AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 27737/20
Tuğba TUNA ÇOLAK / Türkiye
ve 3 diğer başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler,
Pauliine Koskelo,
Jovan Ilievski
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 8 Kasım 2022 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ankara Barosuna kayıtlı avukat Ö. Teke tarafından temsil edilen, ekteki tabloda yer alan başvuranlar tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca ekli tabloda belirtilen tarihlerde yapılmış olan başvuruları dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Başvurular temelde nihai mahkeme kararlarının icrasında meydana gelen gecikmelere ilişkindir.
2. Başvuranlar memurdur. Mevcut başvuruya konu olayların meydana geldiği sırada başvuranlar iş müfettişliğine atanmak için yapılan yeterlilik sınavında başarılı olmuştur Başvuranların söz konusu pozisyona atanmaları yönündeki taleplerinin idare tarafından üstü kapalı bir şekilde reddedilmesinin ardından başvuranlar atanma talebi ve bunun yanında terfiyi hak ettikleri tarihten itibaren hesaplanmak üzere mevcut pozisyonları ile iş müfettişi pozisyonuna ilişkin maaş farkından doğan meblağ için tazminat talebi ile idare mahkemeleri önünde yargılamaları başlatmıştır.
3. Ek’te verilen tarihlerde, idare mahkemeleri başvuranların atanması hususunda idarenin uzun süren eylemsizliğinin kanuna aykırı olduğunu değerlendirmiştir. Ayrıca mahkemeler, atanmaları için idari makamlara talepte bulundukları tarihten itibaren geriye dönük şekilde hesaplanmak üzere atanacakları tarihe kadar geçen süre boyunca mevcut pozisyonları ile atanacakları pozisyona ilişkin maaş farkı ve diğer maddi unsurlardan doğan meblağ ve faizi için başvuranlara tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Başvuranlar idare mahkemelerinin benzer davalarda maaş farkı ve diğer maddi unsurların hangi tarihten itibaren hesaplanacağı konusunda çelişen hükümlere varmasından şikâyet ederek ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz mahkemeleri önünde temyizde bulunmuşlardır ve başarılı sonuç elde edememişlerdir. Bu bağlamda, başvuranlarınkine benzer şekilde yardımcı müfettişler tarafından açılan ilgili davalarda Danıştay, maaş farkının başvuranların iş müfettişi pozisyonuna terfi etmeyi hak ettikleri tarihten itibaren yani idari talepte bulundukları tarihten değil sınav sonuçlarının duyurulduğu tarihten itibaren hesaplanacağına hükmetmiştir.
4. İdare mahkemesinin birinci derece aşamasında başvuranların lehine karar vermesine rağmen başvuranlar idare mahkemesi kararlarının icra edilmesi için kanunda öngörülen 30 günlük süre içerisinde iş müfettişi pozisyonuna atanmamıştır; ve bunun sonucunda diğerlerinin yanında atamalarına ilişkin kararların icra edilmemesinden ve iddia ettikleri üzere idare mahkemesinin içtihadındaki tutarsızlıklardan şikâyet ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
5. Başvuruları Anayasa Mahkemesine önünde derdest iken başvuranlar Ek’te verilen tarihlerde iş müfettişi pozisyonuna atanmıştır. Anayasa Mahkemesine bu gelişmeyi bildirerek temyizlerinin yine de incelenmesini talep etmiştir.
6. Çeşitli tarihlerde Anayasa Mahkemesi başvuruları kısa karar yoluyla reddetmiştir.
7. Başvuranlar Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında söz konusu mahkeme kararlarının icrasında meydana gelen gecikmeden ve maaş farkının hangi tarihten itibaren hesaplanacağı konusunda içtihatta bulunduğu iddia edilen tutarsızlıklardan şikâyet etmiştir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
Başvuruların birleştirilmesi hakkında8. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
Mahkeme kararlarının icrasında yaşanan gecikmeye ilişkin şikâyet hakkında9. Mahkeme, bağlayıcı bir kararın icrasında makul olmayan düzeydeki gecikmelerin Sözleşme’yi ihlal edebileceğini tekrarlamıştır (bk. Burdov / Rusya, no. 59498/00, § 35, AİHM 2002‑III). Gecikmenin makul olup olmadığına karar vermek için Mahkeme kararın icrasının ne kadar karmaşık olduğuna, başvuran ve yetkililerin nasıl davrandığına ve hükmedilen şeyin niteliğinin ne olduğuna yönelik inceleme gerçekleştirecektir (bk., diğerlerinin yanı sıra, Raylyan / Rusya, no. 22000/03, § 31, 15 Şubat 2007). Mahkeme icra takibi için iç hukuka öngörülen yasal süre sınırını dikkate alsa da yasal süre sınırına uyulmaması otomatik olarak Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermez. Davaya özgü koşullar altında bazı gecikmeler kabul edilebilir ancak ne olursa olsun Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ile korunan hakkın özüne aykırı olacak düzeyde olamaz (karşılaştırınız Burdov, yukarıda anılan, § 35).
10. Mevcut davaya ilişkin olarak Mahkeme birinci başvuranın idare mahkeme önünde yargılamalar devam ederken iş müfettişi pozisyonuna atandığını ve bu yüzden Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında nihai ve bağlayıcı bir kararın icrasında yaşanan gecikmeden söz etmenin mümkün olmadığını not etmiştir. Diğer başvuranlar açısından Mahkeme, söz konusu başvuranların ilgili yargılamalarda verilen idare mahkemesinin nihai kararlarını takip eden altı ay içerisinde iş müfettişi pozisyonuna atandığını not etmiştir. Mahkeme, istihdama yönelik verilen kararların icrası için makamların belirli bir süreye ihtiyaç duyduğunun farkındadır ve bu koşullar altında altı aylık sürenin makul olduğu görüşündedir (bk., benzer bir sonuç için, Gaftoniuc / Romanya (k.k.), no. 30934/05, § 24, 22 Şubat 2011 ve, bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Gerasimov ve Diğerleri / Rusya, no. 29920/05 ve 10 diğer, §§ 168-172, 1 Temmuz 2014).
11. Son olarak, başvuranlara maaş farkına ilişkin olarak idare mahkemesi tarafından hükmedilen tazminatın ödenmediğine yönelik bir iddiada bulunulmamıştır.
12. Dolayısıyla, Mahkeme başvuruların bu kısmının, açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
İçtihatta tutarsızlık iddiasına ilişkin şikâyet hakkında13. Mahkeme, daha öncesinde, kendi yargı çevreleri üzerinde yetkisi olan yargılama ve temyiz mahkemeleri ağına dayanan bir hukuk sisteminde çelişen mahkeme kararlarının olma olasılığının doğal olduğunu kabul etmektedir. Bu tarz farklılıklar aynı mahkeme içerisinde de gerçekleşebilir. Ancak, bu hususun başlı başına Sözleşme ile çeliştiği düşünülemez (bk. Nejdet Şahin ve Perihan Şahin / Türkiye [BD], no. 13279/05, § 51, 20 Ekim 2011). Benzer şekilde Lupeni Greek Catholic Parish ve Diğerleri / Romanya ([BD], no. 76943/11, § 116, 29 Kasım 2016) davasında Mahkeme, son derecede farklı yerel mahkemeler tarafından verilen çelişen kararların Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca adil yargılanma hakkını ihlal ettiği durumların değerlendirilmesinde dikkate alınacak kriterler arasında ilk olarak yerel mahkemelerin içtihadında “köklü ve uzun süredir devam eden farklılıkların” bulunup bulunmadığının, ikinci olarak iç hukukun bu tutarsızlıkları ortadan kaldırmak için bir mekanizma sunup sunmadığının ve üçüncü olarak bu mekanizmanın uygulanıp uygulanmadığının ve uygulandığında ne derecede uygulandığının yer aldığını tekrarlamıştır.
14. Somut davaya ilişkin olarak Mahkeme, başvuranların Danıştayın maaş farkını başvuranların iş müfettişi pozisyonuna atandığı bir diğer deyişle ilgili müfettişlik sınavında başarılı olduğu tarihten itibaren hesaplayarak hükme vardığı sadece iki kararı ibraz ettiğini gözlemlemiştir (bk. Yukarıda § 3).
15. Bu koşullarda idare mahkemelerinin içtihadında “köklü ve uzun süredir devam eden farklılıkların” bulunduğunu söylemek mümkün değildir (bk. benzer bir sonuç için Melgarejo Martinez de Abellanosa / İspanya, no. 11200/19, §§ 34-36, 14 Aralık 2021). Mahkeme, bu hususu göz önünde bulundurarak, iç hukukta söz konusu tutarsızlıkları gidermek için ilgili hükümlerin olup olmadığını, bu hükümlerin uygulanıp uygulanmadığını ve uygulandığında ne derecede uygulandığını ek olarak incelemek için bir gerekçe olmadığı kanaatindedir.
16. Buna ek olarak Mahkeme somut davadaki başvuranların gerekli gördükleri takdirde ek delil sunabildikleri ve iddialarını mahkemelere düzgün bir şekilde inceletebildikleri çekişmeli yargılamalardan faydalanabildiklerine dikkat çekmektedir. Aynı zamanda, mahkemelerin kararlarının ve ilgili yasayı yorumlamalarının açıkça keyfi olduğu veya makul olmadığı söylenemez.
17. Mahkeme, yukarıda anılan tüm hususları göz önünde bulundurarak başvuranların şikâyetinin bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğuna ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Sözleşme’nin ihlal edildiği iddia edilen diğer maddeleri hakkında18. Başvuranlar, ayrıca Sözleşme’nin 13. maddesi kapsamında Sözleşmeye ilişkin şikâyetleri hakkında etkili hukuk yolu bulunmadığından ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında tutarsız olduğunu iddia ettikleri içtihat yüzünden maaş farkından doğan meblağdan mahrum kaldıklarından şikâyet etmişlerdir.
19. Mahkeme, elindeki tüm materyaller ışığında ve şikâyet edilen hususların yetki alanına girdiği ölçüde, bu şikâyetlerin Sözleşme’nin 34 ve 35. maddesinde belirtilen kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamadığı ya da Sözleşme veya Protokollerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanaatindedir.
20. Dolayısıyla, başvuruların bu kısmının Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 1 Aralık 2022 tarihinde bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Başvuruların listesi:
No.
Başvuru no.
Dava adı
Dava Tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
İş müfettişi pozisyonuna ilişkin yapılan sınavın sonuçlarının açıklanma tarihi
Atamaya yönelik idari talebin tarihi
İdare mahkemesinin nihai karar tarihi
Atanma tarihi
Anayasa Mahkemesinin kararı
1.
27737/20
Tuna Çolak / Türkiye
03/07/2020
Tuğba TUNA ÇOLAK
1986
Ankara
Türkiye
24/04/2017
19/10/2018
20/09/2019
24/06/2019
17/06/2020
2.
3408/22
Ayaydın / Türkiye
07/01/2022
Ahmet AYAYDIN
1980
İzmir
Türkiye
06/08/2014
20/09/2018
28/12/2020
23/06/2021
09/12/2021
3.
10735/22
Çakmak Toçoğlu / Türkiye
16/02/2022
Sevilay ÇAKMAK TOÇOĞLU
1985
İzmir
Türkiye
06/08/2014
20/09/2018
28/12/2020
23/06/2021
27.12.2021
4.
11248/22
Demirok / Türkiye
22/02/2022
Tuğba DEMİROK
1988
Ankara
Türkiye
24/04/2017
17/09/2018
28/12/2020
23/06/2021
21/12/2021