Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-277 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-07/126-37
Karar Tarihi : 18.2.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN,
Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Bekir KOCABAŞ, Recep GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : - Abdullah İNALTEKİN
Myholday Tour Argentinierstr 56 A-1040 Wien
AVUSTURYA
- Susis Travel
Merkez Mah. Cumhuriyet Meydanı No:8/4 20
Gaziosmanpaşa/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Türk Hava Yolları A.O.
Türk Hava Yolları Genel Yönetim Binası Atatürk
Havalimanı 34149 Yeşilköy/İstanbul
- Benzer uygulamalarda bulunan diğer havayolu firmaları
E. DOSYA KONUSU: Türk Hava Yolları A.O. (THY) ve diğer havayolu
şirketlerinin internet üzerinden yaptıkları bilet satışlarında düşük fiyat 30
uygulamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Abdullah İNALTEKİN’e ait şikâyet dilekçesinde, THY’nin
uçak bileti satışı hizmetlerinde genel satış kurallarına uymayarak kendi satış ofisi
ve acentelerinde hizmet bedeli olarak öngörülen ve yurtdışında 35 EURO veya
Türkiye’de 35 YTL olarak belirlenen TKM eklenti bedelini internet sitesi üzerinden
yapılan işlemlerde 10 EURO ya da 15 YTL olarak uyguladığı belirtilmiştir.
Dilekçede bu uygulama ile THY’nin;
- Havayolu taşımacılığı pazarındaki konumunu kullanarak bilet satış pazarını
olumsuz etkilediği, 40
- Satış merkezleri arasında haksız rekabete yol açtığı,
- Asli fonksiyonu bilet satışı olan seyahat acentelerinin yerini aldığı,
09-07/126-37
2
- Küçük havayolu işletmelerini olumsuz etkilediği,
- Ülkeler arasındaki vergi ve hizmet giderleri farkını gözetmediği
iddia edilmektedir. Diğer taraftan Susis Travel tarafından yapılan başvuru ise
doğrudan THY’ye yönelik olmamakla birlikte, genel olarak havayolu şirketlerinin
internet üzerinden hizmet bedeli almamasının rekabet ihlali yarattığı iddiasına
ilişkindir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.12.2008 tarih ve 8305 sayı, 50
27.1.2009 tarih ve 703 sayı ile giren başvurular üzerine hazırlanan 4.2.2009 tarih
ve 2008-4-277/İİ-09-BK sayılı İlk İnceleme Raporu, 11.2.2009 tarih ve 09-06
sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 09-06/109-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 16.2.2009 tarih ve 2008-4-277/ÖA-09-BK sayılı
Önaraştırma Raporu 16.2.2009 tarih ve REK.0.08.00.00-110/47 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 09-07 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
60
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; THY’nin ve diğer havayolu
şirketlerinin internet üzerinden yaptıkları satışlarda düşük fiyat uygulamak yoluyla
4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddialarına ilişkin olarak, mezkur Kanun
kapsamında herhangi bir ihlal tespit edilemediği ve bu nedenle adı geçen
teşebbüs ve benzer uygulamalarda bulunan diğer havayolu firmaları hakkında
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifadesine yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 70
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İnceleme konusu, genel olarak havayolu taşımacılığı alanında güçlü bir konumda
bulunan THY’nin, internet üzerinden yaptığı satışlarda daha düşük bir fiyat
uygulamak suretiyle küçük çaplı rakiplerinin ve seyahat acentelerinin faaliyetini
zorlaştırdığı iddiasına dayanmaktadır.
Buna göre, rekabetin bozulduğu iddia edilen pazarlardan birisi, THY’nin faaliyette
bulunduğu “havayolu taşımacılığı pazarı”dır. Ayrıca THY’nin bu pazardaki pazar
gücüne dayanarak alt pazarlardaki rekabeti bozduğu da iddia edilmektedir. Bu
çerçevede “havayolu taşımacılığı pazarı” (üst pazar) dosya kapsamında ilgili 80
ürün pazarı olarak belirlenmiştir. Ancak şikayetin kapsamı dikkate alındığında,
tek bir pazarın ilgili ürün pazarı olarak tanımlanması yeterli olmayacaktır. Zira,
şikayet dilekçelerinde rekabetin bozulduğu iddia edilen asıl pazar, seyahat
acentelerinin faaliyet gösterdiği pazardır.
09-07/126-37
3
Havayolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren THY ve diğer havayolu
şirketleri, biletlerini kendi dağıtım ağları (internet, bilet satış ofisleri) vasıtasıyla ya
da “seyahat acenteleri” kanalıyla pazarlamaktadır. Diğer bir ifadeyle havayolu
şirketleri, uçak biletlerinin pazarlanmasında ya kendi dağıtım ağlarını
kullanmakta ya da “seyahat acenteliği hizmetlerinden” faydalanmaktadır.
Havayolu firmalarının biletlerini “yeniden satıcılık” ilişkisi çerçevesinde 90
pazarlayan seyahat acenteleri ise genellikle, uçak bileti satışının yanında
tüketicilerin seyahat veya tatil taleplerine yönelik diğer hizmetleri de sunmaktadır.
Örneğin; seyahat planlaması, araç kiralama hizmeti, otel rezervasyonu, tatil
paketi gibi hizmetler, seyahat acenteleri tarafından sunulan hizmetlerin birkaçıdır.
Bununla birlikte, seyahat acentelerinin faaliyetlerini oluşturan bu hizmetler,
genellikle birbirinin tamamlayıcısı olsa bile, tüketicilerin gözünde bütünüyle
birbirinin ikamesi değildir. Dolayısıyla, herhangi bir seyahat acentesinin sunduğu
uçak bileti satış hizmetinin diğer seyahat acenteliği hizmetlerinden ayrı bir
pazarda kabul edilmesi uygun olacaktır. Bu çerçevede, “havayolu taşımacılığı
acentelik hizmetleri pazarı” (alt pazar) da dosya kapsamında ilgili ürün pazarı 100
olarak belirlenmiştir.
Yukarıda sunulan değerlendirmeler ışığında, inceleme konusu dosya
bakımından üst pazar olarak “havayolu taşımacılığı pazarı”, alt pazar olarak ise
“havayolu taşımacılığı acentelik hizmetleri pazarı” ilgili ürün pazarı olarak
belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Havayolu taşımacılığı alanında acentelik hizmeti sunan teşebbüsler tüm
Türkiye’de faaliyet gösterdiği için, “havayolu taşımacılığı acentelik hizmetleri
pazarı” açısından ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak belirlenmesi gerektiği 110
kanaatine varılmıştır.
Havayolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren teşebbüsler, faaliyetlerini kalkış
ve varış noktaları ile belirlenen hatlar üzerinde sürdürmektedirler. Varış noktası
ortak olan hatlarda, zamana duyarlı olmayan ve özellikle düşük maliyetle uçuş
yapmak isteyen yolcular, farklı bir kalkış noktasına giderek varış noktasına
uçmayı tercih edebilmektedirler. Bu açıdan farklı güzergâhların zamana duyarlı
olmayan yolcular bakımından belirli ölçüde ikame teşkil etmesi mümkündür.
Ancak kalkış veya varış noktası Türkiye olan tüm uçuş hatlarında bu tür
alternatifin bulunduğunu söylemek mümkün değildir. Diğer taraftan, özellikle
zamana duyarlı yolcular bakımından varış noktasına en kısa sürede varılabilecek 120
hat(lar)dan gitmek önem arz etmektedir. Bu hususlar dikkate alındığında,
THY’nin faaliyet gösterdiği pazarlar bakımından farklı hatların birbirine tam ikame
teşkil ettiğini söylemek mümkün değildir. Bu çerçevede, havayolu taşımacılığına
ilişkin olarak, dosya kapsamında “havayolu taşımacılığı” pazarı için ilgili coğrafi
pazar her bir hat ayrı pazar olmak üzere “Türkiye merkezli yurt içi ve yurt dışı
havayolu taşıma hatları” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Hakkında Şikâyette Bulunulan Teşebbüs (THY)
09-07/126-37
4
115 uçaklık filosu ile Türk havayolu taşımacılığının lideri konumundaki THY,
yayımladığı faaliyet raporu verilerine göre 2007 yılı içinde iç hatlarda 9.900.000, 130
dış hatlarda 9.700.000; 2008 yılı içinde ise iç hatlarda 9.404.000, dış hatlarda
7.472.000 biletli yolcu taşımıştır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün 30.9.2008
tarihli konsolide gelir tablosu rakamlarına göre şirket, 2008’in ilk dokuz ayında
4.416.088.591 TL net satış geliri elde etmiştir.
THY, 2008 yılı Nisan ayında global anlamda ilk havayolu ittifakı olma özelliğini
taşıyan Star Alliance’a üyeliğini gerçekleştirmiş; iç hatlara yönelik olarak ise
Anadolu Jet markası adı altında Ankara merkezli düşük fiyatlı Anadolu
seferlerine başlamıştır.
I.3. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK 140
Şikayet başvurularının incelenmesi sonucunda, Kanun kapsamında
değerlendirilebilecek üç ayrı iddianın bulunduğu görülmektedir. Bunlar,
- Ülkemizde faaliyet gösteren havayolu şirketlerinin internet üzerinden yaptıkları
satışlarda düşük fiyat uygulamak suretiyle seyahat acentelerinin faaliyetlerini
zorlaştırdığı iddiası,
- Ülkemiz havayolu taşımacılığı pazarında hakim durumda bulunan THY’nin
internet üzerinden yaptığı satışlarda düşük fiyat uygulamak suretiyle havayolu
taşıyıcısı konumundaki küçük rakiplerini zor durumda bıraktığı ve böylece hakim
durumunu kötüye kullandığı iddiası,
- Ülkemiz havayolu taşımacılığı pazarında hakim durumda bulunan THY’nin 150
internet üzerinden yaptığı satışlarda düşük fiyat uygulamak suretiyle seyahat
acentelerini zor durumda bıraktığı ve böylece hakim durumunu kötüye kullandığı
iddiası.
İlk iddiada, belirli bir havayolu şirketi gösterilmeksizin tüm havayolu şirketleri
şikayet edilmektedir. Ancak söz konusu şirketlerinin hakim durumda olduklarına
ya da uyguladıkları fiyatların maliyetlerin altında olduğuna ilişkin başvuruda
herhangi bir ifade bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, hakim durumda bulunmayan
bir havayolu şirketinin internet üzerinden yaptığı satışlarda düşük fiyat
uygulamasının, -bu fiyatlar ilgili teşebbüsün maliyetlerinin altında olsa bile-
rekabeti bozması mümkün değildir. Aksine bu tür bir davranış, tüketicilerin daha 160
ucuza bilet satın almasını sağladığı için rekabetçi bir davranış olarak
değerlendirilebilecektir. Öte yandan, konuya ilişkin olarak THY’den Kuruma
gönderilen yazıda, havacılık sektöründe bilet fiyatlarının, uçuş operasyonu
hizmet bedeli ve bilet düzenleme hizmet bedeli olmak üzere temel olarak iki
unsurdan oluştuğu; uçuş operasyonu hizmet bedelinin tüm satış kanallarında
aynı olduğu; bilet düzenleme hizmet bedelinin ise, farklı satış kanallarının
maliyetlerine ve yolcuya verilen hizmete bağlı olarak değişiklik gösterebildiği
belirtilmektedir. Yazıda devamla, internet üzerinden mal ve hizmet satışının
yapıldığı tüm sektörlerde (bankacılık, sigortacılık vs.) olduğu gibi havayolu
sektöründe de, internet üzerinden yapılan satışlarda belirli bir maliyet avantajının 170
bulunduğu; dolayısıyla bu kanaldan yapılan satışlarda bilet fiyatlarının diğer satış
09-07/126-37
5
kanallarına kıyasla düşük oluştuğu ifade edilmektedir. THY’den alınan bu yazı,
teknolojinin hızla geliştiği günümüzde pek çok sektörde olduğu gibi havayolu
taşımacılığı sektöründe de internetin yaygın olarak kullanılmaya başlandığını,
havayolu şirketlerinin de belirli maliyet avantajları nedeniyle müşterilerini bu
kanaldan bilet satın almaya teşvik ettiğini, internet üzerinden yapılan satışlardaki
düşük fiyatların maliyet altı bir satışın sonucu olmadığını; düşük fiyatların internet
satışlarındaki maliyet avantajının tüketiciye yansıtılmasından ibaret olduğunu
göstermektedir. Dolayısıyla ilk iddiaya ilişkin olarak şu aşamada herhangi bir
işlem yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 180
Şikayet dilekçesinde ikinci olarak, havayolu taşımacılığı pazarında hakim
durumda bulunan THY’nin internet üzerinden yaptığı satışlarda düşük fiyat
uygulamak suretiyle küçük çaplı rakip havayolu şirketlerinin faaliyetlerini
zorlaştırdığı iddia edilmektedir. Ancak, bu iddia ileri sürülürken THY’nin bu
uygulamasının rakip şirketlerin faaliyetlerini hangi mekanizma yoluyla
zorlaştırdığı belirtilmemiştir. Ayrıca, THY’nin bu uygulaması ile “küçük çaplı”
havayolu şirketlerinin faaliyetlerini zorlaştırıldığı ifadesi de dikkat çekicidir. Zira
bu ifade, THY’nin düşük fiyat uygulamasının, tüm havayolu şirketlerinin
faaliyetlerini zorlaştırmadığını; internet üzerinden satış yapamayan, ya da
maliyetleri THY kadar düşük olmayan küçük havayolu şirketlerinin faaliyetlerini 190
zorlaştırdığını ima etmektedir. Ancak, hakim durumdaki firmaların rakip
teşebbüslere zarar veren tüm eylemlerinin hakim durumun kötüye kullanılması
olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, şikayet dilekçesinde
ima edildiği gibi, THY’nin düşük fiyat uygulaması ile THY kadar etkin olmayan bir
rakip zarar görmüş olsa bile, bu durum son tahlilde tüketici refahını azaltıcı bir
etkiye sahip olmayacaktır. Dolayısıyla, bu tür bir uygulamanın rekabet hukuku
kapsamında yasaklanmaması gerekmektedir. Aksi taktirde, nihai amacı etkinliğin
sağlanması ve tüketici refahının artırılması olan rekabet hukuku uygulamasıyla
etkin olmayan firmaların korunmasına yol açılmış olacaktır.
Diğer taraftan, bir an için THY’nin uygulamasından zarar gören teşebbüslerin 200
THY kadar etkin oldukları kabul edilse bile, bu uygulamanın hakim durumun
kötüye kullanılması olarak kabul edilebilmesi için THY’nin uyguladığı fiyatın
maliyetlerinin altında olması gerekmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere,
internet üzerinden yapılan düşük fiyatların, maliyet altı fiyatlamanın bir ürünü
olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki şikayet dilekçesinde de bu
yönde bir iddia bulunmamaktadır. Dolayısıyla, şu aşamada ikinci iddiaya ilişkin
olarak da herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.
Şikayet dilekçesinde son olarak, ülkemiz havayolu taşımacılığı pazarında hakim
durumda bulunan THY’nin internet üzerinden yaptığı satışlarda düşük fiyat
uygulamak suretiyle seyahat acentelerini zor durumda bıraktığı ve böylece hakim 210
durumunu kötüye kullandığı iddia edilmektedir. Şikayet konusu uygulama,
rekabet hukukunda “fiyat sıkıştırması” olarak adlandırılan kötüye kullanma
uygulaması ile benzerlik arz etmektedir. Ancak uygulamanın “fiyat
sıkıştırması”nın unsurlarını taşıyıp taşımadığının detaylı olarak değerlendirilmesi
gerekmektedir.
09-07/126-37
6
Fiyat sıkıştırması, hem üst hem de alt pazarda faaliyet gösteren ve özellikle üst
pazarda yüksek pazar gücüne sahip dikey bütünleşik bir firmanın alt pazardaki
rakiplerini dışlamak veya rekabeti engellemek gibi amaçlarla uygulayabildiği bir
fiyatlama stratejisidir. Fiyat sıkıştırması, üst pazarda yüksek pazar payına sahip
olan firmanın üretimini kontrol ettiği mal veya hizmetin fiyatı ile bu mal veya 220
hizmetten üretilen alt pazardaki ürünün fiyatı arasındaki marjın daraltılması
sonucunda gerçekleşmektedir. Bu iki yolla mümkündür;
- Alt pazardaki üretim ve rekabet için zorunlu olan girdinin üretiminin
gerçekleştirildiği üst pazarda yüksek pazar payına sahip olan ve dikey bütünleşik
yapıya sahip olan firma, ürettiği bu girdiyi alt pazardaki rakiplerine daha yüksek
fiyatlardan satmak suretiyle rakiplerinin maliyetlerini arttırabilir (Dikey kapatıcı
etki yaratan fiyat sıkıştırması),
- Üst pazarda yüksek pazar payına sahip olan firmanın alt pazardaki
teşebbüslere uyguladığı girdi fiyatları aynı olsa bile, nihai tüketiciye yapılan
satışlarda uygulanan alt pazar fiyatı maliyetlerin altında belirlenerek alt pazardaki 230
rakipler üzerinde dışlayıcı etki yaratılabilir (Yıkıcı fiyat sıkıştırması).
Fiyat sıkıştırmasının iktisadi sonucu, alt pazarda mevcut veya potansiyel
rakiplerin dikey bütünleşik teşebbüs kadar etkin olsalar bile bu teşebbüsle karlı
bir şekilde rekabet etmelerinin olanaksız olması ve pazarın rakiplere
kapatılmasıdır. Bu nedenle fiyat sıkıştırması ciddi bir rekabet ihlali olarak
değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, dikey bütünleşik yapı içerisinde faaliyet gösteren firmaların alt
pazarlarda uyguladıkları her farklı fiyatın da fiyat sıkıştırması olarak kabul
edilmesi mümkün değildir. İlgili pazarlarda firmaların fiyat sıkıştırması
yapabilmeleri bakımından “yeterli kabiliyet” ve “güdülerinin” varlığının iktisaden 240
ortaya koyulabilmesi bakımından bazı temel ekonomik koşulların sağlanması
gerekmektedir. Bu koşulları şöyle sıralamak mümkündür:
- Teşebbüsün dikey bütünleşik yapıda olması,
- Teşebbüsün üst pazarda yüksek pazar gücüne sahip olması ve bu yüksek
pazar gücünü alt pazardaki üretim ve rekabet için zorunlu olan bir girdi üzerinden
elde etmiş olması,
- Teşebbüsün alt pazarda da belirli düzeyde pazar gücüne sahip olması,
- Girdinin fiyatı ve alt pazar arasında kârlı olmayan bir marj kalması,
- Teşebbüsün objektif gerekçelerinin olmaması,
- Alt pazarda rekabetin kısıtlanması. 250
Dosya konusu şikâyetin tüm bu koşulları sağlayan bir fiyat sıkıştırması olup
olmadığının ve dışlayıcı bir nitelik arz edip etmediğinin net bir analizinin
yapılabilmesi bakımından THY’nin pazardaki konumu, bilet satış kanalları ve bu
satış kanallarında uygulanan fiyatlama politikaları yakından incelenmelidir.
09-07/126-37
7
Öncelikle belirtmek gerekir ki THY, hem havayolu taşımacılığı alanında hem de
havayolu bilet satışı alanında faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla, bilet satışı
konusunda seyahat acenteleri ile rakip konumundaki THY dikey bütünleşik bir
yapıya sahiptir.
Diğer taraftan THY, ülkemiz havayolu ile yolcu taşımacılığı pazarındaki en büyük
teşebbüstür. 2006 yılında THY tarafından Rekabet Kurumu’na yapılan, Do&Co 260
İkram Hizmetleri Ortak Girişimine izin verilmesine ilişkin başvuruda, THY’nin
2005 ve 2006 yıllarında tarifeli ve tarifesiz uçuşlar için pazar payı rakamları şu
şekilde verilmiştir:
Tablo 1: THY tarafından yapılan bildirimde beyan edilen pazar payları
Tarifeli Seferler Pazar Payı Tarifesiz Seferler Pazar Payı Yıl
İç Hat Dış Hat İç Hat Dış Hat
2005 (…) (…) (…) (…)
2006 (…) (…) (…) (…)
Dosya mevcudu bilgilere göre, havayolu taşımacılığı pazarında faaliyet gösteren
başlıca havayolu firmalarının 2006 ve 2007 yılına ilişkin pazar payları ise
aşağıdaki gibidir:
Tablo 2: Havayolu firmalarının 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin pazar payları
2006 yılı Pazar Payı
(%)
2007 yılı Pazar Payı
(%)
ŞİRKET ADI
İç Hat
(%)
Dış Hat
(%)
Toplam
(%)
İç Hat
(%)
Dış Hat
(%)
Toplam
(%)
Türk Hava Yolları (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Onur Air (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Pegasus (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Atlas Jet (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Sun Express (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Diğer (…) (…) (…) (…) (…) (…)
Tablo-2’de yer alan pazar payı rakamları Devlet Hava Meydanları İşletmesi
Genel Müdürlüğü tarafından işletilen tüm havaalanlarında gerçekleştirilen tarifeli 270
ve tarifesiz tüm seferleri kapsayan oranlardır. Tablo-1 ve Tablo-2’nin birlikte
değerlendirilmesinden, THY’nin tarifeli seferlerde gerek iç hat gerek dış hatta
ciddi bir pazar payına sahip olduğu; tarifeli ve tarifesiz tüm seferlerin dahil edildiği
durumda dış hatlardaki pazar gücünün daha düşük olduğu; ancak iç hatlardaki
pazar gücünü koruduğu görülmektedir. .
THY’nin özellikle tarifeli havayolu taşımacılığı pazarındaki bu güçlü konumunun
hem temelinde yer alan hem de bu durumu güçlendiren başlıca iki husus, slot
tahsisinde tarihsel haklara sahip olması ve bayrak taşıyıcı niteliğini haiz
olmasıdır.
Havayolu yolcu taşımacılığı pazarındaki rekabet üzerinde oldukça önemli etkilere 280
sahip olan bu iki faktörden slot tahsisi, en genel anlamıyla kısıtlı olan havaalanı
kapasitesinin havayolu şirketleri arasında faydalarını maksimize edecek ve etkin
kullanımını sağlayacak şekilde tahsis edilmesidir. Ülkemizde slot tahsisi
09-07/126-37
8
halihazırda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekle birlikte, bu
alandaki uluslararası standartlar çerçevesinde THY, mevcut slotların büyük bir
kısmında “tarihsel haklara” sahiptir (grandfather rights). Dolayısıyla, geçmişten
bugüne THY tarafından kullanılmakta olan slotların, rakiplere tahsis edilmesi
mümkün olamamaktadır. THY’nin sahip olduğu bu “tarihsel haklar”, özellikle
kârlılık açısından önemli hatlar üzerinde THY’nin konumu rakiplerine göre
güçlendirmekte ve pazara yeni giren firmalar açısından kısmi ve suni bir giriş 290
engeli yaratarak THY’nin mevcut pazar lideri pozisyonunu sağlamlaştırmaktadır.
THY’nin bayrak taşıyıcı niteliği ise Türkiye’nin yabancı ülkelerle imzaladığı ikili
hava ulaştırma anlaşmalarının büyük bir bölümünde “belirlenen taşıyıcı” olarak
THY’nin adının geçmesinden kaynaklanmaktadır. Anayasa gereği, TBMM’nin
onayı ile yürürlüğe giren bu anlaşmaların önemli bir bölümünde THY’nin adının
geçmesinin yanı sıra kapasite ve frekans hükümlerinin THY tarafından önerilen
biçimde belirlenmiş olması nedeniyle özel havayolu firmalarının dış hat tarifeli
sefer düzenleme olanakları azalmıştır. Ayrıca, THY’nin bayrak taşıyıcısı olmadığı
bazı hatlarda, ikili hava ulaştırma anlaşmaları gereğince frekans ve uçak tipi
sınırlamasının bulunması ve bu kapasitenin halen THY tarafından kullanılıyor 300
olması nedeniyle özel hava yolu şirketlerinin bu piyasalara girmeleri
zorlaşmaktadır.
Havayolu yolcu taşımacılığı pazarındaki pazar payları, slot tahsisindeki tarihsel
haklar ve ikili antlaşmalar ile tanınan imtiyazlar bir bütün olarak dikkate
alındığında, THY’nin özellikle belirli hatlarda hakim durumda olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar THY hem havayolu ile yolcu taşımacılığı üst pazarında
hem de THY satış ofisleri, çağrı merkezleri ve internet vasıtasıyla uçak biletleri
satış hizmetleri alt pazarında faaliyet gösteren ve üst pazarda yüksek pazar
gücüne sahip olan dikey bütünleşik yapıda bir firma olsa da, şikayet konusu
uygulamanın Kanun’un 6. maddesi kapsamında dışlayıcı nitelikte bir fiyat 310
sıkıştırması olarak kabul edilemeyecek yönleri bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, alt pazardaki Uluslararası Ticari Hava taşıyıcıları
Birliği (IATA) onaylı acenteler bakımından diğer havayolu şirketlerinin uçak
biletlerinin THY’nin uçak biletlerini kısmi de olsa ikame etme olanağı
bulunmaktadır. Ayrıca yukarıdaki tablolardan da görüldüğü üzere, tarifeli
havayolu taşımacılığı alanında pazarın yaklaşık yarısı, tarifesiz havayolu
taşımacılığında ise yaklaşık %80’i diğer havayolu taşıyıcıları tarafından
kullanılmaktadır. Bu bakımdan, THY’nin biletlerinin satılması alt pazarda
acentelerin piyasada varlık gösterebilmeleri ve rekabet edebilmeleri için zorunlu
bir faaliyet değildir. 320
Diğer taraftan THY biletleri satış ofislerinden, acentelerden, çağrı merkezlerinden
veya internetten temin edilebilmektedir. Dosya mevcudu bilgilere göre, yurtiçinde
IATA onaylı 524 adet yurtiçi yetkili yolcu bilet satış acentesi, 34 adet sadece
IATA yetkisi bulunan satış acentesi ve 36 adet yurtiçi Genel Satış Acentesi
bulunmaktadır. IATA onaylı acenteler tek bir havayoluna bağımlı çalışan
acenteler olmayıp, IATA üyesi yerli ve yabancı tüm havayollarının biletlerini
09-07/126-37
9
düzenleyebilen acentelerdir. Öte yandan THY’nin 2008 yılında satılmış olan
biletlerinin bilet satış kanalları arasındaki oransal dağılımı aşağıdaki gibidir:
Tablo 3: 2008 Yılı THY Bilet Satışlarının Satış Kanalları Arasındaki Oransal Dağılımı
Bilet Satış Oranı
İç Hat (%) Dış Hat (%) Toplam (%)
THY Satış Ofisi (…) (…) (…)
İnternet (…) (…) (…)
Çağrı Merkezleri (…) (…) (…)
THY Genel Satış
Acenteleri
(…) (…) (…)
Diğer Acenteler 31,744 32,669 64,413
(…) (…) 100
Tablodan da görüldüğü üzere, THY’nin kendi satış ofisleri, genel satış acenteleri, 330
çağrı merkezleri ve internet üzerinden gerçekleştirdiği bilet satışlarının toplam
bilet satışları içindeki oranı %(…)’dır. Şikayet konusu olan internet satışlarında
ise bu oran yaklaşık %(…)’dir. Dolayısıyla THY’nin alt pazardaki (özellikle
internet satışlarındaki) pazar payının, toplam bilet satışlarının %64’ünü
gerçekleştiren seyahat acentelerini fiyat sıkıştırması yoluyla piyasa dışına
itebilecek kadar yüksek olmadığı görülmektedir.
Fiyat sıkıştırmasının varlığı araştırılırken, üst pazar ile alt pazar fiyatları arasında
fiyat sıkıştırmasını iktisadi açıdan mümkün kılacak bir marjın var olup olmadığı
da değerlendirilmelidir. Yukarıda belirtildiği üzere satış kanallarında uçuş
operasyonu hizmet bedelleri bakımından bir fark bulunmamaktadır. Tüm satış 340
kanallarında uygulanan uçuş operasyonları hizmet bedeli aynıdır. Bunun dışında
kalan “biletleme servis ücretleri” ise satış kanallarının maliyetleri ve yolcuya
verilen hizmetle orantılı olarak değişebilmektedir. Örneğin, internet üzerinden
yapılan satışlarda zaman ve fiyat açısından en uygun uçuşun bulunması
konusunda müşterinin bizzat kendisinin bir araştırma yaparak uçuş planını
belirlemesi gerekirken, seyahat acenteleri tarafından yapılan satışlarda, zaman
ve fiyat açısından en uygun uçuşun bulunması konusunda seyahat acenteleri bir
tür danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Bu noktada, acentelerin sundukları ilave
hizmetler için daha fazla ücret talep etmeleri iktisaden mümkündür. Bu nedenle
fiyat sıkıştırmasının tesisi açısından, acenteler bakımından üst pazar ile alt pazar 350
arasında kârlı olmayan bir marjın bulunduğunu söylemek mümkün değildir.
Son olarak, internet üzerinden yapılan satışların teşebbüslere ciddi bir maliyet
avantajı sağladığı dikkate alındığında, işlem maliyetlerini düşürmek isteyen
havayolu şirketlerinin müşterilerini internet üzerinden bilet almaya teşvik
etmesinin rasyonel bir gerekçesinin bulunduğu görülmektedir. Nitekim sektörde
faaliyet gösteren rakip havayolu şirketlerinin de internet üzerinden yaptıkları
satışlarda daha düşük fiyat uyguladıkları tespit edilmiştir (örneğin, Pegasus
firması, internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği satışlarda 8 TL’lik indirim
sağlamaktadır). Ayrıca düşük fiyatlar yoluyla tüketicilere de yansıyan bu etkinlik
tüketici refahının arttırılmasına katkıda bulunmaktadır. 360
09-07/126-37
10
Yukarıda yer verilen değerlendirmelerin ışığında, THY’nin internet sitesinden
gerçekleştirdiği satışlarda indirimli fiyat uygulamasının, fiyat sıkıştırmasının
koşullarını taşımadığı; dolayısıyla uygulamanın seyahat acentelerini pazar dışına
itmeye yönelik bir kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine
varılmıştır.
K. SONUÇ
Dosya konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına ve şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy