Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-3-071 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 19-40/643-271
Karar Tarihi : 14.11.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN, Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Mehmet GERÇEK, Abdullah ATEŞ, Emine HARMANKAYA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Ahmet Okan ÇAĞLAR
İskele Mahallesi 330 Sokak No:6 Datça, Muğla
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - İstanbul Eczacı Odası
Mecidiyeköy Mahallesi, Atakan Sk. No:14 Kat:2 34387 Şişli,
İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Türk Eczacıları Birliği ve İstanbul Eczacı Odasının
eczanelerin alım koşullarını piyasa dışında belirleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.09.2018 tarih, 6853 sayı ile
intikal eden başvuruda, başvuru sahibinin hiçbir ticari kazanç elde etmeden, bazı
eczaneler ile anlaşarak, kurucusu olduğu sosyal medya platformunun takipçilerinin
gıda takviyesi ürünlerini (D vitamini, B 12 vitamini, K2 vitamini, Omega3, Ubiquinol,
Magnezyum) piyasadaki fiyatlardan daha uygun fiyata alabilmesini sağladığı; bu
durumu fark etmeleri sonucunda diğer eczanelerin indirimli ürün satan eczaneleri
İstanbul Eczacı Odasına (İEO) şikayet ettikleri, bunun üzerine İEO'nun takviye
gıdaların üretici firmaları ile iletişime geçerek söz konusu eczanelere indirimli ürün
vermemeleri yönünde boykot tehdidi ile birlikte baskı yaptığı ve bunun sonucunda
üretici iki firmanın kendisine bundan sonra söz konusu eczanelere indirimli ürün
veremeyeceklerini ve "Sağlıklı Yaşıyoruz” platformunda kendi ürünlerinin reklamının
yapılmasını istemediklerini belirten yazı gönderdiği; İEO'nun resmi sayfasından, söz
konusu takviye gıda ürünlerinin üreticileri ile iletişime geçildiği bunun akabinde üç
eczaneye yapılan yönlendirmeden rahatsızlık duyulduğunun belirtildiği, bunun
sonucunda artık indirimli ürün satışının yapılmayacağı bilgilerini içeren bir yazı
yayımladığı; bu gelişmeler sonucunda tüketicilerin indirimli ürün almalarının önüne
geçildiği ve İEO'nun bu uygulamasının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun (4054 Sayılı Kanun) kapsamında bir ihlal niteliği taşıdığı belirtilerek gerek
tüketicilerin gerekse eczanelerin mağduriyetlerinin önlenmesi için 4054 sayılı
Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında ihlale son verilmesi için geçici tedbir alınması
talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.09.2018 tarih, 6853 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 08.10.2018 tarih ve 2018-3-71/İİ sayılı İlk İnceleme
Raporu Rekabet Kurulunun (Kurul) 17.10.2018 tarihli toplantısında ele alınmış olup,
18-39/629-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca
19-40/643-271
2/6
düzenlenen 16.07.2019 tarih ve 2018-3-71/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu,
24.07.2019 tarihli toplantısında görüşülmüş, 19-26/390-M sayı ile 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak, Türk Eczacıları
Birliği (TEB) hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına karar verilmiştir. 24.07.2019 tarihli Kurul toplantısında 4054 sayılı
Kanun’un 51. maddesinde öngörülen toplantı nisabının mevcut olmaması nedeniyle
İEO bakımından karar alınamamış, 14.11.2019 tarihli Kurul toplantısında 19-40/643-
271 sayıyla İEO hakkında işbu karar tesis edilmiştir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda İEO hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı belirtilmiştir.
I. YAPILAN İNCELEME VE TESPİTLER
(5) Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.09.2018 tarih, 6853 sayı ile intikal eden başvuruda
ayrıca;
- Bazı eczacılar tarafından indirimli ürün satan eczanelerin şikayet edildiği ve İEO
Başkanı olduğu iddia edilen kişinin de karşılık olarak 'Oda olarak mücadele
yöntemi belirlenene kadar şimdilik sadece sipariş vermeyerek tepki oluşturalım.
Odamız Teb ile görüşmeleri devam etmekte daha sonrası için ayrıntılı
bilgilendirme gelecektir.' ifadesini içeren bir konuşmaya,
- İEO'nun resmi internet sitesinde yayımlanan 'İnternet Üzerinden Yapılan
Yönlendirme Hakkında' başlıklı, söz konusu takviye gıda ürünlerini üreten
teşebbüslerle iletişime geçildiğini belirten bir yazıya,
- Bunun üzerine takviye gıda ürünlerini üreten teşebbüslerin İEO'ya gönderdikleri
ve bahsi geçen eczanelere artık indirimli ürün sağlamayacaklarını belirttikleri
yazılara
yer verilmektedir.
(6) Ayrıca başvuru tarihi sonrasında TEB Merkez Heyeti tarafından Bayer Türk Kimya
Sanayi Ltd. Şti.’ne (BAYER) gönderildiği anlaşılan “Bepanthol markalı ürünleriniz
hakkında” konulu bir yazı TEB’in internet sitesinde de yayımlanmıştır. Bahsi geçen
yazıda;
- Cilt bakımı ile bebek bakımı alanlarında kullanılan Bepanthol markalı ürünlerin
yıllardır eczanelerden halka ulaştırıldığı,
- Birlik tarafından yapılan araştırma sonucunda söz konusu markaya ait ürünlerin
aynı zamanda , , ,
gibi elektronik ticaret sitelerinden de satışının
gerçekleştiğinin tespit edildiği, bununla birlikte 14.09.2018 tarihinde şirket
yetkilileri ile birlikte gerçekleşen görüşmede de yine bu ürünün bebek ürünleri
satan bir internet sitesinden ve bu internet sitesi ile aynı isme sahip mağaza
zincirinden de satılmaya başlanacağının öğrenildiği,
- İlaçların etken maddesini kaldırıp ismi korunduğu halde ruhsat kategorisinin
önce ara ürüne, oradan kozmetiğe kaydırılması arkasından, eczane dışına ve
internete aktarılmasının, reklamının yapılmasının bilim ve etik dışı olduğu ve
hasta sağlığı açısından da ciddi tehditler oluşması anlamına geldiği; daha
önceden ilaç olarak satılan kozmetik ürününün ilaç kategorisinde iken elde ettiği
başarıyı sömürmek ve böylece şirkete kazandırdığı karı artırmak için uygulanan
bu stratejinin hasta sağlığına zararlı olarak göründüğü ölçüde eczacılar
19-40/643-271
3/6
tarafından da hiçbir şekilde benimsenmeyeceği; internetten ilaç, ara ürün,
kozmetik vs. satışının dünyada sahte ilaçların önünü açan bir uygulama olduğu,
şirketin E-ticaret sitelerindeki ürünlerinin bugün itibariyle sahte olmamasının,
bundan sonra da sahte olmayacağı anlamına gelmediği; yıllarca "sadece
eczanelerde" ibaresi de erişilen ürünlerin, eczanelerin sunduğu güven ortamının
ve eczacıların bilimsel bilgileri ışığında sunduğu danışmanlık hizmetinin
sağladığı prestij ile bugünkü marka değerine ulaştığı, bu sebeple bugünkü
girişimin günlük, kısa vadeli, sadece kâr odaklı ve tek taraflı bir girişim olarak
değerlendirildiği, firmanın almış olduğu bu tek taraflı kararın, eczacılık
camiasında çok net bir yansımasının olacağı,
- Bu konu ile ilgili 14.09.2018 tarihinde şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede de
dile getirilen tutumun, 22422 sayılı resmi gazetede yayımlanan Türk Eczacıları
Birliği Yönetmeliği'nin 54’üncü maddesi gereğince Türkiye genelindeki tüm
Eczacı Odası Başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Başkanlar Danışma
Kurulu toplantısında etraflıca değerlendirileceği, değerlendirmeye esas olması
bakımından sözlü olarak ifade edilen kurumsal tutumun 19.09.2018 tarihinde
gerçekleştirilen Başkanlar Danışma Kurulu öncesinde Birliğe yazılı olarak da
bildirilmesinin önem taşıdığı,
- Gelecek dönem firma ile Birlik arasındaki kurumsal ilişkinin sürdürülebilirliği
noktasında konuyla ilgili yapılan duyuruları ve düzenlenecek toplantıda alınacak
kararları yakından takip etmenin önemli olduğu
ifadeleri yer almaktadır.
I.1. İncelenen Teşebbüs: İstanbul Eczacılar Odası (İEO)
(7) 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’na (6643 sayılı Kamun) göre, eczacılar
bulundukları bölgenin eczacı odasına üye olmak durumunda olup TEB ise bu
odaların üst birliği konumundadır. Sınırları içinde eczacı odalarına kayıtlı en az yüz
elli eczacı bulunan her ilde bir eczacı odası kurulmaktadır. İEO’da bu kapsamda
kurulan 54 bölge ecza odasından biri olup, 1. Bölge Ecza Odası olarak
adlandırılmaktadır. 6643 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre ecza odaları organları;
umumi heyet, idare heyeti, haysiyet divanından oluşmaktadır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(8) Dosya kapsamında ileri sürülen iddiaların bir kısmı gıda takviyesi ürünleri ile ilgilidir.
Gıda takviyeleri; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
(5996 sayılı Kanun)’nda “Takviye edici gıdalar: Normal beslenmeyi takviye etmek
amacıyla, vitamin, mineral, protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi, amino asit gibi besin
öğelerinin veya bunların dışında besleyici veya fizyolojik etkileri bulunan bitki, bitkisel
ve hayvansal kaynaklı maddeler, biyoaktif maddeler ve benzeri maddelerin konsantre
veya ekstraktlarının tek başına veya karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek
kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzeri sıvı veya toz
formlarda hazırlanarak günlük alım dozu belirlenmiş ürünler” olarak tanımlanmıştır.
(9) Bu tanım altına giren ürünlerin üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve
esaslar 5996 sayılı Kanunun 28. maddesi uyarınca T.C Tarım ve Orman Bakanlığı
(Bakanlık) tarafından belirlenmektedir. 5996 sayılı Kanunun 28. maddesine
dayanılarak çıkarılan Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi Ve Piyasaya
Arzına İlişkin Yönetmelik’in 10(5). maddesi ise gıda takviyelerinin; üretimi, ithalatı ve
19-40/643-271
4/6
piyasaya arzının Bakanlık onayı ile mümkün olduğunu düzenlemektedir. İlgili
düzenlemelerden görüleceği üzere gıda takviyeleri beşeri ilaç tanımının dışında
konumlanmakta, piyasaya sunulmasına ilişkin onay prosedürleri de beşeri ilaçların
ruhsatlandırma prosedüründen ayrışmaktadır.
(10) Yukarıda alıntılanan tanımdan da görüleceği üzere oldukça farklı içeriklere sahip
ürünler “Takviye edici gıdalar” tanımı altında yer almaktadır. Tedarikçi firmaların ürün
portföylerinde de B-12 vitaminleri, magnezyum içeren ürünler, D vitamini içeren
ürünler, balık yağı kapsülleri gibi oldukça farklı ürünler yer almaktadır. Dolayısıyla
gıda takviyesi ürünlerinin içerikleri nedeniyle farklılaşan kullanım amaçları pazarın
daha dar tanımlanmasına imkan verebilecek niteliktedir.
(11) Öte yandan önaraştırma kapsamında elde edilen belgelerlerden bir kısmı BAYER
ürünlerinin boykot edilmesine ilişkindir. BAYER ürün portföyü içerisinde ise beşeri
ilaçların yanı sıra multivitaminler ve dermakozmetik ürünler yer almaktadır.
Dolayısıyla BAYER ürün portföyü içerisinde yer alan bu ürünler bakımından da ilgili
ürün pazarı ayrı ayrı tanımlanabilecektir.
(12) Bununla birlikte dosya kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmeyecek olması
nedeniyle kesin bir ürün pazarı tanımı yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(13) TEB’in dosya konusu uygulamaları ülke genelindeki eczane davranışları üzerinde
etkili olmakta ve bu kapsamda coğrafi pazar tanımını etkileyecek bölgesel nitelikte
farklılıklar bulunmamaktadır. Bu sebeple ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak kabul
edilmiştir.
I.3. İnceleme ve Değerlendirme
(14) Rekabet hukuku uygulamasında teşebbüslerin ticari nitelikteki kararlarını
rakiplerinden bağımsız bir şekilde belirlemeleri esastır. Zira 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların
piyasa dışında belirlenmesi” rekabeti sınırlayıcı haller arasında sayılmıştır. Ayrıca
“mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” ve “... piyasada
faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına
çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” de yine bu örnek haller
arasında bulunmaktadır.
(15) Şikayet başvurusunda bazı firmaların İEO tarafından “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformu
takipçilerinin indirimli ürün aldıkları üç eczaneye gıda takviye ürünlerini vermemeleri
konusunda uyarıldığı, İEO’nun bu konuda firmalara baskı yaptığı, İEO’nun
12.09.2018 tarihinde söz konusu firmalarla toplantı yaptığı ve firmaların boykot
tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, sonuç olarak firmaların bu baskılar karşısında
boykota boyun eğdikleri belirtilmiştir. 14.09.2018 tarihinde de İEO web sitesinde söz
konusu üç firmanın işbu dosya kapsamındaki şikayette sözü edilen uygulamaya son
verdiklerini belirten yazıları yayımlanmıştır1. Yine başvuru kapsamında bir Whatsapp
yazışmasına ilişkin ekran görüntüsü paylaşılarak İEO Başkanına ait olduğu iddia
edilen yazışmada “Oda olarak mücadele yöntemi belirlenene kadar şimdilik sadece
sipariş vermeyerek tepki oluşturalım. Odamız Teb ile görüşmeleri devam etmekte
1 Erişim tarihi: 17.07.2019
Aynı yazılar şikayet başvurusunda, İEO’da yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerde ve
firmalardan gelen cevabi yazılar içerisinde de yer almaktadır.
19-40/643-271
5/6
daha sonrası için ayrıntılı bilgilendirme gelecektir.” ifadelerinin kullanıldığı
görülmektedir.
(16) Bu çerçeve dahilinde gerek gıda takviyesi ürünü tedariki faaliyetinde bazı firmalara
yönelik boykot tehdidi iddiasının gerekse BAYER’e yönelik davranışların 08.07.2010
tarih ve 10-49/912-321 sayılı Kurul kararında da sözü edilen “kollektif boykot”
kavramı çerçevesinde incelenebileceği değerlendirilmektedir. Kollektif boykot birden
fazla teşebbüsün birlikte hareket ederek bir ya da birden fazla müşteri, sağlayıcı ya
da rakiple anlaşma yapmayı reddetmesini ifade etmektedir. Böyle bir boykotun amacı
“sorun çıkaran” bir müşteri, sağlayıcı ya da rakibin cezalandırılması ya da bunların
belirli bir davranışta bulunmaya zorlanması olabilmektedir.
(17) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve bulgular çerçevesinde tedarikçi firmaların
boykot edilmesine yönelik uygulamaların merkezinde TEB’in bulunduğu
değerlendirilmektedir. Nitekim başvuruda gıda takviyesi ürün tedarikçilerine ilişkin
boykot iddiasına yönelik Whatsapp ekran görüntüsünde İEO Başkanı tarafından “Oda
olarak mücadele yöntemi belirlenene kadar şimdilik sadece sipariş vermeyerek tepki
oluşturalım. Odamız Teb ile görüşmeleri devam etmekte daha sonrası için ayrıntılı
bilgilendirme gelecektir.” ifadelerinin kullanıldığı bilgisi paylaşılmıştır.
(18) Öte yandan BAYER’in, bazı ürünlerini eczane dışı kanallardan da satışa sunma
kararını, yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte öncelikle TEB ile paylaşmak istediği
anlaşılmaktadır. Ardından kısa sayılabilecek bir süre içerisinde de TEB tarafından
BAYER’e ithafen bir uyarı yazısının TEB’in web sitesinde yayımlandığı görülmektedir.
Sonrasında yine BAYER ve TEB arasında konuya ilişkin yazışmaların devam ettiği
anlaşılmaktadır. TEB’in söz konusu yazısının, orijinal haliyle, bazı eczacı odalarının
web sitelerinde de yayımlandığı görülmüştür.
(19) Kurulun TEB ve bağlı ecza odalarının boykot niteliğindeki davranışları nedeniyle
aldığı 08.07.2010 tarih ve 10-49/912-321 sayılı kararında da ecza odalarının ayrı ayrı
söz konusu eylemlere katıldıkları, internet siteleri aracılığıyla boykotun duyurulduğu
tespitleri bulunmakla beraber soruşturmanın TEB’e karşı açıldığı görülmektedir.
(20) Sonuç olarak boykot kararının TEB bünyesinde alındığı ve bağlı ecza odalarının
uygulamalarının bu çerçevede şekillendiği göz önüne alındığında bu konuda İEO
hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Diğer yandan
halihazırda dosya kapsamında elde edilen bilgi ve bulgular ışığında; TEB’in 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespit edilebilmesi için 24.07.2019
tarih, 19-26/390-M sayıyla TEB hakkında soruşturma açılmış bulunmaktadır.
Şikayete konu diğer kısım davranışların da mevzuattan2 kaynaklanan yetkiye
dayanarak gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.
(21) Kuruma yapılan başvuruda son olarak 4054 sayılı Kanunun 9. maddesinin dördüncü
fıkrası gereğince geçici tedbir talep edilmiş ise de dosya kapsamında ulaşılan
belgelerden anılan maddede varlığı aranan “ciddi ve telafi olunamayacak zararların
ortaya çıkma ihtimalinin” mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan dosya
konusu eylemlere maruz kalmış olma ihtimali olan teşebbüslerin Kuruma intikal eden
cevabi yazılarında da bu yönde bir hususa değinilmemiştir.
2 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun, Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü, 6643 sayılı
Kanun, Danıştay 13. Dairesinin E: 2007/2748, K: 2010/8 sayılı; E: 2007/13980, K:2010/7119 sayılı; E:
2016/1810, K: 2017/1575 sayılı kararları ve İDDK’nın E: 2010/1709, K: 2013/638 sayılı kararlar.
19-40/643-271
6/6
J. SONUÇ
(22) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca İstanbul Eczacı Odası hakkında soruşturma açılmamasına,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy