampanyası’nda maliyet hesaplamasına ilişkin ikinci ve üçüncü yazılı savunmalara
ilaveten güncel bilgi sunulması söz konusu olmuş ve bu bağlamda, anılan bilgilerin
mevcut dosya kapsamında nasıl ele alınacağına yönelik olarak hazırlanan 25.06.2018
tarih ve 2016-2-15/BN-4 sayılı Bilgi Notu’nun 28.06.2018 tarihli Kurul toplantısında
görüşülmesi sonucunda, mezkûr bilgilerin 4054 sayılı Kanun’un 14. ve 16. maddeleri
karşısındaki durumunun, yürütülen soruşturmaya ilişkin alınacak nihai kararla birlikte
değerlendirilmesine 18-21/371-M sayı ile karar verilmiştir. Söz konusu Bilgi Notu’nda
ayrıca, 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması
hususu da görüşülerek yine 18-21/371-M sayılı karar kapsamında sözlü savunma
toplantısının 07.08.2018 tarihinde Kurumumuz merkez binasında yapılmasına karar
verilmiştir.
(16) Kurul’un sözlü savunma yapılmasına ilişkin mezkûr kararı uyarınca belirtilen tarihte
gerçekleştirilecek olan sözlü savunma toplantısının bir kısmının gizli oturum şekilde
yapılması talebini içeren 30.07.2018 tarih ve 5468 sayılı TTNET başvurusu 07.08.2018
tarihli Kurul toplantısında ele alınmıştır. Bahse konu talebin görüşülmesi neticesinde,
2010/2 sayılı Rekabet Kurulu Nezdinde Yapılan Sözlü Savunma Toplantıları Hakkında
Tebliğ'in "Toplantının Aleniyeti ve Gizli Oturum Kararı" başlıklı 9. maddesinin dördüncü,
beşinci ve altıncı fıkrasındaki hükümlerinin dikkate alınması sonucunda; TTNET’in
başvurusunda ifade edilen hususlar göz önünde bulundurularak; adı geçen şirket
tarafından yapılan gizlilik talebinin, 30.07.2018 tarihli yazı ile Kurumumuz kayıtlarına
giren sunum planı çerçevesinde ticari sır içerdiği değerlendirilen 9,10,11,12,13 ve 14
numaralı slaytlar bakımından kabulüne 18-25/430-M sayı ile karar verilmiştir.
18-29/497-238
6/122
(17) 18-21/371-M sayılı Kurul kararına istinaden, ilgili güncel veriler çerçevesinde
hesaplamaların gözden geçirilmesi amacıyla ek çalışma gerçekleştirilmiş ve yapılan ek
çalışma doğrultusunda hazırlanan 27.07.2018 tarih ve 2016-2-15/BN-5 sayılı Bilgi
Notu, mevcut dosya çerçevesinde yapılan değerlendirmelere dahil edilmiştir.
(18) Diğer taraftan, aynı Kurul kararı uyarınca, 25.06.2018 tarih ve 2016-2-15/BN-4 sayılı
Bilgi Notu işbu nihai kararın görüşüldüğü 27.08.2018 tarihli Kurul toplantısında ele
alınmış ve 18-29/488-240 sayı ile; TTNET’in, yazılı savunmalarına ilaveten sunduğu
güncel bilgilerin yanlış veya yanıltıcı nitelikte olmadığına, bu nedenle 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde teşebbüse idari para
cezası verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
(19) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek Görüş, toplanan
deliller, yazılı savunmalar, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalar ve
incelenen dosya muhteviyatına göre 27.08.2018 tarih ve 18-29/497-238 sayı ile işbu
nihai kararı tesis etmiştir.
(20) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Mevcut soruşturma çerçevesinde elde edilen bilgi ve
belgeler ışığında, dosya konusu iddialara yönelik olarak;
İlgili Soruşturma Raporu’nda;
a. Hakkında soruşturma yürütülen TTNET’in perakende sabit genişbant
internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğu,
b. TTNET tarafından sunulan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın; sunuluş biçimi,
kampanyaya ilişkin fiili uygulamalar ve kampanyaya konu olan hizmetler
arasındaki yakın ilişki göz önüne alındığında bir paket satış niteliği taşıdığı,
c. Söz konusu paket satışın fiyatının paketin içinde bulunan hizmetlerin
maliyetini karşılamadığı,
d. Diğer taraftan, mevcut durumda ilgili kampanyanın sonuçları itibarıyla
pazarda fiili bir kapama etkisine yol açmadığı,
e. Dosya tarafı TTNET’in 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediği,
f. Bununla birlikte, çoklu oyun hizmetlerinin ekonomik ve teknik tekrar
edilebilirliğini temin etmek ve sektördeki rekabetçi sorunlara yapısal bir
çözüm sunabilmek adına; 11.01.2013 tarihli ve 2013/DK-SRD/29 sayılı BTK
Kurul Kararı doğrultusunda TÜRK TELEKOM’a getirilen multicast tarife
erişim yükümlülüğüne ilişkin esasların hayata geçirilmesinin pazardaki etkin
rekabetin tesisine katkı sağlayacağı hususuna ilişkin olarak BTK’ya görüş
gönderilmesi gerektiği,
Dosya kapsamında yapılan ek çalışma ekseninde hazırlanan ilgili Bilgi Notu’nda
ise;
a. TTNET tarafından gönderilen yeni verilerle yapılan hesaplamalarda
Soruşturma Raporu’nda sinema paketleri haricinde maliyet altı çıkan 8
Mbps'ye kadar 50 GB Modemli ADSL Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
maliyetini karşıladığı, bununla birlikte 24 Mbps'ye kadar 35 GB Modemli
Fibernet Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın IPTV Sinema ve Uydu Sinema
paketi haricinde maliyetini karşılamadığı,
b. Sonuç itibarıyla, Soruşturma Raporu’nda 8 Mbps'ye kadar 50 GB Modemli
ADSL Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın maliyetini karşılamaması nedeniyle
yapılan etki değerlendirmesinin, incelenen diğer bir paket olan 24 Mbps'ye
18-29/497-238
7/122
kadar 35 GB Modemli Fibernet Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası özelinde
geçerliliğini koruduğu,
c. Ayrıca, multicast tarife erişim yükümlülüğüne ilişkin esasların hayata
geçirilmesi hususunda BTK’ya görüş gönderilmesi yönündeki kanaatin
muhafaza edildiği
belirtilmektedir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: TTNET
(21) TTNET, Kurul’un 02.09.2004 tarihli toplantısında TÜRK TELEKOM’un
özelleştirilmesine ilişkin olarak sunduğu “TTNET’in ayrı bir tüzel kişiliğe kavuşturulması”
yönündeki görüşü doğrultusunda, Türk Telekom Grubu’nun internet servis sağlayıcısı
olarak 26.04.2006 tarihinde kurulmuş ve BTK’nın 09.05.2006 tarihli kararıyla kablolu ve
kablosuz internet servis sağlayıcılığı hizmeti için genel izin kapsamında yetkilendirilerek
14.05.2006 tarihinde faaliyetlerine başlamıştır.
(22) TÜRK TELEKOM’un kontrolünde bulunan TTNET, internet servis sağlayıcılığı
hizmetinin yanı sıra BTK tarafından altyapı işletmeciliği hizmeti, kablolu yayın hizmeti,
sabit telefon hizmeti, sanal mobil şebeke hizmeti, uydu haberleşme hizmeti ve uydu
platform hizmeti alanlarında, RTÜK tarafından ise kablolu yayın platform işletmeciliği
ve uydu yayın platform işletmeciliği alanlarında da yetkilendirilmiştir.
(23) TTNET, 2010 yılından itibaren TivibuGo ile genel internet bağlantısı (Over The Top-
OTT) üzerinden, 2011 yılından itibaren Tivibu Ev ile genişbant internet teknolojisi
üzerinden (IPTV) ve 2015 yılından itibaren ise Tivibu Uydu ile uydu teknolojisi
üzerinden ödemeli yayıncılık hizmeti alanında faaliyet göstermektedir.
I.2. Sektöre İlişkin Bilgi
(24) Kurumumuza yapılan şikayetin temelini internet ve televizyon hizmetlerinin bir arada
sunulduğu kampanyaların dışlayıcı nitelikte olduğu iddiası oluşturmaktadır. Bu
çerçevede, ilgili pazar tanımına geçmeden önce internet hizmetleri ile televizyon
yayıncılığı hizmetlerinin incelenmesi faydalı olacaktır.
I.2.1. İnternet Hizmetleri
(25) İnternet, birbiriyle iletişim halinde olan çok sayıdaki şebekenin bir bütünüdür.
Kullanıcılar internet erişimi hizmeti yoluyla diğer şebekelerle veri alışverişinde
bulunabilmektedir. İnternet erişimi hizmeti belli bir zaman diliminde alınabilen ya da
gönderilebilen verinin büyüklüğüne (bant genişliği) göre darbant ve genişbant olarak
farklılaşabilmektedir. Bu çerçevede genişbant kavramı; çevirmeli bağlantıdan daha
yüksek hızda erişim sağlayan DSL, kablo modem, fiber optik, genişbant telsiz erişim
sistemleri veya uydu aracılığıyla yapılan internet erişimini bir bütün olarak kapsayacak
şekilde kullanılmaktadır.
(26) Genişbant internet erişim pazarını toptan ve perakende olmak üzere ikiye ayırmak
mümkündür. Toptan genişbant internet hizmetleri pazarında internet servis sağlayıcılar
(İSS) kendi altyapılarını tesis edebildikleri gibi, tesisi son derece maliyetli olan
yatırımlara katlanmak yerine, altyapı sahibi teşebbüslerden toptan seviyede internet
erişim hizmeti alabilmektedir. İSS’ler toptan seviyede altyapı sahibi teşebbüsten
aldıkları bu hizmeti perakende seviyede son kullanıcılara sunmaktadır.
(27) Perakende genişbant erişim için kullanılan teknolojileri perakende sabit genişbant ve
mobil genişbant olarak ikiye ayırmak mümkündür. Bakır kablo ağı üzerinden sunulan
18-29/497-238
8/122
hizmetler, kablo TV şebekesi üzerinden sunulan hizmetler ile fiber optik şebeke
üzerinden sunulan hizmetler sabit genişbant internet erişim hizmetleri kapsamında yer
almaktadır.
(28) Ülkemizde faaliyet gösteren İSS’lerin tamamı DSL hizmetlerini, toptan seviyede
genişbant internet pazarında TÜRK TELEKOM’un bakır kablo altyapısına erişmek
suretiyle sunmaktadır. BTK düzenlemelerine göre İSS’ler “yeniden satış” (Al-Sat), “veri
akış erişimi” (VAE) ve “yerel ağa ayrıştırılmış erişim” (YAPA) yöntemleriyle TÜRK
TELEKOM bakır kablo şebekesine erişebilmektedir. Bahse konu erişim modelleri
arasındaki temel fark, İSS’lerin TÜRK TELEKOM altyapısına bağımlılık dereceleri ve
dolayısıyla kendi altyapılarına yapacakları yatırımın maliyetidir. Yeniden satış modeli
İSS’nin altyapıya en az yatırım yapmasını gerektiren erişim yöntemiyken, YAPA
modelinin tercih edilmesi halinde işletmecinin kendi altyapısına yapması gereken
altyapı yatırımı artmaktadır. BTK verilerine göre, Eylül 2017 itibarıyla YAPA abone
sayısı 36.053 olarak gerçekleşirken bunların 36.050’sını tam erişim, üçünü ise
paylaşımlı erişim aboneleri oluşturmaktadır. Aynı dönem itibarıyla xDSL Al-Sat
(yeniden satış) yöntemiyle hizmet sunulan abone sayısı 58.454 olarak gerçekleşmiştir.
Diğer xDSL abonelerine hizmet sunumunda VAE yöntemi tercih edilmektedir. Toplam
DSL abonesi sayısının yaklaşık 8,3 milyon olduğu dikkate alındığında erişimin çok
büyük bir oranda VAE yöntemi ile sağlandığı ortaya çıkmaktadır.
(29) Toptan seviyede sabit genişbant internet pazarında fiyatlama yönteminde birtakım
değişiklikler olmuştur. BTK'nın kararı1 doğrultusunda 14.10.2016 tarihi itibarıyla toptan
seviyede sabit genişbant internet hizmetinin sunulmasında paket bazlı tarifeden port ve
transmisyon bazlı tarifeye geçilmiştir. Port ücreti abone başına sabit bir maliyet olup
transmisyon maliyetleri ise yine Kurul tarafından megabit başına belirlenmekte ve
abonelerin kullanımıyla doğru orantılı olarak değişkenlik göstermektedir.
(30) Türkiye’de sabit genişbant internet erişim hizmetleri TÜRK TELEKOM tarafından
2000’li yılların başından itibaren sağlanmaya başlanmıştır. 2003 yılında sadece 18.604
abone genişbant internet hizmeti almaktayken, bu sayı 2017 yılı üçüncü çeyreği
itibarıyla büyük bir artış göstererek yaklaşık 67,9 milyona ulaşmıştır2. Söz konusu
abonelerden sabit genişbant internet erişimi hizmeti alanların sayısı 11,4 milyondur.
(31) Sabit genişbant internet abonelerinin çoğunluğu TÜRK TELEKOM’un sahip olduğu
DSL altyapısı üzerinden hizmet almaktadır. Türkiye’de 2017 yılı üçüncü çeyreğinde
sabit genişbant abonelerinin erişimin sağlanan altyapıya göre oranları aşağıdaki
tabloda belirtilmektedir.
Tablo 1: Sabit Genişbant İnternet Abone Sayılarının Erişim Şekline Göre Oranı
Erişim Şekli Abone Sayısı Oran (%)
(32) DSL 8.327.239 72,59
(33) Kablo 804.217 7,02
(34) Fiber 2.189.252 19,08
(35) Diğer 149.750 1,31
(36) Toplam 11.470.458 100,00
(37) Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
(32) Fiber erişim teknolojisi, sabit genişbant alanında günümüzde önemli bir paya sahip olup
abonelere yüksek bant genişliklerinde erişim imkanı sağlamaktadır. Fiber teknoloji ile
hizmet alan abonelerin sayısı yıllar itibarıyla artmaktadır. 2016 yılı üçüncü çeyreği
itibarıyla 1.822.494 olan fiber abone sayısı, 2017 yılı üçüncü çeyreğinde %20,13 artış
1 04.10.2016 tarih ve 2016/DK-ETD/419 sayılı BTK kararı.
2 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
18-29/497-238
9/122
göstererek 2.189.252’ye ulaşmıştır3. TÜRK TELEKOM dışındaki bazı İSS’lerin
(SUPERONLINE, D-SMART, TÜRKNET) de fiber optik altyapıya yatırım yaptığı ve
kendi altyapıları üzerinden hizmet verdiği görülmektedir.
(33) Kablo TV altyapısı üzerinden sağlanan internet hizmetleri de sabit genişbant alanında
uzun zamandır var olan bir teknolojidir. Kablo TV şebekesi üzerinden sağlanan internet
hizmetlerinin DSL teknolojisine göre en temel dezavantajı, altyapının paylaşımlı olması
ve bunun sonucunda kullanıcılara tahsis edilen bant genişliğinin kullanım yoğunluğuna
göre farklılık gösterebilmesidir. Kablo TV altyapısı üzerinden internet kullanan abone
sayısı 2017 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre %16,86 artarak
804.217’ye yükselmiştir4.
(34) 2017 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık 100 işletmecinin İSS olarak hizmet
verdiği görülmektedir. İSS’lerin 2016 yılı gelirleri bir önceki yıla göre %20,6’lık artışla 6
milyar ₺ seviyesini geçmiştir. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde ise yaklaşık 1,76 milyar ₺
toplam gelire ulaşmışlardır. Buna göre İSS’lerin gelirlerinde 2016 yılının aynı çeyreğine
göre 2017 yılı üçüncü çeyreğinde %16,5 seviyesinde bir artış gerçekleşmiştir. Aşağıda
2014-2017 yılları itibarıyla İSS’lerin pazar payı verileri yer almaktadır.
Şekil 1: İSS’lerin 2014-2017 Yılları Pazar Payları
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporlarından faydalanılarak hazırlanmıştır.
(35) Tablodan da görüleceği üzere, TTNET’in pazar payı yıllar itibarıyla azalan bir seyir
göstererek 2017 Eylül ayında %62 seviyesine düşmüştür. İlgili dönemde TTNET’in en
yakın rakibi konumunda olan Superonline’ın pazar payı artış göstererek 2017 Eylül’de
%18’e ulaşmıştır. Büyüme performansı ile dikkat çeken bir başka internet servis
sağlayıcı ise VODAFONE olup, bahse konu teşebbüsün pazar payı 2014 Eylül
döneminde %0,89 iken 2017 Eylül’de %5,39’a ulaşmıştır.
(36) Sabit genişbant pazarında kablo internet hizmeti sunan işletmecinin pazar payı ise
2014 Eylül-2017 Eylül dönemi arasında yıllar itibarıyla artmış olup sırasıyla yaklaşık
%5,9, %6,5, %6,8 ve %7 olmuştur.
3 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
4 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
18-29/497-238
10/122
(37) Perakende genişbant erişimin bir diğer türü, mobil şebekeler üzerinden erişimdir. BTK
tarafından mobil genişbant erişimi, “3G veya daha üstündeki mobil standartları kullanan
internet erişimi” olarak tanımlanmaktadır.
(38) Türkiye’de 2009 yılı Ağustos ayında devreye giren 3. nesil telekomünikasyon hizmetleri
(3G), mobil iletişim operatörleri AVEA, TURKCELL ve VODAFONE aracılığıyla
sunulmaya başlamıştır. Nisan 2016’da Türkiye’de de kullanılmaya başlanan ve
kamuoyunda 4.5G olarak bilinen IMT-Advanced, dünyada kullanılan en son mobil
haberleşme teknolojisinin genel adıdır. Bu teknoloji daha yüksek hızda, daha düşük
gecikme süresi ve yüksek kapasitede mobil internet sağlayan mobil iletişim
teknolojisidir. 4.5G teknolojisi 3G teknolojisine kıyasla çok daha hızlı veri bağlantısı,
düşük gecikme süresi ile kesintisiz iletişim, yüksek görüntü kalitesi, daha iyi kapsama
alanı, bulut bilişim teknolojisini kullanma, gerçek zamanlı veri paylaşımı, video
konferans ve telekonferansta hızlı ve kaliteli iletişim, gelişmiş multimedya
entegrasyonu, verilere uzaktan erişim, maliyet düşüşü, kaynakların verimli kullanılması,
zaman tasarrufu gibi faydalar sağlamaktadır.
(39) Temmuz 2009’da sunulmaya başlanan 3G hizmeti kapsamında Mart 2016 sonu
itibarıyla 65.949.652 aboneye ulaşılmıştır. Ancak Nisan 2016’da 4.5G’nin hayata
geçmesiyle 3G aboneliğinden 4.5G aboneliğine hızlı bir geçiş süreci yaşanmış, 2017
üçüncü çeyrekte 3G abone sayısı 11.586.255’e düşerken 4.5G abone sayısı
62.992.758’e çıkmıştır.
(40) 4.5G hizmeti için 2017 yılı Eylül ayı sonunda “aktif 4.5G abone sayısı” (cihazı ve SIM
kartı 4.5G hizmetine uygun olan abone sayısı) 28.005.798 iken 4.5G uyumlu cihaz
sayısı 35.080.678 olarak gerçekleşmiştir. 3G ve 4.5G hizmetiyle birlikte mobil
bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı
56.508.669’a, sadece 4.5G hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet
hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı da 42.261.936’ya yükselmiştir. 2017 yılı
üçüncü çeyrekte toplam mobil internet kullanım miktarı ise 556.189 TB, 4.5G
kullanıcılarının toplam mobil internet kullanım miktarı ise 534.778 TB olarak
gerçekleşmiştir. Eylül 2017 itibarıyla mobil genişbant internet abonelerinin aylık
ortalama kullanımı 3,2 GB seviyesinde iken, cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun
olan 4.5G abonelerinin data kullanımı ise aylık 6,5 GB olarak gerçekleşmiştir5.
I.2.2 Televizyon Yayıncılığı Hizmetleri
(41) Türkiye’de televizyon izleme yöntemi olarak çeşitli seçeneklerden söz edilebilir.
Aşağıdaki şekilde televizyon yayıncılığı için kullanılan altyapılar, hangi hizmetlerin
ücretli olduğu (siyah ile yazılı) ve ödemeli hizmetlerde faaliyet gösteren markalar
sunulmaktadır.
5 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
18-29/497-238
11/122
Şekil 2: Televizyon Yayıncılığı Özet Şekli
(42) Televizyon yayıncılığı yöntemlerinden ilki ve en eskisi kılçık anten (analog karasal
yayın) ile televizyon yayınlarına ulaşmaktır. Analog karasal yayın ile ancak belirli bir
kalitede ve az sayıda kanala ulaşmak mümkün olduğundan bu yöntemin kullanım
oranının düşme eğiliminde olduğu gözlenmektedir. Önceki bir Kurul kararında6 %12
olduğu ifade edilen penetrasyon oranının daha da gerilediği tahmin edilmektedir. 6112
sayılı Kanun çerçevesinde dünya genelindeki gelişmeler göz önüne alınarak analog
karasal yayından sayısal karasal yayıncılığa (radyo ve TV) geçiş için çalışmalar devam
etmektedir.
(43) Sayısal karasal yayıncılığın henüz faaliyete geçmediği ülkemizde halihazırda
televizyon yayınlarına ulaşmada en sık kullanılan yöntem uydu aracılığıyla iletimdir.
Uydu platformu, özellikle karasal televizyon veya kablolu televizyonun olmadığı
bölgelere geniş bir hizmet ve kanal yelpazesi sunmaktadır. 05.02.2015 tarihli ve 15-
06/74-31 sayılı Kurul kararında Türkiye hane halkının yaklaşık %80’inin uydu
aracılığıyla televizyon yayınlarına ulaştığı, bu hanelerden %60’ında ise bir set üstü kutu
(set top box) satın almak suretiyle TÜRKSAT uydusu üzerinden ücretsiz olarak (Uydu
FTA) televizyon yayınlarının takip edildiği belirtilmektedir.
(44) Televizyon yayınlarına ulaşmak için kullanılan bir diğer yöntem ise kablo TV altyapısı
ile sağlanan analog ve sayısal yayınlardır (Teledünya). Türkiye’de kablo TV hizmeti
TÜRKSAT tarafından mevcut durumda 23 ilde verilebilmektedir7. İnternet hizmetlerine
ilişkin bölümde değinildiği üzere kablo TV üzerinden analog ve sayısal yayın hizmetleri
6 05.02.2015 tarih ve 15-06/74-31 sayılı karar.
7
TV
Y
ay
ın
cı
lığ
ı
Analog Karasal Yayın
Sayısal Karasal Yayın
Uydu
Ücretsiz Hizmetler
(FTA)
Ücretli Hizmetler (D-
Smart, Filbox, Digiturk,
Tivibu Uydu)
Kablo TV (Türksat
A.Ş.)
Analog Yayın
(Kablo TV)
Sayısal Yayın
(Teledünya)
İnternet
OTT
Ücretsiz (YouTube
vb.)
Ücretli (Netflix,
Hulu vb.)IPTV (Tivibu, Turkcell
TV+, Vodafone TV)
18-29/497-238
12/122
ile birlikte, genişbant internet hizmeti ve VOIP8 (voice over Internet protocol) de
sunulabilmektedir.
(45) Mobil ve sabit genişbant internet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte internet
üzerinden televizyon yayıncılığı faaliyeti de yoğunlaşmıştır. İnternet üzerinden verilen
televizyon hizmetleri IPTV (Internet protocol TV) ve OTT TV (over the top TV) olarak
ikiye ayrılmaktadır. OTT TV kullanıcının mevcut internet bağlantısı üzerinden herhangi
bir kalite garantisi verilmeden içerik sağlamaktadır. Bu tip hizmetlere Netflix, YouTube,
Digiturk Play örnek gösterilebilir. IPTV hizmetinde ise internet bağlantısı IPTV
hizmetine özel kılınmakta, standartlar dahilinde kalite sağlanırken internet bağlantısı
hizmet sağlayıcısı tarafından kontrol edilmektedir.
(46) İlk önce web sitesi, smart tv veya akıllı telefon ile internet bağlantısı kullanılarak içeriğe
erişilmesini sağlayan uygulamalar olarak TivibuGo ve TURKCELL TV ortaya çıkmış,
daha sonra IPTV uygulaması yaygınlık kazanmıştır. TTNET IPTV hizmetini Tivibu
markasıyla 2011 yılında sunmaya başlamış, TURKCELL SUPERONLİNE tarafından
sunulan IPTV hizmeti olan TURKCELL TV+’nin lansmanı ise 2014 yılı Ekim ayında
yapılmıştır9.
(47) Yukarıda yer verilen televizyon yayıncılığı yöntemlerinden analog karasal yayın ve set-
üstü-kutu ile uydu yayınlarına ulaşım yöntemleri herhangi bir abonelik ve dolayısıyla
aylık/yıllık/yayın başına herhangi bir ödeme gerektirmemektedir. Bu bağlamda, ilk
etapta yapılan anten ve set-üstü-kutu yatırımı haricinde, yayınlar izleyiciye ücretsiz
olarak ulaşmaktadır (free TV, free-to-air, FTA). Bunun yanında analog ve karasal kablo
TV, uydu üzerinden sunulan platform hizmetleri, IPTV ve OTT TV ise “ödemeli
yayıncılık” (pay TV) kategorisinde yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle ödemeli
yayıncılıkta, kullanılan teknolojiden bağımsız olarak, abonelik usulüyle hizmet
sunulmaktadır.
(48) Temel televizyon yayınlarına/kanallarına ücretsiz olarak ulaşmanın mümkün olduğu bir
ortamda, ödemeli yayıncılık hizmetlerinin talep görmesi ancak temel televizyon
kanallarında yer almayan içeriğin sunulması yoluyla mümkün olabilmektedir.
Dolayısıyla ödemeli televizyon yayıncılığı, temel açık kanalların yanında belgesel, çizgi
film gibi özel içerik sunan kanallar ve birincil içeriğin yer aldığı kanallardan oluşan bir
yayın buketini izleyiciye ulaştıran ödemeli yayıncılık platformları tarafından sunulan bir
hizmet haline gelmiştir.
(49) Ödemeli yayıncılık platformları uydu, analog ve sayısal kablo TV altyapısı veya
genişbant internet altyapılarını kullanmak suretiyle çeşitli kanalları bir araya getirerek
oluşturdukları paketleri abonelerine ulaştırmaktadır. Bu kapsamda genel uygulamanın,
önde gelen açık televizyon kanalları ve bazı özel içerikli kanallardan oluşan bir temel
abonelik paketinin yanında, birincil içeriğin türüne bağlı farklı premium paketlerin
sunulması olduğu görülmektedir. Uydu FTA’dan farklı olarak abonenin sahip olduğu
abonelik türüne (paketine) göre hangi yayınları izleyip izleyemeyeceği bir şifreleme
sistemi aracılığıyla kontrol edilmektedir. Bu sisteme göre, birincil içeriğe ilişkin yayınlar
platform işletmecisi tarafından şifrelenmekte ve bu şekilde abonelerin hanesinde yer
alan set-üstü-kutulara ulaşmaktadır. Sonrasında, örneğin abonenin sinema paketi
8 VOIP (Voice over IP), IP üzerinden ses iletimi için kullanılan bir protokoldür. Diğer bir ifadeyle, internet
üzerinden mobil cihaz ve/veya bilgisayar ile telefon görüşmesi yapılmasına olanak sağlayan bir
teknolojidir.
9 Turkcell internet sayfası,
turkcell-tv-plus-ile-bugunden-geliyor-bulten_6980.html Erişim Tarihi: 06.12.2016
18-29/497-238
13/122
varsa, kutulara yerleştirilmiş olan kartlar, sinema kanallarında yer alan şifrelemeyi
çözmektedir.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün Pazarı
I.3.1.1. Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetleri Pazarı
(50) Kurul’un “toptan genişbant internet hizmetleri piyasasındaki hâkim durumda bulunan
Türk Telekom ile aynı ekonomik bütünlükte bulunan TTNET’in, perakende genişbant
internet erişim hizmetleri piyasasında uyguladığı fiyatlama politikasıyla fiyat
sıkıştırmasına yol açtığı iddiasının” incelendiği 19.12.2013 tarihli ve 13-71/992-423
sayılı kararda perakende pazara ilişin değerlendirmede altyapı, yatırım gereksinimi,
teknoloji, veri kapasitesinin paylaşılması, kullanıcı kitlesi ve alışkanlıkları, tüketilen veri
miktarı, sunulan bağlantı hızı, hizmet/bağlantı kalitesi ve fiyat gibi unsurlar özellikle göz
önünde bulundurularak DSL, fiber ve kablo teknolojilerinin birbirine ikame olduğu, mobil
şebekelerin ise tüketici gözünde sabit şebekelere ikame oluşturacak düzeyde olmadığı
tespit edilmiştir. Bu nedenle perakende seviye için ilgili ürün pazarı mobil internet erişim
hizmetleri dahil edilmeyerek DSL, fiber ve kablo altyapıları üzerinden internet erişimini
kapsayacak şekilde “perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri” olarak
belirlenmiştir. 05.02.2015 tarihli ve 15-06/74-31 sayılı Kurul kararında da pazar
dinamiklerinde pazar tanımına etki edecek bir değişikliğin olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
(51) Anılan kararlardan bu yana sektörde yaşanan en büyük gelişme mobil genişbant
internet hizmetlerinde 4.5G teknolojisinin kullanılmaya başlanmasıdır. Her ne kadar
4.5G ile mobil internetin hızı ve buna bağlı olarak kullanılan veri miktarı artsa da mobil
şebekenin sabit genişbant internet hizmetlerine ikame teşkil edip edemediği hususu bu
bölümde ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
I.3.1.2. Sabit Genişbant İnternet ve Mobil Genişbant İnternet İkamesi
Değerlendirmesi
(52) Bu bölümde mobil teknolojilerde meydana gelen gelişmeler ışığında mobil şebekeler
üzerinden sunulan internetin sabit genişbant internet hizmetlerine ikame olup olmadığı
hususu ele alınacaktır. Her ne kadar son yıllarda sabit ve mobil yakınsaması bir sektör
gerçeği haline gelse de her iki teknolojinin barındırdığı teknik farklılıklar, internet
kullanım tercihleri, veri indirme hızı/miktarı, fiyat ve sektör uygulamaları göz önüne
alındığında her iki şebeke üzerinden sunulan internet hizmetlerinin arz ve talep yönüyle
birbirinden farklılaştığı görülmektedir.
Teknik Özellikler
(53) Mobil ve sabit genişbant internet hizmetlerinin sunumu için işletmeciler farklı
yetkilendirmelere ve farklı altyapı şebeke elemanlarına ihtiyaç duymakta; işletmeciler
açısından her iki şebekenin farklılaşan yatırım gereksinimleri ve maliyetleri
bulunmaktadır. Sabit genişbant internet hizmetleri DSL, kablo ve fiber altyapılar
üzerinden verilirken mobil genişbant internet erişim hizmetleri, sabit teknolojilerden
farklı olarak, radyo frekansları üzerinden sağlanmaktadır.
(54) Sabit genişbant internet hizmetleri her aboneye özgü bir kapasite sunmakta ve
aboneler kullanım yerlerine kadar uzanan bir bakır kablo/fiber aracılığıyla, var olan
teknoloji kısıtı dahilinde, başka bir abonenin ya da abone grubunun kullanımından
bağımsız olarak hizmet alabilmektedir. Mobil genişbant internet erişim hizmetleri ise
kapsama alanı dahilindeki bölgede kapasitenin son kullanıcılara paylaştırılarak
18-29/497-238
14/122
kullandırılmasına dayanan bir teknoloji olduğundan, kullanıcılara bir bağlantı hızı
garantisi sağlayamamakta, sağlanan hız bölgedeki baz istasyonun kapasitesine, bu
kapasiteyi kullanan abone sayısına ve sinyalin gücüne göre değişmektedir.
Veri İndirme Hızı, Veri Miktarı ve Fiyat Farklılığı
(55) Son yıllarda yaşanan en büyük gelişme mobil genişbant internet hizmetlerinde 4.5G
teknolojisinin kullanılmaya başlanmasıdır. Her ne kadar 4.5G ile mobil internetin hızı ve
buna bağlı olarak kullanılan veri miktarı artsa da mobil şebekenin hala sabit genişbant
internet hizmetlerine ikame teşkil etmediği değerlendirilmektedir. Zira Şekil 3’te
Türkiye’de sabit genişbant abonelerinin yaklaşık %70’inin 10-30 Mbps/sn hızda
bağlantı sunan paketleri tercih ettikleri görülmekteyken BTK Eylül 2017 verileri
kapsamında mobil veri indirme ve gönderme hızı sırasıyla en yüksek 6 Mbps ve 2 Mbps
olarak gerçekleşmiştir.
Şekil 3: Hızlara Göre Sabit Genişbant İnternet Abonelerinin Dağılımı
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
Şekil 4: Abone Başı Aylık Ortalama Kullanım Miktarı (GB)
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
(56) Yukarıdaki şekilde ise sabit genişbant ve mobil genişbant internet abonelerinin yıllar
itibarıyla ortalama veri kullanım miktarı yer almaktadır. 2017 yılı üçüncü çeyrekte sabit
18-29/497-238
15/122
genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 87,23 GB seviyesinde iken
mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı ise 3,23 GB seviyesinde
gerçekleşmiştir. Cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun olan 4.5G abonelerinin data
kullanımı ise 6,5 GB olarak gerçekleşmiştir10.
İnternet Kullanım Amaçları
(57) Sabit genişbant internet hizmetleri hanehalkının ortak kullanımına yönelikken mobil
genişbant internet hizmetleri bireysel kullanıma yöneliktir. Mobil genişbant internet
üzerinden aboneler daha ziyade e-mail kullanımı, sosyal medya, haber takibi vb. günlük
işlemleri gerçekleştirmekteyken film, dizi gibi yüksek veri kullanımı gerektiren
hizmetlerin kullanımında sabit genişbant interneti tercih etmektedirler. Bu bakımdan
her iki hizmetin kullanım amacının ve alanının farklılaştığı söylenebilecektir. Aşağıda
sunulu şekilden de görüleceği üzere her iki hizmetin abone sayısının yıllar itibarıyla
birlikte artışı da tüketici gözünde söz konusu hizmetlerin farklılaştığının bir göstergesi
olarak değerlendirilebilecektir:
Şekil 5: Genişbant İnternet Abone Sayısı
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
I.3.1.3. TTNET’in Sabit-Mobil İnternet İkamesi Hususuna İlişkin Değerlendirmeleri
ile Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi Görüşü
(58) TTNET’in birinci yazılı savunması kapsamında sabit-mobil internet ikame durumu;
ampirik bulgular ve "Varsayımsal Tekel Testi", "Talebin Fiyat Esnekliği", "Çapraz Talep
Esneklikleri" ve "Toptan Pazar Esneklikleri" şeklindeki ekonomik testler ile açıklanmaya
çalışılmıştır.
(59) Tüketici anket verileri kullanılarak yapılan varsayımsal tekel testinde “Evinizdeyken,
aynı miktarda kullanım için sabit internet ve mobil internetin aylık ücretleri eşit ve her
biri 30 TL olduğunu düşündüğünüzde, hangisini kullanırdınız?” ve “Evinizdeyken sabit
internet kullanacağınızı söylediniz. Eğer kullanım miktarı değişmeden sabit internetin
aylık ücreti 30 TL'den 33 TL'ye çıkarsa (mobil internet ücreti aynı kalırsa) bir önceki
sorudaki tercihiniz ne yönde değişir?” şeklindeki sorular kullanılmıştır.
(60) Analizde sırasıyla;
Aynı miktarda kullanım için sabit genişbant ve mobil genişbant aylık ücretleri eşit
ve her biri 30 TL olduğunda, sabit genişbant kullanmayı tercih edenlerin
harcamaları toplanarak fiyat artışı öncesinde TTNET'in genişbant pazarı gelirleri
hesaplanmış,
Mobil genişbant fiyatı değişmiyor iken sabit genişbant fiyatı 33 TL'ye
yükseldiğinde, sabit genişbant kullanmaya devam edenlerin harcamalarına 3
10 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
18-29/497-238
16/122
TL'lik (%10) fiyat artışı yansıtılarak ve mobil genişbant kullanımına geçenlerin
harcamaları 0 TL alınarak, fiyat artışı sonrası TTNET'in genişbant pazarı gelirleri
hesaplanmış,
TTNET'in fiyat artışı sonrası sabit genişbant pazarı gelirlerinden fiyat artışı
öncesi gelirleri çıkarılarak, TTNET'in sabit genişbant fiyatını karını yükseltecek
şekilde artırıp artıramayacağına bakılmış ve buna göre, sabit genişbant
hizmetlerindeki % 10'luk bir fiyat artışının TTNET için kârlı olmadığı dolayısıyla
bu durumun, mobil genişbant hizmetlerinin sabit genişant hizmetlerine ikame
olduğunu ve ilgili ürün pazarı kapsamında genişbant pazarının sabit ve mobil
genişbant hizmetlerini kapsayacak şekilde tanımlanması gerekliliğini gösterdiği
belirtilmiştir.
(61) Savunmada tüketici anket verilerine göre hesaplandığı belirtilerek yer verilen 2012,
2015 ve 2016 yıllarına ilişkin sabit genişbant fiyat esnekliği değeri, mobil genişbant fiyat
esnekliği değerinden daha yüksektir ve savunma da bu bulgu çerçevesinde sabit
genişbant pazarının mobil genişbant pazarından daha esnek bir yapıda olduğu, bir
başka deyişle, sabit genişbant hizmetlerini kullanan tüketicilerin mobil hizmetleri
kullananlara göre fiyat artışlarına karşı çok daha duyarlı olduğu değerlendirilmesinde
bulunulmuştur.
(62) Çapraz fiyat esnekliği hususuna ilişkin olarak ise sabit genişbant hizmetinden mobil
genişbant hizmetine doğru olan çapraz fiyat esnekliğinin, mobil genişbant hizmetinden
sabit genişbant hizmetine doğru olan çapraz fiyat esnekliğinden daha büyük olduğu,
yani bir fiyat artışı durumunda sabit genişbant hizmetinden mobil genişbant hizmetine
yönelecek talebin, aynı orandaki fiyat artışı karşısında mobil genişbant hizmetinden
sabit genişbant hizmetine yönelecek talepten daha yüksek olacağı değerlendirmesinde
bulunulduğu görülmektedir.
(63) Sonuç olarak savunmada yer alan bütün ampirik bulguların mobil hizmetlerin sabit
hizmetlere ikame olduğunu ve birlikte aynı pazarda yer alması gerektiğini gösterdiği,
pazar tanımının mobil ve sabit genişbant internet erişim hizmetlerini (DSL, kablo ve
fiber teknolojileri) içerecek şekilde "perakende genişbant internet erişim hizmetleri
pazarı" olarak tanımlanması gerektiği ifade edilmiştir.
(64) TTNET’in birinci yazılı savunmasında yer alan ve yukarıda genel hatlarıyla değinilen
sabit-mobil internet ikamesi değerlendirmesine ilişkin Ekonomik Analiz ve Araştırma
Dairesinden talep edilen görüş aşağıda başlıklar halinde yer almaktadır:
I.3.1.3.1. Genişbant Pazarına İlişkin Varsayımsal Tekel Analizinin
Değerlendirilmesi
(65) TTNET tarafından birinci yazılı savunmada yer verilen varsayımsal tekel analizi
sonuçları, sabit genişbant hizmetinin fiyatındaki %10 oranındaki bir artışın TTNET için
kârlı olmayacağı şeklinde yorumlanmış ve bu yoruma istinaden ilgili ürün pazarının
sabit ve mobil genişbant hizmetlerini kapsayacak şekilde tanımlanması gerektiği
savunulmuş olsa da, varsayımsal tekel testinde, belli bir ürünün tek başına bir ilgili
pazar oluşturup oluşturmadığına karar verebilmek için bu ürüne ilişkin varsayımsal bir
tekelin fiyatlarında %5-%10 gibi küçük ama belirgin ve kalıcı bir artış (SSNIP) yapması
durumunda kârlılığının fiyat artışı öncesine nazaran nasıl etkilendiği incelenmektedir.
Fiyat artışının kârlı olması bu ürünün tek başına ilgili pazarı oluşturduğuna işaret
etmektedir.
(66) Varsayımsal tekel testi, varsayımsal fiyat artışı öncesindeki ve sonrasındaki kârlılığın
mukayesesine dayanmakta iken TTNET tarafından sunulan analizde, fiyat artışı
18-29/497-238
17/122
yapması durumunda TTNET'in gelirlerinde fiyat artışı öncesi duruma nazaran bir
azalma olup olmadığının değerlendirildiği görülmektedir. Halbuki varsayımsal tekelin
yaptığı %10'luk bir fiyat artışı, gelirinde azalmaya yol açsa dahi, kârlılığında bir artış
meydana getirebilecektir. Bu durum fiyat artışının, birbirine zıt yönlü iki ayrı etkiye yol
açmasından kaynaklanmaktadır. Fiyat artışı, talepte düşüşe yol açarken; fiyat artışı
sonrası satılan her birimden artık daha yüksek kar elde edilmektedir.
(67) Fiyat artışı öncesi birim fiyatı 30 TL, birim maliyeti 25 TL ve bu fiyat seviyesinde talep
miktarı ise 666 birim olan bir A ürünü ele alındığında A ürününün satışlarından elde
edilen gelir 19.980 TL (666*30 TL), kar (30 TL - 25 TL )*666= 3.330 TL iken varsayımsal
tekel testi çerçevesinde A ürününde tekel olduğu varsayılan bir teşebbüsün fiyatlarında
%10 oranında bir artış yaptığı, birim fiyatın 30 TL’den 33 TL'ye yükseldiği ve talebin
666 birimden 557 birime düştüğü varsayıldığında, fiyat artışı sonrası geliri 18.381 TL'ye
(33 TL*557) gerilese de karı (33 TL - 25 TL )*557= 4.456 TL olacaktır. Dolayısıyla,
mevcut örnek özelinde, varsayımsal tekelin A ürününde yapacağı %10 oranındaki bir
fiyat artışı, gelirinde azalmaya yol açarken karında artış meydana getirecektir. Bu
sonuç, varsayımsal tekelin A ürününde küçük ama belirgin ve kalıcı bir fiyat artışı
yapmasının kârlı olduğuna ve ilgili pazarın en dar anlamda A ürününden oluştuğuna
işaret etmektedir.
(68) Bu değerlendirmeler ışığında, TTNET'in birinci yazılı savunmasında yer verdiği
varsayımsal tekel testinin, fiyat artışının kârda değil, gelirlerde yol açacağı değişimi
esas alması sebebiyle hatalı olduğu ve bu analiz sonucuna dayanılarak ileri sürülen
ilgili ürün pazarının sabit ve mobil genişbant hizmetlerini kapsadığı iddiasının kabul
edilebilir olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(69) Diğer taraftan, bir anket çalışması neticesinde elde edilen bulguların güvenilir ve geçerli
olabilmesi açısından anket tasarımı kritik önem taşımaktadır. Özellikle devralma
işlemlerine yönelik incelemelerde tüketici anketlerini sıklıkla kullanan Birleşik Krallık
Rekabet Otoritesi’ne göre iyi bir tüketici anketinde; soruların ilgili kontekst içinde
sunulmasının, kafa karışıklığı ve belirsizliğe yol açılmamasının, tüketicilerin belli
cevaplara yönlendirilmemesinin ve belirtilen görüşleri yansıtan uygun cevap
seçeneklerine yer verilmesi hususlarının olması gerekmektedir. TTNET tarafından
yaptırılan anketlerin bir örneği dosya mevcudunda yer almasa da, varsayımsal tekel
testi kapsamında yöneltilen “Evinizdeyken, aynı miktarda kullanım için sabit internet ve
mobil internetin aylık ücretleri eşit ve her biri 30 TL olduğunu düşündüğünüzde,
hangisini kullanırdınız?” ve “Evinizdeyken sabit internet kullanacağınızı söylediniz.
Eğer kullanım miktarı değişmeden sabit internetin aylık ücreti 30 TL'den 33 TL'ye
çıkarsa (mobil internet ücreti aynı kalırsa) bir önceki sorudaki tercihiniz ne yönde
değişir?” şeklindeki soruların katılımcıların almış oldukları bir satın alma kararının
koşullarını tüketiciye hatırlatarak, farklı koşullarda tepkilerinin ne olacağını ölçmeye
elverişli olmaktan uzak olduğu ve iyi bir soru tasarımının gerektirdiği nitelikleri
taşımadığı belirtilmelidir.
(70) Zira mevcut soruların tasarımları itibarıyla, birbirine alternatif ve ilk planda eşit fiyatlı
olarak sunulan iki hizmetten biri diğerine göre daha pahalı bir hale gelirse, hangisinin
tercih edileceğini sorduğu, böyle bir durumda, tüketicilerin ikinci soruya daha düşük
fiyatlı olan "mobil internet" cevabını verme ihtimalinin yükseleceği, ayrıca mevcut soru
tasarımının, tüketicilerin fiyat artışı durumunda verilebilecek tepkilerini de sınırladığı,
örneğin fiyat artışına tüketicilerin sabit internet kullanım miktarını azaltarak tepki
vermesi de mümkünken anket sorusundaki aynı kullanım miktarı varsayımının
tüketicileri, kullanım miktarının tamamı için mobil internet hizmetine yönelmek ya da
sabit internet hizmeti kullanmaya devam ederek internet hizmeti için daha fazla ödeme
18-29/497-238
18/122
yapmak arasında bir tercihe zorladığı, bu durumun da yine tüketicilerin ikinci soruya
"mobil internet" cevabı verme olasılığını artırdığı, dolayısıyla, TTNET tarafından
yaptırılan anket çalışmasında yer alan bahse konu sorular ile sabit genişbant hizmeti
fiyatlarında meydana gelecek küçük ama belirgin ve kalıcı göreli bir artışın yol açacağı
talep ikamesinin sağlıklı bir biçimde ölçülmesinin mümkün olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.3.1.3.2. Talebin Fiyat Esnekliği ve Çapraz Fiyat Esnekliği Analizleri
Çerçevesinde Yapılan ilgili Ürün Pazarı Tanımının Değerlendirilmesi
(71) TTNET tarafından esneklik tahminlerine dayanılarak yapılan çıkarımların, ilgili ürün
pazarının sabit ve mobil genişbant hizmetlerini kapsadığı sonucuna ulaşmak açısından
yeterli olmadığı, bir ürüne olan talebin kendi fiyat esnekliğinin bilinmesinin, tek başına
o ürüne ilişkin pazarın sınırlarının çizilmesine imkan vermediği, zira bir ürünün talebinin
kendi fiyat esnekliğinin, o ürünün fiyatında meydana gelecek bir yüzde değişimin, o
ürünün talebinde yol açacağı yüzde değişime ilişkin bir fikir vermekle birlikte pazar
tanımının esasını oluşturan "bir varsayımsal tekel, ilgili ürünün fiyatında kârlı olacak
şekilde küçük fakat belirgin ve kalıcı bir fiyat artışı yapabilir mi?" sorusuna cevap
vermediği görülmektedir.
(72) Savunmada yer alan esneklik verileri incelendiğinde, sabit genişbant hizmetine olan
talebin fiyat esnekliğinin 1'den büyük değerler aldığı ve dolayısıyla sabit genişbant
hizmetine ilişkin talebin esnek olduğu anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu durum bahse
konu hizmet açısından tekel konumunda olan bir sağlayıcının fiyatlarında yapacağı
küçük ama kalıcı ve belirgin bir fiyat artışının hiçbir surette kârlı olmayacağı anlamına
gelmemektedir. Zira mevcut fiyatı 10, satış (talep) miktarı 1000 birim ve fiyat esnekliği
-2 (Bu esneklik değeri savunmada sabit genişbant hizmetleri için tahmin edilen
değerlerden daha büyük olması itibarıyla görece daha yüksek bir esnekliği ifade
etmektedir.) olan bir A ürünü ele alındığında sabit maliyetler sıfır ve sabit birim
maliyetler 6 ise, bu koşullar altında varsayımsal tekelin elde edeceği kar 1000*(10-
6)=4000 TL olup burada önemli olan soru varsayımsal tekelin A ürününün fiyatında
yapacağı küçük ama kalıcı ve belirgin bir artışın (örneğin %5 oranında) kârlı olup
olmamasıdır. %5 oranında bir fiyat artışı esneklik -2 olduğu için satışlarda %10'luk (100
birim) bir azalmaya yol açarken varsayımsal tekelin fiyat artışı sonrası elde edeceği kar
4050 TL olacaktır. Bu sonuç A ürününde tekel olduğu varsayılan bir teşebbüsün
fiyatlarını %5 oranında artırmasının kârlı olacağına ve dolayısıyla varsayımsal tekel
testi için eşik %5 kabul edildiğinde A ürününün kendi başına ayrı bir ilgili ürün pazarı
teşkil edeceği anlamına gelmektedir.
(73) Bir ürüne olan talebin kendi fiyat esnekliği açısından söz konusu olduğu gibi, çapraz
fiyat esnekliği açısından da, bir ürünü başka bir ürüne etkili bir ikame ve dolayısıyla
bahse konu ürün ile aynı pazarda kabul etmeye yetecek değer hususunda bir netlik
bulunmamaktadır. Bu bakımdan çapraz fiyat esnekliği, ilgili pazarın sınırlarının
belirlenmesinden ziyade; hangi ürünlerin incelemeye konu ürüne daha yakın bir ikame
olduğunun belirlenmesi açısından faydalı bulunmaktadır. Avrupa Komisyonu'nun
CVC/Lenzig kararında11 olduğu gibi, iki ürün arasında gözlenen düşük çapraz fiyat
esnekliği (bahse konu karar bakımından 1'den küçük), ilgili ürünlerin birbirlerine etkili
ikame olmadıklarına ve ayrı pazarlarda yer almaları gerektiğine bir gösterge olarak
kabul edilebilmektedir.
(74) TTNET tarafından sunulan en güncel analizde (2016 yılı), sabit genişbant hizmetinden
mobil genişbant hizmetine doğru olan çapraz fiyat esnekliği tahmininin 1'den küçük ve
11 CVC/Lenzig, Case No COMP/M.2187, 17.10.2001
18-29/497-238
19/122
dolayısıyla yüksek olarak nitelendirilemeyecek bir değere sahip olduğu görülmektedir.
Ayrıca 2016 yılı için bildirilen sabit genişbant hizmetinin kendi fiyat esnekliği tahmininin
önceki yıllara ilişkin olarak bildirilen tahminlerden daha düşük bir değer aldığı, aynı
durumun varsayımsal tekel testi kapsamında hesaplanan fiyat artışı sonrası gelirler ile
fiyat artışı öncesi gelirler arasındaki fark bakımından da geçerli olduğu gözlenmektedir.
I.3.1.3.3. Mobil ve Sabit Genişbant İnternet ikamesine İlişkin Değerlendirme
(75) BTK’nın Kasım 2013 tarihli sabit mobil ikamesi raporunda genişbant erişim hizmetleri
bakımından gerek bireysel kullanıcılar, gerek kurumsal kullanıcılar nezdinde mobil
genişbant erişim hizmetinin sabit genisbant erişim hizmetini ikame düzeyinin oldukça
sınırlı kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
(76) Raporda sonuçlarından faydalanılan anket çalışmalarının, kullanıcı tipi
(bireysel/kurumsal) özelinde farklılaşan soruların çok sayıda ilde çok sayıda kullanıcıyla
yüz yüze yapılan görüşmeler ile gerçekleştirilmiş olması ve varsayımsal tekel testine
yönelik sorunun TTNET tarafından yaptırılan anketlerde aynı maksatla yöneltilen
soruların taşıdığı yanlılığı taşımaması gibi artılarının olduğu görülmektedir. Ayrıca,
anılan rapor, sabit mobil ikamesi olgusuna ilişkin literatür taraması ve Dünya
örneklerinin yanı sıra, Türkiye’de sektörün gelişimine ve tüketici eğilimlerine ilişkin
tespitleri de içermektedir.
(77) Yukarıda değinilen teknik görüşte sonuç olarak savunmada yer verilen varsayımsal
tekel testi, talebin fiyat esnekliği ve çapraz fiyat esnekliği analizlerinin ilgili ürün
pazarının sabit ve mobil genişbant internet hizmetlerini kapsadığını ortaya koyduğu
iddiasının kabul edilebilir olmadığının düşünüldüğü ifade edilmiştir.
I.3.1.4. Sektör Temsilcilerinin Sabit ve Mobil İnternet Hizmetlerine İlişkin
Görüşleri
(78) Mobil ve sabit teknolojiler üzerinden sağlanan internet hizmetinin; altyapı, yatırım
gereksinimi, teknoloji, mevsimsellik, veri kapasitesinin paylaşılması, kullanıcı kitlesi ve
alışkanlıkları, tüketilen veri miktarı, sunulan hız, hizmet/bağlantı kalitesi vb. bakımından
karşılaştırılması ve birbirine ikame teşkil edip etmediği hakkında bilgi talep edilmesi
üzerine sektör temsilcileri tarafından gönderilen cevabi yazılarda ifade edilen hususlara
aşağıda yer verilmiştir.
(79) D-SMART’tan gelen cevabi yazıda; Türkiye’de 3G lansmanı döneminde sunulan cazip
kampanyalarla tüketicilerin mobil interneti ikame bir hizmet olarak düşündüğü ve sabit
internet yerine 3G paketlerine ilgi gösterdiği, bu dönemde mobil operatörler tarafından
sabit genişbant hizmetlerindeki aylık sabit ücretin yüksekliğinin öne çıkarıldığı ve sabit
internet yerine mobil internetin teşvik edildiği ancak gerek 3G kapsama alanı sorunları
ve pratikteki stabil olmayan hızlar, gerekse de tüketicilerin sonradan fark ettiği kota
aşım maliyetleri gibi nedenlerle bu trendin kısa bir süre devam ettiği ve mobil internetin
olması gerektiği gibi tamamlayıcı ürün haline geldiği, mobil internetin bireysel kullanımı
ve hanede diğer bireylerle paylaşılamamasının da söz konusu gelişime neden olduğu,
mobil internette paylaşım sorununu engellemek için “mobil internet modemi” ve benzeri
ürünler tüketiciye sunulmuş olsa da kullanımlarının sınırlı kaldığı ifade edilmiştir. Ayrıca
BTK 2016 4. Çeyrek Pazar Verileri’ne göre sabit genişbantta aylık ortalama kullanımın
68 GB, mobil internette ise 2.2 GB olduğu bir ortamda sabit internetin mobile göre öne
çıkmasında sınırsız, hane içinde paylaşılabilir ve daha uygun fiyatlı olması gibi
özelliklerinin etkili olduğu, sabit teknolojilerde aylık sabit maliyetlerin yüksek
olmasından dolayı mobil internetin ancak kısa dönemli ikamet edilen ve daha az data
tüketilen yazlık gibi mekanlarda sabit internetin ikamesi olarak kullanıldığı
belirtilmektedir.
18-29/497-238
20/122
(80) TÜRKSAT’tan gelen cevabi yazıda, mevcut teknolojik durumda hız ve kota gibi etkenler
dikkate alındığında mobil ve sabit teknolojiler üzerinden sağlanan internet hizmetinin
birbirine ikame olmadığının ancak gelişen teknoloji, Wimax, LTE, mobile yakınsama,
OTT uygulamaları vb. süreçler ile gelecekte ikame olmasının kısmen söz konusu
olabileceğinin düşünüldüğü ifade edilmektedir. Ayrıca mobil hizmetlerde sabit
hizmetlerdeki bant genişliğine henüz ulaşılamamış olunduğu, dolayısıyla gelişen
teknoloji ile birlikte hayatımıza girmeye başlayan yüksek çözünürlüklü video servisleri,
sanal gerçeklik vb. yüksek bant genişliğine ihtiyaç duyan servisler için fiber altyapıların
daha da önemli hale geldiği, sabit ve mobil teknolojilerin birbirlerini tamamlayıcı
durumda oldukları belirtilmektedir.
(81) TURKCELL’den gelen cevabi yazıda; mobil ve sabit teknolojiler üzerinden sağlanan
internet hizmetinin arz açısından bu hizmetleri sunan teşebbüsler bakımından ikame
edilebilir olmadığı, zira öncelikle, mobil ve sabit genişbant hizmetlerinin sunumu için
işletmecilerin farklı yetkilendirmelere ve farklı altyapı şebeke elemanlarına ihtiyaç
duyduğu, işletmeciler açısından her iki şebekenin farklılaşan yatırım gereksinimlerinin
ve maliyetlerinin bulunduğu, örneğin mobil işletmecilerin gelişen teknolojiler ve artan
kapasite ihtiyaçları doğrultusunda şebekelerine devamlı yatırım yapmalarının, bu
kapsamda yeni teknolojilerin sunulacağı frekans bantlarına da sahip olmalarının
gerektiği, bununla beraber, mobil genişbant hizmetlerinin sunulabilmesi için gerekli olan
spektrumun kıt bir kaynak olmasının, bir baz istasyonundan aynı anda hizmet
alabilecek kişi sayısının sınırlı olmasının ve hizmet alan kişi sayısı arttıkça sunulan
mobil data hızının düşmesi gibi nedenlerle hücreler arası bağlantıya sahip mobil
şebekelerin sabit şebekelere göre hız, kapasite, maliyet vb. bakımından
dezavantajlarının bulunduğu, ayrıca mobil şebekelerin, kullanıcılarının hızla artan data
taleplerinin etkin bir şekilde karşılanması için data trafik yönetimini sabit şebekeler
üzerinden gerçekleştirdiği, baz istasyonları arasındaki bağlantıyı fiber altyapı üzerinden
sağladığı dolayısıyla sabit şebekeye bağımlı kaldığı, bu açıdan iki hizmetin arz
anlamında ikame olamayacağının, tamamlayıcı olduğunun değerlendirildiği ifade
edilmektedir.
(82) Ayrıca BTK'nın 2016 yılı Dördüncü Çeyrek Pazar Verileri Raporu'na göre, sabit
genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımının 68 GB seviyesinde, mobil
genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımının ise 2,2 GB seviyesinde
gerçekleştiği, başka bir deyişle, genişbant hizmetleri bakımından sabit şebekelere
yönelik talebin, mobil şebekelere yönelik talebin yaklaşık 30 katı büyüklüğünde olduğu,
iki hizmetin trafik yapısının bu denli farklı olmasının da, hizmetlerin birbirine ikame
olmadıklarının bir göstergesi olduğu, bir an için sabit şebekelerdeki trafiğin mobil
şebekelere aktarıldığı düşünüldüğünde bu durumun mobil şebekeler üzerinde
performansı etkileyecek çok ciddi bir yük oluşturacağı; tersi yönde bir trafik aktarımının
ise sabit şebekeler üzerinde göz ardı edilebilir bir etkisinin olacağı, söz konusu durumun
OECD'nin sabit ve mobil şebekelerin yakınsamasına ilişkin raporunda iki hizmetin
ikame değil tamamlayıcı olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirildiği
belirtilmektedir.
(83) TURKCELL tarafından ifade edilen bir diğer husus ise mobil ve sabit teknolojiler
üzerinden sağlanan internet hizmetinin talep açısından, tüketiciler gözünde de ikame
edilebilir olmadığıdır. Zira cevap yazısında mobil şebeke üzerinden sunulan genişbant
hizmetinin birim maliyetinin sabit genişbant hizmetinin birim maliyetinden çok daha
yüksek olduğu, bu durumun son kullanıcı fiyatlarına da yansıdığı, GB başına
ücretlendirmede mobil genişbantın sabit genişbanta göre yaklaşık 15 kat yüksek fiyatlı
olduğu, sabit genişbant hizmetinin mobile göre maliyet açısından daha avantajlı
18-29/497-238
21/122
olmasının, tüketicilerin sabit genişbant hizmetlerini mobile göre çok daha yüksek
miktarda (abone başı aylık ortalama 30 kat) kullanmasına neden olduğu ifade
edilmektedir.
(84) Diğer taraftan sabit şebekelerin yüksek hızlı internet kabiliyetleri nedeniyle de kullanıcı
talebi açısından daha cazip olduğu, hane başına internete erişim için kullanılan cihaz
sayısı arttıkça data talebinin ve kullanımının arttığı, artan tüketim ihtiyacının sabit
internet altyapısı ile sağlanmasının tercih edildiği, zira mobil genişbant hızının tüketim
miktarı, aynı anda hizmet alan kullanıcı adedi, bina içi-dışı kapsama alanı, hava
koşulları vb. etkenlere bağlı olarak düşebileceği, bazı durumlarda teknik nedenlerden
ötürü 4G-3G-2G şebekeleri arasında geçişler olabileceği, bağlantı esnasında
kesintilerin yaşanabileceği, nitekim bu sebeple tüketicilere, mobil genişbant
hizmetlerinde sabit bir hız taahhüdü verilemediği, BTK'nın 2016 yılı Dördüncü Çeyrek
Pazar Verileri Raporu'na göre, ülkemizdeki sabit genişbant abonelerinin % 71'inin 10-
30 Mbit/sn hızda bağlantı sunan paketleri tercih ettiklerinin görüldüğü, yine aynı
dönemde, ülke genelinde mobil veri indirme hızının 5,4 ile 6,5 Mbit/sn mobil veri
gönderme hızının ise 1,4 ile 1,8 Mbit/sn arasında değişen değerlerde ölçüldüğü
belirtilmektedir.
(85) Ayrıca cepten mobil genişbant erişim hizmetlerinin bilgisayardan mobil genişbant
hizmetleri dahil diğer tüm erişim hizmetlerinden farklı olarak daha çok şahsa yönelik bir
kullanıma hizmet ettiği, diğer tüm erişim hizmetleri tüm hane halkı tarafından
kullanılabilmekte iken, cepten genişbant erişim hizmetlerinin kullanıldığı cep
telefonlarının şahsa tahsisli olması nedeniyle abone sayısının diğer hizmetlere kıyasla
çok daha yüksek seviyede olduğu, bununla beraber, bilgisayardan mobil genişbant
hizmetleri tek başına sunulurken cepten mobil genişbant hizmetinin mobil ses ve SMS
hizmetleriyle paket halinde sunulduğu, bu kapsamda, her ne kadar kullanım alanı
bakımından, bilgisayardan mobil genişbant erişim hizmetlerinin cepten mobil genişbant
erişim hizmetlerine kıyasla sabit genişbant hizmetlerine daha yakın bir alternatif olduğu
düşünülebilse de, mobil modemler aracılığıyla bilgisayardan mobil genişbant kullanan
abonelerin sayısının yıllar itibarıyla artış eğiliminde olmadığı (2013 yılında 1,7 milyon
iken 2016 yılında 1,2 milyon) ancak sabit genişbant internet abone sayısının tüm
teknolojilerde (xDSL, fiber, kablo) yıllar itibarıyla arttığı, bu kapsamda mobil genişbant
hizmetinin çok küçük bir kısmını oluşturan bilgisayardan mobil genişbant hizmetlerinin
de sabit genişbant hizmetlerine ikame olmadığının düşünüldüğü ifade edilmektedir.
(86) Diğer yandan mobil genişbant teknolojilerinin herhangi bir lokasyondan internete erişim
imkanı sağlama esnekliği (mobilite avantajı) nedeniyle sabit teknolojiden farklılaşırken,
tüketicilerin hanelerde özellikle hız ve ücretlendirme avantajı nedeniyle sabit genişbant
hizmetini daha çok tercih ettiklerinin görüldüğü, IPTV, 4K gibi televizyon çözümlerinin
sabit genişbant altyapısı üzerinden sunulabilirken, herhangi bir lokasyonda ve hareket
halinde kullanılabilen teknolojilerin ise (loT, giyilebilir teknolojiler vb.) mobil genişbant
altyapısı ile sunulduğu, bu bakımdan her iki hizmetin kullanım amacının, kullanım
alanlarının ve hizmetlere ilişkin terminal cihazlarının da farklılaşabildiği belirtilmektedir.
(87) TURKCELL tarafından son olarak yıllar itibarıyla her iki hizmetin abone sayılarının da
artmakta olduğu; mobil genişbant kullanan abonelerin sayısının ve akıllı cihaz
penetrasyonunun artmasının 4.5G hizmetlerinin yaygınlaşması sonrasında da sabit
genişbant kullanan abone sayısında bir azalmaya neden olmadığı, ayrıca pazarda
sabit/mobil işletmecilerin entegre olarak sundukları her iki hizmeti de içeren çoklu satış
uygulamalarının mevcut olmasının iki hizmetin ikame değil birbirini tamamlayıcı olarak
kullanıldığını gösterdiği ifade edilmektedir.
18-29/497-238
22/122
(88) Yukarıda yer verilen bütün bilgiler birlikte ele alındığında mobil ve sabit teknolojiler
üzerinden sağlanan internet hizmetinin arz ve talep ikamesi bakımından farklılaştığı,
yıllar itibarıyla sabit ve mobil genişbant internet abone sayılarının birlikte artış
gösterdiği; mobil genişbant kullanan abonelerin sayısının 4,5G hizmetlerinin
yaygınlaşmasının sonrasında da sabit genişbant internet kullanan abone sayısında bir
azalmaya neden olmadığı, mobil genişbantın sabit teknolojilere göre çok daha düşük
bağlantı hızı ve veri kullanım olanağı sunduğu, sabit genişbant internet fiyatının mobil
internete kıyasla daha uygun olduğu, abonelerin ihtiyaç ve alışkanlıklarına göre sabit
ya da mobil genişbant internet kullanma tercihlerinin farklılık gösterdiği, pazar
oyuncularının her iki hizmeti de içeren çoklu oyun paketleri sunma eğiliminde oldukları
görülmektedir.
(89) D-SMART, TÜRKSAT ve TURKCELL’in yukarıda yer verilen cevabi yazılarında sabit
perakende genişbant internetin mobil genişbant internete kıyasla daha uygun fiyatlı ve
hane içinde paylaşılabilir olması, mobil genişbant internetin kullanıcıya sabit bir hız
taahhüdü verememesi ve veri indirme ve gönderme hızının sabite göre çok daha düşük
olması gibi sebeplerden dolayı halihazırda mobil genişbant internetin sabit genişbant
internete ikame olmadığını düşündükleri görülmektedir.
(90) TTNET’in birinci yazılı savunmasına ilişkin Ekonomik Analiz dairesinin gönderdiği
yukarıda detaylı bir biçimde yer verilen görüşte de aynı şekilde sabit ve mobil genişbant
internet hizmetlerinin birbirine ikame olmadığı ifade edilmektedir.
(91) Sonuç olarak;
Sabit perakende genişbant internet her aboneye özgü bir kapasite sunarken
mobil genişbant internetin teknik kısıtlardan kaynaklı kullanıcıya bağlantı hızı
garantisi sağlayamaması,
Mobil genişbant internet hizmetinin sabit genişbant internet hizmetine göre çok
daha düşük bağlantı hızı ve veri kullanım olanağı sunması; 2017 yılı üçüncü
çeyrekte sabit genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 87,23 GB
seviyesinde iken mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı
3,23 GB; cihazı ve SIM kartı 4.5G hizmetine uygun olan 4.5G abonelerinin aylık
ortalama internet kullanımı ise 6,5 GB olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca her ne
kadar 4.5 G teknolojisiyle eskiye nazaran mobil internetin hızı ve buna bağlı
olarak kullanılan veri miktarı artsa da Türkiye’de sabit genişbant abonelerinin
yaklaşık %70’inin 10-30 Mbps/sn hızda bağlantı sunan paketleri tercih ettikleri
bir ortamda 2017 yılı itibarıyla mobil internet veri indirme ve gönderme hızı
sırasıyla en çok 6 Mbps ve 2 Mbps olarak gerçekleşmesi,
Sabit genişbant internetle kıyaslandığında mobil cepten sunulan internet
paketlerinin düşük data miktarıyla ve daha yüksek fiyatla sunulması; her ne
kadar mobil bilgisayardan internet hizmetinde de sabit genişbant internet
hizmetlerinde olduğu gibi, tüketicilere yüksek data kullanım imkanı sağlansa da
sabit genişbanta kıyasla mobil bilgisayardan internetin fiyatının daha yüksek
olması
Yıllar itibarıyla sabit ve mobil genişbant internet abone sayılarının birlikte artış
göstermesi,
Abonelerin ihtiyaç ve alışkanlıklarına göre sabit/mobil internet tercihlerinin
farklılık göstermesi, sabit genişbant internet hizmetleri hanehalkının ortak
kullanımına yönelikken mobil genişbant internet hizmetlerinin daha çok bireysel
kullanıma yönelik olması,
18-29/497-238
23/122
Pazar oyuncularının her iki hizmeti de içeren çoklu oyun paketleri sunma
eğiliminde olması,
gibi hususlar ile sektör temsilcilerinin cevabi yazılarında ve Ekonomik Analiz Dairesinin
gönderdiği görüş yazısında yer alan sabit ve mobil genişbant internet hizmetlerinin
birbirine ikame olmadığı şeklindeki değerlendirmeler birlikte göz önünde
bulundurulduğunda ülkemizde söz konusu iki hizmetin mevcut durumda birbirine ikame
olmadığı kanaatine varılmıştır12.
(92) Bu açıklamalar ışığında perakende seviyede ilgili ürün pazarı 19.12.2013 tarihli,13-
71/992-423 sayılı ve 05.02.2015 tarihli,15-06/74-31 sayılı Kurul kararlarında olduğu gibi
DSL, kablo ve fiber teknolojilerini içerecek şekilde “perakende sabit genişbant internet
erişim hizmetleri” olarak tespit edilmiştir.
I.3.1.5 Ödemeli Televizyon Yayıncılığı Pazarı13
(93) Ödemeli yayıncılık platformları, farklı içerikleri (televizyon kanallarını) bir araya
getirerek kanal buketleri oluşturmakta ve bunları son kullanıcıya sunmaktadır. Açık
yayıncılıktan farklı şekilde bu işletmecilerin temel gelir kaynakları aylık abonelik sistemi
(ve bunun yanında izle öde seçenekleri) ile müşterilerinden elde ettikleri gelirlerdir.
(94) Türkiye’de, mevcut durumda, çeşitli televizyon kanallarını paketleyerek perakende
düzeyde (multi-channel distribütör) bir abonelik bedeli karşılığında tüketicilere sunan
ödemeli platform işletmecileri; DIGITURK, D-SMART, Platformtürk Digital Platform
Hizmetleri A.Ş. (Filbox)14, TTNET (Tivibu), SUPERONLINE (Evde Turkcell TV+),
TÜRKSAT (Teledünya)’dır. TÜRKSAT’ın sayısal kablo hizmeti olan Teledünya’nın yanı
sıra, analog kablo TV hizmetleri de abonelik bedeli karşılığında tüketicilere
sunulmaktadır.
(95) Halihazırda Türkiye’de ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri uydu, kablo ve
genişbant internet teknolojileri üzerinden verilmekte olup tüketicilerin yaklaşık %65,6
gibi önemli bir oranı uydu, % 20,23’ü kablo, %14,17 IPTV üzerinden verilen platform
hizmetlerini tercih etmektedir15.
Uydu
(96) Haberleşme uydularından geçirilen yayın sinyallerini kullanarak televizyon
programlarını ileten bir sistemdir. Sinyaller genellikle uydu çanağı ve LNB olarak
adlandırılan bir parabolik reflektör anten aracılığıyla alınır. Daha sonra bir uydu alıcısı
ve akıllı kart televizyon izlemek için istenilen televizyon programı çözer. Alıcılar STB ya
da dahili bir televizyon alıcısı olabilir. Uydu platformu, özellikle karasal televizyon veya
kablolu televizyonun olmadığı bölgelere geniş bir hizmet ve kanallar yelpazesi
sunmaktadır. Ülkemizde Uydu Platform Hizmeti sunan işletmeciler; DIGITURK, D-
SMART ve Filbox’dır16.
Kablo TV
(97) Televizyon programlarını koaksiyel kablolar aracılığıyla radyo frekansı üzerinden veya
fiber optik kablolar aracılığıyla ışık sinyalleri üzerinden iletir. Radyo programlama,
12 Report Impact Of Fixed-Mobile Substitution (FMS) in Market Definition isimli raporda BEREC
tarafından mobil ve sabit genişbant hizmetlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğu ifade edilmiştir.
13 Bu kısımda Dijitalleşme ve Yakınsama Bağlamında Televizyon Yayıncılığı Sektör İncelemesi
Raporu’ndan (Sektör İncelemesi Raporu) faydalanılmıştır.
14 2014 yılının 2. çeyreğinden itibaren faaliyet göstermeye başlamıştır.
15 Sektör İncelemesi Raporu, 2017
16 TELKODER Ödemeli Yayıncılık Platformu Raporu, 2015
18-29/497-238
24/122
yüksek hızlı internet, telefon ve benzer hizmetler de bu kablolar aracılığıyla sağlanabilir.
Ülkemizde Kablolu TV hizmeti sunan tek aktif işletmeci TÜRKSAT Teledünya’dır17.
Genişbant İnternet Teknolojileri
IPTV
(98) Şifreli, şifresiz TV kanallarının ve depolanan video içeriklerinin IP paketlerine
dönüştürülerek kapalı network üzerinden son kullanıcılara sunulması IPTV olarak
tanımlanmaktadır. IPTV hizmeti özel bir altyapı ve şebeke yatırımı gerektiren ve
kullanıcıya sunulan hizmet kalitesinin garanti edilebildiği internet tabanlı bir TV yayın
teknolojisidir. IPTV için gerekli veri akışı, geniş bant internet trafiğine karışmadan ve
internet trafiğinin yoğunluğundan etkilenmeden, öncelikli olarak kullanıcıya
ulaştırılmaktadır. IPTV servisleri, IP bazlı yapısı nedeniyle daha esnek ve yönetilebilir
yapılar olduğundan kullanıcı dostu özelliklerin (yayını durdurup yeniden oynatma, geri
sarma, kaydedilmiş içeriği izleme, isteğe bağlı video, etkileşimli hizmetler vb.) verilmesi
noktasında iyi bir zemin oluşturmaktadır.
(99) Sabit genişbant internet altyapısı üzerinden verilen ve temeli Multicast teknolojisine18
dayanan IPTV hizmeti multicast teknolojisinin mobil şebeke Radyo İnterface19
birimlerinde desteklenmemesi ve mobil şebekelerde frekansın kıt ve çok pahalı bir
kaynak olması gibi nedenlerden dolayı mobil şebeke altyapısı üzerinden
verilememektedir.
(100) IPTV hizmetlerinin sunumu, IP tabanlı altyapıyı, yeni nesil erişim şebekelerini ve
dolayısıyla yüksek bant genişliğini gerekli kılmaktadır. Türkiye’de mevcut durumda hem
xDSL hem fiber internet abonelerine IPTV hizmeti sunulmakla birlikte, teknik olarak
fiber internetin hız, kararlılık, kesintisizlik gibi yönlerden daha kaliteli hizmet sunumuna
imkan tanıması nedeniyle müşteri memnuniyeti fiber üzerinden sunulan IPTV
hizmetinde daha yüksek olmaktadır. IPTV hizmetleri kapsamında normal çözünürlükte
(SD) yayınlar en az 8 Mbps, yüksek çözünürlüklü (HD) yayınlar ise en az 12 Mbps
bağlantı hızı gerektirmektedir20.
OTT TV
(101) OTT (over-the-top) genel internet servisi üzerinden servis kalitesi taahhüdü olmaksızın
altyapıdan ve operatörden bağımsız olarak internete erişim imkanı olan her noktadan
son kullanıcılara sağlanan içerik, servis veya uygulamaların genel adı olarak
tanımlanmaktadır. OTT servisleri internet üzerinden sağlanan ses hizmetleri, web
tabanlı içerikler (haber siteleri, sosyal medya platformları), arama motorları, hosting
hizmetleri, e-mail servisleri, anlık mesajlaşma uygulamaları, video ve multimedya
içerikleri vb. kapsamaktadır.21
(102) OTT içerik ve uygulamalarının geçmişi çok gerilere gitmemekle birlikte, özellikle daha
fazla bant genişliği sunan fiber şebekelere geçişin artmasıyla internet üzerinden
sunulan içerik ve uygulamaların yaygınlığı, kalitesi ve çeşitliliği artmakta, bu
gelişmelerden OTT TV/video hizmetleri de nasibini almaktadır.
17 TELKODER Ödemeli Yayıncılık Platformu Raporu, 2015
18 Multicast (çok yöne yayın) bir mesajı birçok kişiye ulaştırırken en az bant genişliği kullanımını sağlayan
ağ protokolüdür. Bu sayede şebeke kaynakları daha verimli kullanılabilmektedir.
19 Mobil baz istasyonlarında bulunan, kullanıcının telefonu ile baz istasyonunda bulunan sistemlerin
radyo dalgaları üzerinden konuşmasını sağlayan ara birimdir.
20 Sektör İncelemesi Raporu, 2017
21 BEREC, Report on OTT services 2016, s. 14
18-29/497-238
25/122
(103) OTT TV/video hizmetleri televizyon yayınlarının eş zamanlı/canlı veya daha sonradan
(catch-up) izlenebilmesi, arşivlenmiş film, dizi vb. veya izleyici tarafından oluşturulmuş
içeriğe istenen yer, zaman ve cihazdan ulaşılabilmesi (video-on-demand) gibi unsurları
içermektedir.
(104) OTT’nin artan öneminin sezilmesi sonucunda ücretli ya da ücretsiz, akış (streaming) ya
da indirme şeklinde sunulan birçok OTT TV/video hizmeti ortaya çıkmıştır. Bunların en
çok bilinen bazı örnekleri Netflix, Now TV, Hulu, WhereeverTV, I-Tunes, YouTube ve
Amazon’dur22. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de ödemeli platform
işletmecilerinin ve kanal işletmecilerinin tüketicilere OTT erişimini olanaklı kılan çeşitli
hizmetler sunma eğiliminde oldukları gözlemlenmektedir. Halihazırda ülkemizde
TTNET TivibuGo, Superonline Turkcell Tv+, DIGITURK Digiturk Play, Doğuş Yayın
Grubu Puhu TV, D-SMART Blu Tv, Doğan Yayın Grubu NetD markalarıyla OTT TV
hizmeti sunmaktadırlar. Son olarak 2016 yılı itibarıyla dünyanın önde gelen OTT
TV/video hizmeti platformlarından Netflix de Türkiye’de hizmet vermeye başlamıştır.
(105) Her ne kadar ödemeli TV yayıncılığı hizmeti sunumunda kullanılan iletim altyapıları
farklılık gösterse de tüketici için önem arz eden husus platform içeriğine erişimdir.
Dolayısıyla ilgili pazara talep yönüyle bakıldığında tüketicilerin iletim altyapısından
bağımsız olarak içerik özelliği ve çeşitliliğine göre tercih yaptıkları görülmektedir. Bu
nedenle uydu, kablo ve IPTV altyapıları üzerinden verilen ödemeli TV yayıncılık
hizmetlerinin kullanım amaçları bakımından birbirine ikame olduğu anlaşılmıştır.
(106) Diğer taraftan günümüzde internet kullanımının artmasıyla birlikte tüketicilerin
istedikleri cihazdan, istedikleri yerde ve istedikleri zamanda televizyon ya da video
içeriğini tüketme eğilimde oldukları, bu nedenle ödemeli platform işletmecilerinin
pazarda ve talepte ortaya çıkan değişime cevap verebilmek amacıyla ödemeli platform
hizmetlerinin yanında OTT TV/video hizmetleri de sunmaya başladıkları görülmektedir.
Bu gelişmeler göz önüne alındığında OTT TV’nin diğer ödemeli TV hizmetlerine ikame
olup olmadığı konusu önem arz etmektedir.
(107) OTT TV’nin belirli özellikler bakımından diğer ödemeli TV yayıncılık hizmetlerinden
farklılaştığı söylenebilecektir. Öncelikle OTT TV genel internet bağlantısı üzerinden
abonelerin içeriğe eriştiği bir hizmet olduğundan aboneye TV/video izleme noktasında
herhangi bir görüntü/yayın kalitesi garanti edememektedir. Bununla birlikte Türkiye’de
ortalama sabit ve mobil internet hızları23 OTT TV/video hizmetlerinin sunumunda
gerekli olan minimum hızlara yakın ya da bunun üzerinde olsa da genişbant internet
penetrasyonun düşük seviyelerde olması24, OTT TV/video hizmetlerinin gelişimini
yavaşlatmaktadır.
(108) Bununla birlikte OTT TV/video hizmetleri kullanıcının internet kullanım kotasını
tüketmektedir. Dolayısıyla kullanım kotaları, limitsiz paketlerin yaygınlığı gibi unsurlar
22 Banerjee A., Alleman J. ve Rappoport, P. (2013), “Analysis of Video‐Viewing Behavior In The Era Of
Convergent and Connected Devices”, Communications and Strategies No 92.
23 OTT hizmetlerinin sağlanabilmesi için Türkiye de gerekli minimum bağlantı hızının 2 Mbps olduğu,
geleneksel televizyon ile rekabet halinde bir OTT TV/video deneyimi için 6-10 Mbps arası indirme hızı
gerektiği kabul edilmektedir. Türkiye de sabit genişbant bağlantı hızı 7.2 Mbps iken mobil bağlantı hızı
6.5 Mbps’dir.
24 Genişbant internet penetrasyon oranlarına bakıldığında, Türkiye’de sabit genişbant penetrasyon
oranının %13 (DSL için %9,7, kablo için %0,9 ve fiber için %2,4), OECD ülkeleri ağırlıklı ortalama
penetrasyon oranının ise %28,9 (DSL için %13,3 kablo için %9,6 ve fiber için %6) olduğu görülmektedir.
Bunun yanında mobil genişbant penetrasyon oranı Türkiye’de %64,8; OECD ülkelerinde ise ortalama
%95,1’dir. Artan abone sayısına rağmen Türkiye’nin genişbant internet penetrasyonu açısından OECD
ortalamasının gerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
18-29/497-238
26/122
OTT TV/video hizmetlerinin yaygınlaşması ve gelişmesi üzerinde etkilidir. Türkiye’de
genişbant internet kullanıcıları büyük oranda limitsiz paketleri tercih etse de adil
kullanım kotasının varlığı OTT hizmetlerinin yaygınlaşması bakımından sorun teşkil
etmektedir. Her ne kadar kota limiti bulunmasa da belirli bir kullanımın ardından internet
bağlantı hızı düşmektedir. Mayıs 2017 tarihinde BTK tarafından yapılan düzenlemeyle,
8 ile 16Mbit/s arasındaki bir hızda AKN’li paketi bulunan bir abone, AKN sonrası asgari
5 Mbit/s indirme hızı ile, 16 ile 24Mbit/s arasındaki bir hızda AKN’li paketi bulunan
abone ise AKN sonrası 8Mbit/s indirme hızı ile fatura dönemi sonuna kadar internet
hizmeti alabilecektir25. AKN hızlarında yapılan iyileştirmeye rağmen adil kullanım kotası
uygulamasının kesintisiz ve yüksek kaliteli OTT hizmeti alabilmenin önünde bir engel
yaratabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla, İSS’lerin müşterilerine verdikleri
hizmetlerde adil kullanım kotalarını kaldırmalarının, OTT TV/video hizmetlerinin
gelişimini olumlu yönde etkileyeceği kanaati hasıl olmuştur.
(109) Öte yandan yapılan son çalışmalara göre, 2010 yılından itibaren düzenli olarak artış
gösteren ve 2014 yılına gelindiğinde haftada yaklaşık 2 saat olan OTT TV/video
tüketiminin, düzenli artışını koruyarak 2022 yılında yaklaşık 25 saat/hafta seviyesine
ulaşacağı tahmin edilmektedir. OTT TV/video karşısında 2014 yılında yaklaşık 29
saat/hafta olan canlı/doğrusal televizyon hizmetleri tüketiminin ise düzenli bir şekilde
gerileyerek 2022 yılında yaklaşık 6,5 saat/hafta düzeyine düşeceği beklenmektedir.
2019 yılında ise yaklaşık 16 saat/ hafta seviyesinde OTT TV/Video tüketiminin,
canlı/doğrusal televizyon hizmetleri tüketimiyle eşitleneceği tahmininde
bulunulmaktadır26.
I.3.1.6. Sektör Temsilcilerinin IPTV ile OTT Hizmetlerine İlişkin Görüşleri
(110) IPTV ile OTT hizmeti arasındaki farkların (altyapı ve yatırım gereksinimi, içerik, kullanıcı
özellikleri ve alışkanlıkları vb. bakımdan) neler olduğu hakkında bilgi talep edilmesi
üzerine sektör temsilcileri tarafından gönderilen cevabi yazılarda ifade edilen hususlara
aşağıda yer verilmiştir.
(111) D-SMART’tan gelen cevabi yazıda; IPTV hizmetinin IP protokolü üzerinde çalışan bir
multicast routing protokolü vasıtasıyla bir içeriğe ait trafiğin tek paket bir kaynaktan
çoklu alıcıya ulaşmasını sağlayan bir mekanizma üzerine kurulu olduğu, buradaki
amacın aynı kaynağa ulaşmak isteyen istemcilerin her biri için aynı içeriğe ait veri
paketlerinin ayrı ayrı gönderilmeden band genişliği, işlemci, memory, interface v.s
kaynakların daha verimli kullanılmasının sağlanması olduğu, dolayısıyla OTT'de olduğu
gibi aynı içeriğin ve o içeriğin taşındığı veri paketinin aynı noktadan birden fazla istemci
olduğu andaki gibi istemci sayısı kadar gönderilmediği belirtilmektedir.
(112) TÜRKSAT’tan gelen cevabi yazıda; ödemeli TV’lerde başlangıç maliyeti yüksekken
OTT’de altyapı ve yatırım maliyeti avantajlarının bulunduğu, ayrıca global oyuncuların
OTT uygulamalarıyla içerik maliyeti avantajlarını da kullanarak ulusal ödemeli TV
pazarına ulusal fiyat bandında ve üzerindeki fiyatlarla girerek müşteri kazandıkları ifade
edilmektedir. Ayrıca IPTV’nin aboneler ile merkezi yayın sistemleri arasında operatörün
kapalı ağı üzerinden verilen bir servisken, OTT’nin genel internet üzerinden servis
kalitesi taahhüdü olmaksızın altyapıdan ve operatörden bağımsız olarak erişim imkanı
olan her noktadan sunulan bir servis olduğu, dolayısı ile servis kalitesi garantisi
olmaması, operatör ve şebekeden bağımsız olması ve çok kişiye ulaşması, içerik ve
25
AKN+Du%CC%88zenleme_BASIN+AC%CC%A7IKLAMASI_son.pdf
26 Telkoder (2015), “İnternet Tabanlı Hizmetler (ITH/OTT) Elektronik Haberleşme Sektörüne Etkisi ve
Düzenleme Önerileri”.
18-29/497-238
27/122
altyapı maliyetleri gibi hususlardan dolayı IPTV servislerine göre daha avantajlı olduğu
ifade edilmektedir.
(113) DIGITURK tarafından gönderilen cevabi yazıda; IPTV'nin müşteriye verilen servis
kalitesinin garanti edilebildiği bir TV yayın teknolojisi olduğu, bundan dolayı özel bir
altyapı ve şebeke yatırımı yapılmasının gerektiği, bu yatırım sayesinde IPTV için gerekli
veri akışının, geniş bant internet trafiğine karışmadan ve internet trafiğinin
yoğunluğundan etkilenmeden öncelikli olarak müşteriye ulaştırıldığı, OTT
işletmecilerinin herhangi bir hizmet kalitesi yükümlülüğü olmaksızın telekomünikasyon
altyapıları üzerinden faaliyet gösterdikleri, mobil ve sabit geniş bant internet erişim
hızının hızla artması, kotaların azalması ve video sıkıştırma algoritmalarının gelişmesi
gibi sebeplerle OTT kalitesinin ve tüketicilerin OTT’ye yönelik tercihlerinin her geçen
gün arttığı, ayrıca OTT’nin Netflix'te olduğu gibi hem kendi kendine yeterli bir hizmet
olarak, hem de kablolu/doğrudan eve yayın (DTH) ödemeli televizyon yayıncılığı
hizmetlerinin sağlayıcıları açısından tamamlayıcı mobil/internet hizmeti olarak, yaygın
hale geleceğinin değerlendirildiği belirtilmektedir.
(114) Ayrıca IPTV altyapısı internet trafiğinden izole edilmiş bir veri akışının sağlanması
üzerine kurulduğu için IPTV’nin mobil internet şebekesi üzerinden sunulamadığı, mobil
şebekelerde frekansın kıt ve çok pahalı bir kaynak olmasından dolayı, ayrı bir frekans
harcayarak mobil IPTV şebekesi kurulmasının ticari olarak mümkün olmadığı,
yürürlükteki mevzuat gereği IPTV aynı internet servis sağlayıcısı tarafından verilebilen
bir hizmetken OTT’nin internet servis sağlayıcısından bağımsız olarak verilebilen bir
hizmet olduğu, OTT işletmecilerinin işletme maliyetlerinin düşük olmasının iş ve
fiyatlama stratejilerine ilişkin son derece esnek olmalarına imkân verdiği ve bu
nedenlerle, OTT işletmecilerinin gelecekte diğer ödemeli TV yayıncıları üzerinde
rekabetçi baskı uygulayacaklarının düşünüldüğü ifade edilmektedir.
(115) TURKCELL’den gelen cevabi yazıda; IPTV’nin sabit genişbant internet altyapısı
üzerinden verilen ve temeli Multicast teknolojisine dayanan bir servis olduğu, multicast
teknolojisinin mobil şebeke Radyo interface birimlerinde teknolojik olarak
desteklenmediği, bu sebeple IPTV hizmetinin mobil şebeke altyapısı üzerinden
verilemediği, OTT'de ise Unicast trafik tipinin kullanıldığı, Unicast trafik hem sabit
şebeke hem de mobil şebeke düğümlerinde desteklendiği ve temel trafik tipi olduğu için
bu hizmetin her iki şebeke tipinde de verilebildiği ayrıca IPTV yatırımlarının yönetilen
bir aItyapı ve cihaz (STB) gerektirmesinden dolayı OTT yatırımlarına göre daha
maliyetli olduğu belirtilmektedir.
(116) Diğer taraftan online video ve TV tüketiminin günden güne arttığı, özellikle genç nesilde
online video tüketiminin geleneksel TV tüketiminin üzerine çıkmış durumda olduğu,
kullanıcı alışkanlıklarına bakıldığında IPTV'nin kullanıcının büyük ekran ihtiyaçlarına
cevap verdiğinin, dolasıyla uzun süreli içeriklerin OTT’ye kıyasla IPTV üzerinden
tüketildiğinin görüldüğü, bu nedenle OTT odaklı servislerin daha çok mobiI ve küçük
ekranlara ve çok kısa süreli, anlık içerik ihtiyaçlarına odaklandığı, her ne kadar bağlantı
hızlarının ve kalitenin artması ile Apple TV ve Android TV destekli büyük ekranlara
odaklanan OTT cihazlarının (STB) arttığı gözlemlense de, mobil ve sabit internet
üzerinden verilen hizmetler, IPTV gibi bu işe odaklı olarak yönetilen ağlar üzerinden
verilen hizmetler olmadığından her zaman için birtakım kısıtların olabileceği, bu
nedenle OTT servislerinin IPTV servis kalitesinde olamayacağının düşünüldüğü
belirtilmektedir.
(117) Sonuç olarak her ne kadar potansiyel açıdan rekabetçi özelikler gösterse de gerek
görüntü/yayın kalitesi belirsizliği, kota kısıtı, genişbant internet penetrasyon oranı
18-29/497-238
28/122
düşüklüğü gibi sebeplerden gerekse sektör temsilcilerinin yukarıda yer verilen
görüşlerinden OTT TV/video hizmetlerinin ülkemizde kısa vadede ödemeli platform
hizmetlerine ikame olamayacağı, mevcut durumda tamamlayıcı nitelikte bir hizmet
olduğu değerlendirilmektedir.
(118) Yukarıda yer verilen değerlendirmelerin yanı sıra Kurul’un benzer faaliyetlerin ele
alındığı kararlarında27 ilgili ürün pazarını “ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri”
olarak tanımladığı, yerinde incelemede elde edilen belgelerden de TTNET’in Tivibu’nun
rakibi olarak DIGITURK, D-SMART, Teledünya/Kablo TV ve Turkcell TV’yi gördüğü,
ücretsiz televizyon hizmetlerinin baskısını hissetmekle birlikte faaliyet gösterdiği pazarı
“ödemeli televizyon yayıncılığı” olarak tanımladığı, TÜRK TELEKOM abonelerinin
yarısının fiyatı ne olursa olsun ödemeli hizmetleri ücretsiz hizmetlere alternatif olarak
değerlendirmediği göz önüne alındığında, ilgili ürün pazarının OTT TV hizmetlerini
içermeyecek şekilde “ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri” olarak tanımlanmasının
uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
(119) Başvuru konusu hizmetler bakımından ülke çapında rekabet şartlarının homojen olması
nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.4. Dosya Kapsamında Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.4.1. BTK Tarafından Gönderilen Görüş
(120) Yukarıda özetlenen başvurunun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olması
sebebiyle, 5809 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrası gereğince BTK’dan görüş
talep edilmiştir. Cevaben gönderilen görüşte,
Ülkemizde 5809 sayılı Kanun kapsamında elektronik haberleşme pazarlarına
ilişkin düzenlemelerin BTK tarafından gerçekleştirildiği,
Bu kapsamda yürütülen pazar analizleri neticesinde hem ilgili pazarların
tanımlandığı hem de ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne (EPG) sahip
işletmelerin belirlendiği,
İlgili mevzuat kapsamında BTK tarafından yapılan pazar analizi çalışmaları
neticesinde EPG'ye sahip olduğu belirlenen işletmecilere erişim ve referans teklif
hazırlama yükümlülükleri de dahil olmak üzere çeşitli yükümlülükler
getirilebildiği,
İlgili pazarlarda getirilen yükümlülüklerin bir sonucu olarak, TÜRK TELEKOM’un
internet servis sağlayıcılara (İSS) toptan seviyede sunduğu DSL (bakır kablo)
internet hizmeti tarifelerinin BTK onayına tabi olduğu,
DSL, kablo, fiber vb. altyapılar üzerinden İSS'lerin son kullanıcılara perakende
seviyede sunduğu internet erişimi tarifelerinin BTK onayına tabi olmadığı,
Rekabet Kurumuna yapılan söz konusu başvurularda bahsi geçen Tivibu
hizmetine yönelik muhtelif kampanyaların TTNET tarafından perakende
seviyede sunulan hizmetler olduğu ve tarife düzenlemelerine tabi olmadığı,
Son yıllarda diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de özellikle internet
erişim hizmeti sunan işletmecilerin dikey bütünleşik yapıya geçmelerinin etkisiyle
söz konusu şikayetlere konu üçlü ve dörtlü paketlerin (telefon, GSM, internet, TV
vb.) sunulmasında artış yaşandığı,
27 19.12.2013 tarihli, 13-71/959-406 sayılı karar; 05.02.2015 tarihli, 15-06/74-31 sayılı karar.
18-29/497-238
29/122
BTK tarafından tanımlanan genişbant pazarlarında EPG'ye sahip işletmeciye
getirilen yükümlülükler arasında fiyat sıkıştırması yükümlülüğüne yer verilmese
de, perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında paket
hizmetler kapsamında -diğer İSS'lerin farklı teşebbüslerle işbirliğine giderek ya
da doğrudan kendi girişimleri ile- benzer kampanyalar sunmasının teknik ve
ekonomik tekrarlanabilirlik kıstasları çerçevesinde mevcut pazar koşulları
dahilinde incelenmesinin önem kazandığı,
İlgili pazarlarda BTK düzenlemeleri ile birlikte paket olarak sunulan hizmetlerin
farklı özel iletişim vergisi (ÖİV) oranlarına tabi olduğu hususunun göz önünde
bulundurulmasının gereklilik arz edeceği,
Alternatif İSS'leri pazar dışına itebilecek fiyat dışı ve fiyat bazlı rekabet
aksaklıklarının önüne geçilmesini teminen Tivibu hizmetine ilişkin maliyetlerin,
birlikte sunulduğu genişbant ve/veya ses hizmeti maliyetleri ile birlikte fiyat
sıkıştırması testlerinde dikkate alınabileceği
ifade edilmektedir.
(121) Ayrıca soruşturma kapsamında BTK’dan genişbant internet hizmetleri ile IPTV
hizmetlerine ilişkin bazı hususlarda açıklama ve değerlendirme talebinde
bulunulmuştur. Konuya ilişkin BTK görüşünde;
Bir tüketicinin, internet hizmeti aldığı İSS’den farklı bir sağlayıcının internet
hizmeti üzerinden IPTV kullanmasının önünde engel bulunmamakla birlikte, bu
durumun teknik (ve ekonomik) açıdan uygulanabilirliği ile fiili durum hakkında,
her iki hizmeti -birlikte veya münferiden- sunabilmekte olan işletmecilerden
görüş alınmasının uygun olacağı,
BTK tarafından genişbant internet ve IPTV hizmetlerine yönelik olarak
“ekonomik tekrar edilebilirlik” analizi gerçekleştirilmemesi nedeniyle bu konuda
bir uygulama tecrübesi bulunmadığı, ancak söz konusu analiz kapsamında
gerçekleşen gelir ve gerçekleşen maliyet/gider verilerinin kullanılmasının uygun
olacağı,
Ayrıca söz konusu analizde öncelikle mevcut müşteri portföyüne dayalı bir
çalışma yapılmasının uygun olacağı, gerekli görülmesi halinde ileriye dönük
olarak potansiyel/öngörülen müşteri portföyü ve alternatif senaryolar üzerinden
de ayrıca inceleme yapılabileceği,
İlgili pazarda etkin piyasa gücüne (EPG) sahip olduğu belirlenen işletmecilere
erişim ve referans teklif hazırlama yükümlülükleri de dahil olmak üzere çeşitli
yükümlülüklerin getirilebildiği,
Söz konusu referans erişim teklifinde TÜRK TELEKOM’un multicast erişim
hizmetini BTK tarafından onaylanan usul, esas ve ücretlerle sunacağı hususuna
yer verilmekle birlikte halihazırda multicast erişim hizmetine ilişkin BTK
tarafından onaylanan usul, esas ve ücretin bulunmadığı,
TTNET’in perakende seviyede sunduğu IPTV hizmetinin BTK tarife
düzenlemelerine tabi olmaması nedeniyle, inceleme konusu kampanyanın
ekonomik tekrar edilebilirliğine yönelik aktarılabilecek ilave bilginin olmadığı,
Veri Akış Erişimi (VAE) hizmetini kullanan tüm İSS’lerin 14.10.2016 tarihi
itibarıyla paket bazlı tarifeden port ve transmisyon ücretlendirme modeline
18-29/497-238
30/122
geçtiği, söz konusu ücretlendirme modelinde, port (erişim) ücreti ve Mbps başına
transmisyon ücreti olmak üzere iki kalem ücret bulunduğu,
VAE hizmetine ilişkin paket bazlı ücretlendirme modelinde İSS’ler, AKN ve hız
profilleri önceden TÜRK TELEKOM tarafından belirlenmiş paketleri
sunabiliyorken, port ve transmisyon bazlı ücretlendirmede İSS’lerin söz konusu
parametreleri kendilerinin belirleyebilir konumda olduğu,
Paket bazlı ücretlendirme modelinde İSS’lerin abonelerinin abone başına
kullanım değerlerinin toptan düzeyde TÜRK TELEKOM’dan alınan paketlere
ilişkin ücretleri etkilemediği, ancak port ve transmisyon ücretlendirme modelinde
transmisyon ücretlerini etkilediği,
2017 yılında yapılan değişiklik ile transmisyon ücretinin logaritmik olarak
ücretlendirilmeye başlandığı, abone başına kullanım miktarına göre 4 dilime
ayrıldığı ve her bir dilimde yer alan kullanım değeri için ilgili fonksiyon dikkate
alınarak transmisyon ücretinin hesaplandığı,
Bahse konu 4 kademeli transmisyon ücretlendirme modelinin üst baremlerinde
yer alan abonelerinin abone başına kullanım değeri yüksek olan İSS’lerin daha
yüksek transmisyon maliyetlerine katlandığı, abone başına kullanım değeri daha
düşük olan İSS’lerin daha alt kademede yer alması nedeniyle daha düşük
transmisyon maliyetine katlandığı,
İSS’lerin paket bazlı ücretlendirme modelinde katlandıkları maliyetler ile port ve
transmisyon bazlı ücretlendirme modelinde katlandıkları maliyetler; abonelerin
portlarda dağılımına, aboneye sunulan paketlere ve abonelerin abone başına
kullanım değerlerine göre değişiklik göstermesi sebebiyle kıyaslanamadığı,
VAE hizmeti için port ve transmisyon bazlı ücretlendirmeye yönelik usul ve
esaslar kapsamında herhangi bir negatif ayrımcılık yapılmadığı ancak daha az
abonesi olan işletmecilerin VAE hizmeti kapsamında daha düşük maliyetlerle
transmisyon hizmetinden yararlanabilmesine olanak sağlandığı
ifade edilmiştir.
I.4.2. RTÜK Tarafından Gönderilen Görüş
(122) Dosya kapsamında RTÜK’ten, televizyon yayıncılığında kullanılan altyapıların
izleyiciler açısından birbirine ikame olup olmadığına ilişkin ve ayrıca hizmet sağlayıcılar
açısından IPTV, OTT TV ve Web TV hizmetlerinin sunulabilmesi için gerekli izin ve
lisanslama hususlarına yönelik bilgi talebinde bulunulmuştur. Cevaben gönderilen
görüşte özetle;
Uydu ve kablo iletim ortamlarına yönelik lisanslama işlemlerinin, 6112 sayılı
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun (6112
sayılı Kanun) ve ilgili mevzuat kapsamında RTÜK tarafından yürütüldüğü,
6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında karasal, kablo ve uydu iletim
ortamlarının düzenlendiği, IPTV teknolojisinin kablolu yayın iletim ortamlarının
alt başlığı olarak yer aldığı,
RTÜK tarafından iletim yetkisi verilen kuruluşlardan Tivibu ve Turkcell TV Plus’ın
IPTV altyapısı kullanarak yayın iletimlerini gerçekleştirdiği,
OTT TV’nin, izleyicilerin istedikleri yerde, istedikleri zamanda, istedikleri içerikleri
masaüstü bilgisayar, notebook, tablet ve akıllı TV gibi cihazlar aracılığıyla
18-29/497-238
31/122
internet üzerinden izlemelerine olanak sağlayan yeni nesil yayıncılık tekniği
olarak tanımlanabileceği,
OTT TV ile IPTV teknolojilerinin hizmet kalitesi, kullanıcıya garanti edilen hız
kalitesi ve kullanılan altyapı noktasında birbirinden ayrıştığı
IPTV ile video servisleri için kapalı bir ağda kullanıcının ihtiyacı olan bant
genişliğinin ve görüntü kalitesinin garanti edildiği, OTT TV’de ise kullanıcılara
mevcut internet bant genişliğine göre uyarlanabilir bir video kalitesi sunulduğu
ve dolayısıyla bir servis kalitesi garanti edilemediği,
2017 yılı için tahsil edilen yayın lisans yetkilendirme ücretinin platform
işletmecileri için 125.451,00 TL+(Abone sayısı*0,501802) TL, altyapı
işletmecileri için 313.626,00 TL olduğu,
ifade edilmiştir.
I.4.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(123) Delil 1: TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..)’un bilgisayarında yapılan
yerinde inceleme sonucu elde edilen bilgi ve belgelerde; ödemeli televizyon hizmetleri
ile genişbant internet hizmetlerinin birlikte sunulmasının sağlayacağı avantajlara
istinaden, bu hizmetlerin birlikte satışına ilişkin stratejilerin kapsamlı biçimde
değerlendirildiği görülmektedir. Bu bağlamda (…..) çok sayıda seçeneğin analiz
edildiği, müşteri bağımlılığını arttırabilmek bakımından Türk Telekom Grubu’nun 2019
yılına kadar genişbant internet abonelerinin (…..)’sine IPTV aracılığıyla ulaşması
gerektiğinin tartışıldığı görülmektedir.
(124) Delil 2: TÜRK TELEKOM Avukatı (…..) tarafından Çoklu Ürünler Kıdemli Uzmanı
(…..)’a gönderilen 05.02.2016 tarihli ve “Aile Boyu-TV” konulu e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Her ne kadar kampanya süresi (…..), abone sayısının (…..) kişi ile sınırlanmış
olsa bile,Tivibu giriş paketi ile internet hizmetinin bundle edildiği Aile Boyu
Kampanyası kapsamında belirlenen ücretlerin bir bütün olarak maliyetlerini
karşılaması gerektiğini, aksi halde rekabet hukuku bakımından riskli olduğunu
değerlendiriyoruz. Nitekim, Ankara 8. idare Mahkemesi ekli kararında,
kampanyanın etki doğurduğu, 4 aylık sürenin dahi somut olayda Rekabet
Hukuku ilkelerine göre rekabet karşıtı piyasa kapamanın oluşması için yeterli
olduğuna karar vermiştir.”
(125) Delil 3: Çoklu Ürünler Müdürü (…..) tarafından TÜRK TELEKOM Avukatı (…..)’e
gönderilen 16.02.2016 tarihli ve “Aile Boyu-TV” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Bundle olarak yapılan işlerde belirlenen ücretlerin bir bütün olarak maliyetleri
karşılaması gerektiği konusunda mutabıkız. Burada farklı bir noktayı daha
sorgulamak istiyoruz. Maliyet ve ücretleri bir bütün olarak değerlendirirken
TTnet'in hâkim gücünü, Tivibu'yu kullanarak kendine avantaj sağlamamalı diye
yorumluyoruz. Yine de Tivibu'nun perakende fiyatından sunduğu bir teklifi
bundle etmesi durumunda, TTnet kârlılık testine bakılmasının yeterli
olabileceğini düşünüyoruz. Eğer bir müşteri Tivibu paketini TTnet DSL ürünü ile
bundle olmadan (…..)TL'den alabiliyorsa, bundle içinde Tivibu'ya yine
(…..)TLalabilecek şekilde emsal teşkil edilmesini sağlayabilir miyiz? Konu biraz
karışık bu yüzden örnekle açıklamak gerekirse, TTnet'in tek başına kârlılık testini
kurtaran bir DSL teklifi için (…..)TL aldığımı düşünelim. TTnet kârlılık testinden
18-29/497-238
32/122
bu teklifle geçtiği için bu ürünü satmasında bir sakınca olmayacaktı. Bu urunu
alan bir müşteri ayrıca gidip Tivibu teklifi kârlılık testi açısından negative
olmasına rağmen (…..)TL'lik Tivibu teklifinden de faydalanabiliyor. Yani
toplamda (…..)TL'ye TTnet DSL teklifi ve Tivibu'dan faydalanmış oluyor.
Bizde bu (…..)TL'lik TTnet DSL teklifine bundle olacak şekilde (…..)TL'lik Tivibu
teklifini eklemek istiyoruz. Yani müşteri toplamda yine (…..)TL ödemiş olacak.
Ek olarak da Tivibu'nun tekil satıldığı duruma göre TTnet'in ADSL işi rakiplerine
karşı ek bir avantaj sağlamamış olacak.”
(126) Delil 3 kapsamında TÜRK TELEKOM Avukatı (…..) tarafından Çoklu Ürünler Müdürü
(…..)’e gönderilen 03.03.2016 tarihli ve “Aile Boyu-TV” konulu e-postada aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Merhabalar,
Bildiğiniz üzere, hard bundle kurgularda iki ürünün birlikte alınması zorunlu
tutulmakta, bir hizmetin alınmaması halinde faydadan yararlanılamamaktadır.
Bu nedenle aşağıdaki kurguda, internet hizmeti ile Tivibu hizmetinin birlikte
alınması zorunlu tutulmaksızın (soft bundle olarak) sunulması ve yapılacak
iletişimlerde aşağıdaki hususlara uyulması kaydıyla TV'de ve görsel iletişimde
iki kampanyanın toplam fiyatının birlikte duyurulmasının rekabet hukuku
açısından savunulabilir olacağını düşünüyoruz.
Hazırlanacak görsellerin dipnotunda her bir hizmetin ayrı ayrı da aynı fiyata
satın alınabileceğine, sunulabileceğine dair bilgilendirmeye mutlaka yer
verilmesi,
Bu bilgilendirmenin dipnotun yanı sıra mutlaka başka bilgilendirme
mecralarında da (örn; taahhütname, tanıtım broşürleri, web sayfası vs.) yer
alması,
Paketin içeriğinde yer alan internet hizmetinin maliyetini karşılaması,
Kampanya taahhütnamesi ya da yazılı herhangi bir dökümanda ve/veya fiilen
uygulamada, ürünleri birlikte almaya ya da birlikte cayma bedeli uygulamaya
yönelik bir zorlama getirilmemesi, bu hususta herhangi düzenlemeye yer
verilmemesi,
İyi Çalışmalar,
(…..)”
(127) Delil 4: Sabit Geniş. Müş. Elde Tutma Yn. Gr. Md. (…..) tarafından (…..) ve (…..)’a
gönderilen 21.04.2016 tarihli ve “IPTV-DSL Churn İlişkisi Üzerine” konulu e-postada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba,
2015'in 2. yarısı itibari ile IPTV satışlarında bir ivmelenme var, özellikle 2016Q1
itibari ile de ekip olarak IPTV crossell'lerine odaklandık. Bu nedenle IPTV ile DSL
arasında iptal ilişkisi üzerine analitik ekip ile bir çalışma yaptık.
IPTV kullanımları artması DSL+IPTV churn adetlerinin düşüşünde pozitif
etkisi var.
DSL'de özellikle IPTV satışlarının push edilmesinin pozitif etkisi var.
IPTV arızaları sonrası iptaller DSL Churn'u de etkiliyor. iTurk Telekom
network'üne olan güveni sarsıyor olduğunu düşüyoruz. Özellikle gerçek hızı
8Mbps altı paketlerde olumsuz etkisi olduğu şeklinde yorumluyoruz.
18-29/497-238
33/122
…”
(128) Delil 5: Genişbant Analitik Uzman Yardımcısı (…..) tarafından (…..)’a gönderilen
28.09.2016 tarihli ve “IPTV Retention Etkisi” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“…
24 aylık ortalamaya bakıldığına; IPTVIi abonelerin %(…..), IPTVsiz abonelerin
%(…..) oranında iptal etmiştir.
Buna dayanarak IPTV sahipliğinin DSL iptallerini %(…..) oranında düşürdüğü
sonucuna ulaşılmıştır.
…”
(129) Delil 6: Consumer Revenue Reporting and Performance Monitoring tarafından (…..)
ve (…..)’e gönderilen 06.05.2016 tarihli ve “FBB Yeni Yıl Kampanya
Sonuçları_05.05.2016” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba
4 Ocak 'da başlayan "Yeni Yıl" kampanyasının sonuçları aşağıdaki gibidir;
Aktivasyon - Deaktivasyon Trendi
o Kampanyada (…..) adet aktivasyon, (…..) adet iptal gerçekleşmiştir.
o Aktivasyonların %(…..)'i PSTN'li satışlar olup, %(…..)'i Yalın,% (…..)'i THK
erişimli satışlardır.
o Aktivasyonların %(…..)'ı TTBayi, %(…..)'i TT Ofis kanalından
gerçekleşmektedir.
o Aktivasyonların %(…..)'si (…..)TL (Net Limitsiz 50 GB& Fiber/Hipernet Limitsiz
35 GB), %(…..)'i (…..)TL (Ultranet Limitsiz 50 GB& Fiber/Hipernet Limitsiz 75
GB) fiyat seviyesinden gerçekleşmiştir.
…”
(130) Delil 7: (…..) tarafından (…..), (…..), (…..) ve (…..)’e gönderilen 12.02.2016 tarihli ve
“TIVIBU &İnternet Soft Bundle Toplantısı Hk.” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Merhaba,
11.02.2016/Maçka-Toplantı notları:
- TIVIBU teklifi:
(…..).
- Hedef Kitle:
(…..).
-Fizibilite:
(…..)
-Bundle (FBB+Tivibu)
(…..).
…”
(131) Delil 8: (…..) tarafından TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..)’e gönderilen
22.01.2016 tarihli ve “FBB Yeni Yıl Kampanya Sonuçları_20.01.2016.” konulu e-
postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
18-29/497-238
34/122
“(…..) Merhaba,
Raporumuzu paylaşıyorum aşağıda;
(…..) seviyesine yükselmiştir.
Bundle oranı Ocak ayının ilk 2 haftasında %(…..) iken, (…..)tl kampanyası ile
birlikte %(…..)'a yükselmiştir.
Bundle satışların %(…..)'si (…..)TL paketi ile yapılmakta olup, %(…..)'i ise
(…..)tl sinema ve (…..)tl Süper paket ile yapılmaktadır.
(132) Delil 9: TÜRK TELEKOM TV Pazarlama Direktörü (…..) tarafından 24.12.2015
tarihinde (…..) ve (…..)’na iletilen “Tivibu birim maliyeti” konulu mailde aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“(…..) merhaba;
Tivibu için ortalama aylık gelir olarak (…..) TL alabilirsiniz.
Prim maliyeti aktivasyon başına kanal bazında aşağıdaki gibidir. Bu veriler Q2
dönemindeki gerçekleşen datasına göre hazırlanmıştır.
Bilgilerinize...
(…..)”
(133) Delil 10: (…..) tarafından TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..)’ e gönderilen
03.12.2015 tarihli ve ‘‘TV Bundle’’ konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) günaydın, Mevcut tekliflere baktığımda biz FBB (…..) ve (…..) ile bndle
calıştık. (…..) hızdaki internet (…..) TL +connection (…..) TL= (…..) TL. Buna
(…..) TL sinema eklediğimde (…..) TL oluyor. (…..) TL dersem ise aslında
(…..)'a geliyorum. Anladığım kadarı ile (…..), hızı arttırıp aslında bizim (…..)'a
gerilememizle oluşan marjı burada kullanmak istiyor. 0 durumda aslında daha
hızlı bir internetle tivibu veriliyor. Bunu kontrol etmek lazım. Bir de biz düşük
hızda da daha geride fiyat yaratabilir miyiz ona da bakılabilir. Ama (…..) tek hız
ile yapalım derse ki, öyle diyor. 0 zaman sahaya da KPI olarak o bundle'ı hedef
vermek lazım.
Fiber Cinema
Fiber Super
DSL Cinema
DSL Super
İnternet (…..) (…..) (…..) (…..)
Cinema (…..) (…..)
super (…..) (…..)
2p (…..) (…..) (…..) (…..)
PSTN (…..) (…..) (…..) (…..)
3P (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer taraftan DSL 'de de teklif sunmak gerekir. Sadece FBB olmasın. DSL'de
(…..)'de (…..)'a gelebiliyor internet. Buna sinema eklediğimizde yine (…..)'a
Maliyet
Proaktif (…..)
TTDM (…..)
TTM (…..)
TTİM (…..)
TTİM
Çapraz
(…..)
18-29/497-238
35/122
gelebiliyoruz. Connection dahil fiyat söylemek ister isek (…..)TL'ye
sunabiliyoruz. Bunu da DTH bundleda fırsat görmek lazım.”
(134) Delil 11: Tivibu Müşteri Kazanımı ve Bağlılık Müdürü (…..) tarafından (…..) ve (…..)’na
gönderilen 03.11.2015 tarihli ve “Soft Bundle” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Selamlar,
Dün konuştuğumuz bundle konusu ile ilgili olarak; herhangi bir 24 ay taahhütlü
kampanyanın koşullarını değiştirmemiz yeterli olmuyor. Eş zamanlı başka bir
kampanya ile taahhüt süresinde, abone olma şartlarında, hizmete vs ayırt edici
bir özellik olmaksızın farklı fiyat sunmak BTK nezdinde ceza riski doğuruyor ve
sorunumuzu çözmüyor maalesef.
Bu nedenle elimizdeki tek opsiyon, bundle süresince (…..)tl teklifi ile ilerlemek
gibi görünüyor. Yeniden değerlendirmenizi bekliyoruz.”
(135) Delil 12: (…..) tarafından (…..) ve (…..)’a gönderilen 06.01.2016 tarihli ve “Bundle
kampanya roadmap ve iletişim” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ Merhabalar,
Bireysel pazarlama ile mutabık kalarak bundle teklifler ile ilgili aşağıdaki şekilde
ilerliyoruz:
1. Şenlik kampanyalarını önümüzdeki hafta kapatacağız, iletişimlerin
durdurulması gerekiyor.
2. İnternet tarafında yeni çıkılan "Yeni Yıl" Kampanyası ((…..)tl erişim dahil)"
iletişimi bu akşam başlayacakmış. Onun medya planına göre, o bittiğinde
yeniden bundle iletişime başlayacağız.
Bundle iletişim kapsamında "(…..)tl giriş. paketi= (…..)" üzerine bundle iletişimi
çalışmamız gerekiyor.
Burada yine "l hazirana kadar tüm kanallar hediye" diyeceğiz. Bunun
brieflememiz ve "yeni yıl kampanyasının iletişimin bitmesi ile iletişime
başlamamız gerekiyor.
Yeni yıl kampanyası şubat sonunda biteceği için bu iletişimi şubat sonun bitecek
şekilde hazırlanmamız gerekiyor.
3. Mart ayından itibaren internet tarafında yeni portföy yapısına geçilecek;
Bu kampanyalarda 12-24-36 taahut seçenekleri olan, modemli - modemsiz,
internette tüm erişim ve hizmet tiplerini içeren ve ilk kez DSL/Fiber/Hiper
fiyatlarını aynı AKN noktalarının eşitlendiği, esnek kampanya yapısı olacak. Bu
kampanyalar yıl boyunca devam edecek
Internet tarafındaki hedef fiyat (…..) TL, burada da yine (…..)tl üzerine iletişimi
kurup (…..) fiyat seviyesinde bir bundle iletişimi olacak.
Bu plan çerçevesinde ihtiyaçlarımız şu şekilde
Bunun iletişimi için öncelikle POP hazırlayıp sahaya indirmemiz, yukarıda
bahsettiğim gibi ay sonu yayında olacak şekilde de ATL çalışmamız gerekiyor
• Şubat sonunda da farklı bir fiyat seviyesine geçileceği için bu iletişimin bitirilip
ve pop lerin sahadan toplanıp (…..)teklifine ilişkin iletişim materyallerini
hazırlamamız gerekiyor.”
(136) Delil 13: (…..) tarafından (…..) ve (…..)’e gönderilen 07.01.2016 tarihli ve “Tivibu Giriş
Paketi (…..)TL- Kades Onayı” konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba,
Tivibu giriş. paketi (…..)TL teklifimiz için KADES'i açtık, Kampanya lansmanını
yapmak istiyoruz. Onayınızı rica ederiz.
18-29/497-238
36/122
Teşekkürler,
İyi çalışmalar.”
(137) Delil 14: TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından 26.10.2016
tarihinde TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..)’a gönderilen mailde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..),
Bildiğiniz gibi (…..). Projenin detayları aşağıdaki gibidir:
Biz (…..) üzerinde çalıştık. Bu projenin prensibi, (…..).
(…..TİCARİ SIR…..).
I.5. İncelemeye Konu Kampanyalar Hakkında Bilgi
(138) Ocak-Temmuz 2016 döneminde abone alımına açılmış olan “Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası” genişbant internet erişim hizmeti ve Tivibu hizmetini içermektedir.
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası, farklı internet paketlerini içeren Yeni Yıl Kampanyası’nı
ve Giriş Paketi, Sinema Paketi ve Süper Paket alternatiflerini sunan Tivibu Her Yerde
Kampanyası’nın birlikte sunulmasından ibarettir. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nda yer
alan hem sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ilişkin kampanyanın (Yeni Yıl
Kampanyası) hem de Tivibu ürününe ilişkin kampanyanın (Tivibu Her Yerde
Kampanyası) ayrı ayrı taahhütnameleri yer almaktadır. TTNET, abonelerin söz konusu
hizmetlerden hangisinden yararlanmak ister ise o hizmete ilişkin kampanya
taahhütnamesini imzalayarak anılan kampanyadan yararlanabildiklerini, dolayısıyla bu
kampanyanın bir paket satış niteliğini haiz olmadığını ileri sürmektedir. Kampanyanın
TTNET tarafından ileri sürülen bir başka özelliği de kampanya kapsamında her iki
hizmeti birden alan abonelerin ödeyeceği toplam tutar ile bu hizmetleri tekil olarak ayrı
ayrı alan abonelerin ödeyeceği toplam tutarın aynı olmasıdır. TTNET tarafından dile
getirilen bu hususlar ile kampanyanın birlikte satış niteliğine ilişkin değerlendirmeye
ilerleyen bölümlerde yer verilecektir.
(139) Tivibu Her Yerde Kampanyası ile Yeni Yıl Kampanyasına ilişkin paket detayları
aşağıdaki tablolarda sunulmaktadır.
Tablo 2: Tivibu Ev Tivibu Her Yerde Kampanyası28
Paket Adı
Tarife Fiyatı
(Vergi Dahil)
Kampanyalı Fiyat
24 Ay (Vergi
Dahil)
Taahhüt
Süresi
Aktivasyon
Ücreti *12 Ay
Aylık Cihaz
Kullanım
Bedeli
Giriş Paketi SD 21,00 TL 6,00 TL
24 Ay
2,5 TL
3 TL
Sinema Paketi SD 35,00 TL 12,00 TL
Süper Paket SD 75,00 TL 26,00 TL
Giriş Paketi HD 26,00 TL 11,00 TL
Sinema Paketi HD 40,00 TL 17,00 TL
Süper Paket HD 80,00 TL 31,00 TL
Kaynak: TTNET tarafından gönderilen bilgiler
28 Tivibu Ev Tivibu Her Yerde Kampanyası IPTV altyapısı üzerinden sunulmaktadır.
18-29/497-238
37/122
Tablo 3: Tivibu Uydu Tivibu Her Yerde Kampanyası
Paket Adı
Tarife Fiyatı
(Vergi Dahil)
Kampanyalı Fiyat
24 Ay(Vergi Dahil)
Taahhüt
Süresi
Aktivasyon
Ücreti *12 Ay
Aylık Cihaz
Kullanım
Bedeli
Giriş Paketi 21,00 TL 6,00 TL
24 Ay
2,5 TL
3 TL Sinema Paketi 35,00 TL 12,00 TL
Süper Paketi 75,00 TL 26,00 TL
Kaynak: TTNET tarafından gönderilen bilgiler
Tablo 4: Yeni Yıl Kampanyası29
Paket Adı
Bağlantı
Hızı
AKN
Tarife
Fiyatı
Alo Paket
Kampanyalı
Fiyat30
Alo Paket
İndirim
Süresi
FİBERNET LİMİTSİZ 35GB
24 Mbps'ye
kadar
35 GB 86 TL31 18 TL 37,90 TL 12 TL 24 Ay
FİBERNET LIMITSIZ 75GB
24 Mbps'ye
kadar
75 GB 84 TL 18 TL 47,90 TL 12 TL 24 Ay
NETLİMİTSİZ 50GB
8 Mbps'ye
kadar
50 GB 88 TL32 18 TL 37,90 TL 12 TL 24 Ay
ULTRANET LİMİTSİZ
50GB
16 Mbps'ye
kadar
50 GB 79 TL 18 TL 47,90 TL 12 TL 24 Ay
Kaynak: TTNET tarafından gönderilen bilgiler
I.6. Değerlendirme
(140) İşbu soruşturmanın konusunu temel itibarıyla, perakende sabit genişbant internet
hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğu ileri sürülen TTNET’in, Tivibulu Yeni
Yıl Kampanyası kapsamında, ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarındaki
ürünü olan Tivibu’yu maliyet altı fiyatlarla ve perakende internet pazarındaki ürünlerle
birlikte satışa sunduğu ve bu durumun 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine aykırı bir
rekabet ihlaline yol açtığı iddiası oluşturmaktadır. Söz konusu iddianın rekabet hukuku
bakımından analizi birbirinden bağımsız ve fakat birbiri ile ilişkili iki farklı pazarın birlikte
değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu gereklilik esasen telekomünikasyon
sektöründe son dönemde gözlemlenen yakınsama sürecinin doğal bir sonucudur.
Yakınsama, telekomünikasyon sektöründe farklı şebekeler üzerinden sunulan
hizmetlerin birbirinden bağımsız olma niteliğini ortadan kaldırmıştır. Bunun sonucu
olarak çoklu oyun paketleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Hizmetlerin yakınsaması,
tüketicileri daha önce farklı şebekelerden aldıkları hizmetleri birbirlerinin tamamlayıcısı
olarak görmeye ve bu hizmetleri tek bir sağlayıcıdan almaya sevk etmiştir.
(141) Rekabet hukuku açısından yakınsama sürecinin en önemli boyutu, çoklu oyun
paketlerine konu olan pazarlardan birinde hâkim durumda kabul edilen teşebbüs
tarafından sunulan paketlerin eşit etkinlikteki rakip oyuncular tarafından ekonomik
tekrar edilebilirliğidir. Eşit etkinlikteki rakipleri tarafından çoklu oyun paketlerinin tekrar
edilebilirliğini veya arz imkanını ekonomik olarak ortadan kaldıran eylemler, hâkim
durumun rekabet kurallarına aykırı biçimde kuvvetlendirilmesi ve/veya başka pazarlara
taşınması riskini gündeme getirmektedir. Bu kavramsal çerçeve içerisinde, TTNET
29 Yeni Yıl Kampanyası adı altında farklı hız ve kotalarda internet paketleri bulunmakla birlikte tabloda
yalnızca şikayet kapsamındaki internet paketleri yer almaktadır.
30 Kampanyada sunulan internet paketinin kampanyalı ücreti ile 4 TL bağlantı ücretinin toplamıdır.
31 8 Mbps'ye kadar 50 GB Modemli ADSL paketinin liste/kampanyasız fiyatı bakımından TTNET
tarafından ilk aşamada 77 TL olarak bildirilen ücretin, 01.07.2017 tarihinde 84 TL'ye; 01.01.2018
tarihinde OİV düzenlemesi ile de 84 TL iken 86 TL’ olarak güncellendiği belirtilmiştir.
32 24 Mbps'ye kadar 35 GB Modemli Fibernet paketinin liste fiyatı bakımından TTNET tarafından ilk
aşamada 77 TL olarak bildirilen ücretin, 8 Mbps'ye kadar 50 GB Modemli ADSL paketi için artışa gidildiği
aynı tarihlerde önce 77 TL'den 86 TL’ye, sonrasında da 88 TL'ye yükseldiği belirtilmiştir.
18-29/497-238
38/122
tarafından uygulanan incelemeye konu iş modelinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir ihlale yol açıp açmadığının kapsamlı analizini teminen aşağıda;
TTNET’in hâkim durum analizine yer verilecek,
Ardından, yakınsama sürecinin genel olarak telekomünikasyon sektörüne
etkileri ile yakınsama sürecinin perakende sabit genişbant internet hizmetleri
pazarında TTNET’in stratejisini nasıl etkilediği incelenecek,
Devamında ise soruşturmaya konu olan perakende internet ve ödemeli TV
hizmetlerini içeren TTNET Yeni Yıl Kampanyasının rekabet hukuku kapsamında
neden bir birlikte satış niteliği taşıdığı ayrıntıları ile ortaya konulacak,
Ekonomik tekrar edilebilirlik bakımından ülkemizde özellikle toptan ve
perakende internet hizmetleri pazarındaki pazar yapısı da göz önüne alınarak
söz konusu kampanyanın maliyet ve gelir kalemleri analiz edilecek,
Son olarak kampanyanın ilgili pazarlar üzerindeki rekabetçi etkinin
değerlendirilmesine yer verilecektir.
I.6.1. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(142) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi, bir mal ya da hizmet piyasasında hâkim durumda
olan bir teşebbüsün kötüye kullanma olarak değerlendirilebilecek davranışlarını
yasaklamaktadır. Söz konusu maddenin bir teşebbüs bakımından uygulama alanı
bulabilmesinin ön koşulu olarak, o teşebbüsün bir ilgili ürün pazarında hâkim durumda
olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
(143) Aynı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum: “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü.” şeklinde
tanımlanmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, hâkim durum analizi yapılırken esas
olarak teşebbüsün rekabetçi baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği
incelenmektedir. Hâkim durum değerlendirmesinde göz önünde bulunan temel unsurlar
incelenen teşebbüs ve rakiplerinin piyasadaki konumu başta olmak üzere pazara giriş
ve pazarda büyüme engelleri ve alıcıların pazarlık gücü olarak sınıflandırılmaktadır33.
(144) Bu çerçevede, devam eden bölümde “perakende sabit genişbant internet erişim
hizmetleri” ve “ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri” olarak belirlenen ilgili ürün
pazarlarında TTNET’in hâkim durumda olup olmadığı ele alınacaktır.
I.6.1.1. Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetleri Pazarı
(145) Hâkim durum değerlendirmesinde dikkate alınan öncelikli kriter, incelenen teşebbüs ve
rakiplerinin piyasadaki konumudur. Teşebbüslerin ilgili pazardaki konumunun birincil
göstergesi, söz konusu pazarlarda teşebbüslerin sahip olduğu pazar paylarıdır. Bu
bağlamda, 2014-2017 yılları itibarıyla İSS’lerin pazar paylarına ve pazar paylarının
seyrine aşağıdaki şekillerde yer verilmiştir:
33Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz (Kılavuz).
18-29/497-238
39/122
Şekil 6: Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetleri Pazarı Pazar Payları (%, 2014-2017)
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporlarından faydalanılarak hazırlanmıştır34.
Şekil 7: Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetleri Pazarında Pazar Payı Seyri (%, 2014-2017)
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporlarından faydalanılarak hazırlanmıştır.
(146) Grafiklerden görüleceği üzere, TTNET’in pazar payı yıllar itibarıyla azalan bir seyir
göstererek 2017 Eylül ayında %62,3 seviyesine düşmüştür. Her ne kadar TTNET’in
pazar payında incelenen dönemde gerileme yaşandığı görülse de halihazırda en yakın
rakibinin üç katından fazla pazar payına sahip olduğu, TTNET’in pazar payının
piyasada faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin pazar payları toplamının yaklaşık iki
katına tekabül ettiği ve Superonline ve Kablo TV gibi kısmi altyapı avantajına sahip
İSS’ler haricindeki İSS’lerin %5’ten küçük pazar paylarının bulunduğu görülmektedir.
Dolayısıyla azalma eğiliminde olmasına rağmen, TTNET’in rakiplerine oranla çok daha
yüksek bir pazar payına sahip olduğu söylenebilecektir.
34 Bazı tablo ve şekillerde yuvarlamadan dolayı teşebbüslerin pazar payı toplamları 100’ü
vermeyebilmektedir.
0
10
20
30
40
50
60
70
80
2014 Eylül 2015 Eylül 2016 Eylül 2017 Eylül
TTNET Superonline Doğan TV
Turknet Vodafone Net Millenicom
18-29/497-238
40/122
(147) Perakende sabit genişbant internet pazarına ilişkin yukarıda bahsedilen veriler önemli
bir gösterge olmakla birlikte hâkim durum tespiti için tek başına yeterli değildir. Bu
bakımdan incelenmesi gereken diğer bir husus, ilgili piyasaya giriş engellerinin bulunup
bulunmadığıdır. Piyasada giriş engellerinin bulunmadığından bahsedebilmek için söz
konusu piyasaya girişin ya da büyümenin muhtemel olması, uygun zamanda
gerçekleşebilmesi ve yeterli olması gerekmektedir.
(148) Perakende seviyede internet hizmeti sunulması için ilk olarak BTK’nın
yetkilendirmesinin gerektiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra, mevcut dosya kapsamında
incelenen teşebbüsün dikey bütünleşik yapıya, güçlü ve ortak bir dağıtım ağına ve
geniş bir ürün portföyüne, yüksek marka bilinirliğine, finansal ve ekonomik güce sahip
olmasının da piyasadaki teşebbüslerin büyümesi veya piyasaya yeni teşebbüslerin
girmesi önünde giriş engeli oluşturması ihtimal dahilindedir. Dolayısıyla perakende
seviyede, toptan seviyedeki pazara kıyasla daha düşük seviyede de olsa, giriş
engellerinin bulunduğunu söylemek mümkündür.
(149) Perakende sabit internet erişim hizmetinin alıcısı bireysel ve kurumsal internet
kullanıcılarıdır. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre, bireysel kullanıcılar
genellikle belirli bir süre taahhüt verme karşılığında indirim elde etmektedir. Bu
kullanıcıların taahhüt süresi içerisinde işletmeci değişikliği yapma ihtimali düşük
görülmektedir. Zira böyle bir durumda abonelerin verdikleri taahhüt karışlığında
aldıkları faydaları İSS’lere iade etmeleri gerekmektedir. Taahhüt süresi sona eren
kullanıcıların ise işletmeci değişikliği yapması, ancak bulundukları yerde hizmet
sağlayan başka bir işletmecinin bulunması durumunda mümkündür. Kurumsal
kullanıcılar ise daha yüksek hız ve kapasitede internet hizmeti talep etmektedir. Bu
bağlamda, kurumsal kullanıcıların bireysel kullanıcılara kıyasla daha yüksek bir alıcı
gücüne sahip olduğu düşünülse de, pazarda oldukça yüksek sayıda bireysel ve
kurumsal alıcının bulunması, alıcıların incelenen teşebbüsler üzerinde yeterli düzeyde
rekabetçi baskı oluşturmadığını göstermektedir.
(150) Yukarıda aktarılan bilgi ve açıklamalar ışığında, sabit perakende genişbant internet
hizmetleri pazarında TTNET’in yüksek ve rakipleriyle orantısız pazar payı, piyasaya
giriş engellerinin bulunması ve düşük alıcı gücü dikkate alınarak ve önceki Kurul
kararlarıyla35 örtüşür şekilde TTNET’in perakende sabit genişbant internet hizmetleri
pazarında hâkim durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
I.6.1.2. Ödemeli Televizyon Hizmetleri Pazarı
(151) Daha önceki bölümlerde de ifade edildiği üzere ödemeli yayıncılık hizmetleri, kullanılan
teknolojiden bağımsız olarak, abonelik tabanlı hizmet sunan bir televizyon yayın
yöntemidir. Türkiye’de, mevcut durumda, ödemeli televizyon yayıncılığı alanında
faaliyet gösteren teşebbüsler DIGITURK, D-SMART, Filbox36, TTNET (Tivibu IPTV -
Tivibu Uydu37), Superonline (Evde Turkcell TV+), TÜRKSAT’tır. TÜRKSAT’ın sayısal
kablo hizmeti olan Teledünya’nın yanı sıra, analog kablo TV hizmetleri de abonelik
bedeli karşılığında tüketicilere sunulmaktadır. DIGITURK, D-SMART, Tivibu Uydu ve
Filbox uydu üzerinden; analog kablo TV ve Teledünya kablo TV altyapısı üzerinden,
Tivibu Ev ve Evde Turkcell TV+ IP şebekesi üzerinden tüketicilere sunulan platform
hizmetleridir.
35 Kurul’un 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı, 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı,
09.02.2017 tarih ve 17-06/52-19 sayılı, 09.02.2017 tarih ve 17-06/53-20 sayılı kararları.
36 2014 yılı 2. çeyreğinden itibaren faaliyet göstermeye başlamıştır.
37 2015 yılından itibaren faaliyet göstermeye başlamıştır.
18-29/497-238
41/122
(152) Türkiye’de ödemeli platform işletmeciliği pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin
yıllar itibarıyla abone sayıları, abone bazında pazar paylarına ve bahse konu pazar
paylarının yıllar içindeki seyrine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 5: Ödemeli Platform İşletmecilerinin Abone Sayıları (2014-2017) 38
3. Çeyrek 2014 2015 2016 2017
DIGITURK 2.938.414 2.936.493 2.709.430 2.604.153
D-SMART 1.036.999 1.000.701 926.419 936.006
TÜRKSAT Toplam 1.152.103 1.156.133 1.159.638 1.206.083
Analog Kablo 516.667 396.792 276.099 186.513
Teledünya 635.436 759.341 883.539 1.019.570
Tivibu Toplam 289.487 347.021 589.822 1.028.816
Tivibu İPTV 289.487 300.611 428.114 567.798
Tivibu Uydu 0 46.410 161.708 461.018
Turkcell TV 15.270 170.734 323.306 466.505
Filbox 1.110 10.418 40.169 54.180
Toplam 5.433.383 7.124.654 7.498.244 8.530.642
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporu 2017 Yılı 3. Çeyrek
Şekil 8: Ödemeli Platform İşletmecilerinin Abone Bazında Pazar Payları (%, 2014-2017)
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporlarından faydalanılarak hazırlanmıştır.
38 BTK 2017 yılı 3. Çeyrek Pazar Verileri Raporu’ndaki ödemeli TV abone sayısı verileri kullanılmıştır.
2014 2015 2016 2017
Digitürk 54,08 52,24 47,13 41,36
Dsmart 19,09 17,80 16,12 14,87
Turksat 21,20 20,57 20,17 19,16
Tivibu 5,33 6,17 10,26 16,34
Turkcell TV 0,28 3,04 5,62 7,41
Filbox 0,02 0,19 0,70 0,86
0,00
10,00
20,00
30,00
40,00
50,00
60,00
Digitürk Dsmart Turksat Tivibu Turkcell TV Filbox
18-29/497-238
42/122
Şekil 9: Ödemeli Platform İşletmecilerinin Pazar Payları Seyri (%, 2014-2017)
Kaynak: BTK Pazar Verileri Raporlarından faydalanılarak hazırlanmıştır.
(153) Mevcut şekil ve tabloların da işaret ettiği üzere, ödemeli yayıncılık pazarında en yüksek
paya sahip olan teşebbüs DIGITURK’tür. 2014 yılından bu yana söz konusu pazarda
DIGITURK’un pazar payı giderek azalmasına rağmen halihazırda yaklaşık %41,3’lük
pazar payıyla sektör lideri konumundadır. Bununla birlikte Tivibu ve TURKCELL TV gibi
internet altyapısına da sahip işletmelerin ödemeli televizyon hizmetlerinin bu pazarda
güç kazandıkları görülmektedir.
(154) Ödemeli yayıncılık sektöründe futbol içeriği tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en
önemli içeriktir ve bu içeriğe sahip olan teşebbüsün piyasada rekabetçi avantaja sahip
olacağı aşikardır. Futbol içeriği bakımından Türkiye Süper Ligi birinci sırada yer
almaktadır.
(155) DIGITURK, 2000 yılından bu yana Türkiye Süper Ligi yayın haklarını elinde
bulundurmaktadır39. Bunun yanında; DIGITURK’ün birçok rakibinden önce pazara giriş
yapması, birincil dizi/film içeriklerine sahip olması, finansal gücü ve marka bilinirliği gibi
unsurlar, piyasanın lider oyuncusu olmasında önemli rol oynamıştır.
(156) TTNET ise ödemeli yayıncılık sektöründe Tivibu markasıyla faaliyet göstermektedir.
İlgili dönemde Tivubu’nun pazar payının, özellikle 2015 yılından itibaren uydu
üzerinden yayın yapılmaya başlanması ve 2015-2018 dönemi için UEFA Şampiyonlar
Ligi ve Avrupa Ligi yayın haklarının elde edilmesiyle artış gösterdiği görülmektedir.
Nitekim Şekil 8’de 2014 yılından itibaren Tivibu’nun pazar payı yaklaşık üç kat artış
göstererek %16 seviyesine ulaşmıştır. Benzer şekilde büyüyen bir başka oyuncu olan
Turkcell TV’nin pazar payı ise ilgili dönemde %0,28’den %7,41’e erişmiştir.
(157) Her ne kadar Tivibu’nun pazar payı bir artış eğiliminde olsa ve son çeyrek verilerine
göre dördüncü sıradan üçüncü sıraya yükselse de mevcut durumda pazar lideri ile
arasında yaklaşık %25’lik bir fark bulunmaktadır. İlaveten 2017-2022 yılları arasında
Türkiye Süper Ligi yayın haklarına DIGITURK’ün sahip olduğu dikkate alındığında bu
durumun büyük oranda değişiklik göstermeyeceği tahmin edilmektedir.
(158) Bu bakımdan yukarıdaki değerlendirmeler ışığında TTNET’in ödemeli televizyon
yayıncılığı pazarında hâkim durumda olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
39 Kasım 2016’da yapılan ihale ile 2017-2022 yılları arasında (5 sezon) Türkiye Süper Ligi ve TFF 1. Ligi
yayın haklarının sahibi Digitürk olmuştur.
0
10
20
30
40
50
60
2014 2015 2016 2017
Digitürk Dsmart Turksat Tivibu Turkcell TV Filbox
18-29/497-238
43/122
I.6.2. Telekomünikasyon Hizmetlerinin Değişen Yapısı ve Yakınsama40
I.6.2.1. Yakınsamanın Kavramsal Çerçevesi
(159) Dünden bugüne teknolojik gelişmelerin yapısını en fazla değiştirdiği sektörlerin başında
telekomünikasyon hizmetleri gelmektedir. İçeriğin sayısallaşması başta olmak üzere,
IP tabanlı şebekelerin kullanılmaya başlanması ve yüksek hızlı genişbant internet
erişiminin hem sabit hem de mobil internet kanallarında yaygınlaşması,
telekomünikasyon sektörünü adeta kozasından çıkarmış ve esaslı biçimde
dönüştürmüştür. “Eskinin” telekomünikasyon sektörü tek servisli şebekeler ile sınırlı bir
dünya olup, hizmetlerin farklı altyapılar üzerinden sunulması nedeniyle teşebbüslerin
sadece belli hizmetlere yoğunlaşması etrafında şekillenmiştir. Bir başka ifade ile
önceden internet hizmeti sadece internet servis sağlayıcıları tarafından sağlandığı için
bu alanda sadece servis sağlayıcıların birbirleri ile rekabet ettiği bir ekonomik yapı
bulunmaktaydı. Benzer şekilde televizyon hizmeti ile mobil hizmet sağlayıcılarının da
kendi mecralarında rekabet ettiği bir şebeke içi ekonomik habitat söz konusu olmuştur.
PSTN altyapısı, televizyon yayıncılığı altyapısı ve mobil altyapılar gibi tek amaçlı
altyapıların egemen olduğu geleneksel telekomünikasyon sektörü yapısı içerisinde,
altyapı işletmecileri sunulan hizmet üzerinde daha fazla kontrole sahiptir.
(160) Diğer taraftan, bahse konu teknolojik gelişmeler sayesinde (içeriğin sayısallaşması, IP
tabanlı şebekeler ve genişbant internetin yaygınlaşması) yeni nesil erişim şebekeleri
hayatımıza girmiştir. Yeni nesil erişim şebekeleri daha önce farklı altyapılar üzerinden
ayrı ayrı sunulan veri, ses, görüntü gibi hizmetlerin hepsinin internet altyapısı üzerinden
verilebilmesi imkanını doğurmuş, tek bir IP tabanlı altyapı üzerinden bu hizmetlerin bir
bütün halinde verilebilmesine olanak sağlamıştır41. Bunun yanı sıra, sektördeki
serbestleşme ve regülasyon sonucunda piyasada etkin işleyişi zorlaştıran yasal
engellerin ortadan kalkması, şebekeler arası rekabet ortamının sağlanması da bu
hizmetlerin bir arada sunulabilmesine katkı sunmuştur. Anılan faktörler,
telekomünikasyon hizmetlerinin niteliğini esaslı biçimde etkilemiş ve yakınsama bu
alandaki en önemli konulardan biri haline gelmiştir42.
40 Bu bölümün yazılmasında Sektör İncelemesi Raporundan yararlanılmıştır.
41 Sektör İncelemesi Raporu, 2017 s. 6.
42 OECD Working Party on Communication Infrastructures and Services Policy,” Dıgıtal Convergence
and Beyond: Innovatıon, Investment, and Competıtıon ın Communıcatıon Polıcy and Regulatıon for the
21st Century”, Mayıs 2016, s. 12.
Şekil 10: Altyapı İşletmecileri Tarafından Sunulan Hizmetler
İnternet / Data
Televizyon
Ses / SMS
18-29/497-238
44/122
(161) Bu anlamda yakınsama olgusunu, telekomünikasyon ve yayıncılık alanlarında hem
teknolojinin hem de hizmetlerin iç içe geçmesi olarak tanımlamak mümkündür43. Yeni
nesil yakınsak yapı içerisinde veri, ses ve görüntünün tek bir altyapı üzerinden bir arada
sunulmasına imkan veren çok amaçlı altyapılar ve ses, video ve mobil hizmetlerin bir
arada sunumuna imkan tanıyan IP altyapısı telekomünikasyon endüstrisinin
segmentleri arasındaki geleneksel sınırların incelmesine ve hatta kalkmasına yol
açmıştır. Bu durum, yeni hizmetlerin ve içeriklerin altyapıdan bağımsız olarak
geliştirilebilmesini ve hizmetler üzerinde artan tüketici kontrolünü beraberinde
getirmiştir44.
Tablo 6: Geleneksel Yapıdan Yeni Nesil Yakınsak Yapıya Geçiş45
Geleneksel Telekomünikasyon Sektörü Yeni Nesil Yakınsak Yapı
Tek amaçlı altyapılar (yalnızca ses,
yalnızca görüntü iletimi gibi)
Çok amaçlı altyapılar (yazı, ses ve görüntünün tek
altyapı üzerinden bir arada sunulması)
PSTN, televizyon yayıncılığı, mobil
altyapılar
IP altyapısı (ses, video ve mobil hizmetlerin bir
arada sunumu)
Dikey silo mimarisi
Bölümlendirmenin yok olması, endüstri segmentleri
arasındaki geleneksel sınırların bulanıklaşması
(telefon, kablo TV, televizyon yayıncılığı, kablosuz
teknolojiler gibi)
Altyapı ve hizmet arasında bağ olması Yeni hizmetlerin ve içeriklerin altyapıdan bağımsız
olarak geliştirilebilmesi
Altyapı işletmecilerinin son kullanıcıya
sunulan hizmetler üzerinde kontrolünün
olması (örneğin, televizyon yayıncılığı
hizmetlerinin yalnızca tek noktadan-çok
noktaya, telekomünikasyon hizmetlerinin
ise noktadan-noktaya sunulması)
Artan tüketici kontrolü (isteğe bağlı hizmet
alınabilmesi)
(162) Söz konusu gelişmeler neticesinde önceden farklı pazarlar olarak tanımlanan alanlarda
faaliyet gösteren teşebbüsler, benzer ürünler sunarak aynı pazarda yer almaya
başlamış ve birbirlerine rakip olmuştur. Bir başka ifade ile bilgi teknolojileri,
telekomünikasyon ve yayıncılık hizmetlerini sunan teşebbüsler önceden ayrı
43 DELOITTE (2011), “Sayısal TV Yayıncılık”, s. 9.
cilik_200911.pdf
44 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 6-7.
45 Sektör İncelemesi Raporu, 2017.
Video & Resim & Audio
E Ticaret
Tek Altyapı
Tek Paket /
Çoklu Oyun
Uygulamaları
Şekil 11: Altyapı İşletmecileri Tarafından Sunulan Hizmetlerin Yakınsaması
18-29/497-238
45/122
pazarlarda dikey ilişkili bir yapıda faaliyet göstermekte iken yakınsama sayesinde pazar
yapısı yatay bir hal almıştır46. Mevcut yapı, pazarlar arasındaki geçişi kolaylaştırmış ve
geleneksel telekomünikasyon hizmeti tedarikçileri dışındaki oyuncuların da bu yeni
pazar yapısında kendilerine yer bulabilmesini olanaklı kılmıştır. Anılan teknolojik
yakınsama sayesinde farklı türde içerik hizmetlerinin aynı teknoloji platformu
kullanılarak verilmesi mümkün olurken, aynı türdeki içerik hizmetlerinin farklı platformlar
üzerinden verilmesi de mümkün olmaktadır.
Şekil 12: Yakınsamanın Pazardaki Yatay Etkileri
Kaynak: BTK (2009)
Şekil 13: Yakınsamanın Pazardaki Dikey Etkileri
Kaynak: BTK 2009
(163) Yukarıda özetlenen teknolojik yakınsama, hizmet seviyesinde yakınsama ve cihaz
yakınsamasını da kapsamaktadır. Hizmet seviyesinde yakınsama; veri, ses ve görüntü
gibi multimedya hizmetlerin tek bir işletmeci tarafından sağlanabilmesi ve internet
tabanlı uygulamalar ve katma değerli servisler gibi yeni hizmetlerin de sunulması ile
kendini göstermektedir. Geleneksel olarak yalnızca televizyon yayın hizmeti
sağlanabilen kablo TV altyapısı üzerinden internet erişim hizmeti, isteğe bağlı video ve
telefon hizmetlerinin sunulması veya internet bağlantı hızlarındaki artış̧ sonucunda
genişbant erişim altyapısı üzerinden ses (VoIP, voice over Internet protocol) ve canlı
veya isteğe bağlı televizyon yayın hizmetlerinin verilmesi bu duruma örnek olarak
gösterilebilecektir. Tüm bu gelişmeler hizmet sağlayıcıların ses, genişbant internet
erişimi ve televizyon hizmetini bir arada tek bir paket halinde sundukları, çoklu oyun adı
verilen uygulamaları da beraberinde getirmiştir47.
46 BTK (2009), “Yakınsama: Telekomünikasyon ve Medya Sektörleri Açısından Düzenlemelere Etkisi”,
BTK, Ankara, s. 10.
47 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 7.
18-29/497-238
46/122
(164) Cihaz yakınsaması ise, artık sadece tek bir hizmet ile ilişkilendirilmeyen, birden çok
iletişim fonksiyonuna ve uygulamaya sahip cihazların ortaya çıkışı ile hız kazanmıştır.
Ayrıca bu şekilde çoklu ekran adı verilen, bir hizmetin birden çok cihaz üzerinden
sağlanabildiği uygulamalar da artmıştır. Son yıllarda TV Heryerde (TV Everywhere) adı
verilen, içeriğe ulaşırken bir ekrandan (örneğin televizyon) bir diğerine (örneğin tablet)
sorunsuz geçişe yönelik tüketici talebi, gerek işletmecileri gerekse cihaz üreticilerini bu
yolda çözümler sunmaya yöneltmiştir48.
(165) Yakınsama süreci ve geçmişte birbirinden ayrı pazarlar olan bilişim teknolojileri,
telekomünikasyon ve medya pazarlarının yakınsayarak tek bir endüstri haline gelmeye
başlaması şüphesiz tüketici tercihleri üzerinde de belirgin etkilere neden olmuştur.
Tüketici tercihlerinin yakınsaması olarak nitelendirilebilecek bu durum son kullanıcılar
ile telekomünikasyon, yeni medya ve bilgisayar teknolojileri arasında tek bir arayüz
olmasıdır49.
(166) Hizmet yakınsamasında olduğu gibi tüketici talep yakınsaması da çoklu oyun tekliflerini
ön plana çıkarmaktadır. Bu bağlamda, işbu soruşturmanın esaslı meselelerinden
olması yönüyle çoklu oyun paketlerini daha yakından incelemekte fayda görülmektedir.
1.6.2.1.1. Çoklu Oyun Uygulamaları
(167) En azından prensipte, ayrı ayrı sunulabilecek olan hizmetlerin bir paket olarak
sunulması telekomünikasyon pazarlarının hep bir özelliği olagelmiştir. Bununla birlikte,
önceden yalnızca sabit telefon hizmetlerinin sunulması için kullanılan altyapının ciddi
ölçüde geliştirilmesi ve aynı altyapı üzerinden tüm sabit ses, internet ve televizyon
hizmetlerinin sunulabilir hale gelmesi ile birlikte telefon, internet, televizyon ve mobil
hizmetlerin bir arada sunulduğu çoklu oyun paket satışları ile günümüzde daha sık
karşılaşılmaya başlanmıştır.
(168) Çoklu oyun paket satışları ile ses, veri, görüntü ve mobil hizmetlerin farklı
kombinasyonlar halinde sunuldukları görülmektedir. Örneğin telefon ve internetin bir
arada sunulduğu ikili (double-play) hizmetler, telefon, internet ve televizyonun
sunulduğu üçlü (triple-play) hizmetler ve bu hizmetlere mobil hizmetlerin eklendiği
dörtlü (quadruple-play) uygulamalar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Günümüzde
çoklu paket satışları Amerika ve Avrupa gibi ülkemizde de yaygın olarak kullanılmaya
başlamıştır.
(169) Geçmiş uygulamalar değerlendirildiğinde, çoklu oyun paketleri halinde sunulan
hizmetlerin birden fazla şebeke işbirliğini vazgeçilmez kıldığı görülmektedir. Bu tip
paket uygulamalar, tüketicilerin işlem ve araştırma maliyetlerini azaltan hepsi-bir-yerde
(one-stop-shopping) olarak tabir edilen iş modeline imkan sağlamaları, birleştirilmiş
faturalandırma ve müşteri destek hizmetlerinden sağlanan maliyet avantajları ve daha
uygun fiyat gibi sebeplerle geçmişte sektörde yaygın biçimde kullanılmış ve
tüketicilerden teveccüh görmüştür.
(170) Yeni nesil erişim şebekelerinin varlığı ve yakınsama süreci, çoklu oyun paketlerinin
sunumu için birden fazla şebekenin işbirliği zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır.
Günümüzde sadece tek bir şebeke üzerinden çoklu oyun paketlerinin tüketiciye
ulaştırılması mümkün hale gelmiştir.
(171) Böylelikle tek bir teşebbüs açısından, daha önce söz konusu olmayan ölçek ve kapsam
ekonomilerinden ve bunlarla ilişkili maliyet avantajlarından bahsedebilmek
mümkündür. Bu kapsamda örneğin telekomünikasyon işletmeleri IPTV gibi hizmetleri
48 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 8.
49 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 50.
18-29/497-238
47/122
de sunmaya ve bu hizmeti internet erişimi/data ve telefon hizmeti ile bir arada vermeye
başlamışlardır. Çoklu oyun paket uygulamaları yarattıkları maliyet avantajlarının yanı
sıra, teşebbüslerin müşteri kayıp oranlarını düşürmek ve sadakatini artırmak yönünde
de fayda oluşturmaktadır50.
(172) Yakınsama süreci tek bir şebeke/altyapı kullanımına imkan tanımakla birlikte,
şebekeler arası işbirliklerini de hala tam olarak ortadan kaldırmamıştır. Başta içerik
olmak üzere ödemeli platformda yaşanan darboğazlar ve internet altyapısına erişim
gibi ihtiyaçlar hala örneğin telekomünikasyon işletmecileri ile ödemeli platform
sağlayıcılarının çeşitli anlaşmalar imzalayarak ortak hizmet paketleri sunmalarına yol
açmaktadır.
(173) Bahse konu yeni pazar yapısı içerisindeki en önemli unsur tüketici talebinin kazandığı
yeni boyuttur. Tüketicilerin, neredeyse temel ihtiyaç olarak değerlendirdikleri bilişim ve
telekomünikasyon hizmetlerini televizyon hizmetleri ile birlikte tek bir paket altında satın
alma eğilimleri gözle görülür oranda artmakta, tüketiciler birden fazla hizmeti tek
sağlayıcıdan almaktan doğacak maliyet ve kota kullanımı gibi avantajlardan fayda elde
etmek istemektedir. Dolayısıyla ister tek bir şebeke içinde ister şebekeler arası işbirliği
ile sunulsun, pazarın mevcut yapısı teşebbüsleri muhakkak çoklu oyun paketi sunmak
zorunda bırakmaktadır.
(174) Çoklu oyun uygulamalarının bu denli yaygınlaşması özellikle genişbant internet
hizmetlerinin sunumu bakımından olumlu dışsallıklar yaratmakta ve bu durum
televizyon yayıncılığı pazarını da etkilemektedir. Genişbant internet hizmetine olan
talebin son yıllarda gösterdiği artış trendinin devam edeceği öngörülürken bu talep
artışının en önemli kaynağının OTT, IPTV, VOIP, çevrimiçi oyunlar ve bulut sistemi gibi
uygulamaların daha aktif kullanılmasından kaynaklanacağı tahmin edilmektedir51. Bu
nedenle söz konusu uygulamaların yaygınlaşması ve bunun doğuracağı efektif talep,
daha hızlı genişbant internet hizmetini sektörün belirgin bir standardı haline getireceği
gibi, telekomünikasyon hizmetlerinin sunumunu yayıncılık hizmetleri bakımından adeta
zaruri kılacaktır.
(175) Televizyon yayıncılığı bakımından ele alındığında ise yakınsama ve çoklu oyun
paketlerinin yol açtığı en büyük değişim, karasal iletim altyapısı ve analog teknoloji ile
kıyaslandığında yayın yapılabilecek kanal (frekans) kıtlığının artık söz konusu
olmamasıdır. Bir başka ifade ile yayıncılar bakımından iletim kapasitesi bir darboğaz
olmaktan çıkmıştır. Bununla birlikte IPTV’nin yaygınlaşması ve OTT TV/ Video
uygulamalarının cazibesinin artması ve özellikle tüketicilerin bu hizmetlere ödeme
yapar hale gelmeleri bu mecralardaki içeriğin öneminin artmasına, spor ve film
içeriklerinin artık darboğaz haline gelmesine yol açmıştır52. Esasen yakınsama
sürecinin yayımcılık pazarında, temel özellikleri karşılıklı etkileşim, eş zamanlılık ve
bireyselleşme/kitlesizleşme olan “yeni medya” dönemini başlattığı söylenebilir53.
(176) Dolayısıyla, günümüz telekomünikasyon dünyasında yakınsama bir realite olarak
rekabet otoritelerinin önünde durmaktadır. Bu anlamda rekabet otoriteleri, bir yandan
yeni teknolojik imkanların ve bu çerçevede oluşan yeni talep yapısının
telekomünikasyon, yayıncılık ve bilişim alanında faaliyet gösteren teşebbüsleri
yakınsamanın nimetlerinden faydalanmaya zorladığını gözlemlemekte ve bu gerçeği
50 “BEREC Report On Impact Of Bundled Offers in Retail And Wholesale Market Definition”, Aralık 2010,
s. 8
51 Adı geçen kaynak (a.g.k.), s. 9.
52 Sektör İncelemesi Raporu,2017, s. 10.
53 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 10.
18-29/497-238
48/122
kabul etmektedir. Bu anlamda çoklu oyun paketlerinin sunumu hem tüketiciler hem de
teşebbüsler bakımından yadsınamayacak bir iş modeli olarak karşımıza çıkmaktadır.
Diğer yandan rekabet otoriteleri, yeni iş modellerinin orta ve uzun vadede tüketici
refahını azaltacak pazar yapılarına yol açmasını önlemek durumundadır. Nitekim
platformlar arası artan rekabet sonucunda tüketicilere yeni ve rekabetçi ürünler
sunulmasına yol açan yakınsama, rekabet hukuku bakımından tamamen risksiz bir
alan olarak değerlendirilmemelidir.
(177) Yakınsama sonucunda telekomünikasyon sektöründe uygulanmaya başlanan bazı iş
modelleri, özellikle toptan ve perakende seviyedeki internet hizmetleri pazarında var
olan pazar gücü ile birlikte değerlendirildiğinde, rekabetçi endişeleri
somutlaştırmaktadır. Bu rekabetçi endişelerin neler olduğu bir sonraki başlık altında
detaylıca incelenecektir.
I.6.2.1.2. Rekabet Hukuku ve Ekonomisi Perspektifinden Çoklu Oyun Hizmetleri
(178) Yukarıda bahsedilen yakınsama süreci elektronik haberleşme sektörü bakımından üç
önemli sonuca işaret etmektedir:
i. Arz bakımından: Teknolojik gelişmeler, telekomünikasyon firmalarının pazarlama
stratejilerinde artan biçimde çoklu oyun paketlerini öne çıkarmalarına yol açmıştır.
ii. Talep bakımından: Arz ile uyumlu biçimde tüketicilerin de çeşitli telekomünikasyon
hizmetlerini birlikte kullanma eğilimleri artmıştır.
iii. Sektörün geneli bakımından: Çoklu oyun uygulamalarını oluşturan ürün/hizmet
pazarlarındaki tamamlayıcılık ve yakın ilişkili olma durumu daha belirginleşmiştir.
(179) Dolayısıyla çoklu oyun uygulamaları günden güne yaygınlaşmakla birlikte sunuluş
biçimlerine bağlı olarak sonuçları belli noktalarda farklılaşabilmektedir. Bu çerçevede
bazı çoklu oyun uygulamaları, tüketici fazlasını arttıran, dolayısıyla rekabet bakımından
olumlu sonuçlar ortaya çıkarırken; çeşitli hallerde çoklu oyun uygulamaları pazarda
dışlayıcı etkiler başta olmak üzere önemli rekabetçi kaygılara neden olabilmektedir.
(180) Öncelikle çoklu oyun uygulamalarının, teşebbüsler bakımından önemli etkinlik
kazançları elde etme potansiyeli taşıdıklarını ifade etmek gerekmektedir. Geleneksel
telekomünikasyon pazarında olduğu gibi yeni nesil şebekelerin yön verdiği günümüz
pazarında da çoklu paket uygulamaları ile birden fazla ürün veya hizmetin sunumu
üretim veya dağıtımda ölçek ve kapsam ekonomileri elde etmek suretiyle statik etkinlik
kazanımları sağlamak mümkündür. Geleneksel telekomünikasyon pazar yapısından
farklı olarak, yakınsak pazar yapısında telekomünikasyon ve kablo TV alanlarında
rekabetin artması, bu alanda faaliyet gösteren teşebbüsleri düşen kârlılığı arttırmak için
etkinlik kazanımı sağlayacak ve tüketici tercihini yakalayacak çoklu oyun
uygulamalarına itmiştir. Çoklu oyun paketleri bir yandan teşebbüslerin kullanıcı başına
ortalama gelirlerini (ARPU) artırmaya olanak sağlarken54 bir yandan da faturalamanın
birleştirilmesinden kaynaklanan maliyet avantajları sağlamaktadır55. Ayrıca IP tabanlı
şebekelerin oluşturulması ve her türlü sayısal trafik için elverişli bir yapı üzerinden
sayısal video, ses ve verinin iletilmesi şebeke iletim maliyetlerini düşürebileceği için
çoklu oyun paketlerinin sunumu teşebbüsler açısından maliyet avantajları
yaratmaktadır.
(181) Yine teorik olarak çoklu oyun uygulamaları ile teşebbüslerin çifte tekelci fiyatlamanın
önüne geçebileceklerini veya fiyat farklılaştırması ile fayda ençoklaştırmasına
54 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 26.
55 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 26-27
18-29/497-238
49/122
gidebileceklerini savunmak mümkün görünmektedir. Öte yandan günümüz teknolojisi
açısından ele alındığında çoklu oyun uygulamaları, belirli bir kalite seviyesini korumayı
sağlamak veya daha yeni ve gelişmiş bir ürün veya hizmet sunmak konusunda da katkı
sağlayabilecek niteliktedir56.
(182) Bahsedilen maliyet avantajlarının tüketiciye yansıtılması, tüketicilerin sunulan
hizmetleri daha düşük fiyatlar üzerinden kullanmaları, yenilikçi hizmetlerden
faydalanmaları mümkün olduğu gibi tüketiciler çoklu oyun paketleri ile aldıkları tüm
hizmetleri tek fatura üzerinden ödemek imkanına da kavuşabilecektir.
(183) Bu kazanımlara karşın telekomünikasyon sektöründeki çoklu oyun uygulamalarının
önemli rekabetçi kaygılar yaratabileceği de bir gerçektir. Her şeyden önce çoklu oyun
uygulamaları pazarda tek bir bağımsız hizmeti (sadece internet, sadece TV gibi) sunan
rakiplerin rekabet etme kabiliyetini azaltabilecektir57. Çoklu oyun uygulamalarının daha
fazla uygulandığı ya da tüketiciler tarafından daha fazla satın alındığı pazarlarda,
pazara yeni girişler ya da mevcut rakiplerin perakende pazarda rekabetçi baskı
yaratmaları, çoklu oyuna konu olan tüm hizmetlerin girdilerine etkin biçimde
erişilebilmesi koşuluna bağlı olacaktır. Böyle bir pazar yapısının olmadığı hallerde ise,
bir pazarda var olan hâkim durum ya da etkin rekabet gücü, pazarın geri kalanı
bakımından da rekabet karşıtı etkiler doğurabilecektir58.
(184) Dahası belli bir pazarda sahip olunan pazar gücünü öteki pazarlara taşımak, giriş
engelleri yaratarak pazardaki statükoyu korumak ve yeni girişleri caydırmak, şebeke
dışsallığından faydalanarak rakipler üzerinde baskı kurmak ve fiyat yapılarını
karmaşıklaştırmak, arama maliyetlerini arttırmak ve geçiş maliyetleri yaratmak suretiyle
tüketicilerin karar alma özgürlüklerini kısıtlamak da oluşabilecek rekabetçi kaygılardan
bazılarıdır59. Dikkat çeken nokta söz konusu rekabetçi kaygıların pazarın yapısı ile
doğrudan ilişkili olmasıdır. Çoklu oyun paketlerine konu olan hizmetler arasındaki
tamamlayıcılık ya da yakın ilişkili olma bir pazardaki yapının diğerini de etkilemesi
sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla çoklu paket uygulamalarını tek başına rekabetçi
veya anti-rekabetçi olarak nitelemek mümkün olmamakta, nihai olarak bu analizi pazar
yapısı ile birlikte yürütmek gerekmektedir.
(185) Daha önce ifade edildiği gibi çoklu oyun uygulamaları ses, veri, görüntü ve mobil
hizmetlerin farklı kombinasyonlar halinde sunulmalarından ibarettir. Bu kapsamda
telefon ve internetin bir arada sunulduğu ikili (double-play) hizmetler olabildiği gibi
telefon, internet ve televizyonun sunulduğu üçlü (triple-play) hizmetler ve hatta bu
hizmetlere mobil hizmetlerin eklendiği dörtlü (quadruple-play) uygulamalar söz
konusudur. Görüldüğü üzere çoklu oyun uygulamalarının arzı, sabit telekomünikasyon,
mobil telekomünikasyon ve televizyon içerik ve yayıncılığı gibi farklı üretim/hizmet
faktörlerinin bir araya getirilmesini gerektirmektedir. Bu zaruret teşebbüsleri dikey
bütünleşik bir yapı oluşturmaya ya da dikey bütünleşik diğer firmalardan bu hizmeti
satın almaya zorlamaktadır60. Daha yalın bir örnekleme için konuyu diğer çoklu oyun
uygulamalarını bir yana bırakıp, internet ve TV’nin bir arada sunulduğu ikili oyun
uygulamaları üzerinden analiz edecek olur isek; bu uygulamanın rekabet üzerindeki
56 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s.29.
57 KRÄMER, J. (2007), Bundling Telecommunications Services: Competitive Strategies for Converging
Markets, KIT Scientific Publishing.
58 OECD Working Party on Communication Infrastructures and Services Policy,” Digital Convergence
and Beyond: Innovation, Investment, and Competition in Communication Policy and Regulation for the
21st Century”, Mayıs 2016, s. 8.
59 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 78.
60 Sektör İncelemesi Raporu, 2017.
18-29/497-238
50/122
etkilerinin, sabit telekomünikasyon şebeke hizmetleri ile televizyon içeriğine ilişkin
toptan pazarlardaki rekabet yapısı ile yakından ilişkili olduğunun görülmesi
mümkündür. Bu çerçevede aşağıda farklı pazar yapılarına göre uyarlanmış senaryolar
içerisinde ikili oyun uygulamasının olası etkileri yakından incelenmiştir.
(186) Bu kapsamda varsayılabilecek ilk senaryo, gerek toptan sabit internet hizmetleri
pazarının ve gerekse toptan televizyon içerik pazarının rekabetçi olduğu durumda
uygulanan ikili oyun paketidir. Bu senaryo kapsamında pazarlara ilişkin varsayımlar
şöyledir:
(187) Toptan sabit internet hizmetleri pazarında güçlü bir şebekeler arası rekabet söz
konusudur. Bu alanda toptan düzeyde faaliyet gösteren teşebbüslerin aynı zamanda
perakende düzeyde de faaliyet gösterdikleri, toptan ve perakende pazarlardaki pazar
paylarının aynı olduğu varsayılmaktadır. Fiber internet altyapısına sahip Fiber A.Ş’nin
toptan ve perakende pazar payının %35; benzer şekilde DSL A.Ş ile Kablo A.Ş’nin
pazar paylarının sırasıyla %35 ve %30 olduğu varsayılmaktadır.
(188) Toptan TV içerik pazarında ise Platform A, Platform B, Platform C ve Platform D
şeklinde dört farklı platformun olduğu, içerik konusunda bir darboğazın yaşanmadığı ve
her bir platformun pazar paylarının %25 olduğu varsayılmaktadır.
Şekil 14: Senaryo-1
(189)
Çoklu Oyun Uygulamaları:
Alternatif 1: Fiber A.Ş. İnternet + Platform A
Alternatif 2: DSL A.Ş. İnternet + Platform B
Alternatif 3: Kablo A.Ş. İnternet + Platform C
(189) İlk senaryoya konu pazar yapısı içinde; telekomünikasyon ve TV platformlarının farklı
kombinasyonlarda ikili oyun paketleri şeklinde sunuluyor olması rekabetçi açıdan bir
kaygı yaratmaktan uzaktır. Zira her iki pazarda da bir pazar gücünden bahsedilemiyor
olması, çoklu oyun paketinin sunumundan kaynaklı etkinlik kazanımlarının elde
edilmesi ve tüketiciye yansıtılması ihtimalini güçlendirmektedir. Hatta denilebilir ki,
böyle bir pazar yapısı içerisinde teşebbüsler markalaşma ve kapsam ekonomilerinden
faydalanmak adına çoklu oyun uygulamalarını tercih edebileceklerdir. Bu durum
teşebbüsler açısından önemli statik etkinlik kazanımlarını da beraberinde
getirebilecektir. Örneğin çoklu paket uygulamasına konu olan hizmetlerin IP tabanlı
şebekeler üzerinden sunulmaya başlanması şebeke iletim maliyetlerini önemli ölçüde
düşürebileceğinden tüketiciler açısından daha rekabetçi/düşük fiyatlara yol
Fiber
A.Ş.
%35
DSL
A.Ş.
%35
Kablo
A.Ş.
%30
Platform
A
%25
Platform
B
%25
Platform
C
%25
Platform
D
%25
Toptan Sabit İnternet Hizmetleri Pazarı
Görünümü
Toptan Tv İçerik Pazarı / TV Platformları
Görünümü
18-29/497-238
51/122
açabilecektir. Bu pazar yapısı içerisinde tüketiciler yeni şebeke üzerinden daha
gelişmiş hizmetlerin sunulması yoluyla da fayda sağlayabilecektir.
(190) Esasen böyle bir pazar yapısı içinde, bir teşebbüsün dikey bütünleşik bir yapıya
kavuşması, örneğin DSL A.Ş.’nin Platform B’yi devralması ve bu içerikleri IPTV
üzerinden kullanıcılarına sunması da esaslı bir rekabet sorunu yaratmayacaktır.
Nitekim çizilen pazar tablosu içerisinde, herhangi birçoklu oyun paketine ikame teşkil
edebilecek paketin diğer oyuncular tarafından ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliğinin
önünde herhangi bir yapısal engel bulunmamaktadır.
(191) Çoklu oyun uygulamaları bakımından rekabetçi sorun, uygulamaya konu her iki
pazardan en az birinde bir tekelin ya da ciddi bir pazar gücünün veya etkin pazar
gücünün bulunması veya pazarlardan birinde pazar gücüne sahip dikey bütünleşik bir
firmanın varlığı halinde yaşanmaktadır. Bu durumun analiz edildiği ikinci senaryonun
varsayımlarına aşağıda yer verilmiştir:
(192) Toptan sabit internet hizmetleri pazarında şebekeler arası rekabet önceki senaryoya
göre önemli ölçüde sınırlıdır. Pazarda DSL A.Ş. altyapısı üzerinden verilen DSL internet
erişimi, toptan düzeyde internet erişiminin %70’ine tekabül etmektedir. Bir başka ifade
ile pazarda internet erişimi için ağırlıklı olarak DSL A.Ş.’ye ait altyapı kullanılmaktadır.
Toptan düzeyde Fiber A.Ş.nin pazar payı %20; Kablo A.Ş.’nin pazar payı ise %10’dur.
Bu anlamda toptan sabit internet pazarında DSL A.Ş’nin önemli bir pazar gücünün
bulunduğu varsayılmaktadır.
(193) DSL A.Ş. aynı zamanda dikey bütünleşik bir firma olup perakende internet hizmetleri
alanında da faaliyet göstermektedir ve perakende seviyede de %60 pazar payına
sahiptir. 3, 4, 5 ve 6 no’lu internet servis sağlayıcıları (ISS) ise toptan düzeyde Toptan
DSL A.Ş.’den aldıkları internet ile perakende düzeyde faaliyet göstermekte olup görece
küçük pazar paylarına sahiptir.
(194) TV platformu görünümü de bu senaryo altında farklılık arz etmekte ve Platform A içerik
pazarındaki muhtemel bir içerik darboğazının etkisiyle TV pazarında %50 pazar payı
ile rakiplerine kıyasla pazar gücüne sahip görünmektedir. Diğer platformların pazar
payları ise %5, %20 ve %25’tir.
18-29/497-238
52/122
Şekil 15: Senaryo-2
İkili Oyun Uygulamaları
Alternatif 1: Perakende DSL A.Ş. İnternet + Platform B
Alternatif 2: ISS 1 İnternet + Platform A
Alternatif 3: Perakende Kablo A.Ş. İnternet + Platform C
Alternatif 4: ISS 3 Internet + Platform D
(195) Seneryo-2 çerçevesinde çizilen pazar yapısı, gerek internet pazarında ve gerekse TV
platformları/içeriği pazarında pazar gücüne işaret etmektedir. Her ne kadar bir önceki
pazar yapısı kapsamında dile getirilen maliyet avantajları başta olmak üzere,
hizmetlerin birlikte sunulmasından doğacak bazı etkinlik kazanımlarının bu pazar
yapısında da gündeme geleceği savunulabilse de, öncekinden farklı olarak bu pazar
yapısında pazar gücüne bağlı önemli rekabetçi endişelerin oluştuğu görülmektedir. Bu
endişelerden ilki, pazar gücüne sahip olan teşebbüslerin çoklu oyun uygulamalarını
mevcut pazar güçlerini korumak ya da öteki pazarlara taşımak adına stratejik bir araç
olarak kullanma ihtimalleridir. Bir başka ifade ile bu pazar yapısı içerisinde, bir
teşebbüsün ilişkili pazarlardan birindeki hâkim durumunun avantajlarını diğer pazarda
çoklu oyun uygulamalarına konu etmesi (birlikte satış yöntemleri ile) ya da piyasaya
rakiplerinin ekonomik veya teknik olarak tekrar edemeyecekleri hizmet paketlerini
sunmaları önemli bir rekabetçi sorun potansiyeli taşımaktadır61. Yıkıcı fiyata benzer
sonuçlara yol açabilecek böyle bir uygulama, birlikte satışa konu olan hizmetlerin
mevcut ya da potansiyel rakipler tarafından aynı fiyatlarla tekrarlanabilmesi ihtimalini
zayıflatacaktır.
(196) Yakınsak pazar içerisinde tüketici talebinin kazandığı yeni boyutun farkında olan ve
hizmetlerin tamamlayıcı ve yakın ilişkili hizmetler olduğunu bilen teşebbüsler, çoklu
oyun uygulamalarının fiyatlarını buna göre ayarlayabilecektir. Örneğin, perakende
düzeyde önemli bir pazar gücüne sahip olan Perakende DSL A.Ş.’nin internet
61 OECD (2007), “Fixed-Mobile Convergence: Market Developments And Policy Issues”, 23-Mar-2007,
DSTI/ICCP/CISP(2006)4/FINAL. s. 10.
Toptan
Fiber
A.Ş.
(%20)
Toptan
DSL
A.Ş.
(%70)
Toptan
Kablo
A.Ş.
(%10)
Platform
A
%50
Platform
B
%5
Platform
C
%20
Platform
D
%25
Toptan sabit İnternet Hizmetleri Pazarı
Görünümü
Toptan TV İçerik Pazarı / TV Platformları
Görünümü
ISS 1 (%20)
ISS 2 (%2)
Perakende
DSL A.Ş.
(%60)
ISS 3 (%2)
ISS 4 (%2)
ISS 5 (%2)
Perakende
Kablo A.Ş.
(%10)
ISS 6 (%2)
18-29/497-238
53/122
hizmetlerinin yanı sıra Platform B’yi de içeren bir çoklu oyun uygulamasını tüketicilere
sunduğunu ve bu çoklu oyun uygulamasının fiyatının maliyetinin altında olduğunu
varsayalım.
𝐹𝑖𝑦𝑎𝑡𝐴𝑙𝑡𝑒𝑟𝑛𝑎𝑡𝑖𝑓 1 (197) Çoklu oyun paketlerinin sunumu toptan düzeyde sabit telekomünikasyon şebeke
hizmetleri ve televizyon içeriği gibi iki önemli üretim faktörüne erişimi gerektirmektedir.
Teşebbüsler bu üretim faktörlerine ya kendi erişim şebekelerine sahip olarak
(çoğunlukla dikey bütünleşik bir yapıda) ya da bu hizmetleri diğer teşebbüslerden
toptan düzeyde alarak ulaşmaktadır. İkinci senaryo kapsamındaki pazar yapısı
içerisinde Perakende DSL A.Ş. toptan düzeyde DSL erişim hizmeti sunan teşebbüs ile
aynı iktisadi bütünlük içinde bulunmakta, bir başka ifade ile internet hizmetleri için kendi
altyapısını kullanmaktadır. Bununla birlikte pazardaki çok sayıda ISS bu hizmeti toptan
düzeyde Perakende DSL A.Ş.’nin tabi olduğu iktisadi bütünlükten sağlamaktadır.
Dolayısıyla, Perakende DSL A.Ş’nin yukarıda yer verilen, bir paketin toplam
maliyetinden daha düşük fiyat uygulamasına imkan sağlayan önemli avantajlarından
bahsetmek mümkündür. Öncelikle Perakende DSL A.Ş, hem toptan hem de perakende
seviyede önemli bir pazar gücünü elinde bulunduran bir iktisadi bütünlüğe dahildir. Bu
durum Perakende A.Ş.’nin geniş finansal imkanlara sahip olabileceğini göstermekte ve
iktisaden diğer piyasa oyuncularının katlanamayacakları zararlara daha uzun süre
katlanabileceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Perkande DSL A.Ş. Alternatif 1
kapsamındaki hizmetleri maliyetinin altında bir fiyata sunduğunda teorik olarak sadece
bu paket kapsamındaki Platform B’nin zararına katlanacak ve bu zararı önemli bir pazar
gücünün bulunduğu toptan ve perakende DSL hizmetleri pazarından
karşılayabilecektir. Bununla birlikte internet hizmetini toptan düzeyde Toptan DSL
A.Ş.den alan ISS3, ISS4, ISS5 ve ISS6 gibi firmaların Alternatif 1 paketini ekonomik
olarak tekrar edebilmeleri için hem perakende internet hem de TV pazarında zarar
etmeleri gerekebilecektir (Alternatif 4). Dolayısıyla bu durum Perakende DSL A.Ş.’nin
rakipleri bakımından ciddi bir ekonomik tekrar edilebilirlik engeli yaratabilecektir.
(198) Pazarın yatay olarak kapanmasına benzer bir etki, fiyat sıkıştırması ve benzeri
yöntemlerle rakiplerin hâkim durumdaki bir teşebbüs tarafından sağlanan ürüne
erişimlerinin engellendiği dikey hallerde de oluşacaktır. Ekonomik tekrar edilebilirliğin
yanı sıra Perakende DSL A.Ş.’nin rakiplerinin, teknik tekrar edilebilirlik bakımından da
birtakım sorunlar yaşamaları teorik olarak olasıdır. Nitekim dikey bütünleşik bir yapıya
sahip olan teşebbüsler regülasyona tabi olsalar dahi, toptan seviyedeki hizmetlerine
rakiplerinin erişiminde, operasyonel anlamda bazı güçlükler çıkarabilmekte, en azından
bu alanda bir çıkar çatışması yaşayabilmektedir62. Bu bağlamda kendi internet
altyapısına sahip olmayan örneğin ISS 3 teşebbüsünün Alternatif 4 kapsamındaki
hizmetleri, maliyet avantajı gerekçesi ile IP tabanlı şebeke üzerinden vermek istemesi
halinde, operasyonel güçlükler/engeller ve Toptan DSL A.Ş.’nin şebeke paylaşımı gibi
alanlarda çıkarabileceği engeller ISS 3’ün teknik tekrar edebilirliğini tehlikeye
atabilecektir.
(199) Öte yandan teorik olarak, Perakende DSL A.Ş.’nin önemli ölçüde şebeke
dışsallıklarından faydalandığını belirtmek de mümkün görünmektedir. Şebeke
dışsallıkları olarak tanımlanan talep yönlü etkiler, tüketici davranışlarından kaynaklanan
etkilerdir. Bu etkiler, özellikle ölçek ekonomisine dayalı olarak marjinal maliyetlerin
devamlı düşmesine ve bu şekilde artan getiriler elde edilmesine yol açan pazar
yapılarında rekabet avantajı yaratan faktörlerin üzerindeki vurguları şekillendiren ve bu
62 Sektör İncelemesi Raporu, 2017, s. 27.
18-29/497-238
54/122
itibarla söz konusu piyasaları geleneksel piyasalardan ayıran temel faktördür63.
Telekomünikasyon sektöründe pozitif şebeke dışsallıklarının etkisi oldukça yüksektir.
Piyasaya giriş ne kadar serbest olursa olsun şebeke dışsallıkları, bilgi asimetrisi ve
doğal tekel gibi piyasa aksaklıkları giderilmedikçe etkin ve verimli olan, fiyatı, hizmet
kalitesi ve yenilikçi ürünleri sunma becerisine sahip yeni girişimcilerin yerleşik
işletmecilerden pazar payı kapmaları mümkün olmayacaktır64. Bu durum, abonelerin
çoğuna sahip olan işletmecinin diğer işletmecilerin kendi abonelerine ulaşmasını
engellemesi veya şebeke etkisinden dolayı sunabildiği koşullarla rakiplerinin
abonelerini kendi şebekesine geçmeye zorlayabilmesi gibi riskleri gündeme
getirebilecektir.
(200) Bu teorik arka plan çerçevesinde değerlendirildiğinde, Senaryo-2 kapsamında
ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliğin yanı sıra Perakende DSL A.Ş.nin gerek alt ve
gerekse üst pazardaki ciddi pazar payı nedeniyle şebeke etkisinden de yararlandığı,
bu durumun pazardaki tüketicilere erişebilmek başta olmak üzere önemli avantajlar
sağladığı değerlendirilebilecektir. Bu durum sadece internet pazarında rakiplerin
Perakende DSL A.Ş. müşterilerine ulaşmasını güçleştirmeyecek aynı zamanda çoklu
oyun uygulamaları bünyesinde yer alan TV platform hizmetinin de bu şebeke etkisinden
yararlanmasının önünü açacaktır.
(201) Görüldüğü üzere telekomünikasyon sektöründe yakınsama sürecinde yaygınlaşan
çoklu oyun uygulamalarının rekabet üzerinde hem olumlu hem de olumsuz birtakım
etkileri olabilmekte, bu etkilerden hangisinin ağırlıklı olacağı ise pazarın yapısı
çerçevesinde şekillenmektedir. Bu bakımdan izleyen bölümlerde dosya konusu TTNET
kampanyasının etkileri Türkiye’deki pazar yapısı da göz önüne alınarak yakından analiz
edilecektir.
(202) Bu analizin odak noktasında TTNET tarafından sunulan Yeni Yıl Kampanyasının
niteliğinin ne olduğu, bir birlikte satış olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği
bulunmaktadır. TTNET’in kampanyasının niteliğini net biçimde ortaya koymak
bakımdan aşağıda öncelikle yakınsama sürecinin TTNET’in pazardaki faaliyetlerine
nasıl etki ettiği incelenecek, ardından TTNET’in Tivibulu yeni Yıl Kampanyası detayları
ile ele alınacaktır.
I.6.3. Yakınsama Sürecinde TTNET Stratejisi
(203) Soruşturmaya konu olan TTNET kampanyasının daha iyi değerlendirilebilmesi
bakımından yukarıda detaylarına yer verilen yakınsama sürecinde TTNET’in stratejisini
nasıl şekillendirdiğini anlamak önemlidir. TTNET’in genel stratejisini anlamak için,
soruşturma konusu olan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın uygulama döneminden daha
öncesine ait belgelerin kullanılıp kullanılamayacağı yanıtlanması gereken bir sorudur.
Nitekim TTNET tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada Soruşturma Bildiriminde yer
verilen belgelerin 2013 ve 2014 yıllarına ait olduğu, soruşturma konusu kampanyanın
ise Ocak 2016’da abone alımına açıldığı, dolayısıyla soruşturma konusuna göre bir
hayli geçmişte yapılan bir yazışmanın şirket stratejisi göstermek amacıyla
kullanılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun değerlendirildiği, ayrıca söz
konusu belgelerin sadece TTNET’in ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri
pazarındaki faaliyetlerini artırma amacını gösterdiği, dolayısıyla bu belgelerden
TTNET’in rakiplerini dışlayıcı bir stratejisi olduğu şeklinde bir anlam çıkarılmasının
yanlış bir değerlendirme olduğu ifade edilmiştir.
63 YENİŞEN D., “Şebeke Dışsallıkları ve Rekabet”, Rekabet Kurumu Uzmanlık Tez Yayınları, 2003,
Ankara, s. 14.
64 A.g.k, s. 16.
18-29/497-238
55/122
(204) Öncelikle belirtmek gerekir ki, TTNET’in iş modellerini bir sektör realitesi olan
yakınsama sürecine uygun biçimde şekillendirmesi başlı başına bir rekabet ihlali olarak
bu soruşturmanın konusunu oluşturmamaktadır. Bilakis, hâkim durumda olsa da her
sektör oyuncusu gibi TTNET’in de kendini sektörün gereklerine uygun biçimde
konumlandırması rekabetin esaslı ölçütlerinden biridir. TTNET’in hâkim durumda kabul
edilmesi de bu gerçeği değiştirmemektedir. Bu bakımdan soruşturma kapsamında
TTNET’in örneğin çoklu satış uygulamaları gerçekleştirmesi eyleminin kendisi bir ihlal
olarak değerlendirilmemektedir. Analizin esaslı noktasını, meşru olarak
değerlendirilebilecek bu tarz bir iş modelinin rekabet hukuku bakımından sakınca
yaratabilecek, rakiplerin ekonomik tekrar edebilirliğini ortadan kaldıracak maliyet altı
fiyatlar ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususu oluşturmaktadır.
(205) Öte yandan her ne kadar belirli bir dönemde uygulanan spesifik bir kampanya (Tivibulu
Yeni Yıl Kampanyası) bu incelemenin esaslı noktasını oluştursa da, TTNET gibi her yıl
çok sayıda kampanya gerçekleştiren teşebbüslerin bahse konu kampanyaları daha
büyük bir şirket planlaması çerçevesinde yürüttükleri de bir gerçektir. Bu bakımdan
isabetli bir rekabetçi analiz bakımından inceleme konusu kampanyanın TTNET’in genel
stratejisi içerisindeki konumunu doğru tespit etmekte fayda bulunmaktadır. Bir kez daha
ifade etmek gerekir ki bu tür bir analiz, TTNET’in yakınsamaya uyum stratejisinin bir
ihlal olarak değerlendirildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bununla birlikte bu tür bir
analizin, incelemenin esaslı konusunu oluşturan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile
tamamen ilgisiz olduğu yönündeki savunmalarda da isabet görülmemektedir. Bu genel
açıklamaların ardından yapılan yerinde incelemelerde elde edilen iç dokümanlardan
hareketle TTNET’in ilgili pazarlardaki stratejisine ilişkin tespitlere aşağıda yer
verilmiştir:
I.6.3.1. Yakınsama Sürecinin TTNET Stratejisine Etkisi
(206) TÜRK TELEKOM’un 2016 yılı faaliyet raporunda yer alan TÜRK TELEKOM
bünyesinde çoklu oyun uygulamalarına ilişkin yapılan değerlendirme şöyledir: “Türk
Telekom, değişen dünyayı ve müşteri gereksinimlerini proaktif bir şekilde okuyarak,
müşterilerine en yeni teknolojileri, daha hızlı ve tek noktadan sunmak amacıyla 26 Ocak
itibarıyla, Avea, Türk Telekom ve TTNET markalarını “Türk Telekom” tek markası
altında birleştirmiştir. Artık mobil, internet, telefon ve TV hizmetlerini tek bir kanaldan
sunabilen Türk Telekom, iletişim ve eğlence teknolojilerini tek bir potada eriten
Türkiye’nin “Çoklu Oyuncusu” olarak konumlanarak Türkiye’de bir ilki
gerçekleştirmiştir”65.
(207) Gerçekten de yapılan yerinde incelemelerde elde edilen bazı belgeler, TTNET’in uzun
yıllardan bu yana yakınsama sonucunda değişen pazar yapısını analiz ettiği ve buna
dair alabileceği aksiyonların neler olabileceğini tartıştığını göstermektedir. Bu noktada
hemen belirtmek gerekir ki, elde edilen belgelerde yakınsak pazar yapısı içinde TTNET
ve dahil olduğu grup tarafından yapılan analizler, mobil pazara ilişkin bulgular da içeren
analizlerdir. Bununla birlikte işbu dosyanın konusu ile doğrudan ilgisi olmadığından
mobil pazara ilişkin hususlar göz ardı edilmiş, sabit genişbant internet ve TV pazarına
ilişkin kapsamlı analizlere odaklanılmıştır. TTNET’te yapılan yerinde incelemelerde
yakınsama sürecinin TTNET stratejisine etkisi bağlamında elde edilen delillere aşağıda
yer verilmektedir:
(208) Delil 15: (…..)’in bilgisayarından elde edilen aşağıdaki doküman daha önceki
bölümlerde ifade edilen hususların TTNET bakımından da geçerli olduğunu isabetli
65 , s.18, Erişim Tarihi:
12.01.2018
18-29/497-238
56/122
biçimde göstermektedir. Anılan doküman da de görüldüğü üzere; TTNET’in66 video
ekosistemine girmesinin esaslı gerekçesinin “(…..)” olduğu ifade edilmiştir.
(…..TİCARİ SIR…..)
(209) Delil 16: Genel Müdür Yardımcısı (…..)’un bilgisayarında elde edilen “Ödemeli TV
Platformaları Seçeneklerinin Değerlendirilmesi ve Tavsiyeler (Assesment of Pay TV
Platform Options and Recommendations)” başlıklı ve Haziran 2013 tarihli belgede ise
TTNET’in ödemeli TV pazarındaki genel hedeflerinin ve bu hedefler ile uyumlu biçimde
yapılabileceklerin neler olduğunun ele alındığı görülmektedir.
(210) Belgenin aşağıda yer verilen bölümünde, TTNET’in ödemeli TV pazarındaki ana
stratejik hedeflerinin (…..) ve ilave hasılat yaratmak olduğu belirtilmiştir. Belgede (…..)
için iki stratejinin incelendiği görülmektedir: (…..).
(211) Yine aynı Delil kapsamında TTNET’in bu eylemlerinin arkasındaki stratejik güdülerinin
“(…..)” olduğu belirtilmiştir. “(…..)”; “TV paket tekliflerine öncülük etmek” başlığı altında
yapılan değerlendirmede ise “(…..)” ifadelerine yer verilmektedir.
(…..TİCARİ SIR…..)
(212) Delil 16 çerçevesinde ayrıca “(…..)” belirtilirken bu seçeneklerin şöyle sıralandığı
görülmektedir: (…..).
(…..TİCARİ SIR…..)
(213) Mevcut Delil’e konu belgenin devamında (…..) dile getirilmektedir. Belgenin aşağıda
yer verilen bölümünde ve başkaca bölümlerinde (…..) vurgulandığı görülmektedir.
(…..TİCARİ SIR…..)
66 Yerinde incelemede elde edilen belgelerin büyük bir bölümünde, TTNET yerine onu da kapsayacak
biçimde “Türk Telekom, TT veya Türk Telekom Grubu, TTG” gibi ifadelerin kullanıldığı görülmektedir.
Her ne kadar belgelerdeki ifadeler bu şekilde olsa da belgelerde yer alan hususlar iş kolu bakımından
doğrudan TTNET’i ilgilendiren konulardır. Bu bakımdan mevcut doya bağlamında bahse konu ifadeler
TTNET olarak değerlendirilmiştir.
18-29/497-238
57/122
(214) Delil 17: TTNET’in de dahil olduğu Türk Telekom Grubu’nun ödemeli TV alanında
yukarıda bahsedilen hedef ve planlamalarının, yerinde incelemelerde yine (…..)’un
bilgisayarından elde edilen “TTG TV Strateji Belirleme / Ara Toplantı” başlıklı ve
Haziran 2014 tarihli belgede daha da detaylandırıldığı görülmektedir. Örneğin belgenin
aşağıda yer verilen bölümünde, TTG TV strateji belirleme grubunun, yapılan bir önceki
toplantıda üzerinde mutabık kaldığı çıkarımlar ve gelecek adımlarının özetlendiği
görülmektedir. Buna göre;
“(…..).”
(…..TİCARİ SIR…..)
(215) Aynı belgede rakip platformlardan gelen olası yakınsama tehlikelerinin de TTNET
açısından yakından incelendiği ve sektörde gittikçe yaygınlaşan ödemeli TV +
telekomünikasyon hizmetleri paketlerine vurgu yapıldığı görülmektedir. Belgede her bir
platform bazında yapılan değerlendirmeler şöyledir:
“Uydu:
(…..).
Kablolu Yayıncılık:
(…..).
IPTV:
(…..).
OTT
(…..).”
(…..TİCARİ SIR…..)
(216) Yakınsak pazar içerisinde rakiplerin mevcut ve potansiyel tutumları analiz edildikten
sonra mevcut belgenin devamında TTNET’in olası stratejilerinin/iş planlarının neler
olabileceğinin tartışıldığı görülmektedir. Belgenin “TT Grup TV yatırımlarının hedefi üst
düzey hasıla büyümesini desteklemek ve TV faaliyetini esas faaliyet alanlarından biri
haline getirmektir.” başlıklı bölümünde “Stratejik Konumlandırma”, “Stratejik Amaçlar”
ve “Zımni Hedefler” başlıklarına yer verildiği görülmektedir. Belgede belirtilen bu
hususlar şöyledir:
“(…..)
18-29/497-238
58/122
Stratejik Amaçlar Zımni Hedefler
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..) (…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(217) Yapılan analizlerde TT Grubunun özellikle internet müşteri tabanına özel bir önem
atfedildiği görülmektedir. Örneğin incelenen belgenin aşağıda yer verilen kısmı “(…..).”
başlığını taşımaktadır. Belgede ayrıca aşağıdaki hususlara yer verildiği görülmektedir:
(…..).
(…..TİCARİ SIR…..)
(218) Yukarıda işaret edilen paket satışlar ile müşteri bağlılığı arasındaki ilişkinin mezkûr
belgenin diğer bölümlerinde de kendine yer bulduğu görülmektedir. Örneğin, belgenin
aşağıda yer verilen kısmında “(…..)”’ verisine yer verilmiş ve müşteri iptal oranlarının
düşürülmesi için TV’nin güçlü bir etken olduğu ifade edilmiştir. Bu nedenle belgenin
devamında “(…..).” ifadelerine yer verilmiştir.
(…..TİCARİ SIR…..)
(219) Yine aynı belgeden, TTNET’in yukarıda belirtilen hedefleri ve bu hedeflerle uyumlu
faaliyetleri sonrasında 2013 yılında %(…..) olan ödemeli TV pazar payını hızlı bir artış
ile 2016’da %(…..), 2017’de %(…..), 2018’de %(…..) ve nihayet 2019’da %(…..)’a
çıkarmayı hedeflediği anlaşılmaktadır.
(…..TİCARİ SIR…..)
18-29/497-238
59/122
(220) Yakınsama sürecine ilişkin TTNET stratejisi bağlamında yukarıda yer verilen delillerin
dışında, yapılan bazı e-posta yazışmalarında da genişbant internet + TV paket satışına
ilişkin birtakım stratejilerin tartışıldığı görülmektedir. Söz konusu yazışmalara aşağıda
yer verilmektedir:
Delil 18: TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..) tarafından 26.10.2016
tarihinde TÜRK TELEKOM Genel Müdür Yardımcısı (…..)’a gönderilen mailde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
(…..)
Toptan satış modelinin abone etkisi
(…..).
(221) Delil 19: Delil 18’e konu mailde bahsedilen ve sonradan iptal edildiği belirtilen “Toptan
Satış Modeli”nin detayları, (…..)’un bilgisayarından elde edilen “Tivibu Toptan Satış/
Proje Güncellemesi” başlıklı ve Mart 2016 tarihli belgede görülmektedir. Söz konusu
belgenin aşağıda yer verilen kısmı “(…..).” başlığını taşımaktadır. Belgenin devamında
gerekçeler şöyle sıralamıştır:
(…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(222) Mezkûr belgede ayrıca TTNET’in mevcut durumda sadece hard-bundle67 olarak
nitelendirilen TV+Genişbant paketleri sunabildiği, bu paket türünde her iki paket
bileşenin ortak bir yükümlülük olmadan tek başına satış fiyatları üzerinden alınabildiği,
her iki ürünün fazladan bir fayda sağlamadan sadece birlikte pazarlandığı ifade
edilmiştir. Bu model çerçevesinde kullanıcılar iki ayrı sözleşme imzalamakta ve
aboneliklerin ayrı ayrı iptalini sağlayabilmektedir. Yine aynı belgede katı paketleme
(hard bundling) ile esnek paketleme (soft bundling)’in karşılaştırıldığı bölümde
aşağıdaki ifadeler yer verilmiştir:
67 Yerinde incelemeden elde edilen belgelerde “hard-bundle” ve “soft-bundle” ifadelerinin iç yazışmalarda
sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Yapılan yazışmaların analizinden “hard-bundle” olarak nitelendirilen
uygulamanın, birden fazla ürünün bir indirim çerçevesinde paket olarak satılması anlamında rekabet
hukukundaki “paket satış” kavramının anlamına yakın kullanıldığı görülmektedir. Bununla birlikte “soft-
bundle” olarak nitelendirilen uygulama ise rekabet hukukunda birebir karşılığı bulunmayan, TTNET’in
kendi stratejisine münhasır olarak kullandığı bir ifadedir. Bu stratejinin neye karşılık geldiği işbu kararın
ilerleyen bölümlerinde izah edilmektedir.
Kararda hard-bundling teriminin Türkçe karşılığı olarak “katı paketleme”; soft-bundling teriminin Türkçe
karşılığı olarak ise “esnek-paketleme” ifadeleri tercih edilmiştir. Bununla birlikte, bu kavramlar sadece
TTNET’in iç yazışmalarının aktarılması adına kullanılmış olup, 4054 sayılı Kanun kapsamındaki paket
satışlara ilişkin değerlendirme bu kavramlardan bağımsız olarak yapılmıştır.
18-29/497-238
60/122
Soft Bundle Hard Bundle
Ürün Fiyatı
(…..) (…..)
Satılan Miktar (…..) (…..)
Maliyet Avantajı (…..) (…..)
İptal Oranı Etkileri (…..) (…..)
Regülatif Uygunluk (…..) (…..)
(223) Delil 19’un “TT neden hard bundle uygulayamıyor?” başlığını taşıyan bölümünde ise
bu sorunun yanıtının aşağıdaki şekilde verildiği görülmektedir:
(…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(224) Belgenin ilerleyen kısımlarında ise TTNET’in Rekabet Kurumunun yasaklamasına tabi
olmadan TV+internet şeklindeki bir paket satış uygulamasını nasıl yapabileceği
hususunun tartışıldığı görülmektedir. Bu çerçevede belirtilen hususlar genel olarak
şöyledir:
(…..) bir yaklaşımın önerildiği görülmektedir.
(…..) savunulmuştur.
Türk Telekom Grubu’nun toptan seviyede TV hizmetini diğer internet servis
sağlayıcılarına açmasını öngören bu sistemin aşağıda yer verilen gerekçelerle
Kurul’dan izin alacağının değerlendirildiği görülmüştür:
(…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(225) Görüldüğü üzere “toptan satış modeli” adı verilen model çerçevesinde oldukça
kapsamlı analizler yapılmıştır. Bununla birlikte, yukarıda yer verilen e-posta
yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla, rekabet ve regülasyon kaygılarıyla rakiplerin
tekrar edebilirliklerini de merkeze alan bahse konu model uygulamaya konulmamıştır.
Yerinde incelemede elde edilen birtakım başka belgeler, bu modelin iptal edilmesinin
ardından yine paket satışları temel alan başka birtakım stratejilerin geliştirilmeye
çalışıldığını göstermektedir. Söz konusu belgelere aşağıda yer verilmektedir.
(226) Delil 20: (…..)’in bilgisayarından elde edilen belge, toptan satış modeli sonrasındaki
sistemin detayları hakkında bilgi vermektedir. 2015 yılı ve 2016 yılının ilk yarısını
incelediği anlaşılan belgenin “Paket Satış Faaliyetleri” başlığını taşıyan aşağıdaki
bölümünde, “(…..)” notunu içermektedir. Belgede ayrıca aşağıda yer verilen hususlara
da değinildiği görülmektedir:
18-29/497-238
61/122
(…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(227) Delil 21: Yine (…..)’in bilgisayarından elde edilen “(…..)” başlıklı bölümde aşağıda yer
verilen adımların kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır:
(…..)
(…..TİCARİ SIR…..)
(228) Delil 22: (…..)’un bilgisayarından elde edilen aşağıdaki belge tarihi tam olarak
saptanamamış olmakla birlikte yukarıda bahsedilen eylem planları ile uyumlu bir teşvik
sistemi öngörmektedir.
(…..TİCARİ SIR…..)
(229) Delil 23: Yine (…..)’un bilgisayarından elde edilen bir e-posta yazışmasında ve bunun
ekinde yer alan belgede, Şubat 2016 döneminde genişbant internet ile TV paket
satışlarını öngören bazı kampanya çalışmalarının yapıldığı görülmektedir. (…..)
tarafından 16.02.2016 tarihinde (…..)’e gönderilen “Tivibu Bundle Brief” konulu e-posta
ekinde yer alan doküman Fiber internet + Tivibu Giriş paket satış teklifinin detaylarını
içermektedir. Her iki hizmetin birlikte (…..) TL’ye sunulacağı anlaşılan belgede “(…..).”
ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır.
(…..TİCARİ SIR…..)
(230) Yine devamında, aynı belgede ticari amaç olarak, “(…..)” olduğu ifade edilmiştir.
(…..TİCARİ SIR…..)
18-29/497-238
62/122
I.6.3.2. TTNET Stratejisine İlişkin Genel Değerlendirme
(231) Yukarıda yer verilen bulgular ışığında, yakınsama sürecinde TTNET’in genel
stratejisine ilişkin yapılan tespitlere aşağıda yer verilmektedir:
Sektörün önde gelen oyuncusu olan TTNET, yakınsama sürecinde
telekomünikasyon sektörünün yapısının esaslı biçimde dönüştüğünün
farkındadır. Bu kapsamda saf telekomünikasyon hizmetleri ile ilişkili başta
ödemeli TV olmak üzere diğer hizmet ve pazarların artan önemine binaen
alternatif iş modelleri geliştirmek çabasındadır. Bu nedenledir ki, yeni stratejilere
işaret eden belgelerde TTNET’in video ekosistemine girmesinin esaslı gerekçesi
“(…..)” olarak ifade edilmiştir.
Bunun doğal bir sonucu olarak TTNET yakınsak pazar dahilinde tüketici talebinin
değişen niteliğinin de esaslı olarak farkındadır. Tüketicinin telekomünikasyon ve
TV hizmetlerini bir arada almak yönündeki tercihi TTNET’i iptal oranlarını
düşürmek ve ilave hasılat yaratmak yönünde arayışlara itmiştir. İncelenen
belgeler bu uğurda iki temel stratejinin benimsendiğini göstermektedir: (i) (Rakip)
TV oyuncularına karşı abone tabanını korumak için TV+temel telekomünikasyon
hizmetleri içeren paket satışlar (ii) (Rakip) Genişbant oyuncularına karşı abone
tabanını korumak için TV ile fark yaratmak.
Bu stratejik hedeflerin başarı ile yakalanabilmesi bakımından TTNET’in TV
hizmetinin kritik kitleye ulaşmasına büyük önem verilmektedir. Bu bakımdan IP
tabanlı çözümlerden, uydu çözümlerine ve karasal dijital yayıncılığa kadar çok
sayıda seçeneğin değerlendirildiği görülmektedir. Bu alternatifler içinde en dikkat
çekenlerden biri de hedeflenen kitleye erişimi daha hızlı yapabilmek bakımından
ödemeli TV pazarının en önemli oyuncusu olan DIGITURK’ün devralınmasının
bile değerlendirilmiş olmasıdır. Her ne kadar böyle bir işlem gerçekleşmemiş
olsa da, bu durum TTNET’in ödemeli TV’de geniş bir kitleye erişime verdiği
önemi göstermesi bakımından önemlidir.
Benimsenen ve uygulamaya geçirilmek istenen iş modelleri bakımından
değerlendirildiğinde ise paket satış imkanlarının kapsamlı biçimde ele alındığı
görülmektedir. Öyle ki, yukarıda incelenen belge ve yazışmaların birçoğunda
müteaddit kereler TV’nin paket satış stratejisinin temel unsurlarından biri olduğu
ve müşterileri tutmak ve kazanma konusunda önemli bir rol oynadığı ifade
edilmiştir. Yine bu belgelerde TTNET verileri üzerinden her iki hizmeti birden
alan kullanıcıların iptal oranlarının daha düşük olduğu ortaya konmuştur. Buna
göre müşteri abonelik iptal oranları, tekil mobil hatlarda %(…..), sabit seste
%(…..), tekil genişbantta %(…..), ikili-oyun paketlerde %(…..)ve üçlü paketlerde
%(…..)’dir.
Şirket için stratejik amaçların ve hedeflerin tartışıldığı belgelerde 2019 yılı
itibarıyla TT Grubunun (…..)milyon internet abonesine TV paketleri ile ulaşma
hedeflerinin konulduğu görülmektedir. Aynı belgelere göre bu rakam erişim
hatları tabanının %(…..)-(…..)’ine ve genişbant internet abonelerinin %(…..)’sine
tekabül etmektedir.
TTNET’in paket satış uygulamalarını kapsamlı biçimde ele alırken başta
Rekabet Kurumu müdahalesi olmak üzere regülatif birtakım çekinceler taşıdığı
da görülmektedir. Özellikle kendilerinin katı paketleme (hard bundle) olarak
niteledikleri TV ve genişbant internetin birlikte ve daha avantajlı fiyatlarla
sunulduğu paketlerin Kuru’un analizdeki “fiyatların toplam maliyetin altında
18-29/497-238
63/122
olmaması” ve “etkin rakip tarafından tekrar edilebilir olması” koşullarına
takılabileceği endişesi bulunmaktadır.
Bu endişeleri gidermek bakımından TTNET’in “(…..)” planı üzerinde çalıştığı
görülmektedir. Bu plana göre;
o Tivibu toptan seviyede rakip ISS’lerin erişimine açılacaktır. Toptan
seviyede rakiplerin de ödeyerek bu hizmeti alabilecekleri fiyat seviyesi
referans fiyat olarak nitelendirilmektedir.
o TTNET ise genişbant internet ve TV hizmetini içeren paketleri fiyatlarken
internet hizmeti için toplam maliyeti, TV fiyatı için ise rakipleri için de geçerli
olan referans fiyatı baz alacaktır. Böylelikle, örneğin Süper Pakette (…..)
TL’ye kadar çıkan maliyetleri fiyata yansıtmak durumunda kalmadan
tüketicilere daha düşük paket fiyatları teklif edebilecektir.
o Rakipler de referans fiyat üzerinden TTNET ile aynı fiyattan bu hizmeti
satın alabileceklerinden ve dolayısıyla “rakipler tarafından ekonomik tekrar
edilebilirlik” kıstası sağlanacağından bu uygulamanın regülatif riskinin de
düşük olacağının değerlendirildiği görülmektedir.
Bununla birlikte yapılan yazışmalardan “(…..)” planının hayata geçirilmediği,
bunun yerine daha önce de uygulanan ve TTNET tarafından esnek paketleme
(soft bundle) olarak nitelendirildiği görülen yöntemin uygulanmaya devam
edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan yazışmalarda yer verilenler kapsamında esnek
paketleme (soft bundle) olarak nitelendirilen iş modelinin özellikleri şöyledir:
o TV ve internet gibi iki ayrı hizmet kampanyalar veya çapraz satışlar
yoluyla birlikte pazarlanmakta/sunulmakta ve fakat bu satışın toplam fiyatı
ürünlerin tek tek satış fiyatlarının toplamı ile aynı olmaktadır.
o Öte yandan esnek paketleme (soft bundle) kapsamında her iki ürünün
ayrı ayrı iptal edilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Yine incelenen dokümanlarda esnek paketleme (soft bundle) uygulaması için
yapılan regülatif uygunluk değerlendirmesinde bu uygulamanın rekabet hukuku
bakımından gri bir alan olduğu ve muhtemel bir şikayetin ardından incelemeye
tabi olabileceğinin ifade edildiği görülmektedir.
Toptan satış projesinin iptalinin ardından belirlenen yeni stratejide öne çıkan
başlıca diğer uygulamaların ise,
o Paket satışları yeni ve artan primlerle desteklemek,
o Yeni gelen sabit genişbant müşterilerine çapraz TV satış işlemleri
gerçekleştirmek,
o Genişbant internet kurulumu esnasında TV paket satışlarının
gerçekleştirilmesini sağlamak,
o Regülasyon ekibi ile maliyetleri tüm abone tabanına yaymak konusunda,
Rekabet Kurulunu da ikna edecek yeni bir maliyet hesaplama modeli
üzerinde çalışmak
olduğu görülmektedir.
Bu stratejilerle uyumlu biçimde 2016 Şubat döneminde yapılan bazı
yazışmalarda, internet + Tivibu hizmetlerinin paket satışlarını konu alan bazı
kampanya çalışmalarının yapıldığı ve bu kampanyalarda fiber hızlı internetin ve
18-29/497-238
64/122
zengin TV içeriğinin uygun fiyata bir arada olması hususunun vurgulanmasının
istendiği görülmektedir.
(232) Görüldüğü üzere; TTNET’in yakınsama, değişen pazar yapısı, müşteri talebi ve paket
satışlar konusunda oldukça kapsamlı bir değerlendirme ve strateji arayışı söz
konusudur. Daha önce de belirtildiği gibi, bu genel strateji; mevcut soruşturma
çerçevesinde doğrudan bir rekabet ihlali analizine tabi tutulmamaktadır. Bununla
birlikte, aşağıda detaylarına yer verilecek olan ve işbu soruşturmanın esaslı konusunu
oluşturan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın daha iyi anlaşılması bakımından zemin
hazırlamaktadır.
I.6.4. TTNET’in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Birlikte Satış Niteliğine İlişkin
Değerlendirme
I.6.4.1. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası
(233) Ayrıntılarına I.5. numaralı bölümde yer verilen Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası özetle hem
sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ilişkin kampanyanın (Yeni Yıl Kampanyası)
hem de Tivibu ürününe ilişkin kampanyanın (Tivibu Her yerde Kampanyası) ayrı ayrı
taahhütnamelerle tek bir çatı altında sunulduğu kampanyadır.
(234) Esasen Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası, TTNET’in genel stratejisinin ele alındığı bir
önceki bölümde değinilen ve şirket içi yazışma ve dokümanlarda esnek paketleme (soft
bundle) olarak nitelenen yaklaşım ile tamamen uyumludur. Önceki bölümlerde de
bahsi geçtiği üzere TTNET şirket içi yazışmalarında, katı paketleme (hard bundle)
olarak nitelendirilen ve rekabet hukukunda paket satış tanımına denk gelen, farklı
hizmetlerin (inceleme konusu kampanya kapsamında internet ve TV hizmetlerinin) bir
arada ve indirimli fiyatlarla sunulduğu kampanyaların rekabet hukuku bakımından
sakınca yaratacağı endişesi dile getirilmektedir. Zira TTNET sabit perakende internet
pazarında hâkim durumda olduğu gibi Tivibu’nun ciddi içerik maliyetlerinden ötürü
paketin fiyatı maliyetin oldukça altında kalmaktadır. Dolayısıyla böyle bir durumda
Kurul’un önceki kararlarında sergilediği “etkin rakiplerin ekonomik tekrar edebilirliğini
teminen, paketin fiyatının toplam maliyetin yukarısında olması” gerektiği şeklindeki
genel kurala aykırı bir kampanya söz konusu olacaktır. Bu kaygı nedeniyle TTNET
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası çerçevesinde her iki hizmetin olduğu bir üst çatı
kampanya (Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası) lansmanı gerçekleştirmiş ve bu çatı
kampanya altında iki ayrı hizmeti (TV ve internet) ayrı ayrı sözleşmelerle sunmak
yoluna gitmiştir. Ayrıca TTNET abonelerine, birlikte veya ayrı ayrı da alınsa söz konusu
iki hizmete toplamda aynı fiyatın ödeneceği bir model sunmuştur.
(235) Diğer taraftan, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın detaylı rekabetçi analizine geçmeden
önce bu analizin teorik olarak hangi çerçevede yapılacağını belirtmekte fayda
görülmektedir. Nitekim söz konusu kampanyanın fiyat sıkıştırması kapsamında
değerlendirilmesi mümkün olduğu gibi, bağlama ya da paket satış gibi birlikte satış
uygulamaları çerçevesinde ele alınması da mümkündür. Kurul’un 19.12.2013 ve 13-
71/992-423 sayılı kararında işbu soruşturma konusu ile benzer biçimde
Fibernet/Hipernet limitsiz internet hizmeti, THK (Konuştukça Öde) ses hizmeti ve Tivibu
Ev Maxi hizmetinin birlikte ve maliyet altında sunulduğu iddiasının fiyat sıkıştırması
çerçevesinde ele alındığı görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu soruşturma
kararının TTNET ve TÜRK TELEKOM ekonomik bütünlüğünün çok sayıda
kampanyasını bir arada inceleyen geniş kapsamlı bir soruşturma olduğu dikkat
çekmektedir. İncelenen kampanyaların odak noktasında ise genel olarak fiyat
sıkıştırması teorisi ile uyumlu biçimde üst pazarda uygulanan toptan fiyatlar ile alt
18-29/497-238
65/122
pazardaki fiyatların rakipler bakımından tekrar edebilirliği ortadan kaldırdığı iddiası
oluşturmaktadır.
(236) Öte yandan Kurul’un “TTNET A.Ş. tarafından sunulan Tivibu hizmetinin, TTNET
A.Ş.'nin internet ve ses hizmetleri ile birlikte pazara sunulmasını (paketlenmesini) hedef
alan uygulamalarına menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması talebi” konulu
05.02.2015 tarih ve 15-06/74-31 sayılı kararında da Kurul’un önceki kararına atıfta
bulunulduktan sonra aşağıdaki değerlendirmelere yer verdiği görülmektedir.
“Mevcut başvuru kapsamında perakende pazarda ikisi dikey bütünleşik üç
hizmetten oluşan iki farklı paketin sunulmasının planlanması nedeniyle fiyat
sıkıştırması kavramına paralel olarak bahsedilmesi gereken diğer bir kavram ise
paketlemedir. (…) paketleme rekabet hukuku literatüründe ‘‘indirim sistemleri’’
başlığı altında ‘‘paket indirimleri’’ olarak geçmektedir.
….
Bu bağlamda, ister fiyat sıkıştırması isterse indirim sistemleri kapsamında
değerlendirilsin, dosya bağlamında en temel tespit edilmesi gereken husus
başvuru konusu kampanyaların maliyetlerini karşılayıp karşılayamadığı
olmaktadır.”
(237) Gerçekten de ister paketleme uygulamaları ve paket indirimleri, ister fiyat sıkıştırması
kapsamında ele alınsın, inceleme konusu ihlal iddiasının özünü, teşebbüsün maliyet
altı fiyatlama stratejisi ile hâkim durumunu korumak ve bu hâkim durumunu öteki
piyasalardaki rekabeti bozmak amacıyla kullanıp kullanmadığının tespiti
oluşturmaktadır. Her iki ihlal biçiminde de kampanyaların maliyetlerini karşılayıp
karşılayamadığı ve teşebbüs davranışının fiili veya muhtemel rekabet karşıtı piyasa
kapamaya yol açıp açmadığının incelenmesi şeklinde benzer bir analiz
uygulanmaktadır. Bununla birlikte TTNET’in sıklıkla uyguladığı ve esnek paketleme
(soft bundle) olarak ifade ettiği yöntemin örneği olan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
rekabet hukuku bakımından bir birlikte satış/paket satış olup olmadığı sorusunun
yanıtlanması gerekmektedir. Zira sektörün geldiği nokta itibarıyla yakınsanan
pazarlarda farklı satış stratejileriyle farklı hizmetleri tüketiciye bir arada kullanma imkanı
tanıyan kampanyaların birlikte satış ya da paket satış olarak nitelenip nitelenemeyeceği
yanıtlanması gereken önemli bir sorudur. Bu bakımdan, mevcut dosya bakımından
yapılacak analiz birlikte satış zeminine inşa edilecektir. Bu itibarla, takip eden başlıklar
kapsamında öncelikle birlikte satış uygulamalarının rekabet hukuku kapsamında nasıl
ele alındığına değinilecektir.
I.6.4.2. Rekabet Hukuku Çerçevesinde Birlikte Satış Uygulamaları ve Çeşitleri68
(238) Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan bir iş modeli olan birlikte satış uygulamaları rekabet
hukuku bakımından ele alındığında, söz konusu uygulamaların bağlama ve paket satış
olmak üzere iki çeşidinin olduğu görülmektedir:
I.6.4.2.1. Bağlama
(239) Bağlama uygulaması genel olarak bir ürünün satımının başka bir ürünün alımı şartına
bağlanması olarak tanımlanmaktadır. Bu uygulamada alıcı tarafından asıl olarak talep
edilen ürüne “bağlayan ürün”, bu ürünle birlikte alınması şart koşulan ikinci ürüne ise
68 Mevcut bölümünün yazımında Rekabet Uzmanı Nimet Kavak’ın uzmanlık tezinden faydalanılmıştır:
Kavak, N. (2012), Telekomünikasyon Sektöründe Birlikte Satış Uygulamaları, Rekabet Kurumu Uzmanlık
Tezi, Ankara. s. 3-10.
18-29/497-238
66/122
“bağlanan ürün” adı verilmektedir. Bağlama uygulaması kendi içinde sözleşmesel
bağlama ve teknolojik bağlama olarak ikiye ayrılmaktadır. Sözleşmesel bağlama
müşterinin bağlayan ürünü alırken bağlanan ürünü de almayı, bir diğer deyişle
bağlanan ürünleri rakiplerden almamayı kabul ettiği durumlarda söz konusudur.
(240) Sözleşmesel bağlamanın da kendi içerisinde farklı türlerinden bahsetmek mümkündür.
Bunlardan statik bağlama uygulamasına örnek olarak, B’nin alınmasının A’nın
alınmasına bağlandığı bir durumda, A’nın ve A-B paketinin müşteriye sunulabilmesine
karşın B’nin tek başına satılmaması verilebilir. Bu yönüyle statik bağlama uygulaması,
bu incelemenin odak noktasını oluşturan telekomünikasyon sektöründe IPTV veya
internet hizmeti için sabit telefon aboneliğinin gerekmesi örnekleriyle kendine yer
bulmaktadır. Dinamik bağlama ise daha çok büro makineleri ve sarf malzemelerinin
birbirine bağlandığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Makinenin kullanım yoğunluğuna
göre bağlanan ürünlerin tüketim miktarı değişebilmektedir.
(241) Buna karşın teknolojik bağlama teknik veya mekanik olarak birbirlerine bağlanan
ürünlerin kolayca birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı, bağlayan ürünün sadece
bağlanan ürünle düzgün bir şekilde çalışabilir olduğu koşullarda birlikte satış
uygulamasını ifade etmektedir.
I.6.4.2.2. Paket Satış
(242) Bir diğer birlikte satış uygulaması olan paket satış (bundling) ise birden fazla ürünün
birlikte satılması olarak tanımlanmaktadır. Paket satış uygulamasında farklı ürünler bir
arada sunulabildiği gibi aynı ürünün birden fazla sayıda sunulması da mümkündür.
Paket satışlar kendi içinde saf paket satış (pure bundling) ve karma paket satış (mixed
bundling) olarak ikiye ayrılmaktadır.
(243) Saf paket satış, ürünlerin ayrı ayrı satılma seçeneğinin sunulmadığı, sadece paket
halinde satıldığı durumları ifade etmekte, karma paket satış ise ürünlerin hem tek tek
hem de paket halinde birbirine alternatif olarak sunulduğu durumlar olarak
tanımlanmaktadır. Bu durumda ürünler paket halinde sunulduğundan, paket için biçilen
fiyat bu ürünlerin ayrı ayrı fiyatları toplamından düşük olmaktadır. Karma paket satış
uygulaması ile müşteriye seçme şansı tanındığı, saf paket satış yönteminin ise müşteri
seçeneklerini kısıtladığını söylemek mümkündür.
(244) Yukarıda yer verilen tanım ve açıklamalardan farklı uygulamaları ifade ettiği anlaşılan
bağlama ve paketleme terimlerinin literatürde genel olarak birbiriyle
değiştirilebilir/birbirlerinin yerine geçecek şekilde kullanıldığı görülmektedir. Teknik
olarak paket satış yönteminin bir çeşidi olmamakla birlikte bağlama uygulamasının
etkileri saf veya karma paketleme uygulamasının etkilerine benzer olabilmektedir.
(245) Kurul kararları çerçevesinde birlikte satış uygulamalarının nasıl değerlendirildiğine
geçmeden önce, birlikte satış uygulamalarının etkilerine ilişkin literatürde öne çıkan
başlıca görüşlere değinmekte fayda görülmektedir.
I.6.4.2.3. Rekabet Hukuku Çerçevesinde Birlikte Satış Uygulamalarının Etkileri
(246) Rekabet hukuku ve iktisadı çerçevesinde ele alındığında, birlikte satış uygulamalarının
tek başına “iyi” ya da “kötü” olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan gri bir alan olduğu
dikkat çekmektedir. Söz konusu uygulama teşebbüsler tarafından etkinlik yarattığı
gerekçesiyle uygulanabileceği gibi bazı stratejik hedeflere ulaşmak bakımından da
tercih edilebilecektir. Bu bölümde ana hatları ile birlikte satış uygulamalarının etkinlik
yaratan etkileri ile stratejik etkilerine ana hatları ile değinilecektir.
18-29/497-238
67/122
Birlikte Satışın Etkinlik Yaratan Etkileri
Ölçek ve Kapsam Ekonomileri: Üretilen ürün sayısı arttıkça marjinal maliyetlerin
azalması durumuna ölçek ekonomisi, aynı anda farklı ürünler üretmekten
kaynaklanan maliyet avantajına ise kapsam ekonomisi adı verilmektedir. Birlikte
satışlar teşebbüslere üretim ve dağıtımda maliyet avantajı sağlamakta ve işlem
maliyetlerinden tasarruf edilmesine neden olmaktadır.
Fiyat Farklılaştırması: Fiyat farklılaştırması, teşebbüslerin tüketici tercihlerini ve
eğilimlerini değerlendirerek farklı müşteri gruplarına farklı fiyatlar uygulamasıdır.
Birlikte satış yönteminde uygulanan fiyat farklılaştırması, çok ürünü olan
monopolün tüketicilerin ürünler üzerindeki tercihleri ve bu ürünlere biçtikleri
değerleri (reservation values) dikkate alıp bu ürünleri paketlemek ve bu paketi
fiyatlamak suretiyle üçüncü derece fiyat ayrımcılığı yaparak tüketici fazlasının
ele geçirilmesi olarak tanımlanmaktadır.
Çifte Tekelci Fiyatın Engellenmesi: Tüketimleri paralel seyreden tamamlayıcı
ürünlerin satışları da doğal olarak birbirlerinden etkilenmektedir. Cournot
modelinde, böyle ürünlerin paketlenerek satıldığı halde oluşan fiyatın ayrı
tekeller tarafından satıldığı koşulda oluşan fiyata göre daha düşük olduğu
gösterilerek paket satış yoluyla çifte tekelci fiyatlamanın önüne geçilebileceğine
işaret edilmektedir. Bununla birlikte, birlikte satış uygulaması ile çifte tekelci
fiyatlama engelleniyor olsa da fiyat, ürünlerin ayrı ayrı fiyatlarının toplamından
az olsa dahi, bunun yine de tekelci fiyat olacağı ve bu tür bir durumun
oligopolistik piyasalarda gerçekleşmesi durumunda rakiplerin dışlanmasına yol
açabileceği yönünde görüşler de bulunmaktadır.
Birlikte Satışın Stratejik Etkileri
Girişi Caydırma: Birlikte satış uygulamaları, bağlayan ürün pazarında sahip
olunan gücün, bağlanan pazara rakiplerin girişinin engellenmesi amacıyla
kullanılmasına yol açabilmektedir. Pazar gücü aktarması olarak ifade edilen bu
yöntem ile bir pazarda var olan tekelci güç bir başka pazara aktarılarak sonraki
pazarda faaliyet gösteren rakiplerin faaliyet alanının daraltılması ve rekabet
gücünün azaltılması sağlanabilmektedir. Birlikte satış uygulaması,
gerçekleştiren teşebbüsün bağlanan pazardaki gücünün artırılması veya
pazarın potansiyel rakiplerin girişine tamamen kapanması amacıyla
kullanılabilmektedir.
Mevcut Rekabeti Azaltıcı Etkiler: Aktarma mekanizması ile ürünlerin paket
olarak satılmasıyla tüketicilerin bağımsız ürünler üzerindeki tercihleri
sınırlandırılmakta ve talep homojenleştirilerek tüketici fazlası üretici tarafına
geçmektedir. Bunların yanı sıra müşteri taleplerinin heterojen olduğu durumlarda
karma paket satış yöntemi ile ürünler hem ayrı ayrı hem de paket halinde
sunularak daha fazla tüketici kitlesine hitap etmesinden dolayı rakip
teşebbüslere yönelik çekirdek talebin azalmasına yol açılmaktadır.
Şebeke Dışsallıklarından Faydalanma: Bir ürünün değerinin ve o ürüne olan
talebin o ürünü kullanan kişi sayısı arttıkça artması olarak tanımlanan şebeke
dışsallığının mevcut olduğu pazarlarda birlikte satış uygulaması kapama
etkisinin artmasına yol açabilmektedir. Böyle bir durumda, yapılan birlikte satış
uygulaması ile bir piyasada şebeke dışsallıklarından kaynaklanan güce sahip
teşebbüsün gücü daha da artabilmekte ya da söz konusu teşebbüsün sahip
18-29/497-238
68/122
olduğu güç mevcut ya da potansiyel rakipler tarafından daha güç
aşındırılabilmektedir.
I.6.4.2.4. Kurul Kararları Çerçevesinde Birlikte Satış Uygulamaları
i. TTNET, TÜRK TELEKOM ve AVEA Kararı69
(247) Kararda, TTNET ve TÜRK TELEKOM’un “TümEvİşAvea320”, “Şirketler için ADSL” ve
“Ücretsiz Ev/İş Arama Fırsatı” kampanyaları aracılığıyla hâkim durumunu kötüye
kullandığı iddiası incelenmektedir. Söz konusu kararda şikayetçi tarafından iddia edilen
bağlama/paket satış, yıkıcı fiyatlama/çapraz sübvansiyon, pazar aktarması, fiyat
sıkıştırması, tüketici zararı olmak üzere birçok hâkim durumun kötüye kullanılması
halleri incelenmiştir. Yalnızca TTNET’e halihazırda abone olan veya yeni abone olacak
kişilerin TümEvİşAvea320 kampanyasından faydalanabilecekleri, genişbant internet
hizmetlerinin bağlanan ürün, AVEA tarafından sunulan GSM hizmetlerinin ise bağlayan
ürün olduğu kararda; birlikte satış uygulamasının, internet aboneliği ve mobil telefon
hizmetinin ayrı ayrı da satın alınabilmesi mümkün iken birlikte alımlarında indirim
sunulması nedeniyle karma paket satış olduğu ifade edilmiştir. Şikayetçi tarafından
genişbant internet hizmetleri pazarında rekabetin kısıtlandığı iddia edildiğinden
kararda, genişbant internet hizmetleri pazarında rekabetin bozulup bozulmadığı,
kampanyaya katılan kişi sayısı, kampanyada sunulan indirimin büyüklüğü, kullanıcı
tercihleri ve ürünlerin niteliği kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Kullanıcı sayısının ve
indirimin düşük seviyelerde gerçekleşmesi, bağlayan ürün olan TümEvİşAvea320 GSM
hizmetinin sunucusu olan AVEA’nın kullanıcı tercihleri bakımından GSM pazarında son
sırada yer alması, bağlayan ve bağlanan ürünlerin birbirini tamamlayıcı olduğunun
mevcut verilerle söylenemeyeceği, dolayısıyla genişbant internet hizmetleri pazarında
rekabetin bozulmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
ii. Tivibu Kararı70
(248) Kurul’un TTNET’in, internet servis sağlayıcılığı hizmeti ile Tivibu isimli Web TV (OTT
TV) hizmetini bağlayarak bir pazardaki hâkim durumunu başka bir pazarda kötüye
kullandığı iddiasının incelendiği Tivibu kararında, TTNET’in, Tivibu Web TV hizmeti
alınması için gerekli olan genişbant internet servis sağlayıcılığı hizmetinin TTNET’ten
temin edilmesi zorunluluğunu getirdiği görülmektedir. Anılan kararda TTNET’in hâkim
durumda olduğu sonucuna varılamayan Web TV hizmetleri pazarındaki gücünü
kullanarak, perakende İSS hizmetleri gibi bir pazardaki rekabeti olumsuz yönde
etkilemesinin söz konusu olmayacağı, alternatif ürün ve hizmetlerin de piyasaya girip
girmeyeceğinin incelenmesi ve ürüne olan talep miktarının analiz edilmesi için pazarın
gelişmesinin beklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
(249) Konuya ilişkin BTK görüşünde, TTNET’in Web TV hizmetleri pazındaki gelirinin düşük
olduğu, söz konusu hizmetin perakende genişbant internet erişim piyasasına olası
etkilerinin sınırlı seviyede kalacağı, başka bir İSS ve dijital platform sunucusu
tarafından benzer hizmetlerin sunulduğu, Tivibu hizmetinin alternatif işletmecilere
sunulması gibi bir gerekliliğin halihazırda olmamasına rağmen, TTNET tarafından
anılan hizmetin alternatif işletmecilere sunulmasının planlandığı ifade edilmektedir.
iii. TTNET Menfi Tespit Kararı71
(250) TTNET tarafından sunulan Tivibu hizmetinin, TTNET’in internet ve ses hizmetleri ile
birlikte pazara sunulmasını (paketlenmesini) hedef alan uygulamalarına menfi tespit
69 09.10.2008 tarihli ve 08-57/912-363 sayılı karar.
70 30.9.2010 tarihli ve 10-62/1287-488 sayılı karar.
71 05.02.2015 tarihli ve 15-06/74-31 sayılı karar.
18-29/497-238
69/122
belgesi verilmesi/muafiyet tanınması talebinin incelendiği kararda, sektörde genişbant
internet hizmetinin ödemeli yayıncılık ve/veya ses hizmetleriyle paketlenerek sunulması
yönünde bir eğilimin olduğu ve söz konusu trendin pazardaki rekabeti belirleyen önemli
parametrelerden biri haline geldiği tespitine yer verilmiştir.
(251) Kararda TÜRK TELEKOM ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün Tivibu hizmetini
paket olarak son kullanıcılara sunmayı planladığı paketleme içeren kampanyalar ile (i)
fiyat sıkıştırması uygulayarak perakende pazardaki etkin rekabeti kısıtlayıp
kısıtlamadığı (ii) paket indirimi uygulamalarının birim fiyatları maliyetlerin altına
düşürmek suretiyle “yıkıcı fiyat” uygulamasına dönüşüp dönüşmediğinin 4054 sayılı
Kanun kapsamında en temel rekabetçi sorun olarak ortaya çıktığı değerlendirilmiştir.
(252) Kararda, kampanyalar hayata geçirilmeden ex-ante bir değerlendirme yapılmış, ister
fiyat sıkıştırması isterse indirim sistemleri kapsamında değerlendirilsin, tespit edilmesi
gereken hususun anılan kampanyaların maliyetlerini karşılayıp karşılayamadığı
olduğu, sunulan verilere göre kampanya dahilinde yer alan paketlerin maliyetlerini
karşılayacağının öngörüldüğü, verilerin hazırlanmasında kullanılan varsayımlar ve
projeksiyonların geçerli olması koşuluyla, başvuruya konu kampanyaya menfi tespit
belgesi verilebileceği hükme bağlanmıştır.
iv. TÜRK TELEKOM TTNET Fiyat Sıkıştırması 2 Kararı72
(253) TÜRK TELEKOM ve TTNET tarafından uygulanan çok sayıda kampanyanın fiyat
sıkıştırması bağlamında ele alındığı kararda, Tivibu hizmetine ilişkin, Tivibu Ev’in dahil
edildiği paket satışların ancak Ekim 2012’de hissedilebilir seviyeye ulaştığı ve Mayıs
2013’ten sonra rekabeti etkileme potansiyeline kavuşmaya başladığı; bu bağlamda,
söz konusu dört aylık sürenin rekabet karşıtı piyasa kapamanın oluşması için yeterli
olmayacağı, ancak Tivibu Ev içeren paketlerin satışında gözlenen artan trendin devam
etmesi halinde rakiplere piyasanın kapamasının muhtemel hale geleceği kanaati dile
getirilmiştir. Bu kanaat üzerine, Tivibu Ev hizmeti ve iptal engelleme içeren
kampanyaların, ileride piyasa kapamaya yol açabileceği ve Tivibu Ev hizmeti içeren
kampanyaların kampanya suresi bitiminden itibaren mevcut şartlarla yenilenmemesi
hususlarında anılan ekonomik bütünlüğe Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesine
karar verilmiştir.
(254) Yukarıda yer verilen Kurul kararlarında görüldüğü üzere;
İlk dönem alınan kararlarda, birlikte satış uygulaması ile hâkim durumun kötüye
kullanılması için hâkim durum tespiti, ayrı ürünlerin varlığı ve ürünlerin birlikte
alımının şart koşulması gibi kriterlere bakıldığı,
Bir pazardaki hâkim durumun öteki pazarlara taşınması ihtimalinin
değerlendirildiği ve hizmetlerin aynı dağıtım kanallarından ulaştırılmasının da
analize dahil edilebildiği,
Birlikte satış uygulamalarının kampanyaya katılan kişi sayısı, sağlanan indirim
tutarının büyüklüğü, piyasada elde ettiği başarı gibi kriterler çerçevesinde etki
72 19.12.2013 tarih ve 13-71/992-423 sayılı karar. Mezkûr Kurul kararı, Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin
09.06.2015 tarih ve 2014/1793 E., 2015/965 K. sayılı kararı ile iptal edilmişse de, söz konusu iptal
kararının 18.05.2016 tarih ve 2015/5104 E., 2016/1849 K. sayılı Danıştay 13. Dairesi kararı ile
bozulmasına istinaden hukuki geçerliliğini korumaya devam etmektedir. Nitekim adı geçen Danıştay
kararı uyarınca Kurul tarafından da; 13-71/992-423 sayılı Kurul kararının halihazırda geçerli olduğu
gerekçesiyle yeni bir karar alınmasına yer olmadığı yönünde 10.08.2016 tarih ve 16-27/462-M sayı ile
hüküm tesis edilmiştir.
18-29/497-238
70/122
analizine tabi tutulması gerektiğine dikkat çekildiği (TTNET, TÜRK TELEKOM
ve AVEA Kararı),
TTNET hizmetleri ile Tivibu hizmetinin birlikte sunulmasının farklı nitelikte çok
sayıda karara konu olduğu, bu kararlarda hizmetlerin birlikte satışı ile TÜRK
TELEKOM’un yakınsamanın yarattığı imkanlardan yararlanmaya çalıştığının
açıkça dile getirildiği,
TTNET hizmetleri ile Tivibu hizmetlerinin birlikte sunulmasına ilişkin, TTNET’in
IPTV pazarında gelirinin düşük olduğu ilk dönem kararlarında alternatif ürün ve
hizmetlerin de piyasaya girip girmeyeceğinin incelenmesi ve ürüne olan talep
miktarının analiz edilmesi için pazarın gelişmesinin beklendiği,
Bu uygulamaya ilişkin alınan son dönemli kararlarda ise sektörde genişbant
internet hizmetinin ödemeli yayıncılık ve/veya ses hizmetleriyle paketlenerek
sunulması yönünde bir eğilimin olduğu ve söz konusu trendin pazardaki rekabeti
belirleyen önemli parametrelerden biri haline geldiği, birlikte satış
uygulamalarının fiyat sıkıştırması ve yıkıcı fiyat bağlamında rekabetçi sorunlar
ortaya çıkarabileceği (TTNET Menfi Tespit ve Fiyat Sıkıştırması 2 kararları)
hususlarının öne çıktığı görülmektedir. Bu anlamda telekomünikasyon pazarlarında
birlikte satış uygulamaları yaygınlaştıkça bu uygulamaların olası fiyat uygulamaları ile
kötüye kullanmaya (fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyat) konu olabileceği ancak uygulamanın
etkileri bakımından da rekabetçi olup olmadığının değerlendirilmesine vurgu yapıldığı
anlaşılmaktadır.
I.6.4.2.5. Kurul Kararları Çerçevesinde Birlikte Satış Uygulamaları
v. OFCOM’un British Telekom Kararı73
(255) 2013 yılında İngiltere'nin telekomünikasyon sektörü düzenleyici otoritesi OFCOM
tarafından British Telekom (BT) hakkında ilgili pazarda fiyat sıkıştırması yoluyla hâkim
durumunu kötüye kullandığı iddiası ile başlatılan soruşturmada; BT tarafından sunulan
süper hızlı internet hizmeti (SFBB) ile Primier Lig, FA CUP gibi futbol
organizasyonlarının yayın hakkını elinde bulunduran "BT Sport" isimli TV hizmeti
incelenmiştir. Soruşturma kapsamında başlangıçta dile getirilen şikayetler BT’nin bazı
paket uygulamalarının fiyat sıkıştırmasına yol açtığı iddialarından oluşmaktayken daha
sonra soruşturmaya BT'nin yayın hakları ve diğer maliyetlere rağmen BT Sport paketini
süper hızlı internet (SFBB) abonelerine ücretsiz olarak sunmasının perakende fiyatları
toptan maliyetlerin altında tutarak fiyat sıkıştırmasına neden olduğu iddiası da
eklenmiştir.
(256) Soruşturma kapsamında şikayetçi TalkTalk tarafından, BT’nin söz konusu uygulamayla
esasen bağımsız bir spor yayın işi geliştirmekten ziyade genişbant pazarındaki özellikle
de SFBB pazarındaki payını arttırmayı amaçladığı, dolayısıyla BT’nin BT Sport’lu
genişbant ürünlerinin maliyeti hesaplanırken BT Sport’un toplam net maliyetinin de
hesaba katılması gereken bir kalem olması gerektiği iddia edilmiştir.
(257) Söz konusu iddia karşısında BT ise altpazardaki ürün teklifinin TalkTalk ve perakende
seviyedeki diğer rakiplerin ürün tekliflerinden büyük ölçüde farklı olduğunu, premium
spor içeriğinin BT’nin genişbant bundle soruşturması içerisinde değerlendirilmesinin
standart fiyat sıkıştırması teorisine uygun olmayacağı ve denenmemiş ve oldukça yeni
73 CW/1103/03/13: Complaint from TalkTalk Group against BT about alleged margin squeeze in relation
to superfast broadband pricing,
03-13.pdf.
18-29/497-238
71/122
bir fiyat sıkıştırması analizine sebebiyet vereceği dolayısıyla ilgili soruşturma
kapsamına BT Sport hizmetinin dahil edilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.
(258) OFCOM, BT ve TalkTalk’tan gelen cevaplar ve çeşitli kanıtlar ışığında BT’nin BT
Sport’u SBB ve SFBB abonesi olanlara ek ücret almadan sunduğunu, bir rakibin BT ile
rekabet edebilmesi için benzer bir fiyat teklifi vermesi gerektiğini, BT’nin söz konusu
uygulamayla doğrudan genişbant pazarındaki hâkimiyetini güçlendirmek istediğini,
BT’nin BT Sport hizmetini genişbant internet abonelerine bedava sunmasının fiyat
sıkıştırması soruşturması ile doğrudan ilgili olduğunu belirterek BT Sport hizmetinin de
soruşturmaya dahil edilmesine karar verdiğini açıklamıştır.
(259) OFCOM, BT Sport hizmetinin soruşturmaya dahil edilmesine karar verdikten sonra fiyat
sıkıştırması analizinde eşit etkinlikteki firma testi ile uyumlu olduğunu savunduğu ve
TalkTalk’un şikayetinde, BT’nin ise “screening test”de benimsedikleri net maliyet
yaklaşımını uygulamaya karar vermiştir. OFCOM; net maliyetin BT Sport’un toplam
maliyetlerinden abonelik ve reklam yolu ile elde edilen gelirlerinin düşülmesi ile elde
edildiğini ifade etmiş, ardından net maliyeti farklı kıstaslar uygulayarak BT’nin SFBB ya
da SBB abonelerine belirli nispetlerde dağıtmış ve fiyat sıkıştırması olup olmadığını
incelemiştir.
(260) Hesaplanan net maliyetin hangi müşteri grubuna dağıtılması gerektiği tartışması
kapsamında OFCOM bir kaç farklı alternatif üzerinde durmuştur. Her ne kadar rapor da
uygulanmasına gerek görülmese de “combinatorial approach” adı verilen
alternatiflerden ilkinde BT Sport’un maliyetleri önce SBB abonelerine dağıtılacak eğer
maliyet SBB abonelerinden karşılanamazsa SFBB abonelerine de dağıtılacaktır.
(261) Raporda uygulanan ikinci alternatif ise BT Sport’un BT’nin özellikle SFBB hizmetini
yaygınlaştırmak için uyguladığı bir iş modeli olduğu varsayımından hareketle BT
Sport’un maliyetinin bir bölümünün SFBB abonelerine dağıtılmasıdır. Raporda bu
yöntemin iki şekilde yapılabileceği ifade edilmiştir. “First Allocation Approach” olarak
adlandırılan birinci yaklaşım BT Sport’un net maliyetlerinin BT Sport abonesi olup
olmadıklarına bakılmaksızın bu hizmeti bedava kullanmaya elverişli olan tüm SBB ve
SFBB abonelerinin sayısıyla orantılı olarak SFBB portföyüne tahsis edilmesidir.
“Second Allocation Approach” olarak adlandırılan ikinci yaklaşım da ise çeşitli
göstergeler ışığında SFBB abonelerinin, BT Sport'a abone olma ihtimalinin SBB
abonelerine kıyasla daha yüksek olabileceği şeklinde yapılan varsayımdan hareketle,
BT Sport'un net maliyetlerinin, BT Sport alan SFBB abonelerinin ve BT Sport alan SBB
abonelerinin sayısıyla orantılı olarak SFBB portföyüne tahsis edilmesidir.
(262) Her iki tahsis yöntemi kapsamında yapılan fiyat sıkıştırması testlerinde BT’nin
soruşturmaya konu paket teklifleri fiyat sıkıştırması testinden geçmiştir. Dolayısıyla
bahsi geçen fiyat sıkıştırması iddiası OFCOM tarafından reddedilerek soruşturma
tamamlanmıştır.
I.6.4.3. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Birlikte Satış Uygulamaları Kapsamında
Analizi
(263) Yukarıda yer verilen açıklamaların işaret ettiği üzere; paket satışların rekabet hukuku
çerçevesinde değerlendirilmesinde (i) paket satış uygulamasına konu ürünlerden
herhangi bir tanesinde hâkim durumun tespiti (ii) bağlama/paket satış uygulamasına
konu ürünlerin farklı/bağımsız ürünler olması (iii) paket ürünlerde bir indirimin söz
konusu olması (iv) uygulamanın anti-rekabetçi (dışlama/kapama) etki doğurabilecek
niteliği haiz olması (v) objektif haklı bir gerekçenin ve/veya etkinlik doğurucu bir
uygulamanın mevcut olmaması dikkate alınan en önemli kıstaslardır.
18-29/497-238
72/122
(264) TTNET tarafından gönderilen ilk yazılı savunmada bahse konu Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası’na ilişkin aşağıdaki değerlendirmenin yapıldığı görülmektedir:
“Öncelikle, Şirketimiz TTNET'in "Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası" adında bir
kampanyası bulunmadığını, halihazırda Şirketimiz tarafından sabit genişbant
internet erişim hizmetleri ile ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetlerini içeren
paketlerin birlikte ve/veya aynı anda satın alınmasını zorunlu kılan herhangi bir
kampanyası da bulunmadığını belirtmek isteriz.
Diğer yandan, "Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası" başlı başına sadece tek bir
kampanyayı ifade etmemekte olup, iletişimde kullanılan bir söylem olmuştur.
Nitekim, aslında bu söylemin arkasında iki ayrı kampanya yer almakta olup, bu
kampanyalar; i) "Yeni Yıl Kampanyası" ve (ii) "Tivibu Her Yerde Kampanyası"dır.
Bu kurguda aboneler genişbant internet erişim hizmeti ile Tivibu hizmetini ayrı
ayrı satın alabilmekte; genişbant internet erişim hizmeti için "Yeni Yıl
Kampanyası"na, Tivibu hizmetine ilişkin ise "Tivibu Her Yerde Kampanyası"na
katılmakta ve her bir hizmet için ayrı ayrı taahhütname irnzalamaktadır Söz
konusu iki hizmetin/ürünün birbirine bağlanması ya da birlikte satın alınmasını
zorunlu kılan bir koşul ve/veya birlikte satın alınmasından kaynaklı müşterilere
sağlanan ayrıca bir indirim bulunmamaktadır.”
(265) Görüldüğü üzere TTNET böyle bir kampanyanın bulunmadığını, “Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası” isminin sadece lansman amaçlı kullanıldığını, iletişimde kullanılan bir
söylem olduğunu, bu kapsamda iki ayrı hizmet kampanyasının duyurulduğunu, her bir
hizmet için iki ayrı taahhütname imzalandığını, birlikte alımın zorunlu tutulmadığı gibi
birlikte almadan kaynaklı bir fiyat avantajı da sunulmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla
TTNET’e göre paket satış olarak nitelendirilemeyecek bu kampanyadan dolayı
herhangi bir rekabet hukuku sorumluluğundan bahsedilemeyecektir.
(266) Öncelikle ifade etmek gerekir ki, her ne kadar ilgili savunmada bu uygulamanın rekabet
hukuku bakımından herhangi bir sonuç doğuramayacağı dile getirilse de, esnek
paketleme (soft bundle) uygulamasının bir şikayet üzerine rekabet hukuku denetimine
tabi olabilecek bir uygulama olduğunu TTNET bizzat kendi iç yazışmalarında şu
ifadelerle dile getirilmiştir: “Rekabet Kurumu için gri alan, muhtemel şikayetin ardından
incelemeye konu olabilir.” (Delil 19).
(267) Öte yandan, yapılan yerinde incelemelerde elde edilen çok sayıda bilgi ve belge,
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın abone alımına açık olduğu dönemde perakende sabit
genişbant internet hizmeti ile TV hizmetini içeren bir paket satış kurgusunun açık bir
irade ile amaçlandığını göstermektedir. Örneğin Çoklu Ürünler Müdürü (…..) tarafından
TÜRK TELEKOM Avukatı (…..)’e gönderilen 16.02.2016 tarihli ve “Aile Boyu-TV”
konulu e-postada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır (Delil 3):
“(…..).”
(268) Yukarıdaki e-postaya yanıt olarak TÜRK TELEKOM Avukatı (…..) tarafından Çoklu
Ürünler Müdürü (…..)’e gönderilen 03.03.2016 tarihli ve “Aile Boyu-TV” konulu e-
postada ise paket satışları hukuki açıdan güvenceye almak için belirlenen yaklaşımın
detaylarına yer verilmektedir (Delil 3):
“(…..)”
(269) Yukarıda alıntılanan yazışmalardan ilki, TTNET bakımından esas olanın internet ve TV
hizmetlerini bir paket olarak indirimli bir fiyattan sunmak olduğunu herhangi bir şüpheye
mahal vermeyecek biçimde ortaya koymaktadır. Esasen, yakınsama kapsamında
TTNET’in stratejisinin analiz edildiği bölümde de ortaya konulduğu üzere, TTNET paket
18-29/497-238
73/122
satış gerçekleştirmeyi pazarın geldiği nokta itibarıyla ve özellikle internet pazarındaki
iptal oranlarını düşürmek adına varoluşsal bir gereklilik olarak yorumlamaktadır.
Bununla beraber, bu uygulamayı yaparken rekabet hukukundan kaynaklanan bir
çekincesi bulunmaktadır. Yukarıda yer verilen her iki e-posta yazışması birlikte
değerlendirildiğinde, bu kaygı nedeniyle ve TTNET’in genel strateji ile de uyumlu bir
biçimde, rekabet hukukunda tam bir karşılığı bulunmayan katı ve esnek paketleme
(hard bundle ve soft bundle) ayrımına gidildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu
yazışmadan anlaşıldığı kadarıyla bu iki “varsayımsal” paketleme türündeki temel
farklılık, tüketicinin iki hizmeti birden almasının sözleşmesel olarak zorunlu tutulup
tutulmadığıdır. Bu bakımdan esnek paketleme (soft bundle) olarak nitelenen uygulama
temelde iki farklı hizmetin bir arada sunulduğu bir paket satış olsa da; hizmetlerin birlikte
alımını, ürünlerden elde edilecek indirim için sözleşmesel şart koşmamakta ve bu
nedenle geleneksel paket satış tanımından farklılaşmaktadır (Birinci savunma
argümanı).
(270) Ayrıca yapılan yazışmalardan esnek paketleme (soft bundle) kapsamında paketin
toplam fiyatının toplam maliyetinin altında olduğu anlaşılmaktadır. Fakat bu durum,
TTNET’in hâkim durumda olduğu internet hizmetinin maliyetinin karşılandığı; TV
alanında ise hem hâkim durumda olunmadığından maliyetin altında satışın TTNET
bakımından sorumluluk doğurmayacağı hem de Tivibu ürünün tekil fiyatının da paket
fiyatı ile aynı olduğu gerekçeleri ile savunulduğu görülmektedir (İkinci savunma
argümanı). Gerek yazışmalarda yer verilen uygulamanın içeriği ve gerekse
uygulamanın gerekçelerine ilişkin savunmalar Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile de
birebir uyuşmaktadır.
(271) İlk bakışta TTNET’in kurguladığı bu sistemin (esnek paketleme [soft bundle]) rekabet
hukukunda bir paket satış için gerekli olan şekil şartlarını taşımadığı, bunun bir paket
satış olmadığı, dolayısıyla rekabet hukuku bakımından sonuç doğurmayacağı ileri
sürülebilecektir. Bir başka ifade ile TTNET’in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında
da dile getirdiği birinci ve ikinci savunma argümanlarının, paket satışa bağlanan hukuki
sonuçları ortadan kaldıran haklı argümanlar olduğu ileri sürülebilir. Buna karşın; kısa
yoldan varılacak böyle bir sonucun riskli olacağı, pazarın yapısından ve kampanyanın
kurgusundan kaynaklanan ve pazardaki rekabet bakımından önemli olan sonuçların
göz ardı edilmesine yol açacağı belirtilmelidir. Bu risklerin en başında yakınsama
sürecinde telekomünikasyon sektöründeki tüketici talebinin kazandığı yeni boyutun ve
genellikle paket satışlara konu olan hizmetler arasındaki tamamlayıcılık ve yakın ilişkili
olma durumunun analize dahil edilmemesi gelmektedir. Göz ardı edilmesi muhtemel bir
başka konu, karmaşık bir sözleşmesel tasarım ile rekabet hukukuna uyumlaştırıldığı
iddia edilen kampanyanın tüketici nezdinde yarattığı etki olacaktır. Ayrıca, pazarın
yapısının tam olarak değerlendirilmediği bir çerçevede birlikte satış olarak
nitelenebilecek ya da fiiliyatta aynı etkiyi gösterecek davranışların yol açacağı piyasa
aksaklıklarının analiz edilmemesi de ihtimal dahilindedir. Dolayısıyla Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası’nın şekil şartları itibarıyla bir paket satış niteliğinde olmadığı yönündeki
savunmaya/iddiaya yönelik üç ana başlıkta itiraz yöneltilebilecektir:
Davranışsal iktisat bakımından ele alındığında Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası
kapsamında iki ayrı hizmetin sunulmadığı yönünde argümanlar geçersizdir.
Uygulamaya ilişkin veriler göz önüne alındığında kampanyanın iddia edilen
kurgusu ile uygulanması arasında esaslı farklılıklar bulunmaktadır.
18-29/497-238
74/122
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası bünyesinde yer alan hizmetlerin yakın ikame ve
tamamlayıcılık özellikleri göz önüne alındığında hangi ad altında olursa olsun
birlikte sunumu esasen paket satış ile benzer etkiler doğurmaktadır.
Aşağıda bu başlıklara ayrıntıları ile değinilecektir.
I.6.4.3.1. Davranışsal İktisat Bakımından Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
Değerlendirilmesi74
(272) Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile ilgili olarak TTNET tarafından dile getirilen birinci
savunma argümanının esasları genel olarak şu unsurlardan oluşmaktadır:
Tivibulu Yeni Yıl adında bir kampanya bulunmamaktadır.
Bu isim sadece lansmanda kullanılan bir isimdir.
Lansmanı yapılan ürün birbirinden bağımsız iki kampanya olan perakende sabit
genişbant internet ve Tivibu hizmetleridir.
Söz konusu hizmetler her ne kadar ortak bir lansman ile duyurulsa da bu
hizmetlerin ayrı ayrı alınması, her biri için ayrı sözleşmeler imzalanması ve yine
birbirlerinden bağımsız olarak iptal edilebilmeleri mümkündür.
(273) Bu argümanın rekabet hukuku bakımından hedeflediği amaç gayet açık olmasına
karşın, tüketici penceresinden bakıldığında neyin amaçlandığı bir o kadar karmaşıktır.
Daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse, birbirinden bağımsız alınan, ayrı sözleşme
imzalanan ve hatta ayrı ayrı iptal edilebilen iki bağımsız kampanyanın lansmanın neden
tek bir isim altında yapıldığı ve buna karşın tüketicilerin bunu neden tek bir kampanya
olarak algılamayacakları hususu oldukça muğlaktır. Dolayısıyla bu karmaşık durum ve
TTNET’in argümanları Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kurgusunun tüketici üzerindeki
etkilerini, özellikle davranışsal iktisat teorileri ekseninde, daha yakından analiz etmeyi
gerektirmektedir. 2014 yılında Nobel Ekonomi ödülünü kazanan ve sanayi iktisadı ve
davranışsal ekonomi alanında önemli katkıları olan Tirole’ün de belirttiği gibi
“[Sözleşmesel] Karmaşıklık önemlidir çünkü sözleşmeler, anlaşılması güç denge
stratejileri ile korkutulmaması gereken gerçek ekonomik bireyler tarafından
uygulanırlar75.” Dolayısıyla tek bir lansman ismi altında tüketiciye sunulan, ayrı ayrı
imzalatılan sözleşmelere dayalı ürünlerin ayrı ayrı iptal edilebileceği gibi bir sistem
Kurul nezdinde “bu kampanyanın bir paket satış olmadığı” iddiasını savunmak yönünde
stratejik bir amaca hizmet etse de, tüketici nezdinde bu karmaşıklığın daha basit hali
ile yorumlanabileceği aşikardır. Hatta denilebilir ki, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
tanıtımında kullanılan bazı yöntemler tüketici algısının belirli bir noktaya odaklanmasına
da bilhassa katkı sunmaktadır.
(274) Modern iktisat teorisi, her durumda en etkin ekonomik kararları alabilen homo-
economicus birey varsayımından uzaklaşmış, bunun yerine insanların ekonomik
kararlarını alırken genellikle sınırlı rasyonellik ile hareket ettiklerini kabul etmeye
başlamıştır. Sınırlı rasyonellik bireylerin, tercihlerinin bilişsel (cognitive), çevresel veya
psikolojik kısıtlardan etkilenmesi nedeniyle optimal olmayan kararlar verdikleri durumu
tanımlamaktadır76. Sınırlı rasyonellik kapsamında ele alınacak buluşsal yöntem ve
74 Mevcut bölümün yazımında Rekabet Uzmanı Yalçıner Yalçın’ın uzmanlık tezinden faydalanılmıştır:
Yalçıner, Y. (2012), Davranışsal İktisat Yaklaşımıyla Rekabetçi Piyasa Analizi, Rekabet Kurumu
Uzmanlık Tezi, Ankara.
75Tirole (1999, p. 773): ‘Complexity matters because contracts are played by real players, who must not
be daunted by hard-to-grasp equilibrium strategies’.
76 Yalçıner, Y. (2012), s. 15.
18-29/497-238
75/122
önyargıları, yargılara ve seçimlere etki etmeleri bakımından iki grupta toplamak
mümkündür77: Yargılar, belirsizlik ortamında bir olaya ilişkin olarak yaptığımız
değerlendirmeler olarak tanımlanırken seçimler, hem belirli hem belirsiz dolayısıyla
olasılık içeren ortamlarda yapılabilmektedir. Bireylerin seçimlerine ilişkin hatalar ise
çerçeveleme (framing) ve referans nokta (reference point) etkisi, sahiplik etkisi
(endowment effect), statüko eğilimi (status quo bias) ve sınırlı irade gücü (bounded
willpower) olarak sıralanabilir78. İşbu dosya konusu itibarıyla “çerçeveleme ve referans
nokta etkisi” ve “statüko eğilimi” üzerinde özellikle durmakta fayda görülmektedir.
(275) Fayda kavramı, seçimi yapmadan önce o seçime ilişkin olarak beklediğimiz fayda ve
seçim yapıldıktan sonra fiilen ortaya çıkan fayda olarak ikiye ayrılmakta olup yapılacak
seçime etki eden bazı faktörler nedeniyle beklenen fayda ile fiili fayda arasındaki bağ
asimetrik bir biçimde etkilenmekte ve dolayısıyla en uygun seçimlerin gerçekleştirilmesi
her durumda mümkün olmamaktadır. Bunun ilk nedeni olan çerçeveleme etkisine göre,
seçeneklerin sunuluş biçimleri, o seçenekten beklenen faydaya herhangi bir etkisi
olmasa dahi, yapacağımız seçimleri belirleyebilecektir. Diğer bir ifadeyle, beklenen
getirileri eşit olan iki seçenekten birisi, sırf sunuş biçimine bağlı olarak diğer seçeneğe
göre baskın bir biçimde tercih edilebilmektedir. Seçim mekanizması üzerinde güçlü bir
etkiye sahip olabilen çerçeveleme, bir sağlayıcı tarafından müşterinin gerek kendi
gerek rakiplerinin mal veya hizmetlerine ilişkin olarak manipüle edilmesi başta olmak
üzere, yaygın bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
(276) Kişinin hiçbir şey yapmama, mevcut veya önceki kararlarını koruma eğilimi olarak
tanımlanabilecek statüko eğilimi ise kişiye sunulan yeni seçeneklerin göz ardı
edilmesine ve statüko seçeneğinin bu seçeneklere tercih edilmesine yol açmaktadır.
Kişinin mevcut seçiminden vazgeçmesini kayıp olarak değerlendirmesi veya mevcut
seçimine sahiplik etkisi nedeniyle olması gerekenden fazla değer yüklemesi, mevcut
veya önceki durumun korunmasına ve yeni seçeneklerin göz ardı edilmesine yol
açabilmektedir. Nitekim “çıpalama kısayolu”na göre; sonucun başlangıç değerden
bağımsız olarak değerlendirilemeyeceği ve başlangıç değer üzerinden yapılan
uyarlamalar doğrultusunda yargıya varılacağı öngörülmektedir. Başlangıç değer
üzerinden yapılacak yetersiz uyarlamalar tercihlerin statüko seçeneğinden yana
kullanılması sonucunu beraberinde getirebilmektedir.
(277) Sunulan teorik altyapı dahilinde bakıldığında Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın sunuluş
biçimi açısından çerçeveleme etkisi doğrultusunda tüketicinin sınırlı rasyonelliğine hitap
ettiğini söylemek mümkündür. Zira kampanyanın duyurulmasında kullanılan
yöntemlerin, tüketici üzerinde internet ve TV hizmetlerinin birlikte sunulduğu algısı
yaratmasının kuvvetle muhtemel olduğu görülmektedir. Şikayetçi tarafından iletilen
belgelerde; 02.02.2016 ve 31.03.2016 tarihinde TTNET’in resmi web sitesinden alındığı
iddia edilen ekran görüntüsüne yer verilmiştir79. Şikayetçi, Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası’nın web sayfasının linkinden tek kampanya adı ile ayrı bir sayfada
gösterildiğini ve bu şekilde tanıtıldığını ileri sürmektedir. Nitekim aşağıda yer verilen
ekran görüntüsünden, TTNET tarafından iddia edilenin aksine örneğin indirimli ödemeli
TV fiyatlarının “Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası” adı altında tüketiciye tanıtıldığı
anlaşılmaktadır.
77 Ag.k., s. 16.
78 Yalçıner, Y. (2012), s. 21-34.
79 İntikal eden belgede söz konusu ekran görüntüsünün /evde‐
internet/web/kampanyalar/Sayfalar/tivibulu‐yeni‐yilkampanyasi.aspx adresinden alındığı dile getirilmiştir.
18-29/497-238
76/122
(278) Benzer şekilde, TÜRK TELEKOM’a ait resmi Youtube hesabından da ulaşılabilen
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası reklam filminde80 önce Tivibu hizmeti tanıtılmakta,
ardından reklam sonunda “Üstelik Tivibu şimdi 50 GB Limitsiz internet ile birlikte ayda
58,90 TL’ye” duyurusu yapılmakta ve aynı anda ekranda “24 ay sözle” ibaresi yer
almaktadır. Ayrıca reklam filmi esnasında geçen uzunca altyazıda aşağıdaki ifadelere
yer verildiği görülmektedir:
“30.04.2016’ya kadardır. 8 Mbps’ye kadar hızdadır. Adil kullanım noktası vardır.
Damga vergileri faturaya yansıtılır. Tivibu aktivasyon ücreti (2,5 TL x 12 ay)
alınır. Tercihte uydu dış kurulum (peşin 125 TL), Kırmızı Halı Filmleri, IPTV HD
Paket (+5 TL aylık) ayrıca ücretlendirilir. İnternet ve Tivibu kampanyalarından
ayrı olarak aynı fiyata yararlanılabilir. 1 Haziran 2016 tarihine kadar tüm kanallar
hediye olarak verilmektedir. Ayrıntılar: ve 444 1 444”
(279) Şüphesiz böyle bir televizyon reklamında hizmetler için farklı taahhütname
imzalanması veya hizmetlerin ayrı ayrı iptal edilebileceği gibi hukuki detaylara yer
verilmesi beklenmemekle birlikte bu durum kampanya isminin sadece lansmanda
kullanıldığı ve birlikte satış amacı taşımadığı argümanını zayıflatmaktadır. Zira reklam
filmi “Türk Telekom Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası Reklamı” adını taşımakta, tanıtımda
açıkça her iki hizmetin birlikte satış fiyatına yer verilmektedir. Bu doğrultuda, yukarıda
yer verilen çerçeveleme etkisi kapsamında belirtildiği üzere, seçeneğin sunuluş biçimi
ile tüketici algısında tek bir mesaj hedeflenmektedir. Altyazıda “İnternet ve Tivibu
kampanyalarından ayrı olarak aynı fiyata yararlanılabilir.” ibaresinin geçirilmesi ise
seçeneklerin sunumuna ilişkin genel çerçeveyi değiştirmemektedir.
(280) Davranışsal iktisat teorisi çerçevesinde yukarıda yer verilen statüko eğilimi
yaklaşımının işbu inceleme bakımından mümkün kıldığı öngörü ise tüketicinin bir kez
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nı birlikte aldıktan sonra sunulan yeni seçenekleri göz
ardı etmesi ve statüko eğilimini korumasıdır. Dolayısıyla, çerçeveleme etkisi nedeniyle
tüketicinin iradesi ürünleri birlikte almak yönünde bir kere şekillendirildikten sonra,
kampanyaların ayrı ayrı iptal edilebilmesine ilişkin kural da etkinliğini yitirecektir.
Nitekim TTNET yazışmalarında da yer verilen paket satış sonucunda iptal oranlarının
düştüğü yönünde ifadeler bu durumun en açık göstergesidir.
80 , Erişim Tarihi: 05.10.2017
18-29/497-238
77/122
(281) Bu noktada değinilmesi gereken bir başka konu, şikayet dilekçesinde Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası kapsamındaki TÜRK TELEKOM Tivibu paketlerini gösteren ekran
görüntüsü ile aynı tarihte (31.03.2016) alındığı iddia edilen bir başka ekran
görüntüsüdür. Aşağıda yer verilen mezkûr ekran görüntüsünde, Tivibu’nun en kapsamlı
paketi olan Süper Paket’in 24 ay taahhüt ile ayda 39 TL’ye sunulduğu görülmektedir81.
Halbuki Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamındaki TÜRK TELEKOM Tivibu paket
fiyatlarında Süper paket fiyatının yine 24 ay taahhüt ile ayda 29 TL’ye sunulmaktadır.
(282) Konuya ilişkin TTNET’ten görüş talep edilmesine mukabil gönderilen cevabi yazıda
aşağıdaki açıklamalarda bulunulmuştur:
“…(…..).”
(283) Görüldüğü üzere, TTNET farklı fiyatlandırma stratejileri kapsamında farklı
kampanyalarda aynı ürünün farklı fiyatlardan sunulabileceğini belirtmiş olmakla birlikte
incelenen kampanya döneminde "Tivibu 24 Ay Sabit Fiyat Kampanyası" kapsamında
Süper Paket’in 24 ay taahhüt ile 39 TL'ye sunulduğunu ifade etmiştir. Bu durumda iki
nokta özellikle önemlidir: Öncelikle, TTNET’in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası gibi Tivibu
Süper Paket’in tekil fiyatlanmasına ilişkin çerçeve de tüketicileri Tivibulu Yeni Yıl
Paketine yönlendirir cinstendir. Zira başka yollarla aldığında 39 TL ödeyeceği aynı
hizmeti tüketicinin Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası çerçevesinde daha uygun bir fiyata
alması söz konusu olabilecektir. İkincisi ve daha önemlisi; böyle bir uygulama, TTNET
tarafından ileri sürülen “Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın bir paket satış olmadığı çünkü
paket kapsamında bir indirim yapılmadığı” argümanını da boşa çıkarmaktadır.
I.6.4.3.2. Kampanya Kurgusu ile Kampanyanın Uygulanması Arasında Farklılıklar
(284) Yerinde incelemelerde elde edilen birtakım belgeler Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
sahada uygulanma biçimi ile işbu soruşturma kapsamında dile getirilen kampanya
kurgusu arasında farklılıklar olduğunu göstermektedir. Örneğin (…..) tarafından (…..)
ve (…..)’e gönderilen 12.02.2016 tarihli ve “TIVIBU &İnternet Soft Bundle Toplantısı
Hk.” konulu e-postada (Delil 7) aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“(…..).”
(285) Öncelikle belirtmek gerekir ki; söz konusu e-postanın gönderildiği tarih, Tivibulu Yeni
Yıl Kampanyası’nın abone alımına açık olduğu tarihtir. E-postada sabit genişbant ve
Tivibu Paket (Bundle FBB+Tivibu) başlığı altında iki uygulamanın ele alındığı
görülmektedir. Buna göre, internet kanalında yapılacak satışlarda Haziran ayı sonuna
kadar (…..) TL fiyat uygulanacağı, bu alanda teklif için yapılan iletişimlerde (telefon
üzerinden yapılan aramaların kastedildiği anlaşılmaktadır) (…..) TL fark ile Tivibu
teklifinin tüketicilere sunulmayacağı, fakat kanalda/sahada satış sırasında Tivibu
81 Şikayetçi tarafından yapılan başvuruda söz konusu belgenin 02.02. 2016 ve 31.03.2016 tarihinde
Telekom resmi web sitesinden (
internet/web/kampanyalar/sayfalar/tivibulu-internet-kampanyasi.aspx) alındığı ifade edilmiştir.
18-29/497-238
78/122
ürününü (…..) TL fark ile ekleneceği anlaşılmaktadır. Bir başka ifade ile TTNET hâkim
durumda olduğu perakende sabit internet hizmetleri alanında telefon aramaları
üzerinden yapacağı tekliflerde Tivibu ürününü bir paket satış anlamına gelecek biçimde
(…..) TL fark ile pazarlamayacak; böylelikle şekilsel bir koşulu yerine getirmiş olacak
ve fakat internet kurulumu esnasında ya da abone merkezi gibi satış kanallarında
hizmetlerin bir arada sunulması işlemini gerçekleştirecektir.
(286) Esasen bu uygulamanın TTNET tarafından benimsenen daha büyük bir stratejik
planlama ile de uyumlu olduğu görülmektedir. Zira önceki bölümlerde yer verildiği üzere
(…..)’in bilgisayarından elde edilen belgenin “Büyüme Stratejisi ve Eylem Planı” başlıklı
bölümünde (Delil 21) “(…..)” eyleminin benimsendiği görülmektedir. Dolayısıyla,
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın hayatta olduğu dönemde tartışılan uygulamanın da
bu genel strateji ile uyumlu olduğu açıktır ve bu stratejinin odak noktasında internet
hizmetinin kurulumu esnasında Tivibu hizmetini de indirimli fiyatlar üzerinden birlikte
satmak bulunmaktadır.
(287) E-postada yer alan ikinci uygulama ise Tivibu iletişimlerinde doğrudan internet dahil
paket ve fiyatların teklif edilmesidir. Öyle anlaşılmaktadır ki; TTNET internet alanında
hâkim durum kaygısı nedeniyle telefon kanalından yapılacak iletişimlerde paket satış
anlamına gelecek Tivibu teklifleri yapmaz ve bunu sahada halletme yoluna giderken,
TV alanında böyle bir kaygının gündeme gelmediği görülmektedir. Her ne kadar bu
eylemin arkasında TV alanında hâkim durumda olunmadığı gibi bir gerekçenin olduğu
tahmin edilse de, Tivibu’yu internet ile birlikte satmak ile interneti Tivibu ile birlikte
satmanın tüketici bakımından neden farklı olduğu izahı güç bir konudur. Nitekim
sahada kurulum esnasında sergilenmesi istenen açık irade internet hizmetlerinin
tüketiciye yalın biçimde teklif edildiği argümanını geçersiz kılmaktadır.
(288) (…..) tarafından (…..) ve (…..)’a gönderilen 06.01.2016 tarihli ve “Bundle kampanya
roadmap ve iletişim” konulu e-postada (Delil 12) ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ (…..).”
(289) Yukarıda yer verilen yazışma açık biçimde “bundle iletişim” adı altında 58,90 TL toplam
fiyata sahip olan internet ve Tivibu hizmetini birlikte içeren bir satış stratejisinin aktif
biçimde uygulandığını göstermektedir. Üstelik söz konusu iletişimde internet ile birlikte
Tivibu hizmetini daha da cazip kılacak 1 Haziran’a kadar tüm Tivibu kanallarının hediye
edilmesi gibi tekliflerin de sunulduğu anlaşılmaktadır.
(290) Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar kampanya kurgusu içinde internet
ve TV hizmetlerinin ayrı kampanyalar halinde sunulduğu, bir anlamda birbirinden
bağımsız kampanyalar olduğu iddia edilse de sahadaki gerçek uygulamayı işaret eden
bu yazışmalar uygulamanın iddia edilenden esaslı biçimde farklı olduğunu
göstermektedir. Bu nedenle Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası çerçevesinde bu iki hizmetin
tüketiciye birlikte pazarlanmasına yönelik bilinçli bir çaba söz konusu olduğu kanaatine
ulaşılmıştır.
I.6.4.3.3. İnternet ve TV Hizmetlerinin Yakın İkame Olmaları ve Tamamlayıcılık
Özellikleri
(291) Önceki bölümlerde ifade edildiği gibi telekomünikasyon sektöründe yakınsama süreci
firmaların pazarlama stratejilerinde artan biçimde çoklu oyun paketlerini ön plana
çıkarmış ve aynı zamanda tüketicilerin de çeşitli telekomünikasyon hizmetlerini birlikte
kullanma eğilimleri artmıştır. Dolayısıyla çoklu oyun uygulamalarını oluşturan
ürün/hizmet pazarlarındaki tamamlayıcılık ve yakın ilişkili olma durumu daha
belirginleşmiştir.
18-29/497-238
79/122
(292) Soruşturma sürecinde pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerle yapılan görüşmelerde
de bu durumun açık biçimde belirtildiği görülmektedir. Bilgi talebine ilişkin olarak (…..)
tarafından gönderilen yanıtta aşağıdaki hususun belirtildiği görülmektedir:
“Birlikte satış uygulaması uluslararası ve ulusal pazarda kaçınılmaz olarak
görülmekte olup, arz yaygınlığının tüm operatörlerde artacağı öngörülmektedir.
Müşteri gözüyle de bakıldığında satın alınan tüm hizmetlerde tek fatura
uygulaması fatura karmaşasını ortadan kaldırdığı için tercih sebebi olmaktadır.
Genişbant sabit internet hizmetlerini A operatöründen satın almış bir müşteriye
B operatörünün ödemeli yayıncılık hizmetlerinin satması ise mümkün olmakla
birlikte çok zor bir pazarlama operasyonu gerektirmektedir. Pazarın yakın
zamanda 4'lü oyuna — TV, İnternet, Telefon, Mobil - yakınsayacağı
düşünülmektedir.”
(293) Benzer şekilde (…..) tarafından konuya ilişkin yapılan açıklama aşağıdaki gibidir:
Müvekkil Şirket, tüketicilerin talebi doğrulusunda, hizmet sağlayıcılarının
teknolojik açıdan birbirleriyle ilişkili olan TV ürünlerini internet ürünleri ile birlikte
sunduklarını belirtmektedir. Birçok hizmet sağlayıcısı, söz konusu iki ürünün
tüketicilere birlikte sunulduğu ve farklı stratejilere dayanan kampanyalar
düzenlenmektedir. Buna ek olarak, Müvekkil Şirket farklı hizmetlerin
yakınsanmasına ilişkin pazar gerçekliği değerlendirildiğinde, tüketicilerin de bu
ürünleri, birlikte satılacak şekilde talep ettiği görüşündedir.
(294) Yapılan görüşmelerde (…..) ve (…..)’ın da benzer yönde beyanları olduğu görülmüş ve
ayrıca bu teşebbüsler tarafından çoklu satış uygulamalarının hem operatörler hem de
tüketiciler bakımından faydalarına işaret edilmiştir. Bununla birlikte (…..) tarafından
gönderilen belgede, çoklu satış uygulamalarının tüketici sadakatini arttırmak
biçimindeki etkisinin de vurgulandığı görülmektedir:
“Abonelerin internet ve ödemeli TV hizmetini aynı teşebbüsten alıyor olmasının
internet iptal oranları üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır. Iki hizmeti birlikte
alan abonelerimizdeki yıllık iptal oranları, sadece internet hizmeti alan
abonelerimizin iptal oranlarına göre (…..). (Mart 2017 tarihinden geriye dönük
olarak hesaplanan yıllık churn oranlarının kıyaslamasıdır).”
(295) Benzer şekilde TTNET tarafından bilgi talebine cevaben gönderdiği bilgiler de, paket
satışların özellikle internet iptal oranları üzerinde önemli etkileri olduğunu
göstermektedir. Bu kapsamda, TTNET’in gönderdiği verilere göre sadece internet
hizmeti alanlarla internet ve TV hizmetini bir arada alan abonelerin iptal oranları
aşağıdaki gibidir:
18-29/497-238
80/122
Tablo 7: Abonelerin İptal Oranları
Dönem Sadece İnternet Hizmeti Alanlar İnternet ve TV Hizmeti Alanlar
201501 (…..) (…..)
201502 (…..) (…..)
201503 (…..) (…..)
201504 (…..) (…..)
201505 (…..) (…..)
201506 (…..) (…..)
201507 (…..) (…..)
201508 (…..) (…..)
201509 (…..) (…..)
201510 (…..) (…..)
201511 (…..) (…..)
201512 (…..) (…..)
201601 (…..) (…..)
201602 (…..) (…..)
201603 (…..) (…..)
201604 (…..) (…..)
201605 (…..) (…..)
201606 (…..) (…..)
201607 (…..) (…..)
201608 (…..) (…..)
201609 (…..) (…..)
201610 (…..) (…..)
201611 (…..) (…..)
201612 (…..) (…..)
(296) Kaynak: Teşebbüsten gelen bilgiler
(296) Tablodan görüldüğü üzere, sektörde faaliyet gösteren teşebbüsler gibi gerçekleşen
rakamlar da sektör realitesi ile uyumlu biçimde, çoklu satış uygulamalarına konu olan
TV ve internet hizmetleri arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmektedir. Bu durum,
aralarında ciddi bir tamamlayıcılık niteliği olan hizmetlerin birlikte sunulduğu hallerde
beraber satışa konu olmayacakları iddiasını açık biçimde zayıflatmaktadır. Daha açık
bir ifade ile; Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nda birbiri ile yakın ilişkili iki hizmeti bir arada
sunarken tüketicilerden bunun ayrı hizmetler olarak algılanmasını beklemek sektör
realitesi ile uyumlu değildir.
(297) Bu bağlamda, ürünler arasındaki tamamlayıcılık ilişkisini rakamlar üzerinden daha iyi
analiz edebilmek bakımından Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın yürürlükte olduğu
dönemde yakalanan satış adetlerine daha yakından bakmak anlamlıdır. Bununla
birlikte, bu analizin sadece kampanyaya konu ürünlerin tamamlayıcılık ilişkisini
göstermesi bakımından yapıldığını belirtmek önemlidir. TTNET tarafından önaraştırma
aşamasında gönderilen bilgiler çerçevesinde Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası süresince
her bir ürün özelinde kazanılan abonelerin aylık bazda dağılımına aşağıda yer
verilmiştir.
18-29/497-238
81/122
Tablo 8: Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile Kazanılan Abone Sayıları
DÖNEM
YENİ KAZANILAN ABONE SAYISI
Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası
Sabit Genişbant
İnternet
Tivibu
İnternet + Tivibu
(Paket) Aynı Günde
(Sipariş) Satış
201601 (…..) (…..) (…..) (…..)
201602 (…..) (…..) (…..) (…..)
201603 (…..) (…..) (…..) (…..)
201604 (…..) (…..) (…..) (…..)
201605 (…..) (…..) (…..) (…..)
201606 (…..) (…..) (…..) (…..)
201607 (…..) (…..) (…..) (…..)
(298) Kaynak: TTNET tarafından gönderilen bilgiler
(298) Mevcut tablo dahilinde sunulan veriler; aynı gün satılan internet ve Tivibu paketlerinin
toplam Tivibu ve internet satışlarında küçük bir oran teşkil ettiğini göstermektedir.
TTNET ise bu rakamları birlikte satış olarak nitelendirilen eylemin, toplam TTNET
aboneleri dikkate alındığında, oldukça sınırlı kaldığının ispatı olarak yorumlamaktadır.
Bununla birlikte, bu verilere belirli ölçüde şüphe ile yaklaşılması gerektiği belirtilmelidir.
Zira teknik olarak birlikte satış için her iki paketin de aynı gün içinde satılması bir gerek
koşul değildir. Pekala sadece internet hizmeti almış olan bir abonenin kurulum hizmeti
gerçekleştirilirken ya da bu hizmetin alımından daha sonra yapılacak iletişimler yoluyla
abonenin Tivibu paketine geçmesinin sağlanması mümkündür. Nitekim yakınsama
döneminde TTNET’in stratejisinin analiz edildiği bölümde yer verildiği üzere “FBB
tekliflerine iletişimde (…..)TL TIVIBU teklifi kullanılmayacak. Fakat Kanalda/Saha'da
satış sırasında (…..)TL fark ile eklenecek. TIVIBU tarafından (…..)TL'ye internetli tivibu
teklifi iletişimi yapılacak” şeklindeki ifadeler bu ihtimali güçlendirmektedir. Bu durum
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında örneğin sadece internet hizmeti alan bir
kullanıcıya kurulum esansında ya da ardından gerçekleştirilen çapraz satışlarla
televizyon hizmetinin de satılmasını kuvvetli bir ihtimal haline getirmektedir.
(299) Söz konusu etkiyi daha net görebilmek adına soruşturma aşamasında TTNET’ten
2015, 2016 ve 2017 (ilk altı ay) aylık bazda sadece sabit genişbant internet, sadece
ödemeli TV ve her iki hizmeti birlikte alan abone sayısı verileri talep edilmiştir. Cevabi
yazıda yer verilen rakamlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
18-29/497-238
82/122
Tablo 9: Hizmetler Bazında Abone Sayıları
DÖNEM
İnternet Abone Sayısı
(TV Aboneliği olmayan
sadece internet abonesi )
Sadece TV Abonesi Sayısı
İnternet aboneliği olmayan,
sadece DTH - uydu ya da IP
TV 'si olan)
Hem İnternet hem TV
abonelik sayısı ( TV
aboneliği IP TV ya da DTH-
uydu ikisinden biri olan )
Oca.15 (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..)
Mar. 15 (…..) (…..) (…..)
Nis. 15 (…..) (…..) (…..)
May. 15 (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..)
Ara. 15. (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..)
Tem.16 (…..) (…..) (…..)
Ağu.16 (…..) (…..) (…..)
Eyl.16 (…..) (…..) (…..)
Eki.16 (…..) (…..) (…..)
Kas.16 (…..) (…..) (…..)
Ara.16 (…..) (…..) (…..)
Oca.17 (…..) (…..) (…..)
Şub.17 (…..) (…..) (…..)
Mar.17 (…..) (…..) (…..)
Nis.17 (…..) (…..) (…..)
May.17 (…..) (…..) (…..)
Haz. 17 (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüsten gelen bilgiler
(300) 2015 yılı Ocak ayında, sadece internet aboneliği bulunan yaklaşık (…..) milyon abone
varken; sadece TV aboneliği bulunan (…..), her iki aboneliği birlikte olan ise yaklaşık
(…..) abone bulunduğu görülmektedir. 2017 yılı Haziran ayı itibarıyla ise sadece
internet aboneliği bulunan abone sayısı 2015 seviyesine yakın seyrederken ((…..))
sadece ödemeli TV abonesi olanların sayısı (…..) mertebesine çıkmıştır. Asıl dikkat
çeken değişiklik ise bariz biçimde her iki hizmeti birlikte kullanan abone sayısındadır.
Bu rakam ilgili dönemde %(…..)’tan daha fazla bir artış göstererek (…..) mertebesine
gelmiştir.
(301) İnternet aboneliği olmayan, sadece DTH- Uydu TV aboneliği bulunanların sayısına
ilişkin gönderilen verilere ise aşağıdaki tabloda yer verilmiştir. Tablo 9 ile birlikte
değerlendirildiğinde, sadece uydu TV abonesi olanlar ile internet abonesi olmadan
sadece ödemeli TV abonesi olanların toplam sayısının birbirine oldukça yakın olduğu
görülmektedir. Bir başka ifadeyle, kabaca IPTV abonesi olup da TTNET’ten internet
aboneliği olmayanların sayısı oldukça sınırlı kalmaktadır. Gerçekten de soruşturma
aşamasında gönderilen bilgilerde, belirli bir TC kimlik/ müşteri numarası üzerinden
TTNET’in genişbant internet hizmetinden aktif bir biçimde yararlanmaksızın salt Tivibu
IPTV hizmetinden yararlanan abone sayısının 2015 yılında (…..) ve 2016 yılında ise
(…..) olduğu ifade edilmiştir.
18-29/497-238
83/122
Tablo 10: Yalnızca Tivibu Uydu Hizmeti Alan Abone Sayısı
Dönem Sadece DTH - Uydu TV Abone Sayısı (İnternet aboneliği olmayan)
Oca.15 (…..)
Şub.15 (…..)
Mar.15 (…..)
Nis.15 (…..)
May.15 (…..)
Haz.15 (…..)
Tem.15 (…..)
Ağu.15 (…..)
Eyl.15 (…..)
Eki.15 (…..)
Kas.15 (…..)
Ara.15 (…..)
Oca.16 (…..)
Şub.16 (…..)
Mar.16 (…..)
Nis.16 (…..)
May.16 (…..)
Haz.16 (…..)
Oca.16 (…..)
Oca.16 (…..)
Şub.16 (…..)
Mar.16 (…..)
Nis.16 (…..)
May.16 (…..)
Oca.17 (…..)
Şub.17 (…..)
Mar.17 (…..)
Nis.17 (…..)
May.17 (…..)
Haz.17 (…..)
(302) Dolayısıyla, bu durum hizmetler arasında var olan tamamlayıcılık ilişkisini açık biçimde
göstermektedir. Söz konusu rakamların işaret ettiği iki önemli husus daha
bulunmaktadır: (i) Gerek paket satışlar ve gerekse çapraz satışlar neticesinde
TTNET’in her iki hizmeti birlikte sunması ciddi bir artış trendi içerisindedir. (ii) Tivibulu
Yeni Yıl Kampanyası’nın uygulamada olduğu dönem de dahil olmak üzere son yıllarda
IPTV satılan neredeyse her müşteriye aynı zamanda internet hizmeti de sunulmuştur.
Esasen bu durumun, hizmetlerin doğasından kaynaklanan oldukça makul bir gerekçesi
bulunmaktadır. TTNET tarafından gönderilen belgelerde belirtildiği üzere, Tivibu
hizmetini IPTV olarak alan bir abonenin aynı zamanda TTNET internet abonesi de
olması durumunda, IPTV kullanımları internet kotasından düşmemektedir. Benzer
şekilde, Tivibu hizmetini uydu üzerinden alan kullanıcıların, seç-izle, yeniden izle (tekrar
izle) gibi katma değerli hizmetlerden yararlanabilmeleri için, internet bağlantısı
bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte TTNET bu abonelerin aynı zamanda TTNET
internet abonesi olmaları durumunda, ilgili hizmetlerden kaynaklanan internet
kullanımlarının internet kotasından düştüğünü belirtmektedir.
I.6.4.4. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Birlikte Satış Niteliğine İlişkin Genel
Değerlendirme
(303) Yukarıda yer verilen tespit ve analizler neticesinde;
Gerek Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın sunuş biçimi, gerek kampanyaya ilişkin
fiili uygulamalar ve gerekse kampanyaya konu olan hizmetler arasındaki yakın
18-29/497-238
84/122
ilişki göz önüne alındığında mezkûr kapmanyanın perakende internet ve ödemeli
televizyon hizmetlerini birlikte sunmak için kurgulandığının açık olduğu,
Kampanyanın dizaynından nihai amacın ödemeli televizyon hizmetlerine ilişkin
indirimlerin perakende internet hizmetleri ile birlikte sunumu olduğu
anlaşıldığından ve diğer kampanyalarda daha yüksek fiyattan sunulan Süper
Paket ürününün inceleme konusu kampanya çerçevesinde daha düşük fiyatlara
sunulduğu görüldüğünden paket ürünlerde bir indirimin olması koşulunun da
sağlandığı
sonucuna varılmıştır.
(304) İşbu dosya kapsamındaki yaklaşıma benzer bir yaklaşımın OFCOM’un British Telecom
kararında da sergilendiği görülmektedir. British Telecom’un BT Sport ürününü süper
hızlı genişbant internet hizmetleri ile birlikte sunmasına ilişkin kararında OFCOM;
Spor alanındaki yayın haklarına ilişkin yatırımlar ve BT Sport’un yayın haklarının
dağıtımına ilişkin stratejilere dair bulguların analizinden British Telecom’un BT
Sport ürününü genişbant internet ve özellikle süper hızlı genişbant internet
hizmetlerini desteklemek adına yarattığının anlaşıldığını82,
BT Sport’u düşük fiyatlarla (ya da ücretsiz olarak) sunmaktan doğacak maliyetin
genişbant abonelerinden elde edilecek gelirler ile karşılanabileceğini
ifade ederek, iki hizmet arasındaki söz konusu ilişki nedeniyle ürünlerin maliyet
hesaplamalarını birlikte değerlendirmiştir.
(305) Son olarak BTK görüşünde de;
BTK tarafından tanımlanan genişbant pazarlarında EPG'ye sahip işletmeciye
getirilen yükümlülükler arasında fiyat sıkıştırması yükümlülüğüne yer verilmese
de, perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında paket hizmetler
kapsamında -diğer İSS'lerin farklı teşebbüslerle işbirliğine giderek ya da
doğrudan kendi girişimleri ile- benzer kampanyalar sunmasının teknik ve
ekonomik tekrarlanabilirlik kıstasları çerçevesinde mevcut pazar koşulları
dahilinde incelenmesinin önem kazandığı,
Alternatif İSS'leri pazar dışına itebilecek fiyat dışı ve fiyat bazlı rekabet
aksaklıklarının önüne geçilmesini teminen Tivibu hizmetine ilişkin maliyetlerin,
birlikte sunulduğu genişbant ve/veya ses hizmeti maliyetleri ile birlikte fiyat
sıkıştırması testlerinde dikkate alınabileceği,
ifade edilmiştir.
(306) Söz konusu açıklamalar bağlamında;
TTNET’in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında sunulan perakende
genişbant internet ve ödemeli televizyon hizmetlerinin bir paket satış olarak
kabul edilmesi gerektiğinin açık olduğu,
Perakende genişbant internet hizmetleri pazarındaki hâkim durumu nedeniyle
pazarlardan birinde hâkim durumda olma koşulunun sağlandığı,
Paket satışa konu olan perakende genişbant internet hizmeti ile ödemeli
televizyon yayıncılığı hizmetlerinin birbirleri ile ilişkili olmalarına karşın bağımsız
ürünler oldukları, bu nedenle buna ilişkin koşulun sağlandığı,
82 British Telecom, paragraf 6.11 ve devamı.
18-29/497-238
85/122
Ödemeli televizyon hizmetleri kapsamında Tivibu ürününün fiyatları bakımından
bir indirimin de uygulanması nedeniyle bu koşulunda gerçekleştiği
sonucuna ulaşılmıştır.
(307) Değerlendirmenin ilerleyen bölümlerinde, uygulamanın anti-rekabetçi etki
doğurabilecek niteliği haiz olup olmadığının analizi ve ekonomik tekrar edilebilirliğin
mevcudiyetini sorgulamak adına, öncelikle Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamındaki
ürünlerin (perakende sabit genişbant internet ve ödemeli TV) gelir ve maliyet
incelemelerine ve ardından pazardaki etkilerine yer verilecektir.
I.6.5. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’na İlişkin Gelir ve Maliyet Analizi
(308) Mevcut bölümde TTNET tarafından sunulan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın gelir ve
gider kalemleri incelenerek ekonomik tekrar edilebilirliğin mevcudiyeti analiz edilecektir.
Bu incelemede, perakende sabit genişbant internet hizmetleri alanında TTNET hâkim
durumda kabul edildiğinden öncelikle Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında
sunulan internet hizmetlerinin gelir ve maliyet incelemeleri yapılacak, ardından benzer
bir inceleme ödemeli televizyon hizmeti için gerçekleştirilecektir. Nihai olarak ise,
Kurulun önceki kararları ile uyumlu biçimde Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın toplam
maliyetini karşılayıp karşılamadığı analiz edilecektir.
I.6.5.1. Kampanya Kapsamındaki Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetinin
Gelir ve Maliyet Kalemlerine İlişkin Açıklamalar
I.6.5.1.1. TTNET’in Gelir Kalemleri
(309) TTNET’in Yeni Yıl Kampanyası kapsamında sunduğu sabit genişbant internet
hizmetinden elde ettiği gelirler “paket gelirleri” ve “diğer gelirler” olarak iki başlık altında
incelenmiştir. Paket gelirleri internet, bağlantı, telefon ücretlerinden, diğer gelirler ise
modem ücreti ve “VAS (Value Added Services)” olarak adlandırılan katma değerli
hizmet gelirinden oluşmaktadır. Aşağıda TTNET’in kampanya kapsamındaki gelir
kalemleri ile söz konusu gelirler üzerinden ödediği vergi ve katkı payı oranları hakkında
bilgilere yer verilmektedir.
Paket Gelirleri:
İnternet Ücreti: Abonelere farklı altyapı, hız ve kotalarda (örneğin, 24 mbps
Fiberlimitsiz83 35 GB) verilen internet hizmeti karşılığında alınan aylık ücrettir.
Bu ücret; kampanyalı ve kampanyasız dönemde farklılık göstermektedir.
Bağlantı ücreti, erişim ücreti (NDSL84 veya THK85) ve modem ücreti gibi ek
unsurları kapsamayan gelir kalemidir.
Bağlantı Ücreti: Yeni bir aboneden (diğer İSS’lerden TTNET’e geçiş yapan
aboneler hariç) internet erişiminin başlatılması için tek seferlik olarak tahsil
edilen bir ücrettir. Yeni Yıl Kampanyası kapsamında bağlantı ücreti 96 TL (%18
KDV ve %5 ÖİV dahil) olup bu bedel taahhüt süresince (24 ay) aylık 4 TL olarak
kampanya fiyatına dahil edilmiştir.
Toptan Hat Kiralama (Sabit Telefon Hizmet Ücreti): Telefon hizmeti de alan,
diğer bir ifadeyle evde internet abonesi olan kullanıcının erişim hizmeti için aylık
olarak ödediği bir ücrettir. Yeni Yıl Kampanyası kapsamında (yalın internet
83 Limitsiz tarifelerde belirli bir kota sınırlaması bulunmamakla beraber abonelerin ay içerisindeki veri
kullanımı adil kullanım kotasını aştığında internet kullanım hızı düşmektedir.
84 Nake Digital Subscriber Line (Yalın DSL).
85 Toptan Hat Kiralama.
18-29/497-238
86/122
paketleri hariç) 18 TL (%18 KDV ve %15 ÖİV dahil) olan aylık sabit telefon
ücreti, 12 TL olarak kampanya fiyatına dahil edilmekte, aboneler telefon hattını
kullandıkça ek ücret faturaya yansıtılmaktadır.
Diğer Gelirler:
Modem Ücreti: TTNET tarafından sunulan kampanyalar kapsamında talep eden
abonelere sunulan modem karşılığında alınan ücrettir. Kampanya kapsamında
modemli olarak sunulan internet paketlerinde (…..) TL olan modem ücreti
taahhüt süresince aylık (…..) TL olarak faturaya ayrıca yansıtılmaktadır. TTNET
tarafından Yeni Yıl Kampanyası’nda modem satın alan abone oranının %(…..)
olduğu bildirilmiştir.
VAS Gelirleri (Katma Değerli Hizmetler): VAS hizmetleri katma değerli servis
hizmetlerini ifade etmekte olup, müşterilerin internet hizmetine ek olarak aldıkları
hizmetlerdir. VAS gelirleri ise, TTNET tarafından kullanıcılarına sunulan müzik,
video, eğitim platformu (vitamin), e-kitap platformu, güvenlik, ödeme hizmetleri
gibi katma değerleri hizmetlerin sunumundan elde edilen gelirleri ifade
etmektedir.
Online Abonelik İndirimi: Yeni Yıl Kampanyası’nda 03.05.2016-12.07.2016
tarihleri arasında tüm kampanya paketlerinde geçerli olmak üzere online kanal
üzerinden abone olan müşterilere ilk iki ay boyunca (…..)’er TL (toplamda (…..)
TL) ekstra indirim sağlanmıştır.
Vergiler ve Katkı Payları: 86
KDV: İnternet ve modem gelirleri üzerinden %18 oranında katma değer vergisi
ödenmektedir.
ÖİV: İnternet gelirleri üzerinden %5 oranında özel iletişim vergisi ödenmektedir.
Evrensel Hizmet Katkı Payı: Yıllık gelirin % 1’lik bir kısmı Evrensel Hizmet Fonu
olarak Hazine’ye ödenmektedir.
BTK Kurum Masraflarına Katkı Payı: Yıllık gelirin % 0,35 oranındaki pay “idari
ücret” olarak BTK'ya ödenmektedir.
I.6.5.1.2. TTNET’in Maliyet Kalemleri
(310) TTNET’in Yeni Yıl Kampanyası dahilinde sunduğu internet paketleri kapsamında
katlandığı maliyetler genel olarak abonelere hizmet sunumundan kaynaklanan
“perakende seviyedeki maliyetler” ile TTNET tarafından TÜRK TELEKOM’a ödenen
ücretleri içeren “toptan seviyedeki maliyetler”den oluşmaktadır. Aşağıda söz konusu
maliyet kalemleri hakkında açıklamalara yer verilmiştir.
Perakende Seviyedeki Maliyet Kalemleri:
Tahsilat Komisyonu Giderleri: TTNET tarafından bayilere ödenen tahsilat
komisyonlarını kapsamaktadır.
Yasal Takip Giderleri: Yükümlülüklerini yerine getirmeyen aboneler için
başlatılan yasal süreçte katlanılan maliyetleri içermektedir.
Çağrı Merkezi ve Müşteri İlişkileri Giderleri: Müşteri ilişkilerinin yönetimi, çağrı
merkezinin kurulması ve çağrı merkezi üzerinden yapılan satışlar kapsamında
katlanılan maliyetleri içermektedir.
86 Söz konusu vergi oranları kampanya döneminde geçerli olan oranlardır.
18-29/497-238
87/122
Faturalama İşlemleri, Fatura Kağıdı ve Zarf Ücreti Giderleri: Faturalama
maliyetleri, faturalama sürecinde kağıt, zarf ve posta kalemleri için katlanılan
maliyetleri içermektedir.
Pazarlama (İlan ve Reklam) Giderleri: TTNET markasının ve ürünlerinin tanıtımı
amacıyla katlanılan tüm maliyetleri içermektedir. Kampanya bazında reklam
faaliyetleri gerçekleştirilmekle beraber, reklam harcamalarındaki temel saikin
abone kazanımı olması nedeniyle bahse konu maliyetin kârlılık
hesaplamalarına, toplam pazarlama tüm abone sayısına ve ay sayısına
bölünmesiyle hesaplanmıştır.
VAS (Katma Değerli Hizmetler) Giderleri: TTNET tarafından kullanıcılarına
sunulan; müzik, video, eğitim platformu (vitamin), e-kitap platformu gibi katma
değerleri hizmetlerin sunumunu için katlanılan maliyetleri ifade etmektedir.
Operasyonel Maliyetler: TTNET’in faaliyetleri kapsamında katlandığı başta IT
harcamaları (kullanılan yazılım lisansları, donanım bakım maliyetleri vb.) olmak
üzere operasyonel giderleri içermektedir.
Satış Primi: TTNET’in satış kanallarına abone kazanımı kapsamında ödediği
aktivasyon primleri satış primleri maliyet kalemini oluşturmaktadır. Kanal
bazında ödenen prim miktarı değişmektedir.
Modem Maliyeti: Kampanyalar çerçevesinde TTNET tarafında satılan modem
başına katlanılan maliyetleri ifade etmektedir. Bir abone için katlanılan modem
maliyetinin abone ömrüne bölünmesi suretiyle hesaplamalara dahil edilmektedir.
Şüpheli Alacak Gideri: Tahsili şüpheli konuma düşen alacaklara karşılık olarak
tüm gelirler üzerinden ayrılan bir oran maliyet unsuru olarak kârlılık hesabına
dahil edilmektedir.
Kurulum Giderleri: TTNET’in yeni aboneleri için modem teslim, modem kurulum,
hız testi ve gerektiğinde daire içi kablolama gibi hizmetleri nedeniyle katlandığı
maliyetleri ifade etmektedir. Kurulum maliyetinin Mayıs 2016 döneminden
itibaren oluşan bir maliyet kalemi olduğu ifade edilmektedir.
(311) İSS’ler perakende seviyede hizmet verebilmek için toptan seviyede TÜRK
TELEKOM’dan birtakım hizmetler almak durumundadır. Bu bölümde toptan seviyede
verilen hizmet için TÜRK TELEKOM’a ödenen ve İSS’ler için maliyet oluşturan unsurlar
açıklanacaktır.
Toptan Seviyedeki Maliyet Kalemleri:
Toptan Aylık Paket Ücreti (VAE Paket Ücreti): DSL hizmetlerinin perakende
seviyede sunumu için İSS’lerin TÜRK TELEKOM altyapısına erişmesi
gerekmektedir. TÜRK TELEKOM altyapısına erişim yöntemlerinden biri olan
VAE (Veri Akış Erişimi) modelinde trafik, belirli trafik teslim noktalarına kadar
TÜRK TELEKOM tarafından taşınmakta ve söz konusu noktalarda İSS’lere
teslim edilmektedir. Dolayısıyla VAE maliyeti TTNET’in belirli bir seviyeye kadar
TÜRK TELEKOM altyapısı üzerinden gerçekleştirdiği veri akışı için paket
bazında aylık olarak katlandığı maliyeti ifade etmektedir.
Toptan Hat Kiralama (THK) Erişim Maliyeti: TTNETet’in ALO Paket telefon
hizmeti de alan aboneler için TÜRK TELEKOM’a ödenen erişim hizmeti
karşılığında ödenen aylık maliyettir. Aylık abone başı THK maliyetinin (…..) TL
olduğu belirtilmiştir.
18-29/497-238
88/122
Bitsream (MetroEthernet) Maliyeti: TTNET’in TÜRK TELEKOM altyapısından
veri aktarımı gerçekleştiriyor olması nedeniyle TÜRK TELEKOM’a ödenen
bedeli ifade etmektedir. TTNET tarafından bu maliyet kaleminin aylık ve abone
başı (…..) TL olduğu bildirilmiştir.
Bağlantı Maliyeti: Yeni bir aboneye internet sağlanması halinde abonenin
internet erişiminin başlatılması için TTNET tarafından TÜRK TELEKOM’a tek
seferlik ödenen bir maliyet kalemidir. TTNET tarafından, TÜRK TELEKOM’a
yeni aboneliklerde bağlantı işlemi için, her bir abone başına ve tek seferlik olarak
(…..) TL tutarında ödeme yapılması gerektiği, ancak TÜRK TELEKOM
tarafından söz konusu ücrete ilişkin tek seferlik olmak üzere (…..) TL tutarında
indirim kampanyası uygulandığı belirtilmiştir. Dolayısıyla kampanya kapsamında
TTNET ve diğer İSS’ler tarafından TÜRK TELEKOM’a herhangi bir bağlantı
ücret ödenmemektedir.
THK Aktivasyon Maliyeti: TTNET’in sunduğu paketlerdeki telefon hizmetini aktif
hale getirmek için katlandığı maliyeti ifade etmektedir. TTNET tarafından (…..)
TL THK aktivasyon maliyetinin abone başına tek seferlik bir maliyet olduğu ve
alternatif operatörlere numara taşınması durumunda bu maliyetin (…..) TL’ye
düşeceği bildirilmiştir. (…..) TL’lik maliyet yalın internet paketlerinde “yalın
internet devre hazırlama maliyeti” olarak tahsil edilmekte ve herhangi bir
durumda değişiklik göstermemektedir.
I.6.5.1.3. TTNET’in Gelirlerinin Hesaplanmasında Kullanılan Yöntem
(312) Önceki bölümde izah edildiği üzere TTNET’in incelenen paketler kapsamında gelirleri
internet ücreti, telefon ücreti, bağlantı ücreti, modem ücreti ve katma değerli
hizmetlerden sağlanan gelirlerden oluşmaktadır. Bu bölümde söz konusu kalemlerden
elde edilen ortalama net gelirin nasıl hesaplandığı açıklanacaktır.
(313) Ortalama aylık net gelirin hesaplanmasında en önemli unsur abone ömrüdür. Ortalama
abone ömrü; bir İSS tarafından sunulan kampanyadan indirim ve fayda elde etmiş olan
abonelerin, kampanya süresi de dahil olmak üzere ortalama kaç ay başka bir İSS’ye
geçmeden veya yeni bir kampanyadan faydalanmadan aboneliğini devam ettirdiğini
göstermektedir. TTNET’in gelirlerinin hesaplanmasında ortalama abone ömrünün
kullanılması ile kampanya dönemi boyunca katlanılan abone kazanma maliyetlerinin
(kampanya çerçevesinde sağlanan indirim ve faydalar) kampanyalı dönemi takip eden
sürede karşılanıp karşılanmadığını tespit etmek mümkün olmaktadır. Ortalama abone
ömrüne ilişkin TTNET tarafından yapılan hesaplamada 24 ay taahhüt vermiş ve taahhüt
süreleri dolmuş abonelerin 2016 yılı Kasım ayına kadar abonelik hareketlerine ilişkin
bilgiler kullanılmıştır. Bu hesaplamada TTNET tarafından (i) 2012 yılı Ekim ayında 24
ay taahhüt vermiş, bu taahhüdünü tamamlamış ve sonrasında da ilave olarak 24 ay
daha hareketi bulunan abonelerin süreleri (ii) 2013 yılı Eylül ayında 24 ay süre ile
taahhüt vermiş, taahhüdünü tamamlamış ve sonrasında da ilave olarak en az 12 ay
hareketi bulunan abonelerin süreleri göz önüne alınmıştır. Bu hesaplama çerçevesinde
ortalama abone ömrü (…..) ay olarak hesaplamaya dahil edilmiştir.
(314) TTNET bir aboneden abonenin aldığı hizmetlere göre internet ücreti, telefon ücreti,
bağlantı ücreti, katma değerli hizmetler geliri, modem geliri gibi gelirler elde etmektedir.
Abone ömrü boyunca oluşan ortalama internet ücreti geliri, analiz edilen kampanyanın
öngördüğü indirimli internet ücretinin indirimli ücretin geçerli olduğu ay sayısıyla (24
ay), indirimli dönemin bitiminden sonra geçerli olan kampanyasız ücretin ise geriye
kalan abone ömrüyle ((…..) ay) çarpılması; çıkan sonucun ise abone ömrüne
bölünmesi ile elde edilmiştir.
18-29/497-238
89/122
(315) Abonenin yalın internet hizmeti almadığı, telefon hizmetinin de sağlandığı durumlarda
elde edilen ortalama telefon ücreti de benzer şekilde indirimli ve indirimsiz tarifelerin
aylara göre ağırlıklı ortalamasının alınması ile hesaplanmıştır. Yukarıda da belirtildiği
gibi ses hizmetlerinin internet hizmetlerinden farklı oranda ÖİV’ye tabi olması, vergi
tutarlarının doğru tespit edilebilmesi için bu gelirin ayrıca hesaplanması önem
taşımaktadır.
(316) Bağlantı ücreti ise ((…..) TL*24 ay) kampanyalı dönem boyunca tahsil edildiğinden
kampanyalı ücret içinde yer almakta, böylece abone ömrüne bölünerek kârlılık
tablosuna eklenmektedir.
(317) Kampanya çerçevesinde modem almayı tercih eden abonelerden elde edilen ortalama
modem geliri kampanya dönemi boyunca elde edilen toplam modem gelirinin (7 TL*24
ay) ortalama abone ömrüne bölünmesi ile hesaplanmıştır.
(318) Katma değerli hizmetler geliri ise Ocak-Temmuz 2016 döneminde vergiler hariç aylık
abone başına (…..) TL olarak bildirilmiş olup, söz konusu kalemin vergisiz tutarı (…..)
TL olarak hesaplanmıştır.
(319) TTNET’in aylık ortalama gelirinin tespitinde dikkate alınan son husus abonelik
işlemlerini internet veya çağrı merkezi üzerinden gerçekleştiren DSL abonelerine
sunulan toplam (…..) TL’lik indirimdir. Bu indirimden Yeni Yıl Kampanyası’ndan
faydalanan abonelerin %(…..)’inin faydalandığı TTNET tarafından bildirilmiştir. Bu
çerçevede (…..) TL, önce abone ömrüne bölünmüş sonra da bu değerin %(…..)’i
alınmıştır. Bulunan bu tutar “online abonelik indirimi” adıyla gelirleri azaltıcı şekilde
hesaplamaya dahil edilmiştir.
(320) Yukarıda sıralanan tüm ortalama aylık gelir kalemlerinin toplanması ve online abonelik
indiriminin düşülmesi ile abone ömrü boyunca oluşan ortalama aylık gelire ulaşılmıştır.
Bu değerden KDV, ÖİV, BTK katkı payı ve Evrensel Hizmet Fonu katkı payının
çıkarılması ile ortalama net gelir tespit edilmiştir87.
I.6.5.1.4. TTNET’in Maliyetlerinin Hesaplanmasında Kullanılan Yöntem
(321) Bu bölümde TTNET’in doğrudan internet hizmeti vermesinden kaynaklanan giderlerinin
nasıl hesaplandığına ilişkin bilgi verilecektir. TTNET’in giderlerini perakende seviyedeki
giderler ve toptan seviyede TÜRK TELEKOM’a ödenen giderler olmak üzere iki grupta
toplamak mümkündür.
TTNET’in Perakende Seviyedeki Giderleri
(322) TTNET’in perakende seviyede çeşitli gider kalemleri bulunmaktadır. Modem maliyeti
tek seferlik olmak üzere abone başına 2016 yılında (…..) TL olarak bildirilmiştir. Bu
maliyet ortalama abone ömrüne bölünerek hesaplamaya dahil edilmiştir. Kurulum
maliyeti ise tek seferlik abone başına (…..) TL olarak bildirilmiştir. Söz konusu maliyet
ise abone ömrüne bölünerek ve kurulum hizmeti alan abone oranı (%(…..)) ile
çarpılarak hesaplanmıştır. Şüpheli alacak gideri ise TTNET tarafından bildirilen şüpheli
alacak oranının (%(…..)) aylık ortalama net gelire uygulanması ile bulunmuştur.
(323) Modem, kurulum ve şüpheli alacak gideri maliyeti dışındaki aylık abone başına giderler
ise 2016 yılında yapılan toplam harcamaların aylık tutarının 2016 yılı ortalama toplam
87 Ortalama katma değerli hizmet geliri vergiler hariç şekilde verildiğinden bu gelirden ikinci kez vergilerin
çıkarılmamasına dikkat edilmiştir.
18-29/497-238
90/122
abone sayısına ((…..)) veya 2016 yılında yeni kazanılan abone sayısına ((…..))
bölünmesiyle hesaplanmıştır. Bu giderler aşağıdaki tabloda sunulmaktadır88.
Tablo 11: TTNET’in 2016 Yılı Perakende Seviyedeki Giderleri
Gider Kalemi Toplam Gider (TL) İlgili Abone Sayısı
Abone Başına Aylık
Ortalama Gider (TL)
Tahsilat Komisyonu (…..) (…..) (…..)
Yasal Takip Giderleri (…..) (…..) (…..)
Çağrı Merkezi ve Müşteri
İlişkileri Giderleri
(…..) (…..) (…..)
Faturalama İşlemleri, Fatura
Kağıdı ve Zarf Ücreti
(…..) (…..) (…..)
Pazarlama Giderleri (…..) (…..) (…..)
VAS Giderleri (…..) (…..) (…..)
Operasyonel Giderler (…..) (…..) (…..)
Satış Primi (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TTNET tarafından gönderilen bilgiler
TTNET’in Toptan Seviyedeki Maliyetleri
(324) TTNET perakende pazarda faaliyet göstermek için toptan seviyede TÜRK
TELEKOM’dan birtakım hizmetler almaktadır. Bu hizmetler için yapması gereken
ödemelerden ve TÜRK TELEKOM’un söz konusu hizmetlerine ilişkin
kampanyalarından yola çıkılarak toptan seviyedeki maliyetleri hesaplanmıştır.
(325) Bu maliyet kalemlerinden en önemlisi toptan seviyede sağlanan internet hizmeti
ücretidir. Toptan seviyedeki internet tarifesi BTK tarafından düzenlenmektedir. Bu
düzenlenen tarifeye göre VAE yöntemi ile 8 mbps hızlı, 50 GB adil kullanım kotalı DSL
internet paketinin aylık fiyatı (…..) TL iken 24 mbps hızlı, 35 GB adil kullanım kotalı
Fiber internet paketinin aylık fiyatı (…..) TL’dir. Bu fiyat TTNET için geçerlidir. TÜRK
TELEKOM alternatif işletmecilere pozitif ayrımcılık uygulayarak onlara sunduğu
fiyatların %(…..) fazlası ile TTNET’e satışta bulunmaktadır. Bu bilgi ışığında eşit
etkinlikteki alternatif işletmecinin aynı paketler için sırasıyla aylık (…..) TL ve (…..) TL
ödeyeceği anlaşılmaktadır.
(326) Telefon hizmeti alan aboneler için erişim gideri olarak aylık abone başına (…..) TL olan
THK maliyeti söz konusu olmaktadır.
(327) Metro Ethernet maliyeti TTNET tarafından abone başına aylık (…..) TL olarak
bildirilmiştir. Bu değer 2016 yılı Metro Ethernet hat kiralama maliyetinin ((…..) TL) aynı
yılın ortalama abone sayısına bölünmesi ile bulunmuştur.
88 Dikkat edileceği üzere perakende seviyedeki maliyetler kampanya veya pakete göre değişmemektedir.
TTNET’ten paket bazında giderleri verisinin mevcut olmadığını bildirmiştir. Bu durumda şüpheli alacak
giderinde olduğu gibi abonenin kullandığı paket (dolayısıyla yarattığı gelir) ile bağlantılı olan giderlerin
doğrudan abone sayısına bölünmesi yerine toplam giderin paketlerin ilgili yılda oluşturduğu gelir ile
orantılı şekilde paketlere atfedilmesinin gerçeğe daha yakın sonuç vereceği ileri sürülebilecektir. Ancak
bu önaraştırma çerçevesinde incelenen paketlerin düşük gelirli paketler olması, dolayısıyla mevcut
yöntem ile bulunan değerlerin alternatif yöntem ile bulunacak değerlerden daha yüksek olduğunun
düşünülmesi, ayrıca ilerleyen bölümlerde görüleceği üzere tespit edilen kar marjının yöntem değişikliği
ile ortadan kalkmasının mümkün olmaması nedeniyle TTNET’in bildirdiği hesaplama yöntemi
kullanılmıştır.
18-29/497-238
91/122
(328) Yeni aboneler için TÜRK TELEKOM’dan telefon hizmeti de alınması halinde THK
aktivasyon hizmeti ve bağlantı hizmeti alınmaktadır. Bu hizmetler için abone başına tek
seferlik olarak sırasıyla (…..) TL ve (…..) TL ödenmektedir. TTNET tarafından DSL
internet hizmetleri için TÜRK TELEKOM tarafından düzenlenen kampanya
çerçevesinde bağlantı ücreti alınmamaktadır. Bu çerçevede bağlantı ücreti
hesaplamaya dahil edilmezken THK ücreti abone ömrüne bölünerek aylık hesaplamaya
katılmıştır.
(329) Toptan seviyedeki maliyetlerin belirlenmesinde son olarak TÜRK TELEKOM’un
İSS’lere yönelik satış desteği dikkate alınmıştır. Söz konusu destek daha önce TÜRK
TELEKOM altyapısı üzerinden internet hizmeti almayan abonelerin kazanılması
karşılığında abone başına tek seferlik bir ödemeyi öngörmektedir. Bu kapsamda ilgili
paketler için verilen satış desteği abone ömrüne bölünerek maliyetleri azaltıcı şekilde
hesaplamaya yansıtılmıştır.
(330) Yukarıdaki açıklamalar ışığında, TTNET tarafından Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası
kapsamında sunulan ve TTNET tarafından kampanya kapsamında ön plana çıkan
paketler olarak nitelendirilen modem dahil 8 mbps’ye kadar 50 GB ADSL ve 24 mbps’ye
kadar 35 GB Fibernet internet paketlerinin kârlılık analizlerine aşağıdaki tabloda yer
verilmiştir:
Tablo 12: İlgili İnternet Paketlerinin Kârlılık Analizi
8 Mbps'ye kadar 50 GB
Modemli ADSL
24 Mbps'ye kadar 35
GB Modemli Fibernet
Abone Ömrü (…..) (…..)
İndirimli Dönem (…..) (…..)
Paket Geliri (…..) (…..)
Kampanyasız Ücret (…..) (…..)
İnternet Ücreti (…..) (…..)
Bağlantı Ücreti (…..) (…..)
Telefon Ücreti (…..) (…..)
Kampanyalı Ücret (24 Ay Boyunca) (…..) (…..)
İnternet Ücreti (…..) (…..)
Bağlantı Ücreti (…..) (…..)
Telefon Ücreti (…..) (…..)
Diğer Gelirler (…..) (…..)
Katma Değerli Hizmetler - VAS (Vergisiz) (…..) (…..)
Modem Geliri (24 Ay Boyunca) (…..) (…..)
Online Abonelik İndirimi (…..) (…..)
Abone Ömrü Boyunca Ortalama Gelir (…..) (…..)
Ortalama Gelir - Internet Paketi (…..) (…..)
Ortalama Gelir - Telefon (…..) (…..)
Ortalama Gelir - Modem (…..) (…..)
Ortalama Gelir (…..) (…..)
Net Gelir (…..) (…..)
KDV (%18) (…..) (…..)
KDV (modem) (…..) (…..)
KDV (telefon) (…..) (…..)
KDV (internet) (…..) (…..)
18-29/497-238
92/122
Tablo 12’nin devamı:
8 Mbps'ye kadar 50 GB
Modemli ADSL
24 Mbps'ye kadar 35
GB Modemli Fibernet
ÖİV (…..) (…..)
ÖİV (%15 - telefon) (…..) (…..)
ÖİV (%5 - internet) (…..) (…..)
BTK Katkı Payı (%1) (…..) (…..)
BTK Katkı Payı (modem) (…..) (…..)
BTK Katkı Payı (telefon) (…..) (…..)
BTK Katkı Payı (internet) (…..) (…..)
Hazine Katkı Payı (%0,35) (…..) (…..)
Hazine Katkı Payı (modem) (…..) (…..)
Hazine Katkı Payı (telefon) (…..) (…..)
Hazine Katkı Payı (internet) (…..) (…..)
Perakende Seviyedeki Maliyetler (…..) (…..)
Tahsilat komisyonu (…..) (…..)
Yasal Takip Giderleri (…..) (…..)
Çağrı Merkezi ve Müşteri ilişkileri (…..) (…..)
Faturalama İşlemleri, Fatura Kağıdı ve Zarf Ücreti (…..) (…..)
Pazarlama Giderleri (İlan ve Reklam Giderleri) (…..) (…..)
VAS (…..) (…..)
Operasyonel (…..) (…..)
Satış Primi (…..) (…..)
Modem maliyeti (…..) (…..)
Şüpheli alacak (…..) (…..)
Kurulum (…..) (…..)
Toptan Seviyedeki Maliyetler (TT'ye Ödenen
Maliyetler)
(…..) (…..)
Toptan Aylık Ücret (VAE) (…..) (…..)
Erişim (THK) (…..) (…..)
Bitsream (MetroEthernet) (…..) (…..)
THK Aktivasyon Ücreti (…..) (…..)
Bağlantı Ücreti (…..) (…..)
Toptan Satış Kampanyası (…..) (…..)
FAVÖK89 (…..) (…..)
FAVÖK Marjı (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüs tarafından gönderilen veriler çerçevesinde yapılan hesaplamalar
I.6.5.2. Tivibu’nun Gelir ve Maliyet Kalemlerine İlişkin Açıklamalar
(331) Yukarıda Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’ndaki internet hizmetlerinin gelir ve maliyet
analizinde kullanılan yönteme benzer bir yöntem, bu bölümde kampanya kapsamındaki
ödemeli TV hizmeti olan Tivibu için de kullanılmıştır. Bu bakımdan aşağıda öncelikle bu
hesaplamada dikkate alınan gelir ve maliyet kalemlerine yer verilmiştir.
89 Faiz-Amortisman-Vergi-Öncesi-Kâr. İşbu dosya kapsamında “abone başı kâr”ı ifade etmek için
kullanılmıştır.
18-29/497-238
93/122
I.6.5.2.1. Gelir Kalemleri
Aylık Kullanım Ücreti: Tivibu yayınlarına abone olanlardan aylık olarak alınan
ücrettir. Tivibu gelirlerinin ana kalemini oluşturmaktadır. Kampanya kapsamında
yapılan indirimler bu bedele yansıtılmaktadır.
Aktivasyon Ücreti: Tivibu hizmetine erişimin sağlanabilmesi için yapılan teknik
aktivasyon işlemi nedeni ile aboneye yansıtılan ve yeni abonelerden bir kerelik
alınan 30 TL’lik ücrettir.90
Cihaz Kullanım Bedeli: Cihaz kullanımı karşılığında müşterilere yansıtılan
bedeldir. Kutu webTV hizmetlerinde kullanılmadığından bu gelir sadece
TivibuEv abonelerinden elde edilmektedir.
HD Yayın Ücreti: Standart yayından farklı olarak yüksek çözünürlüklü yayın
hizmetinden faydalanan abonelerden alınmaktadır. Söz konusu ücret aylık 5
TL’dir. 2017 Haziran ayı itibarıyla IPTV üzerinden hizmet alan abonelerinin
%(…..)’ü, uydu üzerinden hizmet alan abonelerin ise tamamı HD yayından
faydalanmaktadır.
Kanal Taşıma Geliri91: Kanalların Tivibu platformunda yer almak için Tivibu’ya
ödedikleri ücretlerden oluşan gelirdir.
Reklam Geliri: Tivibu’nun reklamlardan elde ettiği gelirdir.
Kutu Cezası Geliri: Tivibu tarafından kiralanan kutunun üyelik iptalinden sonra
abone tarafından teslim edilmemesi üzerine doğan ceza bedelinden oluşan
gelirdir.
Kirala-İzle Geliri: Abonelerin “kirala-izle” servisleri aracılığı ile izledikleri
filmlerden elde edilen gelirdir.
I.6.5.2.2. Maliyet Kalemleri92
İçerik Maliyeti: Tivibu hizmetinin en önemli maliyet kalemi olup söz konusu
maliyet içerik türüne (spor, film, dizi vb.) göre değişiklik göstermektedir. 2016 yılı
sonu itibarıyla UEFA lisansı maliyeti (…..) TL, UEFA lisansı hariç içerik maliyeti
(…..) TL iken 2017 yılı itibarıyla UEFA lisans maliyeti (…..) TL, UEFA lisans
maliyeti hariç içerik maliyeti ise (…..) TL’dir.
İletim Maliyeti: Tivibu farklı iletim yöntemleri ile sunulmakta olup söz konusu
maliyet iletim yönteminin çeşidine göre farklılık göstermektedir.
Müşteri İlişkileri Maliyeti: Müşteri ilişkilerinin yönetimi kapsamında katlanılan
maliyetleri içermektedir.
Cihaz (Kutu) Giderleri: Tivibu hizmetinin sağlanması için abonelere sağlanan
cihazlar ile ilgili oluşan yenileme giderleri ve üyeliğini iptal eden kullanıcıların
iade etmediği cihazlar karşılığında oluşan giderlerdir. TivibuEv hizmeti için
gerekli olan cihazın temininde oluşan tek seferlik maliyettir.
90 Kampanya çerçevesinde (…..) TL ücreti olan kurulum hizmeti ücretsizdir.
91Teşebbüs tarafından kanal taşıma ve reklam gelirlerinin platform farkı olmaksızın beraber yönetildiği
ve söz konusu gelirlerin her iki platform için birlikte oluştuğu bundan dolayı kanal taşıma ve reklam
gelirlerinin IPTV+Uydu abonelerine bölünerek hesaplandığı ifade edilmiştir.
92Teşebbüs tarafından Tivibu hizmeti özelinde Tahsilat Komisyonu Gideri, Yasal Takip Giderleri ve Bad
Dept Gideri’nin hesaplanamadığı bundan dolayı sabit genişbant internet hizmetindeki değerlerin
sunulduğu ifade edilmiştir.
18-29/497-238
94/122
İşletim (Operasyon) Giderleri: TTNET’in faaliyetleri kapsamında katlandığı başta
IT harcamaları (kullanılan yazılım lisansları, donanım bakım maliyetleri vb.)
olmak üzere operasyonel giderleri içermektedir.
Pazarlama Giderleri: Tivibu’nun tanıtımı sebebiyle oluşan maliyetlerdir.
Tahsilat Komisyonu Giderleri: TTNET tarafından bayilere ödenen tahsilat
komisyonlarını kapsamaktadır.
Yasal Takip Gideri: Yükümlülüklerini yerine getirmeyen aboneler için başlatılan
yasal süreçte katlanılan maliyetleri içermektedir.
Şüpheli Alacak Gideri: Tahsili şüpheli konuma düşen alacaklara karşılık olarak
tüm gelirler üzerinden ayrılan bir oran maliyet unsuru olarak kârlılık hesabına
dahil edilmektedir.
Satış Primi: TTNET’in satış kanallarına abone kazanımı kapsamında ödediği
aktivasyon primleri satış primleri maliyet kalemini oluşturmaktadır. TTNET
tarafından sunulan aylık satış primi tutarının abone ömrüne bölünmesi ile abone
başına aylık faturalama maliyeti hesaplanmıştır.
Faturalama Gideri: Faturalama sürecinde katlanılan maliyetleri içermektedir.
Kurulum Maliyeti: Yeni Tivibu üyelerine kurulum hizmeti sağlanabilmesi için
kurulumu gerçekleştiren firmaya Tivibu tarafından ödenen ücrettir. Bu maliyet
2016 yılında IPTV aboneleri için (…..) TL, uydu aboneleri için (…..) TL, 2017 yılı
Ekim ayı itibarıyla IPTV aboneleri için (…..) TL, uydu aboneleri için ise (…..) TL
olarak gerçeklemiştir. Bu değerler ilgili yılın ilgili abone sayısına ve abone
ömrüne bölünerek abone başına ortalama aylık kurulum maliyetine (2016 yılı
IPTV için (…..) TL, uydu için (…..) TL, 2017 yılı Ekim ayı itibarıyla IPTV için (…..)
TL, uydu için (…..) TL) ulaşılmıştır.
I.6.5.2.3. Tivibu’nun Gelir ve Maliyetlerinin Hesaplanmasında Kullanılan Yöntem
Gelir Kalemleri
(332) TTNET’in Tivibu hizmetinin sunumundan elde ettiği gelirler; aylık kullanım ücreti,
aktivasyon ücreti, cihaz kullanım bedeli ücreti, HD yayın ücreti, kanal taşıma gelirleri,
reklam gelirleri, kutu cezası gelirleri ve kirala-izle gelirlerinden oluşmaktadır. Bu
bölümde söz konusu kalemlerden elde edilen abone başı ortalama net aylık gelirin nasıl
hesaplandığı açıklanacaktır. Ortalama aylık net gelirin hesaplanmasında en önemli
unsur abone ömrüdür.
(333) Ortalama abone ömrü; teşebbüs tarafından sunulan kampanyadan indirim ve fayda
elde etmiş olan abonelerin, kampanya süresi de dahil olmak üzere ortalama kaç ay
başka bir ödemeli TV hizmet sağlayıcısına geçmeden veya yeni bir kampanyadan
faydalanmadan aboneliğini devam ettirdiğini göstermektedir. Tivibu’nun gelirlerinin
hesaplanmasında ortalama abone ömrünün kullanılması ile kampanya dönemi
boyunca katlanılan abone kazanma maliyetlerinin (kampanya çerçevesinde sağlanan
indirim ve faydalar) kampanyalı dönemi takip eden sürede karşılanıp karşılanmadığını
tespit etmek mümkün olmaktadır. Ortalama abone ömrü TTNET tarafından gönderilen
veriler doğrultusunda (…..) ay olarak hesaplanmıştır.
(334) Gelir ve maliyet hesaplamalarında; Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası Ocak 2016 ‘da
başlaması ve (…..) aylık abone ömrünün inceleme tarihi itibarıyla henüz
tamamlanmaması nedeniyle abone ömrünün 2018 yılına sarkan bölümü için 2017 yılı
verileri kullanılmıştır.
18-29/497-238
95/122
(335) Abone ömrü boyunca oluşan ortalama kullanım ücreti geliri; iletim yöntemlerine göre
(Uydu ve IPTV) her bir paketin (Giriş, Sinema, Süper Paket) kampanyalı/indirimli
fiyatının geçerli olduğu ay sayısıyla (24 ay); indirimli dönemin bitiminden sonra geçerli
olan kampanyasız ücretin ise geriye kalan abone ömrüyle (6 ay) çarpılması ve çıkan
sonucun abone ömrüne bölünmesi ile elde edilmiştir.
(336) Toplam vergiler hariç ortalama aylık gelir hesaplanırken Aylık Paket ücretleri içindeki
ödemeli TV için KDV (%18) ve ÖİV (%15) olarak hesaplanmıştır. Ayrıca %1 olan
Evrensel Hizmet Fonu ile %0.35 olan Hazine Katkı Payı oranı hesaplamalarda dikkate
alınmıştır.
(337) HD yayın ücreti Tivibu Uydu abonelerinin tamamından IPTV abonelerinin ise
%(…..)’sinden alınmaktadır. Bu gelir kalemi bakımından sadece bu gelirin elde edildiği
aboneler dikkate alınmıştır.
(338) Ortalama aktivasyon ücreti ise 12 ay boyunca alınan aktivasyon ücretinin abone
ömrüne bölünmesiyle elde edilmiştir.
(339) Kanal taşıma, reklam, kutu cezası, kirala-izle gelirleri bir aboneden, abone ömrü
boyunca elde edilen gelirin ağırlıklı ortalaması alınarak hesaplamaya dahil edilmiştir.
Her bir gelir kalemi toplanarak abone başı ortalama aylık gelire ulaşılmıştır.
Maliyet Kalemleri
(340) TTNET’in Tivibu hizmeti bakımında katlandığı maliyetler; içerik ve iletim maliyetleri
başta olmak üzere müşteri ilişkileri, cihaz, işletim, pazarlama, tahsilat komisyonu, yasal
takip, şüpheli alacaklar (%), satış primi, faturalama ve kurulum giderleridir.
(341) En önemli maliyet kalemi olan içerik maliyetleri UEFA lisansı ve diğer maliyetlerden
oluşmaktadır. UEFA içeriği sadece süper paket abonelerine sunulduğu için, 2016
maliyetleri 12 aya 2017 UEFA yayın hakları yıllık maliyetleri ise 10 aya bölünerek aylık
maliyet hesaplanmış93; ardından bulunan maliyet, iletim yöntemine bakılmaksızın
toplam süper paket abone sayısına bölünerek abone başı UEFA lisans maliyetine
ulaşılmıştır.
(342) Giriş ve sinema paketlerinde UEFA içeriği olmadığı için bu paketlerin içerik maliyeti
hesaplamasında sadece diğer maliyetler kalemi dikkate alınmış, süper paket için ise
abone başı UEFA lisans maliyetleri ve diğer maliyetler toplanmıştır. Son olarak bulunan
sonuç abone ömrü boyunca ait oldukları ay sayısına göre ağırlıklandırılarak abone
ömrüne bölünmüş ve her bir paket için ortalama abone başı içerik maliyeti
hesaplanmıştır.
(343) Bununla birlikte takip eden bölümlerde görüleceği üzere; ürün bazlı analiz ve paketler
arası sübvansiyon için iki ayrı içerik maliyeti hesaplanmıştır. Ürün bazlı analiz
kapsamında hesaplanan ortalama abone başı aylık içerik maliyeti süper paket için,
2016 ve 2017 yılı abone başı süper paket ortalama aylık maliyetinin abone ömrüne
göre ağırlıklandırılması ile hesaplanmıştır. Benzer bir hesaplama UEFA lisansına ilişkin
içerik maliyetinin dışarıda bırakılması ile sinema ve giriş paketleri için de
hesaplanmıştır. TTNET tarafından gönderilen bilgilerde Süper Paket içeriğine konu
olan UEFA lisansına ilişkin gider haricindeki içerik maliyetlerinin paket bazında
ayrıştırılamadığı belirtildiğinden içerik maliyetleri sinema ve giriş paketleri için ortak
olarak hesaplanmıştır. Ayrıca paketler arası sübvansiyon olabilmesi durumunda, başka
bir deyişle süper paketin yüksek içerik maliyetinin başka bir paketten elde edilen gelirle
karşılanabilmesi ihtimali göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede 2016 ve 2017 yılı
93 2017 yılı için 10 aylık veriler ile hesaplama yapılmıştır.
18-29/497-238
96/122
içerik maliyetleri (UEFA lisans ve diğer maliyetler) aylık bazda hesaplanmış ve paket
ve iletim yöntemi ayrımı yapılmaksızın ilgili yıldaki toplam Tivibu abone sayısına
bölünmüştür. 2016 ve 2017 yılları için bulunan maliyetler, abone ömrü içinde
katlanıldıkları ay sayısına göre ağırlıklandırılarak abone ömrüne bölünmüş ve abone
başı ortalama içerik maliyeti bulunmuştur.
(344) Diğer maliyetler kalemi ise 2016 ve 2017 yılları için ortalama aylık maliyetler94 paket
ve iletim yöntemi ayrımı yapılmadan ilgili yıldaki tüm Tivibu (TivibuGo, Tivibu IPTV,
Tivibu Uydu) abone sayısına bölünerek hesaplanmıştır.
(345) Abone başı iletim maliyetleri abone ömrü içinde katlanıldıkları ay sayısına göre
ağırlıklandırılarak abone ömrüne bölünmüş ve her bir iletim yöntemi için abone başı
aylık ortalama iletim maliyetine ulaşılmıştır.
(346) Müşteri ilişkileri, cihaz, işletim, pazarlama, tahsilat komisyonu, yasal takip, bad debt
(%), satış primi, faturalama ve kurulum giderleri de benzer şekilde her bir maliyet kalemi
için teşebbüs tarafından gönderilen 2016 ve 2017 yılı aylık abone başı maliyet
değerlerinin abone ömrü içerisinde katlanıldıkları ay sayısına göre ağırlıklandırılarak
abone ömrüne bölünmesi suretiyle elde edilmiştir. Son olarak her bir maliyet kalemi
toplanarak abone başına aylık maliyete ulaşılmıştır.
I.6.5.2.4. Fiyat-Maliyet Analizi
(347) Daha önce de aktarıldığı üzere Tivibu hizmeti farklı iletim yöntemleri (IPTV, uydu,
webTV) ve çeşitli içerik paketleri (giriş, sinema, süper) ile sunulmaktadır. TivibuEv adı
altında IPTV ve uydu kanalıyla verilen Tivibu hizmetinin aylık kullanım ücreti aynıdır ve
soruşturmaya konu kampanya da bu iletim yöntemlerini kapsamaktadır. WebTV
üzerinden verilen TivibuGo hizmeti ise diğer iletim yöntemlerine göre süper paket hariç
daha düşük fiyatlandırılmaktadır. Hem TivibuEv hem de TivibuGo üç içerik paketi ve
buna bağlı olarak üç ayrı fiyat ile sunulmaktadır.
(348) İletim yöntemi ve içerik farklılıkları maliyetlerde de farklılığa yol açmaktadır. Açık
internet bağlantısı üzerinden sunulan TivibuGo hizmetinde iletim maliyeti çok düşükken
IPTV ve uydu üzerinden verilen TivibuEv hizmetinde iletim (transmisyon) içerik
maliyetinden sonra en önemli maliyet kalemidir. Abone başına aylık iletim maliyeti 2016
yılı itibarıyla webTV için (…..) TL, uydu için (…..) TL ve IPTV için (…..) TL iken 2017 yılı
Ekim ayı itibarıyla uydu için (…..) TL, IPTV için (…..) TL olup 2016 yılı ve 2017 yılı Ekim
ayı itibarıyla ortalama abone başına aylık iletim maliyeti web tv için (…..) TL, IPTV için
(…..) TL, uydu için (…..) TL olarak hesaplanmıştır.
(349) İçerik maliyetinde ise Avrupa kupaları maçlarının yayın hakkı için ödenen bedeller
toplam içerik maliyetinin yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Bu durum da maç
yayınlarını da içeren “süper” içerik paketinin oluşturulmasında çarpıcı oranda yüksek
maliyete katlanıldığını göstermektedir.
(350) Özetle abone tarafından kullanılan yayın iletim yöntemi ve içerik paketi Tivibu’nun hem
gelirlerini hem de maliyetlerini önemli oranda değiştirmektedir. Bu durum fiyat-maliyet
analizinde izlenecek yönteme göre ulaşılacak sonucu değiştirmektedir. Aşağıda gelir
ve maliyet hesabında izlenebilecek farklı yöntemler aktarılmaktadır.
i. Ürün Bazlı Analiz
(351) Akla gelen ilk yöntem her bir iletim yöntemi ve içerik paketi bazında kârlılık
hesaplanmasıdır. Bu durumda soruşturmaya konu TivibuEv hizmeti kapsamında
94 2017 yılı için 10 aylık veriler ile hesaplama yapılmıştır.
18-29/497-238
97/122
sunulan her bir iletim yöntemi ve paket bazında altı farklı ürün (IPTV-Giriş, IPTV-
Sinema, IPTV-Süper, Uydu-Giriş, Uydu-Sinema, Uydu-Süper) tanımlanacak ve her bir
ürünün ile kârlı olup olmadığı incelenecektir. Bu yöntemin uygulanması halinde gelirler
Tivibulu Yeni Yıl kampanyası ile paket ücretleri dikkate alınarak hesaplanacak,
maliyetlerin hesabında ise iletim yöntemine göre iletim ve kurulum maliyeti ile pakete
göre içerik maliyeti hesaplanacaktır. Bu noktada toplam içerik maliyetine sadece
TivibuEv aboneleri için katlanılmadığı, TivibuGo abonelerine de söz konusu içerik ile
hizmet verildiğine dikkat edilmelidir. Ayrıca uydu üzerinden hizmet alan abonelerin
tamamı, IPTV üzerinden hizmet alan abonelerden Süper pakete üye olanların
%(…..)’si, Sinema paketine üye olanların %(…..)’ı ve Giriş paketine üye olanların
%(…..)’si ek ücret ödeyerek yüksek çözünürlüklü yayın almaktadır.
(352) Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere Tivibulu Yeni Yıl kampanyası ile TivibuEv
hizmeti alan bir aboneden elde edilen gelir hiçbir üründe maliyetini
karşılayamamaktadır.
Tablo 13: Her Bir İletim Yöntemi ve Paket Bazında Ürün Bazlı Kârlılık (TL)
(353)
IPTV/
Süper
IPTV/
Sinema
IPTV/
Giriş
Uydu/
Süper
Uydu/
Sinema
Uydu/
Giriş
(354) Ortalama Aylık Kullanım Ücreti Geliri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(355) Ortalama Aktivasyon Ücreti (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(356) Ortalama Aylık Ücret Geliri - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(357) Cihaz Kullanım Bedeli Geliri - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(358) HD Yayın Ücreti - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(359) Kanal Taşıma Geliri- Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(360) Reklam Geliri - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(361) Kutu Cezası Geliri - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(362) Kirala-İzle Geliri - Vergiler Hariç (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(363) Toplam Vergiler Hariç Ortalama Aylık Gelir95 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(364) İçerik (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(365) İletim (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(366) Müşteri ilişkileri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(367) Cihaz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(368) İşletim (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(369) Pazarlama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(370) Tahsilat Komisyonu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(371) Yasal Takip (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(372) Bad Debt (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(373) Satış Primi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(374) Faturalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(375) Kurulum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(376) Toplam Ortalama Aylık Maliyet (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(377) Kâr (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(378) Kaynak: Teşebbüsten elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılan hesaplamalar
ii. Tivibu’nun Genel Kârlılığı
(353) Yukarıda yer verilen ürün bazlı analiz, bir teşebbüsün sunduğu her bir üründen kar elde
etmesini beklemek anlamına gelebilecektir. Oysa teşebbüsler kimi ürünleri veya
müşterileri diğer ürünler veya müşterilerden elde ettiği kar ile sübvanse ederek ürün ve
95 Aylık Paket ücretleri içindeki ödemeli TV ücreti KDV (%18) ve ÖİV (%15)'ye tabidir. Ayrıca Evrensel
Hizmet Fonu %1, Hazine Katkı Payı oranı %0.35’dir.
18-29/497-238
98/122
fiyat farklılaştırmasına gidebilmektedir. Tivibu için üç sübvansiyon kaynağının
olabileceği akla gelmektedir:
(354) Bu kapsamda ilk ihtimal, süper paketin yüksek içerik maliyetinin diğer paketleri kullanan
abonelerden elde edilen gelir ile karşılanmasıdır. Bu ihtimali analiz edebilmek adına,
2016 yılında ilgili iletim yönteminde abonelerin paketler arasındaki dağılım oranı
kullanılarak, ürün bazlı analizde tespit edilen toplam vergiler hariç ortalama aylık gelirin
ve aylık maliyetlerin ağırlıklı ortalaması bulunmuştur.
Tablo 14: Paketler Arası Sübvansiyon Analizi
IPTV UYDU
Toplam Vergiler Hariç Ortalama Aylık Gelir (TL) (…..) (…..)
İçerik (…..) (…..)
İletim (…..) (…..)
Müşteri ilişkileri (…..) (…..)
Cihaz (…..) (…..)
İşletim (…..) (…..)
Pazarlama (…..) (…..)
Tahsilat Komisyonu (…..) (…..)
Yasal Takip (…..) (…..)
Bad Debt (%) (…..) (…..)
Satış Primi (…..) (…..)
Faturalama (…..) (…..)
Kurulum (…..) (…..)
Toplam Ortalama Aylık Maliyet (TL) (…..) (…..)
Kâr (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüs tarafından gönderilen veriler
(355) Tablodan da görüleceği üzere IPTV yöntemi ile iletim sağlanan abonelerden elde edilen
gelir, maliyetin altında kalırken; uydu yöntemi ile iletim sağlanan aboneler kâr
üretmektedir. Bunun esas nedeni, IPTV kullananların çoğunun görece az gelir üreten
giriş ve sinema paketlerinde yer alması; uydu üzerinden Tivibu kullananların ise
yarısından fazlasının süper paketi satın almış olmasıdır. IPTV toplam abone sayısı
2016 için 472.961, 2017 için 544.984’tür. Uydu üzerinden Tivibu kullananların toplam
sayısı ise 2016’da 203.958, 2017’de 349.161 olarak gerçekleşmiştir. IPTV abone
sayısının uydudan önemli oranda fazla olması genel olarak Tivibu hizmetinin kârlı
faaliyet göstermesini engellemektedir.
(356) İkinci ihtimal, IPTV ve uydu altyapısı üzerinden hizmet alan abonelerin yüksek iletim
maliyetinin, webTV yöntemlerini kullanan abonelerden elde edilen gelir ile karşılanması
ihtimalidir. 2016 yılında TivibuGo ürününün kârlılığı aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
18-29/497-238
99/122
Tablo 15: Tivibugo Kârlılığı Analizi (TL)
TivibuGo/Genel
Ortalama Aylık Kullanım Ücreti Geliri -Vergiler Hariç (…..)
Ortalama Aktivasyon Ücreti (…..)
Cihaz Kullanım Bedeli Geliri - Vergiler Hariç (…..)
HD Yayın Ücreti - Vergiler Hariç (…..)
Kanal Taşıma Geliri- Vergiler Hariç (…..)
Reklam Geliri - Vergiler Hariç (…..)
Kutu Cezası Geliri - Vergiler Hariç (…..)
Kirala-İzle Geliri - Vergiler Hariç (…..)
Toplam Vergiler Hariç Ortalama Aylık Gelir (…..)
İçerik (…..)
İletim (…..)
Müşteri ilişkileri (…..)
Cihaz (…..)
İşletim (…..)
Pazarlama (…..)
Tahsilat Komisyonu (…..)
Yasal Takip (…..)
Bad Debt (%) (…..)
Satış Primi (…..)
Faturalama (…..)
Kurulum (…..)
Toplam Ortalama Aylık Maliyet (…..)
Kâr (…..)
Kaynak: Teşebbüs tarafından gönderilen veriler
(357) Mevcut tablodan da görüldüğü üzere; aylık abone başına kullanım ücreti geliri (vergiler
hariç) TivibuGo için 2016 yılında 2,54 TL’dir. Bu değer 2017 yılında 1,66 TL olarak
gerçekleşmiştir. Her iki durumda da TivibuGo hizmetinin diğer iletim yöntemleriyle
verilen hizmete sübvansiyon kaynağı sağlaması mümkün görülmemektedir.
(358) Bu kapsamda değerlendirilebilecek en son sübvansiyon ihtimali ise, Tivibulu Yeni Yıl
kampanyası’ndaki ödemeli TV için katlanılan kaybın, diğer Tivibu abonelerinden elde
edilen gelir ile sübvanse edilmesidir. Bu durum Tivibu’nun genel olarak 2016 yılında
kârlı faaliyet gösterip göstermediği sorusunu gündeme getirmektedir. Bununla birlikte
söz konusu analiz, paket bazlı bir incelemenin yapıldığı işbu dosya bakımından,
internet gelirlerinin sadece paket bazında hesaplanmasına karşın, ödemeli TV
hesaplamalarının tüm abone bazında yapılması gibi sakıncalı bir duruma yol
açmaktadır. Dolayısıyla, bu tarz bir sübvansiyon hesaplamasının analize dahil edilmesi
isabetli olmayacaktır. Buna rağmen, bir an için bu yöntem tercih edilse bile, Tivibu
hizmetinin 2016 yılında toplam kârlılığının da aşağıda sunulu tablonun da işaret ettiği
üzere negatif olduğu görülmektedir:
18-29/497-238
100/122
Tablo 16: Tivibu Genel Kârlılığı (TL, 2016)96
GELİR /2016
IPTV (359)
Aylık ücret (iptv) (…..)
Kurulum (iptv) (…..)
Aktivasyon (iptv) (…..)
Cayma bedeli(iptv) (…..)
Kirala-izle (iptv) (…..)
Kanal taşıma (iptv) (…..)
Reklam (iptv) (…..)
TOPLAM (…..)
DTH
Aylık ücret (uydu) (…..)
Kurulum(uydu) (…..)
Aktivasyon (uydu) (…..)
Cayma bedeli(uydu) (…..)
Ekipman geliri (uydu) (…..)
Toplam (…..)
Tivibugo
Aylık ücret (tivibugo) (…..)
Cayma bedeli (tivibugo) (…..)
Kirala-izle (tivibugo) (…..)
Reklam (tivibugo) (…..)
Toplam (…..)
Toplam TV Gelir (…..)
YATIRIMLAR / 2016
IPTV set top box (…..)
IPTV alt yapı sitemleri (…..)
Kutu (…..)
Modem
IPTV Yazılım (…..)
Kurulum (…..)
Lisanslar (…..)
Diğer demirbaş,ekipman (…..)
UEFA Lisansı97 (…..)
TOPLAM (…..)
(360) Toplam TV Geliri - Toplam Yatırımlar -69.413.602
(361) Kaynak: TTNET’ten Gelen Bilgiler
iii. Net Bugünkü Değer Yaklaşımı
(359) İşletmelerin yatırım kararlarını alırken kullandığı finansal değerlendirme
yöntemlerinden biri de net bugünkü değer veya indirgenmiş nakit akışı olarak
adlandırılan yöntemdir. Bu yöntem, bir yatırımın ekonomik ömrü boyunca yaratacağı
gelirin yatırım anındaki değerini bir iskonto oranına göre değerlendirmektedir. Pozitif
net bugünkü değere sahip bir yatırımın kârlı olduğu kabul edilmektedir.
96 TTNET cevap yazısında yer alan rakamlar kullanılarak yapılan hesaplamalardır.
97 TTNET tarafından gönderilen bilgilerde toplam tutarı (…..) olan UEFA lisans bedelinin 1/3'ünün
2015/16, 1/3'ünün 2016/17, 1/3'ünün ise 2017/18 sezonlarının yayın hakkını kapsadığı ifade
edilmektedir. Bu bakımdan 2016 yılına ilişkin bedel toplam tutarın 1/3’ü nispetinde hesaplanmıştır.
18-29/497-238
101/122
(360) TTNET’in de örnek alınmasını talep ettiği OFCOM’un British Telecom kararında üç
fiyat-maliyet analizi yöntemi üzerinde durulmuştur. Bu yöntemlerden biri de net
bugünkü değer yaklaşımıdır. Mezkûr kararda; bu yönteme göre, yeni ortaya çıkan ve
hızlı büyüyen piyasalarda bir teşebbüsün tüm maliyetini ilk müşterilerinden
karşılamamasının makul değerlendirilebileceği, gelecekte ortaya çıkacak maliyet
düşüşleriyle yatırımın ekonomik olarak sürdürülebilir hale geleceği tespit edilmektedir98.
(361) Diğer taraftan adı geçen kararda bu yöntem çeşitli nedenlerle benimsenmemiştir.
Kararda ilk olarak, net bugünkü değer yönteminin kabul ve tahmine dayalı olduğu, kabul
ve tahminlerin soruşturulmakta olan teşebbüs tarafından sağlanacağı dikkate
alındığında makul olmayan varsayımlarla analiz gerçekleştirilmesi ve yanlış sonuçlara
varılması riskinin ortaya çıktığı ifade edilmektedir. İkinci olarak, gelecekte ortaya
çıkacağı düşünülen pozitif marjın meşru bir fiyatlama davranışından mı yoksa bizzat
rakiplerin dışlanmasın mı kaynaklandığının bilinemeyeceği vurgulanmaktadır. Kararda
son olarak bahse konu yöntemin hâkim durumdaki teşebbüsün katlanabileceği ancak
rakiplerin altından kalkamayacağı önemli başlangıç kayıplarına izin verdiği
belirtilmektedir.
(362) Yukarıda yer verilen nedenlerle soruşturma kapsamında net bugünkü değer
yaklaşımının benimsenmesinin yerinde olmayacağı değerlendirilmektedir. Nitekim
British Telekom kararında grup yaklaşımı yöntemi benimsenmiştir. Bu yöntem tahmin
yerine gerçekleşmiş finansal verilerden faydalanarak ortalama abone ömrü boyunca
kârlılığı incelemektedir. Türk Telekom, TTNET Fiyat Sıkıştırması 2 kararında ve işbu
soruşturma safhasında benimsenen yöntem esas olarak grup yaklaşımı ile aynıdır.
I.6.5.3. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Gelir ve Maliyet Analizine İlişkin Genel
Değerlendirme
(363) Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında perakende internet ve ödemeli TV gelir ve
gider kalemleri birlikte değerlendirildiğinde;
Kampanya kapsamında öne çıkan internet paketleri olan 8 mpbs 50 GB modemli
paketinden (…..) TL; 24 mbps 35 GB paketinden ise (…..) TL FAVÖK (abone
başı kâr) elde edildiği, bu itibarla kampanyanın perakende sabit genişbant
internet hizmeti ayağında maliyet altı satıştan bahsedilemeyeceği,
8 Mbps'ye kadar 50 GB Modemli ADSL paketinden elde edilen (…..) TL’lik abone
başı kâr dikkate alındığında, söz konusu paketin tüm Tivibu paketlerinin zararını
karşıladığı,
Ancak 24 Mbps'ye kadar 35 GB Modemli Fibernet paketinden elde edilen abone
başı kârın ise (…..) TL olduğu ve bu şartlarda anılan paketin sadece IPTV
sinema ((…..) TL abone başı zarar) ve uydu sinema ((…..) TL abone başına
zarar) paketlerinin zararını karşılayabildiği; fakat IPTV süper ((…..) TL abone
başı zarar), IPTV Giriş ((…..) TL abone başı zarar), uydu süper ((…..) TL abone
başı zarar) ve uydu giriş ((…..) TL abone başı zarar) paketlerinin zararlarını
karşılayamadığı,
Ödemeli televizyon alanında IPTV ve uydu kanallarından yapılan satışlar toplu
halde incelendiğinde ise, bu kanallar arasında bir sübvansiyondan
bahsedilmesinin mümkün olabileceği; bu anlamda, abone başı hesaplamalara
bakıldığında, IPTV üzerinden katlanılan zarar ile uydu üzerinden elde edilen
gelirin birbirine yakın olduğu; esasen bu durumun, uydu kanalından süper paket
98 A.g.k. s. 62-63.
18-29/497-238
102/122
satışlarının daha fazla olmasından kaynaklandığı, bir başka ifadeyle Süper
Paketin uydu kanalını kârlı kılıp IPTV kanalını sübvanse ettiği,
Diğer taraftan, mevcut durumda IPTV abone tabanının uydu abone tabanından
çok daha yüksek olması nedeniyle toplamda bu uydu kârlılığının da, yukarıda
zarar edildiği belirtilen Tivibu paketleri bakımından maliyet altı fiyatlandırma
olduğu yönündeki tespitin önüne geçemediği,
Benzer şekilde, diğer platformlar ile aynı içeriğin sunulduğu TivibuGo
platformunda da Süper Paket satışının oldukça sınırlı kalmasından kaynaklanan
zararın olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla paket satış bünyesindeki perakende sabit genişbant internet
hizmetinde maliyet üstü bir fiyatlama söz konusu iken, ödemeli televizyon hizmetleri
pazarında ise maliyet altı satıştan kaynaklanan bir zarar söz konusudur. Bu noktada
paket bünyesindeki iki farklı üründen kaynaklanan kar ve zararın birlikte nasıl ele
alınacağı önemli bir konudur.
(364) Kurul kararlarında birlikte satış uygulamalarının birim fiyatları maliyetlerin altına
düşürmek suretiyle yıkıcı fiyat uygulamasına dönüşüp dönüşmediğinin temel bir
rekabetçi sorun olduğuna değinilmekle beraber, birlikte satış uygulamalarında yıkıcı
fiyat analizinin nasıl gerçekleştirileceğine değinilmemiş, TTNET Menfi Tespit ve TTNET
Fiyat Sıkıştırması 2 kararlarında sadece paketlerin toplam maliyetlerine atıf yapılmıştır.
Öte yandan, Kılavuz’da “İndirim Sistemleri” başlığı altında paket indirimlerine ilişkin;
“Paketin tamamı için yapılan indirimin, paket içerisindeki ürünlerden herhangi
birisine atfedilmesi durumunda söz konusu ürün için elde edilen etkin fiyat, ilgili
ürüne ilişkin UDOAM’den daha düşükse eşit etkinlikteki rakiplerin indirim
uygulaması karşısında rekabetten dışlandığı değerlendirilmektedir.”
ifadesine yer verilerek AB uygulamasındaki “eşit etkinlikteki firma testi”nin
uygulanacağına işaret edilmiştir.
(365) İster Kurul’un TTNET Menfi Tespit ve TTNET Fiyat Sıkıştırması 2 kararlarında dile
getirilen toplam maliyet yaklaşımı, ister eşit etkinlikteki firma testi benimsensin; işbu
dosya kapsamında ele alınan paket satış uygulamasında ödemeli televizyon hizmetleri
bakımından bir maliyet altı fiyatlandırmadan bahsetmek mümkündür. Zira, toplam
maliyet esaslı bakıldığında; TTNET lehine en çok katkı sağlayacak hesaplama yöntemi
kabul edilip modem fiyatı (…..) TL alınsa bile, 24 Mbps'ye kadar 35 GB Modemli
Fibernet paketinden elde edilen en yüksek abone başı kar olan (…..) TL; yukarıda da
belirtildiği üzere, IPTV sinema ve Uydu sinema paketi haricinde kampanyanın maliyetini
karşılamaya yetmemektedir.
(366) Benzer şekilde, eşit etkinlikteki firma testi kapsamında ele alındığında, ödemeli
televizyon alanında elde edilen zararın boyutu, internet paketlerinin de fiyatlarının
maliyet altında kalmasına yol açacağından, perakende sabit genişbant interneti TTNET
ile aynı grup içinde yer alan TÜRK TELEKOM’dan toptan seviyede alan diğer rakipler
açısından ekonomik tekrar edebilirliğin ortadan kalkacağı açıktır.
(367) Bu itibarla, işbu soruşturma çerçevesinde Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası kapsamında
sunulan paket satışlardan 24 Mbps'ye kadar 35 GB Modemli Fibernet Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası paketinin, maliyet altı fiyatlamaya yol açtığı sonucuna ulaşılmış olup; takip
eden başlık dairesinde söz konusu kampanyanın etkisine ilişkin değerlendirmelere yer
verilecektir.
18-29/497-238
103/122
I.6.6. Etkiye İlişkin Değerlendirme
(368) Kılavuz’un 25. paragrafında belirtildiği üzere; dışlayıcı davranışlara ilişkin
değerlendirmenin esasını, davranışın fiili veya muhtemel rekabet karşıtı piyasa
kapamaya yol açıp açmadığı oluşturmaktadır. Rekabet karşıtı piyasa kapama, aynı
paragrafta; “hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına
olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara
ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesi” olarak tanımlanmıştır. Bu çerçevede,
mevcut bölümde yapılacak etki temelli değerlendirme kapsamında; hâkim durumdaki
teşebbüsün konumu, ilgili pazardaki koşullar, rakiplerin konumu, müşterilerin veya
sağlayıcıların konumu, davranışın kapsamı ve süresi, fiili piyasa kapamayla ilgili olası
deliller ve dışlayıcı stratejiye dair doğrudan veya dolaylı deliller irdelenecektir.
(369) İncelemeye konu davranışı/uygulamayı değerlendirirken öncelikle söz konusu
uygulamanın piyasa içindeki büyüklüğünü ortaya koymak faydalı olacaktır. İlgili
bölümlerde ifade edildiği üzere; Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası, internet ve ödemeli
televizyon hizmetlerinin bir araya getirilmesinden ibarettir. Bu bağlamda kampanyanın
internet ayağını oluşturan Yeni Yıl Kampanyası’ndan99 (…..) genişbant internet
abonesi; ödemeli televizyon hizmetleri ayağını oluşturan Tivibu Her Yerde
Kampanyasından ise (…..) Tivibu abonesi faydalanmıştır. Kampanya dönemi olan
2016 Ocak-Temmuz döneminde, TTNET’in toplam internet yeni satışlarının sayısı
(…..), toplam televizyon yeni satışlarının sayısı (…..)’dır.
(370) Öte yandan TTNET tarafından gönderilen bilgiler, Ocak-Temmuz 2017 döneminde
Tivibu aboneleri arasında TTNET internet abonesi olmayanların oranının %(…..)
civarında olduğunu göstermektedir. Bir başka ifadeyle, Tivibulu Yenil Yıl Kampanyası
kapsamında ödemeli televizyon hizmeti alan abonelerin %(…..)’i aynı zamanda
TTNET’ten perakende sabit genişbant internet hizmeti de almıştır. Bu bağlamda,
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’ndan faydalanan Tivibu abonelerinden (…..)’sinin aynı
zamanda TTNET genişbant abonesi olduğu tahmin edilmektedir. Diğer bir deyişle,
Ocak-Temmuz 2016 döneminde Tivibu abonelerinden ayda (…..)’sı aynı zamanda
genişbant internet hizmetinden de faydalanmıştır. Bu kampanyanın genişbant internet
hizmetleri pazarında rakipler bakımından bir kapama etkisine yol açıp açmadığının
analizi açısından aşağıdaki tabloda alternatif İSS’lerin Ocak-Temmuz 2016
dönemindeki aylık ortalama yeni satışları ile abone sayılarına yer verilmektedir:
Tablo 17: Alternatif İSS’lerin Ortalama Yeni Satışları ve Mevcut Abone Sayıları
Ortalama Yeni Satışlar Ortalama Mevcut Abone
SUPERONLINE (…..) (…..)
VODAFONE (…..) (…..)
TURKNET (…..) (…..)
D-SMART (…..) (…..)
KABLO TV (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen bilgiler
(371) Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile hem internet hem de televizyon hizmeti aldığı tahmin
edilen aylık yaklaşık 20 bin yeni abonenin yukarıdaki rakamlarla karşılaştırıldığında,
özellikle genişbant internet hizmetleri bakımından piyasa kapatıcı bir etki göstermesinin
muhtemel olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(372) Genişbant internet hizmetleri bakımından dikkat çeken bir başka nokta, TTNET’in
perakende genişbant internet hizmetleri pazarındaki pazar payıdır. 2015-2017 yılları
99 Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın internet ayağını oluşturan Yeni Yıl Kampanyası 05.01.2016 -
12.07.2016 döneminde, televizyon ayağını oluşturan Tivibu Her Yerde Kampanyası ise 13.10.2015-
16.06.2016 döneminde uygulanmıştır.
18-29/497-238
104/122
döneminde İSS’lerin abone sayılarına göre pazar paylarına bakıldığında, TTNET’in
pazar payının düştüğü görülmektedir. Kampanya dönemi özelinde ise abone sayılarının
seyri aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
Tablo 18: İSS’lerin Abone Sayılarının Aylık Dağılımı
2016 TTNET SUPERONLINE KABLO TV VODAFONE D-SMART TURKNET
Ocak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şubat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mart (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nisan (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mayıs (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haziran (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Temmuz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen bilgiler
(373) Perakende genişbant internet hizmetlerine ilişkin analizlerin ardından ele alınması
gereken diğer husus, şüphesiz inceleme konusu kampanyanın ödemeli televizyon
hizmetleri pazarındaki etkisidir. Bu bakımdan, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası dönemi
özelinde, rakip ödemeli televizyon hizmeti sağlayıcılarının abone sayılarının seyri
aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
Tablo 19: Ocak-Temmuz 2016 dönemi Teşebbüslerin Ortalama Yeni Satışları ve Mevcut Abone Sayıları
Ortalama Yeni Satışlar Ortalama Mevcut Abone
KABLO TV (…..) (…..)
Turkcell Tv + (…..) (…..)
DIGITURK (…..) (…..)
D-SMART (…..) (…..)
Tivibu (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen bilgiler
(374) Rakiplerin TTNET’in kampanyasına karşı strateji geliştirme kapasitesi de davranışın
piyasadaki muhtemel etkisini değerlendirmede dikkate alınması gereken
unsurlardandır. Genişbant internet hizmetinin yanında, aboneye ödemeli televizyon
hizmetinin de sunulması önceki bölümlerle de izah edildiği üzere piyasanın kaçınılmaz
Tablo 20: Teşebbüslerin Abone Sayılarının Aylık Dağılımı
Turkcell
Tv+
KABLO TV D-SMART TİVİBU DİGİTURK
Analog
TV
Dijital
TV
Uydu Tv İPTV
Ocak
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şubat
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mart
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nisan
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mayıs
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haziran
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Temmuz
2016
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden elde edilen bilgiler
18-29/497-238
105/122
bir gerçeği haline gelmiştir. TTNET, Tivibu hizmetini sunmaya OTT hizmeti olan
bugünkü adıyla TivibuGo ile 2010 yılında başlamıştır. Kablo TV ve Uydunet, bu
tarihten çok daha önce birlikte satılmaktadır. D-SMART, ödemeli televizyon ve
genişbant hizmetini 2010 yılından bu yana bir arada sunmaktadır. Superonline da
ödemeli televizyon yatırımını gerçekleştirmiş ve “TV+”ın lansmanı 2014 yılında
yapılmıştır100. Aşağıdaki tabloda, söz konusu teşebbüslerin Ocak-Temmuz 2016
tarihinde uyguladığı genişbant internet ve ödemeli televizyon hizmetlerini içeren
kampanyalardan örnekler sunulmaktadır:
Tablo 21: Teşebbüs Kampanyaları
Kampanya Adı
Kampanya
Dönemi
Kampanya İçeriği Kampanyalı Fiyat
D-SMART
Mega Paket Alana İnternet
Hediye Kampanyası
(25 Mpbs 75 GB AKN)
01.02.2014-
14.04.2016
İnternet+ Mega Paket
(Aile, Sinema, Dizi, Spor
Kanalları)
HD 77 TL101/HD+
87 TL
Herşey Dahil İnternet+D-
SMART Kampanyası
(25 Mpbs 75 GB AKN)
05.04.2016-
09.08.2016
İnternet+ Mega Paket
(Aile, Sinema, Dizi, Spor
Kanalları)
HD 89 TL102/HD+
99 TL
Worldcard İnternet+D-
SMART Kampanyası
(25 Mpbs 75 GB AKN)
02.05.2016-
07.11.2016
İnternet+ Mega Paket
(Aile, Sinema, Dizi, Spor
Kanalları)
HD 89 TL103/HD+
99 TL
Limitsiz İnternet + HD D-
SMART Kampanyası
(25 Mpbs 75 GB AKN)
2015-2016
İnternet+ Mega Paket
(Aile, Sinema, Dizi, Spor
Kanalları)
HD 81 TL104/HD+
91 TL
TÜRKSAT
105
Çifte Fırsat Kampanyası
(25 Mpbs 75 GB AKN)
01.01.2016-
12.07.2016
İnternet+Kablo TV Üst
Paket ( Spor, Film, Dizi)
53,99 TL
TURKCELL
106
Muhteşem 3’lü Kampanyası
(24 Mbps 75 GB AKN)
2015-2016
İnternet+ Sabit Ses+
Turkcell TV+Aile Paketi
(Film, Dizi)
89,90 TL107
(375) Son olarak, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyasının pazar kapama etkisine ilişkin değinilmesi
gereken son nokta, TTNET’in rekabet hukuku sorumluluğu kapsamında kampanya
100 Bu tarihten önce de Superonline internet paketleri Digitürk kampanyaları ile birlikte sunulmaktaydı.
101 36 TL aktivasyon ücreti ayda 1,5 TL olarak 24 ay boyunca faturaya yansıtılır. Modem mülkiyeti D-
SMART’a aittir, abonenin kullanımına bırakılır. Tercih edilirse faturaya kablolu modem için aylık 2 TL,
kablosuz modem için 4 TL yansıtılır. Yalın fiber ücreti 15 TL, Yalın ADSL ücreti 13 TL'dir.
102 36 TL aktivasyon ücreti, 40 TL D-SMART Aktivasyon ücreti 40 TL iç kurulum ücreti, varsa 15 TL yalın
ücreti, ilk ay kısmi bedel ve damga vergisi kampanya kapsamında hediyedir. Modem mülkiyeti D-
SMART’a aittir, abonelerin kullanımına bırakılır. Tercih edilirse faturaya kablolu modem için aylık 2 TL,
kablosuz modem için 9 TL, VDSL modem için 7 TL yansıtılır.
103 YapıKredi Wordcard sahiplerine özel 6 ay boyunca Mega paket, Belgeselsever ve Eğlencesever
paketi kanalları hediye, 24 ay taahhütlüdür. 36 TL aktivasyon ücreti,40 TL D-SMART Aktivasyon ücreti
40 TL iç kurulum ücreti, varsa 15 TL yalın ücret, ilk ay kısmi bedel ve damga vergisi kampanya
kapsamında hediyedir. Modem mülkiyeti D-SMART’a aittir, abonenin kullanımına bırakılır. Tercih edilirse
faturaya kablolu modem için aylık 2 TL, kablosuz modem için 40 TL, VDSL modem için 7 TL yansıtılır.
İlk 6 ay Mega kanalları ve Belgeselsever ve Eğlencesever paketleri hediyedir.
104 Yalın internet tercih edenler için ek ücret: 15 TL/Ay, Aktivasyon ücreti: 24 ay boyunca ayda 1,5 TL, İç
Kurulum ücreti: 24 ay boyunca ayda 2 TL, Modem kullanım ücreti: Kablosuz modem kullanım bedeli 4
TL/Ay, kablolu modem kullanım bedeli 2 TL/Ay
105 (Erişim Tarihi:
28.12.2017)
106
(Erişim Tarihi: 28.12.2017)
107 Kampanya fiyatına tüm vergiler ve 7 TL modem kullanım ücreti dahildir.
18-29/497-238
106/122
kurgusuna dahil ettiği, genişbant internet hizmetleri ve ödemeli televizyon
hizmetlerinin ayrı ayrı iptal edilebilmesidir. Bu kurgu, her ne kadar Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyasının özünde bir paket satış olduğu gerçeğini değiştirmese de, tüketicilerin
ayrı ayrı iptal edebilecekleri ürünlere sahip olmalarının rakipler üzerindeki kapama
etkisini de azalttığı kanaati oluşmuştur.
(376) Öte yandan; Tivibulu Yeni Yıl Kampanyasının, kampanyanın uygulandığı dönemde
dışlayıcı bir etki doğurmadığı tespitine ulaşılmış olsa da, rekabetin esaslı bir unsuru
haline gelen çoklu oyun uygulamalarının ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliklerinin
tesisi esaslı bir konu olmaya devam etmektedir. Nitekim mevcut dosyaya konu
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası sona erdikten sonraki dönemde Tivibu, BTK 2017 yılı
üçüncü çeyrek verilerine göre pazarda dördüncü sıradan üçüncü sıraya yükselmiştir.
Bu veri başlı başına pazardaki etkin rekabetin orta ve uzun dönemde korunabilmesi
adına çoklu oyun paketlerinin ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliğinin korunmasının
önemine işaret etmektedir. Bu nedenle, işbu soruşturmada değerlendirilen kampanya
da dahil diğer kampanyaların ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliklerine ilişkin yapısal
önlemler ilerleyen başlıklar altında ayrıca incelenecektir.
I.6.7. 4054 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Genel
Değerlendirme
(377) Yukarıda yer verilen inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda;
i. Gerek Tivibulu Yeni Yıl Kampanyasının sunuş biçimi, gerek kampanyaya ilişkin fiili
uygulamalar ve gerekse kampanyaya konu olan hizmetler arasındaki yakın ilişki
göz önüne alındığında, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyasının perakende internet ve
ödemeli televizyon hizmetlerini birlikte sunmak için kurgulandığının açık olduğu,
ii. Perakende internet hizmetleri pazarındaki hâkim konumu nedeniyle ‘paket satış
uygulamasına konu ürünlerden herhangi bir tanesinde hâkim durumun tespiti’
koşulunu sağladığı,
iii. Her ne kadar yakınsamadan kaynaklanan bir yakın ilişki bulunsa da perakende
internet hizmetleri ve ödemeli televizyon hizmetlerinin farklı ürünler olmasından
dolayı, ‘paket satış uygulamasına konu ürünlerin farklı/bağımsız ürünler olması’
koşulunun da karşılandığı,
iv. Kampanyanın dizaynından; nihai amacın, ödemeli televizyon hizmetlerine ilişkin
indirimlerin perakende internet hizmetleri ile birlikte sunumu olduğunun anlaşılması
ve diğer kampanyalarda daha yüksek fiyattan sunulan Süper Paket ürününün
inceleme konusu kampanya çerçevesinde daha düşük fiyatlara sunulduğunun
görülmesinden hareketle, paket ürünlerde bir indirimin olması koşulunun da
sağlandığı,
v. Pakete konu olan ürünlere ilişkin yapılan detaylı gelir ve maliyet analizleri
sonucunda, perakende seviyede internet hizmetleri bakımından maliyet altı bir
fiyatlandırmadan bahsedilemeyeceği; buna karşın ödemeli televizyon hizmetleri
bakımından maliyet altı fiyatlandırmanın açık olduğu,
vi. Ödemeli televizyon hizmetleri pazarında oluşan zararın, bir bütün olarak paketin
fiyatının da maliyet altında kalmasına yol açtığı gibi, eşit etkinlikteki rakiplerin
ekonomik tekrar edebilirliklerini de tehlikeye soktuğu,
vii. Bununla birlikte ilgili kampanyanın pazarda yol açtığı sonuçlar itibarıyla fiili bir
kapama etkisine yol açmadığı
değerlendirilmiştir.
18-29/497-238
107/122
(378) Bu itibarla, işbu soruşturmanın konusu olan Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası bir paket
satış olarak kabul edilse ve maliyet altı fiyatlandırmanın varlığı gösterilse de Kurul’un
geçmiş kararları ile uyumlu biçimde, kampanyanın piyasadaki etkisinin sınırlı kalması
ve bir kapama etkisi oluşmaması nedeniyle mevcut durumda TTNET’in 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi dairesinde hâkim durumunu kötüye kullanmasının söz konusu
olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(379) Bununla birlikte, her ne kadar TTNET’in mevcut durumda rekabet hukukuna aykırılık
arz eden bir davranışı tespit edilmese de, hem perakende sabit genişbant internet
hizmetleri hem de ödemeli televizyon hizmetleri pazarı bakımından sahip olduğu
kıymete binaen, orta ve uzun vadede çoklu oyun hizmetlerinin tüm oyuncular
bakımından ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliklerinin güvence altına alınması
oldukça önemlidir. Bu nedenle, ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliği güvence altına
alacak ve BTK tarafından onaylanmış bir multicast erişim tarifesinin yürürlüğe
girmesinin etkin rekabetin tesisi bakımından yararlı olacağı ve bu doğrultuda konuya
ilişkin BTK’ya görüş gönderilmesi gerektiği yönünde kanaate ulaşılmıştır. Anılan
kanaate temel teşkil eden değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
I.6.8. Ülkemizdeki Pazar Yapısı Kapsamında Çoklu Oyun Paketlerinin Tekrar
Edilebilirliği ve Multicast Erişim Yükümlülüğüne İlişkin BTK’ya Gönderilecek
Görüş
(380) İlgili bölümlerde ortaya konulduğu üzere, çoklu oyun hizmetlerinin sunumu, salt gelir
gider incelemelerinden ziyade perakende sabit genişbant internet ve ödemeli
televizyon hizmetleri pazarındaki pazar yapısı ile de doğrudan ilişkilidir. Özellikle
ekonomik tekrar edilebilirlik kavramı pazarın yapısından bağımsız ele
alınamayacaktır. Bu bakımdan, ülkemizdeki şebekeler arası ve şebeke içi rekabetin
ne düzeyde olduğunun bilinmesi önemlidir.
(381) Şebeke içi rekabette aynı altyapı üzerinden sunulan farklılaştırılmış hizmetlerle
rekabet söz konusu iken şebekeler arası rekabette ise kablo, sabit telsiz erişim, uydu,
3G mobil, fiber gibi farklı altyapıların kullanılarak işletmecilerin birbiriyle rekabet
etmesi söz konusudur108. Hem şebeke içi hem de şebekeler arası rekabetin, çoklu
oyun uygulamalarının gelişimine katkıda bulunacağı açıktır. Sabit şebekenin daha
etkin kullanımının sağlanması, gereksiz altyapı yatırımlarının engellenmesi, kısa
vadede işletmeci sayısının artırılarak tüketicilere (kısıtlı da olsa) sunulan hizmet
çeşitliliğinin artırılması gibi hususlar bakımından şebeke içi rekabetin artırılması için
düzenlemeler yapılmaktaysa da daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir rekabet için
alternatif altyapıların oluşturulması gerektiği değerlendirilmektedir109 .
(382) Literatürde her iki yöntemin genişbant erişimin yaygınlaşmasında oynadığı rol ve
etkileri üzerine çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Wallsten110, Gruber111 ve Verboven112
tarafından yapılan çalışmalarda şebekeler arası rekabetin genişbant penetrasyon
108 Kavak, N. (2012), sayfa 12.
109 Genişbant İnternet Hizmetleri Piyasasında Düzenleme, Platform İçi Ve Platformlararası Rekabet
Politikalarının Değerlendirmesi, Ayhan TÖZER, s. 12
110 Wallsten, S., (2006), “Broadband and Unbundling Regulations in OECD Countries”, AEI Brookings
Joint Center for Regulatory Studies, Working Paper,
/publications/abstract.php?pid=1084, Erişim Tarihi: 18.01.2018, s.15-18.
111 Gruber, H. ve M. Denni (2005), “The diffusion of broadband telecommunications: the role of
competition”, Working Paper, No.60, , Erişim
Tarihi: 18.01.2018, s. 13-17.
112 Verboven F., T. Dick ve J. Bouckaert (2008), “How does access regulation affect broadband
penetration?”, , Erişim Tarihi: 18.01.2018, s.2.
18-29/497-238
108/122
oranı üzerinde şebeke içi rekabete göre daha fazla etkili olduğu sonucuna
ulaşılmıştır113.
(383) Türkiye’de sabit genişbant internet abonelerinin çoğunluğu TÜRK TELEKOM’un sahip
olduğu DSL altyapısı üzerinden hizmet almaktadır. DSL teknolojisinin ardından ikinci
sırada bulunan fiber şebekenin payı yaklaşık %19 düzeyinde kalmakta, kablo şebeke
ise dünya ortalamasının oldukça gerisinde seyretmekte ve yaklaşık %7’lik pay
edinebilmektedir114. 2017 yılı verileri çerçevesinde değerlendirildiğinde, Türkiye’de
telekomünikasyon sektöründe DSL, fiber ve kablo işletmecileri arasında gerçekleşen
şebekeler arası rekabetin hala etkin olmadığı söylenebilecektir. Bu bağlamda, çoklu
oyun uygulamalarının rekabetçi bir şekilde sunulabilmesi için ihtiyaç duyulan altyapı
rekabetine ulaşılamamış olduğu görülmektedir. Türkiye’de şebekeler arası rekabetin
istenen düzeyde olmamasının bir sonucu olarak çoklu oyun uygulamaları örnekleri
diğer ülkelere oranla sınırlı kalmaktadır.
(384) Şebekeler arası rekabete benzer bir yapının şebeke içi rekabet için de geçerli olduğu
görülmekte, yerleşik işletmeci TTNET’in 2017 yılında %62,30’luk pay ile pazar gücünü
elinde tuttuğu bir pazar yapısının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Eylül 2017 itibarıyla
YAPA abone sayısı 36.053 olarak gerçekleşirken DSL Al-Sat yöntemiyle hizmet
sunulan abone sayısı 58.454 olarak gerçekleşmiştir115. Toplam DSL abonesi sayısının
yaklaşık 8,3 milyon olduğu dikkate alındığında çok büyük bir oranda erişimin VAE
yöntemi ile sağlandığı ve genişbant internet altyapısının erişime açılma yöntemleri
içinde şebeke içi rekabetten şebekeler arası rekabete geçişte bir basamak olarak
değerlendirilen YAPA’nın kullanım oranının bekleneni karşılamaktan çok uzak olduğu
ortaya çıkmaktadır.
(385) Yarattığı etkinlik kazanımlarına ve sektördeki yaygın uygulama olmasına karşın
telekomünikasyon sektöründeki birlikte satış uygulamaları telekomünikasyon ve
yayıncılık sektörleri etkin bir şekilde işleyen ülkelerde daha az rekabetçi endişe
barındırmaktayken; özellikle DSL, kablo ve fiber gibi farklı şebekeler arasında
rekabetin gelişmediği ve/veya şebeke içi rekabetin sınırlı olduğu pazarlarda literatürde
sıklıkla dile getirildiği gibi birtakım rekabetçi kaygılar yaratabilecektir. Özellikle yerleşik
firmaların, birlikte satış için hem girdi hem de tamamlayıcı bir unsur olan perakende
internet hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunmaları halinde, birlikte satış
uygulamaları bir pazardaki hâkim durumun diğer pazarlara taşınmasına ya da fiyat
sıkıştırması gibi araçlarla alt/diğer pazarlarda rekabetin bozulmasına yol açma
potansiyeline sahiptir. Bir pazarda hâkim durumda bulunan teşebbüs tarafından
sunulan birlikte satış uygulamaları, tüketicilerin geçiş maliyetlerini arttırmak gibi
stratejik saiklerle de kullanılabilecektir. Dahası, birlikte satış uygulamaları pazarda tek
ve bağımsız hizmetleri sunan rakiplerin rekabet etme kabiliyetini azaltabilecektir.
Pazarın yapısal aksaklığı ile birlikte değerlendirildiğinde, yerleşik oyuncu tarafından
gerçekleştirilen birlikte satış uygulamaları, özellikle maliyet altı fiyatlama yöntemlerinin
tercih edildiği durumda, rakiplerin rekabet edebilmelerini güçleştirme ve hatta ortadan
kaldırabilme potansiyelini haizdir.
(386) Yukarıdaki değerlendirmelere benzer analizlerin, 11.01.2013 tarih ve 2013/DK-
SRD/29 sayılı BTK Kurul kararı ile onaylanan Veri Akış Erişimini İçeren Toptan
113 Genişbant İnternet Hizmetleri Piyasasında Düzenleme, Platform İçi Ve Platformlararası Rekabet
Politikalarının Değerlendirmesi, Ayhan TÖZER s. 13
114 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 yılı 3. Çeyrek.
115 BTK Pazar Verileri Raporu 2017 yılı 3. Çeyrek.
18-29/497-238
109/122
Genişbant Erişim Pazarı Analiz Raporu’nda BTK tarafından da dile getirildiği
görülmektedir116. Söz konusu raporda aşağıda yer verilen ifadeler dikkat çekicidir:
“Öte yandan, ilerleyen dönemde paket satış uygulamalarının artması ile IPTV
hizmetinin son kullanıcıların işletmeci tercihleri üzerindeki etkisinin giderek
artacağı değerlendirilmektedir. Bu sebeple, halihazırda abonelerine IPTV
hizmeti sunan TTNet ile diğer İSS’lerin etkin bir biçimde rekabet edebilmeleri
için diğer İSS’lerin de benzer hizmetler sunabilmelerinin önünün açılması
gerekmektedir. Bu itibarla, erişim yükümlülüğü kapsamında, Türk Telekom’un
alternatif işletmecilerin IPTV hizmeti sunabilmelerini teminen VAE topolojisinde
multicast teknolojisinin kullanılabilmesini sağlayacak şekilde erişim hizmeti
sunması gerekmektedir”117.
(387) Diğer yandan, BTK’nın 14.05.2015 tarih ve 2015/DK-ETD/237 kararı ile ilgili hizmetin
talep, tahsis, arıza, ıslahı vb. süreçlerine ve hizmetin sunum, topolojisi ve ücretlerine
yer verilecek şekilde detaylı bir çalışma yapması için TÜRK TELEKOM'a 31/07/2015
tarihine kadar süre verilmiş olup, aynı yıl içinde 10.09.2015 tarihinde BTK tarafından
bir taslak kamuoyu görüşüne açılmıştır. “Türk Telekom Multicast Erişim Hizmetine
İlişkin Taslak Usul, Esas ve Ücretler Hakkında Kamuoyu Görüşlerinin Alınması”
başlığı altında kamuoyu ile paylaşılan söz konusu taslakta118 IPTV hizmetlerinin rakip
İSS’ler tarafından hem ekonomik hem de teknik olarak tekrar edilebilmesini temin
etmek doğrultusunda detaylı düzenlemelere yer verilmiştir. Ne var ki, söz konusu
düzenleme hayata geçirilememiştir.
(388) BTK tarafından taslak olarak açıklanan metinde hizmetin kapsamı;
“IPTV Multicast Erişim Hizmetinin amacı, İşletmecilerin Abone’ye kadar “Canlı
yayın servisi” kapsamındaki TV içeriğini ulaştırılabilmesi için Türk Telekom IP
MPLS Şebekesi, Türk Telekom Santralleri ve DSLAM’larındaki portların
kullanımını sağlamak ve bu altyapıyı bedeli mukabil İşletmecilere kiralamak”
olarak ifade edilmiştir. Aynı zamanda IPTV Multicast Erişim Hizmetinin verilebilmesi
için aboneye kadar erişim altyapısının oluşturulması, IP VAE Sözleşmesi kapsamında
İşletmecilerin sorumluluğunda olacağı; “Talebe Bağlı Video” (Video On Demand)
özelliğinin, IPTV Multicast Erişim Hizmeti kapsamında yer almayacağı; ayrıca, IPTV
Multicast Erişim ürününün sunulabilmesi için gerekli olan İçerik Yayın Merkezi’nin
(Headend’in) sahipliği, yönetimi ve işletiminin işletmecinin sorumluluğunda olacağı
düzenlenmektedir.
(389) Düzenlemede ayrıca rakip işletmecilerin hizmete etkin olarak erişebilmelerini temin
etmek bakımından (teknik tekrar edilebilirlik) topoloji ve şebeke yönetimine, başvuru
usul ve esaslarına, tahsis süreçlerine ve ayrıca hizmet seviyesinin taahhüdüne ilişkin
ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
(390) Düzenlemede ayrıntılı olarak yer alan bir başka husus ise ücretlendirmedir. Çoklu
oyun paketlerinin ekonomik tekrar edilebilirliklerini temin etmek bakımından oldukça
önemli olan bu alana ilişkin düzenlemede tek seferlik bağlantı ücreti, yayın merkezi
116 “Veri Akış Erişimi İçeren Toptan Genişbant Erişim Pazarı Analiz Nihai Raporu”, BTK, 2013.
eri+Ak%C4%B1%C5%9F+Eri%C5%9Fimini+i%C3%A7eren+Toptan+Geni%C5%9Fbant+Pazar%C4%
B1%2FVAEGenisbant_PA_ND_2012.pdf
117 A.g.k., s. 51.
118
Taslak-Usul-Esas-ve-Ucretler-Hakkinda-Kamuoyu-Goruslerinin-Alinmasi , Erişim Tarihi: 17.1.2018
18-29/497-238
110/122
ücreti, aylık transmisyon bedeli ve santral başına alınacak ücretlerin toptan seviyede
belirlendiği görülmektedir.
(391) İşbu soruşturma çerçevesinde internet altyapısına sahip olmayan bir işletmecinin,
TÜRK TELEKOM multicast erişim tarifesinden yararlanarak IPTV hizmeti sunup
sunamayacağı ve altyapı ve erişim maliyetlerinin 2016 yılı için yaklaşık değerleri
hakkında TTNET’ten bilgi talep edilmiştir. Gelen cevabi yazıda TTNET tarafından;
TÜRK TELEKOM’un toptan seviyede sunduğu multicast erişim tarifesine ilişkin tek
seferlik bağlantı ücreti, aylık transmisyon bedeli, santral başına alınacak aylık ücret
ve abone başına alınacak aylık ücret gibi bir ücretleri paylaşmış ve internet altyapısına
sahip olmayan bir işletmecinin, TÜRK TELEKOM'un toptan seviyede sunduğu
multicast erişim tarifesinden yararlanarak IPTV hizmetini sunabileceği kanaati dile
getirilmiştir. Bununla birlikte, toptan seviyeye ilişkin söz konusu ücretler, BTK
onayından geçmemiş olduğundan ve rakip işletmecilerin ölçeğine göre analiz edilmesi
gerektiğinden mevcut dosya kapsamında ekonomik tekrar edilebilirlik analizinde
kullanılmaları mümkün olmamıştır.
(392) BTK tarafından paylaşılan mezkûr taslak bir bütün halinde değerlendirildiğinde, artık
pazarın vazgeçilmez bir unsuru haline gelen çoklu oyun paketlerinin rakip İSS’ler
tarafından da ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliklerinin tesis edilmesi bakımından
önemli bir adım olabileceği değerlendirilmektedir. Taslak halinde kalan bu düzenleme
veya sektörel düzenleyici konumundaki BTK tarafından uygun görülecek başka bir
düzenlemenin, sadece sektörün ihtiyaç duyduğu rekabetçi bir talebe cevap vermekle
kalmayacağı, aynı zamanda Kurul tarafından mevcut durumda paket bazlı
incelemelerde işaret edilen rekabetçi sorunlara daha yapısal bir çözüm sunacağı
anlaşılmaktadır.
(393) Bu bakımdan, çoklu oyun hizmetlerinin ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliğini temin
etmek ve sektördeki rekabetçi sorunlara yapısal bir çözüm sunabilmek adına;
11/01/2013 tarih ve 2013/DK-SRD/29 sayılı BTK kararı doğrultusunda TÜRK
TELEKOM’a getirilen multicast tarife erişim yükümlülüğüne ilişkin esasların hayata
geçirilmesinin pazardaki etkin rekabetin tesisine sağlayacağı katkı hakkında BTK’ya
bir görüş gönderilmesinin isabetli olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
I.6.9. Savunmaların Değerlendirilmesi
I.6.9.1. Soruşturma Bildirimindeki İddiaların Genel Niteliğine İlişkin Savunmalar
(394) TTNET tarafından, Soruşturma Bildiriminde yer verilen; TTNET’in uygulamaları
nedeniyle şikayetçinin pazar payı kazanmasının engellendiği ve TTNET'in pazar
payını koruduğu şeklindeki iddianın gerçeği yansıtmadığı ve söz konusu iddianın
soruşturmayla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, zira soruşturma konusunu
oluşturan kampanyanın, abone alımına açık olduğu dönemin Ocak-Temmuz 2016
tarihleri arasını kapsadığı ileri sürülmektedir.
(395) Bu minvalde ayrıca, TTNET'in uygulamaları dolayısıyla kendi pazar payını koruduğu
şeklindeki iddianın da gerçeği yansıtmadığı, nitekim hem 2014 ve 2015 yılı 4.çeyreği
sonunda hem de kampanyanın abone alımına açık olduğu dönemde ve hatta
halihazırda perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında TTNET’in pazar
payı düşerken rakiplerinin pazar payının abone sayısı bakımından arttığı, dolayısıyla
tek başına bu hususun bile, TTNET'in rakiplerini dışlayıcı uygulamalarda bulunarak
hâkim durumunu kötüye kullandığı yönündeki iddianın yerinde olmadığını ve
soruşturma açılmaması gerektiğini ortaya koyduğu savunulmaktadır.
18-29/497-238
111/122
(396) Mevcut TTNET argümanları; incelemeye konu paket satış uygulamalarının etki
analizin yapıldığı I.6.6. numaralı başlık altında, TTNET’in bu alandaki savunmasına
temel teşkil eden başta pazar payı değişimine ilişkin hususlar bağlamında olmak
üzere kapsamlı bir biçimde değerlendirilmiştir.
I.6.9.2. Soruşturma Açılmasına Dayanak Oluşturan İddialara Karşı Savunmalar
I.6.9.2.1. Usule İlişkin Savunmalar
(397) TTNET tarafından gönderilen yazılı savunmalar dairesinde; hakkında soruşturma
açılmasına ilişkin Kurul kararının ve savunmaya esas teşkil edebilecek varsa muhalif
üye görüşlerinin kendisine tebliğ edilmediği, bu hususların usuli eksiklik teşkil etiği ve
disiplin soruşturmaları, adli ve idari ceza soruşturmalarının en önemli
müesseselerinden olan savunma hakkını kısıtladığı, muhalif üye görüşlerinden
yararlanılmasını engellediği ve kanuna aykırı olduğu ileri sürmektedir.
(398) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre “Kurul, başlattığı soruşturmaları,
soruşturmaya başlanması kararının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili
taraflara bildirir ve tarafların ilk yazılı savunmalarını 30 gün içinde göndermelerini ister.
Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim
yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara
göndermesi gerekir.” Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere yapılan bildirimde
Kurul kararının taraflara bildirilmesi gibi bir yükümlülük bulunmamaktadır. Ayıca söz
konusu Kurul kararına ilişkin muhalif üye görüşü bulunmamakla birlikte; bulunsaydı
dahi muhalif görüşün taraflara gönderilmemesinin iddia edildiği gibi savunma hakkını
engelleyecek bir durum oluşturmayacağı belirtilmelidir.
(399) TTNET’in usule ilişkin savunmalarından bir diğeri dosya giriş hakkının
düzenlenmesine ilişkindir. TTNET, Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari
Sırların Korunmasına İlişkin 2010/3 sayılı Tebliğ’de yer alan "Dosyaya giriş hakkı,
Kanun kapsamında yürütülmekte olan soruşturmalarda tarafların süresi içinde
yaptıkları yazılı talepler üzerine tanınır. Dosyaya giriş hakkı, soruşturma kapsamında
yeni deliller elde edilmediği müddetçe bir kez kullandırılır." şeklindeki dosyaya giriş
hakkının bir kez kullandırılmasına ilişkin düzenlemenin kanuni dayanağının
olmadığını ve temel bir hak olan savunma yapma hakkını engellediğini, nitekim idare
hukukunda idari işlemin yapılış sürecinde idari makamların idari usul sonucu oluşacak
kararı etkileyebilecek vakıalarla ilgili olarak savunma yapabilmeleri ya da hukuki
yararlarını ileri sürebilmeleri için işlemden etkilenecek kişilere kendisinde bulunan bilgi
ve belgeleri inceleme hakkı tanıması gerektiğinin kabul edildiğini dile getirmekte ve bu
paralelde, soruşturma evresinde dosyadan elde edilecek bilgilere göre herhangi bir
sayı ve süre sınırlaması olmaksızın dosyaya giriş kapsamında savunma yapma
hakkının saklı tutulduğunu ifade etmektedir.
(400) Teşebbüsün dile getirdiği mevcut savunmalar işbu dosya dahilinde incelenen iddialar
ve izlenen usul ile doğrudan ilişkili olmayıp, bahse konu düzenlemede yer verilen
hükümlerin kanuni geçerliliğine ilişkindir. İlgili düzenlemenin kanuni dayanağının
olmadığı yönündeki iddia soruşturmanın kapsamı dışında olmakla birlikte, mezkûr
Tebliğ ile dosyaya giriş hakkının bir kez kullandırılacağına ilişkin bir düzenlemenin
zaten yapılmadığı, “yeni delil elde edilmediği müddetçe” söz konusu hakkın bir kez
kullandırılacağının düzenlendiği açıkça anlaşılmaktadır.
18-29/497-238
112/122
I.6.9.2.2. Esasa İlişkin Savunmalar
Yerinde incelemede Elde Edilen Belgelere İlişkin Savunmalar
(401) TTNET; Soruşturma Bildiriminde yer verilen birtakım belgelerin 2013 ve 2014 yıllarına
ait olduğunu, dosya konusu kampanyanın ise Ocak 2016 yılında abone alımına
açıldığını, dolayısıyla soruşturma konusuna göre bir hayli geçmişte yapılan bir
yazışmanın şirket stratejisini göstermek amacıyla kullanılmasının hukuki dayanaktan
yoksun olduğunun değerlendirildiğini, ayrıca söz konusu belgelerin sadece TTNET’in
ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarındaki faaliyetlerini artırma amacını
gösterdiğini, dolayısıyla bu belgelerden TTNET’in rakiplerini dışlayıcı bir strateji
taşıdığı yönünde bir anlam çıkarılmasının yanlış bir değerlendirme olduğunu ileri
sürmektedir.
(402) “Yakınsama Sürecinde TTNET Stratejisi” başlıklı I.6.3. nolu bölümünde bahse konu
iddialar esaslı biçimde analiz edilmiştir. İlgili bölümde de belirtildiği üzere, TTNET’in iş
modellerini bir sektör realitesi olan yakınsama sürecine uygun biçimde şekillendirmesi
başlı başına bir rekabet ihlali olarak bu soruşturmanın konusunu oluşturmamaktadır.
Öte yandan her ne kadar belirli bir dönemde uygulanan spesifik bir kampanya
(Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası) bu incelemenin merkezini oluştursa da, TTNET gibi
her yıl çok sayıda kampanya gerçekleştiren teşebbüslerin bahse konu kampanyaları
daha büyük bir şirket planlaması çerçevesinde yürüttükleri de bir gerçektir. Bu
bakımdan savunmaya konu edilen analiz, incelenen kampanyanın TTNET’in genel
stratejisi içerisindeki konumunu doğru tespit etmek adına yapılmıştır. Nitekim adı
geçen bölümde ayrıntıları ile ortaya konulduğu üzere, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası
TTNET’in daha geniş bir stratejisi olan esnek paketleme (soft bundle) stratejisinin açık
bir örneğidir.
(403) TTNET ayrıca, Delil 7’de geçen "Aile Boyu TV" konulu e-posta yazışmalarında ve
"TIVIBU&internet Soft Bundle Toplantısı Hk." konulu e-posta yazışmalarında yer alan
kampanya kurgularının hiçbir şekilde hayata geçirilmediği, dolayısıyla bu yazışmaların
soruşturma kapsamında kullanılmaması gerektiğinin düşünüldüğünü iddia etmektedir.
(404) Bahse konu e-postalarda yer alan içeriğin, incelemenin ana konusunu oluşturan
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ile tamamen ilgisiz olduğu yönündeki savunmalar
isabetli değildir. Zira bahse konu yazışmalar, yapılan yerinde incelemelerde elde
edilen diğer iç dokümanlarla birlikte TTNET’in ilgili pazarlardaki stratejisini
yansıtmaktadır.
(405) TTNET tarafından öne sürülen bir başka argüman ise çapraz satışların niteliğine
ilişkindir. Bu paralelde dosya kapsamındaki Delil 4’ü oluşturan “IPTV DSL Churn
İlişkisi Üzerine’ konulu e-posta” TTNET’in savunmasında anılan e-postada geçen;
“(…..).”
ifadesine ilişkin olarak Soruşturma Heyetince yapılan "Crossell teriminin Türkçe'de
sözlük karşılığı çapraz satıştır. Bununla birlikle bu ifadenin ilgili e-postanın geneli
itibarıyla değerlendirildiğinde birlikte satış anlamında kullanıldığı düşünülmektedir."
şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğu, zira, ilgili e-postada "crossell" teriminin
şirket içerisinde çalışanlar tarafından çapraz satış anlamında kullanılmış bir iç
yazışma terimi olduğu, mevcut internet müşterilerine IPTV hizmetinin satılmasının
kastedildiği, söz konusu değerlendirmede crossell'in birlikte satış olarak
yorumlanmaması ve bu kapsamda TTNET'in niyetine yönelik bir iddiada
bulunulmaması gerektiği belirtilmektedir.
18-29/497-238
113/122
(406) Soruşturma aşamasında TTNET’in ve dahil olduğu Türk Telekom Grubu’nun
yakınsama sürecindeki strateji ve satış politikaları bütün detay ve yöntemleri ile ortaya
konulmuş ve ilgili bölümlerde izah edilmiştir. Bu çerçevede, savunmada iddia edildiği
üzere, TTNET tarafından gerçekleştirilen paket satışlar sadece mevcut savunmada
değinilen e-posta içeriğinde yer verilen çapraz satışlar üzerinden kurgulanmamıştır.
Tam aksine ilgili bölümlerinde TTNET tarafından geliştirilen ve esnek paketleme (soft
bundle) olarak nitelendirilen iş modelinin paket satışları hedeflediği ve bu hedefe
ulaşmak için hangi araçları kullanmaya çalıştığı ayrıntıları ile izah edilmiştir.
Dolayısıyla bahse konu e-postadaki ifadelerin tek başına bir çapraz satış marifetiyle
paket satış olarak yorumlanmadığı, aksine TTNET’in genel stratejisinin oldukça küçük
bir parçasına işaret etmek adına değinildiği açıktır.
(407) TTNET’in itirazını dile getirdiği bir başka konu abone iptal oranlarının yorumuna
ilişkindir. TTNET, Delil 5’e konu ‘IPTV Retention Etkisi’ başlıklı e-postada kullanılan“...
24 aylık ortalamaya bakıldığında; IPTVli abonelerin %(…..), IPTVsiz abonelerin
%(…..) oranında iptal etmiştir. Buna dayanarak IPTV sahipliğinin DSL iptallerini
%(…..) oranında (…..) sonucuna ulaşılmıştır.” şeklindeki ifadelerin Soruşturma
Bildiriminde sadece son cümlesine yer verilerek, anılan bildirimde "...IPTV sahipliğinin
DSL iptallerini %(…..) oranında (…..)" şeklinde yapılan değerlendirmenin hatalı
olduğunu, zira ilgili e-postanın tamamına bakıldığında; söz konusu oranların oldukça
düşük olduğunun görüldüğünü, yapılan değerlendirmede sadece e-postada yer alan
oranların dikkate alınmış olmasının ilgili e-postanın hatalı olarak değerlendirilmesine
sebep olduğunu, nitekim TTNET’in genişbant internet erişim hizmetine ilişkin abonelik
iptal oranlarının genel olarak (…..) olmakla birlikte 2016 yılında tüm abone bazında
aylık ortalama %(…..) seviyesinde olduğunu, dolayısıyla bahse konu
değerlendirmelerin yerinde olmadığını savunmaktadır.
(408) Savunmada yer verilen iptal oranlarına işbu kararın I.6.3. bölümünde “Yakınsama
Sürecinin TTNET Stratejisine Etkisi” başlığı altında değinilmiştir. Bu aşamada
öncelikle ifade etmek gerekir ki, anılan iptal oranlarının ele alınmasının nedeni
abonelerin iptal oranlarının yüksek ya da düşük olmasının analizi için değil, paket
satışların iptal oranlarına etkisinin TTNET stratejilerini nasıl şekillendirdiğini
göstermek içindir. Örneğin Genel Müdür Yardımcısı (…..)’un bilgisayarından elde
edilen belgelere ilişkin Delil 1’de, müşteri abonelik iptal oranlarının tekil mobil hatlarda
%(…..), sabit seste %(…..), tekil genişbantta %(…..), ikili-oyun paketlerde %(…..) ve
üçlü paketlerde %(…..) olduğu verisine yer verildiği ve müşteri iptal oranlarının
düşürülmesi için TV’nin güçlü bir etken olduğu ifade edildiği görülmektedir. Bir an için
TTNET’in savunmasındaki iddialar doğru olarak kabul edilse bile, bu husus bizzat
(…..)’un bilgisayarından elde edilen iç dokümanlarla çelişir niteliktedir. Bu istikamette
bir kez daha belirtmek gerekir ki, abone iptal oranlarının işbu soruşturma bakımından
önemi yüksek veya düşük olmalarından kaynaklanmamakta, ödemeli televizyon
içeren çoklu oyun paketlerinin neden stratejik bir unsur olarak yorumlandığını
göstermek bakımından öne çıkmaktadır.
(409) Öte yandan, TTNET tarafından, paket/birlikte satış uygulaması özelinde Soruşturma
Bildiriminde yer verilen;
"... TTNET yetkililerinin ürünlerin birlikte alınmasını zorunlu tutan kurgularda
(hard bundle) fiyatın toplam maliyetleri karşılaması gerektiği konusunda hem
fikir oldukları, buna karşın ürünlerin birlikte alınmasını zorunlu tutmayan bir
satış stratejisi (soft bundle) geliştirmeye çalıştıkları...görülmektedir."
18-29/497-238
114/122
şeklindeki değerlendirmede geçen "soft bundle" ve "hard bundle" terimlerinin, TTNET
pazarlama iş birimi tarafından geliştirildiği ve şirket içi yazışmalarda kullanıldığı,
rekabet hukukunda bundle (paketleme) uygulamaları bakımından "soft bundle" ve
"hard bundle" şeklinde bir ayrım bulunmadığı gibi iki ürünün birlikte satılmadığı
durumlarda paket satış uygulamasından söz etmenin de mümkün olmadığı,
dolayısıyla şirket içi yazışmalarda kullanılan terimlerin rekabet hukuku ile
ilişkilendirilmemesinin gerektiği ve bu terimlerden hareketle TTNET’in paket/birlikte
satış uygulamasında bulunduğu yönünde yapılan bir tespitin de hukuka uygun
olmayacağı ileri sürülmektedir.
(410) TTNET tarafından geliştirilen ve katı paketleme (hard-bundling) ve esnek paketleme
(soft-bundling) uygulamalarının, sadece isimlerinde geçen “paketleme” ifadesinden
yola çıkılarak paket satış olarak nitelendirildiği yönündeki savunma gerçeği
yansıtmamaktadır. Zira; “I.6.4. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Birlikte Satış
Uygulamaları Kapsamında Analizi” başlığı altında sunulan detaylı analizlerden de
görüleceği üzere; kampanya kurgusu, sunuşu, ürünlerin niteliği ve genel strateji
içerisindeki konumu değerlendirilerek bir paket satışın varlığına ilişkin sonuca
ulaşılmıştır. Kaldı ki bu kavramların geçtiği çok sayıda yazışma açık biçimde,
Tivibu+FBB şeklinde bir paket satışın tartışıldığı metinlerdir ve bu nedenle de hem
rekabet hukuku hem de soruşturma konusu ile doğrudan ilişkilidir.
(411) TTNET tarafından öne sürülen bir diğer argüman ise; Tivibu hizmetini sunarken asıl
amacının ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarına giriş yapabilmek olduğu,
elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeci olduğu göz önüne
alındığında abonelerine Tivibu hizmeti sunmayı hedeflemesinden daha doğal bir
hususun olmayacağı, dolayısıyla TTNET'in internet müşterilerine Tivibu hizmeti
sunmasının rakiplerini dışlayıcı bir strateji olarak değerlendirilmesinin mümkün
olmadığı yönündedir.
(412) Bu hususta inceleme konusunu bahsi geçen hizmetlerin sunuş biçiminin maliyet altı
fiyatlama teşkil edip etmediği oluşturmaktadır. TTNET’in hâkim durumda da olsa
yakınsamanın ticari avantajlarından yararlanmasının en doğal hakkı olduğu, kaldı ki
soruşturma kapsamında ödemeli TV pazarındaki faaliyetlerin kendisi değil, bu
faaliyetlerinin internet pazarına etkileri irdelenmiştir.
BTK Görüşüne İlişkin Açıklamalar
(413) TTNET tarafından gönderilen yazılı savunmalarda, BTK tarafından Kurum’a iletilen
yazılı görüşe ilişkin de birtakım itirazlarda bulunulmuştur. Buna göre TTNET, BTK
tarafından onaylanan toptan seviyedeki kampanya kurgularında; bazı
kampanyalardan yararlanma süresinin kısa tutulması, bazı indirimlerden
yararlandırılmaması, TTNET'e ödenen prim ücretlerinin daha düşük olması veya hiç
ödenmemesi, bazı kampanyalarda uygulanan ücretlerin diğer İSS'lere oranla daha
yüksek olması gibi TTNET aleyhine düzenlemeler olmasına rağmen BTK tarafından
gönderilen görüş yazısında bu hususlara yer verilmediğini ileri sürmektedir. Benzer
şekilde TTNET, “VAE İçeren Toptan Genişbant Erişim Hizmetleri Pazarı”nda TTNET'e
uygulanan negatif ayrımcılığın da dikkate alınmadığını, yapılacak analizlerde ilgili
kampanyalar özelinde bu hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade
etmektedir.
(414) Her şeyden önce TTNET tarafından bu kapsamda ifade edilen hususlar BTK’nın
görüşüne ilişkin olduğundan, bu iddiaların doğrudan tarafımızca karşılanması gereken
iddialar olmadığı ifade edilmelidir. Bununla birlikte, mevcut argüman kapsamında yer
verilen, adı geçen pazarda TTNET’e uygulanan negatif ayrımcılığın, perakende
18-29/497-238
115/122
genişbant internet hizmetlerine ilişkin maliyetlerin hesaplanmasında dikkate alındığını
belirtmek gerekmektedir.
İlgili Ürün Pazarına İlişkin Savunmalar
(415) TTNET’in ileri sürdüğü esaslı savunmalardan biri, ilgili ürün pazarı tanımına ilişkindir.
Bu kapsamda TTNET tarafından;
Kurul’un geçmiş yıllardaki kararlarına paralel biçimde dosya kapsamında DSL,
kablo ve fiber teknolojilerini de içerecek şekilde “perakende sabit genişbant
internet erişimi hizmetleri” şeklinde tanımlanan ilgili ürün pazarına ilişkin
yapılan değerlendirmelerin pazarın fiili durumunu göz ardı ettiği,
Zira söz konusu kararların üzerinden bir hayli zaman geçtiği ve ilgili ürün
pazarının dinamiklerinde pazar tanımına etki edecek gelişmelerin yaşandığı,
Mobil şebekelerin kapasitelerinin artması ve kapsama alanlarının genişlemesi,
mobil hizmetlerin ücretlerinin düşmesi, mobil şebekeler üzerinden ses,
SMS/MMS hizmetleriyle birlikte genişbant internet erişim hizmetlerinin de
sunulabilmesi ve bunların yanı sıra mobil telefonların kullanıcılara mobilite
imkanı vermesi nedeniyle mobil şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin
geleneksel sabit şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin yerini alabilecek
derecede önemli hale geldiği,
Özellikle 4.5G hizmetinin sunulmaya başlanmasıyla birlikte data hizmetlerinde
sabit-mobil ikamesinin arttığı, sektör üzerindeki etkisi net bir biçimde görülen
sabit-mobil ikame durumunun ampirik bulgular ve "Varsayımsal Tekel Testi",
"Talebin Fiyat Esnekliği", "Çapraz Talep Esneklikleri" ve "Toptan Pazar
Esneklikleri" şeklindeki ekonomik testler ile de ispatlandığı,
belirtilerek, soruşturma kapsamında ilgili ürün pazarı tanımının mobil ve sabit
genişbant internet erişim hizmetlerini (DSL, kablo ve fiber teknolojileri) içerecek
şekilde "perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarı" olarak tanımlanması
gerektiğini ileri sürmektedir.
(416) Mevcut savunma argümanları “I.3.1. İlgili Ürün Pazarı” başlığı dairesinde detaylarıyla
ele alınmıştır. Bu paralelde; sabit genişbant ve mobil genişbant internetin ikame
niteliğine ilişkin; teknik özellikler, veri indirme hızı, veri miktarı, fiyat farklılığı ve
kullanım amaçları yakından incelenmiştir. Benzer şekilde, TTNET tarafından amprik
bulgular içerdiği iddia edilen birtakım ekonomik testler ve bunlara ilişkin sonuçlar
Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi tarafından kapsamlı biçimde analiz edilmiştir.
İlaveten konuya ilişkin sektörel düzenleyicinin yanı sıra pazardaki diğer oyuncuların
da görüşlerine yer verilmiştir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda sabit ve mobil
genişbant internet hizmetlerinin mevcut durumda birbirine ikame olmadığı ve ilgili ürün
pazarının DSL, kablo ve fiber teknolojilerini içerecek şekilde “perakende sabit
genişbant internet erişim hizmetleri” olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(417) TTNET ayrıca, Soruşturma Raporu’nda yer verilen ve Ekonomik Analiz ve Araştırma
Dairesi görüşünde uygulanmış olan varsayımsal tekel testinin doğru/geçerli bir
varsayım olmadığını, maliyet muhasebesi mantığı gereği hizmet sunumuna ilişkin
katlanılan batık maliyetlerin toplam olarak hesaplandığı ve bir ürünün kârlı olup
olmadığının toplam maliyetlerin birim maliyetlere dağıtılması ile anlaşılabileceğini
iddia etmektedir.
(418) TTNET’in itiraz ettiği mezkûr Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi görüşü esasen,
teşebbüsün ilk yazılı savunmasında yer verilen varsayımsal tekel testinin yanlış
18-29/497-238
116/122
varsayıma dayandığının ortaya konulmasından ibaret olup maliyetlerin ne olması
gerektiği tartışmasını barındırmamaktadır. Şöyle ki; varsayımsal tekel testi,
varsayımsal fiyat artışı öncesindeki ve sonrasındaki kârlılığın mukayesesine
dayanmakta iken, TTNET tarafından sunulan ilk analizde, fiyat artışı yapması
durumunda TTNET'in gelirlerinde fiyat artışı öncesi duruma nazaran bir azalma olup
olmadığının değerlendirildiği görülmektedir. Bu bakımdan Ekonomik Analiz ve
Araştırma Dairesi görüşü bu varsayımın yanlışlığını göstermek adına belirtilen örneği
dile getirmiş, kâr ve gelir arasındaki yorum farkının ortaya çıkarabileceği hataları
göstermeyi amaçlamıştır.
(419) İkinci yazılı savunmada ise TTNET; katlanılan toplam maliyetlerin, varsayımsal fiyat
artışı sonrasında düşen abone sayısına bölünmesi sonucunda birim maliyetin
artacağını ve dolayısıyla gelire dayalı ilk analizin doğru olabileceğini iddia etmektedir.
Ne var ki bu hesaplamada kullanılan varsayımların da oldukça tartışmalı olduğu
görülmektedir. TTNET tarafından gönderilen ikinci yazılı savunmada, Ekonomik
Analiz ve Araştırma Dairesinin tüm maliyetlerin değişken maliyetlerden oluştuğu
varsayımına gerçekçi olmadığı gerekçesi ile itiraz edilirken, bunun yerine getirilen
öneride tüm maliyetlerin batık maliyetlerden oluştuğu savunulmaktadır. Buna göre
toplam batık maliyetlerin fiyat artışı sonrasında düşen toplam kullanıcı sayısına
bölünmesi ile birim maliyetlerin yükseleceği ve böylece fiyat artışının kârlı
olamayacağı iddia edilmektedir. Açıktır ki bu varsayım gerçekçi olmaktan uzaktır. Bu
tür bir hesaplamaya getirilebilecek en temel eleştiri, değişken maliyetlerin tamamen
göz ardı ediliyor olmasıdır. Hâlbuki değişken maliyetler düşen abone sayısı ile birlikte
azalacak ve birim maliyetlerin düşmesine neden olabilecektir. Bu durumda TTNET
tarafından önerilen birim maliyetlerden daha yüksek maliyetlerin oluşması söz konusu
olabilecektir.
(420) Yapılan açıklamalar ışığında, TTNET’in Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesinin
çalışmasına getirdiği itiraz ve alternatif hesaplama gerçeği yansıtmamaktadır. Kaldı
ki, daha önce de ifade edildiği üzere Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi tarafından
yapılan analiz, birim veya değişken maliyetlerin seviyesini değil; kâr yerine gelirin esas
alındığı TTNET analizinin bu varsayımının yanlışlığını ortaya koymaktır.
Hâkim Durum Değerlendirmesine İlişkin Açıklamalar
(421) TTNET tarafından yapılan yazılı savunmada;
TTNET’in mobil baskı sebebiyle fiyatlarını bağımsız şekilde belirleyemediği ve
mobil+sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında sürekli olarak hem
abone bazlı hem gelir bazlı pazar payı kaybettiği, Kanun çerçevesinde söz
konusu hususların TTNET’in hâkim durumda olmadığını açıkça gösterdiği,
İlgili ürün pazarının Soruşturma Bildiriminde belirtildiği gibi perakende sabit
genişbant internet erişim hizmetleri olduğu kabul edilse dahi TTNET’in hâkim
durumda olmadığı, zira TTNET’in pazar payı sürekli olarak azalırken
rakiplerinin hem sayısının hem de pazar payının düzenli olarak arttığı, bu
çerçevede, sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarı ile mobil genişbant
internet erişim hizmetleri pazarları birlikte değerlendirildiğinde Türk Telekom
Grubu'nun perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim
durumda olmadığı,
2017 Mart ayı itibarıyla BTK tarafından yetkilendirilmiş 237 adet İSS’nin
olmasının ise ilgili pazara giriş engellerinin bulunmadığını ortaya koyduğu
18-29/497-238
117/122
ileri sürülmek suretiyle, TTNET’in perakende genişbant internet hizmetleri pazarında
hâkim durumda kabul edilemeyeceği iddiası savunulmaktadır.
(422) I.6.1. numaralı bölüm kapsamında; TTNET’in hâkim durumda olduğuna ilişkin
değerlendirmelere ayrıntılı gerekçesi ile birlikte yer verilmiştir. Sabit ve mobil
genişbant internet pazarlarının şu aşamada birbirine ikame olmadığı, dolayısıyla
TTNET’in ilgili pazarda hâkim durumda olduğuna ilişkin analizler de adı geçen
bölümde yer almaktadır. Benzer şekilde, “TTNET'in toptan düzeyde internet
pazarında hâkim durumda olduğu” ifadesine Soruşturma Bildiriminde sehven yer
verilmiş olup, bu durum savunma hakkını kısıtlamadığı gibi mevcut değerlendirme
dairesinde de TTNET’in perakende sabit genişbant internet hizmetleri pazarında
hâkim durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
Ödemeli Televizyon Yayıncılığı Hizmetleri Pazarına İlişkin Hâkim Durum
Analizine Dair Savunmalar
(423) TTNET tarafından gönderilen savunmalarda, ödemeli televizyon hizmetleri pazarında
Tivibu’nun hâkim durumda olmadığı tespit edilmesine karşın DIGITURK hakkında
herhangi bir analiz yapılmadığı ileri sürülmüş ve devamında;
DIGITURK’ün en çok rağbet gören ve premium içerik olarak gösterilebilecek
Türkiye Süper Lig futbol karşılaşmalarının yayın haklarına ve sinemalardan
sonra ilk gösterim film ve dizi içeriklerinin büyük bir çoğunluğuna sahip
olmasının ilgili pazarda giriş engeli yarattığı,
Sonuç olarak Tivibu hizmetinin henüz ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri
pazarına etkin bir şekilde giriş yapamadığı, ödemeli televizyon yayıncılığı
hizmetleri pazarının giriş engelleri içerdiği ve TTNET'in halihazırda pazarda
faaliyet gösteren teşebbüslerin içerik ve müsabaka haklarının son kullanıcılara
tedarik edilmesi bağlamında pazardaki rekabette dezavantajlı konumda
olduğunun görüldüğü
iddia edilmiştir.
(424) I.6.1.2. numaralı başlık kapsamında, her ne kadar Tivibu’nun pazar payı artış
eğiliminde olsa da, halen pazar payı bakımından piyasada üçüncü konumda olduğu,
pazar lideri ile arasında yaklaşık %25’lik bir fark bulunduğu ve ilaveten 2017-2022
yılları arasında Türkiye Süper Ligi yayın haklarına DIGITURK’ün sahip olduğu dikkate
alındığında bu durumun büyük oranda değişiklik göstermeyeceğinin öngörüldüğü dile
getirilmektedir. Bu bakımdan TTNET’in ödemeli televizyon yayıncılığı pazarında
hâkim durumda olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu durum
TTNET’in paket satışlar ile perakende internet hizmetleri pazarındaki pazar gücünü
diğer pazarlara aktarıp aktarmadığının analizinin yapılmasına bir engel teşkil
etmemektedir.
Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası'na İlişkin Savunmalar
(425) TTNET tarafından Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası ve bu kampanyanın bir paket satış
niteliğine ilişkin genel itibarıyla;
TTNET'in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası adında bir kampanyası olmadığı gibi
halihazırda sabit genişbant internet erişim hizmetleri ile ödemeli televizyon
yayıncılığı hizmetlerini içeren paketleri birlikte ve/veya aynı anda satın almayı
zorunlu kılan herhangi bir kampanyasın da bulunmadığı,
18-29/497-238
118/122
“Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası” ifadesinin sadece genişbant internet erişim
hizmeti ile Tivibu hizmetinin birlikte pazarlanmasına ilişkin olarak iletişimde
kullanılan bir söylem olduğu,
Söz konusu kurguda abonelerin genişbant internet erişim hizmeti ile Tivibu
hizmetini ayrı ayrı satın alabildiği; genişbant internet erişim hizmeti için "Yeni
Yıl Kampanyası"na, Tivibu hizmeti içinse "Tivibu Her Yerde Kampanyası"na
katıldıkları ve her bir hizmet için ayrı ayrı taahhütname imzaladıkları, söz
konusu iki hizmetin/ürünün birbirine bağlanması ya da birlikte satın alınmasını
zorunlu kılan bir koşul ve/veya birlikte satın alınmasından kaynaklı müşterilere
sağlanan ayrıca bir indirim bulunmadığı, müşterilerin iki üründen de ayrı ayrı
ve aynı ücretle faydalanma imkanlarının bulunduğu,
TTNET'in internet ile birlikte Tivibu hizmetini rekabetçi fiyattan sunmak
istemesindeki temel amacının ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri
pazarına etkin giriş yapabilmeyi istemesinin olduğu, DIGITURK'ün pazardaki
hâkim konumu ve sahip olduğu münhasır haklar ile TTNET’in %9,6
seviyesindeki pazar payı dikkate alındığında TTNET’in internet ile Tivibu
hizmetini birlikte sunmaya yönelik uygulamalarının ödemeli televizyon
yayıncılığı ve genişbant internet erişim hizmetleri pazarında pazar kapama
etkisi yaratmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği
hususlarında itirazlarını dile getirmektedir.
(426) TTNET tarafından savunmalarında belirtilen bu hususlar, “I.6.3.2. TTNET Stratejisine
İlişkin Genel Değerlendirme” ve “I.6.4.3. TTNET’in Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın
Birlikte Satış Uygulamaları Kapsamında Analizi” başlıkları altında detaylı biçimde ele
alınmıştır. Anılan bölümlerde belirtilen hususlara genel hatları ile değinilecek
olunursa; TTNET tarafından esnek paketleme (soft bundle) olarak nitelendirildiği
görülen yöntemin, TV ve internet gibi iki ayrı hizmetin kampanyalar veya çapraz
satışlar yoluyla birlikte pazarlanması/sunulması ve fakat regülatif sorumluluğun
önlenmesi bakımından bu satışın toplam fiyatının ürünlerin tek tek satış fiyatlarının
toplamı ile aynı olması esasına dayandığı ve her iki ürünün ayrı ayrı iptal edilmesinin
mümkün olması esaslarına dayandığı görülmektedir. Yine incelenen dokümanlarda;
esnek paketleme (soft bundle) uygulaması için yapılan regülatif uygunluk
değerlendirmesinde, bu uygulamanın rekabet hukuku bakımından gri bir alan olduğu
ve muhtemel bir şikayetin ardından incelemeye tabi olabileceğinin ifade edildiği
görülmektedir.
(427) Bu stratejilerle uyumlu biçimde 2016 Şubat döneminde yapılan bazı yazışmalarda,
internet + Tivibu hizmetlerinin paket satışlarını konu alan bazı kampanya
çalışmalarının yapıldığı ve bu kampanyalarda fiber hızlı internetin ve zengin TV
içeriğinin uygun fiyata bir arada olması hususunun vurgulanmasının istendiği
anlaşılmaktadır. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası da esasen bu stratejiye dayanan bir
kampanya olup, adın geçen bölümlerde aktarılan gerekçelerle; gerek sunumu, gerek
dizaynı ve gerekse kapsamında olan hizmetlerin niteliği gereği paket satış tanımı
içerisinde değerlendirilecek bir kampanyadır.
(428) Öte yandan, TTNET tarafından gönderilen ikinci ve üçüncü yazılı savunmalar
kapsamında, Soruşturma Raporu’nda Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın davranışsal
iktisat bakımından değerlendirilmesine yönelik olarak;
İktisat dünyasında halen tartışılmakta olan davranışsal iktisat bakış açısıyla,
uygulamanın ihlal sonucu doğurabilecek bir davranış niteliği taşıdığı
değerlendirmesinin kabul edilemeyeceği, Soruşturma Raporu’nda "ilgili
18-29/497-238
119/122
kampanyanın pazarda yol açtığı sonuçlar itibarıyla fiili bir kapama etkisine yol
açmadığı" tespitine açıkça gidilmişken başkaca bir analize gerek bulunmadığı
gerekçesiyle davranışsal iktisat yaklaşımının işbu soruşturma açısından
uygulanmasının yerinde olmadığı,
Soruşturma dairesinde çevreleme etkisi irdelenirken; müşterilerin, görsel
mecraların yanı sıra çağrı merkezi, bayi kanalı gibi birebir iletişim kurabilecekleri
ve iki hizmete ilişkin taahhütnameleri de ayrı ayrı okuyarak bilgi edinebileceği
gerçeğinin göz ardı edildiği, dolayısıyla kampanyaların lansmanından yola
çıkılarak bir ticari ilişkinin hukuki yapısına dair sonuca varılmasının hatalı olduğu,
Kılavuz’da, bir uygulamanın paket satış olarak nitelendirilebilmesi için açıkça
pakete özgü bir indirim yapılması gerektiği belirtilmesine karşın; inceleme
konusu TTNET kampanyalarının paket satış niteliği taşıdığı iddia edilmesinin,
“başka bir deyişle davranışsal iktisat yaklaşımıyla adeta yeni bir ihlal tipi
yaratılmasının hukuki belirlilik ve kıyas yasağı ilkesine aykırı olduğu”,
iddia edilmektedir.
(429) Söz konusu kampanyanın paket satış niteliği taşımasına dayanak gösterilen tek
unsurun davranışsal iktisat yaklaşımı olduğu ve bu kapsamda davranışsal iktisat
yaklaşımıyla yeni bir ihlal türü yaratıldığı şeklindeki teşebbüs savunması yerinde
değildir. Zira, dosya özelinde davranışsal iktisat teorisine sadece Tivibulu Yeni Yıl
Kampanyası’nın tüketiciler tarafından nasıl algılanabileceğini açıklamak hususunda
yer verilmiş olup, “I.6.4.3. Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’nın Birlikte Satış Uygulamaları
Kapsamında Analizi“ başlığı altında uygulamanın paket satış niteliği taşıyıp
taşımadığı konusu, ilgili pazarın yapısı, teşebbüsün genel stratejisini gösteren yerinde
inceleme belgeleri ve kampanyanın tüketiciler tarafından nasıl algılandığı vb. unsurlar
çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir
Kampanyalara ilişkin Fiyat-Maliyet Analizine İlişkin Açıklamalar
(430) TTNET tarafından gönderilen savunmalarda, Soruşturma Bildiriminde yer verilen
maliyet ve gelir hesaplamalarına ilişkin olarak;
Soruşturma kapsamında yapılacak maliyet analizlerinde Tivibu’nun yeni bir
hizmet olduğunun ve TTNET'in ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri
pazarına etkin bir şekilde giriş yapmaya çalıştığının dikkate alınması gerektiği,
Tivibu gibi dijital yayın platformlarında hizmetin pazara sunulmasının ardından
geçen ilk yıllarda yüksek tutarlarda yatırım yapılmasının gerektiği, ilk yıllarda
yapılan yüksek tutarlı yatırımların, bu yıllar süresince ve sonrasında kazanılan
abonelerden elde edilecek gelirler ile uzun vadede kendini kârlı hale
getirebildiği,
Ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarında içeriğe ve müsabaka yayın
haklarına erişimin güç olması sebebiyle pazara giriş engellerinin bulunduğu,
içerik ve yayın haklarına erişim konusunda rakiplerine göre dezavantajlı olan
TTNET’in paket kampanyalar vasıtası ile bünyesindeki abone portföyünden
yararlanmasının pazara etkin şekilde girmesinin önünü açacağı,
Ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarına sonradan giren bir
işletmecinin başlangıç maliyeti yüksek olacağından ve ilk yıllarda sıfırdan
abone elde etmeye çalışacağından mevcut abone başına maliyetlerinin çok
yüksek çıkacağı, ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetine ilişkin ücretlerin
abone başına aylık maliyeti karşılayabilmesi için belli bir abone kitlesine
ulaşılmasının gerektiği, bu nedenle işletmecilerin; ancak uzun vadede kar elde
18-29/497-238
120/122
edebileceklerini bilerek yatırımlarını gerçekleştirdikleri ve ilk yıllarda maliyet
altında satış yaptıkları, abone sayısı yeterli büyüklüğe ulaşana kadar yüksek
sabit gider maliyetlerine katlandıkları, dolayısıyla pazara sonradan giren
işletmeciler için kara geçiş noktasını yani başabaş noktasını sağlayan abone
sayısına ulaşıldıktan sonra maliyet analizi yapılmasının daha doğru olacağı,
Tivibu’nun düşük abone sayısı ve 6 yıldır faaliyette olmasına rağmen %9.6
pazar payıyla halihazırda ödemeli televizyonculuk pazarında 4. sırada yer
alması dikkate alındığında Tivibu’nun maliyetlerinin hesaplanmasında
maliyetlerin mevcut abone sayısına bölünmesiyle elde edilecek değerin uygun
bir sonuç vermeyeceği, dolayısıyla maliyet analizinin gelecek projeksiyonlara
göre hesaplanmasının ve fiyat sıkıştırması testinin bu maliyet üzerinden
yapılmasının uygun olacağı, bu doğrultuda OFCOM’un British Telecom
kararının göz önüne alınması gerektiği,
Soruşturma Bildiriminde yer alan fiyat-maliyet analizinin Kurul’un geçmiş
kararlarındaki yaklaşımları ile örtüşmediğinin değerlendirildiği, nitekim TTNET
ile DIGITURK arasında TTNET'in genişbant internet erişim hizmeti
kapsamında sunduğu tarife, paket ve kampanyalarının DIGITURK satış
noktaları, çağrı merkezi ve internet sitesi aracılığıyla tanıtılması, pazarlanması
ve abonelik taleplerinin alınmasına dair imzalanan sözleşmeye abonenin, hem
TTNET'in genişbant internet erişim hizmetinden hem de ilgili pazarda hâkim
durumda bulunan DIGITURK'ün ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetinden
aynı anda yararlanması söz konusu olabileceği halde 03.11.2016 tarih ve 16-
36/609-272 sayılı Kurul kararıyla menfi tespit belgesi verildiği, soruşturmaya
konu kampanyalar her ne kadar ayrı ayrı satışa sunulmuş ve kampanyaları
birlikte alan abonelere ayrıca bir indirim sunulmamış olmasına rağmen
Soruşturma Heyetince paket satış olarak değerlendirilmiş olsa da, bahsi geçen
Kurul kararı oluşturulurken Kurul tarafından DIGITURK’ün birlikte satış
uygulamasına gidip gitmeyeceğine ilişkin herhangi bir değerlendirme, inceleme
ve maliyet analizi çalışması yapılmadığının görüldüğü, dolayısıyla Soruşturma
Heyetinin soruşturma konusu uygulamalar bakımından yapmış olduğu
tespitlerle, Kurul'un bahsi geçen kararı alırken yapmış olduğu tespitlerin
birbiriyle tutarlı olmadığı
ileri sürülmektedir.
(431) Yukarıda yer verilen savunmalarda, ödemeli televizyon yayıncılığı hizmetleri pazarına
yeni giren işletmecinin başlangıç maliyetleri ve düşük abone sayısı nedeniyle abone
başına maliyetlerinin yüksek çıkacağı, sıfırdan abone elde etmek için işletmecinin bir
süre maliyet altı fiyatla satış yapmasının doğal olduğu, fiyat-maliyet analizinin başabaş
noktasını sağlayan abone sayısına ulaşılmasından sonra yapılmasının daha doğru
olacağı ifade edilmektedir. Savunmada ayrıca, maliyetlerin mevcut abone sayısına
bölünmesiyle elde edilecek değerin uygun bir sonuç vermeyeceği öne sürülerek,
maliyet analizinin gelecek projeksiyonlara göre yapılması, bu çerçevede mevcut
abone sayısının değil potansiyel abone sayısının kullanılması, bu paralelde
OFCOM’un British Telecom kararının örnek alınması talep edilmiştir.
18-29/497-238
121/122
(432) Daha önce de belirtildiği gibi, British Telecom kararında benimsenen yöntem ile dosya
kapsamında benimsenen yöntem örtüşmektedir. Bu çerçevede TTNET’e mevcut
dosyada izlenen metotta somut olarak nelerin değiştirilmesinin talep edildiği
sorulmuştur. Cevabi yazıda; adı geçen karada, TV içerik maliyeti bakımından sadece
British Telecom’un sunduğu yayın hizmeti olan BT Sport’un mevcut abonelerinin değil
potansiyel abone olarak değerlendirilen tüm genişbant abonelerinin dikkate alındığı
belirtilmiş, Tivibulu Yeni Yıl Kampanyası’na ilişkin TV maliyetleri hesaplanırken BT
Sport’ta olduğu gibi adreslenebilir/potansiyel abonelerin hesaba katılması talep
edilmiş, abone sayısı arttıkça iletim ve benzeri maliyetlerin azaldığı ifade edilmiştir.
TTNET birinci yazılı savunmasında mevcut tüm internet abonelerinin potansiyel Tivibu
abonesi (yaklaşık (…..) milyon abone) olduğunu ileri sürmüştür. 15.09.2017 tarihinde
yapılan görüşmede ise 2020 yılında TivibuGo dahil abone sayısının (…..) milyona
ulaşacağının tahmin edildiği ve bu abone sayısının kara geçiş noktası olarak
görüldüğü ifade edilmiştir. Televizyon bulunan hane sayısından yola çıkılarak
potansiyel abone sayısı (…..) olarak bildirilmiştir. Görüleceği üzere Tivibu’nun
gelecekte ulaşacağı abone sayısı üzerinde sağlıklı bir tahmin yapmak mümkün
olmamıştır.
(433) Buna ek olarak, gelecekte elde edilecek aboneleri bugünkü abone başına maliyetlerin
hesaplanmasında kullanılması tezi, net bugünkü değer yöntemine benzer şekilde, söz
konusu abonelerin rekabet karşıtı piyasa kapama sonucunda elde edilmiş olması
ihtimali karşısında zayıflamaktadır.
(434) Ayrıca, özellikle içerik maliyetinin potansiyel aboneye dağıtılması talebi içerik
maliyetinin niteliği açısından da makul görünmemektedir. Zira içerik maliyeti, yatırımın
başında bir kez katlanılan, ancak; bir abonenin ortalama ömründen daha uzun süre
boyunca yinelenmesine gerek olmayan bir maliyet değildir. Birincil içerik değerini ilk
gösterim ile büyük oranda kaybetmektedir. Taahhüt süresini tamamlayan ve abone
ömrünü dolduran bir abone içerik yatırımının bu süre boyunca yenilenmemiş olması
karşısında hizmet sağlayıcısını değiştirebilecektir. Yeni abone kazanımında fiyat gibi
başka faktörlerle birlikte güncel içerik yatırımının etkili olacağı söylenebilecektir.
(435) Son olarak belirtmek gerekir ki British Telecom kararına konu kampanya ile işbu
soruşturmaya konu kampanya kurgusu arasında fark bulunmaktadır. British Telecom
kararında kampanya çok hızlı genişbant internet abonesi olanlara spor kanalının
ücretsiz verilmesinden oluşmaktadır. Bu çerçevede spor kanalı maliyeti bu
kampanyadan faydalansın faydalanmasın tüm mevcut çok hızlı genişbant internet
abonelerine dağıtılmıştır. Diğer bir deyişle British Telecom kararındaki potansiyel
abone gelecekte elde edilmesi umulan aboneyi değil belirli bir kampanyadan
faydalanma ihtimali olan ve ürettiği gelir ile söz konusu kampanyadan kaynaklanan
maliyeti karşılayan aboneleri ifade etmektedir.
18-29/497-238
122/122
J. SONUÇ
(436) 19.01.2017 tarih ve 17-03/25-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına
göre;
1. TTNET A.Ş.’nin perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında
hâkim durumda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
2. Bununla birlikte, TTNET A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
etmediğine, dolayısıyla adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına
yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
3. Çoklu oyun hizmetlerinin ekonomik ve teknik tekrar edilebilirliğini temin etmek
ve sektördeki rekabetçi sorunlara yapısal bir çözüm sunabilmek adına;
11.01.2013 tarihli ve 2013/DK-SRD/29 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu Kurul kararı doğrultusunda Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye getirilen
multicast tarife erişim yükümlülüğüne ilişkin esasların hayata geçirilmesinin
pazardaki etkin rekabetin tesisine katkı sağlayacağı hususuna ilişkin olarak
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna görüş gönderilmesine OYBİRLİĞİ ile
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy