AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRME KARARI
Başvuru No. 41383/09
Alper TURGUT / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 14 Ocak 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”), 30 Temmuz 2009 tarihinde sunulan yukarıda belirtilen başvuruyu, davalı Hükümet tarafından 2 Ekim 2019 tarihinde sunulan ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyonu ve başvuran tarafın bu deklarasyona yönelik cevabını dikkate alarak gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran Alper Turgut, Türk vatandaşı olup, 1974 doğumludur ve İstanbul’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat T. Pekin tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Gazetecilik mesleğini icra eden başvuran, Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürerek, bir ceza mahkemesi tarafından verilen henüz kesinleşmemiş olan bir karar hakkında yayımladığı bir makale nedeniyle yargıyı etkileme suçundan cezaya mahkûm edilerek, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sebebiyle ifade özgürlüğü hakkının ihlal edilmesinden şikâyet etmiştir.
Başvuru, Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuran taraf, hakkında verilen mahkûmiyet kararının ifade özgürlüğü hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda, başvuran Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürmüştür.
Dostane çözüm amacıyla yapılan girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 2 Ekim 2019 tarihli bir yazıyla, Mahkemeyi, söz konusu başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı öngördüğü hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Deklarasyon metni şu şekildedir:
“ Somut başvurunun konusu olan Basın Kanunu’nun (5187 sayılı Kanun) 19. maddesi uyarınca “yargıyı etkileme” suçu, 6352 sayılı 2 Temmuz 2012 tarihli Kanun’un 105. maddesiyle kaldırılmıştır. Bu bakımdan, Hükümet, başvuranın iddialarına ilişkin yargılamaların Sözleşme’nin l0. maddesinde öngörülen standartları karşılamadığını kabul etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin başvuran Alper Turgut’a maruz kaldığı her türlü maddi ve manevi zarar, avukatlık ücretleri ile masraf ve giderler karşılığında, başvurana yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 2,700 EUR (iki bin yedi yüz avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim.
Mahkeme içtihadı ışığında uygun görülen bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecektir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37 § 1 maddesi uyarınca Mahkeme tarafından kabul edilen kararın tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme ile söz konusu dava, ulusal makamlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde nihai çözüme kavuşturulacaktır.
Hükümet, Mahkeme’yi başvurunun incelenmesine devam etmesi için bir sebep kalmadığı gerekçesiyle davayı Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Başvuran taraf, Mahkemenin, Hükümetin deklarasyon metnine cevap olarak kendi olası görüşlerini sunmaya davet eden yazısına yanıt vermemiştir.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargılama sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi özellikle, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“ (...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse. ”
Mahkeme ayrıca, başvuran, davanın incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayalı olarak 37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, başvurunun kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (k.k.) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (k.k.), No. 28953/03, 18 Eylül 2007) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
Mahkeme, Türkiye hakkında açılmış davalar da dâhil olmak üzere bazı davalarda, ifade özgürlüğü hakkının ihlaline ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, kendi uygulamasını ortaya koymuştur (bk., örnek olarak, Bédat/İsviçre [BD], No. 56925/08, §§ 48-81, AİHM 2016, Giesbert ve diğerleri/Fransa, No. 68974/11 ve diğer 2 başvuru, §§ 83-103, 1 Haziran 2017 ve Kula/Türkiye, No. 20233/06, §§ 38, 45 ve 46, 19 Haziran 2018 ).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında ve bu yönde açık ve çok sayıda içtihadının bulunduğunu göz önüne alarak, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesinin devamını gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, bu deklarasyon metnini yorumladığı üzere, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen bu meblağın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekecektir. Bu miktar, söz konusu süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankası’nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir.
Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (k.k.) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Sonuç olarak, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyon metninde yer alan, Sözleşme’nin 10. maddesi ile ilgili açıklamalarını ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate alarak,
Başvurunun, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 6 Şubat 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Valeriu Griţco Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy