Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006–4–216 (Ortak Girişim)
Karar Sayısı : 06-96/1224-369
Karar Tarihi : 29.12.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Sinan BOZKUŞ
C. BİLDİRİMDE
BULANAN : - Türk Hava Yolları A.O.
Temsilcisi:Av. A. Serhat KAYA 20
THY Yönetim Binası Atatürk Hava Limanı
Yeşilköy/İstanbul
- DoCo İstanbul Catering ve Restaurant Hizmetleri
Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Meltem Kızılırmak GÖKDENİZ
Koreşehitleri Cd. No:1 Yonca Apt. A Blk. K:2 D:8
Zincirlikuyu Esentepe/İstanbul
D. TARAFLAR : - Türk Hava Yolları A.O.
Atatürk Hava Limanı Yeşilköy/İstanbul 30
- DoCo İstanbul Catering ve Restaurant Hizmetleri
Ticaret A.Ş.
Harbiye Meşrutiyet Cd. No:30 Şişli/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Türk Hava Yolları A.O. (THY) ile DoCo İstanbul
Catering ve Restaurant Hizmetleri Tic. A.Ş. (DoCo) arasında
gerçekleştirilen ortak girişim işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 25.12.2006 tarih, 8836 sayı ile
giren bildirim üzerine, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. 40
maddesi ile 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan Izin Alınması Gereken Birleşme
ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili hükümleri uyarınca düzenlenen
15.12.2006 tarih, 2006-4-216/Öİ-06-SY sayılı Devralma/Ortak Girişim Ön
İnceleme Raporu Kurul’un 20.12.2006 tarih, 06-92 sayılı toplantısında
görüşülerek 06-92/1170-Mİ sayı ile dosya konusunun ek çalışma yapılmak
06-96/1224-369
2
üzere Kurul gündeminde incelemeye alınmasına karar verilmiştir. Yapılan ek
çalışma sonucu hazırlanan 27.12.2006 tarih, 2006-4-216/Öİ-06-SY sayılı Ortak
Girişim Ön İnceleme Raporu 29.12.2006 tarih, REK.0.08.00.00-120/360 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 06-96 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır. 50
G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da,
1. Bildirime konu ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu
Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi
olduğu,
2. - THY’nin ikram hizmeti alımlarını ortak girişim ile yapılması öngörülen
sözleşmenin bitiminden itibaren rekabetçi koşullarda gerçekleştireceği ihaleler
yoluyla sağlaması,
- Taraflar arasında imzalanan Ortak Girişim Sözleşmesi’nin I.11. maddesi ve
Ortak Girişim Ana Sözleşmesi’nin 34. maddeleri ile getirilen rekabet 60
yasaklarının, ana teşebbüsler arasındaki söz konusu Ortak Girişimin süresi ile
sınırlı tutulması,
- Ayrıca, Ortak Girişim Sözleşmesi’nde, THY ve Ortak Girişim arasında THY’nin
en az 5 yıl süre ile münhasıran ortak girişimden uçak içi ikram hizmet alımına
ilişkin olarak imzalanması planlanan anlaşmanın, işlemle doğrudan ilgili ve
gerekli bir yan sınırlama niteliğinde olmaması, söz konusu anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesi anlamında teşebbüsler arası bir anlaşma niteliğinde
olması nedenleriyle Kanun’un 4. ve 5. maddeleri çerçevesinde ayrıca
değerlendirilmesi gerekmekte olup, Ortak Girişim Sözleşmesi’nin söz konusu
maddesinin yeniden düzenlenmesi ve THY ile Ortak Girişim arasında 70
imzalanacak sözleşmenin Kurumumuza bildirilmesi
koşullarıyla bildirime konu işleme izin verilmesinin yerinde olacağı,
görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
a) Uçak İçi İkram Hizmetleri: 80
Havayollarında uçak içi ikram hizmetleri atıştırmalık yiyeceklerden sıcak ve
soğuk yemeklere kadar değişim göstermektedir. Ayrıca sunulan hizmetler uzun
ve kısa mesafeli uçuşlarda, birinci sınıf, business ve ekonomi sınıfı uçuşlarda
da çeşitlilik göstermektedir. Uçak içi ikram hizmetleri yalnızca yiyecek ve
içeceklerin havayolu şirketlerine satışını değil yiyecek ve içeceklerin uçaklara
teslimi, bu ürünlerin uçaklara yüklenmesi ve boşaltılması, çöp ve atıkların
toplanması ve boşaltılması, yiyeceklerin hazırlanması ve yiyeceklerin takdim
06-96/1224-369
3
şekilleri dâhil bir takım ek hizmetleri de içermektedir. Havayolu şirketleri bu
hizmetleri farklı şirketlerden değil tek bir hizmet kuruluşundan almayı tercih
etmektedirler. Dolayısıyla ilgili ürün pazarı belirlenirken sunulan bu hizmetler 90
için tek bir ürün pazarı tanımlamak mümkündür.
İncelenen işlemde, ilgili ürün pazarı yukarıda yer verilen süreçleri de
kapsayacak şekilde “uçak içi ikram hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
b) Hava Taşımacılığı:
İşlemden etkilenmesi muhtemel bir diğer ilgili ürün pazarı ise ikram hizmetlerinin
alt pazarı olan “havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarı”dır.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
a) Uçak İçi İkram Hizmetleri Bakımından
Havaalanlarında ikram hizmeti verecek kuruluşlar her bir havaalanı için ayrı ayrı 100
Çalışma Ruhsatı almak zorundadırlar. Alınan bu ruhsatla sadece o havaalanına
inen ve oradan kalkan uçaklara hizmet verilebilir. İkram hizmeti veren
kuruluşların ana müşterileri havayolu şirketleridir. Özellikle uzun yolculuklarda
yiyecek ve içeceklerin bozulmadan servis edilmesi önem taşıdığından hizmet
verecek kuruluşun havaalanı içinde veya yakınında yeterli ekipman ve lojistik
imkanlarına sahip olması gerekmektedir. Havayolu şirketleri ikram hizmetlerini
sefer düzenledikleri havaalanlarından temin etmekte ve yolculara
sunmaktadırlar. İkram hizmeti daha ucuz olduğu için başka bir havaalanına
yönelmek havayolu şirketleri açısından havaalanlarındaki diğer maliyetler
yüzünden ekonomik olmamaktadır. Bu bağlamda ilgili coğrafi pazar her bir 110
havaalanı için ayrı ayrı belirlenebilir.
Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda bildirime konu olan işlem açısından
ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer alan sivil
havaalanları” olarak belirlenmiştir.
b) Hava Yolu ile Yolcu Taşımacılığı Bakımından
Havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarı bakımından şehir-eşli (city-pair) kavramı
çerçevesinde ortak girişimin faaliyet göstereceği tüm iç hatlar ile Türkiye 120
çıkışlı/varışlı hatlar coğrafi pazar kabul edilebilecektir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Taraflar
H.2.1.1. THY
THY 20.5.1933 tarihinde 2186 sayılı Kanun’la Hava Yolları Devlet İşletmesi
adıyla kurulmuş ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyete geçmiş,
1955 yılında çıkarılan 6623 sayılı Kanun’la özel hukuk kuralları ile sevk ve idare 130
06-96/1224-369
4
edilen bir şirket yapısına kavuşturularak Türk Hava Yolları A.O adını almıştır.
THY, 27.11.1994 tarihinde yürürlüğe giren 4046 sayılı Kanun kapsamına alınıp,
mezkûr Kanunun 35. maddesi uyarınca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na bağlı
bir İktisadi Devlet Teşekkülü olmuştur. 2006 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen,
halka arz uygulaması sonucu THY’deki kamu payı %50’nin altına düşmüştür.
Türk Hava Yolları’nın hissedarlık yapısı şu şekildedir:
HİSSEDARLAR HİSSE
GRUBU
HİSSE SAYISI HİSSELERİN
NOMİNAL
DEĞERİ (YTL)
HİSSE
ORANI
%
Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı
A 85.751.407 85.751.407,56 49,00
Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı
C 1 0,001
Halka Açık A 89.248.592 89.248.592,44 51,00
Toplam 175.000.000 175.000.000 100
Özelleştirme idaresi Başkanlığı’nın C grubu hissesi imtiyazlı hissedir.
THY, filosunda bulundurduğu 103 uçak ve toplam 3.107.071.608 YTL cirosu ile
Türk havacılık sektörünün en büyük kuruluşudur. Bildirim Formu’nda yer alan 140
bilgilere göre THY’nin ikram pazarında herhangi bir faaliyeti olmadığından
cirosu yoktur.
Şirketin Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri aşağıdaki şekildedir:
Tablo 2: THY Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı Soyadı Görevi
Dr. Candan KARLITEKİN Yönetim Kurulu Başkanı
Hamdi TOPÇU Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Doç. Dr. Temel KOTİL Yönetim Kurul Üyesi ve Genel Müdür
Atilla ÖKSÜZ Yönetim Kurul Üyesi
Prof. Dr. Cemal ŞANLI Yönetim Kurul Üyesi
Prof. Dr. Oğuz BORAT Yönetim Kurul Üyesi
Mehmet BÜYÜKEKŞİ Yönetim Kurul Üyesi
Tablo 3: Denetim Kurulu Üyeleri
Adı Soyadı Görevi
İsmail GERÇEK Denetleme Kurulu Üyesi
Dr. Hasan GÜL Denetleme Kurulu Üyesi
Prof. Dr. Ateş VURAN Denetleme Kurulu Üyesi
THY’nin THY Teknik A.Ş, Emek İnşaat ve İşletme A.Ş, Güneş Ekspres A.Ş ile
USAŞ’ta hisseleri bulunmaktadır. 150
06-96/1224-369
5
H.2.1.2. DoCo İstanbul Catering ve Restaurant Hizmetleri A.Ş.
DoCo, İngiltere’de kurulmuş bulunan DO&CO International Investment Limited
ile Avusturya’da kurulmuş bulunan DO&CO Restaurant&Catering
Aktiengesselschaft şirketlerinin grup şirketi olarak 8.8.2005 tarihinde
kurulmuştur. Şirketin faaliyet amaç ve konusu, özel kuruluşlara ve kamu
kurumlarına, eğitim kurumlarına hazır yemek, lokantacılık, ağırlama ve benzeri
hizmetleri vermek, bu hizmetleri verebilmek için merkezi yemek üretim tesisleri
ve turizm tesisleri kurmak, işletmek, gerekli mal ve hizmetleri almaktır. Şirketin
hissedarlık yapısı aşağıdaki şekildedir:
160
HİSSEDARLAR HİSSE ADEDİ HİSSELERİN
NOMİNAL DEĞERİ
(YTL)
HİSSE ORANI
%
DO&CO International
Investments Limited
44.960 44.960 89,92
Attila Turgut DOĞUDAN 5.000 5.000 10
Hakan Berat BABİLA 10 10 0,002
Ali Zafer KARACA 10 10 0,002
Sinan BABİLA 10 10 0,002
Cengiz BABİLA 10 10 0,002
Toplam 50.000 50.000 100
Do&Co International Investments Ltd.’nin hisselerinin tamamı DO&CO
Restaurant&Catering Aktiengesselschaft’a aittir. Do&Co Restaurants&Catering
Aktiengesellschaft’ın sermaye yapısı şu şekildedir:
Hissedar Hisse Oranı (%)
Attila Doğudan 51,6
DZR Immobilien und Beteiliguns GmbH 32,9
Halka Arz 15,5
Toplam 100
DoCo İstanbul A.Ş yönetim Kurulu Üyeleri şu isimlerden oluşmaktadır:
Adı Soyadı Görevi
Sinan BABİLA Yönetim Kurulu Başkanı
Attila Turgut DOĞUDAN Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ali Zafer KARACA Genel Müdür ve Y.K Üyesi
06-96/1224-369
6
DoCo İstanbul A.Ş denetçisi ise Cengiz Bilal’dir. Bildirim Formu’nda şirketin
2005 yılı cirosunun (……………) YTL olduğu bildirilmiştir.
H.2.2. 1997/1 Sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre, “Hâkim durum yaratmaya veya hâkim
durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir 170
kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuracak şekilde” gerçekleştirilen birleşme veya
devralma işlemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
1997/1 sayılı Tebliğ’in “Birleşme ve Devralma Sayılan Haller” başlıklı 2.
maddesinin (c) bendine göre, amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve
malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan
ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı
amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint-venture), 4054 sayılı Kanun’un
7. maddesi çerçevesinde teşebbüsler arası birleşme ve devralma kabul
edilmektedir. 180
İnceleme konusu işlem, Bildirim Formu’nda, THY ve DoCo İstanbul
teşebbüslerinin Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün SHY-
22 sayılı Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde havayolu
şirketlerine ikram hizmeti vermek ve ana sözleşmesinde yazılı diğer konularda
faaliyet göstermek üzere anonim şirket şeklinde bir ortak girişim şirketi
kurulması olarak tanımlanmaktadır.
Bir şirketin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında ortak girişim olarak
değerlendirilebilmesi için ortak bir kontrolün bulunması, ortak girişimin bağımsız
bir iktisadi varlık olarak kurulması ve rekabeti sınırlayıcı ve bozucu etkisinin
bulunmaması şartlarının varlığı gereklidir. 190
a) Ortak Kontrol
Bir işlemin ortak girişim işlemi olarak nitelendirilebilmesi için ilk aranan koşul
ortak kontroldür. Bildirim konusu ortak girişim şirketinin (Şirket) kuruluşuna
ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan 15.9.2006 tarihli “Ortak Girişim
Sözleşmesi”nde Şirket’in hissedarlık yapısı aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
HİSSEDARLAR HİSSELERİN NOMİNAL
DEĞERİ (YTL)
HİSSE ORANI
%
Türk Hava Yolları A.O 30.000.000 50,00
DoCo İstanbul Catering ve Restaurant
Hizmetleri Tic. A.Ş
29.999.997 49,999995
DO&CO Restaurant&Catering
Aktiengesselschaft
1 0,0000016
Attila Turgut DOĞUDAN 1 0,0000016
DO&CO International Limited 1 0,0000016
06-96/1224-369
7
Toplam 60.000.000 100
DoCo’nun çoğunluk hisselerini elinde bulunduran Do&Co International
Investments Ltd.’nin hisselerinin tamamı DO&CO Restaurant&Catering
Aktiengesselschaft’a aittir. DO&CO Restaurant&Catering Aktiengesselschaft’ın 200
hisselerinin çoğunluğu ise Attila DOĞUDAN’a aittir.
Yukarıda aktarılan hissedarlık yapısından görüleceği üzere, ortak girişimin
kurucularından THY ve DO&CO eşit sayıda hisseye sahiptir.
Ortak Girişim Anlaşması’nda şirketin 6 adet Yönetim Kurulu üyesi olacağı ve bu
üyelerin 3 tanesinin THY tarafından diğer 3 tanesinin ise DO&CO tarafından
seçileceği, Yönetim Kurulu Başkanının ve Genel Müdür Yardımcısının THY
tarafından, Genel Müdürün ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilinin ise DO&CO
tarafından tayin edileceği belirtilmiştir.
THY Doco’nun Yönetim Kurulu aşağıdaki şekildedir:
TAdı Soyadı Görevi
Candan KARLITEKİN Yönetim Kurulu Başkanı
Attila Turgut DOĞUDAN Başkan Vekili
Hamdi TOPÇU Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet BÜYÜKERDOĞMUŞ Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Zafer KARACA Yönetim Kurulu Üyesi
Klaus PETERMANN Yönetim Kurulu Üyesi
Şirketin denetçileri İsmail GERÇEK ve Gonca KARAGÖZ’dür. 210
Ortak Girişim Şirketi Ana Sözleşmesi’nde, Yönetim Kurulu’nun karar alırken 5
üye ile toplanabileceği ve kararların en az 4 üyenin olumlu oyu ile alınabileceği
belirtilmektedir. Bu bağlamda tarafların hiçbiri tek başına karar alamayacak,
diğer tarafın onayını da almak zorunda kalacaktır. Ayrıca yine Anlaşma’nın 7.2.
maddesine göre işlem başına (………….) ABD Doları’ndan (…………..) ABD
Doları’na kadar olan yatırım ve harcamalar hem Genel Müdürün (DO&CO
tarafından atanan) hem de Genel Müdür Yardımcısının (THY tarafından atanan)
birlikte imzası ile ifa edilecektir. Yine Anlaşma’nın 7.1. maddesine göre, Genel
Müdür, yıllık finansman ve yatırım bütçesi, yeni iş alanlarına girme, yeni üretim
tesisleri kurulması, ödenek onaylanması ve verilmesi gibi kararlarda yönetim 220
kurulu onayını almak zorundadır. Ortak Girişim Ana Sözleşmesi’ne göre yıllık
işletme planları da yönetim kurulu onayından geçmek zorundadır.
Bu çerçevede, stratejik ticari kararların alınmasında her iki ana teşebbüsün de
belirleyici etki uygulama olanağına sahip olduğu ve bildirim konusu işlemin
1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim işlemi olarak
nitelendirilebilmesi için aranan koşullardan ortak bir kontrolün bulunması şartını
taşıdığı anlaşılmaktadır.
06-96/1224-369
8
b) Bağımsız bir İktisadi Varlık Olarak Ortaya Çıkma - Tam İşlevsellik
Bir ortak girişim işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ’in 2(c) maddesi kapsamında
yoğunlaşma doğurucu bir işlem oluşturması için bu ortak girişimin bağımsız bir 230
iktisadi varlık olarak ortaya çıkması gerekmektedir. Bu çerçevede bildirime konu
ortak girişim işleminin yoğunlaşma doğurucu olup olmadığını belirleyebilmek
bakımından, ortak girişimin öncelikle bağımsız bir iktisadi varlık olma şartını
taşıyıp taşımadığı sorgulanacaktır.
Bir ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması tam işlevsel
olmasına bağlıdır. Ortak girişimin tam işlevsel olarak nitelendirilebilmesi,
bağımsız iktisadi varlığın tüm işlevlerini uzun süreli olarak yerine getirmek üzere
kurulmasına bağlıdır. Ana teşebbüslerin bünyesinde belirli bir alanda örneğin
araştırma geliştirme, üretim, dağıtım ya da satış alanlarından birinde faaliyet
göstermek üzere kurulan ortak girişimler bağımsız bir iktisadi varlık olma 240
özelliğine sahip değildirler. Ortak girişim, pazarda faaliyet gösteren diğer
firmaların gerçekleştirdiği üretim, dağıtım gibi tüm faaliyetlerde bulunmalı ve
kendine ait muhasebe, personel, idare ve yönetim organına sahip olmalıdır.
“Tam işlevsel” kriterinin belirlenmesinde etkili olan bir diğer unsur, ana
teşebbüslerin ilgili ürünün alt ve üst pazarlarında önemli derecede varlıklarını
sürdürdüğü durumlarda, ana teşebbüslerle ortak girişim arasındaki ilişkinin
mahiyetidir. Ortak girişim, ürünlerinin önemli bir bölümünü ana teşebbüslere
sağlıyor, piyasadaki diğer teşebbüslere kayda değer biçimde satış yapmıyorsa,
bu durum ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak nitelendirilememesi
yönünde değerlendirilebilmektedir. Ancak ortak girişim, satışlarının önemli bir 250
bölümünü ana teşebbüslere gerçekleştirse dahi bu durum bazı şartlar altında
makul sayılmaktadır. Buna göre ortak girişimin ilk kuruluş yıllarında ana
teşebbüslere satışının yüksek seviyelerde olması halinde ortak girişim yine de
tam işlevsel olarak kabul edilmektedir. Bu süre ortak girişimin piyasada
tutunabilmesi için gereken bir süre olmalıdır ve genellikle piyasanın kendine has
yapısına göre değişebilmekle birlikte ilk üç yıl yeterli görülmektedir. Ayrıca ana
teşebbüslere satışlar piyasa şartlarında gerçekleşiyorsa satışlar içindeki payı
çok yüksek olsa dahi ortak girişim tam işlevsel olarak kabul edilebilmektedir.
Ortak Girişim satışların önemli bir bölümünü ana teşebbüslere yapacaksa,
değerlendirme yapılırken göz önüne alınması gereken bir husus da THY’nin 260
piyasadaki konumudur. THY halen havayolu şirketleri arasında gerek filo
gerekse de pazar payı bakımından en büyük şirket konumundadır. Pazarda
oluşan toplam cironun yaklaşık %50’si THY’nin alımları şeklinde
gerçekleşmektedir. Havacılık sektöründe İkram hizmeti vermek ve piyasada
önemli bir pazar payı elde etmek isteyen her teşebbüs açısından THY’ye hizmet
sunmanın büyük önem taşıması kaçınılmazdır. Nitekim uçak içi ikram hizmeti
veren USAŞ da hâlihazırda satışlarının önemli bir bölümünü THY’ye
yapmaktadır. THY’nin USAŞ’ın satışları içindeki payı %(…), USAŞ’ın uçak içi
ikram hizmetleri pazarındaki payı ise % (….) dır. Mevcut şartlar altında THY’ye
hizmet vermeyen bir kuruluşun bu pazar payına ulaşması mümkün 270
görünmemektedir. Siemens/Italtel (Case No IV/M.468) işleminde AB
06-96/1224-369
9
Komisyonu, Ortak Girişimin satış yaptığı pazarda tekel olan ve dolayısıyla ortak
girişimin tüm satışlarını ana şirkete yaptığı durumda ortak girişimin tam işlevsel
olma kriterini sağladığına karar vermiştir. Ortak Girişiminin THY’ye yapacağı
satışlar şu anki müşteri sözleşmeleri devam ettiği takdirde % (….) seviyesinde
olacaktır. Taraflardan alınan bilgiler doğrultusunda ortak girişim, THY dışındaki
havayolu şirketlerine de hizmet sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Kurum
kayıtlarına 7.12.2006 tarih ve 8345 sayı ile intikal eden yazıda, THY’ye
satışların piyasa şartları çerçevesinde gerçekleşeceği belirtilmektedir.
Diğer taraftan, Ortak Girişim Sözleşmesi’nde ortak girişimin faaliyet 280
gösterebilmesi için gerekli malvarlığına ve işgücüne sahip olması yönünde
gerekli işlemlerin yapılacağı öngörülmekte olup Ortak Girişim Ana
Sözleşmesi’ne göre ortak girişimin sermayesi 60.000.000 YTL dir. Dolayısıyla
söz konusu devir işlemi tamamlandığında bildirime konu işlemin, bağımsız
olarak faaliyet göstermesini sağlayacak personel ve malvarlığına sahip olacağı
kanaatine varılmıştır.
Yapılması planlanan yatırımın büyüklüğü ve niteliği göz önüne alındığında,
ortak girişimin geçici değil uzun süreli faaliyet gösterme amaçlı olarak kurulduğu
anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, teşebbüsün tam işlevsel bir teşebbüsün tüm
fonksiyonlarına sahip olacağı ve ortaklarından bağımsız olarak kendi ticari 290
faaliyetlerini sürdürme imkânına sahip olduğu görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, bildirim konusu ortak girişim
bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkma şartını sağlamaktadır.
c) Rekabeti Sınırlayıcı Amaç ve Etkiye Sahip Olmama
Bir ortak girişim işleminin yoğunlaşma doğurucu olarak kabul edilebilmesi için
son olarak taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmaması gerekmektedir.
Aynı pazarda faaliyet gösteren rakipler arasında kurulan ortak girişimlerin,
rakipler arasındaki rekabeti koordine edici ve sınırlayıcı amaç ve etkileri
olabilmektedir. Bildirim konusu ortak girişim işlemi tarafları aynı pazarda faaliyet 300
gösteren rakip teşebbüsler değildir. THY’nin ikram hizmetlerinde herhangi bir
faaliyeti bulunmamaktadır. Anlaşma’da yer alan hükümlere göre DO&CO ve
iştirakleri ile hissedarları Türkiye’de uçak içi ikram hizmetleri pazarında başka
şirketlerle ortaklık kuramayacak, bu alanda direkt veya dolaylı olarak faaliyet
gösteremeyecektir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, bildirim konusu ortak girişimin
rekabeti sınırlayıcı amaç veya etkiye sahip olmama şartını sağladığı kanaatine
varılmıştır.
İnceleme konusu işlemin, 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olup
olmadığının tespit edilmesi için tarafların 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi ile 310
getirilen eşikler karşısındaki durumunun incelenmesi gerekmektedir. Ana
teşebbüslerin Türkiye’de uçak içi ikram hizmetleri pazarında gerçekleştirmiş
oldukları ciroları ve pazar payları bulunmamakla beraber, THY’nin hava yolu ile
06-96/1224-369
10
yolcu taşımacılığı pazarında iç hatlarda % (….), dış hatlarda ise %(…) pazar
payı bulunmaktadır. Ayrıca Ortak Girişim Anlaşması’nda (madde- II (1)) THY’nin
ortak girişim ile münhasır bir anlaşma yapması öngörülmekte olup Kurum
kayıtlarına 20.10.2006 ve 7009 sayı ile intikal eden USAŞ’ın uçak içi ikram
hizmetleri pazarında kullandığı malvarlığını ve personelini devralması işlemine
ilişkin bildirimde USAŞ’ın müşteri sözleşmelerinin de devre konu olacağı
belirtilmektedir. 320
Dolayısıyla işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirebilmesi için
gerekli olan %25 pazar payı eşiği aşılmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu
işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir işlem olduğu kanaatine
varılmıştır
H.2.3. İşlemin Pazara Etkileri Bakımından Değerlendirme
İkram hizmetleri pazarında uzun süredir sadece iki firma faaliyet göstermektedir.
İkram hizmeti vermek isteyen bir kuruluş DHMİ’den C Grubu ruhsat almak
zorundadır. Ancak A ve B grubu ruhsat sahipleri de ikram hizmeti
verebilmektedirler. A grubu ruhsat sahipleri kendi firmalarına ve diğer havayolu
şirketlerine hizmet verme hakkına sahipken B grubu ruhsat sahipleri yalnızca 330
kendi firmalarına hizmet verebilmektedirler. Bununla birlikte mevcut A ve B
gurubu ruhsat sahibi işletmeler ikram hizmeti vermemekte bu hizmeti USAŞ ve
Sancak firmalarından almaktadırlar. Uçak içi İkram hizmetinde az sayıda
firmanın faaliyet göstermesinin başlıca nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
-Know-how Gerektirmesi
Taraflardan alına bilgiler doğrultusunda ikram hizmetleri işi belli bir uzmanlık
gerektirmektedir. İlgili ürün pazarı bölümünde de yer verildiği gibi uçak içi ikram
hizmetleri yalnızca yiyecek ve içeceklerin havayolu şirketlerine satışını değil
yiyecek ve içeceklerin uçaklara teslimi, bu ürünlerin uçaklara yüklenmesi ve
boşaltılması, çöp ve atıkların toplanması ve boşaltılması, yiyeceklerin 340
hazırlanması ve yiyeceklerin takdim şekilleri dâhil bir takım ek hizmetleri de
içermektedir. Tüm bu süreçleri her havayolu şirketi için ayrı ayrı belirleyip hızlı
ve güvenli bir şekilde yerine getirmek know-how gerektirmektedir.
-Ölçek Ekonomileri
İkram hizmeti kuruluşları genellikle havaalanı/havalimanı içine kurulmaktadırlar.
Hizmet vermek için havaalanı içinde bina kiralanmakta ve ilgili mercilere ruhsat
için çeşitli ücretler ödenmektedir. Hazırlanan servislerin uçaklara taşınması için
özel donanımlı araçlar, şok odaları ile soğuk hava depoları bulunması
gerekmektedir. Ayrıca ikram üretimi için nitelikli personel temini gerekmektedir.
Bu bağlamda pazara giriş için katlanılması gereken sabit maliyetlerin yüksek 350
olduğu söylenebilir. Özellikle büyük havaalanlarında pazarın ufak bir kısmında
faaliyet göstermek ekonomik açıdan rasyonel olmamaktadır.
-Münhasır Anlaşmalar
Pazar gücüne sahip bir firma müşterilerini uzun vadeli ve bağlayıcı kontratlar
imzalamaya ikna ederek pazara girişi engelleyebilir. Bu tür anlaşmalar arz
06-96/1224-369
11
emniyetinin sağlanması, fiyatlarda önemli oranda indirim sağlaması gibi
nedenlerle müşterilerinin de avantajına olabilir. Ancak bu durumda yeni firma
pazara giriş yapsa bile alıcı bulamaz. Ayrıca benzer nitelikteki dikey
sınırlamaların oluşturduğu paralel ağlar da pazarın önemli bir bölümünü
rekabete kapatabilmektedir. Taraflardan edinilen bilgiler doğrultusunda ilgili 360
pazarda sözleşme süreleri işin boyutuna göre değişebilmekle birlikte genellikle
3 yıl civarındadır. Az sayıda sözleşmenin ise 5 yıl süreli yapıldığı belirtilmiştir.
Pazarda THY’nin müşteri olarak önemli bir ağırlığı bulunmakta ve toplam satış
hacminin yaklaşık %50 si THY’nin alımları şeklinde gerçekleşmektedir.
Bu çerçevede, ikram pazarı için pazara giriş engellerinin göreli olarak çok
yüksek olmasa da özellikle büyük havaalanları açısından önemli olabileceği
kanaatine varılmıştır.
THY’nin DoCo ile kuracağı ortak girişim işlemi ise ilk bakışta pazara yeni bir
teşebbüsün girmesi ve ek bir kapasite yaratılması olarak görülebilir. Piyasada
faaliyet gösteren teşebbüs sayısında bir artış olması sonucunda uçak içi ikram 370
piyasadaki rekabetin de artması beklenir. Üst pazardaki yani uçak içi ikram
hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarında beklenen olumlu etkilerin alt pazar
olan havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarına yansıması durumunda ikram
hizmetlerindeki fiyat, hizmet kalitesi veya diğer rekabet unsurlarındaki olası
gelişmelerden yolcular da yararlanabileceklerdir.
Bildirime konu ortak girişimin maliyetler ve tüketici yararı açısından ne gibi
etkiler doğuracağına ilişkin olarak taraflardan alınan bilgilere göre, THY uçak içi
eğlendirici sistemler, uçak içi konfor ve ikram farklılığı ile müşteri potansiyelini
artırmayı, uluslararası arenada hizmet sunmayı hedeflemiştir.
(………………………TİCARİ SIR………………) Halihazırda ikram hizmetinde 380
bir farklılık yakalamış olan THY’nin ikram sunumunda değişen müşteri
tercihlerine daha esnek karşılık verebilmek, özellikle uluslararası hatlarda
önemli bir farklılık oluşturacak yenilikçi hizmet konseptleri oluşturmak amacıyla
yeni bir şirket kurulması tercih edilmiştir. İkram maliyetleri seçilen mönüye göre
değişmektedir. (………………………TİCARİ SIR………………)
(………………………TİCARİ SIR………………). Ayrıca, ortak girişimin THY ile
ve diğer havayolları ile olan ilişkilerinin eşit koşullarda olacağı ve ortak girişimin
THY’ye piyasa koşullarında hizmet sunacağı ifade edilmiştir.
THY’nin alt pazardaki güçlü pozisyonu ve ortak girişimle olan ilişkisi sonucu
ortak girişimin ilgili pazarda önemli bir pazar payına ulaşması öngörülmektedir. 390
Diğer taraftan, alıcı gücü açısından pazarda rekabetçi baskı yaratabilen önemli
bir müşteri olan THY’nin ortak girişim ile ilişkisi nedeniyle alımlarını sürekli
olarak doğrudan ortak girişimden gerçekleştirmesi halinde pazarın yaklaşık %
(…) lük bir bölümünün rekabete kapatılması ve giriş engellerinin artması söz
konusu olabilecektir.
Ayrıca, THY’nin cazip bir alıcı olması (disruptive buyer) nedeniyle, işlemin,
ikram hizmetleri pazarındaki firmalar arasında önemli bir rekabet baskısı
yaratan bir unsurun ortadan kalkması gibi bir etkisi de olabilir.
06-96/1224-369
12
Ancak, THY’nin ikram hizmetleri alımını bildirime konu işlemden önce yaptığı
şekilde rekabetçi bir şekilde gerçekleştirmeye devam etmesi halinde işlem 400
sonrasında ilgili pazarda ortaya çıkabilecek olası rekabet karşıtı etkilerin
önlenebileceği ve böylece bildirime konu işlem ile rekabeti önemli ölçüde
azaltabilecek bir hakim durum yaratılmasının veya mevcut bir hakim durumun
güçlendirilmesinin engellenebileceği düşünülmektedir. 2005 yılında
Avusturya’da, benzer bir olay olan Avusturya’nın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi
ve pazardaki ikram hizmetlerinin % 75 inin alıcısı konumundaki Avusturya
Havayolları Grubu’nun (AUA) uçak içi ikram ve restoran işletmecisi olan ve
değişik havaalanlarına göre % 66-100 arasında pazar payı bulunan Airest’in %
65 hissesini devralması işleminde, Federal Rekabet Otoritesi (FCA), AUA’nın
halihazırda Airest’te bulunan hisselerinden dolayı Airest’in öncelikli müşterisi 410
olma avantajının mevcut olduğunu, AUA’nın Airest’in stratejik kararlarına
katılımının önemli ölçüde değişmesinin beklenmediğini ve alt pazardaki
rekabetçi baskıları dikkate almış, ancak etkin ve adil rekabetin sağlanması için
birtakım koşullar da öngörmüştür. FCA, tarafların, Airest’e münhasırlık
tanınmayacağı ve AUA’nın yavru şirketi Lauda Air’in 2009 yılında sona erecek
mevcut ikram sözleşmesinin ihaleye tabi olacağı ve kalite ve fiyat açısından en
iyi teklife verileceği şeklindeki taahhütlerini işleme izin vermek için yeterli
görmüştür.
Bu çerçevede, THY’nin ikram hizmeti alımlarını ortak girişim ile yapılması
öngörülen sözleşmenin bitiminden itibaren rekabetçi şartlarda gerçekleştirmesi 420
halinde, bildirime konu ortak girişim işleminin, ilgili ürün pazarında, 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi kapsamında bir hakim durum yaratan veya mevcut bir
hakim durumu daha da güçlendiren ve bunun sonucunda rekabetin önemli
ölçüde azalmasına yol açan bir işlem olmayacağı kanaatine varılmıştır.
H.2.4. Yan Sınırlamalar
Birleşme/devralma işlemlerinde yan sınırlamalar ve bu çerçevede rekabet
yasakları, yoğunlaşmayı meydana getiren sözleşmenin ana amacının yanında
sözleşmenin hukuki getirilerinden yararlanılmasına yönelik düzenlemelerdir.
Alıcılar tarafından satıcılara getirilen rekabet yasakları, uygulamada alıcıların
devraldıkları maddi ve maddi olmayan varlıkların değerinden tam olarak 430
yararlanmalarının, dolayısıyla alıcı tarafından yapılan yatırımın karşılığının tam
olarak alınmasının bir aracı olarak değerlendirilmektedir. Birleşme/devralma
işlemine ilişkin bir rekabet yasağının yan sınırlama olarak kabul edilmesi ve bu
çerçevede işlemle birlikte değerlendirilmesi için söz konusu yasağın
“yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve gerekli olma”, “sadece taraflar açısından
kısıtlayıcı olma” ve “orantılılık” kriterlerini sağlaması gerekmektedir.
a) Yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve gerekli olma: Doğrudan ilgili olma,
sınırlamanın, işlemin gerçekleştirilmesine yardımcı olması ancak
yoğunlaşmanın nihai amacıyla kıyaslandığında ikincil nitelik taşıması anlamına
gelmektedir. Gereklilik unsuru ise işleme ilişkin sınırlamanın mevcut olmaması 440
halinde işlemin hayata geçirilmesinin daha zor ya da maliyetli olması durumunu
ifade eder.
06-96/1224-369
13
b) Sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olma: Bu unsur, işlemle birlikte getirilen
sınırlamanın sözleşme tarafları dışında üçüncü kişilerin davranışlarını
etkileyecek ya da bu kişilerin zararına olacak herhangi bir unsur içermemesini
ifade eder.
c) Orantılılık: Bu unsur bir kısıtlamanın yan sınırlama olarak kabul edilmesi için
kısıtlamanın kapsamının ve süresinin de işlemin yürütülebilmesi için gerekli
olandan fazla olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Bu çerçevede sınırlamanın hangi ürün ya da hizmetleri kapsadığı ve süresi 450
değerlendirilerek sınırlamanın işlemin hayata geçebilmesi için gerekli olandan
fazla bir kısıtlamaya neden olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Ortak Girişim Anlaşması’nın Rekabet Kısıtlaması başlıklı maddesi şu şekildedir:
“I.11. Ne DO&CO ne de bağlı kuruluşlarından veya yan kuruluşlarından
herhangi birisi veya herhangi bir ortağı veya müdürü Türkiye’de doğrudan veya
dolaylı olarak veya yapacağı herhangi bir işbirliği vasıtasıyla herhangi bir
havayolu ikram hizmeti veremez.”
Ortak Girişim Ana Sözleşmesi’nin 34. maddesinde ise,
“İç hat uçuşları ile Türkiye’den yapılan dış hat uçuşlarında İkram (catering)
faaliyeti kapsamına giren hususlarda, Ortaklar bizzat, iştirakleri veya alt 460
kuruluşları aracılığıyla, doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir şekilde
faaliyet gösteremez.”
denilmektedir.
Bu çerçevede, ortak girişimin taraflarına Türkiye’de havayolu ikram hizmetleri
alanında rekabet yasağı getirilmektedir. Ortak girişim anlaşması kapsamındaki
mal ve hizmetler ve bölgelerle sınırlı olarak ana teşebbüslerle ortak girişim
arasındaki rekabet yasakları, ortak girişimin varlıklarının tam değeri ile
kullanılabilmesi, ana teşebbüsler tarafından ortak girişime sağlanan know how
ve müşteri portföyünün içselleştirilebilmesi veya ana teşebbüsler tarafından
ortak girişime transfer edilen veya ortak girişim tarafından geliştirilen know how 470
ve müşteri portföyüne tarafların ayrıcalıklı erişimleri ile kolaylaşabilecek
rekabetçi davranışlar karşısında ana teşebbüslerin ortak girişimdeki
menfaatlerinin korunmasını sağlamaktadırlar. Bu nedenle bu tür sınırlamalar
ortak girişimin süresi boyunca yoğunlaşma işleminin yürütülmesi için doğrudan
ilgili ve zorunlu kabul edilebilmektedirler.
Bildirime konu işlemde, gerek Ortak Girişim Sözleşmesi’nde gerekse Ortak
Girişimin Ana Sözleşmesi’nde rekabet yasağının süresi belirtilmemiştir. Anılan
rekabet yasaklarının ana teşebbüsler arasındaki söz konusu Ortak Girişimin
süresi ile sınırlı tutulması halinde makul yan sınırlama olarak
değerlendirilebileceği düşünülmektedir. 480
Bunun dışında, Ortak Girişim Sözleşmesi’nde THY ve ortak girişim arasında,
THY’nin yalnızca ortak girişimden ikram hizmeti sağlaması şeklinde münhasırlık
içeren en az 5 yıllık bir sözleşme imzalanması düzenlenmektedir. Rekabet
hukukunda, birleşme veya devralma değerlendirmelerinde, genellikle, sabit
06-96/1224-369
14
miktarlar ve belli bir süre için öngörülen satma veya satın alma yükümlülükleri
yan sınırlama olarak kabul edilebilirken, münhasırlık, işlem için doğrudan ilgili ve
gerekli bir yan sınırlama olarak kabul edilmemektedir. Bu çerçevede, THY ve
Ortak Girişim arasında THY’nin en az 5 yıl süre ile münhasıran ortak girişimden
uçak içi ikram hizmet alımına ilişkin olarak imzalanması planlanan anlaşmanın
işlemle doğrudan ilgili ve gerekli bir yan sınırlama niteliğinde olmadığı, 490
yapılması öngörülen söz konusu anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi anlamında
teşebbüsler arası bir anlaşma niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. THY’nin
pazardaki pozisyonu dikkate alındığında bu tür bir münhasır anlaşmanın
özellikle pazarın en büyük müşterisinin üst pazardaki mevcut ve potansiyel
rakiplere 5 yıl süreyle kapatılması yönünden (customer foreclosure) ilgili
pazardaki rekabet üzerinde önemli etkiler yaratabileceği, bu nedenle Kanun’un
4. ve 5. maddeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kanaatine
varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 500
1. Bildirime konu ortak girişim işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu
Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı “Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi bir
işlem olduğuna OYBİRLİĞİ ile,
2. a) THY’nin ikram hizmetleri alımlarını, ortak girişim ile yapılması öngörülen
“Havayolu İkram Sözleşmesi”nin bitiminden itibaren rekabetçi şartlarda
gerçekleştirmesi koşuluyla OYÇOKLUĞU ile,
b) Taraflar arasında imzalanan Ortak Girişim Sözleşmesi’nin I.11. maddesi ve
Ortak Girişim Ana Sözleşmesi’nin 34. maddeleri ile getirilen rekabet
yasaklarının, ana teşebbüsler arasındaki ortak girişimin süresi ile sınırlı 510
tutulması koşuluyla OYBİRLİĞİ ile,
c) Ortak Girişim Sözleşmesi’nin “Havayolu İkram Sözleşmesi” başlığı taşıyan II
(1) sayılı maddesi ile THY ve Ortak Girişim arasında THY’nin en az 5 yıl süre ile
münhasıran ortak girişimden uçak içi ikram hizmet alımına ilişkin olarak
imzalanması planlanan anlaşmanın işlemle doğrudan ilgili ve gerekli bir yan
sınırlama niteliğinde olmadığına, söz konusu anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi
anlamında teşebbüsler arası bir anlaşma niteliğinde olduğuna ve Kanun’un 4.
ve 5. maddeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine, bu nedenle
Ortak Girişim Sözleşmesi’nin söz konusu maddesinin yeniden düzenlenmesi ve
THY ile Ortak Girişim arasında imzalanacak sözleşmenin Kurumumuza 520
bildirilmesi koşuluyla OYBİRLİĞİ ile,
bildirime konu işleme izin verilmesine karar verilmiştir.
06-96/1224-369
15
KARŞI OY GEREKÇESİ
(29.12.2006 tarihli ve 06-96/1224-369 sayılı Kurul Kararı)
Kararın 2.a. maddesine aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum:
THY ile Do&Co İstanbul Catering ve Restaurant Hizmetleri Tic. A.Ş.
arasında imzalanan ortak girişim anlaşmasına izin verilmesi talebi üzerine
hazırlanan 27.12.2006 tarihli raporun görüşülmesi sonucunda Kurul, “THY’nin
ikram hizmeti alımlarını, ortak girişim ile yapılması öngörülen “Havayolu İkram
Sözleşmesi”nin bitiminden itibaren rekabetçi şartlarda gerçekleştirilmesi
koşuluyla” işleme izin verilmesi kararını almıştır.
Raporda da belirtildiği gibi, bir ortak girişim işleminin yoğunlaşma
doğurucu olarak kabul edilebilmesi için, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak
girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacının veya etkisinin olmaması
gerekmektedir. Aynı pazarda faaliyet gösteren rakipler arasında kurulan ortak
girişimlerin rakipler arasında rekabeti sınırlayıcı veya koordine edici amaç ve
etkisi olabileceği gibi, alt-üst veya bağımlı pazarlarda da aynı yönde sonuçlar
doğurabileceği kuşkusuzdur. THY alım pazarında hakim durumda olan bir
teşebbüs niteliğinde kabul edildiğinden, yapılacak uzun süreli sözleşmelerle
pazarın kapatılması riski öne çıkabilecektir. İlgili pazarlarda giriş engellerinin
mevcudiyeti de gözden uzak tutulamaz.
Yolcu taşımacılığı pazarında yer almakla birlikte, catering pazarında yer
alan Do&Co ile, organ üyelerinin ayniyeti bakımından koordinasyon
doğabilecektir.
THY’nin ortak girişim ilişkisi nedeniyle alımlarını sürekli olarak ortak
girişimden gerçekleştirmesi durumunda (ki buna engel bulunmadığı gibi,
işlemlerin yapılış amacı gereği zaten bu şekilde hareket edilecektir) pazarın
önemli bir kısmı rekabete kapanacak, zaten mevcut olan giriş engelleri daha da
artacaktır. Öte yandan THY’nin ikram hizmeti talebinin yeni hatların açılması ve
filo yapısının büyümesi nedeniyle artacağı da tahmin edilmektedir (Bu hususlar
27.12.2006 tarihli raporun 12. sahifesinde açıkça yer almaktadır).
Hal böyle iken, raporun sonuç kısmında ve Kurul kararında, yukarıdaki
sakınca ve risklerin, hizmet alımının “rekabetçi bir şekilde” gerçekleştirilmesi
halinde önlenebileceği vurgulanmıştır. Bir tür “koşul” şeklinde görünen bu
“sübjektif unsur”u anlamak ve gerekçelendirmek mümkün değildir. İzin
verilmemesi gereken veya açık, uygulanabilir, tedbir niteliğinde koşullara
bağlanması gereken bir işlemi, sadece “koşullu izin verildiği” izlenimi yaratacak
şekilde izne bağlamak, rekabet hukukunun amacına uygun düşmemektedir.
İlgili teşebbüsler veya ortak girişim tarafları zaten mevzuat gereği rekabetçi
davranmak yükümlülüğündedirler. Bu husus, rekabet mevzuatının temel
öğesidir. Bunu özel bir koşul olarak kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki,
06-96/1224-369
16
Rekabet Kurumu bu karardan sonra ilgili teşebbüsün tüm alım ihalelerini kontrol
etme yükümlülüğü altına mı girmektedir veya her ihaleyi Kuruma bildirim
yükümlülüğü mü doğmuştur.
Yukarıda belirtilen nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy