Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-1-37 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 19-46/791-345
Karar Tarihi : 26.12.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Mehmet TOKGÖZ, Ahmet Ogün KARAGÜLLE,
Osman AYAR, Furkan ÇELEN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN :- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik
Mühendisleri Odası
Ihlamur Sok. No: 10 Kızılay/ANKARA
(1) E. DOSYA KONUSU: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik
Mühendisleri Odası Konya İl Temsilciliğinin almış olduğu komisyon kararı ile
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 02.06.2018 tarih ve 4741
sayı ile intikal eden gizlilik talepli başvuruda özetle;
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası
Konya İl Temsilciliği’nin (TEMSİLCİLİK) almış olduğu Komisyon kararının
birtakım ticari kısıtlamalar getirdiği; odaların fatura denetleme yetkilerinin
kaldırılmış olmasına rağmen alınan bu kararla fiyat, fatura, iskonto gibi
hususların sabitlendiği ve rekabetin ortadan kaldırıldığı, bu kararlara
uymayanların 3-6 ay arası meslekten men edileceğinin öngörüldüğü,
TEMSİLCİLİK tarafından alınan bu karara uyulmasının zorunlu olduğu, mevcut
durumda şikayetçinin müşteri ile serbestçe anlaştıkları fiyat üzerinden iş yaparak
fatura kestikleri ancak TEMSİLCİLİK tarafından alınan bu kararın kendilerini
almadıkları ücretin faturasını kesme ve vergisini ödeme yükü altına soktuğu
iddia edilerek gereğinin yapılması ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Başvuruda yer verilen bilgi ve belgelerin incelenmesi
sonucunda düzenlenen 29.06.2018 tarih ve 2018-1-37/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
Rekabet Kurulunun (Kurul) 05.07.2018 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 18-22/386-
M sayı ile dosya konusu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 16.08.2018 tarih ve 2018-1-37/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu, Kurulun 06.09.2018 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 18-
30/505-M sayı ile 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak
aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)
hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
19-46/791-345
2/39
(5) Soruşturma açılmasına ve mezkûr Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilk yazılı
savunmanın 30 gün içinde gönderilmesi gerektiğine ilişkin 17.09.2018 tarih ve 11359
sayı ile yapılan bildirime mukabil soruşturma tarafı EMO’nun ilk yazılı savunması süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(6) Yürütülen soruşturma kapsamında, teşebbüs birliğinden bilgi ve belge talebinde
bulunulmuş; gelen bilgi ve belgeler 07.12.2018 tarih ve 8707 sayı ile Kurum kayıtlarına
girmiştir. Bunun yanı sıra Konya ilinde elektrik mühendisliği hizmetleri pazarında
faaliyet gösteren Tozoğlu Mühendislik Proje Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., Sıla
Mühendislik Elektrik Özel Sağlık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti., Mehmet Akif Savaş
Elektrik Mühendislik Proje İnş. San. Tic. Ltd. Şti., Mgh Elektrik Elektronik Otomasyon
Mühendislik ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti., İnovaktif Mühendislik Enerji San. Tic. Ltd. Şti.
ve Türel Mühendislik Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti.’den 27.12.2018 tarihinde bilgi ve
belge taleplerinde bulunulmuş; teşebbüslerden gelen bilgi ve belgeler sırasıyla
07.01.2019 tarih ve 135 sayı; 14.01.2019 tarih ve 254 sayı; 14.01.2019 tarih ve 253
sayı; 14.01.2019 tarih ve 252 sayı; 14.01.2019 tarih ve 239 sayı; 23.01.2019 tarih ve
417 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir. İlaveten, başvuru sahibi ile 22.11.2018 tarihinde
Kurum binasında bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Son olarak EMO’dan 01.02.2019
tarihinde bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, gelen bilgi ve belgeler 13.02.2019 tarih
ve 1002 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
(7) Yürütülen soruşturmaya istinaden hazırlanan 06.03.2019 tarih ve 2018-1-37/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri Kurul üyelerine ve dosya tarafına tebliğ edilmiş ve
EMO’nun ikinci yazılı savunması ilgili yazıyla birlikte talep edilmiştir. Buna mukabil EMO
tarafından hazırlanan ikinci yazılı savunma süresi dahilinde Kurum kayıtlarına
iletilmiştir.
(8) Dosya tarafının ikinci yazılı savunması çerçevesinde hazırlanan 07.04.2019 tarih ve
2018-5-37/EG sayılı Ek Görüş, Kurul üyeleri ve EMO’ya tebliğ edilmiştir. Soruşturma
süreci içinde anılan teşebbüs birliğince gönderilen üçüncü yazılı savunma ise süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(9) Kurulun 30.05.2019 tarih ve 19-20/296-M sayılı kararı ile 4054 sayılı Kanun’un 46.
maddesi uyarınca 11.06.2019 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına re’sen
karar verilmiştir. Bu tarihte sözlü savunma toplantısının yapılabilmesi için gerekli
nisabın mevcut olmaması nedeniyle sözlü savunma toplantısı ertelenmiş ve daha sonra
18.12.2019 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.
(10) Kurul; yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor, Ek Görüş, toplanan
deliller, yazılı savunmalar, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalar ve
incelenen dosya muhteviyatına göre 26.12.2019 tarih ve 19-46/791-345 sayı ile işbu
nihai kararı tesis etmiştir.
(11) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Mevcut dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler
ışığında raportörler tarafından,
EMO’nun asgari ücret uygulanmasına yönelik karar ve eylemleri ile 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği,
EMO’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza
Yönetmeliği) uyarınca idari para ceza verilmesi gerektiği,
EMO tarafından çıkarılan;
19-46/791-345
3/39
EMO Ana Yönetmeliği’nin “Oda Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri”
başlıklı 34. maddesinin (ı) bendi,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası
Asansörlere Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Hizmet
Bedelleri ve Mesleki Denetim” başlıklı 8. maddesi,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası
Bilirkişilik Yönetmeliği’nin “Bilirkişilik Hizmet Bedeli” başlıklı 10. maddesi,
Genel olarak en az ücretlerin belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin
hükümler içeren En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları
Yönetmeliği’nin 5. maddesi ve “En az ücretlerin belirlenmesi ve uygulama
esasları” başlıklı 6. maddesi,
EMO Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12.
maddesinin (b), (c), (d), (e) bentleri ve 8. maddesinin (m) bendi,
EMO Teknik Uygulama Sorumluluğu Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin
7. 8. 9. ve 10. maddeleri,
EMO Test, Ölçüm, Muayene Ve Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri
Yönergesi’nin 21. maddesi,
EMO Yapı Elektronik Sistemleri ve Tesisatlarına Ait Mühendislik
Hizmetleri Yönetmeliği’nin 7. maddesi,
EMO Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait
Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 7. maddesi,
TMMOB EMO Genel Hizmet Sözleşmesi’nin 3. ve 10. maddesi; TMMOB
Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Mühendisliği Teknik Uygulama
Sorumluluğu (Fenni Mesuliyet) Hizmet Sözleşmesi’nin 4/b, 7/g, 10, 11.
maddeleri; TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir ve
Mühendis Üyeler İçin Yapı Elektronik Sistem ve Tesisatlarına Ait İşletme
Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesi, TMMOB Elektrik
Mühendisleri Odası Serbest Müşavir ve Mühendis Üyeler İçin
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerine Ait
İşletme Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesi ve TMMOB
Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir ve Mühendis Üyeler İçin
Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi’nin 8.
maddesinin
4054 sayılı Kanun’a aykırı nitelikte olması nedeniyle iptali için dava açılması gerektiği
belirtilmektedir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. İlgili Pazar
(12) Meslek birlikleri, birbirine yakın mesleki faaliyet gösteren kişi ve kurumların ortak
gereksinmelerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak, meslek disiplinini ve
ahlakını korumak, meslek ve çıkarları ile ilgili işlerde, resmi makamlar ve öteki
kuruluşlar ile işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve önerilerde bulunmak, meslekle ilgili
bütün mevzuatı, normları, bilimsel şartnameler, tip sözleşmeler ve bunlar gibi bütün
19-46/791-345
4/39
bilimsel evrakı incelemek ve bunların değiştirilmesi, geliştirilmesi, ya da yeniden
konulması yolunda önerilerde bulunmak amacıyla kurulmaktadır1.
(13) Bu doğrultuda meslek birlikleri sıklıkla, tavsiye niteliğinde veya uyulması zorunlu
kararlar almaktadır. Alınan bu karar türlerinden biri de mesleki işlerde alınacak
ücretlerin (taban, tavan, sabit, en az, asgari vb. gibi birçok adlandırma bulunmaktadır)
belirlenmesidir.
(14) Meslek birlikleri yapacakları faaliyetlerde ve alacakları kararlarda, kendi kuruluş
kanunları bulunsun ya da bulunmasın, kuruluş amacına uygun ve yasal mevzuat
çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Başvuru konusu iddialar, EMO’ya bağlı
TEMSİLCİLİK tarafından asgari ücret tespiti yapıldığına yöneliktir. Teşebbüs birliği
niteliğindeki meslek birliklerinin asgari ücret belirlemesi, üyelerin bağımsız karar alma
süreçlerini ortadan kaldırması 4054 sayılı Kanun çerçevesinde incelenebilecektir.
(15) İlgili pazara ilişkin sınırların belirlenmesinde hem tüketiciler hem de üreticiler açısından
ikame edilebilirlik ölçütleri dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte İlgili Pazarın
Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında “inceleme konusu işlem, gerek
ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet
açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu
bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir.” denilmektedir. Bu nedenle
alternatif tüm pazar tanımlamaları açısından dosya kapsamında ulaşılan sonuç
değişmeyeceğinden kesin bir pazar tanımının yapılmasına gerek duyulmamış olmakla
birlikte, iddiaların değerlendirilmesinde hangi pazarların dikkate alındığına aşağıda yer
verilmiştir.
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(16) Kurul tarafından EMO’nun farklı il temsilciliklerine yönelik yapılan çeşitli incelemelerde
pazar genel olarak, “elektrik mühendisliği hizmetleri pazarı” olarak tanımlanmıştır2.
Dolayısıyla ilgili ürün pazarı kesin bir tanım yapılmadan Kurulun önceki kararları
doğrultusunda “elektrik mühendisliği hizmetleri pazarı” olarak ele alınmıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(17) Mühendisler, proje çizimi ve teknik uygulama sorumluluğu (TUS) olmak üzere başlıca
iki alanda hizmet vermektedirler. Proje hizmetleri sunabilmek için herhangi bir coğrafi
alan kısıtlaması olmayıp farklı illerde bulunan mühendisler Türkiye’nin her yerinde proje
hizmetleri sunabilmektedirler. Öte yandan TUS hizmetleri için Planlı Alanlar Tip İmar
Yönetmeliği uyarınca belli sınırlar getirilmektedir. Bu Yönetmeliğin 58. maddesine göre,
fenni mesulün, yapının bulunduğu il sınırları içinde ikamet etmesi esastır. Farklı bir ilde
fenni mesuliyet üstlenilebilmesi için ilgili idarenin uygun görmesi ve yapı yeri ile fenni
mesulün işyeri arasındaki mesafenin en fazla 200 km olması gerekir.
(18) İlgili şikâyetler ve TUS uygulama alanı olan 200 km mesafe dikkate alınarak Konya İli
sınırları dâhilinde bir ilgili coğrafi pazar tanımı yapılması mümkün olmakla birlikte bu tür
bir tanımlama yapmak doğru olmayacaktır. Bunun ilk nedeni 200 km mesafenin il
sınırlarını aşacak ölçüde oldukça geniş bir coğrafi alanı içermesidir. Bu doğrultuda
Konya il merkezinde faaliyet gösteren bir mühendis örneğinde, mühendisin başta
Karaman ve Aksaray il merkezleri olmak üzere çevre il sınırları içinde faaliyet
göstermesi veya bunun tersi bir durum mümkündür. Bunun yanında Konya il sınırları
1
224.03.2011 tarih ve 11-17/323-98 sayılı, 27.10.2010 tarih ve 10-67/1413- 531 sayılı, 09.12.2009 tarih
ve 09-58/1411-372 sayılı, 05.10.2006 tarih ve 06-70/945-272 sayılı, 12.08.2004 tarih ve 04-52/691-175
sayılı Kurul kararları.
19-46/791-345
5/39
içinde EMO’ya bağlı Konya Akşehir ve Konya Ereğli Temsilcilikleri de bulunmaktadır3.
Doğrudan ilgili coğrafi pazarın Konya olarak belirlenmesi etkin bir sınır çizmeyecektir.
(19) İkinci olarak, asgari ücretin belirlenmesi TEMSİLCİLİK yetkisi dâhilinde değildir, bu
yönde bir karar EMO tarafından alınabilmektedir. EMO ise bu kararı ilgili yönetmelikleri
çerçevesinde ve tüm Türkiye için alabilmektedir. Ayrıca üyelerin farklı illerdeki
temsilcilikler altında hizmet vermesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla
ilgili coğrafi pazarın Konya olarak belirlenmesi, 4054 sayılı Kanun’un ihlaline neden
olan bir teşebbüs birliği kararının amacını ve hukuki sınırlarını çizmekten ziyade bu
kararın uygulama alanını işaret edecektir. Bu doğrultuda proje hizmetleri ve TUS için
alt kırılımlara gidilmeyip, kesin bir tanım yapılmadan ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
dikkate alınmıştır.
I.2. Sektörel Mevzuat
I.2.1. 6235 sayılı TMMOB Kanunu
(20) 6235 sayılı Kanun’un 1. maddesinden TMMOB’un, Türkiye sınırları içinde meslek ve
sanatlarını icraya kanunen yetkili olup mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis,
yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan tüzel kişiliğe sahip kamu
kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu anlaşılmaktadır. Birliğin kuruluş amacı,
6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (a) bendinde;
“Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda
kurulmasına karar vermek; bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını
bir Odanın bünyesinde toplamak”,
devamında (b) bendinde;
“Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere
uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile
olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve
ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak”
olarak tanımlanmaktadır. Aynı Kanun’un 13. maddesinde;
“Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve
mimarları odaları) açılabilir.”
denilmektedir. Devamında 33. maddede ise;
“Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını
iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için
ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek
mecburiyetindedirler.”
denilmektedir. Bu bağlamda elektrik mühendislerinin piyasada faaliyette
bulunabilmeleri için EMO’ya kayıt olma zorunluluklarının olduğu anlaşılmaktadır4.
I.2.2. Yönetmelikler
(21) 6235 sayılı TMMOB Kanunu’na dayanılarak çıkartılan 24954 sayılı Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin “Birliğin ve Bağlı Odaların Amaçları” başlıklı
3
4 Kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında, asli ve süreli
görevlerde çalışanların üyelikleri isteklerine bağlıdır.
19-46/791-345
6/39
3. maddesinin (b) bendinde;
“Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının ortak gereksinmelerini
karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak, mesleğin genel yararlara uygun
olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını
korumak; kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal
kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi
değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin
artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm
girişim ve etkinliklerde bulunmak.”
hükmüne, “Birlik Yönetim Kurulunun Görev Yetkileri” başlıklı 24. maddesinin (d)
bendinde ise;
“Mühendis ve mimarların refahlarını sağlayacak önlemleri saptayarak, gerekli
girişimlerde bulunmak ve ilişkileri kurmak.”, (f) bendinde ise “Mühendislik,
mimarlık ve şehir plancılığı meslekleriyle ilgili bütün elemanların, mesleklerine
göre gerekli düzeye ve sonucunda parasal olanaklara ulaşmalarını sağlamak ve
bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak, gerekli önlemleri almak.”
hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, EMO ve TMMOB’a bağlı diğer odaların bu
hükümler doğrultusunda kurulduğu ve faaliyetlerinde genel koordinasyonun yukarıda
sayılan amaçlar doğrultusunda TMMOB tarafından sağlandığı anlaşılmaktadır.
(22) Bu çerçevede TMMOB odaların işleyişi, komisyonlar, asgari ücret vb. hususlara yönelik
çıkardığı yönetmelikler ile sektörel düzenleme yapmaktadır. Bu çerçevede TMMOB
tarafından çıkarılan ve odaların uyması gereken yönetmeliklere aşağıda yer verilmiştir:
TMMOB Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği,
TMMOB Meslek Dalı Ana Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Yönetmeliği,
TMMOB İl/İlçe Koordinasyon Kurulları Yönetmeliği,
TMMOB Disiplin Yönetmeliği,
TMMOB ve Odalar Mali İşler Yönetmeliği,
TMMOB Ödül Verme ve Ödüle Aday Gösterme Yönetmeliği,
TMMOB Adına Sekreteryası Odalar Tarafından Yürütülen Kongre, Kurultay ve
Sempozyum Düzenleme Yönetmeliği,
TMMOB Öğrenci Kolu Yönetmeliği,
TMMOB 45. Dönem (01 Nisan 2018 – 31 Mart 2020) Bütçe Uygulama Esasları
Yönetmeliği,
TMMOB Genel Kurul Yönetmeliği,
TMMOB İşyeri Temsilcileri Kurulu ve İşyeri Temsilciliği Yönetmeliği,
TMMOB ve Odalar Denetim Yönetmeliği,
TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil
Belgesi Yönetmeliği,
TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği,
19-46/791-345
7/39
TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol
Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmeliği,
TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve
Düzenleme Esasları Yönetmeliği,
TMMOB Bilirkişilik Yönetmeliği,
TMMOB 2018 Yılı Bilirkişilik-Eksperlik-Hakemlik ve Teknik Müşavirlik
Yönetmeliği.
(23) Yönetmelikler arasında asgari ücretin tespiti, kapsamı, asgari ücret tespiti ile ilgili
komisyonların kurulması ve bu komisyonların görevleri, asgari ücrete uyulmaması
durumunda uygulanacak yaptırımı düzenleyen yönetmelikler bulunmaktadır. TMMOB’a
bağlı odalar söz konusu yönetmeliklere aykırı olmayacak şekilde kendi alanları ile ilgili
yönetmelikler çıkararak uygulamaktadırlar.
I.2.3. EMO Tarafından Çıkarılan Yönetmeliklerin 4054 sayılı Kanun’a Aykırı
Nitelikteki Hükümleri
(24) İnceleme konusunu oluşturan asgari ücretin belirlenmesi temel olarak EMO’nun tabi
bulunduğu yönetmeliklere dayanmaktadır. Anayasa’nın 124. maddesinin “
Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren
kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve
bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin
Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü doğrultusunda bir kamu
tüzel kişisi olan EMO’nun da yönetmelik çıkarma yetkisi bulunmaktadır. EMO bu yetkisi
dâhilinde odanın ve oda üyelerinin faaliyetlerine ilişkin farklı tarihlerde ve konularda
birçok yönetmelik çıkartmıştır. Bu yönetmeliklerin bazıları doğrudan üyelerin
yapacakları işlerde asgari ücretin belirlenmesine ilişkindir. Diğer bir kısım yönetmelik
ise farklı konularda çıkarılmakla birlikte asgari ücretin (en az ücret) belirlenmesine ilişkin
hükümlere sahiptir.
(25) Meslek birliklerinin kuruluş amaçlarına uygun olarak, temsil ettikleri meslekleri ve
meslek mensuplarını korumaya, geliştirmeye ve niteliklerini artırıcı önlemler almaya
yönelik, tabi oldukları mevzuat sınırları içerisinde çeşitli düzenlemelerde bulunmaları
rekabet hukuku bakımından doğal karşılanmakla birlikte bu düzenlemelerin 4054 sayılı
Kanun’a aykırılık teşkil etmemesi beklenmektedir. Asgari ücret tespitine ilişkin hususlar
da 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda
EMO tarafından çıkarılan ve 4054 sayılı Kanun’a aykırı nitelikte oldukları düşünülen
hükümlere aşağıda yer verilmiştir:
EMO Ana Yönetmeliği’nin “Oda Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri” başlıklı
34. maddesinin (ı) bendinde;
“Üyelerinin kamu kuruluşları, özel kuruluşlar ve kişilerle olan tüm mesleki
ilişkilerinde ortaklaşa uyulacak hukuki ilkeleri hazırlamak, bunlara uymayı
sağlayacak önemleri almak, uygulamaları denetlemek, mesleki hizmetlerin
karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak”
şeklinde yer alan hüküm,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Asansörlere
Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Hizmet Bedelleri ve Mesleki
Denetim” başlıklı 8. maddesinde;
19-46/791-345
8/39
“Asansör SMM5 ve asansör ücretli SMM hizmetlerinin en az ücretlerinin
belirlenmesi ve mesleki denetim uygulamaları, 9/12/2010 tarih ve 27780
sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En
Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerine
göre gerçekleştirilir.”
şeklinde yer alan hüküm.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Bilirkişilik
Yönetmeliği’nin “Bilirkişilik Hizmet Bedeli” başlıklı 10. maddesinde;
“Bilirkişilik hizmet bedeli, TMMOB tarafından her yıl düzenlenerek
yayımlanan asgari ücret tarifesinde gösterilen ücretten daha az olamaz.
Özel durumlarda bilirkişilik hizmet bedelinin belirlenmesinde Oda Yönetim
Kurulu yetkilidir.
Bilirkişilere ödenecek ücret toplam bilirkişilik hizmet bedelinin yarısıdır.”
şeklinde yer alan hüküm,
Genel olarak en az ücretlerin belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin hükümler
içeren En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin
“Hizmet Alanları ve En Az Ücretin Belirlenmesine İlişkin Esaslar”ı düzenleyen 5.
maddesinde yer alan hüküm ve “En az ücretlerin belirlenmesi ve uygulama
esasları” başlıklı 6. maddesinde;
“En az ücretlerin belirlenmesi ve uygulama esasları aşağıdaki gibidir:
a) En az ücret tanımları her yıl Oda Sürekli SMM Komisyonu tarafından
belirlenir ve Oda Yönetim Kurulu kararı ile son şekli verilerek yayımlanır.
En az ücret tanımlarında belirtilmeyen hizmetlerin bedellerinin
belirlenmesinde Oda Yönetim Kurulu yetkilidir. Bu hizmetler bu tarifedeki
ücretlerin altında yapılamaz. En az ücretlere Katma Değer Vergisi (KDV)
dâhil değildir. KDV tutarı fatura veya serbest meslek makbuzunda
belirtilerek ayrıca tahsil edilir.
b) En az ücret tanımlarında belirtilen ücretler, hizmeti yürütecek Oda
üyesinin mühendislik ücreti ve genel giderlerinin karşılığıdır.”
şeklinde yer alan hüküm6,
EMO Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12. maddesinin b,
c, d, e bentlerinde;
“SMM Hizmetlerinin yürütülmesinde SMM, Tescilli Büro ve EMO aşağıda
belirtilen koşullara uyarlar:
…
b) SMM ve Tescilli Büro; bu Yönetmelik kapsamına giren tüm işlerinde ve
yapacağı hizmet sözleşmelerinde mesleki esaslar, ülke ve meslektaş
yararları doğrultusunda, geçerli kanunlar ve borçlar hukuku çerçevesinde, iyi
niyet kurallarına uygun davranarak, ilgili konularda yürürlüğe konulmuş EMO
şartnamelerine, tip projelerine ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret
tanımlarına uyacaktır.
5 Serbest Müşavir Mühendis
6 Bu hükmün devamında en az ücretin hesaplanmasına yönelik oranlar ve katsayılar yer almaktadır.
19-46/791-345
9/39
c) SMM ve Tescilli Büro; bu Yönetmelik kapsamına giren tüm işlerinde ve
yapacağı mühendislik hizmetlerinde bu Yönetmeliğin 1 inci maddesindeki
hüküm gereği, ilgili kişi, idare ve onay makamınca istensin istenmesin
mesleki esaslar ile ülke ve meslektaş yararlarının gözetilmesi, üretilen
hizmetlerin EMO standartları, Ana Yönetmelik ve Yönetmelikleri ile
ülkemizde geçerli diğer standartlar, Yönetmelikler ve esaslara
uygunluğunun sağlanması, EMO tarafından belirlenen mühendislik
hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması ve meslektaşlar arasındaki haksız
rekabetin önlenmesi amaçlarına uyacaktır. Proje sorumlularının EMO`ya
kayıtlı olup olmadıklarının EMO tarafından araştırılıp belgelenebilmesi,
EMO`nun gerekli denetimi yapabilmesi ile üretilen hizmetlerin bu esaslara
uygunluğunu belgeleyebilmesine yardımcı olacaktır.
d) SMM ve Tescilli Bürolar, SMM Hizmetlerini denetim için bağlı bulundukları
EMO birimlerine sunarken, hizmetin türünü gözönüne alacak ve EMO
Yönetim Kurulu tarafından istenilmesi kararlaştırılan diğer belgeler ile,
1- SMM hizmetini belirten ya da hizmet ürünü proje, sözleşme ve benzeri
dökümanları,
2- İşveren ve SMM-Tescilli Büro arasında imzalanmış, varsa Oda tarafından
hazırlanmış örneğine uygun sözleşmeyi,
3- Verilen SMM hizmetlerine ilişkin olarak, Oda tarafından belirlenen en az
ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş, varsa Oda tarafından
hazırlanmış örneğine uygun, SMM üyenin kaşesi, imzası, SMM ve Tescilli
Büro numaraları, üye sicil numarası, vergi dairesi adı ve vergi numarası,
büro adresi ile işverenin adı ve adresinin belirtildiği serbest meslek makbuzu
ya da faturayı, ilgili EMO birimine vermekle yükümlü olacaklardır.
e) Tescilli Büroların çalıştırdıkları SMM`lere ödeyecekleri aylık net ücret,
kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan EMO üyelerinin aylık eline geçen
toplam ücret göz önüne alınarak, EMO tarafından belirlenen bedelden ve
SMM`e ödenen brüt ücretlerin yıllık toplamı, SMM`in yıl içinde EMO en az
ücretlerine göre ürettiği hizmetlerin toplamının %20 (yüzde yirmi)`sinden
aşağı olamaz.”
şeklinde yer alan hükümler,
Aynı yönetmeliğin 8. maddesinin m bendinde;
“Tescile esas bilgi ve belgelerin EMO`ya verilmesinde, gerçeğe aykırı
beyanda bulundukları saptanan, Tescil Belgesi üzerinde her hangi bir
değişiklik yapan, tescile esas koşullarda meydana gelen değişiklikleri bir ay
içerisinde EMO`ya bildirmeyen, SMM hizmetlerini yürütürken bu Yönetmelik
hükümlerine, en az ücret tanımlarına ve mesleki denetim esaslarına
uymadıkları belirlenen kişi ve kuruluşlar hakkında TMMOB Disiplin
Yönetmeliği uygulanır.”
şeklinde yer alan hüküm,
EMO Teknik Uygulama Sorumluluğu Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 7. 8. 9.
ve 10. maddelerinde;
“Madde 7; …TUS hizmet süresi sözleşmede belirtilir. Süre tespitinde EMO
tarafından hazırlanan “Yapı Süresi En Çok Süre Cetveli” örnek alınır.
Yapının sözleşme süresi içerisinde bitirilememesi durumunda taraflarca
19-46/791-345
10/39
bulunulan yılın EMO En Az Ücretler Tanımları üzerinden ek sözleşme
yapılır.
…
İnşaat, tabloda belirtilen süre içinde bitirilmediği takdirde, o yılın EMO En Az
Ücret Tanımları üzerinden hesaplanan toplam bedelin süreye bölünmesi ile
bulunan aylık ücret, uzayan sürede TUS‘a aylık olarak ödenir...
Madde 8; (1) TUS‘a yapılacak ödeme, 22/4/1990 tarihli ve 20500 sayılı
Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren TMMOB Serbest
Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği gereği Odaca
belirlenen asgari ücret ve TUS Hizmet Sözleşmesinde belirlenen biçimde
yapılır.
(2) Birbirini tekrar eden yapılarda, aynı projenin aynı yerde ve aynı sözleşme
dahilinde yapılması durumunda, asgari ücret tarifesine göre bulunan TUS
denetim ücreti tüm uygulamaların %100‘ü alınarak toplam yapı alanı
üzerinden değerlendirilir.
Madde 9; ... İnşaatın herhangi bir nedenle geçici bir süre durdurulması
nedeniyle yapım süresinin sözleşme süresini aşması durumunda taraflar ek
sözleşme yaparlar. Bu sözleşmede, TUS‘un ücreti hizmetin yapıldığı yılın En
Az Ücret Tanımlarından hesaplanarak ödenir.
Madde 10; … Bu durumda, TUS‘un yaptığı hizmetten doğan alacaklarının
tamamının ödenmiş olması gerekir. Ayrıca sözleşmede belirtilen işin
tamamına ait bedelin bu ödemeden sonraki miktarının %30‘u, inşaatın
durdurulduğu yılın En Az Ücret Tanımlarına göre hesaplanarak bir ay
içerisinde TUS‘a ödenir.”
şeklinde yer alan hükümler,
EMO Test, Ölçüm, Muayene Ve Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri
Yönergesi’nin 21. maddesinde;
“Oda tarafından sunulan hizmetlerin muhtevasına göre tahakkuk ettirilecek
ücretler ve bunların uygulanmasına ilişkin diğer tüm hususlar her yıl Resmi
Gazete`de yayınlanan EMO En Az Ücret Tanımlarında belirlenir. Test-ölçüm
ve bu yönergede tanımlanan tüm hizmetler Elektrik Mühendisleri Odası
İktisadi İşletmesi üzerinden yürütülür ve muhasebeleştirilir.”
şeklinde yer alan hüküm,
EMO Yapı Elektronik Sistemleri ve Tesisatlarına Ait Mühendislik Hizmetleri
Yönetmeliği’nin 7. maddesinde;
“Yapı elektronik sistemlerine ve tesisatlarına ait mühendislik hizmetlerinin en
az ücretlerinin belirlenmesi ve mesleki denetim uygulamaları, 9/12/2010
tarihli ve 27780 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan TMMOB Elektrik
Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları
Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilir.”
şeklinde yer alan hüküm,
EMO Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik
Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 7. maddesinde;
19-46/791-345
11/39
“Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimine ilişkin
mühendislik hizmetlerinin en az ücretlerinin belirlenmesi ve mesleki denetim
uygulamaları, 9/12/2010 tarihli ve 27780 sayılı Resmî Gazete`de
yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri
Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği
hükümlerine göre gerçekleştirilir.”
şeklinde yer alan hüküm.
(26) Ayrıca EMO internet sitesinde yayımlanan, TMMOB EMO Genel Hizmet
Sözleşmesi’nin 3. ve 10. maddesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik
Mühendisliği Teknik Uygulama Sorumluluğu (Fenni Mesuliyet) Hizmet Sözleşmesi’nin
4/b, 7/g, 10, 11. maddeleri, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir ve
Mühendis Üyeler İçin Yapı Elektronik Sistem ve Tesisatlarına Ait İşletme Sorumluluğu
Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest
Müşavir ve Mühendis Üyeler İçin Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi
Üretim Tesislerine Ait İşletme Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesi,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir ve Mühendis Üyeler İçin Yüksek
Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Hizmet Sözleşmesi’nin 8. maddesi 4054 sayılı
Kanun’a aykırı olabilecek nitelikte en az ücrete ilişkin hükümler içermektedir.
(27) Yukarıda sayılan mevzuat incelendiğinde ücret uygulamaları En Az Ücret ve Mesleki
Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği çevresinde yürütülmektedir. Bu yönetmelik ile
ücrete konu hizmet alanlarının hangileri olduğu, en az ücretin nasıl tespit edileceği ve
uygulama esaslarının neler olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan asıl konusu asgari
ücretin belirlenmesi olmamakla birlikte, Asansörlere Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri
Yönetmeliği’nin 8. maddesinde, Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 10. maddesinde, Test,
Ölçüm, Muayene Ve Uygunluk Değerlendirme Hizmetleri Yönergesi’nin 21.
maddesinde, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimine Ait Elektrik
Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği 7. maddesinde, Serbest Müşavir Mühendislik
Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12. maddesinin (b) bendinde, Teknik Uygulama
Sorumluluğu Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 8. maddesinde ve sayılan hizmet
sözleşmeleri taslak metinlerinde görüleceği üzere EMO’ya bağlı mühendislerce
yapılacak işlerde belirlenecek ücretin alt sınırı, En Az Ücret ve Mesleki Denetim
Uygulama Esasları Yönetmeliği’ne atıf yapmak yoluyla düzenlenmiştir.
(28) Bunun yanında Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 8. ve 12.
maddelerinde asgari ücrete ilişkin denetimin nasıl yapılacağı da belirlenmektedir.
Ayrıca Teknik Uygulama Sorumluluğu Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 7., 8., 9. ve
10. maddelerinde yalnızca asgari ücrete ilişkin belirleme yapılmamakta, bunun yanında
ödeme koşullarına ilişkin hükümler de bulunmaktadır.
(29) Mal ve hizmetlere ilişkin ücretlerin belirlenmesi rekabet hukukunun en hassas
alanlarından birini oluşturmaktadır. Bu ücretin doğrudan tespit edilmesi veya alt
sınırının belirlenmesi ya da bu nitelikte teşebbüs birliği kararlarının alınması rekabeti
kısıtlayıcı bir anlaşma türü olarak değerlendirilmektedir. Bunun istisnası ise kanun
koyucu tarafından veya yetkilendirilmiş idarece yapılacak düzenlemedir. Bu nedenle
EMO tarafından çıkarılan yönetmeliklerin yasal zemininin incelenmesi gerekmektedir.
Yasal bir yetki olmaksızın çıkarılan asgari ücrete yönelik düzenlemeler 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrasının “a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi,” şeklinde belirtilen rekabet ihlali çerçevesinde
değerlendirilebilecektir.
19-46/791-345
12/39
I.3. EMO ile İlgili Geçmiş Tarihli Kurul Kararları
(30) EMO’nun bazı il temsilciliklerinin uygulamaları Kurulun geçmiş kararlarına da konu
edilmiştir. Bu kapsamda EMO ile ilgili geçmiş tarihli Kurul kararlarına aşağıda yer
verilmektedir.
I.3.1. 26.05.2004 Tarih ve 04-38/428-108 Sayılı Kurul Kararı
(31) Kararda EMO ve Makina Mühendisleri Odası (MMO) Burdur il temsilciliklerinin ve
bunların üyesi olan mühendislerin havuz oluşturarak sundukları hizmetler için aşırı fiyat
talep ettikleri ve ayrıca EMO Burdur Temsilciliğinin yeni açılacak bir elektrik
mühendisliği bürosunun pazara girişini zorlaştırdığı iddiaları incelenmiştir. Yapılan
değerlendirmede pazara girişlerin zorlaştırıldığı ve havuz uygulamalarına yönelik
iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve bunlara yönelik bulgulara rastlanılmadığı ifade
edilmiştir. Dosya kapsamında asgari fiyat uygulamalarına yönelik tespitler yapılmış
ancak, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve bu teşebbüs birliğine bağlı odalar
tarafından asgari ücretlerin belirlenmesinin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu
yönündeki 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 sayılı Kurul kararının yürütülmesinin
Danıştay 10. Dairesinin 17.11.2003 tarih ve 2003/2564, 2003/2705 sayılı kararlarıyla
durdurulmuş olması sebebiyle asgari ücret uygulamalarına yönelik olarak herhangi bir
işlem tesisinin hukuken mümkün bulunmadığına karar verilmiştir.
I.3.2. 12.08.2004 Tarih ve 04-52/691-175 Sayılı Kurul Kararı
(32) Kararda, EMO Balıkesir Temsilciliği ve üyelerinin 11.04.2002 tarihinde almış oldukları
karar ile havuz sistemine yönelik uygulamaları değerlendirilmiştir. EMO Balıkesir
Temsilciliğine bağlı mühendislerin havuz sistemi oluşturarak rekabeti engellediklerine
dair yeterli bulguya rastlanmadığına, TMMOB ve bu teşebbüs birliğine bağlı odalar
tarafından asgari ücretlerin belirlenmesinin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu
yönündeki 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 sayılı Kurul kararının yürütülmesinin
Danıştay 10. Dairesinin 17.11.2003 tarih ve 2003/2564, 2003/2705 sayılı kararlarıyla
durdurulmuş olması sebebiyle, asgari ücret uygulamalarına yönelik olarak Balıkesir’de
yapılan tespitler bakımından bu aşamada herhangi bir işlem tesisinin hukuken mümkün
bulunmadığına karar verilmiştir.
I.3.3. 24.03.2011 Tarih ve 11-17/323-98 Sayılı Kurul Kararı
(33) TMMOB EMO, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), MMO ve Mimarlar Odası (MO) Burdur
il temsilciliklerinin havuz sistemi kurarak tekel fiyatı uyguladıkları iddiaları incelenmiştir.
Kurul kararında özetle; başvuru konusu havuz uygulamasının asgari ücretin altına
inilmesini engellemeye yönelik olarak uygulandığı, proje ve müşteri paylaşımına yol
açmadığı dolayısıyla 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal olarak
değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca odalar tarafından asgari ücret
uygulanmasına devam eden yargı süreci sebebiyle herhangi bir işlem tesisinin
gerekmediğine karar verilmiştir.
I.3.4. 02.06.2011 Tarih ve 11-33/716-222 Sayılı Kurul Kararı
(34) Adana’da inşaat ve elektrik mühendislerince sunulan Teknik Uygulama Sorumluluğu
(TUS) denetim hizmetinin İMO ve EMO Adana Şubesi tarafından düzenlenen listelere
göre sıra ile verildiği, söz konusu hizmete yönelik olarak sabit fiyat belirlendiği, bu
durumun hizmet alıcılarının tercihlerini sınırladığı ve rekabeti olumsuz etkilediği iddia
edilmiştir. Kararda elektrik/inşaat mühendislerinin TUS hizmetinin sıra ile sunulmasına
yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TMMOB
Elektrik Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası Adana şubelerine
uygulamalara son verilmesi ve buna ilişkin duyuruların internet sitelerinden yapılarak
19-46/791-345
13/39
TUS hizmeti sunan ve şubelerin yetkisi kapsamında bulunan il ve ilçelerde faaliyet
gösteren mühendislere gönderilmesi yönünde görüş bildirilmesine hükmedilmiştir.
Ayrıca asgari ücrete yönelik uygulamalar için Danıştay kararı çerçevesinde, pazar
paylaşımına yol açacak türden başka eylemler içermediği sürece, soruşturma
açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I.4. Kurulun 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 Sayılı Kararı ve 4054 Sayılı Kanun’a
Aykırılık Teşkil Eden İlgili TMMOB Yönetmeliklerine Dair Mahkeme Süreci
(35) 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 sayılı TMMOB ve TMMOB Şehir Plancıları Odasına
yönelik Kurul kararında, TMMOB’un asgari ücret tespitine yönelik uygulamaları
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine ve idari para cezası uygulanmasına
hükmedilmiştir. Anılan kararın ardından, Şehir Plancıları Odası tarafından Danıştay 10.
Dairesinin 2003/2564 esasında yürütmenin durdurulması istemi ile dava açılmıştır.
17.11.2003 tarih ve E: 2003/2564 sayı ile odanın görev alanı ile ilgili yönetmelik çıkarma
yetkisi olduğundan bahisle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Karara karşı
Kurumca yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11.03.2004 tarih ve
2004/92 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Dava Danıştay 13. Dairesinin 2005/916 esasına
kaydedilmiş olup, 08.07.2005 tarih ve K: 2005/3436 sayılı ile Kurul kararında
soruşturmayı yürüten üyenin aynı zamanda karar toplantısına da katılmış olması
gerekçe gösterilerek iptal kararı verilmiş olup karar kesinleşmiştir.
(36) Aynı Kurul kararına ilişkin olarak TMMOB tarafından da Danıştay 10. Dairesinin
2003/2705 esasında yürütmenin durdurulması istemi ile dava açılmıştır. 17.11.2003
tarihli karar ile odanın görev alanı ile ilgili yönetmelik çıkarma yetkisi olduğundan
bahisle yürütmenin durdurulmasına hükmedilmiştir. Karara karşı Kurum tarafından
yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11.03.2004 tarih ve 2004/93
sayılı kararı ile reddedilmiştir. Dava Danıştay 13. Dairesinin 2005/1668 esasına
kaydedilmiş olup, 14.11.2006 tarih ve K: 2006/4329 sayı ile yine soruşturmayı yürüten
üyenin aynı zamanda karar toplantısına da katılmış olması gerekçe gösterilerek iptal
kararı verilmiştir.
(37) Yukarıda bahsedilen iki kararın kesinleşmesinin ardından Kurulun 16.05.2007 tarih ve
07-41/453-M sayılı kararıyla, TMMOB tarafından kendi birliklerine bağlı meslek
odalarının asgari ücret tarifelerinin ve TMMOB üyesi olan Şehir Plancıları Odasınca
şehir plancılarının asgari ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan ve 4054
sayılı Kanun’a aykırı bulunan yönetmeliklerin iptali için dava açılmasına ve bu konuda
Başkanlığa yetki verilmesine karar verilmiştir. Kurum tarafından TMMOB Şehir
Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az
Ücret Yönetmeliği’nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h
maddelerinin, TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi’nin 2., 3.,
8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemiyle Danıştay 13. Dairesinin 2007/10829
esasında dava açılmış olup 01.02.2008 tarih ve K: 2008/1745 sayılı karar ile davanın
ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın Kurum tarafından temyiz edilmesi
üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.12.2012 tarih ve E: 2008/1241, K:
2012/2750 sayılı kararı ile Danıştay 13. Dairesinin kararının bozulmasına karar
verilmiştir. Bozma kararı üzerine Danıştay 13. Dairesinin 2014/39 esasında davaya
devam edilmiş ve 18.05.2016 tarih ve E: 2014/39 sayılı karar ile Kurumun yürütmenin
durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı Kurumca yapılan
itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.11.2016 tarih ve 2016/475
sayılı kararı ile Kurum’un itirazı reddedilmiş olup dava halen devam etmektedir.
19-46/791-345
14/39
(38) Kurum tarafından aynı tarihlerde açılan diğer davada ise TMMOB Disiplin
Yönetmeliği’nin 8/d maddesinin, TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tespit
Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmeliğin 3., 4/d, 5., 8., 9.,
10., 11., 12. ve 14. maddelerinin, TMMOB Mimarlık Mühendislik Hizmetleri ve Asgari
Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’nin 3/8., 3/10., 6/1., 6/2., 6/3.,
6/4-3. ve 7/1. maddelerinin ve TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri
Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 1., 2., 4/3., 4/6., 7., 8. ve 10. maddelerinin iptali istenmiştir.
Danıştay 13. Dairesinin 16.11.2007 tarih ve 2007/7326 K. sayılı kararı ile davanın
ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın Kurumca temyiz edilmesi üzerine
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.12.2012 tarih ve E: 2008/655, K: 2012/2752
sayılı kararı ile Danıştay 13. Dairesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma
kararı üzerine Danıştay 13. Dairesinin 2016/3930 esasında davaya devam edilmiş ve
25.05.2017 tarih ve E: 2016/3930, K: 2017/1634 sayılı karar ile davanın süre aşımı
nedeniyle reddine karar verilmiştir. Anılan karara yönelik Danıştay İdari Dava
Dairelerine temyiz talebinde bulunulmuş olup, dava halen devam etmektedir.
I.5. Dosya Kapsamında Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.5.1. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler
(39) Önaraştırma ve soruşturma sürecinde elde edilen ve önem arz ettiği değerlendirilen
belgelere aşağıda yer verilmektedir.
(40) Belge 1: Önaraştırma sürecinde 19.07.2018 tarihinde EMO Konya Temsilciliğinde
yapılan yerinde incelemede alınan, yazılış tarihi tam olarak tespit edilememekle birlikte
23.02.2018 tarihinden önce oluşturulduğu değerlendirilen “Fatura Denetimi ve Proje
Fiyat Kırımlarının Belirlenmesi” başlıklı belgede aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir:
“FATURA DENETİMİ VEYA PROJE FİYAT KIRIMLARININ BELİRLENMESİ
KONU:
Konya il temsilciliğimize bağlı bulunan serbest çalışan veya proje çizim işi ile
uğraşan arkadaşların fiyatlar konusundaki şikayetleri...
AÇIKLAMA:
Son zamanlarda özellikle yapı denetim sistemin gelmesi ile elektrik proje
çizimlerinde gerek yapı denetim firmalarının gerekse piyasadaki bazı smm
arkadaşların çok fazla kırım yapması nedeni ile hatta bazı arkadaşların odanın
en az ücret tablosuna bile bakmadan 2013 yılındaki fiyatları baz aldığı hatta ve
hatta bazı arkadaşların da daire başı olarak fiyatlandırma yaptığı aşikardır.
Özellikle de bazı smm arkadaşların yapı denetimlerle aylık ücret karşılığı
anlaştığı ve bazı yapı denetim firmalarının elektrik ve mekanik projelerini
bedavaya çizdiği duyumlarını alıyoruz.
Yapı denetim firmalarının kurulmasından bu zamana kadar bütün smm
arkadaşlarımız en büyük sıkıntısı proje fiyatlandırmalarıdır. Mimar ve
mühendislerin herkesten ayrı ayrı fiyat alması ve sürekli fiyatlar üzerinde kırım
yaptırmalarıdır. Yapı denetim firmalarının kurulmasından sonra ilk başlarda
fatura denetiminin olması nedeni ile böyle bir durumla karşılaşılmamıştır, fakat
belli bir süre sonra fatura denetiminin kalkması ve piyasaya yeni giren
arkadaşların isimleri kullanılarak fiyatlarda çok kırım yapılmaya başlandı.
Örneğin fatura denetimi yapıldığı zamanlarda kırımlar maksimum %50’lerdeydi
fakat fatura denetimi kaldırılması ile ilk başlarda bu kırım %25’lere çekildi,
mimarların veya mühendislerin sürekli fiyat kırdırmalarıyla bu oranın %10’lara
19-46/791-345
15/39
kadar gerilediği duyuluyor. %10’lara yapılan işlerin de hiçbir değeri olmayıp
mühendisliğimizi ayaklar altına almakta, alt üstü bir imza atıyorsunuz bu kadar
bile çok denilmektedir.
Bu şikâyetleri görüştüğümüz arkadaşların hepsinden almaktayız. Yaklaşık iki
senedir smm’leri bir araya toplamaya çalışıyoruz, gerek bana ne kim ne yaparsa
yapsın gerekse herkes ektiğini biçsin diyerek çok zaman kaybettik. Son
zamanlardaki ekonomik sıkıntılarla birlikte piyasadan çekilen arkadaşlarımız
olmuştur, sıranın bize gelmemesi için elimizden geleni yapmamız gerektiğini
düşünüyoruz.
İlk olarak bu konunun Konya merkez ve çevre ilçelerde bulunan arkadaşlarla bir
araya gelip konuşulması gerektiğini düşünüyoruz, herkesin fikrini açıkça
söyleyeceği, çözümcü yaklaşımlarla bu sıkıntılarımızı paylaşıp beraberce bir
sonuca ulaştırabileceğimiz bir platform oluşturmak istiyoruz. Asıl büyük
sıkıntımız bir araya gelip bir toplantı yapamayışımızdır. Bu nedenle smm
arkadaşların 23.02.2018 (Cuma günü) saat 15:00’te Konya il temsilciliğindeki
toplantıya katılımlarını bekliyoruz.
Toplantının konusu başta da belirttiğimiz gibi proje fiyatlarındaki kırımların fazla
olmasıdır. Herkesin bu konu ile alakalı fikir ve görüşlerini paylaşmasını istiyoruz.
Gerek fatura denetimi gerekse havuz kurulması ile alakalı herkesin düşüncesine
ihtiyacımız olduğunu belirtiyoruz Ankara şubenin de bu konudaki fikirleri alınmış
olup smm’lere bu konuda yardımcı olacaklarına dair görüşleri alınmıştır.
Piyasada yaptığımız araştırmalara istinaden görüşlerimiz:
Öncelikle yapı denetimlerin proje yapmasının önüne geçmek için fatura
denetiminin getirilmesi:
Bildiğiniz üzere yapı denetimler elektrik ve mekanik projeleri ücret talep etmeden
kendi bünyelerinde çalıştırdıkları teknikerlere çizdirip anlaştıkları bir mühendis
veya kendi bünyelerindeki maaşlı mühendislere imza attırmaktadır. Fatura
denetiminin gelmesi ile bu imzacı diye tabir ettiğimiz arkadaşların fatura
denetiminin olmasından dolayı sıkıntı yaşayacakları için geri çekileceğini tahmin
etmekteyiz.
Denetimin nasıl yapılacağına gelirsek, öncelikle projelerin mesleki denetime
sokulması lazım böylelikle odada faturası kesilen ve kesilmeyen projelerin tespiti
yapılacak.( Bütün smm’lerin projeleri denetimden geçirme mecburiyeti zaten var)
Aylık olarak belediyelerden gelen ruhsatlarla karşılaştırması yapılıp projenin
faturasının kesilip kesilmediği anlaşılacaktır. Yaptırıma gelince şu anda fatura
mecburiyetimiz yok fakat odanın belirlediği en az ücret kısas olarak alınmaktadır.
Bizim önerimiz fatura kesmeyen smm’lerin tespitinin yapılması ve bu yapılan
tespitle vergi dairesine bizim tarafımızdan bildirilmesidir. Herkes aynı fiyatı veya
aynı kırımı verdiği zaman bir sıkıntı olmayacağını düşünüyoruz. Ayrıca vergi
dairesine şikayetin caydırıcı olacağını düşünüyoruz.
İkinci önerimiz şayet birinci önerimiz kabul görürse yapabilecek, bir havuz
oluşturulması:
Havuz getirilmesini istememizin sebebi piyasaya yeni girecek arkadaşların daha
doğrusu yapı denetimlerin kucağına düşmemiş yeni mühendislerin de cüzi
miktarda da olsa havuzdan alacağı payla ayakta durmasını sağlamak. Havuz
meselesi ve yeni SMM’lerin durumu veya alacakları pay sizi korkutabilir. Aslında
ben çalışacağım başkası kazanacak mevzusu değil bu 5 proje yapacağına 1
19-46/791-345
16/39
proje yapacaksın, herkesin havuzdaki payı yaptığı işe göre düzenlenecek
havuzun belli bir kısmı veya oranı eşit pay edilecek diğer kalan kısmı yaptığı işe
göre dağıtılacak.
Örnek vermek gerekirse belli bir zaman aralığında makine mühendisleri
odasının yapmış olduğu havuzdur. Hangi makine mühendisi ile görüşsek o
zamanların en güzel zamanları olduğunu dile getirirler. Fakat dışarıdan
müdahale ile bu havuz meselesi çöpe atılmıştır. Bunun sebebi olarak da serbest
piyasa olduğu için havuz kurmanın doğru olmadığı söyleniyor. Bizim
tutunacağımız mesele ise odanın belirlemiş olduğu en az ücrettir. Odadan
bununla ilgili yaptığımız görüşmelerde kimsenin belirlenen fiyatın altında iş
yapamayacağı yaptığı taktirde, tespiti halinde oda tarafından soruşturma
açılacağıdır.
Bizim düşüncemiz şudur ki; herkes beraber hareket ettiği zaman mimar ve
mühendisler herkesten aynı teklifi aldığı sürece tek bir olasılık vardır o da
herkesin bildiği kişi ile çalışacağıdır. Hiç kimsenin bir kaybı olmayacaktır hatta
daha çok kazanımımız olacaktır.
Yapacağımız toplantıda herkesin düşüncelerini paylaşmasını talep ediyoruz,
elektrik mühendisleri olarak farkımızı ortaya koyup bunu yapabiliriz dememiz
gerekiyor. Toplantıda tartışmaların olmaması ve güzel bir şekilde geçmesi
temennisi ile bütün aktif çalışan SMM’leri toplantıya bekliyoruz.”
(41) Belge 2: Yukarıda içeriğine yer verilen yazı ile ilgili olarak EMO tarafından Kuruma
gönderilen cevabi yazı ekinde yer alan ve 19.02.2018 tarihinde Şube Avukatı tarafından
Şube Müdürü (…..)’a e-posta aracılığıyla gönderilen görüş yazısında aşağıdaki ifadeler
bulunmaktadır;
“merhaba,
konyadan gönderilen SMM ler ile ilgili yazıya dair değerlendirmeler aşağıdadır.
yazı içeriği itibariyle bir çağrı ve tartışma metni bu sebeple tartışma sonrası
ortaya konacak önerilerin hukuki değerlendirilmesi ayrıca yapılabilir.
smm üyelerin ücret ve iş paylaşımı konusunda yaşadıkları sorunlara dair yazı
içeriğinde haksız rekabete sebep olan ve oda mevzuatına aykırı bulunan
durumların tespiti ve yaptırıma bağlanması için bazı öneriler getirilmektedir.
birincisi; “havuz oluşturma” şeklinde ifade edilen tüm meslek mensuplarının
sınırları ve yetkileri belli bir merkezi yapı üzerinden iş ve ücret paylaşımını
öneren çözüm yoludur. bu durum yasal olarak mümkün değildir, önceki yıllarda
karşılaşılan benzer örneklerde yargısal açıdan sorunlar yaşanmış, rekabet
kurumu konuya dair olumsuz değerlendirme ve bazen yaptırım kararları
vermiştir.
İkincisi; smmlerin sunduğu hizmetlerin, mesleki denetim uygulamasının içeriğine
dair önerilerdir, mesleki denetim mevzuatımızın verdiği yetki kapsamında, smm
sicil denetimleri ile birlikte yine yönetmelikte belirtilen sözleşme ve sm makbuzu
yahut fatura belgelerinin de incelenmesi istenebilir. onaya sunulmayan projelere
dair yürütülen yaptırım mekanizmaları ile belirtilen hususlarda da yaptırım
uygulanabilir. bu konu geçmişte de yargı tarafından değerlendirilmiş ve sonuç
olarak Odanın mesleki denetim yetkisi kapsamında sözleşme ve fatura gibi
belgelerinde incelenebileceği kararı verilmiştir. nitekim, emo şubeleri arasında
19-46/791-345
17/39
uygulama farklılıkları olmakla birlikte; yukarıda belirtilen ve “fatura denetimi”
olarak adlandırılan denetim mekanizması da kullanılmaktadır.
üçüncüsü; yapı denetim firmaları yönünden ilk ürünün(denetim hizmeti) satışına
bağlı olarak ikinci ürünün(proje) indirimli yada ücretsiz satılması hususu rekabeti
bozucu davranış olarak rekabet kuruluna şikayet edilebilir. ancak bu konuda
ciddi bir hazırlık ve belgeleme ile ispat sürecinin zorunlu olduğunu hatırlatmak
gerekir. zira aksi yöne çıkacak bir karar sonraki olumsuz örneklerin önünü
açacak ve meşrulaştıracaktır.
(…)
bilgilerinize saygılarımla”
(42) Belge 3: Yukarıda değinilen cevabi yazının devamından anlaşılan ve 19.02.2018 tarih
ve YK 24/15 numaralı karar tutanağının 5. maddesi ile 22.02.2018 tarihinde Konya’da
yapılması kararlaştırılan toplantıda;
“Konya Temsilciliği SMM üyelerinin talebi ile 22.02.2018 tarihinde Konya da,
(…..) ve (…..)’nın katılımı ile SMM toplantısı düzenlenmesi”
hususunun ifade edildiği görülmektedir.
(43) Yine cevabi yazının devamında, Konya’da faaliyet gösteren SMM’lere, 20.02.2018
tarihinde SMS ile Şube tarafından toplantı çağrısı yapıldığı ve 22.02.2018 tarihinde
TEMSİLCİLİK’te toplantı gerçekleştirildiği, Şube çalışanları tarafından TEMSİLCİLİK’e
üye SMM’lere Şube Avukatının hazırlamış olduğu görüşler doğrultusunda bilgi verildiği,
konuyla ilgili Yönetmelik hükümleri ve Danıştay kararlarını içeren bilgilendirme notunun
dağıtıldığı ifade edilerek ilgili yönetmelik hükümleri ve Danıştay kararlarını içeren bilgi
notuna cevabi yazı ekinde yer verilmiştir. Cevabi yazının ekinde bulunan katılımcı listesi
incelendiğinde, beşi Şube’den geri kalanı TEMSİLCİLİK’e kayıtlı 12 SMM’den oluşan
17 kişilik bir grubun 22.02.2018 tarihinde TEMSİLCİLİK’te toplantı yaptığı
anlaşılmaktadır.
(44) Belge 4: Şube Yönetim Kurulunun 11.04.2018 tarih ve 24/11 sayılı kararı ile
TEMSİLCİLİK’te oluşturulan Serbest Müşavir Mühendis (SMM) Komisyonunun
09.05.2018 tarihli “TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Konya
Temsilciliği 23. Dönem SMM Komisyonu Toplantı Tutanağı” başlıklı toplantı
tutanağında hüküm altına alınan aşağıdaki hususlar;
“GÜNDEM
1. Fatura denetiminin uygulamaya geçişi.
GÖRÜŞÜLEN KONULAR VE KARARLAR
01.07.2018 tarihi itibarı ile tam fatura denetimine geçilme kararı alınmıştır.
Faturalar EMO nun yayınladığı “En az bedel hesabı-PID BEDELİ” üzerinden
0,375 çarpanı +KDV ile fatura kesilecektir.
Faturalar ruhsat tarihinden itibaren 15gün içerisinde kesilecektir.
Faturalar EMOP üzerine eklenecek sistem üzerinden online takip
yapılacaktır.
Faturalar odaya getirilerek görüldü kaşesi yapılacaktır.
01.07.2018 tarihinden önce anlaşılan işler 25.06.2018 tarihine kadar liste
şeklinde çapları ile birlikte odaya getirilecektir.
19-46/791-345
18/39
Yapılan işler medaştan, belediyelerden ruhsatlar istenerek takibi
yapılacaktır. Yapılan projeleri odaya bildirmeyen, fatura beyanı
yapmayan,haksız iskonto, yapan müellifler EMO disiplin kuruluna sevk
edilecektir. 3-6 ay meslekten men cezası alması sağlanacaktır.
Yılsonunda yapılan işler ve fatura bedelleri liste halinde maliye ile
paylaşılacaktır.
Komisyon kararları diğer meslek odaları ile paylaşılacaktır.
12.05.2018 tarih, Saat:15:00’de SMM üyeleri ile toplantı yapılacaktır.
Bu kararlar SMM Komisyonunda oy birliği ile alınmıştır.”
(45) Belge 5: Komisyonun 28.06.2018 tarihli toplantısında, mesleki hizmetlerle ilgili
faturaların TEMSİLCİLİK’e ibraz edilmesi kararıyla ilgili olarak üyelerin sordukları
sorulara yönelik bir duyuru yapılması hüküm altına alınmıştır. Söz konusu duyuruda7
yer alan aşağıdaki ifadeler;
“Değerli Meslektaşımız;
Bilindiği üzere, 10.03.2003 tarihinde 25044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak
yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri
Odası Ana Yönetmeliği’nin Oda’nın Amaçları Başlıklı 7. Maddesinin d bendi
aşağıdaki gibidir.
“d) (…) Üyelerin hak ve yetkilerini korumak, üyeler arası dayanışmayı sağlamak,
haksız rekabeti önlemek için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde
bulunmak.”
Yukarıda da belirtildiği gibi odamız üyelerini korumak için gereken tedbirleri
almaya yetkilidir.
(…)
SMM Komisyonumuz ve temsilciliğimiz üyeleri ile yapılan 23.06.2018 tarihli
toplantıda üyelerin oy birliği ile almış olduğumuz karar gereği, 01.07.2018
tarihinden itibaren Konya il Temsilciliğimize bağlı tüm oda üyeleri sunmuş
oldukları mühendislik hizmetleri ile ilgili faturalan il temsilciliğine ibraz
edeceklerdir.
Hizmet bedelinin hesabında odamız 2018 yılı TMMOB EMO Asgari Ücretleri
Proje İhale Dosyası Bedellerinde belirtildiği şekilde;
Kesin Proje Bedeli= PID Bedeli x %50 (Kesin Proje) x %75 (Bölge Katsayısı)
Formülü baz alınacaktır. Bu bedel asgaridir. Daha yüksek olması SMM’in
inisiyatifindedir. Söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeyen üyeler hakkında
odanın mevzuatı uyarınca yetkili kurullarda görüşülerek gereken yapıtımlar
uygulanacaktır.
Üyelerimizin mağdur olmaması için yukarıda zikredilen hususların dikkate
alınması gerektiğini önemle duyururuz.”
(46) Belge 6: Soruşturma kapsamında 18.09.2018 tarihinde Ankara’da bulunan TMMOB
EMO genel merkezine yapılan yerinde incelemede elde edilen ve 23.01.2018 tarihinde
EMO kurumsal e-posta adresinden EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İPEK’e atıldığı
7 Orijinal belgedeki vurgular aynen aktarılmıştır.
19-46/791-345
19/39
anlaşılan “Mesleki Denetim ve En Az Ücretle İlgili Danıştay Kararları” başlıklı e-postada
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır;
“Sayın GAZI İPEK (8687),
Mesleki denetimle ilgili olarak TMMOB Ana Yönetmeliği, TMMOB Disiplin
Yönetmeliği, EMO Ana Yönetmeliği, EMO Serbest Müşavir Mühendislik
Hizmetleri Yönetmeliği, EMO En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama
Esasları Yönetmeliği ile diğer bazı yönetmeliklerin “mesleki denetim” ve en az
ücret belirlemesine yönelik maddelerinin iptali istemiyle Odamız üyelerince
açılan çeşitli davalarda EMO’nun mesleki denetim uygulaması ile mesleki
hizmetlerin karşılığı olan en az ücret belirlenmesinin hukuka aykırı olmadığına
karar verildi. Danıştay 8. Daire’since verilen 8 ayrı kararda, TMMOB ve EMO’
nun mesleki denetim ve en az ücretle ilgili düzenlemeleri değerlendirildi.
Aşağıda özetlenen Danıştay kararları, Odamızın mesleki denetim ve en az ücret
belirleme yetkisinin hukuka uygunluğunu bir kez daha kapsamlı olarak teyit
etmektedir. Ayrıca, Odamız üyelerinin mesleki denetim yaptırmamaları
nedeniyle almış oldukları Onur Kurulu cezalarının iptali istemiyle açılan davalar
da reddedilmekte, kararlarda EMO’nun mesleki denetimle ilgili kurallarına
uyulması zorunluluğu vurgulanmaktadır. Mesleki denetim ve en az ücret
tanımları ile ilgili kuralların mesleğimizin ve meslektaşlarımızın yararına sonuçlar
doğurduğu gözetildiğinde, tüm meslektaşlarımızın gerekli duyarlılığı
göstereceğine inanıyoruz.
“Danıştay 8. Dairesi’nin EMO’nun mesleki denetim yapma yetkisiyle ilgili
değerlendirmeleri şu şekildedir:
“Anayasa ve Yasa kuralları uyarınca meslek odalarının; gerek üyelerinin
gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve mesleki disiplini korumak,
mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kurallar
saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu tartışmasızdır.”
“Davacı tarafından, Anayasa ve yasalarda meslek birlikleri ve bağlı odalara,
mesleki denetim konusunda verilmiş hiçbir yetki bulunmadığı öne sürülerek dava
konusu düzenlemelerin iptali talep edilmekte ise de; meslek odalarının yukarıda
yer alan yasal düzenleme uyarınca, mühendislik ve mimarlık mesleği
mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak
üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli bir kısım ilkeler
belirleyebileceği açık olmakla, TMMOB ve bağlı odaların mesleki denetim
yapmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
“Elektrik mühendisi unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, mesleki
davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun surecin işletilmesi, kurumsal isleyişin
ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle Elektrik Mühendisleri Odasının,
kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasından kaynaklanan mesleki
faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim
görev ve yetkisinin bulunduğu kuskusuzdur.”
“6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2. Maddesinin
(b) fıkrası uyarınca, meslek odaları, meslek mensuplarının, müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin yerel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve
ahlakini korumak için gerekli gördüğü bir takım kurallar koyabilir.”
19-46/791-345
20/39
“Bu denetimin meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi
yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmaması,
meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin
bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının
bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp
yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde
olması gerektiği...”
“Bu denetim sırasında odanın hizmetin mevcut mevzuat ve standartlara
uygunluğu yönünden bir denetleme yapılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.”
“Anılan Yönetmelik maddeleri ile getirilen denetimin içerik denetimi olmayıp,
şekli nitelikte bir denetim olduğu anlaşılmakta olup, işbu Yönetmelik
maddelerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
“Mesleki denetimin tanımı, kapsamı, sekli ile ilgili dava konusu düzenlemeler ile
getirilen denetimin sekli nitelikte bir denetim olduğu, mesleki faaliyetin özünü
zedeleyecek nitelikte faaliyetin içeriğinin denetlenmesine ilişkin olmadığı
anlaşılmakta olup, Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık
bulunmamaktadır.”
Danıştay 8. Dairesi’nin EMO’nun en az ücret belirleme yetkisiyle ilgili
değerlendirmeleri ise şu şekildedir:
”Meslek mensuplarının sundukları hizmet karşılığında alacakları ücret yönünden
asgari standardı belirleyen bir tarifenin düzenlenmesi ve bu Tarifeye
uyulmasının denetimi noktasında meslek odalarının yetki sahibi olduğu da
dikkate alındığında, mesleğin belli bir standart ile meslek onuruna yakışacak
asgari bir ücret karşılığı yapılmasını sağlamak amacıyla asgari ücret
belirlenmesi yönünde yetki verilmesine ilişkin Yönetmelik hükmü ve asgari ücret
tanımının, 6235 sayılı Yasa ve Anayasada belirtilen yetkiler uyarınca, mesleğin
genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere
meslek disiplinini ve ahlakini korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve
faaliyetlerde bulunmak kapsamında bir düzenleme olduğu açıktır.”
“TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası’nın üyelerinin hak ve menfaatlerini
korumak, üyeler arasında rekabet yaratılarak mühendislik hizmeti sunumunda
niteliğin düşmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla üyelerinin sunduğu
hizmetin karşılığı olan ücretin asgari sınırlarını tespit edebileceği hususunda
kuşku bulunmamaktadır.”
“Meslek odasının asgari ücreti düzenleme ve denetleme yetkisi hizmetin gereği
gibi ifa edilebilmesi ve kamu yararı açısından da bir zorunluluktur. Ayrıca, asgari
ücret belirlenmesi, mühendisler ile hizmet sunduğu kişiler arasında, asgari
ücretin altında olmamak şartıyla, serbestçe ücret belirlenmesine engel
oluşturmamaktadır.”
“Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü bir kamu kurumu niteliğinde
meslek kuruluşu olan Elektrik Mühendisleri Odasınca mühendisler arasında
rekabet yaratılarak hizmet sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesi ve
üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla getirilen en az ücret
düzenleme ve denetleme yetkisi veren dava konusu Yönetmelik hükmünde üst
hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.”
Bilgilerinize sunarız.”
19-46/791-345
21/39
(47) Belge 7: EMO Yönetim Kurulu tarafından 2019 yılında uygulanacak asgari ücretlere
ilişkin hususların belirlendiği 04.11.2018 tarih ve 46/26 numaralı karar8.
(48) Belge 8: Şube Yönetim Kurulunun 06.11.2018 tarihli kararının 10. maddesinde yer alan
ifadeler şu şekildedir:
“…hakkında verilen dilekçede, (…..)’ın kaşesinin elektrikçi dükkanlarında
dolaştığı ve en az ücret tarifesine uymadığına dair şikayet bulunmaktadır…
(…..)’ın 3 ayrı konudan Onur Kuruluna sevk talebi ile Oda Yönetim Kuruluna
sunulmasına…”
(49) Belge 9: Şube’nin 04.12.2018 tarihli kararında 3. maddede yer alan ifadeler aşağudaki
gibidir:
“Konya Temsilciliğinin toplam 31 ilçe belediyesinden üç tanesinin (Karatay,
Meram, Selçuklu) merkez ilçe olduğunu bildiren en az ücret katsayısının
uygulama ilkelerini soran yazısı Şube SMM komisyonunca, en az ücret önerileri
merkez komisyonuna iletilirken sadece merkez ilçeleri 0,75, diğerlerini 0,60
olarak değerlendirdiği bilindiğinden, Konya Temsilciliğine uygulamanın bu
doğrultuda yapılacağının bildirilmesine…”
(50) Belge 10: Teşebbüslerin asgari ücret yönetmeliği ve diğer yönetmelik hükümlerine
uygun davranmasını sağlamak adına EMO tarafından başlatılan taahhüt uygulamasına
aşağıda yer verilmektedir9;
“ TAAHHÜTNAME
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mesleğimle ilgili olarak tüm
Belediyelere,TEİAŞ, EÜAŞ, DSİ, İl Özel İdareleri; OSB Yönetim Kurulu
Başkanlıkları,TEDAŞ ve TEDAŞ’a bağlı Bölgesel Elektrik Dağıtım Şirketlerine,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İl
Müdürlükleri ve mesleğimle ilgili olarak çalışmak zorunda olduğum diğer kurum
ve kuruluşlara yapacağım başvurularda üreteceğim AG,OG,YG projeleri,Yüksek
Gerilim İşletme Sorumluluğu ve diğer mühendislik hizmetlerinde, iş bu
taahhütname imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan;
66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ve 7303 sayılı yasa ile
değişik 6235 sayılı TMMOB Yasası Hükümlerine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğine,
TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri En az Ücret
Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim
Uygulama Esasları Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik
Hizmetleri Yönetmeliğine,
8 Asgari ücret tespitine ilişkin alınan yönetim kurulu kararı, EMO internet sitesinde yayınlanmakta olan
yönetim kurulu kararlarında yer almaktadır.
() Erişim Tarihi:
11.02.2019
9Taahhüt metni EMO internet sitesinden alınmıştır.
() Erişim Tarihi: 11.02.2019
19-46/791-345
22/39
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Teknik Uygulama Sorumluluğu
(TUS) Uygulama Esasları Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Asansörlere Ait Mühendislik
Hizmetleri Uygulama Esasları Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Tesisat Denetleme Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri
İşletme Sorumluluğu Yönetmeliğine,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi
Yönetmeliğine
eksiksiz ve tam olarak uyacağımı bu taahhütnameye uymadığım takdirde
Elektrik Mühendisleri Odası yetkili kurullarınca tarafıma Elektrik Mühendisleri
Odası Yönetmelikleri çerçevesinde uygulanacak olan yaptırımları kabul ettiğimi
taahhüt ederim.”
I.5.2. Sektörde Faaliyet Gösteren Teşebbüslerden Edinilen Bilgiler
(51) Başvuru sahibi tarafından Kuruma gönderilen e-postada; EMO’nun 2019 yılında büro
tescil belgesi ve SMM belgesi vermek için, mesleğiyle ilgili olarak çalışmak zorunda
olduğu tüm kurum ve kuruluşlara yapacağı başvurularda üretilecek proje ve diğer
mühendislik hizmetlerinde aralarında en az ücrete ilişkin yönetmeliklerin de olduğu
mevzuat hükümlerine uyacağına dair bir taahhütname imzalamayı10 şart koştuğu ifade
edilmiştir. Söz konusu taahhütnamede EMO üyesi mühendislerin yapacağı işlerde
“TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama
Esasları Yönetmeliği”ne ve TMMOB tarafından çıkan diğer yönetmeliklere eksiksiz ve
tam uyulacağına, aksi halde EMO’nun yetkili kuruluşları tarafından gerekli
yönetmelikler çerçevesinde yaptırımlar uygulanacağına dair ifadeler yer almaktadır.
(52) Soruşturma kapsamında bilgi ve belge istenilen (…..) tarafından Kurum’a gelen yanıtta;
büro tescil belgesi ve SMM belgesinin ücretinin ödendiği halde kendisine verilmediği,
TEMSİLCİLİK tarafından (…..) yetkililerine imzalatılmak istenen taahhütnamenin,
kendileri tarafından imzalanmasının da şart koşulduğu, TEMSİLCİLİK tarafından
kendisine gönderilen fiyat listesine uymak zorunda bırakıldığı ifade edilmiştir.
(53) (…..)11 tarafından sunulan bilgilerde; mühendislik hizmetleri için fiyat belirlerken işin
yapısının, piyasanın gerçeklerinin ve teklifin kabul görebilirliğinin dikkate alındığı, EMO
tarafından kendilerine herhangi bir şekilde fatura denetimi yapılmadığı ve yaptırım
uygulanmadığı, asgari ücret uygulama konusunda herhangi bir zorlama ile
karşılaşmadıkları ifade edilmiştir.
(54) (…..) tarafından sunulan bilgilerde ise; teşebbüs tarafından proje bedelleri
belirlenmesinde öncelikle yapılacak olan projenin niteliği, projelendirilecek iş kalemleri,
teslim süresi, çizim pafta sayıları, müşteri özel talepleri ile piyasa koşullarının dikkate
alındığı, diğer yandan EMO tarafından belirlenmiş olan asgari ücret tarifesindeki
fiyatların da piyasa koşullarında referans olarak kullanılabildiği, asgari ücret
uygulamasına ilişkin ise üretilen mühendislik hizmetlerinin yalnız gerçek anlamda
mühendislik erkine erişmiş yeterli tecrübedeki kişilerce yapılabilmesine olanak tanıdığı
ifade edilmiştir. Ayrıca EMO tarafından asgari ücrete uyulmadığı gerekçesiyle herhangi
bir yaptırım ile karşılaşılmadığı, bu konuda haklarında açılmış herhangi bir davanın
10 Taahhütnamenin tam içeriğine Belge 10’da yer verilmiştir. Söz konusu taahhütname EMO internet
sitesinde Büro Tescil Belgesi ve SMM Belgesi verilebilmesi için gerekli evraklar arasında yer almaktadır.
11 (…..).
19-46/791-345
23/39
bulunmadığı, bölgede bu konuyla alakalı ne yaptırım ne de dava duyumlarının olduğu
ifade edilmiştir.
(55) (…..) tarafından verilen bilgide; mühendislik hizmetlerinin ücretleri belirlenirken,
verilecek hizmetin niteliğini, büyüklüğünü, ödeme koşulları ve ilgili yönetmelikleri
referans almakta oldukları, projenin devamında istenecek teknik destekler ve müşteri
davranışlarının da göz önüne alındığı, EMO tarafından her yıl belirlenen asgari
ücretlerin de fiyat verirken özellikle kıyaslama açısından teşebbüse referans teşkil ettiği
ifade edilmiştir. EMO tarafından 2018 Temmuz ayından itibaren anlaşılan işlerle ilgili
olarak sadece EMO’nun belirlediği asgari ücretten iş yapılabileceği ve asgari fiyattan
fatura kesilip EMO’ya ibraz edilmesi uyarısı yapıldığı belirtilmiştir. Bununla birlikte
asgari ücretlere uyulmadığı gerekçesi ile uygulanan herhangi bir yaptırım veya dava
bulunmadığı ifade edilmiştir.
(56) (…..) tarafından sunulan bilgilerde; proje bedelleri belirlenirken hizmetin büyüklüğü,
içeriği, ödeme şartları, işin devamında taahhüt kısmının olup olmadığı ve ilgili mevzuat
ve yönetmeliklere bakıldığı, EMO’nun her daim kanun ve tüzük maddelerini belirterek
projelerin asgari ücretten yapılması zorunluluğunu belirttiği, 2018 yılı ortaları itibari ile
EMO tarafından fatura denetimine başlanacağı ifade edilmektedir.
I.6. EMO Tarafından Yapılan Yazılı Savunmalar12
(57) Doya konusu iddialar bakımından EMO tarafından yapılan savunmada özetle;
Kurum çalışanları tarafından yapılan yerinde incelemenin usulsüz olduğu, Kurulun
açtığı soruşturma kararının Anayasa ve mevcut mevzuata aykırılık teşkil ettiği,
Kurulun, meslek odaları üzerinde böyle bir denetim yetkisinin bulunmadığı, 4054
sayılı Kanun’un 2. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 195. maddesi
ve Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması 85. ve 86. maddeleri gereği Meslek
Odalarının “teşebbüs” niteliğini haiz olmadığı, 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi
gereği kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluşun başka bir kamu tüzel kişiliğini
denetleyebileceği yorumuna varmanın mümkün olmadığı,
EMO’nun iktisadi faaliyet yürütmeyen, iktisadi açıdan bütünlük teşkil etmeyen bir
meslek odası olduğu, EMO’nun Anayasa ve yasada tanımlanan işlevi gereği özel
veya kamu şirketi olmadığı, kamu teşebbüsü niteliği de olmayan EMO’nun
Kurulun denetimine açık bir kurum olmadığı
belirtilmiştir. Ayrıca yürütülen soruşturmanın konusu bakımından;
EMO’ya açılan soruşturmanın, yargı denetimine tabi bir hususta Rekabet
Kurulunun soruşturma yetkisinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,
bu konuda açılmış davalar ve örnek kararlar13 incelendiğinde soruşturmanın
hukuki bir dayanağının olmadığı,
Kurulun, anayasal idari bir kuruluş üzerinde vesayet yetkisinin olmadığı ve ancak
yargı denetimine konu olabilecek yönetmeliklere dair soruşturma başlatılmasının
usulsüz olduğu, soruşturmanın bir an önce sona erdirilmesi ve soruşturma
yapılmasına yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
12 Anılan savunmalara ilişkin değerlendirmelere aşağıda ilgili başlık kapsamında yer verilmektedir.
13 04.07.2000 tarih ve 00-25/258-140 sayılı Kurul kararı ile Danıştay 8. Dairesinin E: 2015/8598 ve K.
2015/12459 sayılı kararı.
19-46/791-345
24/39
I.7. Değerlendirme
(58) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri” yasaklanmaktadır.
Dolayısıyla Kanun kapsamında bir ihlalden bahsedebilmek için bir uygulamanın amacı
veya etkisinin piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olması ve bu uygulamanın
teşebbüsler arası anlaşma/uyumlu eylem yoluyla veya teşebbüs birliklerince alınan
kararlar neticesinde olması gerekmektedir. Bu bakımdan teşebbüs ve teşebbüs birliği
kavramları bir uygulamanın ihlal olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli
olmaktadır.
(59) EMO tarafından yapılan savunmanın temelinde EMO’nun teşebbüs/teşebbüs birliği
niteliğini haiz olmadığı değerlendirmesi bulunduğundan ilk olarak EMO’nun
teşebbüs/teşebbüs birliği niteliğine yönelik değerlendirmelere yer verilecektir. Ardından
EMO’nun, asgari ücret belirleme yetkisinin olup olmadığı değerlendirilecektir. Son
olarak ise, uygulamanın Kanun kapsamında ihlal teşkil edip etmediği ele alınacaktır.
I.7.1. EMO’nun Teşebbüs/Teşebbüs Birliği Niteliğine İlişkin Değerlendirme
(60) Dosya konusu uygulamaları TMMOB’a bağlı EMO tarafından çıkarılan asgari ücretin
tespitine yönelik düzenlemeler doğrultusunda alınan kararlar oluşturmaktadır. Söz
konusu düzenleme ve kararların rekabet hukuku bakımından değerlendirilebilmesi için
öncelikle EMO’nun hukuki statüsünün ve teşebbüs/teşebbüs birliği niteliği taşıyıp
taşımadığının ortaya konulması gerekmektedir.
(61) TMMOB, 7303 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Hakkındaki 6235 Sayılı
Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Mezkûr Kanuna 4 ve 5 inci Muvakkat
Maddelerin İlâvesine Dair Kanun ve 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle
değişik 6235 sayılı Kanun ile 1954 yılında kurulmuştur. TMMOB tüzel kişiliğe sahip,
Anayasanın 135. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek
kuruluşudur. EMO ise, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yasal
olarak yetkili mühendis, yüksek mühendis, mimar ve yüksek mimarları bir çatı altında
toplayan, TMMOB içinde yer alan ve tüzel kişiliğe sahip olan 24 odadan biridir.
(62) EMO’nun teşebbüs/teşebbüs birliği niteliğine sahip olup olmadığının
değerlendirilmesinde Kanun’un 3. maddesindeki tanımlardan hareket etmek
gerekecektir. Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı, “piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve
ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır. Teşebbüs
birliği ise “teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu, tüzel kişiliği haiz ya
da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan
teşebbüs birliğinin esaslı unsurunun teşebbüslerden oluşması olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, EMO’nun üyelerinin teşebbüs niteliği, EMO’nun 4054 sayılı Kanun
kapsamında teşebbüs birliği olarak kabul edilebilmesi açısından önemlidir.
(63) EMO üyesi mühendisler, yapı içi tesisat, kuvvetli akım projeleri, enerji nakil hatları ve
trafo merkezi projeleri vb. hizmetleri projelendirerek ve söz konusu projelerin denetim
riskine katlanarak belirli bir ücret karşılığında sunmaktadırlar. Bu bakımdan EMO
üyelerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında teşebbüs niteliğinde olduğu dolayısıyla
EMO’nun da teşebbüs birliği niteliğinde olduğu açıktır. Nitekim geçmiş tarihli kurul
kararları incelendiğinde de TMMOB14 ve TMMOB’a bağlı farklı illerdeki elektrik
14 22.01.2002 tarih ve 02-04/40-21 sayılı karar.
19-46/791-345
25/39
mühendisleri odalarının15 teşebbüs birliği niteliğinde olduğu kabul edilerek inceleme
yapılmıştır
(64) Bu noktada EMO’nun 6235 sayılı TMMOB Kanunu uyarınca kurulmuş ve kamu tüzel
kişiliğini haiz olmasının EMO’yu 4054 sayılı Kanun kapsamından çıkarıp çıkarmadığına
değinmek uygun olacaktır. Yine Kanun’un 3. maddesinde yer alan tanımdan hareketle,
kanun koyucu teşebbüs birliğini tanımlarken kamu ve özel ayrımına gitmemiş,
doğrudan tüzel kişiliği haiz veya tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler olarak
tanımlamıştır. Dolayısıyla teşebbüs/teşebbüs birliği niteliği taşıyan her türlü birimin
eylemleri kamu kurumu niteliğinde bir kuruluş veya özel bir kuruluş olup olmadığına
bakılmaksızın 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecektir.
(65) Kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarının teşebbüs birliği sıfatını haiz
olmadığı, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği iddiaları daha önceki
kararlarda da gündeme gelmiştir. Kurul, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları
olan Türk Tabipler Birliğinin16, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun17,
Türk Eczacılar Birliğinin18, İstanbul Ticaret Odasının19 inceleme konusu eylemlerini
Kanun kapsamında değerlendirmiştir. Konu ile ilgili olarak Danıştay 13. Dairesinin
14.04.2015 tarih, E: 2011/297 ve K: 2015/1458 sayılı kararında;
“4054 sayılı Kanun’un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde, piyasada mal veya
hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerin teşebbüs olarak,
teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da
tüzel kişiliği olmayan her türlü birliğin teşebbüs birliği olarak tanımlandığı ve
kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir
istisnaya yer verilmediğinden, davacı TEB’in 4054 sayılı Kanun uygulamasında
teşebbüs birliği olduğu…”
ifade edilmiştir. Yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.12.2012 tarih ve E:
2008/655 ve K: 2012/2752 sayılı kararında;
“…yasayla kurulmuş olan oda veya birlik gibi kamu tüzel kişiliğine sahip olan
teşebbüs birliklerinin, yasayla verilmiş görevlerinin dışında tesis ettikleri
herhangi bir yasal yetkiye dayanmayan karar ve uygulamalarının ise 4054 sayılı
Yasa kapsamında kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, bir teşebbüs birliği,
kuruluş yasasında ve ona bağlı olarak çıkarılmış mevzuatta kendisine açıkça
verilmeyen bir yetkiyi kullanarak rekabeti sınırlayıcı bir karar almış ise, böyle bir
durumda, söz konusu kararın rekabeti sınırlayıcı olan herhangi bir teşebbüs
birliği kararından farkı olmayacaktır.”
ifadesini kullanarak Kanun’un kapsamına işaret etmiştir.
(66) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında özetle, EMO bünyesinde yer alan mühendislerin
teşebbüs niteliğinde olduğu, EMO’nun da bu teşebbüsleri bünyesinde barındıran bir
teşebbüs birliği olduğu açıktır. EMO’nun 4054 sayılı Kanun kapsamında teşebbüs birliği
niteliğinde olduğu geçmiş tarihli kurul kararlarında da yer bulmuş olup kamu kurumu
niteliğinde bir meslek kuruluşu olmasının EMO’yu 4054 sayılı Kanun kapsamından
çıkarmayacağı Kurul kararlarının yanı sıra Danıştay kararları ile de ortaya konulmuştur.
15 26.05.2004 tarih ve 04-38/428-108 sayılı, 12.08.2004 tarih ve 04-52/691-175 sayılı, 02.06.2011 tarih
ve 11-33/716-222 sayılı Kurul kararları.
16 30.10.2003 tarih ve 03-70/851-369 sayılı karar.
17 26.05.2016 tarih ve 06-36/461-123 sayılı karar.
18 06.12.2016 tarih ve 16-42/699-313 sayılı karar.
19 11.01.2018 tarih ve 18-02/10-6 sayılı karar.
19-46/791-345
26/39
I.7.2. EMO’nun Asgari Ücret Belirleme Yetkisi ve 4054 sayılı Kanun’un
Uygulanabilirliği
(67) EMO’nun teşebbüs niteliğinden sonra ikinci olarak değerlendirilecek husus EMO’nun
karar alma kabiliyeti ve sınırlarıdır. Meslek birlikleri kuşkusuz, mevzuatla açıkça
kendilerine verilen yetkiler dâhilinde faaliyet gösterirken, diğer mevzuata da uygun
hareket etmek zorundadır.
(68) EMO’nun tabi olduğu ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket etme yükümlülüğü
bulunduğu gibi, teşebbüs birliği sıfatıyla 4054 sayılı Kanun kapsamına giren eylemleri
bakımından da bu Kanun hükümlerine uygun hareket etme yükümlülüğü
bulunmaktadır. Düzenlemeler, belirli piyasaları veya eylemleri doğrudan 4054 sayılı
Kanun kapsamı dışına çıkarabileceği20 gibi, dolaylı olarak da aynı kanunun
uygulanmasından istisna sağlayabilmektedirler. Şöyle ki, rekabet hukuku kapsamında
değerlendirilebilecek bir davranışa ilişkin düzenleme getirilmesi durumunda ve belirli
koşulların gerçekleşmesi halinde 4054 sayılı Kanun hükümlerinin incelemeye konu
davranışlar bakımından tatbik edilmemesi mümkündür.
(69) Bu doğrultuda EMO’nun üyelerinin ürettiği malların ve hizmetlerin sunumunda asgari
ücret belirleme yetkisinin yasal bir dayanağının bulunup bulunmadığı önem arz
etmektedir. Bahsedildiği üzere EMO, mühendislerden oluşan TMMOB’a bağlı bir oda
olarak kurulmuştur. EMO tarafından oluşturulan yönetmelikler, 6235 sayılı TMMOB
Kanunu ve bu kanuna dayalı ikincil düzenlemeler doğrultusunda çıkarılmakta ve bu
düzenlemelere aykırı olamamaktadır. Bu çerçevede asgari ücret belirleme yetkisi
bakımından normlar hiyerarşisi dikkate alınarak TMMOB Kanunu’nun ve bu kanuna
dayalı olarak çıkarılan ikincil düzenlemelerin incelenmesi uygun olacaktır.
(70) 6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinde TMMOB’un kuruluş amacının;
“Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere
uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk
ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini
ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde
bulunmak”
olduğu belirtilmektedir. Madde lafzından da anlaşılacağı üzere, TMMOB’a verilen yetki
genel bir düzenleyici çerçeve yetkisi olup, bu yetki kapsamında asgari ücret de dâhil
olmak üzere TMMOB’un doğrudan fiyat düzenleme yetkisi bulunmamaktadır. Bununla
birlikte, Kanun’un uygulanmasının ise Birlik Umumi Heyetince onaylanacak yönetmelik
ile olacağı düzenlenmektedir21.
(71) 6235 sayılı Kanun dayanak gösterilerek TMMOB Ana Yönetmeliği oluşturulmuştur.
TMMOB Ana Yönetmeliği’nin 24. maddesine göre;
d) Mühendis ve mimarların refahlarını sağlayacak önlemleri saptayarak, gerekli
girişimlerde bulunmak ve ilişkileri kurmak.
20 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Birleşme bölünme ve hisse değişimi” başlıklı 19. maddesinde
“…Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme, bölünme ve devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanunu ile devir veya birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki paylarının yüzde
yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci
maddeleri hükümleri uygulanmaz…” ifadesi ile 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasına açık istisna
getirilmiştir.
21 Kanun’un 39. maddesi “Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince
tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur.” şeklindedir.
19-46/791-345
27/39
e) Bütün mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki onur ve çıkarlarını
korumak
f) Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı meslekleriyle ilgili bütün
elemanların, mesleklerine göre gerekli düzeye ve sonucunda parasal
olanaklara ulaşmalarını sağlamak ve bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği
yaparak, gerekli önlemleri almak.”
Birlik Yönetim Kurulu’nun görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. TMMOB Ana
Yönetmeliği incelendiğinde, refahlarını sağlayacak önlemler, çıkarlarını koruma ve
mesleklerine göre gerekli düzeye ve sonucunda parasal olanaklara ulaşmaları
şeklindeki ifadeler, fiyatlara ilişkin hususlar olarak değerlendirilebilir olsa da doğrudan
asgari fiyat tespitine ilişkin yetkiler olmadığı anlaşılmaktadır.
(72) TMMOB ve TMMOB’a bağlı odaların işleyişi çıkarılan yönetmelikler ile
düzenlenmektedir. TMMOB Ana Yönetmeliği’nin 118. maddesi;
“Birlik Ana Yönetmeliği, sıra ve düzen bakımından Oda ana yönetmeliklerinin
üstündedir. Oda ana yönetmeliklerinde bulunmayan konularda ya da Birlik Ana
Yönetmeliğindeki hükümlerle Oda ana yönetmeliklerindeki hükümlerin çelişmesi
halinde, Birlik Ana Yönetmeliği hükümleri uygulanır. Birlik ve Oda yönetmelikleri
için de aynı sıra ve düzen geçerlidir.”
şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla hiyerarşik olarak TMMOB tarafından çıkarılan
yönetmelikler, bağlı odalar tarafından çıkarılan yönetmeliklerden üstün olup oda
yönetmeliklerinin TMMOB yönetmeliklerine olarak aykırı olması mümkün değildir.
(73) TMMOB tarafından çıkarılan yönetmelikler incelendiğinde, “TMMOB Serbest
Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği”, “TMMOB Asgari Ücret
ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin
Yönetmelik”, “TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim
ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği” ve “TMMOB Disiplin Yönetmeliği” hükümlerinde
doğrudan asgari ücretin hesaplanması, denetimi ve uygulanmasına ilişkin
düzenlemeler yer almaktadır22.
(74) Son olarak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, “TMMOB Serbest Mühendislik ve
Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği”nin dayanak noktası olarak
belirtilmektedir. 3065 sayılı Kanun’un 27. maddesinin beşinci fıkrasında; “Serbest
meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa,
hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.” denilmektedir. Anılan
madde, ilgili meslek örgütlerinin fiyat tarifesi tespitine yetki tanımamakta, böyle bir
tarifenin olması durumunda matrah için emsal teşkil edeceği ve hizmet bedelinin bu
bedelden daha düşük olamayacağı ifade edilmektedir.
(75) EMO’nun asgari ücret belirlemesine yasal dayanak teşkil edebilecek mevzuat
hükümlerine yukarıda yer verilmiştir. Bu doğrultuda TMMOB’un dolayısıyla EMO’nun
4054 sayılı Kanun’un uygulanmasından muaf olacağına yönelik ilgili kanunlarda açıkça
hüküm bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, 6235 sayılı Kanun’un
uygulanmasına yönelik TMMOB tarafından çıkarılan bazı yönetmelikler ile odaların
asgari ücret tespitine ilişkin yetkileri bulunmaktadır. EMO tarafından da TMMOB
yönetmelikleri doğrultusunda asgari ücret düzenlemesi içeren yönetmelikler
çıkarılmaktadır. Bu kapsamda uygulama bakımından 4054 sayılı Kanun ile 6235 sayılı
Kanun arasında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle iki hukuk normu
22 Anılan yönetmeliklerin, 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği düşünülen maddelerinin iptal edilmesi
için açılan davalar derdesttir.
19-46/791-345
28/39
arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un uygulanabilirliği
bakımından normlar hiyerarşisiyle ilgili Kurul ve mahkeme kararlarına değinmek uygun
olacaktır.
(76) Normlar hiyerarşisi, yazılı hukuk kuralları arasındaki altlık-üstlük ilişkisini ifade etmekte
ve farklı kademelerde yer alan her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan
almaktadır23. Normların birbirleriyle ilişkisi, normların sistem olarak anlamlı bir bütün
oluşturabilmesi bakımından önemlidir.
(77) Hukuk sistemimizde Anayasa en üst hukuk normunu oluşturmakta, sonrasında ise
kanun, tüzük, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler gelmektedir. Normlar hiyerarşisi
bu şekilde sıralanmakla birlikte, hukuken aynı statüdeki hukuk normları arasında aynı
olayda farklı düzenlemeler yapılmış olması durumunda genel hüküm-özel hüküm ilişkisi
ya da önceki düzenleme-sonraki düzenleme ilişkilerine bakılmak suretiyle somut olayda
uygulanacak norm tespit edilmektedir24. Normlar hiyerarşisi ilkesi bakımından alttaki
norm üstteki normlara aykırı olamamaktadır, ancak üstteki norm alttaki norma açıkça
belirtmek suretiyle ayrıksı düzenlemede bulunabilme yetkisi tanıyabilmektedir25.
(78) Kurul uygulamalarında da yetkilerin kanuniliği bakımından teşebbüslerin/teşebbüs
birliklerinin eylemlerine 4054 sayılı Kanun’un uygulanıp uygulanamayacağı hususu
sıklıkla gündeme gelmektedir. Kurulun Türkiye Eczacılar Birliğine (TEB) ilişkin TEB-I
kararında26, TEB 6. Bölge Samsun Eczacı Odasının, yatarak tedavi gören hastaların
reçetelerindeki ilaçlardan hastane eczanelerince karşılanamayanların, Odanın
belirleyeceği sıraya göre diğer eczaneler tarafından dönüşümlü olarak sağlanmasına
ilişkin düzenlemesinin 4054 sayılı Kanun’a aykırı olduğu iddiaları incelenmiştir. Kararda
söz konusu düzenlemenin dayanağını özel bir yasal düzenlemeden aldığı ve kamu
tasarrufu niteliğinde olduğu ifade edilerek işlem yapılmasına gerek olmadığına, ilgili
bakanlıklara görüş bildirilmesine hükmedilmiştir. Anılan kararda Kurul genel bir yetkinin
varlığı nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında işlem yapmayarak müdahale
etmemeyi tercih etmiştir.
(79) Kurulun TEB-II kararında27 ise TEB’in ve TEB’e bağlı eczacı odalarının resmi/özel
kurum ve kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranlarını belirlemeye yönelik karar ve
uygulamaları değerlendirilmiştir. Kararda düzenlemeye tabi pazarlarda teşebbüslerin
mevzuatın çizdiği sınırlar dâhilinde faaliyet göstermek durumunda olduğu belirtilerek
indirim oranlarının belirlenmesinin TEB’in yetkisi dâhilinde olmadığı ve rekabeti
kısıtladığı gerekçesiyle ihlal tespiti yapılmıştır. Sonuç olarak TEB’e bağlı eczacı
odalarının TEB’in kararlarına uyma zorunluluğu nedeniyle sadece TEB’e idari yaptırım
uygulanmıştır. Kararın iptali istemiyle açılan davada Danıştay 13. Dairesi28;
“Dosyanın incelenmesinden; TEB’in, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanun’u
ile kurulduğu ve Birlik ile bağlı eczacı odalarının görev ve yetkilerinin aynı Kanun
ile belirlendiği, dava konusu Rekabet Kurulu kararıyla; TEB ve bağlı eczacı
odalarının, resmi/özel kurum ve kuruluşlara ilaç satışlarında indirim oranını
belirlemeye yönelik karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi
kapsamında olduğundan bahisle, aynı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası
23 KULUÇLU, E. (2008) “Türk Hukuk Sisteminde Normlar Hiyerarşisi ve Sayıştay Denetimine Etkileri”
Sayıştay Dergisi Sayı: 71 s.3-4
24 Anılan dergi s.4
25 ATAY, E.E. (2008) “Normlar Hiyerarşisi, Erkler Hiyerarşisi İkilemi ve Düzenleyici Denetleyici Kurumlar”
Rekabet Hukukunda Güncel Gelişmeler Sempozyumu VI s.310
26 02.10.2001 tarih ve 01-46/475-119 sayılı Kurul kararı.
27 02.11.2006 tarih ve 06-79/1021-295 sayılı Kurul kararı.
28 Danıştay 13. Dairesinin E: 2007/2748 K: 2010/8 sayılı kararı.
19-46/791-345
29/39
uyarınca TEB’e idarî para cezası verildiği, TEB’in dava konusu işlemin tesis
edilmesine neden olan karar ve uygulamalarının 6643 sayılı Kanunun 39.
maddesinin (j) bendine dayandığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında olduğu belirtilen
Türk Eczacıları Birliği karar ve uygulamalarının, Birliğin kendi görev alanına
giren bir konudaki yasa maddesinin uygulanmasından kaynaklandığının öne
sürülmesi nedeniyle; söz konusu karar ve uygulamaların Birliğin görev alanını
belirleyen 6643 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek mevzuata ve hukuka
uygunluğunun saptanması, dolayısıyla konunun açılacak bir iptal davasında
incelenmesi gerektiğinden, Rekabet Kurulu’nun bu konuda inceleme yapmasına
ve karar tesisine yetkisi bulunmamaktadır.”
gerekçeleriyle Kurul kararını iptal etmiştir. Bu karar İDDK tarafından da onanmıştır.
Kararda Danıştay 6643 sayılı Kanun’un 39. maddesinin j bendine dayanılarak
gerçekleştirilen eylemler bakımından Kurulun hukuka uygunluk denetimi yapma
yetkisinin olmadığını ancak iptal davası açılarak uyuşmazlık konusu hususun açıklığa
kavuşturulabileceğini ifade etmiştir.
(80) Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından belirlenen asgari ücret tarifelerine ilişkin alınan
kararda29 Kurul, Türk Tabipler Birliğine 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu ile
asgari ücret belirleme yetkisi verildiğini ancak işyeri hekimlerinin aylık ücretlerinin
düzenlenmiş olmasının yetki aşımı niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir. Bu
doğrultuda Kurul, ilgili Kanun’un 4054 sayılı Kanun ile ihtilaf halinde olması nedeniyle
yasal düzenlemelerde değişiklik yapılması için girişimlerde bulunulmasına karar
vermiştir.
(81) Kırıkkale Otobüs Terminalini işleten KİŞOT ile ilgili karar30, normlar hiyerarşisi
bakımından kanunun altında yer alan düzenlemelere bağlı uygulamalar nedeniyle
önemlidir. KİŞOT’un karayolu ile yolcu taşımacılığı pazarına yönelik eylemlerinin 4054
sayılı Kanun’u ihlal edebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. KİŞOT’un eylemlerinin
yönetmelik, genelge veya yönergeden kaynaklandığı iddia edilse bile bu dayanakların
hiyerarşik olarak kanunun altında yer alan düzenlemeler olmaları nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’u ihlal etmek için kabul edilebilir gerekçeler olamayacakları belirtilerek ihlal teşkil
edebilecek uygulamaların sona erdirilmesi için görüş yazısı gönderilmesine
hükmedilmiştir.
(82) Kurulun Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) Kararındaki31 değerlendirmesi de
benzer niteliktedir. Anılan kararda Kurul, TSSF’nin teşebbüs niteliğini haiz olduğunu,
ikincil mevzuat hükümlerine dayanarak yürütmüş olduğu uygulamaların herhangi bir
ekonomik ve rasyonel gerekçesinin bulunmadığını tespit ederek hâkim durumun kötüye
kullanıldığı sonucuna ulaşmıştır. Bununla birlikte, uygulamaların ilgili yönetmeliğe
dayanılarak icra edilmesi sebebiyle anılan yönetmeliğin ilgili hükümlerinin kaldırılması
yönünde görüş yazısı gönderilmesine hükmedilmiştir.
(83) Kurulun söz konusu kararının yerine getirilmediği gerekçesiyle yapılan ikinci başvuru
neticesinde yürütülen soruşturmada Kurul, TSSF’nin uygulamaları nedeniyle teşebbüs
niteliğini haiz olmadığı ve ilgili mevzuat ile kendisine verilen açık görev ve yetkilere
dayanarak söz konusu uygulamaları gerçekleştirdiği, bu nedenle 4054 sayılı Kanun
kapsamında bir ihlalden söz edilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Ancak bahse konu
Kurul kararı, TSSF’nin teşebbüs niteliğini haiz olduğu, uygulamaların 4054 sayılı
29 13.11.2003 tarih ve 03-73/876 (c)-376 sayılı Kurul kararı.
30 11.06.2009 tarih ve 09-27/596-140 sayılı Kurul kararı.
31 03.02.2011 tarih ve 11-07/126-38 sayılı Kurul kararı.
19-46/791-345
30/39
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği ve para cezası verilmesi gerektiği gerekçeleriyle
Ankara 13. İdare Mahkemesinin E: 2018/1225 ve K: 2018/2168 sayılı kararı ile
bozulmuştur.
(84) Kurulun birbirine denk yasal düzenlemelerin tespitinde aradığı koşul ise yine ilgili
Kanun’da açıkça düzenleme yapılmış olmasıdır. Kurulun kurumsal bankacılık
kredilerine ilişkin 2017 yılında aldığı kararda32;
“BDDK’nın bankacılık ve finans sektörünün düzenleyici otoritesi olduğu
şüphesizdir. Ancak bu düzenleme yetkisi Kurumun yetkisine giren işlemler
açısından Kurul’un inceleme gerçekleştirmesine engel teşkil etmemektedir.
Bankacılık Kanunu’nda yer verilen ve bilgi değişiminin belli şartlar altında sır
saklama yükümlülüğü kapsamına girmeyeceğine ilişkin düzenleme ise bankalar
arasında gerçekleşebilecek bilgi değişimlerine onay verildiği anlamına
gelmemektedir.”
ifadesiyle, 2005 yılında kabul edilen özel nitelikteki Bankacılık Kanunu’nun 1994 yılında
çıkan 4054 sayılı Kanun’un yetkilerini kullanma önünde bir engel teşkil etmediği ifade
edilmiştir.
(85) Yukarıda yer verilen Kurul kararları incelendiğinde, teşebbüs birliği karar ve
eylemlerinin yasal dayanağının olup olmadığı, 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasına
yönelik Kurulun karar almasında önemli bir rol oynamaktadır. Görüleceği üzere Kurul,
bahsi geçen kararlarda teşebbüs birliği kararlarına yönelik yetkilerin çeşitli
mevzuatlarda açık bir şekilde belirtilmiş olup olmadığını ve eylemin bu yetki dâhilinde
gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini incelemiştir.
(86) Bu doğrultuda öncelikle teşebbüs birliklerinin herhangi bir mevzuatta açık biçimde
yetkilendirilmemiş kararlarının ve eylemlerinin doğrudan 4054 sayılı Kanun’un
kapsamında olduğu değerlendirilmektedir. Dahası teşebbüs uygulamalarının ikincil
mevzuata dayalı olduğu durumlarda Kurul hem yetkiyi hem de bu yetkiye dayalı olarak
gerçekleştirilen eylemleri 4054 sayılı Kanun karşısında değerlendirmiştir. Normlar
hiyerarşisine göre diğer kanunların altında yer alan yönetmelik, tebliğ ve yönerge gibi
düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasının önüne geçmediği
değerlendirilmektedir. Nitekim bu yaklaşım, kanunların altında yer alan düzenlemeler
ile kanunlara aykırı hükümler getirilemeyeceği, getirilse dahi, aykırılık durumunda
kanunun esas kabul edileceği şeklindeki normlar hiyerarşisinin de bir gereğidir.
(87) Kurul birbiriyle aynı seviyede olan iki yasal düzenlemenin olduğu durumlarda da yetkisi
çerçevesinde karar almış, her iki düzenlemenin de birlikte uygulanabilmesi için
girişimlerde bulunmuş, düzenlemeler arasında tercih yapmamış ve rekabet
savunuculuğunda bulunmuştur.
(88) Soruşturma konusu husus özelinde değerlendirme yapılacak olursa, 4054 sayılı
Kanun’a aykırı nitelikteki düzenlemeler, 6235 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılmış
yönetmelik hükümlerinden kaynaklanmaktadır. İlk olarak, 6235 sayılı Kanun’da asgari
ücret düzenleme yetkisinin açıkça zikredilmiş olması durumunda eş seviyedeki iki yasal
düzenleme arasında ihtilaf olduğu ve normlar arası çatışma kuralları dikkate alınarak
karar verilmesi uygun olacaktır. Ancak, 6235 sayılı Kanun incelendiğinde TMMOB’a
asgari ücret düzenlemesi yapmaya yönelik açık bir yetki tanınmamaktadır33. Dolayısıyla
32 28.11.2017 tarih ve 17-39/636-276 sayılı Kurul kararı.
33 Söz konusu husus Danıştay 8. Dairesinin E: 2015/14442, K: 2017/4572 sayılı kararının karşı oyunda
da ifade edilmiştir.
19-46/791-345
31/39
4054 sayılı Kanun’a aykırı nitelikteki temel hükümlerin TMMOB tarafından çıkarılan
yönetmeliklerden kaynaklı olduğu görülmektedir.
(89) Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun ile 6235 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan TMMOB
yönetmelikleri arasında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kanun ile
yönetmelik hükümlerinin ihtilafı söz konusu olmaktadır. Bir başka ifadeyle, farklı
kademelerde yer alan hukuk normları arasında çelişki bulunmaktadır.
(90) Normlar hiyerarşisi gereği yönetmelikler dayanağını aldığı kanunlara aykırı olarak
düzenlenemeyeceği gibi kendi üstünde yer alan diğer kanun ve normlara da aykırı
olamaz. Bu sebeple öncelikle üstün norm olan kanunun, kanuna aykırı olmayan
hallerde ise yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekir. Bir başka anlatımla kanunla
yönetmeliğin çatışması halinde üstün norm durumunda bulunan kanunun işletilerek
uyuşmazlığın çözülmesi zorunludur34.
(91) Bu noktada belirtilmesi gereken husus, TMMOB ve TMMOB’a bağlı EMO tarafından
çıkarılan yönetmeliklerin, ilgili mevzuata ve hukuka uygunluğunun tespiti için yargı
mercilerinin incelemesine ihtiyaç duyulmasıdır35. Ancak, Kanun ile yönetmelik
arasındaki uyuşmazlığın tamamıyla ortadan kalkacağı ana kadar, teşebbüs birliğince
rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki eylemlerde bulunulmasının önüne geçmek amacıyla,
yönetmeliğe göre üstün norm olan 4054 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği
değerlendirilmektedir36. Aksi bir değerlendirmede, düzenleme yapma yetkisi bulunan
teşebbüs birliklerinin, kanunda açıkça verilmeyen bir konuda yönetmelik çıkarması,
sonrasında eylemlerinin mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştiğini iddia etmesi
ve 4054 sayılı Kanun’un uygulanamayacağını savunması, bu durumda da teşebbüs
birliklerinin herhangi bir kararı için 4054 sayılı Kanun’un işletilemez hale gelmesi söz
konusu olabilecektir.
(92) Öte yandan teşebbüs birliklerinin yönetmelik hükümlerine dayanan kararlarına iptal
davası açılması ve yargı kararının beklenmesi halinde, yargı mercilerinin 4054 sayılı
Kanun’un uygulanabileceği yönünde olası bir kararına kadar geçen süreçte rekabeti
kısıtlayıcı eylemler yaptırımsız kalacaktır.
(93) Bu çerçevede EMO’nun ilgili yönetmeliklere dayanarak gerçekleştirdiği rekabeti
kısıtlayıcı nitelikteki eylemlere, bu eylemlere dayanak teşkil eden yönetmeliklerin
hukuka uygun olduğunun yargı mercilerince kesin olarak tespit edileceği ana kadar
4054 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
I.7.3. 4054 sayılı Kanun Kapsamında Yapılan Değerlendirme
I.7.3.1. Asgari Ücret Tespitine İlişkin Değerlendirme
(94) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka
aykırı ve yasaktır.” hükmü ile teşebbüslerin birlikte fiyat belirlemelerinin ve buna yönelik
teşebbüs birliği kararlarının yasaklandığı görülmektedir.
34 Ankara 6. İdare Mahkemesinin E: 2014/368 ve K: 2015/133 K. sayılı kararı.
35 Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E: 2008/1881 ve K: 2010/182 sayılı kararı.
36 Kurulun TMMOB yönetmeliklerinin ilgili hükümlerinin iptal edilmesi amacıyla açtığı davanın derdest
olmasının 4054 sayılı Kanun’un somut olaya uygulanmasını engellemeyeceği değerlendirilmiştir.
19-46/791-345
32/39
(95) Aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki “mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” bu maddenin ihlaline örnek olarak verilmektedir.
(96) Kanun’un 4. maddesinde yer alan hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari
politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.
Rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmaların ya da teşebbüs birliği kararlarının varlığı
halinde, teşebbüslerin bağımsız davranışlarının yerini ilgili tarafların ortak çıkarlarına
hizmet eden koordineli davranışlar almaktadır. Bu tür anlaşmalar, serbest piyasa
ekonomisinden elde edilmesi beklenilen faydaları azaltarak kaynakların etkinsiz
kullanılmasına ve serbest piyasa sisteminin sağladığı refahın piyasadaki aktörlere hak
etmedikleri oranda dağılmasına yol açacaktır. Diğer bir deyişle, bu tür anlaşmalara taraf
olan teşebbüsler, normal rekabet şartları içinde elde edemeyecekleri kârlara ulaşarak
bu ekonomik faaliyetlerle yaratılan refahın çoğunu kendilerine aktarma olanağına sahip
olacaklar ve serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesini
engelleyeceklerdir.
(97) Başvuru dilekçesinde, TEMSİLCİLİK bünyesinde oluşturulan SMM Komisyonunda
alınan kararlarla birtakım ticari kısıtlamalar getirildiği; odaların fatura denetleme
yetkilerinin kaldırılmış olmasına rağmen alınan bu kararla fiyat, fatura, iskonto gibi
hususların sabitlendiği ve rekabet ortamının ortadan kaldırıldığı; bu kararlara
uymayanların 3-6 ay arası meslekten men edileceğinin öngörüldüğü ifade edilmektedir.
Bununla birlikte, başvuru sahibi ile yapılan görüşmede, sektörde yaşanan temel
sorunun TEMSİLCİLİK tarafından belirlenen asgari ücretler olduğu, TEMSİLCİLİK
tarafından belirlenen asgari ücretlerin, kendileri ve bazı firmalar tarafından tüketicilere
sunulan fiyatlardan daha yüksek olduğu, teşebbüslerin asgari ücrete uyulmaya
zorlanmasının sektörde sorunlara yol açtığı belirtilmiştir.
(98) Dosya kapsamında önaraştırma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler incelendiğinde
TEMSİLCİLİK bünyesinde oluşturulan SMM Komisyonunun 02.05.2018 tarih ve 01
numaralı toplantısında Komisyon üyelerinin görevleri belirlenerek bir sonraki toplantının
gündeminin fatura denetimi olduğu karara bağlanmış, 09.05.2018 tarih ve 02 numaralı
Komisyon toplantısında ise;
“1- 01.07.2018 tarihi itibarı ile tam fatura denetimine geçilme kararı alınmıştır.
2- Faturalar EMO nun yayınladığı “En az bedel hesabı-PID BEDELİ” üzerinden
0,375 çarpanı +KDV ile fatura kesilecektir.
(…)
7- Yapılan işler medaştan, belediyelerden ruhsatlar istenerek takibi yapılacaktır.
Yapılan projeleri odaya bildirmeyen, fatura beyanı yapmayan, haksız iskonto,
yapan müellifler EMO disiplin kuruluna sevk edilecektir. 3-6 ay meslekten men
cezası alması sağlanacaktır.(…)”
hususları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu hükümler incelendiğinde Komisyon
kararının, EMO tarafından yayımlanan En Az Ücret Tarifesinin uygulanmasını
sağlamak adına alındığı anlaşılmaktadır.
(99) Öte yandan soruşturma sürecinde EMO’da yapılan yerinde incelemede 23.01.2018
tarihinde EMO Yönetim Kurulu Başkanına gönderilen e-postada, Danıştay kararları
doğrultusunda EMO’nun mesleki denetim ve en az ücret belirleme yetkisinin hukuka
uygun olduğu değerlendirmeleri yer almaktadır.
19-46/791-345
33/39
(100) Bu doğrultuda önaraştırma ve soruşturma sürecinde elde edilen bilgiler birlikte
değerlendirildiğinde, TEMSİLCİLİK tarafından asgari ücret uygulamasına yönelik
alınan karara kadar olan sürecin Konya’da faaliyet gösteren üyelerin fiyatlar konusunda
yaptıkları şikâyetler ile başladığı, sonrasında EMO Yönetim Kurulu Başkanına
23.01.2018 tarihinde mesleki denetim ve en az ücret belirleme yetkisinin hukuka uygun
olduğuna ilişkin sunulan görüş ile devam ettiği anlaşılmaktadır. Ardından, Şube Avukatı
tarafından Konya SMM’leri ile ilgili olarak gönderilen yazıya cevaben 19.02.2018
tarihinde uygun görüş değerlendirmesi yapılmıştır. Bunun üzerine 22.02.2018 tarihinde
TEMSİLCİLİK’te toplantı gerçekleştirilmiş ve 11.04.2018 tarihinde fatura denetimi ve
asgari ücretlerin uygulanmasına yönelik karar alınmıştır.
(101) Bu kapsamda TEMSİLCİLİK vasıtasıyla EMO’nun asgari ücret uygulamasını devam
ettirmesinin temelinde, mevzuat bakımından bu uygulamayı yapma yetkilerinin
bulunduğu gerekçesinin yer aldığı söylenebilecektir. Nitekim Kurulun 06.09.2018
tarihinde soruşturma açılması kararından sonra EMO Yönetim Kurulu tarafından
04.11.2018 tarih ve 46/26 numaralı kararı ile 2019 yılında uygulanacak asgari ücrete
ilişkin hususlar yayımlanmıştır.
(102) Şube Yönetim Kurulu kararları incelendiğinde ise, 06.11.2018 tarihli kararda, Şube’ye
diğer eylemlerinin yanı sıra en az ücret tarifesine de uymadığı şikâyet edilen bir kişinin
Onur Kuruluna sevk edilmesi talebiyle EMO Yönetim Kuruluna sunulduğu
görülmektedir. Öte yandan Şube’nin 04.12.2018 tarihli kararının 10. maddesinde de
Konya’da uygulanacak en az ücret katsayılarına ilişkin hüküm yer almaktadır. Bu
kapsamda asgari ücret uygulanmasına yönelik karar ve eylemlerin devam ettiği
anlaşılmaktadır.
(103) Öte yandan teşebbüslerin asgari ücret yönetmeliği ve diğer yönetmelik hükümlerine
uygun davranmasını sağlamak adına EMO tarafından taahhüt uygulaması yapılmaya
başlanmıştır. Söz konusu taahhüt uygulamasında teşebbüslerden Türkiye genelinde
sunacakları mühendislik hizmetlerinde TMMOB Kanunu ve EMO tarafından çıkarılan
yönetmeliklere uyulmasının taahhüt edilmesi talep edilmekte, söz konusu taahhütname
Büro Tescil Belgesi verilebilmesi şartlarından biri olarak yer almaktadır.
Teşebbüslerden gelen bilgiler de “TAAHHÜTNAME” imzalanmadan Büro Tescil
Belgesi ve SMM Belgesi’nin ilgili tarafa verilmediğini teyit etmektedir.
(104) Teşebbüslerden gelen bilgiler incelendiğinde bazı teşebbüsler tarafından, EMO’nun
asgari ücret tarifelerinin referans olarak kullanıldığı ancak zorunlu olmadığı
belirtilmektedir. Buna karşın bazı teşebbüsler ise asgari ücret hesaplama tablosunun
EMO tarafından hazır olarak verildiğini, yapılan işlerin asgari ücretten yapılması
zorunluluğunun kendilerine bildirildiğini ifade etmiştir. Her ne kadar teşebbüsler
tarafından anılan asgari ücret uygulamasına yönelik farklı yönde görüşler belirtilmiş
olsa da, EMO’nun 2019 yılı için tespit edilen asgari ücretleri, işbu soruşturma
açılmasına dair Kurul kararından sonra yayımlamış olması, bahsedilen taahhüt
metninin kabulünü zorunlu tutması, Şube tarafından asgari ücretin uygulanması ve
uymayan üyelerin Onur Kuruluna sevk edilmesine yönelik kararlar alınması asgari ücret
uygulamalarının devam ettiğini göstermektedir.
(105) Rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüs birliği kararları 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırıdır. Asgari ücretlerin bir teşebbüs birliği kararı ile belirlenmesi amaç
bakımından rekabet ihlali oluşturup, ihlalin varlığı için bu tür karar ya da uygulamaların
piyasadaki fiili ya da potansiyel etkisinin ayrıca araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
Zira prensip olarak asgari fiyat tespitine yönelik anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs
19-46/791-345
34/39
birliği kararlarının per se rekabet ihlali oluşturdukları ve 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesindeki koşulları sağlamadıkları kabul edilmektedir. Dolayısıyla EMO tarafından
asgari ücretlerin belirlenmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal
teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
I.7.3.2. Diğer Hususlara İlişkin Değerlendirme
(106) Başvuru konusu iddialar ile önaraştırma ve soruşturma sürecinde elde edilen
bilgi/belgelerde asgari ücret uygulamalarının yanı sıra havuz sistemi, elektrik
mühendisleri odası portalı (EMOP) ve fatura denetimine ilişkin hususların da bulunduğu
anlaşılmaktadır.
(107) Yerinde incelemede edinilen belgelerde asgari ücret belirlenmesi amacıyla alınan
TEMSİLCİLİK kararı yanında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
değerlendirilebilecek bir diğer yazışma ise Belge 1’de geçen havuz oluşturulmasına
dair notlardır. İlgili notta özetle; bir havuz oluşturulabileceği, havuzdan özellikle yeni
mühendislerin yapı denetim firmalarıyla çalışmak zorunda kalmamalarının
sağlanabileceği, havuzun çalışma prensibinin havuza dâhil herkese belli bir oranda
ödeme yapmak şeklinde kurgulanabileceği ifade edilmiştir. İlgili yazının kimin
tarafından ve ne amaçla ele alındığı TEMSİLCİLİK’e sorulmuştur. TEMSİLCİLİK adına
EMO tarafından verilen cevapta; söz konusu belgede yer alan yazının TEMSİLCİLİK’e
kayıtlı olarak faaliyet gösteren bir SMM tarafından yazıldığı ve yazının üyenin kişisel
görüş ve önerilerini içerdiği, yazının Şube’ye ulaşması sonrasında Şube tarafından
değerlendirildiği ve Şube Avukatı tarafından;
“(…) “havuz oluşturma” şeklinde ifade edilen tüm meslek mensuplarının sınırları
ve yetkileri belli bir merkezi yapı üzerinden iş ve ücret paylaşımını öneren çözüm
yoludur. bu durum yasal olarak mümkün değildir, önceki yıllarda karşılaşılan
benzer örneklerde yargısal açıdan sorunlar yaşanmış, rekabet kurumu konuya
dair olumsuz değerlendirme ve bazen yaptırım kararları vermiştir.”
şeklinde görüş belirtildiği, bunun üzerine TEMSİLCİLİK’e bağlı SMM üyelerinin, yanlış
anlama, değerlendirme ve uygulamalarının önüne geçmek; yasa ve yönetmelikler
hakkında bu üyeleri bilgilendirmek amacıyla Şube Yönetim Kurulunca 19.02.2018 tarih
ve YK 24/15 numaralı karar ile Şube çalışanları ve Şube’nin eski Teknik Müdürünün
katılımı ile SMM üyeleriyle bir toplantı yapılması yönünde karar alındığı, Konya’da
faaliyet gösteren SMM’lere, 20.02.2018 tarihinde SMM ile ŞUBE tarafından toplantı
çağrısı yapıldığı ve 22.02.2018 tarihinde TEMSİLCİLİK’te toplantı gerçekleştirildiği,
Şube çalışanları tarafından TEMSİLCİLİK’e üye SMM’lere Şube avukatının hazırlamış
olduğu görüşler doğrultusunda bilgi verildiği, konuyla ilgili Yönetmelik hükümleri ve
Danıştay kararlarını içeren bilgilendirme notunun dağıtıldığı ifade edilmiştir.
(108) Havuz sistemi kurulmasına yönelik uygulamalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında yasaklanan davranışlardan sayılmaktadır. Nitekim 14.09.2011 tarih, 11-
47/1162-408 sayılı Kurul kararında;
“…pazarda serbest faaliyet gösteren makine mühendislerinin bir araya gelerek
bir havuz sistemi kurması, proje alan her mühendisin proje karşılığında tahsil
ettiği ücretin belli bir kısmını havuza yatırması, havuzda biriken paranın belirli
periyotlarla proje alsa da almasa da bütün havuz üyeleri arasında
paylaştırılması, mesleki dayanışmanın ötesinde, söz konusu piyasada
gerçekleşmesi beklenen rekabet koşullarını olumsuz yönde etkileyebilecek bir
uygulamadır.”
19-46/791-345
35/39
değerlendirmelerinde bulunulmuştur. Yine Kurulun 14.12.2017 tarih ve 17-41/640-279
sayılı kararında;
“Soruşturma konusu pazar bakımından profesyonel meslek birliklerine yönelik
değerlendirme yapıldığında; TMMOB ve MMO’nun ilgili pazara ilişkin birçok
düzenlemesinin bulunduğu, pazara ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan giriş
engellerinin olduğu, asgari ücret tarifesinin uygulandığı, bu düzenlemeler
neticesinde fiyat rekabetine açık alanın bir hayli sınırlı hale geldiği görülmektedir.
Yoğun regülasyonun bulunduğu ve rekabetin neredeyse sadece kalitede
rekabetle sınırlı bir hale yakınsadığı bir pazarda, soruşturma muhatabı
teşebbüslerin “Mesleki Dayanışma Sözleşmesi” aracılığıyla iş yapmasalar bile
gelir elde edebilecekleri bir mekanizma oluşturmuş bulunmaları, kalitede
rekabetin dahi büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı bir pazar yapısının oluşmasına
yol açarak mühendislerin pazardaki rekabeti tümden ortadan kaldırmaya yönelik
bir eylem içinde olduklarına işaret etmektedir.
Söz konusu eylemler, pazara yeni giren bir SMM’yi de hâlihazırda faaliyet
gösteren SMM’ler ile büyük ölçüde kaliteli hizmet ve kısmen de asgari ücrete en
yakın fiyatla rekabet etmek yerine iş yapmasa bile gelir elde edebileceği bu
yapıya dahil olarak hem kendisi hem de mevcut havuz üyeleri için rekabet
baskısının ortadan kalkacağı bir duruma uymaya sevk edecektir. Bu durumda
rekabetçi piyasa yapısı tesis edilememiş olacak ve en nihayetinde şartların
tüketici aleyhine gelişeceği bir fiili tekel yapısı ortaya çıkacaktır.”
tespitlerine yer verilerek havuz uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği
açıkça vurgulanmıştır.
(109) Somut olayda havuz kurulmasına ilişkin ifadeler bulunmakla birlikte, söz konusu
değerlendirmelerin TEMSİLCİLİK üyesi bir SMM tarafından kaleme alınan kişisel görüş
yazısı niteliğinde olması, Şube Avukatının havuz kurulmasına yönelik uygulamaların
4054 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiğine yönelik görüşü sonrasında TEMSİLCİLİK’e
bağlı SMM üyelerinin, yanlış anlama kaynaklı değerlendirme ve uygulamalarının önüne
geçmek amacıyla Şube tarafından TEMSİLCİLİK üyeleriyle toplantı yaptıklarının
anlaşılması ve söz konusu uygulamanın hayata geçirildiğine ilişkin herhangi bir somut
delil elde edilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, bu konuyla ilgili olarak
4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
(110) Değinilmesi gereken bir diğer husus, Şube Yönetim Kurulunun 06.06.2018 tarihli
kararıyla alınan, mühendis üyelerin proje faturalarının EMOP’a yüklenmesi ve buradan
takip edilmesine yönelik uygulamadır. Önaraştırma sürecinde elde edilen Belge 4’te,
01.07.2018 tarihi itibarıyla fatura denetimine geçilme kararı alındığı, bu denetimin de
EMOP üzerine eklenecek bir sistem aracılığıyla gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır.
EMO tarafından gönderilen bilgilerde, EMOP’un üyelerin kullandığı bir sosyal paylaşım
sitesi olduğu, paylaşımların üyelerin kendilerini bağladığı ve üyeler arası dayanışma
amaçlı olarak kurulduğu ifade edilmiştir. EMOP üzerinden gerçekleştirilmesi düşünülen
fatura denetiminin, dosya konusu asgari ücret uygulamalarının takibine yönelik olduğu
değerlendirilmekle birlikte, EMO tarafından gönderilen bilgilerde fatura denetiminin söz
konusu olmadığı ifade edilmiştir. Bunun yanında 22.11.2018 tarihinde şikâyetçi ile
yapılan görüşmede ve Konya ilinde elektrik mühendisliği hizmeti veren teşebbüslerden
talep edilen bilgilerde EMOP’un kendileri tarafından kullanılmadığı ve EMOP hakkında
bilgi sahibi olmadıkları ifade edilmiştir. Bu çerçevede EMOP’un herkese açık, üyelerin
iş ilanı, etkinlik ve mesleki duyurularını paylaşabildiği, üyeler arasında anlık
mesajlaşmaya ve soru sormaya imkân tanıyan bir sosyal paylaşım sitesi niteliğinde
19-46/791-345
36/39
olduğu anlaşılmaktadır37. EMOP üzerinden rekabet hukuku bakımından ihlal teşkil
edebilecek nitelikte teşebbüsler arası anlaşma/uyumlu eyleme işaret edebilecek
bilgi/belge paylaşıldığına yönelik bulguya rastlanılmamıştır.
(111) Bu çerçevede gerek TEMSİLCİLİK bünyesinde üyelerin bir havuz oluşturduğuna
yönelik olarak, gerekse EMO tarafından oluşturulan EMOP’un Kanun’un 4. maddesi
çerçevesinde ihlal niteliğinde davranışlar meydana getirdiğine ilişkin somut bir delil elde
edilememiştir. Bu çerçevede ilgili iddialara ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapılmasına
gerek olmadığı neticesine varılmıştır.
I.7.4. Yapılan Savunmalara İlişkin Değerlendirme
(112) EMO tarafından yapılan savunmaların üç noktada yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. İlk
argüman; gerçekleştirilen yerinde incelemenin usulsüz olduğu, ikincisi EMO’nun
teşebbüs niteliğini haiz olmadığı, sonuncusu da soruşturmaya konu eylemlerin mevzuat
çerçevesinde gerçekleştirildiğidir. Dolayısıyla taraf teşebbüsün savunmalarda dile
getirdiği iddialar, incelemenin içeriğinden ziyade, usule yönelik savunmalardır.
(113) EMO tarafından yapılan savunmalar kapsamında öne sürülen argümanlardan biri,
soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemenin usulsüz olduğudur. Bu
savunmanın temelinde Kurulun 06.09.2018 tarih ve 18-30/505-M sayılı kararı ile açılan
soruşturmanın hukuksuz olduğu ve bu nedenle kamu tüzel kişiliği bulunan EMO’da
yerinde inceleme yapılamayacağı iddiası bulunmaktadır.
(114) EMO’nun kamu tüzel kişiliğine sahip olması, EMO’yu doğrudan 4054 sayılı Kanun
kapsamından çıkarmamaktadır. Dolayısıyla anılan Kanun kapsamında olan
soruşturma tarafı EMO’ya Kanun’un 14. ve 15. maddelerinin uygulanmasının önünde
bir engel bulunmamaktadır. Yapılan yerinde inceleme, ilgili Kurul kararı ile tanınan yetki
ve soruşturma konusu hususlar çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla yerinde
incelemeye ilişkin hukuka aykırılık iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.
(115) EMO tarafından ayrıca, 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi, 6102 Sayılı Türk Ticaret
Kanunu’nun 195. maddesi ve Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması 85. ve 86.
maddeleri gereği Meslek Odalarının “teşebbüs” niteliğini haiz olmadığı, EMO’nun özel
veya kamu şirketi olmadığı dolayısıyla kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluşun başka bir
kamu tüzel kişiliğini denetleyemeyeceği ileri sürülmektedir.
(116) EMO’nun teşebbüs niteliğini haiz olmadığı savunmasına ilişkin olarak EMO’nun 4054
sayılı Kanun kapsamında “teşebbüs birliği” niteliğini haiz olduğu, kamu veya özel hukuk
tüzel kişiliği ayrımı olmadan rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki eylemlerin 4054 sayılı Kanun
kapsamında olduğu hususuna yönelik ayrıntılı değerlendirmelere ilgili bölümde yer
verilmiştir.
(117) Savunmalar kapsamında son olarak, EMO’ya açılan soruşturmanın yargı denetimine
tabi bir husus olduğu, yargı denetimine konu olabilecek yönetmeliklere dair soruşturma
başlatılmasının usulsüz olduğu iddia edilmiştir. Bu hususta tekrar belirtilmelidir ki, Kurul
tarafından açılan soruşturmanın kapsamı yönetmeliklerin hukuka aykırı olup olmadığını
inceleyip iptalini sağlamak değil, 4054 sayılı Kanun kapsamında piyasadaki rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte olan eylem ve davranışlara yönelik teşebbüs/teşebbüs birliği
kararlarını tespit edip gerekli önlemleri alarak rekabetin korunmasını sağlamaktır. Bu
nedenle 4054 sayılı Kanun’un uygulanabilmesi bakımından eylemlerin kanuni
dayanağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi yargı mercilerinin yerine
geçilerek karar alındığı anlamına gelmemektedir. Aksi takdirde yukarıda belirtildiği
37 Erişim için bir e-posta adresi ve şifre belirlemek yeterlidir. Ayrıca bir kimlik tespiti için belge beyanı
istenmemektedir.
19-46/791-345
37/39
üzere kanunla açıkça verilen bir yetkiye dayanmayan konularda, 4054 sayılı Kanun
kapsamına giren eylemleri bakımından tüm teşebbüs birlikleri, çıkaracağı
yönetmeliklerle rekabeti kısıtlayıcı eylemleri meşrulaştırmış olacaktır. Bu çerçevede,
soruşturma kapsamında asgari ücret uygulamasının tek başına 4054 sayılı Kanun
kapsamında ihlal teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
I.7.5. Genel Değerlendirme
(118) Başvuru konusu iddialar genel olarak TEMSİLCİLİK’te alınan kararlarla teşebbüsler
arası rekabetin kısıtlandığına ve bu kararlara uymayanların belirli bir süre meslekten
men edileceğine ilişkindir. Ancak bu kararların temelinde EMO tarafından çıkartılan
yönetmeliklerin ve bu yönetmeliklere dayanılarak uygulanan asgari ücret tespitine
yönelik eylemlerin olduğu anlaşılmaktadır. TEMSİLCİLİK EMO Ankara Şubesine bağlı
olarak faaliyet göstermekte olup oda şubeleri EMO Yönetim Kurulu kararlarını
uygulamaktadır. Dolayısıyla asgari ücretin tespit edilmesine ve uygulanmasına yönelik
karar ve eylemlerin EMO tarafından alındığı anlaşılmaktadır.
(119) EMO tarafından asgari ücret tespiti, EMO’nun ilgili yönetmelikleri doğrultusunda
yapılmaktadır. Teşebbüs birliği sıfatını haiz meslek odaları tarafından asgari ücret
uygulamasına yönelik eylemler daha önce de Kurul kararlarına konu olmuştur. Kurul bu
kararlarında genellikle odaların asgari ücret tespitine yönelik kanuni yetkilerinin bulunup
bulunmadığını değerlendirerek bazılarında yetki aşımı olduğuna hükmederek idari
yaptırım uygulamış, bazılarında ise rekabet savunuculuğu kapsamında ilgili kurum ve
kuruluşlara görüş gönderilerek girişimlerde bulunulmasına hükmetmiştir.
(120) Asgari ücret tespitine yönelik eylemler, EMO tarafından çıkarılan yönetmelikler
doğrultusunda gerçekleşmektedir. Bu noktada EMO’nun asgari ücret belirleme
yetkisinin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığı hususu ortaya çıkmaktadır.
(121) İlgili mevzuat incelendiğinde EMO’nun doğrudan asgari ücret belirleme yetkisinin
bulunmadığı, TMMOB tarafından çıkarılan yönetmelikler doğrultusunda asgari ücret
tespit yetkisinin olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla normlar bakımından 4054 sayılı
Kanun ve TMMOB yönetmelikleri arasında bir çatışma olduğu görülmekte olup
hiyerarşik olarak üst norm olan 4054 sayılı Kanun’un uygulanması gerekmektedir.
Burada yönetmelik ile verilen yetkilerin 4054 sayılı Kanun ile uyuşmazlık içinde
olduğuna yönelik yapılan değerlendirme, tarafların mevzuattan kaynaklanan kanuni bir
yetkisinin bulunup bulunmadığına yönelik değerlendirme olup yargı mercilerinin alanına
girecek şekilde ilgili yönetmeliklerin hukuka uygunluk denetimi değildir. Nitekim söz
konusu yönetmelikler ile tanınan yetkilerin 4054 sayılı Kanun hükümleri ile uyuşmadığı
hususu Kurul tarafından daha önceden tespit edilerek yönetmeliklerin hukuka
uygunluğunun denetimi için Danıştay nezdinde iptal davası açılmıştır.
(122) Danıştay nezdinde açılan söz konusu dava devam etmekte olup nihai karara kadar olan
süreçte 4054 sayılı Kanun’un rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki eylemlere uygulanmasının
önünde bir engel olmadığı değerlendirilmektedir. 4054 sayılı Kanun kapsamında kanuni
yetkiye dayanmayan asgari ücret tespiti amaç bakımından rekabet ihlali oluşturmakta,
ayrıca etkisinin gösterilmesine gerek bulunmamaktadır.
(123) Bu çerçevede EMO’nun asgari ücret tespitine yönelik karar ve eylemlerinin, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği ve aynı Kanun’un 16. maddesi
uyarınca EMO’ya idari para cezası verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
I.7.6. Ceza Yönetmeliği Kapsamında Değerlendirme
(124) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanun’un 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
19-46/791-345
38/39
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yılsonunda
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali
yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir” hükmüne yer verilmiştir. 15.02.2009 tarih ve
27142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza Yönetmeliği’nin 1. maddesinde ise
Yönetmelik’in amacı; “4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü ve
6 ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri
veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına, aynı Kanunun 16 ncı
maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine ilişkin usul ve esasları
düzenlemek” şeklinde belirlenmiştir.
(125) Bu itibarla yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği belirlenen EMO hakkında aynı Kanun’un 16. maddesi ve Ceza
Yönetmeliği hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanması gerekmektedir
(126) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi gereğince verilecek idari para cezasının tayinine
ilişkin usul ve esasları düzenleyen Ceza Yönetmeliği uyarınca nihai para cezası miktarı
belirlenirken, öncelikle temel para cezası belirlenmelidir. Ceza Yönetmeliği’nin 5.
maddesinin birinci fıkrasında temel para cezasının hesaplanması açısından “karteller”
ve “diğer ihlaller” şeklinde bir ayrım yapıldığı görülmektedir.
(127) Dosya dairesinde EMO’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden eylemleri,
“diğer ihlaller” kategorisinde ele alınmıştır. Bu bağlamda, anılan madde hükmü
çerçevesinde ilk olarak, yıllık gayrisafi gelirin %0,5 ile %3’ü arasındaki bir oran baz
olarak belirlenmelidir. Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bu oran
belirlenirken ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde
gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususların dikkate
alınması gerektiği ifade edilmiştir. Aktarılan hükümler dairesinde, EMO bakımından
tatbik edilecek temel para cezasının belirlenmesinde esas alınacak oran, adı geçen
teşebbüs birliğinin piyasadaki gücü dikkate alınarak %3 şeklinde belirlenmiştir.
(128) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre temel para cezasının belirlenmesinde ikinci
adım ihlalin süresidir. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasına göre; bu oran bir yıldan
uzun beş yıldan kısa ihlallerde yarısı oranında, beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı
oranında artırılmalıdır. EMO’nun işbu soruşturmaya konu kararları dolayısıyla ortaya
çıkan ihlalin, beş yıldan uzun süreli olması nedeniyle temel para cezasına esas alınan
oran, Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre bir katı oranında
artırılmıştır. Bu sebeple, EMO bakımından tayin edilen %3 oranı, bir katı oranında
artırılarak %6 nispetinde temel para cezası oranına ulaşılmıştır.
(129) Diğer taraftan, Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddeleri kapsamında temel para
cezasının artırılmasını veya hafifletilmesini gerektiren haller düzenlenmektedir. 6.
maddede tahdidi şekilde sıralanan ağırlaştırıcı unsurlar; ihlalin tekerrürü, soruşturma
kararının tebliğinden sonra kartele devam edilmesi, verilen taahhütlere uyulmaması,
incelemeye yardımcı olunmaması ve diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması halleridir. 7.
maddenin birinci fıkrasında ise; yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde
incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer
teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat
ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayrisafi gelirler
içerisindeki payının çok düşük olması gibi hallerin indirim sebebi olabileceği
belirtilmektedir. Söz konusu hükümler çerçevesinde işbu dosya bakımından, baz alınan
temel para cezasında değişikliğe gidilmesine yol açacak herhangi bir ağırlaştırıcı veya
hafifletici unsur bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
19-46/791-345
39/39
J. SONUÇ
(130) 06.09.2018 tarih ve 18-30/505-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara,
sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına
göre;
1. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odasının asgari
ücret uygulanmasına yönelik karar ve eylemleri ile 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiğine OYBİRLİĞİ ile,
2. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b)
bendi uyarınca 2018 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık
gayri safi gelirlerinin takdiren %6’sı oranında olmak üzere,
- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odasına (…..)
TL
idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy