REKABET KURUMU BAŞKANLIĞINDAN,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-3-071 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 21-01/19-9
Karar Tarihi : 07.01.2021
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: E. Cenk GÜLERGÜN, Mehmet GERÇEK, Ömer Volkan YAZAR,
Muhammed Ali BEKTEMUR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Ahmet Okan ÇAĞLAR
İskele Mah. 330 Sok. No:6 Datça/Muğla
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : - Türk Eczacıları Birliği
Temsilcisi: Av. Seniha ERBAŞ BALCI
Mustafa Kemal Mah. 2147. Sok. No:3 06510 Çankaya/Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Türk Eczacıları Birliğinin bazı eczacılar ve sağlayıcılara
yönelik çeşitli uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği
iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Başvuru sahibinin "Sağlıklı Yaşıyoruz” isimli sosyal medya platformunun kurucusu
olduğu,
- Söz konusu platform üzerinden kendi kilo verme ve sağlıklı yaşam tecrübelerini ve
bu konuda edindiği bilgileri takipçileri ile paylaştığı,
- Bazı eczaneler ile anlaşarak takipçilerinin gıda takviyesi ürünlerini (D vitamini, B 12
vitamini, K2 vitamini, Omega3, Ubiquinol, Magnezyum) piyasadaki fiyatlardan daha
uygun fiyata alabilmesini sağladığı ve bu uygulamadan kendilerinin hiçbir ticari
kazanç elde etmedikleri,
- Bu durumu fark etmeleri sonucunda diğer eczanelerin indirimli ürün satan
eczaneleri İstanbul Eczacı Odası'na (İEO) şikayet ettikleri, bunun üzerine İEO'nun
takviye gıdaların üretici firmaları ile iletişime geçerek söz konusu eczanelere
indirimli ürün vermemeleri yönünde boykot tehdidi ile birlikte baskı yaptığı ve bunun
sonucunda üretici iki firmanın kendisine bundan sonra söz konusu eczanelere
indirimli ürün veremeyeceklerini ve "Sağlıklı Yaşıyoruz” platformunda kendi
ürünlerinin reklamının yapılmasını istemediklerini belirten yazı gönderdiği,
- İEO'nun resmi sayfasından, söz konusu takviye gıda ürünlerinin üreticileri ile
iletişime geçildiği ve üç eczaneye yapılan yönlendirmeden rahatsızlık
duyulduğunun belirtildiği, bunun sonucunda artık indirimli ürün satışının
yapılmayacağı bilgilerini içeren bir yazı yayınladığı,
- Bu gelişmeler sonucunda tüketicilerin indirimli ürün almalarının önüne geçildiği ve
İEO'nun bu uygulamasının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
(4054 sayılı Kanun) kapsamında bir ihlal niteliği taşıdığı,
21-01/19-9
2/35
- Gerek tüketicilerin gerekse eczanelerin mağduriyetlerinin önlenmesi için anılan
Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında ihlale son verilmesi için geçici tedbir alınması
gerektiği
ifade edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 24.09.2018 tarih ve 6853
sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan 08.10.2018 tarih ve 2018-3-71/İİ sayılı İlk
İnceleme Raporu Kurulun 17.10.2018 tarihli toplantısında görüşülerek, 18-39/629-M sayı
ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Önaraştırma sürecinde; Türk Eczacıları Birliği (TEB) ve İEO’da yerinde incelemelerde
bulunulmuştur. Ayrıca Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret A.Ş. (ORZAKS), TAB İlaç
Sanayi A.Ş. (TAB), Sifar İlaçları Ticaret ve Sanayi A.Ş.’den (SİFAR) bilgi talebinde
bulunulmuş; teşebbüsler tarafından gönderilen cevabi yazılar sırasıyla 08.07.2019 tarih,
4500 sayı, 01.07.2019 tarih, 4320 sayı ve 03.07.2019 tarih, 4375 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Şikayet dilekçesinde bahsi geçen (…..) ve (…..)’tan da bilgi ve
belge talebinde bulunulmuş, cevabi yazılar sırasıyla 03.07.2019 tarih, 4373 sayı,
05.07.2019 tarih, 4459 sayı ve 05.07.2019 tarih, 4426 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Dosya kapsamındaki bulgular çerçevesinde Bayer Türk Kimya Sanayi Ltd.
Şti.’den (BAYER) talep edilen bilgilere yönelik gönderilen cevabi yazı ise 09.07.2019 tarih
ve 4525 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(5) Diğer yandan, önaraştırma aşamasında TEB’de gerçekleştirilen yerinde inceleme
esnasında bir kısım belgelerin suretlerinin alınmasına TEB yetkilileri tarafından izin
verilmemiştir. Bunun üzerine söz konusu belgeler “Rk.Belgeler.rar” isimli klasörde hash
değerinin hesaplanması suretiyle teşebbüs bilgisayarında bırakılmıştır. Ardından ilgili
belgenin suretinin alınması için nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine başvuru yapılmış, ancak
söz konusu başvuru somut, makul şüpheyi gerektirici sebep gösterilmediği gerekçesi ile
reddedilmiştir.
(6) Yerinde inceleme esnasında yaşanan sürece ve bahsi geçen belgelerin temin
edilememesine ilişkin olarak 26.06.2019 tarihli ve 2018-3-71/BN-01 sayılı Bilgi Notu
hazırlanmış, söz konusu Bilgi Notu Kurulun 07.11.2019 tarihli toplantısında görüşülerek
19-38/583-249 sayılı karar ile TEB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16 ve 17. maddeleri
çerçevesinde idari para cezası tesis edilmiştir 1. Söz konusu kararda özetle;
- TEB’in yerinde incelemeyi engellediği, bu nedenle anılan teşebbüs birliğine 4054
sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca idari para
cezası tesis edilmesine,
- Ayrıca yerinde incelemenin engellenmesi nedeniyle 18.06.2019 gününü takip
eden 19.06.2019 gününden başlamak ve söz konusu engellemeyi sona erdirecek
yazılı davetinin Rekabet Kurumu kayıtlarına girmesine kadar yürütülmek üzere her
gün için, 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca
idari para cezası verilmesine
hükmedilmiştir2.
1 Önaraştırma sürecinde yerinde incelemede temin edilemeyen belgelerin gönderilmesi gerektiği hususu
27.06.2019 tarih ve 7498 sayılı yazı ile teşebbüs birliğine iletilmiştir.
2 Anılan Kurul kararı teşebbüse 08.11.2019 tarih ve 12738 sayılı karar ile tebliğ edilmiştir. Söz konusu
karara karşı TEB tarafından Ankara 15. İdare Mahkemesinde 2020/46 Esas sayılı açılan davada mahkeme
06.02.2020 tarihinde yürütmenin durdurulmasına hükmetmiştir. Ankara 15. İdare Mahkemesinin ilgili
kararına karşı yapılan itiraz başvurusu Ankara BİM 8. İdari Dava Dairesinin 27.02.2020 tarih ve 2020/151
E. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
21-01/19-9
3/35
(7) Devam eden süreçte 19-38/583-249 sayılı Kurul kararında sözü edilen “yazılı davet” TEB
tarafından gönderilmemiştir. Öte yandan, 19.06.2020 tarih ve 2020/3675 D. iş sayılı
Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği kararında;
1. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin almış olduğu 24.02.2020 tarih ve 2020/903-
2020/1892 sayılı kararlar uyarınca 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 20.06.2019 tarih ve
2019/4881 D.iş sayılı kararın kaldırılmasına,
2. Bununla birlikte yerinde inceleme sonucunda verilmediği belirtilen
“Rk.Belgeler.rar” isimli dosyanın yerinde incelenmesine izin verilmesine…”
hükmedilmiştir.
(8) İlgili karar üzerine 01.07.2020 tarihinde TEB’de yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Söz
konusu yerinde incelemede “Rk.Belgeler.rar” isimli belgenin TEB’in bilgisayarında
mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
(9) Diğer taraftan, önaraştırma kapsamında TEB’den dosya konusu ile ilgili 28.06.2019 tarih
ve 7574 sayılı yazı ile bilgi istenmiştir. Anılan bilgi talebinin süresi3 içinde yanıtlanmaması
üzerine hazırlanan 31.07.2019 tarih ve 2018-3-71/BN-02 sayılı Bilgi Notu, Kurulun
07.11.2019 tarihli toplantısında görüşülerek 19-38/582-248 sayılı karar ile TEB hakkında
4054 sayılı Kanun’un 16 ve 17. maddeleri çerçevesinde idari para cezası tesis edilmiştir.
(10) Yürütülen önaraştırma neticesinde hazırlanan 16.07.2019 tarih ve 2018-3-71/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu, 24.07.2019 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek 19-26/380-M
sayı ile TEB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine
yönelik olarak soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(11) Soruşturma bildirimi 01.08.2019 tarih ve 9201 sayılı yazı ile yapılmış olup, TEB’in birinci
yazılı savunması 06.09.2019 tarih ve 5900 sayı ile yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
(12) 11.12.2019 tarih ve 2018-3-071BN-03 sayılı Bilgi Notu ile soruşturma süresinin altı ay
uzatılması talep edilmiş, Kurul 19.12.2019 tarih ve 19-45/755-M sayılı kararı ile
soruşturma süresinin altı ay uzatılmasına karar vermiştir.
(13) Soruşturma konusu eylemlerin etkilerinin araştırılması amacıyla bazı firmalardan ve
eczacılardan4 satış verileri ve diğer bazı bilgiler 04.05.2020 tarih ve 5948, 5962, 5958
sayılı yazılar ve 07.05.2020 tarih ve 6084, 6085 sayılı yazılar ile talep edilmiştir. Sözü
edilen bilgi isteme yazılarına yönelik cevabi yazılar ise; 08.05.2020 tarih 4287 sayı,
12.05.2020 tarih 4445 ve 4447 sayı, 13.05.2020 tarih 4479 ve 4483 sayı, 14.05.2020
tarih 4510 sayı, 15.05.2020 tarih 4544 sayı, 20.05.2020 tarih 4641, 4680, 4684 ve 4732
sayı, 27.05.2020 tarih 4843, 4863 ve 4885 sayı, 29.05.2020 tarih 4972 ve 4973 sayı,
04.06.2020 tarih ve 5264 sayı, 05.06.2020 tarih ve 5319 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(14) Ayrıca, soruşturma sürecinde TEB’in boykota ilişkin karar ve eylemlerinin
değerlendirilmesi amacıyla, BAYER ürünlerine ilişkin olarak ecza depolarından bilgi
3 Teşebbüs birliğine yanıtların gönderilmesi için 05.07.2019 tarihi mesai saati sonuna kadar süre verilmiştir.
Teşebbüs birliği tarafından 05.07.2019 tarih ve 4458 sayı ile gönderilen yanıtta, cevapların TEB Merkez
Heyetinin 11.07.2019 tarihli toplantısında ele alınacağı ve bilahare gönderileceği bildirilmiştir. Teşebbüs
birliğinin nihai yanıtları ise Kurum kayıtlarına 26.07.2019 tarih ve 4930 sayı ile intikal etmiştir.
4 BAYER, ORZAKS, SİFAR, TAB, Ecz. Mehmet EFE, (…..), Omega Pharma Kişisel Bakım Ürünleri San.
ve Tic. Ltd. Şti., Nobel İlaç San. ve Tic. A.Ş., Solgar Vitamin ve Sağlık Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Natrol
Sağlık Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Bausch & Lomb Sağlık ve Optik Ürünleri Tic. A.Ş., Mikro-Gen İlaç Sanayi
ve Ticaret Ltd. Şti., IHealth Sağlık Ürünleri ve İlaç Sanayi Tic. A.Ş., Boehringer Ingelheim İlaç Ticaret A.Ş.,
BAYER, (…..).
21-01/19-9
4/35
talebinde bulunulmuştur5. Ecza depolarına, sözü edilen ürünlerde Ocak 2017-Aralık
2019 döneminde kutu bazında aylık satış ve iade miktarı bilgisi 18.06.2020 tarih ve 7847
sayı, 10.07.2020 tarih ve 9064 sayılı yazı ile sorulmuştur. Cevabi yazılar verilen süre
içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(15) Süresi içinde hazırlanan 23.07.2020 tarih ve 2018-3-71/SR-01 sayılı Soruşturma
Raporu, teşebbüs birliği tarafından 24.07.2020 tarihinde tebellüğ edilmiştir.
(16) TEB tarafından gönderilen 18.08.2020 tarih ve 8783 sayılı yazıda küresel çapta yaşanan
pandemi tedbirleri kapsamında personelin dönüşümlü çalışıyor olması ve Kurban
Bayramı tatilinin de cevap süresi içerisinde kalması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 45.
maddesi çerçevesinde ek süre talebinde bulunulmuştur. Kurulun 03.09.2020 tarihli
toplantısında, teşebbüs birliği talebi kabul edilerek, 20-40/551-M sayılı karar ile ikinci
yazılı savunma süresinin bitiminden itibaren 30 gün uzatılmasına karar verilmiş olup
TEB’in ikinci yazılı savunması6 22.09.2020 tarih ve 10116 sayı ile Kurum kayıtlarına
intikal etmiştir.
(17) İkinci yazılı savunmaya ilişkin olarak 06.10.2020 tarihli Ek Yazılı Görüş hazırlanmış olup,
bu kapsamda TEB tarafından Kuruma üçüncü yazılı savunma gönderilmemiştir.
(18) 4054 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca sözlü savunma toplantısı yapılması
hususunun görüşülmesi konusu 26.11.2020 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 20-
51/702-M sayı ile sözlü savunma toplantısının 30.12.2020 tarihinde yapılmasına karar
verilmiştir. Sözlü savunma toplantısı anılan tarihte çevrimiçi olarak gerçekleştirilmiştir.
(19) Yürütülen soruşturmaya ilişkin Rapor, Ek Görüş, toplanan deliller, yazılı, sözlü
savunmalar ve incelenen dosya muhteviyatına göre nihai karar tesis edilmiştir.
(20) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da,
- TEB’in sağlayıcı firmalara yönelik karar ve kolektif boykot niteliğindeki
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu,
- Anılan teşebbüs birliği karar ve uygulamalarının mezkur Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasında sayılan şartları karşılamaması nedeniyle aynı Kanun’un 4.
maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf olmadığı,
- Bu çerçevede TEB’e, Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ve beşinci
fıkrasında sayılan unsurlar dikkate alınarak idari para cezası verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraf: Türk Eczacıları Birliği (TEB)
(21) TEB; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun (6643 sayılı Kanun) 1. maddesine
göre, “Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel
kanunlarında üye olmayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle
ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla; eczacıların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun
5 Bilgi talebinde bulunulan ecza depoları; Selçuk Ecza Holding A.Ş., As Ecza Deposu Ticaret A.Ş., Bursa
Ecza Kooperatifi, Alliance Healthcare Yatırım Holding A.Ş., Ss. İstanbul Eczacılar Üretim Temin Dağıtım
Kooperatifi, Nevzat Ecza Deposu Tic. ve San. A.Ş.’dir. 2018 yılı verilerine göre bahsi geçen teşebbüsler
serbest eczane kanalına yönelik yapılan satışların yaklaşık (…..) gerçekleştirmektedir.
6 TEB tarafından 21.08.2020 tarih ve 8949 sayı ile Kurum kayıtlarına giren yazıda ise süre uzatımına
yönelik talep saklı tutularak savunma dilekçesi verilmiştir. Diğer taraftan ikinci yazılı savunma süresinin
03.09.2020 tarih ve 20-40/551-M sayılı Kurul kararı ile uzatıldığı da dikkate alınarak söz konusu
savunmada ileri sürülen hususlar ek görüş kapsamında değerlendirilmiştir.
21-01/19-9
5/35
olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde
dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlakını korumak
maksadıyla tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde” kurulmuş olup, TEB ile bağlı
eczacı odalarının görev ve yetkileri aynı Kanun’da belirlenmiştir.
(22) 6643 sayılı Kanun’un 2. maddesinde TEB’in organları; Merkez Heyeti, Yüksek Haysiyet
Divanı, Büyük Kongre ve Eczacı Odaları olarak belirlenmiştir. Eczacıların büyük
çoğunluğu pazarda hizmet sunumunda bulunan teşebbüslerin (eczanelerin veya ecza
depolarının) sahibi veya temsilcisi konumundadır. Buna bağlı olarak, eczacı odaları ve
bunların üst birliği olan TEB’in bünyesinde, teşebbüslerin iradesi temsil edilmektedir. Bu
çerçevede, geçmiş tarihli Kurul7 ve Danıştay kararlarında8 da tespit edildiği üzere; TEB
ve bağlı eczacı odaları 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs birliğidir.
I.2. İlgili Pazarlar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(23) Dosya kapsamında ileri sürülen iddiaların bir kısmı gıda takviyesi ürünleri ile ilgilidir.
Gıda takviyeleri; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
(5996 sayılı Kanun)’nda “Normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla, vitamin, mineral,
protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi, amino asit gibi besin öğelerinin veya bunların dışında
besleyici veya fizyolojik etkileri bulunan bitki, bitkisel ve hayvansal kaynaklı maddeler,
biyoaktif maddeler ve benzeri maddelerin konsantre veya ekstraktlarının tek başına veya
karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe
ve diğer benzeri sıvı veya toz formlarda hazırlanarak günlük alım dozu belirlenmiş
ürünler” olarak tanımlanmıştır.
(24) Bu tanım altına giren ürünlerin üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar
5996 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (Bakanlık)
tarafından belirlenmektedir. 5996 sayılı Kanun’un 28. maddesine dayanılarak çıkarılan
Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin
Yönetmelik’in 10(5). maddesi ise, gıda takviyelerinin üretimi, ithalatı ve piyasaya arzının
Bakanlık onayı ile mümkün olduğunu düzenlemektedir. İlgili düzenlemelerden görüleceği
üzere gıda takviyeleri beşeri ilaç tanımının dışında konumlanmakta, piyasaya
sunulmasına ilişkin onay prosedürleri de beşeri ilaçların ruhsatlandırma prosedüründen
ayrışmaktadır.
(25) Yukarıda alıntılanan tanımdan da görüleceği üzere oldukça farklı içeriklere sahip ürünler
“Takviye edici gıdalar” tanımı altında yer almaktadır. Tedarikçi firmaların ürün
portföylerinde de B-12 vitaminleri, magnezyum içeren ürünler, D vitamini içeren ürünler,
balık yağı kapsülleri gibi oldukça farklı ürünler yer almaktadır. Dolayısıyla gıda takviyesi
ürünlerinin içerikleri nedeniyle farklılaşan kullanım amaçları pazarın daha dar
tanımlanmasına imkan verebilecek niteliktedir.
(26) Öte yandan dosya kapsamında elde edilen belgelerlerden bir kısmı BAYER ürünlerinin
boykot edilmesine ilişkindir. BAYER’in ürün portföyü içerisinde ise beşeri ilaçların yanı
sıra multivitaminler ve dermokozmetik ürünler yer almaktadır. Dolayısıyla BAYER ürün
708.07.2010 tarih ve 10-49/912-321 sayılı, 05.08.2009 tarih ve 09-34/793-196 sayılı, 10.7.2007 tarih ve
07-58/674-233 sayılı, 02.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı, 30.12.2004 tarih ve 04-83/1179-299
sayılı, 20.02.2001 tarih ve 01-09/82-22 sayılı, 18.09.2000 tarih ve 00-35/393-220 sayılı Kurul kararları.
8 İDDK’nın 07.03.2018 tarih, 2015/2686 E. 2018/764 K. sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2014
tarih, 2010/4769 E. 2014/4294 K. sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2014 tarih 2010/4769 E.
2014/4294 K. sayılı kararı, Danıştay 10. Dairesinin 09.03.2004 tarih, 2001/4801 E. ve 2004/2386 K. sayılı
kararı.
21-01/19-9
6/35
portföyü içerisinde yer alan bu ürünler bakımından da ilgili ürün pazarı ayrı ayrı
tanımlanabilecektir.
(27) Bununla birlikte dosya kapsamında ulaşılacak sonucu değiştirmeyecek olması nedeniyle
kesin bir ürün pazarı tanımı yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(28) TEB’in dosya konusu uygulamaları ülke genelindeki eczane davranışları üzerinde etkili
olmakta ve bu kapsamda coğrafi pazar tanımını etkileyecek bölgesel nitelikte farklılıklar
bulunmamaktadır. Bu sebeple ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
(29) I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
I.3.1. İstanbul Eczacılar Odasında Gerçekleştirilen Yerinde İncelemede Elde Edilen
Belgeler
(30) 07.01.2019 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına gönderilen “Sağlıklı
Yaşıyoruz Sitesi(web mesaj)” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir9:
“Merhabalar, Sağlıklı yaşıyoruz sitesinin son zamnlarda kendisinin ürettirip sattığı ürün
görsellerinin altında yazan yazı birtek benim mi midemi bulandırıyor? Kendilerine
denetleyici ve düzenleyici rol üstleniyoruz diye yazıyorlar. Eczaneleri sağlık bakanlığı
ve resmi organlar denetler. Bunlar kim olduklarını sanıyorlar ve 27-28 bin kişinin
üstünde görüyorlar kendilerini. Bu tarz paylaşımları engellemeniz için herhangi bir
hukuki yolunuz varımdır? En kısa zamanda bu kepazeliğin son bulmasına ön ayak
olmamız rica ediyorum. (…..)”
(31) 02.09.2018 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına gönderilen “Sağlıklı
Yaşıyoruz?” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…Besin takviyelerinin eczanelerden alınması konusunun tartışmaya acık olmadığını
düşünenlerdenim. Fakat "Sağlıklı yasıyoruz” gibi internet ortamında copy paste ile
sözde bilgi paylasan bir sayfanın İzmir’de de bulunan bir eczaneyle nasıl internet
ortamında satıs yaptığını (reklam ve telefon kanalı ile) anlamış değilim. Normalde
eczanelerden alınan ürünlerin kredi kartına bölünmesi KHK ile yasaklanmış iken bu
eczanelerin taksit yapması nasıl yasal oluyor? Nasıl oluyorda eczanelerle ilgili
internette her türlü reklam yasak iken bu eczanelerin reklamları 3. kişiler tarafından
yapılıyor? Haksız rekabet ile ilgili bir girişiminiz olacak mı? Artan fiyatlar eczanelerin
ekonomik şartlarını iyice zorlaştırırken, bunun gibi herkesin gözü önündeki sayfalar,
densizce meslektaşlarını ateşe atıp kendinden başka hiç kimseyi düşünmeyen kişilere
herhalde odanızın bir kanuni yaptırımı olacaktır diye düşünmekteyim. Bir mühendis
olarak odaların bu gibi durumlar için kurulduğunu hatırlatmak isterim...”
(32) 03.08.2018 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına gönderilen “Sağlıklı
Yaşıyoruz” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“İEO başkan, Yönetim Kuruluma
Sağlıklı yaşıyoruz .com isimli internet hesabından bir tanesi izmirde .diğer ikisi
istanbulda olmak üzere 3 eczaneye hasta yönlendirilmekte olup bu eczaneler kargo
ile ürünleri %50 lere varan indirimlerle tüketiciye besin desteklerini taksitle
satmaktadır.Takipci anlamında ciddi bir kitlesi olduğu bilinen bu site dolayısı ile tüm
eczacıların satışını ciddi şekilde etkilemekte ve tüketicinin gözünde pahalı satan
eczane konumuna düşmekteyiz.Gereğinin yapılmasını saygılarımla rica ederim. (…..)”
9 Orijinal belgedeki yazım hataları aynen korunmuştur.
21-01/19-9
7/35
(33) 21.11.2017 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına “bilgi(web mesaj)” konulu
e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…
merhaba, şöyle bir instagram hesabıyla karşılaştım, iletinin altındaki telefon
numaraları 3 eczaneye ait. istanbul da (…..) eczanesi ve (…..) ecz. ve izmir de bir
direkt yönlendirme yapıyor eczanelere.bunla ilgili bir yaptırımınız olur mu
ya da neler yapılabilir.bilgilerinize.. iyi çalışmalar dilerim. …”
(34) 05.01.2018 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına “bilgi(web mesaj)” konulu
e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…Eczaneme gelen müşterilerim, saglikliyasiyoruzcom adında bir siteden bahsedip,
orda verilen aylık kod ile birkaç eczaneden, indirimli ya da bir alana bir bedava gibi
promosyonlarla besin desteklerinin satışı yapıldığını belirttiler. Ben de duyduklarımı
size iletmek istedim. …”
(35) 28.11.2017 tarihinde (…..) tarafından ieo@ hesabına “şikayet” konulu e-
postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…Instagramda bulunan saglikliyasıyoruz hesabından yapılan paylaşımlarda haftanın
belli günlerinde Internet üzerinden (…..) tarafından indirimli satis yapilmaktadir. Hesap
tarafından eczanenin telefon numarasi paylasılmakta hastalar telefonla kendisini
aradiginda kargoyla hastalara vitamin gönderimi yapmaktadir Ekte hastaların
paylastiklari yorumları kanit olarak sunmaktayim. Gereğinin yapilmasini istiyorum.
Şikayet dilekçemde kendisine kimliğimin paylasilmasinı istemiyorum, …”
(36) 09.10.2018 tarihinde (…..) tarafından ozlem.ozgur@ hesabına “Orzax (ocean)
ürünlerinin indirimli satılması hk.” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“Merhabalar ben (…..),
(…..) Yolda elinde orzax firmasının ürünleri ile dolu bir poşet taşıyan bayan gördüm.
Durdurup konuştum ürünleri 1 yıllık ihtiyacını karşılamak için aldığını durumunun iyi
olmadığını diğer eczanelerden ürünleri alamadığını sinirli bir şekilde anlattı. Bu satın
aldıklarını ise (…..) %20-%40 arasında bir indirimle saltığını ismini de
saglikliyasiyoruzcom isimli instagram hesabından öğrendiğini söyledi. Bayan tüm
eczacılara çok sinirli bu hesap sayesinde tüm eczacıların itibarı zedeleniyor. Ben yeni
eczacıyım açıkçası bu durum moralimi bozdu. (…..) firması hakkında şikayetçiyim
madem ürünlerini 1+1 verebiliyor böyle bir sistemin instagram sayfanın anlaşmalarımı
belirli eczanelerle yapabiliyor, öyleyse tüm eczanelere yapsın. Ve (…..) şu an şikayet
edildiğini bile bile sorunlu haliyle ve haksız cirosu ile eczanesini yüksek rakamlara
devretmeye çalışıyor. Bu konuyla ilgilenebilirseniz çok sevinirim.
Konu ile İlgili fotoğraflar ektedir.”
(37) “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformuna ait Instagram hesabındaki gönderilerin altında
paylaşılan ve tarih içermeyen yazı aşağıdaki şekildedir:
“…Saglikliyasiyoruzcom: Gıda takviyelerini İstanbul Anadolu yakasındaki
eczaneden Akbank kredi kartları ile peşin fiyatına 6 taksitle alabiliyoruz. İstanbul
Anadolu yakasındaki eczaneden sipariş vermek için (…..) veya (…..) numaralı
telefonları arayabilirsiniz. ■ Gıda takviyelerini İstanbul Avrupa yakasındaki eczaneden
İş Bankası kredi kartları ile peşin fiyatına 6 taksitle alabiliyoruz, İstanbul Avrupa
yakasındaki eczaneden sipariş vermek için (…..) numaralı telefonları arayabilirsiniz.
Her üç eczaneden de SY10 indirim koduyla sipariş verebilirsiniz, 100 TL üzeri
alışverişlerde kargo ücretsizdir, mail order ile sipariş verebilir veya kapıda ödeme
21-01/19-9
8/35
yapabilirsiniz. …”
(38) “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformunda eczacılara ait bilgiler İstanbul-Anadolu Yakası eczacı
telefon numarası, İstanbul Avrupa Yakası eczacı telefon numarası, İzmir eczacı telefon
numarası verilerek paylaşılmıştır.
(39) 26.01.2018 tarihinde (…..) ile İEO arasındaki tutanak altına alınan görüşmede aşağıdaki
hususlar yer almaktadır:
“…S:Sağlıklıyaşı sitenizde sizin telefonunuz var? (…..) ve (…..) eczanenizin
telefonlarımı?
C: Evet
S: Sizin eczaneniz mi burası?
C: Evet, benim hiçbir Internet sitem yok.
S; İndirimli alışveriş yapabileciğiniz yerlerde Avrupa yakası olarak sizin telefonunuz
var, bu reklam anlamına gelir?
C: Biz yapmıyoruz ki orada kullananlar yazmış.
S: telefonlarınız var sizin burada?
C: (…..), (…..) ve (…..) gıda takviyesi firmaları. Semt eczanesi burası. Gıda takviyesi
sorulan bir yer, bu firmalar da size destek oluruz dediler. İnternette ürünlerimizin
satılmasını istemiyoruz, eczane-üzerinden satılmasını istiyoruz. Dediler. Tamam
dedik. Onların da bu tür sitelerle bağlantıları var herhalde, Ben zaten bu şikayetten
sonra bu telefonları kaldırttım, başka telefonlar var. Şahsi telefonlarımızı koyduk.
S: 100 TL üzeri kargo ücretsiz deniyor
C: Gıda takviyesi reklamının yasak olduğu kanunda var mı?”
(40) 14.03.2018 tarihinde İEO tarafından (…..)’e gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki
gibidir:
“Haysiyet Divanı'nın 27 Şubat 2018 tarihli toplantısında 3 No.lu karan ile hakkınızda
vermiş olduğu karar ektedir…”
(41) Belgede bahsi geçen 27.02.2018 tarihli “3 No.lu karar” metninde ise aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“Hakkında, eczanesine yönlendirme yapıldığı iddiasıyla ilgili şikayet üzerine yapılan
çağrıya vermiş olduğu yazılı savunmasını değerlendiren…
…Ecz. (…..)'ün dosyası incelendiğinde; -saglikliyasi- sitesinde; yer alan
eczane bilgileriyle ilgili olarak bu durumun yanlış olduğunu bilmediğini bir daha
tekrarlamayacağını söylemiştir. Kurulumuz (…..)'ü sözlü olarak uyararak dosyasının
kaldırılmasına oy birliği ile karar vermiştir.”
(42) 21.09.2018 tarihinde (…..) ile İEO arasında geçen görüşme aşağıdaki gibidir:
“S: Ocak ayında aynı konuda işlem yapılmış ve Onur Kurulundan Sözlü olarak
uyarılmıştır, O görüşmede durumdan bilginiz olmadığını, siteden telefonlarınızın
kaldırıldığını beyan etmiştiniz,
C: Hiç İlgim yok benim, tamamen firmaların şeyi. Benim internetle hiç işim yok
…
S: Telefonlarımı siteden kaldırttım, telefonla gelen siparişleri karşılamıyorum
demenize rağmen sitede eczane İsmi olmadan yayınlanan telefon numaralarını
21-01/19-9
9/35
aradık, belirttiğiniz eski müşterilerinizden de değiliz, telefon (…..) eczanesi olarak
açıldı ve sipariş verdik, ürünler bize kargoyla gönderildi.
S: Nasıl bağlantı kurdunuz sağlıklı yaşıyoruz grubuyla?
C: Firma bağlantı kurdu. Geldiler burası yeni eczane dediler, aradılar, siz yeni yere
geçtiniz bu çevrede yaşlı hasta da çok, gıda takviyesine ihtiyaçları var dediler.
S: Hangi firmalar aradı sizi?
C: İşte bu 3 firma.
…”
(43) 06.12.2018 tarihinde İEO tarafından (…..)’e gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki
gibidir:
“Haysiyet Divanı'nın 5 Aralık 2018 tarihli toplantısında 1 No.Iu kararı ile hakkınızda
vermiş olduğu karar ektedir…”
(44) Belgede bahsi geçen 05.12.2018 tarihli “1 No.lu karar” metninde ise aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“(…..) 31 Ekim 2018 tarihindeki Onur Kurulumuz ile yaptığı görüşmede internet
üzerinden satış yaptığını kabul etmiştir. Şöyle ki; firmaların kendisini yanlış
yönlendirdiğini, takviye edici gıdaları internet üzerinden satabileceğine ikna ettiklerini
söylemiştir.
…
(…..)'le bu siparişten yaklaşık 6 ay önce 27 Şubat 2018 tarihinde eczanesine
yönlendirme yaptığı şikayetiyle ilgili olarak Onur Kurulumuza çağrılmış ve
görüşülmüştür. Kendisine Kurulumuz tarafından sözlü uyarı verilmiştir. Bu uyarıya
rağmen (…..) elindeki stokları bitirmek için internetten satışa devam ettiğini 31 Ekim
2018 tarihli Onur Kurulumuzdaki görüşmesinde beyan etmiştir.
Bütün bu bilgi, belge ve görüşmeleri değerlendiren Kurulumuz (…..)'ün 6197 sayılı
yasanın 24. maddesine aykırı davrandığını tespit etmiştir.
Bundan dolayı Kurulumuz, (…..)'ün 6643 sayılı yasanın 30. maddesi c bendine göre
Haysiyet Divanı ve Selahiyetleri uyarınca 15 gün sanat icrasından men ile
cezalandırılmasına oy birliği ile karar vermiştir.”
(45) 24.12.2018 tarihinde İEO tarafından TEB Yüksek Haysiyet Divanı Başkanlığına
gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“(…..) adresinde bulunan (…..)'nin sahip ve sorumlu müdürü (…..) hakkında İstanbul
Eczacı Odası Onur Kurulu 15 gün meslekten men cezası vermiş olup, bu karar
kendisine tebliğ edilmiştir.
(…..) bu karara Yüksek Haysiyet Divanı nezdinde itiraz etmiştir. Dosya itiraz ile birlikle
ekte yer almaktadır…”
(46) 12.04.2019 tarihinde gerçekleştirilen TEB Yüksek Haysiyet Divanı toplantısı kararında
yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“(…..) e ait dosyanın incelenmesinden adı geçen eczacıya, bağlı bulunduğu TEB
İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanınca, internet üzerinden sipariş - kargo yolu ile
satış nedeniyle 6643 sayılı yasanın 6643 / c maddesi uyarınca 15 gün süre ile sanat
icrasından men cezası verildiği anlaşılmakla gereği düşünüldü.
21-01/19-9
10/35
KARAR:
Dosyada bulunan bilgi, belge ve tutanaklardan isnad olunan eylemin gerçekleştirildiği
anlaşılmaktadır. Söz konusu eylem, 6643 ve 6197 sayılı yasalar İle bağlı
yönetmeliklere, Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün 1-2-8-11/1.maddelerine ve
kurumlarla imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olup meslek disiplinini
bozmakladır. Bu nedenle adı geçen eczacı hakkında 6643, sayılı yasanın 30 / c
maddesi uyarınca alman 15 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının suç
ile ceza arasındaki denklik gözetilerek 6643 sayılı yasanın 45.maddcsı uyarınca 7 gün
süre ile sanal icrasından men olarak tadilen kabul ve tasdik edilmesine oybirliği ile
karar verildi.”
(47) 19.01.2018 tarihinde (…..) ile İEO arasındaki tutanak altına alınan görüşmede şu
hususlar yer almıştır:
“S: Sağlıklıyaşı sizin siteniz mi?
C: Hayır. Karatay diyetini uygulamış gönüllülerin oluşturduğu bir site
…
S: İstanbul Avrupa ve Anadolu yakası her 3 eczandan sipariş verebilir, kapıda ödeme
yapabilir, 100 tl üzeri kargo ücretsizdir diyor doğru mu?
C: Evet
S: (…..) hanım adında birinin yazısı var, (…..) eczanesinde gittim , hem ürünlerimim
aldım hem de bilfgi aldım, indirim ladım şeklinde ifadesi var ?
C: Evet doğru sağolsun. İndirimli ürün, hepsi gıda takviyesi onların. Ben size bu
oluşumu anlatayım. Bu Karaty diyetini uygulayan gönüllüler kitap çıkarıp internet sitesi
açmışlar, şu an instagramda 300.000 takipçisi olan bir oluşum. Sadece gıda takviyesi
yok, yiyecek gıda gibi şeyler de var. Bunlar bu ürünlere daha ucuza ulşaabilecek
adresleri veriyorlar bu sitede. Ben diyet konusunda çok araştırma yapmış biriyim. 9
senedir aynı adreste eczanem var. Bnei bilen benim belirli dönemlerde gıda takviyesi
ürünlerinde indirimli satış yaptığımı bilir zaten. Orada bahsedilen benim eczanemden
alındığı söylenen ürünler Karatay diyetinde kullanılan ürünler. Orada (…..) eczanesine
gidin demiyor ki?
S: Bu Insertte sizin telefonlarınız verilmiş bu yönlendirme demektir. Bizim yasalarımız
gereği bu doğru değil
C: Bunların editörü benim eczanemi biliyor benim yaptığım ilaç danışmanlığını görüp
paylaşmak istedi. Ben bunları reklam olarak görmüyorum.
S: Mevzuatta indirimli ürün satmanın yasak olduğu, ayrıca telefonunuzun bu sitede
görünmesi reklama giriyor?
C: Bu mevzuatı bana gösterin o zaman.
S: Etik ve deontoloji tüzüğümüzde var bunlar.
C: Ben 6197’ye göre hareket ediyorum.”
(48) 28.02.2018 tarihinde İEO tarafından (…..)’e gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki
gibidir:
“Haysiyet Divanı’nın 20 Şubat 2018 tarihli toplantısında 7 No.lu karan ile hakkınızda
vermiş olduğu karar ektedir. “
(49) Belgede bahsi geçen 20 Şubat 2018 tarihli “7 No.lu karar” metninde ise aşağıdaki ifadeler
21-01/19-9
11/35
yer almaktadır:
“…(…..)'in dosyası incelendiğinde; -- sitesinde; gıda takviyelerini,
İstanbul Anadolu yakasındaki (…..) ve (…..) No.lu telefonlardan sipariş vererek,
Akbank kredi kartları ile peşin fiyatına 6 taksitle alabilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca SY10
indirim koduyla sipariş verebilecekleri, 100 TL üzeri alışverişlerde kargonun ücretsiz
olduğu, mail order veya kapıda ödeme seçeneklerinin bulunduğu belirtilmektedir. (…..)
Yönetim Kurulu ile yaptığı görüşmede bu telefon numaralarının eczanesine ait
olduğunu kabul etmiştir.
Bütün bunları değerlendiren Kurulumuz, (…..)'in 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler
Hakkında Kanun'un 3 Bölüm, 24.maddesine ve Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün
8. maddesine aykırı davrandığına karar vermiştir.
Bundan dolayı Kurulumuz, Ecz. (…..)'in 6643 sayılı yasanın 30.maddesine göre yazılı
olarak uyarılmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”
(50) 21.09.2018 tarihinde (…..) ile İEO arasındaki tutanak altına alınan görüşmede şu
hususlar yer almıştır:
“…S: Sağlıklı Yaşıyoruz sitesiyle indirim kampanyasına dahil olma süreci nasıl başladı
?
C: Grubu takip eden hastalar vardı. Bu hastalardan benim eczaneme gelenlerden
benim danışmanlık tarzımı beğenen hastalardan bir İkisi ve ailesi indirimli aldıkları
ürünler için bana gelip kendilerinin kalabalık bir grup olduklarını ben de aynı iskonto
oranını yaparsam beni tercih edeceklerini söylediler. Ben de kendi ticari koşullarımı
değerlendirip indirimimi yaptım. …”
(51) 22.10.2018 tarihinde İEO tarafından (…..)’e gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki
gibidir:
“Haysiyet Divanı'nın 11 Ekim 2018 tarihli toplantısında 4 No.lu kararı ile hakkınızda
vermiş olduğu karar ektedir. …”
(52) Belgede bahsi geçen 11.10.2018 tarihli “4 No.lu karar” metninde ise aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“…Onur Kurulumuz, (…..)’in dosyasını incelemiş, yazılı ve sözlü savunmalarını
değerlendirmiştir. Bu belgelere göre: saglikliyasi- adlı sitenin
paylaşımlarında bazı OTC ürünlerin görsellerinin allında, indirim kodlan kullanılarak
neredeyse yan fiyatına temin edebileceklerini belirttikleri telefon numaraları
paylaşılmıştır, İstanbul Anadolu yakası numaraları (…..) ve (…..) arandığında, (…..)
cevap vermiş, hatta telefonla verilen indirim kodlu ürün siparişleri de kargoyla
gönderilmiştir.
(…..), bir sosyal medya hesabı aracılığıyla ürün satışı yapmaktadır. Daha önce aynı
nedenle Kurulumuzdan yazılı uyarı cezası alan eczacımız aynı yöntemle satışına
devam etmiştir.
Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü'nün 8.maddesine göre "Eczacı, mesleğin şeref ve
haysiyetine aykırı olarak, açık veya gizli, herhangi bir şekilde hileli veya muvazaalı
anlaşmalarla veya hediye vermek yoluyla satış yapamaz; hekim veya herhangi bir
şahsı araç olarak kullanamaz, hastaların dilediği eczaneyi serbestçe seçmesine engel
olamaz." (…..) bir sosyal medya hesabı aracılığıyla, üstelik telefon numaralarım
kullandırarak reklamını yapmış ve; Deontoloji Tüzüğü'nün 9.maddesini ihlal etmiştir.
İndirimli ve hediyeli OTC ürünleri satışı yaparak haksız rekabete de sebep olmuştur.
Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 6.böİümü 43.maddesine göre
21-01/19-9
12/35
reçeteye tabi olan veya olmayan tüm beşerî ilaçların internet veya başka herhangi bir
elektronik ortamda satışı yapılamaz. Ancak (…..) uyarılmasına rağmen bu satışa aracı
olmaya devam etmiştir. Bütün bunları değerlendiren Onur Kurulumuz (…..)'in 6643
sayılı yasanın Haysiyet Divanı’nın Vazife ve Salahiyetleri uyarınca 30.maddesİnin (c)
bendine göre 180 gün sanat icrasından men ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar
vermiştir.”
(53) 05.11.2018 tarihinde İEO tarafından TEB Yüksek Haysiyet Divanı Başkanlığına
gönderilen yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…İlgi sayılı yazımızla (…..)'e ait Onur Kurulu dosyası tarafınıza gönderilmiştir.
(…..)'in dosyasına konulmak üzere Yüksek Haysiyet Divanına yapmış olduğu
05.11.2018 tarih 6591 sayılı gelen evrak kayıtlı dilekçesini ek olarak tarafınıza
gönderiyoruz. …”
(54) 29.11.2018 tarihinde gerçekleştirilen TEB Yüksek Haysiyet Divanı toplantısı kararında
yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“(…..)'e ait dosyanın incelenmesinden, adı geçen eczacıya bağlı bulunduğu TBB
İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanınca internet üzerinden satış ile haksız rekabet
yapılması nedeni ile 6643 sayılı yasanın 30/c maddesi uyarınca 180 gün sanat
icrasından men cezası verildiği anlaşılmakla gereği düşünüldü.
KARAR:
Dosyada bulunan bilgi, belge ve tutanaklardan eczacıya isnat olunan eylemin
gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu eylem Türk Eczacıları Deontoloji
Tüzüğünün 2-8-11-17 maddelerine,6197 sayılı yasanın 24.maddesine aykırılık teşkil
etmekte ve meslek disiplinini bozmaktadır. Bu nedenle adı geçen eczacı hakkında
tertip edilen 180 gün sanat icrasından men cezasının suç ile ceza arasındaki denklik
gözetilerek 6643 sayılı yasanın 45.maddesi uyarınca 7(yedi) gün sanat icrasından
men cezası olarak tadilen kabul ve tasdikine oybirliği ile karar verildi.”
(55) 13.09.2018 tarihinde (…..) yetkilisi (…..) tarafından İEO’ya gönderilen belgede aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Sayın (…..),
Bugünkü telefon görüşmemizde firmamıza ait ürünlerin sosyal medyada Sağlıklı
Yaşıyoruz isimli hesapta önerildiğinden duyduğunuz rahatsızlığı dile getirdiniz.
Üzülerek görmekteyiz ki halkı bilgilendirme amacıyla başlayan bu sosyal medya
hesabı artık daha ziyade indirim sitesi mantığında takip edilmektedir. Bu sosyal medya
hesabı tarafından belirlenen eczanelerde uygulanan indirim oranları diğer eczaneleri
zor durumda bırakmaktadır. Bu da bizi bugüne kadar birlikte yol aldığımız ve bugüne
gelmemizde büyük katkıları olan eczacılara karşı zor durumda bırakmaktadır.
1966 yılından beri Türk İlaç Sektörü’nde yer alan bu firma olarak tercihimiz
ürünlerimizin her zaman eczanelerden satılmasıdır. Prensip olarak her zaman
ülkemizdeki her eczaneye eşit mesafede olmaya özen gösterdik. Herhangi bir
eczanenin ürünlerimizi diğer eczanelerde satılamayacak noktaya gelecek kadar
indirim yapmasına hep karşı olduk.
Bundan dolayı artık bu sosyal medya hesapları tarafından belirlenen eczanelere
ürünlerimizin satışı için yönlendirme yapılmasına ve ürünlerimizin görsellerinin
kullanılarak söz konusu sosyal medya hesaplarında bu amaçlar için yer almasına izin
vermeyeceğiz.
21-01/19-9
13/35
Hedefimiz ülkemizin her eczanesinde sadece o eczanenin müşteri kitlesine
satılmasıdır.”
(56) (…..) Genel Müdürü (…..) tarafından İEO’ya gönderilen ve hangi tarihte yazıldığı tespit
edilemeyen belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İstanbul Eczacı Odası Başkanlığı’na
Bir sosyal medya platformu olan 'Sağlıklı Yaşıyoruz" üzerinden ürünlerimizin
önerildiğini ve bu platform takipçilerinin birkaç eczaneye yönlendirilerek bu eczaneler
üzerinden ürünlerimizin tedarik edildiği ile ilgili sizlerden gelen şikayetler üzerine
12.09.2019 tarihinde odanızda sizlerle bir toplantı gerçekleştirdik.
Toplantıda aldığımız karar gereği;
Söz konusu eczanelerin firmamızdan ürün tedariğinin engellendiğini ve "Sağlıklı
Yaşıyoruz" platformuna ürünlerimizle ilgili paylaşım yapmamaları konusunda yazılı
talebimizi belirttiğimizi paylaşmak İsteriz.
Kurucularından birinin eczacı olduğu bir firma olarak ilk günden beri sizlerle birlikte yol
almaktan ve sizlerle olan iş ortaklığımızdan büyük memnuniyet duyduğumuzu özellikle
ifade etmek isteriz.
Yüzde yüz yerli firma olan (…..)'a bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da
desteğinizin çok kıymetli olduğunu belirtir, sizlerle daha iyi bir çalışma ortamı
oluşturabilmek adına her zaman iş birliğine ve fikir alışverişine hazır olduğumuzu
paylaşmak isleriz.”
(57) (…..) yetkilisi (…..) tarafından İEO’ya gönderilen ve hangi tarihte yazıldığı tespit
edilemeyen belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyelerine;
12.09.2018 Tarihinde İstanbul Eczacı Ortasında Yönetim Kurulu ile yaptığımız
toplantıda Sağlıklı Yaşıyoruz Sosyal medya hesaplarında firmamıza ait ürünlerin yer
almasından duyulan rahatsızlık dile getirildi. Bu konuda oluşan rahatsızlığı gidermek
için Sağlıklı Yaşıyoruz sayfa yöneticisine e-mail ile “Görülen lüzum ürerine;
13.09.2018 tarihinden itibaren, Sağlıklı Yaşıyoruz (Saglikliyasiyoruzcom) Facebook ve
İnstagram sayfalarında firmamıza ait olan ürünlerin görsellerinin kullanılmamasını,
“gıda-takviyelerimiz” dosyasından çıkartılmasını ve duyuru yapılmamasını rica
ediyoruz." gönderildi. Bu tartışmaların içerisinde yer almak istemediğimiz belirtildi.
Eczacılar bizim iş ortağımız. (…..) Eczacı dostu bir firmadır. Biz ürünlerimizin sadece
eczane de ve Eczacı danışmanlığında tüketiciye verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu
sebeple ürünlerimizin eczane dışında satılacağı her alanda eczacılarımızla birlikle
mücadele edeceğimizi bilmenizi isteriz. Saygılarımla”
(58) 26.12.2018 tarihinde (…..) tarafından info@ ve ieo@ hesabına
gönderilen “Bayer Global Yöneticilerinin Dikkatine” konulu e-postada yer alan ifadeler
aşağıdaki gibidir:
“(…..) Yöneticilerinin dikkatine;
Türkiye'de bulunan 26.000 eczane eczacısından biriyim. Mesleğimi eczanenin birinci
basamak sağlık kuruluşu olduğunun bilinciyle, bilgilerimi güncelleyerek, hastalarımla
birebir iletişim kurarak sürdürüyorum.
(…..)nin "(…..)” ilacının değişik formlarını bir internet sitesi üzerinden satmak ve
eczane dışı bazı satış noktalarına dağıtmak üzere harekete geçmiş olduğunu
öğrenmiş bulunuyorum. Sürecin biz eczacılar ile (…..) Firması arasında uzun yıllardır
21-01/19-9
14/35
kurulmuş olan ilişkiyi zedeleyecek yönde ilerlediği anlaşılmaktadır. Firmanızın böyle
bir uygulama yoluna gitmesi ülkemizdeki eczacıların bir araya geldiği tüm mecralarda
ve sosyal medya da dahil tüm platformlarda geniş bir karşılık bulmaktadır.
(…..) ürünleri mevcut durumda serbest eczanelerden halka eczacı gözetiminde
verilmektedir. Ülkemizdeki sağlık uygulamaları, uygulama şekilleri ve yasal
düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde (…..) ürünlerinin güvenilir ve etkili
bulunmasının, hastalar tarafından tercih edilmesinin önemli bir sebebinin "bu ürünlerin
eczanelerde ve eczacılar kontrolünde öneriliyor olması” olduğu son derece açıktır.
Halkımızda 'internet üzerinden satılan sağlık ürünlerinin etkin ve güvenilir olmayacağı"
hatta "yüksek olasılıkla sahte olacağı” yönünde haklı bir kanı oluşmuş durumdadır.
(…..) Firması bu yolla halka ulaştırmayı seçtiği ürünlerde, ürünlerine dönük böyle bir
yargı ile mücadele etmek yolunu doğrudan seçmiş olacaktır Halkımızın eğilimi ilaç dışı
sağlık ürünlerini de eczanelerden eczacı danışmanlığında temin etmektir. Açıkça
görülmektedir ki, Türkiye temsilcinizin böylesi bir uygulama yoluna gitmesi;
eczacılarımızın Bayer Firması ile olan ilişkisini bir bütün olarak tekrar gözden
geçirmesine sebep olacaktır.
İlaç dışı kategorisinde dahi değerlendirilse, ülkemizdeki mevcut uygulama düzeninde,
sağlık ürünlerinin internet üzerinden satılmasının, halk sağlığı bakımından bir tehlike
oluşturacağını açıkça görmekteyim. Bu sebeple, firmanızın bu tavrını protesto
ediyorum. Köklü bir ilaç üreticisi olma iddiasındaki bir firma olarak adımlarınızı halk
sağlığını önceleyen bir bakış açısıyla atacağınızı umuyor, sizleri bu doğrultuda hareket
etmeye davet ediyorum.”
I.3.2. Türk Eczacıları Birliğinde Gerçekleştirilen Yerinde İncelemede Elde Edilen
Belgeler
(59) TEB (…..)’nın odasında yapılan incelemede alınan, TEB 41. Dönem Merkez Heyetinin;
26.09.2018 tarihli toplantı gündeminin yer aldığı belgede;
“1)Sadece eczaneden satılan ürünlerin eczane dışından satılması sürecinin
değerlendirilmesi…”
11.10.2018 tarihli toplantı gündeminin yer aldığı belgede;
“1)III. Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı (19 Eylül 2018) sonrasında, eczane
dışından satışı yapılan ürünlerle ilgili sürecin değerlendirilmesi…”
25.10.2018 tarihli toplantı gündeminin yer aldığı belgede (Belge-9/5):
“1)Eczane dışından satışı yapılan ürünlerle ilgili sürecin değerlendirilmesi …
3) Eczane dışında satışı yapılan ürünleri internete satan/temin eden eczanelerin
tespit edilmesi için bir birim kurulmasının ve bu konuda yürütülecek çalışmaların
görüşülmesi…”
08.11.2018 tarihli toplantı gündeminin yer aldığı belgede;
“…3)Eczane dışından satışı yapılan ürünlerle ilgili sürecin değerlendirilmesi …”
ifadeleri yer almaktadır.
(60) TEB (…..)’nın odasında yapılan incelemede alınan, “Merkezde Yürütülecek Çalışmalar”
konulu tarih içermeyen belgede yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
Deklarasyon hazırlanması ve net tavrımızın tüm eczacı kamuoyuna
duyurulması,
21-01/19-9
15/35
Firmayı eczacıların dâhil olduğu tüm kurumsal organizasyonlardan
çıkarmak,
Eşdeğer üreten firmalar ile hızlı şekilde görüşme yapmak
Merkez tarafından eşdeğer üretimi çalışmalarına başlanması,
Anne-bebek bakımında eczacı danışmanlığım ön plana çıkaran afiş
tasarımı, sosyal medyada paylaşılması ve eczanelere asılması
(anne-bebek bakımında eczacı danışmanlığı için yaygın pr),
Süreci her yönüyle takip etmek ve gerekli kararlan almak.
(61) TEB (…..)’nın odasında yapılan incelemede alınan, “Yapılacak Genel Müdahale” konulu,
içeriğinden 24.09.2018 tarihinden önce hazırlandığı tahmin edilen ve BAYER’i hedef
aldığı anlaşılan belgede yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
Firmaya alt tüm ürün ve işaretler teşhir alanlarından çıkartılacak
(afiş, stand vb. kaldırılacak)
Mümessil ziyaretleri kabul Edilmeyecek
Firmanın hiçbir ürünü tavsiye edilmeyecek
ÜRÜN BAZINDA MÜDAHALE
AVELOX, BENEXOL, MINOSET PLUS TABLET, RENNIE TABLET VE
RENNIEDUO SUSPANSİYON > VAROLANLAR İADE EDİLECEK, YENİ SİPARİŞ
VERİLMEYECEK, MUADİL VERİLECEK
(24 EYLÜL PAZARTESİ BAŞLANACAK SONUÇ ALINANA KADAR DEVAM
EDECEK)
BEPANTHOL+SUPRADYN+REDOXON > YENİ SİPARİŞ VERİLMEYECEK,
MUADİL VEYA ALTERNATİF ÜRÜN VERİLECEK
(24 EYLÜL PAZARTESİ BAŞLANACAK SONUÇ ALINANA KADAR DEVAM
EDECEK)
(62) 15.09.2018 tarihinde TEB Merkez Heyeti tarafından Bölge Eczacı Odası Yönetim Kurulu
Başkanlığına gönderilen, “41. Dönem Üçüncü Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı”
konulu yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…Sadece eczanelerde satılmakta olan ürünlerin eczane dışından satışlarının
değerlendirilmesi…”
(63) TEB (…..)’in bilgisayarından alınan, 12.12.2018 tarihinde (…..) tarafından (…..), (…..) ve
(…..) hesabına gönderilen “OTC ÜRÜNLERİ HK.” konulu e-postada yer alan ifadeler
aşağıdaki gibidir:
“(…..) Yöneticilerin in dikkatine;
Türkiye'de bulunan 26.000 eczane eczacısından biriyim. Mesleğimi eczanenin birinci
basamak sağlık kuruluşu olduğunun bilinciyle, bilgilerimi güncelleyerek, hastalarımla
birebir iletişim kurarak sürdürüyorum.
(…..)nin "(…..)” ilacının değişik formlarını bir internet sitesi üzerinden satmak ve
eczane dışı bazı satış noktalarına dağıtmak üzere harekete geçmiş olduğunu
öğrenmiş bulunuyorum.
… Halkımızın eğilimi ilaç dışı sağlık ürünlerini de eczanelerden eczacı
danışmanlığında temin etmektir. Açıkça görülmektedir ki, Türkiye temsilcinizin böylesi
bir uygulama yoluna gitmesi; eczacılarımızın (…..) Firması ile olan ilişkisini bir bütün
21-01/19-9
16/35
olarak tekrar gözden geçirmesine sebep olacaktır.
İlaç dışı kategorisinde dahi değerlendirilse, ülkemizdeki mevcut uygulama düzeninde,
sağlık ürünlerinin internet üzerinden satılmasının, halk sağlığı bakımından bir tehlike
oluşturacağını açıkça görmekteyim. Bu sebeple, firmanızın bu tavrını protesto
ediyorum. …”
(64) 13.08.2018 tarihinde (…..) tarafından TEB Merkez Heyeti Başkanlığına gönderilen, “İlgi:
24.07.2018 tarihli 005276 sayılı yazınız” konulu yazıda yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
“…
eczacılar tarafından sosyal medya ve Internet üzerinden meslek etiği ve deontolojik
kurallarımıza aykırı biçimde yapılan her türlü bilgilendirme, reklam ve tanıtım için
eczacı odaları işlem başlatıp cezalar uygulamaktadırlar.
Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti 24.07.2018 tarihli 005276 sayılı yazısıyla özellikle
ilaç dışı ürünler ve de dermokozmetik ürünler için reklam, tanıtım, bilgilendirme ve
internet satışına ilişkin yasal yükümlülüklerimizi ve cezai koşullarla İlgili uygulamaları
hatırlatmaktadır.
Yönetim kurulumuz değişik zamanlarda yaptığı incelemelerde konuya ilişkin
soruşturmalar açmış ve yasa gereği cezaî yaptırımlar uygulamış ve uygulamaya da
devam etmektedir. …”
(65) 10.12.2018 tarihinde (…..) tarafından teb@ hesabına gönderilen, “Sn. Başkan
(…..)’a iletilmesi dileğiyle ((…..))” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
"… (…..) firmasına uyguladığımız boykota tüm gücümle destek veriyorum. Bununla
ilgi oda başkanımla yaptığım görüşmede (…..) isimli ürünün eşdeğerinin TEB
tarafından yaptırılacağı, adının ve ambalaj tasarımının (…..) benzeyeceği söylendi, bu
konuda bugün Arman Başkan ile bir görüşme yaptım. Aynı kapsamda şahsi
görüşlerimi aşağıya yazıyorum..
…konunun tekrar değerlendirilmesinin menfaatimize olacağı kanaatindeyim, daha
önce servier eylemine mal fazlası ile destek veren sanovel ve ali raif firmaları
nedeniyle aradan yıllar geçmesine rağmen diamicron ilimizde hala az satılır durumda.
benzer bir satış grafiğinin (…..)in karşısına gelmesi durumunda ciddi bir geri adım
atacakları aşikardır…”
(66) 15.09.2018 tarihinde “(…..) ” adresinden tüm ecza
odalarına gönderilen e-postanın ekindeki yazının gündem başlıklarında eczane dışı
satışlara ilişkin başlık olduğu görülmektedir.
(67) 15.05.2018 tarihinde (…..) tarafından TEB Merkez Heyetine gönderilen, “https://
/ adlı site hk.” konulu e-postada yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:
İlgi: 27/04/2018 tarihli ve 3283 sayılı yazınız.
“İlgide kayıtlı yazınızda. Birliğiniz tarafından yapılan incelemelerde
adlı internet sitesinde "Supradyn AIİ Day Film Kaplı
Tablet ve Supradyn AH Day Efervesan Tablet, Pharmoton Kapsül ve Folacin
Kapsül" isimli ilaçların satışının yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Söz konusu ürünler İçin her ne kadar "İlaç" tanımı kullanılmış da olsa bu ürünler
Kurumumuzdan ruhsatlı/izinli ürünlerden değildir. Bilindiği üzere Beşerî Tıbbi
Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'te "beşeri tıbbi ürünlerin internet
dâhil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi
21-01/19-9
17/35
film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı
yapılamaz." hükmü yer almaktadır. Ancak yazınıza konu olan ürünlerin beşeri tıbbi
ürün olmayıp takviye edici gıda olması nedeniyle sağlık beyanı mevzuatına aykırılık
teşkil edilmediği sürece internet ortamı dâhil tüm mecralarda tanıtım ve/veya satışının
yapılabilmesi mümkündür.
Bu çerçevede ilgili internet sitesi sağlık beyanı mevzuatı çerçevesinde incelenmiş olup
sitede mevzuata aykırı sağlık beyanı ifadeleri ile ürün tanıtım ve/veya satışının
bulunmaması nedeniyle bu aşamada tarafımızca yapılacak herhangi bir işlem
bulunmamaktadır…”
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Eczanelere Yönelik Davranışlar Bakımından Tespit ve Değerlendirmeler
(68) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs “piyasada mal veya hizmet üreten
pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik
bakımından bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçeve itibarıyla
teşebbüslerin ticari faaliyetleri esnasında rakiplerinden bağımsız bir şekilde hareket
etmeleri beklenmektedir. Benzer şekilde teşebbüslerin özgür iradelerinin bir tezahürü
olarak ortaya çıkan; belirli dönemlerde indirim olanaklarının sunulması, tedarikçi firmalar
tarafından sunulan iskonto ve iskonto niteliğindeki imkanların müşteriler ile paylaşılması,
rekabet hukuku uygulaması bakımından arzu edilen teşebbüs davranışlarını
oluşturmaktadır.
(69) Bu çerçevede, geçmiş tarihli Kurul ve Danıştay kararlarında teşebbüs niteliğinde olduğu
tespit edilen10 eczanelerin de -ilgili mevzuatta düzenlenen kısıtlamalar dışında- piyasaya
sundukları ürünlerin fiyat, vade, iskonto, promosyon vb. ticari unsurlarda bağımsız
hareket etmeleri beklenmektedir.
(70) Mevcut dosya bakımından değerlendirildiğinde de rekabetçi davranışların tüketici lehine
sonuç doğurduğu açıktır. Şöyle ki; “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformu üzerinden işaret edilen
eczanelerin; tedarikçi firmaların kendilerine sunduğu yüksek iskonto oranlarını tüketiciye
yansıtabildikleri, belirli bir bedel üzerindeki alışverişlerde ise kargo imkanı sunarak
tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesini temin edebildikleri görülmektedir.
(71) Diğer taraftan eczaneler/eczacılar; kendilerine uygulanan mevzuat hükümleri nedeniyle
faaliyetlerini yürütürken bir takım sınırlamalara riayet etmekle yükümlüdürler. Yerinde
incelemelerde elde edilen e-postalarda da bu sınırlamalara atıf yapılarak İEO tarafından
işlem tesis edilmesinin talep edildiği görülmektedir. Bahsi geçen e-postalarda;
eczanelerin reklam yasağına tabi olmasına rağmen platform vasıtasıyla kimi eczanelerin
reklamlarının yapıldığı, platformun ciddi sayıda takipçisinin üç eczaneye yönlendirilmesi
nedeniyle diğer eczanelerin satışlarının önemli ölçüde etkilendiği, eczanelerde taksitle
satış yasağı bulunmasına rağmen bahsi geçen eczanelerin taksitle satış yaptıkları ileri
sürülmüştür.
(72) Bu noktada dosya konusu iddialarla ilgisi bulunan mevzuat hükümleri incelenmiştir. 6197
sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un (6197 sayılı Kanun) 24. maddesi
aşağıdaki gibidir:
“…İlaçların internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortamda satışı yapılamaz.
Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamaz.
Eczacılar, kendilerine reçete gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa
olsun, kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü şahıslar ile
10 Bkz. dn. 6-7.
21-01/19-9
18/35
açık veya gizli iş birliği yapamaz, simsar, kurye elemanı ve benzeri yönlendirici
personel bulunduramaz, reçete toplama veya yönlendirme yapamaz, bu yollarla gelen
reçeteleri kabul edemez.”
(73) İlgili hükümden görüldüğü üzere, 6197 sayılı Kanun eczacılara, internetten satış yasağı,
reklam yasağı ve aracı kullanma yasağı gibi kimi sınırlandırmalar getirmektedir. Benzer
düzenlemeler Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü’nde de (Deontoloji Tüzüğü) yer
almaktadır:
Madde 9: “…Eczacı, yazı veya sözle veya her ne şekilde ve suretle olursa olsun kendi
reklamını yapamaz; iş kağıtlarına ve faturalara reklam mahiyetinde ibareler koyamaz.”
Madde 8: “…Eczacı, mesleğin şeref ve haysiyetine aykırı olarak, açık veya gizli,
herhangi bir şekilde hileli veya muvazaalı anlaşmalarla veya hediye vermek yoluyla
satış yapamaz; hekim veya herhangi bir şahsı aracı olarak kullanamaz; hastanın
dilediği eczaneyi serbestçe seçmesine engel olamaz.”
Madde 18: “Tüzük hükümlerine aykırı hareket eden eczacılar hakkında 6643 sayılı
Türk Eczacıları Birliği Kanununa göre işlem yapılır.”
(74) Deontoloji Tüzüğü’nde, 6197 sayılı Kanun’a benzer şekilde reklam yasağı ve aracı
kullanma yasağına ilişkin düzenlemeler bulunmakta, bunlara aykırı hareket eden
eczacılar hakkında 6643 sayılı Kanun çerçevesinde işlem yapılacağı öngörülmektedir.
Anılan Kanun’un ilgili maddelerine ise aşağıda yer verilmektedir:
Madde 20: İdare heyetinin diğer vazifeleri şunlardır:
(b) : “… eczaneler ve müstahzarlar hakkında meslek adabına ve bu husustaki kanun
hükümlerine uymayacak şekilde reklam, ilan ve propaganda yapmalarını önlemek”
(m) : “…Eczacılık ile ilgili mevzuat hükümlerinin ve oda ve Birlikçe alınmış mesleki
kararların gerektiği şekilde uygulanıp uygulanmadığını belirlemek için, eczacıların
çalışmalarını ve iş yerlerini denetlemek…”
(Haysiyet Divanının vazife ve salahiyetleri) Madde 30: “…kendisine tevdi edilen azanın
meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hareketlerinin mahiyetine göre aşağıdaki
inzıbati cezaları verir:
…
(c) üç günden 180 güne kadar sanat icrasından men, …”
(75) Yukarıda alıntılanan mevzuat hükümlerinden görüldüğü üzere ecza odaları, reklam ve
aracı yasağını da içeren kurallara uymayan meslek mensupları hakkında yaptırım
uygulama yetkisine sahiptir.
(76) İEO tarafından yukarıda sözü edilen şikayetler üzerine savunmaları alınan (…..)’ün
sözlü, (…..)’in ise yazılı olarak uyarılmasına karar verilmiştir. (…..)’ün 27.02.2018
tarihinde alınan karara rağmen eylemlerine devam ettiği gerekçesiyle Haysiyet Divanı
tarafından bu kez 15 gün süreyle sanat icrasından men edildiği, benzer şekilde (…..)’in
de 20.02.2018 tarihinde alınan karara rağmen aynı yöntemle satışlarına devam ettiği
gerekçesiyle Haysiyet Divanı tarafından 180 gün sanat icrasından men edildiği
görülmektedir. (…..)’ün ve (…..) Haysiyet Divanı kararlarına11 karşı TEB Yüksek Haysiyet
Divanına itirazda bulunmuş ve itirazlar neticesinde suç ile ceza arasındaki denklik
gözetilerek bu cezalar yedi güne indirilmiştir.
(77) Bu noktada, TEB ve bağlı ecza odalarının, piyasadaki rekabet koşulları üzerinde olumsuz
11 TEB Kanunu 31. maddeye göre Ecza Odası Haysiyet Divanı kararlarına karşı, TEB merkez teşkilatının
bir uzvu olan Yüksek Haysiyet Divanına itiraz olanağı bulunmaktadır.
21-01/19-9
19/35
etkiler doğuran veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan uygulamaları hakkında
Kurumun işlem tesis etme yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin idari yargı kararlarına
değinilmesinde fayda görülmektedir.
(78) Danıştay 13. Dairesi, 05.01.2010 tarih ve 2007/2748 E., 2010/8K. sayılı kararında, TEB
ve bağlı eczacı odalarının ilaç satışlarında indirim oranını belirlemeye yönelik karar ve
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği tespitiyle alınan Kurul
kararını12 incelemiştir. Söz konusu Daire, TEB’in ilaç satışlarında indirim oranını
belirlemeye yönelik karar ve uygulamaların TEB’in görev alanını belirleyen 6643 sayılı
Kanun kapsamında olduğundan bahisle Kurul kararının iptaline karar vermiştir13. TEB’in
ilaç satışlarında indirim oranını belirlemeye yönelik uygulamalarının 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiğinin tespiti ile idari para cezasının
uygulandığı 10.07.2007 tarih ve 07-58/674-233 sayılı Kurul kararı da Danıştay 13.
Dairesinin 19.10.2010 tarih, 2007/13980 E. 2010/7119 sayılı kararı ile aynı gerekçe ile
iptal edilmiştir14.
(79) Sıralı dağıtım uygulamasına ilişkin olarak yapılan başvurular üzerine alınan 22.11.2012
tarih ve 12-59/1571-572 sayılı, 12.09.2013 tarih ve 13-52/736-308 sayılı, 19.02.2014
tarih ve 14-07/132-59 sayılı Kurul kararlarına ilişkin Danıştay kararlarında da şikayetler
hakkında herhangi bir işlem tesis edilmesine yer olmadığına dair değerlendirmelerde
bulunulmuştur. 19.02.2014 tarih ve 14-07/132-59 sayılı soruşturma açılmaması
yönündeki Kurul kararı, Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir15. İptal
yönündeki ilk derece mahkemesi kararı ise Danıştay 13. Dairesinin 22.05.2017 tarih,
2016/1810 E. ve 2017/1575 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. 13. Daire kararında, TEB’in
görev alanını belirleyen 6643 sayılı Kanun’a atıf yapılarak Kurumun 4054 sayılı Kanun
kapsamında inceleme yapmasının mümkün olmadığına hükmedilmiştir.
(80) Danıştay 13. Dairesinin ve İDDK’nin kararları; TEB’in 6643 sayılı Kanun kapsamındaki
uygulamaları hakkında Kurulun karar alma yetkisinin bulunmadığı, ilgili karar ve
eylemlerin hukuka uygunluğunun denetiminin idari yargıda açılacak bir iptal davası ile
yapılabileceği yönündedir.
(81) Yukarıda yer verilen Danıştay kararları çerçevesinde; TEB ve bağlı ecza odaları
tarafından kimi eczaneler hakkında sosyal medya hesapları üzerinden reklam yapılması
ve internet aracılığıyla yapılan satışlara aracılık edilmesi gibi gerekçelerle verilen kararlar
hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilemeyeceği
değerlendirilmektedir.
I.4.2. Tedarikçi Firmalara Yönelik Uygulamalar Bakımından Tespit ve
Değerlendirmeler
(82) Dosya kapsamında ayrıca, TEB ve bağlı ecza odalarının tedarikçi firmalara yönelik
davranışlarının 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediği değerlendirilmiştir. Daha önce
ifade edildiği üzere, rekabet hukuku uygulamasında teşebbüslerin ticari nitelikteki
kararlarını rakiplerinden bağımsız bir şekilde belirlemeleri esastır. Zira 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya
bunların piyasa dışında belirlenmesi” rekabeti sınırlayıcı haller arasında sayılmıştır.
12 02.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı Kurul kararı.
13 Danıştay’ın bozma kararına karşı Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulmuş olsa da Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulu (İDDK), 25.02.2013 tarih ve 2010/1709 E. 2013/638 K. sayılı karar ile Daire kararını
onamıştır.
14 Danıştay 13. Dairesinin kararını temyizen inceleyen İDDK, 2011/253 E. 2014/2304 K. sayılı dosyasında
Kurumun temyiz talebini 28.05.2014 tarihli kararı ile reddederek Daire kararını onamıştır. Bu karara karşı
yapılan karar düzeltme istemi de İDDK tarafından 10.06.2015 tarihinde reddedilmiştir.
15 19.11.2015 tarih, 2014/1622 E. ve 2015/1811 K. sayılı karar.
21-01/19-9
20/35
Ayrıca “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” ve “... piyasada faaliyet
gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut
piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” de yine bu örnek haller arasında bulunmaktadır.
(83) 08.07.2010 tarih ve 10-49/912-321 sayılı Kurul kararında da sözü edilen “kolektif boykot”
kavramı ise birden fazla teşebbüsün birlikte hareket ederek bir ya da birden fazla müşteri,
sağlayıcı ya da rakiple anlaşma yapmayı reddetmesini ifade etmektedir. Böyle bir
boykotun amacı “sorun çıkaran” bir müşteri, sağlayıcı ya da rakibin cezalandırılması ya
da bunların belirli bir davranışta bulunmaya zorlanması olabilmektedir. Bu çerçeve
dahilinde “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformu ile olan ilişkileri nedeniyle TAB, SİFAR,
ORZAKS’a; internet ortamında yapılan satışlar nedeniyle ise BAYER’e yönelen TEB
karar ve eylemleri, “kolektif boykot” kavramı çerçevesinde ele alınmıştır. Söz konusu
değerlendirmeye geçmeden önce “kolektif boykot” kavramı ve Kurumun yetki alanına
ilişkin Danıştay yaklaşımının ortaya konulması gerekmektedir.
(84) Eczanelere sunulan iskonto ve vade oranlarının azaltılması gerekçesi ile kimi ilaç üreticisi
firmaların boykot edilmesine yönelik karar ve uygulamalar nedeniyle alınan 08.07.2010
tarih ve 10-49/912-321 sayılı Kurul kararı açılan iptal davası sonucunda idari yargı
denetiminden geçerek kesinleşmiştir. İdari yargı süreci içerisinde Danıştay 13. Dairesinin
2010/4769 E. 2014/4294 K. ve 16.12.2014 tarihli kararı, İDDK’nın 2015/2686 E.
2018/764 K. sayılı dosyasında görüşülerek 07.03.2018 tarihinde onanmıştır.
(85) Danıştay 13. Dairesi bahsi geçen kararında; “Türk Eczacıları Birliği’nin ve bağlı eczacı
odalarının soruşturma konusu olan ‘eczanelerin alım koşullarını piyasa dışında
belirlemek’ amacıyla firmaların kollektif olarak boykot edilmesine yönelik karar ve
uygulamalarının 6643 sayılı Kanun’un 39. maddesinde yer alan herhangi bir görevinin
kapsamında olmadığı, dolayısıyla davacı Birliğin ve bağlı ecza odalarının söz konusu
karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabetin ihlali
sonucunu doğurup doğurmadığının incelenerek Rekabet Kurulunca bir işlem tesis
edilmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı…” ifadeleri ile Kurulun konuya
ilişkin karar alma yetkisi bulunduğuna hükmetmiştir.
(86) Danıştay 13. Dairesinin esasa ilişkin değerlendirmesinde ise “eczanelerin alım koşullarını
piyasa dışında belirlemek amacıyla firmaların kollektif olarak boykot edilmesine yönelik
davacı karar ve uygulamalarının…” 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında açık
bir ihlal teşkil ettiği vurgulanmaktadır.
(87) Sonuç olarak bir önceki bölümde ortaya konulan ve TEB’in 6643 sayılı Kanun
kapsamındaki uygulamaları hakkında Kurulun karar alma yetkisinin bulunmadığına
yönelik Danıştay yaklaşımının, tedarikçi firmaların boykot edilmesine yönelik eylemler
bakımından geçerli olmadığı değerlendirilmekte olup aşağıda ayrı başlıklar altında söz
konusu karar ve uygulamalar incelenmiştir.
I.4.2.1. SİFAR, TAB ve ORZAKS’a Yönelik Uygulamalar Bakımından Tespit ve
Değerlendirmeler
(88) Şikayet başvurusunda; SİFAR, TAB ve ORZAKS firmalarının İEO tarafından “Sağlıklı
Yaşıyoruz” platformu takipçilerinin indirimli ürün aldıkları üç eczaneye gıda takviye
ürünlerini vermemeleri konusunda uyarıldığı, İEO’nun bu konuda firmalara baskı yaptığı,
İEO’nun 12.09.2018 tarihinde söz konusu firmalarla toplantı yaptığı ve firmaların boykot
tehdidiyle karşı karşıya kaldığı ve sonuç olarak firmaların bu baskılar karşısında boykota
boyun eğmek zorunda kaldığı belirtilmiştir. 14.09.2018 tarihinde de İEO web sitesinde
söz konusu üç firmanın mevcut dosya kapsamındaki şikayette sözü edilen uygulamaya
21-01/19-9
21/35
son verdiklerini belirten yazıları yayımlanmıştır16. Yine başvuru kapsamında bir whatsapp
yazışmasına ilişkin ekran görüntüsü paylaşılarak İEO başkanına ait olduğu iddia edilen
yazışmada, “Oda olarak mücadele yöntemi belirlenene kadar şimdilik sadece sipariş
vermeyerek tepki oluşturalım. Odamız Teb ile görüşmeleri devam etmekte daha sonrası
için ayrıntılı bilgilendirme gelecektir.” ifadelerinin kullanıldığı görülmektedir.
(89) Soruşturma kapsamında SİFAR, TAB ve ORZAKS’tan temin edilen bilgilerden;
teşebbüslerin ürün portföylerinin tamamına yakınının17 gıda takviyesi ürünlerinden
oluştuğu, teşebbüslerin dağıtım ve satış kanallarının da benzerlik gösterdiği,
teşebbüslerin ürünlerinin neredeyse tamamının18 eczaneler aracılığıyla satıldığı
anlaşılmaktadır. Gıda takviyesi ürünleri satışları içerisinde eczane kanalının yüksek payı
ise TEB’i tedarikçi firmalar nezdinde önemli bir piyasa oyuncusu konumuna
getirmektedir.
(90) Şikayet dilekçesinde bahsi geçen “sipariş vermeyerek tepki oluşturalım” ifadesi üzerine
TAB, SİFAR ve ORZAKS’tan 2018 yılı satış verileri temin edilerek teşebbüslerin şikayette
sözü edilen dönemdeki satış performansları incelenmiştir. Aşağıda Grafik-1’de TAB,
SİFAR ve ORZAKS’ın 2018 yılı gıda takviyesi ürünleri satışları aylık bazda yer
almaktadır:
Grafik-1: TAB, SİFAR ve ORZAKS’ın Gıda Takviyesi Ürünleri 2018 Yılı Satışları (TL)
(…..TİCARİ SIR…..)
(91) Grafik-1’den görüldüğü üzere tedarikçi firma satışlarında ilgili dönemde (Eylül 2018)
boykot iddiasını destekler nitelikte bir kayıp tespit edilmemiştir. Bu durum tedarikçi
firmaların fiilen boykot edilmediği yönünde bir gösterge olarak kabul edilebilecektir.
Bununla birlikte aşağıda detaylı olarak yer verileceği üzere teşebbüslerin fiilen boykot
edilmesine gerek kalmaksızın disipline edildikleri görülmektedir.
(92) SİFAR tarafından gönderilen cevabi yazıda “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformunun işleyişi
üzerine İEO’nun bir tepkisi olduğu, bunun üzerine İEO ile e-posta aracılığıyla iletişime
geçildiği ifade edilmektedir. Bu kapsamda gönderilen; 13.09.2018 tarihli ilk e-postada:
“..bugün konuştuğumuz konu hakkındaki mektubumuz ektedir.” ifadeleri yer almakta, e-
postada sözü edilen ekteki belge içeriğinde ise “…Pek tabii ki çalıştığımız eczanelere
yaptıkları alımlara göre farklı avantajlar içeren satış şartları sunuyoruz. Ancak buradaki
amacımız kesinlikle avantajlı alım yapan eczanelerin fiyat kırarak başka eczanelerin
müşterilerini almaları değildir. …” ifadeleri yer almaktadır. SİFAR tarafından ertesi gün -
14.09.2018- gönderilen e-posta metninde ise “(…..), Umarım yazının bu seferki hali
istediğiniz gibi olmuştur.” ifadeleri yer almakta, e-posta ekindeki metinde ise önceki
metnin tadil edildiği görülmekte ve yukarıda alıntılanan ifadelerin yer almadığı göze
çarpmaktadır: “Prensip olarak her zaman ülkemizdeki her eczaneye eşit mesafede
16 Erişim tarihi: 18.05.2020
Aynı yazılar şikayet başvurusunda, İEO’da yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerde ve
firmalardan gelen cevabi yazılar içerisinde de yer almaktadır.
17 2018 yılı için; SİFAR, TAB ve ORZAKS’ın toplam satışları içindeki gıda takviyesi ürünlerinin payı
sırasıyla; (…..), (…..) ve (…..) olarak gerçekleşmiştir.
18 TAB, ürünlerinin (…..) eczaneler aracılığıyla satıldığını ifade etmektedir. ORZAKS’ın (…..) ecza depoları
olduğu (Belge-ORZAKS SR CEVAP), SİFAR’ın ise toplam satışlarının (…..)’ini ecza depolarına, (…..)’ünü
ise doğrudan eczanelere gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
21-01/19-9
22/35
olmaya özen gösterdik. Herhangi bir eczanenin, ürünlerimizi diğer eczanelerde
satılamayacak noktaya gelecek kadar indirim yapmasına hep karşı olduk. Bundan dolayı
artık bu sosyal medya hesapları tarafından belirlenen eczanelere ürünlerimizin satışı için
yönlendirme yapılmasına ve ürünlerimizin görsellerinin kullanılarak söz konusu sosyal
medya hesaplarında bu amaçlar için yer almasına izin vermeyeceğiz. Hedefimiz
ürünlerimizin ülkemizin her eczanesinde, sadece o eczanenin müşteri kitlesine
satılmasıdır.” Tadil edilen söz konusu belge yerinde inceleme esnasında İEO’da da elde
edilmiştir.
(93) SİFAR ve İEO odasındaki yazışmalarda başvuruda yer alan boykot iddiasını
destekleyecek nitelikte bir görüşme yapıldığı şüphesi ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki SİFAR
ile 13.09.2018 tarihinde bir telefon görüşmesi yapıldığı, bu görüşmede SİFAR’dan İEO’ya
hitaben bir yazı kaleme almasının istendiği, dahası bu metnin İEO tarafından yapılan
yönlendirme ile tadil edildiği “umarım yazının bu seferki hali istediğiniz gibi olmuştur.”
ifadesinden anlaşılmaktadır. Tadil sonrası metinden çıkarılan “… amacımız avantajlı alım
yapan eczanelerin fiyat kırarak başka eczanelerin müşteri almaları değildir.” ifadesinin
ise SİFAR ve İEO arasında gerçekleşen görüşme içeriğine dair fikir vermesi bakımından
önemli olduğu değerlendirilmektedir.
(94) Bir diğer tedarikçi firma ORZAKS tarafından gönderilen cevabi yazıda da 12.09.2018
tarihinde19 İEO ile bir toplantı yapıldığı bu toplantıda “söz konusu eczanelerin
şirketimizden ürün tedariğinin engelleneceği” ve “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformundaki
tanıtım faaliyetlerine son verileceği hususlarının İEO’ya bildirildiği ifade edilmiştir20.
(95) Soruşturma kapsamında şikayet dilekçesinde sözü edilen; (…..), (…..) ve (…..) 2018 yılı
Eylül ayı sonrasında tedarikçi firmalarla (TAB, SİFAR, ORZAKS) ticari ilişkilerinin
niteliğinde bir değişiklik olup olmadığı da sorgulanmıştır. (…..) tarafından gönderilen
cevabi yazıda firmalarla İEO arasında gerçekleşen tehdit içerikli toplantıların etkisi ile
önceki döneme kıyasen daha dezavantajlı ticari koşulların uygulandığı ifade edilmiştir.
(…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda 2018 yılı Eylül ayı itibarıyla ORZAKS ve TAB’ın
doğrudan ürün tedarikini sonlandırdıkları ifade edilmiştir. (…..)’nin gönderdiği cevabi
yazıda ise 2018 yılı Eylül ayı itibarıyla üç firmayla da ticari ilişkinin sonlandığı belirtilmiştir.
(96) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında SİFAR, TAB ve ORZAKS’ın “Sağlıklı Yaşıyoruz”
platformu ile olan ilişkileri nedeniyle yaptırım (boykot) tehdidi ile karşı karşıya olduğu İEO
ile yapılan yazışmalardan anlaşılmaktadır. Benzer şekilde tedarikçi firmaların daha önce
önemli miktarda satış gerçekleştiği noktalara doğrudan ürün tedarikini sonlandırmasının
da aynı çekince ile gerçekleştiği değerlendirilmektedir.
I.4.2.2. BAYER’e Yönelik Uygulamalar Bakımından Tespit ve Değerlendirmeler
(97) Yerinde incelemelerden elde edilen belgelerden eczanede satışı yapılan kimi ürün
gruplarının (gıda takviyesi ürünleri, dermokozmetikler vb.) aynı zamanda elektronik
ticaret siteleri üzerinden satılmasının TEB ve bağlı ecza odalarını rahatsız ettiği
görülmektedir21.
19 TAB tarafından gönderilen cevabi yazıda da 12.09.2018 tarihinde İEO’da konuya ilişkin bir toplantı
yapıldığı ifade edilmektedir.
20 İlgili belgeden ORZAKS tarafından; bahsi geçen eczanelere ürün tedarikinin kesileceğinin İEO’ya
bildirildiği anlaşılmakta olup daha önce önemli miktarda satış gerçekleştirilen satış noktasına ürün
tedarikinin kesilmesinin ise şikayet başvurusundaki boykot tehdidi iddialarını desteklediği
değerlendirilmektedir.
21 TEB’in takviye edici gıda ürünlerine ilişkin olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz
Kurumu (TİTCK) nezdinde de girişimde bulunduğu, TİTCK tarafından gönderilen yanıtta söz konusu
ürünlerin internet ortamında tanıtım veya satışının yapılmasında bir sakınca görülmediği anlaşılmaktadır.
21-01/19-9
23/35
(98) TEB’in internet sitesinde yayınlanan, “Bepanthol markalı ürünleriniz hakkında” konulu
metin içeriğinden, BAYER ürünlerinin elektronik ticaret sitelerinden satılmasından
duyulan rahatsızlığın dile getirildiği ve konuya ilişkin kurumsal tutumun 19.09.2018
tarihinde gerçekleştirilecek olan Başkanlar Danışma Kurulu toplantısında ele alınacağı
anlaşılmaktadır.
(99) Dosya kapsamında BAYER’den bilgi istemine karşılık gönderilen cevabi yazıda;
tüketicilerin Bepanthol markalı ürünlerin eczane dışındaki kanallardan da ulaşabilmeleri
amacıyla bu ürünlerin alternatif kanallardan satışı konusunda ticari bir karar alındığı, bu
şekilde Bepanthol Baby markalı ürünün de daha fazla anneye ulaşabilmesinin
amaçlandığı belirtilmektedir. Bu çerçevede Bepanthol markalı ürünleri eczanelerin yanı
sıra bebek mağazalarında da satışa sunulması hakkındaki kararın TEB ile paylaşılması
amacıyla TEB’den toplantı talep edildiği, 14.09.2018 tarihinde yapılan toplantı ile konu
hakkında bilgilendirme yapıldığı, bu toplantı akabinde TEB tarafından BAYER’e ithafen
hazırlanan bir yazının TEB resmi web sitesi üzerinden 17.09.2018 tarihinde yayımlandığı
ifade edilmektedir22.
(100) İlgili yazıda Bepanthol markalı ürünlerin çeşitli e-ticaret sitelerinde satıldığı hususunda
bilgi sahibi olunduğu, söz konusu ürünlerin bugünkü prestijini kazanmasında eczanelerin
önemli rol oynadığı, ürünlerin zaman içerisinde kozmetik ürün olarak internet üzerinden
satılmasının etik dışı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca yazının son kısmında şu ifadeler yer
almaktadır: “Önümüzdeki dönem firmanız ile Birliğimiz arasındaki kurumsal ilişkinin
sürdürülebilirliği noktasında konuyla ilgili yapacağımız duyuruları ve düzenlenecek
toplantıda alınacak kararları yakından takip etmenizin önemli olduğu hususunda
bilgilerinizi rica ederim.”
(101) TEB’in söz konusu yazısına binaen BAYER tarafından TEB’e 19.09.2018 tarihinde bir
yazı gönderilmiş ve yazıda Bepanthol markalı ürünlerin eczaneler dışındaki kanallarda
satışa sunulmasına yönelik kararı BAYER’in bağımsız bir ticari işletme olarak aldığı,
bunun kendi ürün stratejisi ile ilgili bir karar olduğu ve BAYER tarafından ilgili dağıtım
kanalları vasıtasıyla ürünlerin daha fazla tüketiciye ulaştırılması amacının güdüldüğü
belirtilmiştir.
(102) Devam eden süreçte TEB, resmi web sitesinde 20.09.2018 tarih ve “41. Dönem Merkez
Heyeti Üçüncü Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı Sonuç Deklarasyonu”23 başlıklı bir
açıklama yayımlamıştır. Söz konusu yazıda daha önceki 17.09.2018 tarihli yazıdakine
benzer değerlendirmelerde bulunulmakta, son olarak şu ifadelerle açıklama
sonlandırılmaktadır: “Bizler, etik dışı adımlar atanlara, halk sağlığını hiçe sayan
uygulamaları hayata geçirenlere, eczacı ve hasta yararı ne olacak diye sorduğumuzda
rekabet diyenlere karşı, hep BİRLİK’te ve ısrarla hastalarımızın, kamunun ve eczacının
yararına çalışmaya devam edeceğiz.”
(103) Öte yandan BAYER tarafından 19.09.2018 tarihli bir resmi yazı T.C. Sağlık Bakanlığına
gönderilmiş ve yazıda konu ile ilgili olarak o güne kadarki süreç hakkında bilgi verilmiştir.
Bakanlığın 05.10.2018 tarihli cevap yazısında BAYER’e ilaç ve tıbbi cihaz ürünlerinin
satış yerlerinin mevzuatla düzenlenmiş olduğu, bununla birlikte kozmetik ürünlerin satışı
konusunda böyle bir durumun söz konusu olmadığı bildirilmiştir.
(104) 05.12.2018 tarihinde İEO resmi web sitesinde ise “Bayer Global'e Gönderilecek E-Posta
22
Yaz%C4%B1-Hakk%C4%B1nda Erişim tarihi: 08.07.2020
23
%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C-BA%C5%9EKANLAR-DANI%C5%9EMA-KURULU-
TOPLANTISI-SONU%C3%87-DEKLARASYONU Erişim tarihi: 08.07.2020
21-01/19-9
24/35
Hakkında” başlıklı bir açıklama yayımlanmış ve açıklamada şu ifadelere yer verilmiştir24:
“Değerli Meslektaşlarımız; Bildiğiniz üzere Bayer Türkiye, Bepanthol isimli ürününün
eczane dışı bir kanaldan satışına dair karar almış bulunmaktadır. Bu kararın geri
alınması konusunda yetkili merciinin Bayer Global olması vesilesi ile 21 Eylül 2018
tarihli Seçimsiz Genel Kurulumuzda üyelerimizden gelen talep üzerine alınan genel
kurul kararı gereği Bayer Global'e durumu anlatan ve kararın iptalini istemek üzere
hazırladığımız e-posta aşağıdadır.
Bu metni eczane/eczacı adını belirterek ilgili firmaya iletmeniz önemlidir.
Firmanın e posta adresi: info@
CC'ye (bilgi) ieo@ adresini eklemeniz önemle rica olunur.
(...)”
(105) Açıklamanın altında örnek niteliğinde hazırlanan e-postaya yer verilmektedir. Söz
konusu e-postanın birçok eczacı tarafından yukarıda yer verilen e-posta adreslerine
gönderildiği anlaşılmaktadır.
(106) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, BAYER’in söz konusu ticari kararı sonrası TEB ile
birtakım toplantılar ve yazışmalar gerçekleştirdiği, TEB’in, BAYER ürünlerinin internet
üzerinden ve eczane haricinde bir mağaza zinciri üzerinden satışa sunma kararından
duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdiği, hatta konuya ilişkin olumsuz görüş,
değerlendirme ve uyarılarını web sitesi aracılığı ile kamuya açık bir şekilde ifade ettiği
anlaşılmaktadır.
(107) Yerinde incelemede elde edilen belgelerden, yukarıda yer verilen süreçle tutarlı bir
şekilde TEB bünyesinde de kararlar alındığı görülmektedir. TEB (…..)’in bilgisayarından
elde edilen, TEB tarafından bölge eczacı odası yönetim kurulu başkanlıklarına
gönderildiği anlaşılan, 41. Dönem Merkez Heyeti Üçüncü Başkanlar Danışma Kurulu
Toplantısı’na katılım davetini içeren, 15.09.2018 tarihli yazıda gündem başlığı altında şu
ifade yer almaktadır: “Sadece eczanelerde satılmakta olan ürünlerin eczane dışından
satışlarının değerlendirilmesi”. Yine TEB’de yapılan yerinde incelemede (…..)’nın
ofisinden elde edilen belgelerde 26.09.2018, 11.10.2018, 25.10.2018 ve 08.11.2018
tarihli “41. Dönem Merkez Heyeti” başlıklı toplantı notlarında “Eczane dışından satışı
yapılan ürünlerle ilgili sürecin değerlendirilmesi” şeklinde ifadelere rastlanmaktadır.
Önceki paragrafta aktarılan memnuniyetsizliğin söz konusu belgelerde bu şekilde ifade
bulduğu, toplantılarda BAYER ile ilgili yukarıda açıklanan sürecin de ele alındığı
anlaşılmaktadır. Nitekim TEB’in web sitesinde yayımlanan, 20.09.2018 tarihli “41.
Dönem Merkez Heyeti Üçüncü Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı Sonuç
Deklarasyonu25” ile TEB değerlendirmeleri kamuoyu ile paylaşılmıştır.
(108) (…..)’nın ofisinden elde edilen belgelerde, BAYER’e yönelik olarak “Merkezde
Yürütülecek Çalışmalar” başlığı altında genel olarak gerçekleştirilecek eylemler
maddeler halinde ifade edilmektedir. “Deklarasyon hazırlanması ve net tavrımızın tüm
eczacı kamuoyuna duyurulması” ifadesi yukarıda izah edilen süreç ile paralellik
göstermektedir. “Firmayı eczacıların dahil olduğu tüm kurumsal organizasyonlardan
çıkarmak, ... Süreci her yönüyle takip etmek ve gerekli kararları almak” şeklindeki
ifadelerle BAYER’e karşı alınacak tavrın genel çerçevesi net bir şekilde ortaya
konmaktadır. TEB ile BAYER arasında 21.02.2018 tarihinde imzalanmış olan “Kadın
24 Erişim tarihi: 09.07.2020
25
%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C-BA%C5%9EKANLAR-DANI%C5%9EMA-KURULU-
TOPLANTISI-SONU%C3%87-DEKLARASYONU Erişim tarihi: 08.07.2020
21-01/19-9
25/35
Sağlığı Akademi Programı” sözleşmesinin feshedilmesinin de bahsedilen yaklaşımın bir
sonucu olduğu değerlendirilmektedir.
(109) Yukarıda yer verilen belgenin devamında BAYER’e ve ürünlerine yönelik uygulanacak
müdahalenin ayrıntılarına yer verilmektedir. “Yapılacak Genel Müdahale” ve “Ürün
Bazında Müdahale” başlıklarını içeren belgede yer alan ifadelerden BAYER’e karşı
yürütülmek istenen boykotun içeriği açıkça anlaşılmaktadır. Belgede firmaya ait tüm ürün
ve işaretlerin teşhir alanlarından çıkarılacağı, mümessil ziyaretlerinin kabul edilmeyeceği
ve firmanın hiçbir ürününün tavsiye edilmeyeceği vurgulanmaktadır. Akabinde BAYER’e
ait ilaçlar arasında yer alan; Avelox, Benexol, Minoset Plus Tablet, Rennie Tablet ve
Rennie Duo Suspansiyon adlı beşeri ilaç statüsündeki ürünlerin iade edileceği, bunlar
için yeni sipariş verilmeyeceği, müşterilere bu ilaçlar yerine muadillerinin verileceği ifade
edilmektedir. Ayrıca Bepanthol, Supradyn ve Redoxon markalı dermokozmetik ve gıda
takviyesi ürünleri için de yeni sipariş verilmeyeceği, müşterilere alternatif ürünlerin
sunulacağı ifade edilmektedir. Öte yandan söz konusu belgenin altında yer alan, “(24
Eylül Pazartesi Günü Başlanacak, Sonuç Alınana Kadar Devam Edecek)” ifadesi dikkat
çekmektedir. Bahsi geçen ifadelerden; BAYER’e yönelik olarak yürütülmesi amaçlanan
boykotun çerçevesi ve bu konudaki kararlılığın açıkça ortaya konulduğu
değerlendirilmektedir.
Söz konusu belge üzerinde “Merkez Heyeti toplantısında değerlendirilmek üzere
Birliğimize ulaştırılan görüş ve öneriler” olduğu notu düşülmüş olsa da; belgenin oldukça
ayrıntılı düzenlenmiş bir eylem planı olduğu anlaşılmaktadır. Dahası 24 Eylül Pazartesi
günü başlanacak boykotun etkisine yönelik bir çalışma yapıldığı da görülmektedir. Söz
konusu çalışmada; BAYER’e ait olan ve yukarıda sözü edilen belgelerde sayılan beşeri
ilaçların ve ilaç dışı ürünlerin, 27.08.2018-14.10.2018 tarihleri arasındaki haftalık satış
performansı değerlendirilmiştir. Bu çalışmada özellikle, 24.09.2018 tarihi ile başlayan
haftadan itibaren söz konusu ürünlerin satış performansındaki yüzdelik değişimlerin
analiz edildiği görülmektedir. İlgili belgenin bir kısmının ekran görüntüsüne aşağıda yer
verilmektedir.
(…..TİCARİ SIR…..)
(110) Belirtilen analiz, eşdeğer/alternatif ürünlere yönelik olarak da gerçekleştirilmiştir. Ayrıca
İstanbul, Ankara, İzmir, Tekirdağ, Gaziantep, Sivas, Tunceli, Uşak, Van, Yozgat ve
Zonguldak illerinin verilerinin analizi, Türkiye geneli verileriyle karşılaştırılarak yapılmıştır.
Dolayısıyla BAYER’e yönelik olarak alınan boykot kararının 24.09.2018 tarihinde fiilen
uygulanmaya başlandığı ve TEB’in, bu kararın etkisini takip ettiği anlaşılmaktadır.
Nitekim TEB’deki yerinde incelemede elde edilen bir belgedeki, “Sayın Başkanım Bayer
firmasına uyguladığımız boykota tüm gücümle destek veriyorum...” ifadesinden,
boykotun sahada uygulandığı net bir şekilde görülmektedir.
(111) BAYER ilaçlarına ilişkin boykotun gerek “yeni ürün siparişi verilmemesi” gerekse de
“ürünlerin iade edilmesi” boyutlarının incelenebilmesi amacıyla ecza depolarından bilgi
talebinde bulunulmuştur26. Söz konusu bilgiler kullanılarak oluşturulan satış ve iade
26 Soruşturma kapsamında BAYER’i hedef alan davranışların “ürün iadeleri” kapsamındaki etkisinin ecza
depoları seviyesi ile sınırlı kalma ihtimali ve “yeni sipariş verilmemesi” yönündeki davranışın ilk ve
doğrudan etkisinin ecza depoları satışlarında ortaya çıkacak olması nedeniyle, analizde ecza depolarından
sağlanan satış ve iade verileri kullanılmıştır.
21-01/19-9
26/35
miktarlarına ilişkin grafiklere aşağıda yer verilmektedir:
Grafik-2: Bayer İlaçları Satış Miktarı (Kutu)
(…..TİCARİ SIR…..)
Grafik-3: Bayer İlaçları İade Miktarı (Kutu)
(…..TİCARİ SIR…..)
(112) Grafik-2 incelendiğinde, boykotun başlangıç tarihi olan 24.09.2018 ile uyumlu bir şekilde
2018 yılı Eylül ve Ekim aylarında bir satış kaybı görülmektedir. Bu satış kaybının 2017
ve 2019 yıllarının aynı dönemindeki seyirlerden ayrışmış olması da, satışlardaki söz
konusu azalışın mevsimsellikten kaynaklanmadığını göstermektedir.
(113) Grafik-3’te gösterilen iade miktarlarının da, boykotun başlangıç tarihi ile uyumlu bir seyir
izlediği değerlendirilmektedir. Ağustos 2018 öncesinde yaklaşık 10.000 kutu olan aylık
iade miktarının, boykotun başlamasıyla birlikte hızla artarak Ekim 2018’de 70.000 kutu
seviyesine ulaştığı görülmektedir. Bu yönüyle Grafik-3’te yer alan aylık iade miktarlarının,
boykotun fiilen uygulandığını göstermesi bakımından oldukça net bir görünüm sergilediği
değerlendirilmektedir27.
(114) Dosya kapsamında son olarak BAYER’in beşeri ilaç statüsünde olmayan Bepanthol,
Supradyn ve Redoxon ürünlerinin (dermokozmetik ve gıda takviyesi ürünleri) boykottan
nasıl etkilendiği incelenmiştir. Boykot eylem planında söz konusu ürünlere ilişkin “yeni
sipariş verilmeyecek” ve “muadil veya alternatif ürün verilecek” ifadeleri kullanılmıştır.
Bununla birlikte fiili durumun farklılaşabileceği endişesiyle ürünlerin satış miktarının yanı
sıra iade miktarları da incelenmiştir28:
Grafik-4: Bepanthol, Supradyn ve Redoxon Satış Miktarı (Kutu)
(…..TİCARİ SIR…..)
Grafik-5: Bepanthol, Supradyn ve Redoxon İade Miktarı (Kutu)
(…..TİCARİ SIR…..)
(115) Grafik-4’ten görüldüğü üzere, BAYER’in beşeri ilaçlarının aksine Bepanthol, Supradyn
ve Redoxon ürünlerinde boykot tarihi ile uyum gösteren bir satış kaybı söz konusu
değildir. Diğer taraftan, boykot eylem planında sözü edilen ürünlerin iadesine ilişkin bir
ifade bulunmamasına rağmen, Grafik-5 bu ürünlerin iade miktarlarının boykot başlangıç
27 Beşeri ilaç iade miktarlarının 2019 yılı Şubat ayı itibariyle normal seyrine döndüğü görülmekte olup, bu
yönüyle ihlalin bir yıldan kısa süreli etki doğurduğu değerlendirilmektedir.
28 Söz konusu çalışmada Bepanthol, Supradyn ve Redoxon markalı ürünlerin tüm formları
toplulaştırılmıştır.
21-01/19-9
27/35
tarihi (24.09.2018) ile uyum gösterir şekilde arttığını göstermektedir29.
I.4.3. Genel Değerlendirme
(116) Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ışığında, TEB’in gerek doğrudan gerekse bağlı
eczacı odası vasıtasıyla;
- “Sağlıklı Yaşıyoruz” platformu üzerinde ürünleri bulunan SİFAR, TAB ve ORZAKS’ın
fiilen boykot edildiklerine yönelik bir emare bulunmamakla birlikte, bu teşebbüsleri
boykot tehdidi ile disipline ettiği,
- BAYER ürünlerinin internet ortamında satılıyor olması nedeniyle bu teşebbüse karşı
boykot uyguladığı
kanaatine ulaşılmıştır.
(117) TEB tarafından ürünlerin iade edilmesi ve yeni sipariş verilmemesi temelinde kurgulanan
boykot davranışlarının (tehdit/uygulama) kolektif boykot kavramı içerisinde yer bulduğu,
bu eylemlerle tedarikçiler üzerinde baskı oluşturularak eczane kanalı satışlarındaki
kayıpların önüne geçilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
(118) Bu çerçevede; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” düzenlemesinde aranan “amaç ve etki” unsurlarının her
ikisinin de soruşturma konusu olayda karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede,
soruşturma konusu teşebbüs birliği karar ve uygulamalarının aynı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.
I.4.4. 4054 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
(119) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, birinci fıkrada sayılan şartların tamamının varlığı
durumunda anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarının aynı Kanun’un 4.
maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf olduğu hükme bağlanmıştır. Bu
çerçevede, TEB’in soruşturma konusu karar ve uygulamalarının muafiyet kapsamında
olup olmadığı değerlendirilmiştir.
(120) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, muafiyet kararı verilebilmesi için aranan ilk iki
şart, “malların üretimi veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması” ve “tüketicinin bundan
yarar sağlaması”dır. Söz konusu şartların sağlanması bakımından rekabeti kısıtlar
nitelikteki karar ve eylemler neticesinde ilgili piyasada olumlu bir gelişme yaşanması
gerekmektedir. Soruşturma konusu karar ve uygulamalar ile gıda takviyesi ve kozmetik
ürünlerinin pazarlama kanallarının eczaneler aleyhine daralmasını önlemek maksadıyla
hareket edildiği görülmektedir. Dahası söz konusu amaca ulaşılması için beşeri ilaçlara
yönelik tüketici taleplerinin de yönlendirilebildiği anlaşılmaktadır.
(121) Özellikle gıda takviyesi ve kozmetik ürünleri bakımından uygulanan boykot kararları
neticesinde dağıtım kanallarının daraltılmasının, pazarın rekabetçi yapısına zarar
vereceği açıktır. Söz konusu uygulama ile tüketicilerin ilgili ürünlere alternatif kanallardan
ve daha uygun koşullarda erişimi kısıtlanmıştır. Boykot kapsamında hedefe alınan ve
29 Bepanthol, Supradyn ve Redoxon ürünlerinin iade miktarlarının da beşeri ilaçlara benzer şekilde 2019
yılı Şubat ayı itibariyle normal seyrine yaklaştığı görülmekte olup, bu yönüyle ihlalin bir yıldan kısa süreli
etki doğurduğu değerlendirilmektedir.
21-01/19-9
28/35
beşeri ilaçların da dahil olduğu tüm ürünlerde, müşterilere muadil/alternatif ürünlerin
sunulacağı belirtilmişse de, eczanelerin alımları durdurmasıyla/azaltmasıyla tüketicilerin
ürün seçeneklerinin de sınırlandırılacağı açıktır. Üstelik çok farklı içeriklerde olan gıda
takviyelerinde, tüketici taleplerinin büyük ölçüde karşılanamaması riski daha yüksektir.
Dolayısıyla soruşturma konusu teşebbüs birliği kararının; yeni gelişme ve iyileşmelerin
ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanmasından ziyade bizatihi bu durumu
engellenmesi, hatta bu cephede gerilemelere yönelik sonuç doğurması kaçınılmazdır.
(122) Yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılan koşulları taşımadığı açık olan teşebbüs birliği
kararının aynı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf
tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
I.4.5. Yazılı Savunmaların Değerlendirilmesi
- TEB’in 6643 sayılı Kanun ile kurulduğu, kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu ve
Anayasanın 135. maddesinde “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları” başlığı
altında düzenlenen kamusal yetki ve sorumluluklara sahip olduğu,
- TEB’in kamu tüzel kişiliği ile bağdaşmayacak herhangi bir eylem içerisinde
bulunamayacağı,
- 6643 sayılı Kanun’un “Birliğin Kuruluş ve Vazifeleri” başlıklı 1. maddesi ile “…
eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak,
eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların
birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere
meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadıyla…” birliğin kuruluş amacının
düzenlendiği,
- Eczacıların mesleklerini icra ederken meslek deontolojisine uygun davranmalarını
sağlamak ve halk sağlığını korumanın TEB’in öncelikli görevlerinden olduğu,
- Şikayet başvurularında iddia edilenin aksine, TEB’in rekabeti engelleyici bir tavır
içerisinde bulunmadığı, halk sağlığını korumak, mesleğin itibarını zedeleyecek
nitelikte eylem ve işlemleri önlemek amacıyla hareket ettiği iddia edilmiştir.
(123) TEB yazılı savunmasında, dosya konusu karar ve uygulamaların kendi mevzuatından
kaynaklanan görev ve yetkileri kapsamında olduğunu ifade etmektedir. Ancak ilgili
bölümde yer verildiği üzere TEB’in tedarikçi firmalara yönelen ve kolektif boykot kavramı
içerisinde değerlendirilen davranışlarının 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğu
sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim kolektif boykot kavramına ilişkin Danıştay yaklaşımı da bu
doğrultudadır. Soruşturma Raporu’nun ilgili bölümünde30 aktarıldığı üzere Danıştay31
tarafından; TEB’in “kolektif boykot” niteliğindeki davranışlarının 6643 sayılı Kanun’un 39.
maddesi kapsamında bulunmadığı, söz konusu davranışın 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında rekabetin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığı bakımından
incelenmesinin Kurulun yetkisi kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan
Danıştay 13. Dairesi esasa ilişkin değerlendirmesinde -Kurul kararı doğrultusunda -
kolektif boykot niteliğindeki eylemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında açık
bir ihlal olduğuna hükmetmiştir. İDDK Danıştay 13. Dairesi kararını gerek yetki gerekse
esas bakımından onamıştır.32
- Başvurunun gıda takviyesi ürünlerine ilişkin olmasına rağmen, BAYER
30 Bkz. Para. 72-77.
31 Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2014 tarih, 2010/4769 E. ve 2014/4294 K. sayılı kararı.
32 İDDK’nın 07.03.2018 tarih, 2015/2686 E. ve 2018/764 K. sayılı kararı.
21-01/19-9
29/35
dermokozmetik ürünlerin de soruşturma kapsamında incelendiği savunması.
(124) 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, rekabet karşıtı
eylem ve hukuki işlemler hakkında başvuru üzerine veya resen inceleme, araştırma ve
soruşturma yapmak, Kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. İlgili hükümden
Kurulun resen harekete geçebilme yetkisinin açıkça düzenlendiği görülmektedir. Diğer
bir anlatımla Kurul başvuru, şikayet ve ihbar aranmaksızın incelemelere doğrudan
başlayabilecektir. Bu nedenle Kurum tarafından yapılacak incelemelerin başvuru konusu
ile sınırlı kalması gerektiği yönündeki teşebbüs birliği savunması yerinde görülmemiştir.
- Şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddialar kapsamında TEB’in yasadan
kaynaklanan görevleri dışında herhangi bir eylemi bulunmadığı savunması.
(125) Soruşturma Raporu’nda TEB’in tedarikçi firmalara yönelen ve kolektif boykot kavramı
içerisinde değerlendirilen davranışlarının 4054 sayılı Kanun kapsamında olduğu
sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay 13. Dairesi 16.12.2014 tarihli, 2010/4769 E. ve
2014/4294 K. sayılı kararı ile TEB’in “kolektif boykot” niteliğindeki davranışlarını 6643
sayılı Kanun’un 39. maddesi kapsamında bulmayarak, söz konusu davranışın 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabetin ihlali sonucunu doğurup doğurmadığı
bakımından incelenmesinin Kurulun yetkisi kapsamında olduğu sonucuna ulaşmıştır:
….firmaların kollektif olarak boykot edilmesine yönelik karar ve uygulamalarının 6643
sayılı Kanun’un 39. maddesinde yer alan herhangi bir görevinin kapsamında olmadığı,
dolayısıyla davacı Birliğin ve bağlı ecza odalarının söz konusu karar ve uygulamalarının
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabetin ihlali sonucunu doğurup
doğurmadığının incelenerek Rekabet Kurulunca bir işlem tesis edilmesinde yetki
yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” İDDK’nın da Danıştay 13. Dairesi kararını
gerek yetki gerekse esas bakımından onadığı33 görülmekte olup konuya ilişkin teşebbüs
birliği savunmasına iştirak edilmemiştir.
- TEB Merkez Heyeti tarafından BAYER’e gönderilen ve TEB’in internet
sayfasından yayınlanan yazının; Bepanthol markalı ürünün eczane kanalı
dışından satılmasının; yasal düzenlemeler, halk sağlığı ve ilaç eczacılık değerleri
çerçevesindeki değerlendirmeleri içerdiği savunması.
(126) TEB tarafından BAYER’e gönderilen ve teşebbüs birliğinin internet sayfasından
duyurulan yazıda Bepanthol markalı ürünlerin çeşitli e-ticaret sitelerinde satıldığı
hususunda bilgi sahibi olunduğu, söz konusu ürünlerin bugünkü prestijini kazanmasında
eczanelerin önemli rol oynadığı, ürünlerin zaman içerisinde kozmetik ürün olarak internet
üzerinden satılmasının etik dışı olduğu belirtilmektedir. Metnin son kısmında yer alan
ifadelerin dosya konusu bakımından önemli olduğu değerlendirilmektedir:
“Türkiye genelindeki tüm Eczacı Odası Başkanlarımızın katılımıyla
gerçekleştireceğimiz Başkanlar Danışma Kurulu toplantımızda etraflıca
değerlendireceğiz. Değerlendirmeye esas olması bakımından, sözlü olarak ifade
etmiş olduğunuzu kurumsal tutumunuzun, 19.09.2018 tarihinde gerçekleştireceğimiz
Başkanlar Danışma Kurulu öncesinde tarafımıza yazılı olarak da bildirilmesi önem
taşımaktadır.
Önümüzdeki dönem firmanız ile Birliğimiz arasındaki kurumsal ilişkinin
sürdürülebilirliği noktasında konuyla ilgili yapacağımız duyuruları ve düzenlenecek
toplantıda alınacak kararları yakından takip etmenizin önemli olduğu hususunda
bilgilerinizi rica ederim.”
(127) Bahsi geçen metinden; Bepanthol markalı ürünün eczane kanalı dışında satılıyor olması
33 İDDK’nın 07.03.2018 tarih, 2015/2686 E. ve 2018/764 K. sayılı kararı.
21-01/19-9
30/35
nedeniyle BAYER’in uyarıldığı ve 19.09.2018 tarihli toplantı işaret edilerek, teşebbüs
hakkında kimi kararların alınacağı anlaşılmaktadır. TEB (…..)’nın odasında yapılan
incelemede alınan, “Merkezde Yürütülecek Çalışmalar” konulu tarih içermeyen belgede
yer alan: “…Firmayı eczacıların dâhil olduğu tüm kurumsal organizasyonlardan
çıkarmak, Eşdeğer üreten firmalar ile hızlı şekilde görüşme yapmak Merkez tarafından
eşdeğer üretimi çalışmalarına başlanması…” yönündeki ifadelerin bahsi geçen iradenin
bir ürünü olduğu değerlendirilmektedir. TEB ile BAYER arasında 21.02.2018 tarihinde
imzalanmış olan “Kadın Sağlığı Akademi Programı” sözleşmesinin feshedilmesi de
kararın somut olarak uygulandığını göstermektedir.
(128) Diğer taraftan TEB (…..)’nın odasında yapılan incelemede alınan, “Yapılacak Genel
Müdahale” konulu belge içeriğinden BAYER’in gerek ilaç gerek ilaç dışı ürünleri
bakımından 24.09.2018 tarihinde başlayacak boykot kapsamında: “AVELOX,
BENEXOL, MINOSET PLUS TABLET, RENNIE TABLET VE RENNIEDUO
SUSPANSİYON > VAROLANLAR İADE EDİLECEK, YENİ SİPARİŞ VERİLMEYECEK,
MUADİL VERİLECEK” “….. BEPANTHOL+SUPRADYN+REDOXON > YENİ SİPARİŞ
VERİLMEYECEK, MUADİL VEYA ALTERNATİF ÜRÜN VERİLECEK” kararlarının
alındığı görülmektedir. Yerinde incelemelerden elde edilen belgelerden bahsi geçen
kararın sahada uygulandığı ve etkisinin ölçülmesine ilişkin bir çalışmanın da yapıldığı
görülmektedir.
(129) Bu çerçevede Bepanthol’ün eczane dışı satış kanalları aracılığıyla piyasa sürülmesi ile
başlayan çekişmenin, teşebbüsün beşeri ilaçlarının boykot edilmesine kadar uzandığı
görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu durumun “yasal düzenlemeler, halk sağlığı ve ilaç
eczacılık değerleri çerçevesinde” yapılan bir değerlendirmeden ibaret olduğu yönündeki
savunmaya iştirak edilmemiştir.
- TEB ile BAYER arasında imzalanan Kadın Sağlığı Akademi Programı
Sözleşmesi’nin herhangi bir ilaç veya ürünü barındırmadığı, anılan
sözleşmenin iptal edilmesinin BAYER ürünlerinin üretim veya satışını etkileme
amacıyla yapılmadığı gibi bu yönde bir sonucunun da olmadığı savunması.
(130) Yukarıda ifade edildiği üzere “Kadın Sağlığı Akademi Programı Sözleşmesi’nin TEB
tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi BAYER’in eczane kanalı dışındaki satışlarının
disipline edilmesi amacını taşımaktadır. Dolayısıyla söz konusu sözleşme içeriğinde
BAYER’e ait bir ürünün bulunup bulunmaması dosya konusu ihlal bakımından bir önem
arz etmemektedir.
- TEB’de yapılan yerinde incelemede bir kısım belgenin alınamamasına ilişkin
olarak Soruşturma Raporu’nun safahat kısmında gerçeği çarpıtan beyanlara
yer verildiği, belgelerin yok edilmesi gibi bir değerlendirmenin tarafsız
olunmadığının bir göstergesi olduğu, Sulh Ceza Hakimliğinin Kurumun yerinde
inceleme talebini reddetmesi üzerine TEB’in ilgili belgeleri saklama ve ibraz
yükümlülüğünün sona erdiği savunması.
(131) Teşebbüs birliği savunmasında Soruşturma Raporu’nun konusunun açıklandığı bölümde
gerçeği çarpıtan beyanlara yer verildiği ifade edilmiş olsa da; bahsi geçen bölümde
yalnızca maddi olgulara yer verilmiş olup raporun ilgili bölümünde raportörlere ait
herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Benzer şekilde -savunmada yer verilenin
aksine- “belgelerin yok edilmesi” gibi bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Yerinde
incelemede elde edilemeyen belgelerin saklama ve ibraz yükümlülüğüne ilişkin olarak
Kurul, 07.11.2019 tarih ve 19-38/583-249 sayılı kararı ile yerinde incelemenin
engellendiği gerekçesiyle TEB hakkında 4054 sayılı Kanun’un 16 ve 17. maddeleri
çerçevesinde idari para cezası tesis etmiş olup, söz konusu karara ilişkin hukuki süreç
21-01/19-9
31/35
devam etmektedir.
- Ecza depolarından temin edilen verilerin dayanak alınarak boykot iddiasında
bulunulduğu, verilerin görülememesi nedeniyle savunma yapılamadığı
savunması.
(132) Dosya konusuna ilişkin olarak ecza depolarından elde edilen veriler doğrultusunda
hazırlanan grafikler, Soruşturma Raporu’nda ticari sır işaretlemesi yapılmak suretiyle;
verilere ilişkin değerlendirmeler ise herhangi bir karartma uygulanmadan tarafa
gönderilmiştir. Örnek vermek gerekirse toplam iade miktarına ilişkin grafik karartılmakla
birlikte ilgili dönemdeki iade miktarının boykot tarihi ile uyumlu bir şekilde arttığı ifadesine
açıkça yer verilmiştir. TEB tarafından 18.08.2020 tarih ve 8784 sayı ile dosyaya giriş
talebi kapsamında ise Soruşturma Raporu’nda satış ve iade grafikleri 07.09.2020 tarih
ve 12183 sayı ile teşebbüs birliğine iletilmiştir. Bu çerçevede teşebbüs birliğinin ilgili
dönemdeki iade miktarının artmasının boykot dışı herhangi bir etkenden kaynaklandığı
yönünde bir savunma yapmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı
değerlendirilmektedir.
- Soruşturma Raporu’nda verilere ilişkin yapılan değerlendirmede “satış ve
karlılığın düşmediği, ama depolara bir önceki yılın aynı dönemine göre fazla
iade olduğu” yönünde tespitlerin bulunduğu ve iadelerin fazla olmasının
nedeninin eczane kanalı dışında yapılan satışlardan kaynaklanabileceği
savunması.
(133) Soruşturma Raporu’nda TAB, SİFAR ve ORZAKS’a ait gıda takviyesi ürünlerinin satış
verileri ile BAYER’e ait ürünlerin satış ve iade verileri ayrı başlıklar altında
değerlendirilmiştir. TAB, SİFAR ve ORZAKS’ın gıda takviyesi ürünlerine ilişkin olarak ilgili
dönemde bir satış kaybı tespit edilemediği bu durumun teşebbüslerin fiilen boykot
edilmesine gerek kalmaksızın disipline edilmelerinden kaynaklandığı kanaatine
varılmıştır. Dolayısıyla TAB, SİFAR ve ORZAKS açısından satış kaybının yaşanmamış
olmasının ihlal tespiti bakımından bir önemi bulunmamaktadır. BAYER ürünlerine ilişkin
olarak ise boykotun sahada uygulandığına ilişkin somut delillere Soruşturma Raporu’nda
ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
- TEB’in; “teşebbüs” veya “teşebbüs birliği” niteliğinde olmadığı bu nedenle
4054 sayılı Kanun’un kapsamı dışında olduğu savunması.
(134) Geçmiş tarihli birçok Kurul34 ve Danıştay kararında35 TEB’in 4054 sayılı Kanun
anlamında teşebbüs birliği olduğu tespiti yapılmış olup savunmaya iştirak edilmemiştir.
- TEB’in herhangi bir ürün pazarı üzerinde etkisinin bulunmadığının tespiti
açısından ilgili ürün pazarının tanımının yapılması gerektiği savunması.
(135) Rekabet hukuku uygulamasında; inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi
açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler
yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu
oluyorsa pazar tanımı yapılmasına gerek bulunmamaktadır36. Dolayısıyla dosya
kapsamında ilgili pazarın tanımlanmış olup olmamasının ihlalinin mevcudiyetine bir etkisi
3408.07.2010 tarih ve 10-49/912-321 sayılı, 05.08.2009 tarih ve 09-34/793-196 sayılı, 10.7.2007 tarih ve
07-58/674-233 sayılı, 02.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı, 30.12.2004 tarih ve 04-83/1179-299
sayılı, 20.02.2001 tarih ve 01-09/82-22 sayılı, 18.09.2000 tarih ve 00-35/393-220 sayılı Kurul kararları
35 İDDK’nın 07.03.2018 tarih, 2015/2686 E. 2018/764 K. sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2014
tarih, 2010/4769 E. 2014/4294 K. sayılı kararı, Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2014 tarih 2010/4769 E.
2014/4294 K. sayılı kararı, Danıştay 10. Dairesinin 09.03.2004 tarih, 2001/4801 E. ve 2004/2386 K. sayılı
kararı.
36 Bkz. İlgili Ürün Pazarının Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz, Para. 20.
21-01/19-9
32/35
bulunmamaktadır.
- Soruşturma Raporu’nun 50 ve 53. paragrafında yer verilen ve yerinde inceleme
belgelerine atıf yapılan “eczane dışında satışı yapılan ürünlerin eczane
dışından satılması sürecinin değerlendirilmesi” “eczane dışında satışı yapılan
ürünleri internette satan/ temin eden eczanelerin tespit edilmesi için bir birim
kurulmasının ve bu konuda yürütülecek çalışmaların görüşülmesi” şeklindeki
ifadelerin rekabet ihlaline delil olarak kullanılamayacağı savunması,
(136) Soruşturma Raporu’nun ilgili bölümünde “Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler”e
yer verilmekte olup, söz konusu ifadelerin eczane dışı satış kanallarının önüne geçilmesi
amacı ile teşebbüs birliği tarafından ortaya konulan karar ve eylemlerin bir parçası olduğu
değerlendirilmektedir.
- Soruşturma Raporu’nun 51. paragrafında yer verilen Belge-9/8’in Merkez
Heyeti toplantısında değerlendirilmek üzere gönderilen önerilerden ibaret
olduğu savunması,
(137) “Merkezde Yürütülecek Çalışmalar” konulu Belge-9/8’e ait değerlendirmelere “TEB
Merkez Heyeti tarafından BAYER’e gönderilen ve TEB’in internet sayfasından
yayınlanan yazının; Bepanthol markalı ürünün eczane kanalı dışından satılmasının;
yasal düzenlemeler, halk sağlığı ve ilaç eczacılık değerleri çerçevesindeki
değerlendirmeleri içerdiği savunması”na ilişkin değerlendirmede yer verilmiş olup,
belgede yer alan eylemlerin piyasada uygulandığı da açıkça görülmektedir.
- Soruşturma Raporu’nun 52. paragrafında yer verilen Belge-9/9’un üye
eczanelerin ticari kayıp ve mesleki itibarlarının zedelenmesine karşı önlemler
alınmasını içeren taleplerinden ibaret olduğu bu hususun belgenin altındaki
şerhten anlaşılabileceği savunması.
(138) İlgili belgede BAYER ürünlerinin; tavsiye edilmemesi, yeni sipariş verilmemesi, muadil
ürün verilmesi gibi davranışlarla boykot edilmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
Savunmada sözü edilen şerh ise yerinde inceleme esnasında belgenin kopyası üzerine
teşebbüs vekili tarafından eklenmiş olup, rekabet ihlaline delil oluşturabilecek bir belge
üzerine bu yönde bir şerh konulmasının belgenin niteliğine bir etkisi olmayacaktır. Öte
yandan ilgili belgenin TEB’in eylem planı olduğu ve dahası bu eylemin sahada açıkça
uygulandığı tespit edilmiştir.
- “12.12.2018 tarihinde (…..) tarafından info@, teb@ ve
Konya Eczacı Odası hesabına gönderilen “OTC ÜRÜNLERİ HK.” konulu e-
posta” ve “10.12.2018 tarihinde (…..) tarafından teb@ hesabına
gönderilen, “Sn. Başkan Erdoğan Çolak’a iletilmesi dileğiyle ((…..))” konulu e-
posta”nın bireysel bir eczacı davranışını gösterdiği savunması.
(139) Söz konusu belgelerin TEB’in dosya konusu karar ve eylemlerinin bir yansıması olduğu
düşünülmektedir. Sözü edilen ikinci belgede yer alan: "… Bayer firmasına uyguladığımız
boykota tüm gücümle destek veriyorum” ifadesinden savunmanın aksine kolektif bir
tutum olduğu görülmektedir. Dahası söz konusu belge boykot kararının fiilen
uygulandığını da göstermektedir.
- Soruşturma Raporu’nun 55. paragrafında yer verilen Belge-9/25-26’nın Eczacı
Odasına ilgili mevzuat kapsamındaki görevleri kapsamındaki yazışmaları
içerdiği savunması.
(140) Soruşturma Raporu’nda söz konusu belgelerden yola çıkarak herhangi bir ihlal tespitinde
bulunulmamıştır.
21-01/19-9
33/35
- Soruşturma Raporu’nun 57. paragrafında yer verilen Belge-9/10-13’ün ekinde
yer alan metnin “eczane dışı satışlara ilişkin” olduğu ve konunun TEB’in halk
sağlığına ilişkin mevzuattan kaynaklanan görevleri içerisinde bulunduğu
savunması.
(141) Soruşturma Raporu’nda ifade edildiği üzere dosya konusu boykot eyleminin
başlamasının altında yatan temel nedeninin “eczane dışı satışlar” olduğu
değerlendirilmektedir. Bu bağlamda ilgili belgenin dosya kapsamındaki ihlal tespitini
değiştirecek bir niteliği bulunmamaktadır. Dosya konusu eylemlerin TEB’in halk sağlığına
ilişkin mevzuattan kaynaklanan görevleri kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin
değerlendirmeye “Şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddialar kapsamında TEB’in yasadan
kaynaklanan görevleri dışında herhangi bir eylemi bulunmadığı savunması”nın
değerlendirmesi yapılırken yer verilmiştir.
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen 2010 tarihli Danıştay kararının ilaçların
ıskonto oranlarına ilişkin olduğu, yetkinin daha sonra Sağlık Bakanlığı’na
devredilmiş olması nedeniyle konunun bir daha gündeme gelmediği
savunması.
(142) Dosya konusu eylemlerin TEB’in halk sağlığına ilişkin mevzuattan kaynaklanan görevleri
kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirmeye “Şikayet dilekçesinde ileri
sürülen iddialar kapsamında TEB’in yasadan kaynaklanan görevleri dışında herhangi bir
eylemi bulunmadığı savunması”nın değerlendirmesi yapılırken yer verilmiştir.
- Soruşturma Raporu’nun 70-73. paragraflarında yer verilen iddialara ilişkin
hiçbir delil bulunmadığı savunması.
(143) Soruşturma Raporu’nun 70-73. paragraflarında dosya konusuna ilişkin Kurul ve Danıştay
yaklaşımı ortaya konulmuş olup ilgili bölümde herhangi bir iddia yer almamaktadır.
- SİFAR, TAB ve ORZAKS firmalarının boykot edilmesine ilişkin ifadeler
karşısında İEO hakkında soruşturma açılmamasına karar verildiği halde, aynı
konuya ilişkin TEB’in rekabet ihlali içerisinde bulunduğu yönündeki
değerlendirmenin çelişki yarattığı, İEO’da gerçekleştirilen yerinde incelemede
elde edilen belgelerin soruşturmanın genişletilmesi gayreti ile Soruşturma
Raporu’na aktarıldığı savunması.
(144) TEB’in kolektif boykot niteliğindeki davranışlarının incelendiği 08.07.2010 tarih ve 10-
49/912-321 sayılı kararında ecza odalarının ayrı ayrı söz konusu eylemlere katıldıkları,
internet siteleri aracılığıyla boykotun duyurulduğu tespitleri bulunmakla beraber
soruşturmanın TEB’e karşı açıldığı görülmektedir. Sonuç olarak boykot kararının TEB
bünyesinde alındığı ve bağlı ecza odalarının uygulamalarının bu çerçevede şekillendiği,
mevcut dosya kapsamında da göz önünde bulundurulmuştur. Dolayısıyla İEO hakkında
soruşturma açılmaması, dosya konusu eylemlerin ihlal teşkil etmediği anlamına
gelmemektedir.
- BAYER ürünlerine ilişkin boykot iddiasına ilişkin ortaya konulan deliller
içerisinde; İEO’nun seçimsiz yapılan genel kurulundan TEB Genel Kurulu gibi
bahsedildiği.
(145) Soruşturma Raporu’nda, TEB bünyesinde alınan kararların kimi ecza odaları tarafından
sahada nasıl uygulandığına ilişkin örneklere yer verilmiştir. Bu çerçevede verilen
örneklerden birisi de İEO tarafından üyelerine gönderilen ve Bayer Global’e
gönderilmesinin tavsiye edildiği metindir. Savunmada bahsedilenin aksine genel kurullar
üzerinden bir değerlendirmede ise bulunulmamaktadır.
21-01/19-9
34/35
- Bir kısım Ecza Odası üyelerinin e-posta ve sosyal medya paylaşımlarının TEB
Genel Kurulu kararı gibi gösterildiği, eylem planı ve uygulamasına ilişkin
iddiaların herhangi bir delille ilişkilendirilmediği.
(146) TEB bünyesinde alınan boykot kararı ecza odaları ve eczaneler eliyle sahada
uygulanmış olup buna ilişkin delillere Soruşturma Raporu’nda açıkça yer verilmiştir.
- Belge-23’te yer verilen yazışmalarda (…..)’nun İEO Başkanı olmasına rağmen
TEB Başkanı olarak yer aldığı savunması.
(147) Söz konusu belge SİFAR tarafından gönderilen cevabi yazı olup, teşebbüs tarafından
sehven yanlış yazıldığı değerlendirilmektedir. Soruşturma Raporu’nda ise İEO başkanı -
maddi bir hata olmaksızın- (…..) olarak yer almaktadır.
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen grafiklerin 2018 yılı Eylül ayına
odaklandığı, iade miktarının artmasına ilişkin olarak SİFAR açıklamalarının
dikkate alınması gerektiği, BAYER ürünlerinin iadesinin fiyat geçişleri, stoklar
ve SGK geri ödemesinden kaynaklanan fiyat farkı nedeniyle muadil ilaçlara
yönelim nedeniyle olabileceği savunması.
(148) Dosya kapsamında gönderilen SİFAR yanıtları teşebbüse ait “gıda takviyesi ürünlerine”
ilişkin olup, BAYER ürün iadelerinin sahada uygulanan boykottan kaynaklandığına ilişkin
çok sayıda delile Soruşturma Raporu’nda yer verilmiştir. TEB (…..)’nın odasında yapılan
incelemede alınan, “Yapılacak Genel Müdahale” konulu belge içeriğinden BAYER’in
gerek ilaç gerek ilaç dışı ürünleri bakımından boykot başlangıç tarihi 24.09.2018 tarihi
olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede boykotun fiili etkilerinin görülmesi amacıyla anılan
tarihe odaklanılmıştır. Boykot iradesini doğrudan gösteren belgelerin yanı sıra fiili etkileri
gösteren delillerin varlığı karşısında, iadelerin fiyat geçişlerinden kaynaklanabileceği
yönündeki teşebbüs birliği savunması yerinde bulunmamıştır.
I.4.6. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme
(149) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmüne yer verilmiştir. 15.02.2009 tarih ve 27142
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına
İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği) 1. maddesinde ise Yönetmeliğin amacı; “4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin
üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına, aynı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince
verilecek para cezasının tespitine ilişkin usul ve esasları düzenlemek” şeklinde
belirlenmiştir.
(150) Ceza Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde para cezası
belirlenirken öncelikle temel para cezasının hesaplanacağı, ardından ağırlaştırıcı ve
hafifletici unsurların göz önünde bulundurulacağı belirtilmektedir. Ceza Yönetmeliği’nin
5. maddesinde temel para cezası düzenlenmektedir. Buna göre temel para cezası
hesaplanırken ihlalde bulunan teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin karteller için %
2’si ile % 4’ü, diğer ihlaller için % 0,5’i ile % 3’ü arasında bir oran esas alınacaktır.
(151) Mevcut dosya açısından değerlendirildiğinde, Kanun’un 4. maddesini ihlal eden
uygulamaların Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca
21-01/19-9
35/35
“diğer ihlaller” kategorisinde olması nedeniyle, temel para cezasının hesaplanmasında
TEB’in Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin %0,5’i ile %3’ü
arasında bir oranın esas alınması gerekmektedir.
(152) Aynı maddenin ikinci fıkrasında, söz konusu oranın belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin
piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın
ağırlığı gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede
temel para cezasına esas oran %(…..) olarak belirlenmiştir.
(153) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasında ise ilk fıkraya göre belirlenen para
cezası miktarının bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun
süren ihlallerde ise bir katı oranında artırılacağı düzenlenmiştir. Ancak mevcut dosya
bakımından inceleme konusu uygulamaların bir yıldan az devam etmiş olduğu
değerlendirilmektedir. Bu nedenle süre bakımından ilk fıkraya göre belirlenecek para
cezası miktarında artırıma gidilmesine gerek bulunmamaktadır.
(154) Ceza Yönetmeliğinin 6. ve 7. maddesi kapsamında temel para cezasını ağırlaştırıcı ve
hafifletici hususlar düzenlenmektedir. Dosya kapsamında ağırlaştırıcı ve hafifletici unsur
bulunmamaktadır.
J. SONUÇ
(155) 24.07.2019 tarihli ve 19-26/390-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre,
1) Türk Eczacıları Birliğinin sağlayıcı firmalara yönelik karar ve kolektif boykot
niteliğindeki uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ihlal ettiğine
OYBİRLİĞİ ile,
2) Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca 2019 mali yılı sonunda oluşan ve
Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, %(…..) oranında olmak
üzere, Türk Eczacıları Birliğine 192.718,47 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy