Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-4-46 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 03-70/851-369
Karar Tarihi : 30.10.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Kublay ATASAYAR,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖRLER : Mehmet YANIK, Hatice AKKAYA
C- ŞİKAYET EDEN : Ali ŞİMŞEK
Huri Sk. 11/5 Şehitlik/Ankara
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : Türk Tabipleri Birliği
GMK Blv. Şehit Daniş Tunalıgil Sk. No:2 Kat: 4
Maltepe/Ankara
E- DOSYA KONUSU: Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin düzenlemiş olduğu
“Asgari Ücret Tarifesi” ile rekabet ihlaline neden olduğu iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde, 6023 sayılı TTB Kanunu’nun 28.
maddesine dayanarak Türkiye genelinde illere göre Asgari Ücret Tarifesi
düzenlendiği, bu uygulamanın doktorların ve tedavi kuruluşlarının tarifenin altında
ücretle hizmet sunmalarına engel olduğu iddia edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.3.2003 tarih ve 1273 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 17.4.2003 tarih, 2003-4-46/BN-03-HA sayılı Bilgi
Notu, 1.5.2003 tarih, 03-28 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline ilişkin bir
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un
40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 03-28/354-M sayı ile karar
verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 22.10.2003 tarih 2003-4-46/ÖA-03-MY sayılı
Önaraştırma Raporu 27.10.2003 tarih, REK.0.08.00.00/180 sayılı Başkanlık
önergesi ile 03-70 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
03-70/851-369
2
H- RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da;
- TTB’nin, özel muayene ve tetkik hizmetleri pazarında teşebbüs birliği
konumunda olduğu,
- TTB tarafından yayınlanan muayene, teşhis ve tedavi asgari ücret tarifelerinin
ilgili pazarda rekabeti sınırladığı,
bu nedenle şikayete konu olan karar ve uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği;
- ancak önaraştırma konusu olan durumun 6023 sayılı TTB Kanunu’nda belirtilen
bir yetkinin kullanılması neticesi ortaya çıktığı, dolayısıyla kanunlar arasında
ihtilaf olduğundan 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığı,
- anılan kanunlar arası ihtilafın, sağlık sektörünün özellikleri gözönünde
bulundurularak özel muayene ve tahlil hizmetleri asgari tarifesi yerine rehber bir
tarifenin tespiti yönünde 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu’nda yapılacak
bir değişiklik ile giderilmesinin mümkün olduğu ve bunun için 4054 sayılı
Kanun’un Kurulun görev ve yetkilerini belirleyen 27. maddesi (g) bendinde
belirtilen sürecin işletilerek yasal düzenleme değişikliği talebi ile TBMM,
Başbakanlık ve ilgili Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunulmasının yerinde
olacağı,
- söz konusu düzenleme değişiklikleri sağlandıktan sonra, fiyat tarifesi yayınlama
talebinde bulunan meslek birliklerinin olası taleplerinin ise, 4054 sayılı Kanun’un
muafiyet hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilebileceği,
görüşlerine yer verilmiştir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Önaraştırmanın konusunu oluşturan, TTB’nin yayınladığı Asgari Ücret Tarifesi'nin
içeriği, özel muayenehanelerde, özel laboratuarlarda, özel polikliniklerde ve özel
hastanelerde uyulması zorunlu bir tarife olması ve özel sağlık kuruluşlarının özel
muayene ve tetkik hizmetlerini, genellikle, özel sağlık sigortası olan bireylere
veya ücretini kendisi ödeyen, sosyal güvencesi olmayan hastalara sunması gibi
hususlar dikkate alınarak, şikayet konusu olayda ilgili ürün pazarı TTB asgari
ücret tarifesinin uygulanma alanı olan "özel muayene ve tetkik hizmetleri pazarı"
olarak belirlenmiştir.
03-70/851-369
3
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde ilgili pazar, asgari ücret tarifesinin etki alanı
dikkate alınarak "Türkiye Cumhuriyeti sınırları" olarak tespit edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Deliller
Önaraştırma çerçevesinde Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde, TTB,
Ankara, İzmir, İstanbul Tabip Odaları yetkilileri ve özel muayenehane ve
laboratuar işleten çeşitli hekimlerle görüşülmüş olup, aşağıdaki bilgi ve belgeler
tespit edilmiştir.
I.2.1. Türk Tabipleri Birliği
TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri O… O… ile yapılan görüşmede, anılan
şahıs tedavi asgari ücret tarifesinin belirlenme sürecine ilişkin olarak, tabip
odaları yönetim kurullarından bölgelerinde uygulanacak tabip tedavisi asgari
ücreti hakkında görüşlerinin istendiğini, Merkez Konseyinin gelen görüşler
üzerinde çalışmalar yaptığını, gerekirse odalardan yeniden görüş alındığını,
ortaya çıkan tarifenin yayınlandığını ve Bakanlığa bilgi verildiğini belirtmiştir.
Ayrıca tedavi ücret tarifesinin uygulama alanının resmi kurumlar dışındaki bütün
hekimlik uygulamaları olduğu, tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde tabip odalarının
bölgeleriyle sınırlı şekilde belirlendiği ifade edilmiştir.
Asgari ücret tarifesinin gerekçesine ilişkin olarak, O… O… “6023 sayılı Türk
Tabipleri Birliği Kanunu’nun 28. maddesinin 2 numaralı bendi gereğince, hekimlik
hizmetinin belirli bir kalitenin altında verilmemesini sağlamak üzere tespit
edilmektedir. Hizmet standardına ilişkin çeşitli belirlemeleri zaman içerisinde
yapılmaktadır. Biri diğerine [hizmet standardı ve tarife belirlenmesi] tercih edilen
şeyler değildir. Asgari ücret, hizmet standardının sağlanmasına yöneliktir.”
açıklamasını yapmıştır.
Asgari ücretin belirlenmesi için yasanın verdiği yetkinin özel durumlara yönelik
olmasına rağmen uygulamanın genellik ve süreklilik arzedecek şekilde tüm
Türkiye’de yürütülmesinin gerekçesi sorulduğunda, tarifenin odaların göstermiş
olduğu lüzum ve Merkez Konseyinin kararı çerçevesinde tespit edildiği, bu
nedenle yasanın aradığı unsurların gerçekleştiği ifade edilmiştir.
Raportörlerce TTB’de yapılan yerinde incelemeler sırasında, gösterilen lüzumun
ayrıca belirtilip belirtilmediğine ilişkin olarak, TTB ve odalar arasındaki yazışmalar
incelenmiştir. Eski uygulamalara bakıldığında, 23.1.1980 tarihli Yönetim Kurulu
toplantısında dört bölge için katsayı belirlemesi yapıldığı görülmüştür. 1982
yılında bütün bölgeler için tek katsayı uygulaması yapıldığı, 1986 yılında il
bazında ayırım yapılarak katsayı belirlenmeye başlandığı, 1989 yılında
katsayıların altı aylık dönemlerle senede iki defa belirlenmeye başlandığı ve
uygulamanın bugüne kadar bu şekilde gelişim gösterdiği tespit edilmiştir.
03-70/851-369
4
Söz konusu incelemelerde ayrıca, TTB tarafından odalara gönderilen TTB Genel
Kurulu Toplantısı davet yazılarında, odaların tarife katsayısı artışlarına ilişkin
önerilerinin istendiği görülmüştür. Dolayısıyla TTB Merkez Konseyi TTB
teşekküllerinden biri olarak lüzum göstermekte ve bütün bölgelerde tabip tedavi
ücretlerinin en az miktarını gösteren tarifeler düzenlenmektedir. Odalardan gelen
yazılardan, belirli bölgelerde katsayıların artırılmamasının, sabit tutulmasının
talep edildiği anlaşılmaktadır.
Isparta-Burdur Tabip Odası Başkanlığının TTB Merkez Konseyi Başkanlığına
gönderdiği 4.6.2003 tarih ve 197/2003 sayılı yazısında, üyelerinden radyoloji
uzmanı Dr. M… T…’in yeni baskı Asgari Ücret Tarifesi kitabındaki Radyolojik
İnceleme Bölümünde bulunan bazı sabit rakamların yüksekliğinin yanı sıra,
uygulanmakta olan katsayıların da yüksekliğine bağlı olarak alınacak ücretin
hastanın gücünü aşacağını belirterek, vergi yüzünden ileride meydana gelecek
olası mağduriyetinden şikayet ettiği ifade edilmektedir. Yazı ekinde yer alan M…
T…’in dilekçesinde, “Benim talebim konvansiyonel radyolojik tetkikler ve
ultrasonografik tetkikler birim fiyatlarında gerçekçi düzeylere indirim sağlanması
ve üyelerinizin mali konularda suçlu duruma düşmekten kurtarılmasıdır.” şeklinde
bir ifade yer almaktadır.
I.2.2. Ankara Tabip Odası
Konuya ilişkin olarak görüşü alınan Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri A… A…,
özel muayene ve tahlil asgari ücretinin, özel sağlık kurumlarından ve özel çalışan
hekimlerden yazılı görüş istenerek ülkedeki enflasyon, yaşam koşulları vb.
kriterler gözönüne alınmak suretiyle belirlendiğini ifade etmiş ve aşağıda yer
verilen açıklamalarda bulunmuştur.
“Türk Tabipleri Birliği, 6023 sayılı yasa ile kurulmuş olup amaçları arasında
hekimler arası mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi, mesleğin onur ve itibarının
korunup geliştirilmesi vardır. Aynı yasadan asgari ücret belirleme yetkisi
yukardaki gerekçe gözönüne alınarak kullanılmaktadır. Sağlık hizmeti, hekimlerin
birbirleriyle rekabetini değil, dayanışmasını gerektirir. Bu alanda asgari bir
tarifenin olmaması, mesleki etik ve deontolojik sıkıntılar yaratabilir. Muayene
ücretinin rekabete açık olması, halk sağlığını riske eder. Zaten Birlik asgari ücreti
belirlemektedir. İnsan sağlığının maddi karşılığı yoktur; bu nedenle verilen sağlık
hizmetinin ücretinin belirlenmesi maliyetten ziyade hekimin beklediği yaşam
koşullarıyla ölçülmek zorundadır. Ancak tahlil asgari ücretlerinde ‘maliyet + kar’
dikkate alınmaktadır.”
Adı geçen şahıs, bu faaliyet alanında asgari ücret tespit edilmese, belirli bir
hizmet standardına ulaşılması diğer denetim araçlarıyla sağlanamaz mı?
sorusuna şu şekilde cevap vermiştir: “Ülkemizde lokanta ve kıraathanelerde dahi
sunulan hizmetin asgari ücreti birliklerce belirlenmektedir. Hal böyle iken sağlık
hizmetinin sunumunda asgari bir ücretin olması doğaldır. Sağlık hizmeti, ücret
karşılığı standardize edilemez. Tarife, hekimlik ortamının güçlendirilmesi, iyi
03-70/851-369
5
hekimlik değerlerinin yaşatılması, halk sağlığının gözetilmesi ve özel sağlık
sektörünün ayakta kalabilmesi için belirlenmektedir. Asgari ücretin altındaki
uygulamalar, sürümden kazanma mantığına dayanır ki, insan sağlığı piyasa
koşullarına terk edilip sürümden kazanılamayacak bir değerdir. Dolayısıyla bu
ücret, hizmetin asgari standardını sağlamaya yöneliktir. ... Bu hizmetin dünyada
ve Türkiye’de bir standardı vardır, asgari ücret tarifesi ile bu standart korunmaya
çalışılmaktadır.”
Asgari ücret tarifelerine uyulmaması durumunda izlenen usul ve yaptırımlara
ilişkin yöneltilen bir soruya ise; “Oda onur kurulları, yargı denetimine açık bir
biçimde, ilgili yönetmelik (TTB Soruşturma ve Yargılama Yönetmeliği) uyarınca
para cezası ile cezalandırır. Ceza, şu anda 86.696.000 TL’dir. Aynı suçun
tekrarlanması durumunda meslekten men cezasına kadar cezalar
verilebilmektedir; ancak bugüne dek böyle bir uygulama gerçekleşmemiştir.”
şeklinde cevap verilmiştir.
I.2.3. İstanbul Tabip Odası
İstanbul Tabip Odasında yapılan yerinde incelemede Oda Genel Sekreteri Dr.Ş…
K… Fincancı ile asgari tarifeler konusunda görüşülmüştür.
Anılan yetkili Raportörlerce yöneltilen, özel muayene ve tahlillerde asgari ücrete
neden ihtiyaç duyulmaktadır şeklindeki soruya; “Verilen sağlık hizmetinin niteliğini
standardize edebilmek için kullanılan araçlardan birisidir. 1219 sayılı Yasa ve
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün de belirttiği gibi haksız rekabeti engellemek için
kullanılmaktadır. Hekimin bilgi ve becerisini, sürekli eğitim etkinliklerini, sağlık
hizmetleri sunumunda kullandığı araçların yeterliliğini ve hastasına yeterli süre
ayırarak nitelikli sağlık hizmeti verebilmesine olanak verecek bir geçim
standardını esas alarak hazırlanmaktadır. Asgari ücret, sistemin olumsuz
sonuçlar çıkmadan denetlenebilmesi ve kontrol altına alınabilmesi için kullanılan
araçlardan bir tanesidir.” şeklinde cevap verilmiştir.
“Sağlık sektöründe rekabetin işlemesi mümkün müdür?” şeklindeki soruya ise:
“Bir toplumun tüm bireyleri en iyi sağlık hizmetini alma hakkına sahip olmalıdır.
Sağlık hizmeti sunumunda standartlar ve olmazsa olmaz altın kurallar vardır.
Türkiye’de de sağlık hizmetine ticari bir görünüm verilemeyeceği, sağlıkla ilgili
tüm yasalarda belirtilmiştir. Uluslararası sözleşmelerde Türkiye’nin de taraf
olduğu ve dolayısıyla ve iç hukuk metnine dönüştürdüğü belgelerde de sağlığın
bir hak olarak tanımlandığını görüyoruz. Dolayısı ile ücret indirimi ile
gerçekleştirilecek bir rekabet ortamı, verilen sağlık hizmetinin nitelikli olması için
gerekli altyapıyı sağlamakta yetersiz kalacağından bu yönde bir rekabet
ortamının oluşturulması sağlık için kabul edilemez.” şeklinde görüş bildirilmiştir.
İstanbul Tabip Odasında yapılan yerinde incelemede üzerinde herhangi bir tarih
bulunmayan ancak 3.11.2002 tarihinden önce yapıldığı anlaşılan “İstanbul Tabip
Odası Başkanı Prof. Dr. G… G… ile yapılan söyleşi” başlıklı belgede;
03-70/851-369
6
- Sağlık alanının ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ türü denetimsiz bir
kapitalizme açık olmadığı,
- sağlık alanında yapılan sistem tercihinin, Özal döneminden bu yana daha da
belirginleşen özelleştirme uygulamaları olduğu,
- 1991-2000 yılları arasındaki on yıllık dönem içerisinde hastane yatak sayısının
Sağlık Bakanlığı, üniversite, SSK ve Belediye Hastaneleri de dahil olmak üzere
tüm kamu kesiminde yaklaşık %60 artarken, özel kesimde yaklaşık %95 arttığı ve
büyük ve orta boy kentlerde çok sayıda özel hastanenin açıldığı, özel dispanser,
poliklinik ve tanı laboratuarlarının artış oranının ise çok daha çarpıcı olduğu,
- özel sağlık alanının Türkiye’de bir realite olduğu ve belli oranda işlevselliğinin de
bulunduğu; ancak hiç bir ülkede bu alanın Türkiye’deki kadar denetimsiz
olmadığı; özellikle laboratuarlar için işlerliği olan hiç bir standardizasyonun ve
denetimin olmadığı; her biri birkaç milyon dolar tutarında yatırım demek olan bir
MR laboratuarı açmanın ve işletmenin bir bakkal dükkanı açmaktan daha kolay
olduğu, bu yüzden özellikle büyük kentlerde düşük kapasite ile çalışan yüzlerce
MR laboratuarının zaman zaman tıbbi etik kurallarını ihlal eden uygulamalara
başvurarak birbirleriyle yarıştığı,
ifade edilmektedir.
Aynı belgede özel sağlık kesimi Türkiye’nin sağlık sorunlarının üstesinden
gelebilir mi? şeklinde yöneltilen soruya, G… G… tarafından şu şekilde cevap
verilmiştir: “Türkiye’de, değil dünyanın en zengin ülkesinde bile özel kesim tek
başına sağlık sorunlarını çözemez. Bir kere yapısı gereği özel sağlık sektörü,
başlıca tanı ve tedavi alanına ilgi duyar. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Çünkü
kar getiren alan burasıdır. Koruyucu hekimlik, yani birinci basamak sağlık
hizmetleri alanının hem kar marjı düşüktür hem de tüketim hacmi dardır. Türkiye
gibi kişi başına düşen yıllık sağlık harcaması 110 dolar civarında olan (1997)
yoksul ülkeler, az masraflı bir sağlık sistemi uygulamak durumundadırlar. Özel
sağlık sistemi bilinen en pahalı ve en masraflı sistemdir...”
Yerinde incelemede ayrıca, TTB Yüksek Onur Kurulu’nun 22.11.2002 tarih ve
2002/2 sayılı Kararında Göztepe Ömür Hastanesi mesul hekimi A… E… C….’ın,
reklam ihlalinin yanı sıra TTB asgari ücret tarifesine uymadığı için 109.000.000
TL para cezası ile cezalandırıldığı belirlenmiştir. Dr. A… E… C… dosya içeriği
savunmasında, “... Üzülerek görüyorum ki bu gün uygulamada ekonominin dibe
vurduğu Türkiye’de Tabipler Birliği asgari ücreti, taban fiyat olmaktan çıkıp tavan
fiyat olmuştur. Sağlık sigortaları ve sağlık kurumları hastanelerle anlaşma
yaparken asgari ücretin çok altındaki fiyatları kabul ettirmektedirler. Özellikle MR
ve BT tetkiklerinde %50 indirim almaktadırlar. Çok az hastane ve kurum asgari
ücreti uygulayabilmektedir. Asgari ücret bugünkü ekonomik koşullarda gerçek
seviyelere çekilmedikçe uygulanamayacaktır. ...” demiştir.
03-70/851-369
7
Öte yandan, TTB Yüksek Onur Kurulu’nun 5-6.10.2002 tarih ve 2002/1 sayılı
kararıyla, Dr.M… C… asgari ücretin altında tarife uyguladığı gerekçesiyle
71.000.000 TL para cezası ile cezalandırılmıştır. Dr. C…, savunmasında; fiyat
ihlallerinin Türkiye’nin her yerinde yapıldığını ve bunun da başlıca sorumlusunun
SSK, Emekli Sandığı gibi devlet kuruluşları ile Özel Sigortalar ve Banka gibi özel
kuruluşlar ve ayrıca varoşlarda hizmet veren sağlık kuruluşları olduğunu ifade
etmiştir.
I.2.4. Uzmanlar Polikliniği
Önaraştırma çerçevesinde, Uzmanlar Polikliniği Ortopedi ve Microcerrahi Uzmanı
Dr. E… T…'den TTB asgari ücret tarifelerinin gerekliliği ve uygulanabilirliği
konusundaki görüşleri alınmıştır.
Adı geçen şahıs özel sağlık hizmetlerinde asgari ücret tespitine neden ihtiyaç
duyulduğu konusunda yöneltilen bir soruya: “Hizmetlerin sunulabilmesi ve temel
ihtiyaçların realize edilebilmesi için (hekimin hekimlik vasfını koruması ve
sürdürebilmesi, teknik altyapının yeterli ve güvenilir düzeyde olması ve
sürdürülebilmesi) bir asgari ücretin var olması gerektiğini düşünüyorum. Hizmetin
gerekleri, mevcut asgari ücrete tam olarak uyulmasa bile, piyasa şartlarında
belirli bir seviyede oluşmaktadır. Bölgemizde [Okmeydanı] 20 milyon TL civarında
oluşan muayene ücreti, hizmetin gereği dolayısıyla 10 milyona düşmemektedir.”
şeklinde görüş bildirmiştir.
Dr. E… T…, TTB asgari ücretlerinin uygulanabilirliği konusunda ise, “Birinci
basamak sağlık hizmetleri için TTB’nin belirlediği asgari fiyatın gerçekçi
olmadığını düşünüyorum. İkincil ve üçüncül basamak sağlık hizmetleri için
belirlediği fiyatların düşük olması [gerektiği] anlamında gerçekçi olmadığını
düşünüyorum. Aynı il içerisinde, özellikle İstanbul’da, ikincil ve üçüncül
hizmetlerin asgari ücret tarifelerinde bölgesel farklılaştırma yapılmalıdır. Birincil
sağlık hizmetlerinde ise gerçekçi olmadığı için [tarifenin] aşağıya çekilmesi
gerektiği kanaatindeyim. Örneğin Gazi Mahallesi, Bağcılar, Zeytinburnu,
Sultanbeyli ve Ümraniye gibi bölgelerde TTB’nin (birincil sağlık hizmetiyle ilgili)
uygun gördüğü asgari ücretin yüksek olduğu ve daha kabul edilebilir alt limitlere
çekilmesi gerektiğini düşünüyorum.” demiştir.
I.2.5. Perpa Polikliniği
Raportörlerce, İstanbul Tabip Odası tarafından asgari tarifelere uymadığı
gerekçesiyle çeşitli defalar para cezası verilen Poliklinik hekimi A… U… ile
görüşmüşülmüş, kendisinin konuyla ilgili görüşleri alınmıştır.
Anılan şahıs;
- özel sağlık hizmetlerinde asgari muayene ve tahlil ücret tarifelerinin gerekliliği
konusundaki soruyu; “Asgari ücretlerin gerekli olmadığına inanıyorum. Zaten
03-70/851-369
8
uygulanabilirliği de bulunmamaktadır; dolayısıyla uygulanmamaktadır. Serbest
piyasa koşulları, [hizmet bedelini] belirleyici olacaktır. Kalitenin temini, rekabet
koşulları ve denetimlerin yoğunluğu ile mümkün olabilir. Uygulanabilirliğinin
olmayışının en önemli ispatı, devlete ait sağlık kuruluşlarındaki sağlık hizmeti
ücretlerinin çeşitliliği ve bunların da TTB tarifesinin çok altında kalmasıdır. Bu
koşul haksız rekabete yol açmaktadır. Asgari ücret tarifelerinin bu bağlamda, bir
kalite standardı oluşumuna katkısı, ancak en alt düzey ekonomik gelirli insanların
da kolayca ödeyebileceği tutar olarak belirlenmesi ile mümkün olabilir.”,
- “Asgari ücret tarifelerinin altına inilmesi, ortalama hizmet kalitesini etkileyen bir
unsur mudur?” sorusunu ise; “Hizmet kalitesinin artması ya da düşürülmemesi
için işletmenin yeterli karı elde etmesi gerekir. Fakat mevcut TTB fiyatları, piyasa
koşullarındaki hizmet ederi ile orantısız olduğu için; bu fiyatlarla işletmelerin
pazarlama gücü zayıflamakta ve yeterli kar elde edilememektedir. Dolayısıyla
hizmet kalitesi yükselmemekte, aksine düşmektedir. Ancak bütün işletmeler TTB
fiyatlarına uysalardı, mevcut kalite muhafaza edilebilirdi. Fakat ülkemiz
koşullarında bu dengeyi sağlayabilecek denetim mekanizması mevcut değildir.”
şeklinde cevaplandırmıştır.
I.2.6. Özel Dikilitaş Polikliniği
İstanbul Tabip Odası tarafından asgari ücrete uymadığı gerekçesiyle Özel
Dikilitaş Polikliniği mesul müdürü Dr. M… C…’a da 27.11.2001 tarihinde TTB
Yüksek Onur Kurulu tarafından ceza verildiği tespit edilmiştir.
Raportörlerin Poliklinik Genel Cerrahı Y… A… ile yaptığı görüşmede, söz konusu
şahıs tarafından, asgari ücretin yapılan hizmetin standardizasyonu için gerekli
olduğu, kurumlar arasında etik ve ekonomik standardı sağladığı, hizmet kalitesi
ve çağdaş teknoloji imkanları olan kurumların asgari ücretin üzerine gerekli
gördükleri ilaveleri yapabildiği, mevcut uygulamada asgari ücretin takip ve
yaptırımının en büyük eksiklik olduğu, kontrol mekanizmasının bulunmaması
halinde asgari ücretin anlamsız kalacağı, İstanbul’da hiçbir şekilde asgari ücret
uygulanmadığı, poliklinik ve tıp merkezlerinin yaygınlaşmasıyla özel
muayenehaneciliğin ortadan kalkmak üzere olduğu, sağlıkta standardizasyon
oluşturulması ve hasta-doktor arası pazarlık olmaması gerektiği ifade edilmiştir.
I.2.7. İzmir Tabip Odası
Önaraştırma kapsamında görüşülen İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. M…
V…, asgari muayene, tıbbi işlemler ve tahlil ücretlerinin tespit edilme gerekçesine
ilişkin olarak aşağıdaki görüşlerini ifade etmiştir:
“Sağlık hizmetlerinde fiyat tespiti diğer mal ve hizmet sektöründen bir farklılık
arzetmektedir. Kısaca arz-talep dengesi kuramı, sağlık hizmetlerinde tam olarak
uygulanamaz. Talebi belirleyen kullanıcının kendisi değil, hekimdir. Hastanın
03-70/851-369
9
hangi hizmetleri alacağı sağlık profesyonellerince yönlendirilmektedir. Klasik mal
ve hizmetlerde talep olmayınca fiyat düşer; ancak sağlık hizmeti alınması bir
zorunluluk olduğu için fiyatın sosyal olarak kontrolü önemlidir. Minimum bir fiyat
belirlemesi, aslında halkın alması gereken sağlık hizmetinin niteliğinin de
belirlenmesidir. Sıklıkla asgari ücret altında hizmet verilmesi, satın alınan
hizmetin kalitesinde düşmelere neden olmaktadır. Bir fiyat belirlenmesini zorunlu
kılan nedenlerden biri de, tıp bilimindeki teknolojik gelişmelerdir. Yeni çıkan bir
tıbbi işlem ve teknolojinin belirlenmesi, bu işlem nedeniyle elde edilecek haksız
kazancı önleyebilmektedir.”
Adı geçen şahıs hizmet kalitesinin sağlanmasında asgari ücretin etkinliği
konusunda; “Yapılan tıbbi muayene veya işlemin uluslararası kabul görmüş
standart tanı tedavi protokollerine uygunluğu ve yapılan tıbbi tahlilin ya da
görüntülemenin yapıldığı tıbbi aletin kalibrasyonu ve uluslararası standartlara
uygunluğu önemlidir. Sıklıkla kalibre edilmemiş ya da standartlara uymayan tıbbi
işlemler için daha düşük ücretler istenebilmektedir. Bu durumda da hastanın
mutlaka alması gereken minimum hizmet standardı düşmektedir. Özellikle
muayene ve sık değişen tıbbi işlemlerde standartların belirlenmesi güçtür; bunun
için bir minimum fiyat belirlenerek kalite denetiminin sağlanması gerekir. Tıbbın
kendi içindeki branşlaşma nedeniyle hangi işlemin hangi hekimlik alanına
girdiğinin belirlenerek ücret belirlenmesi zorunludur. Özellikle dahili branşlarda,
yapılan muayene ve tanı işleminin içeriği fiyatla birebir ilişkili değildir. Burada
hastanın aldığı sonuç üzerinden fiyat kontrolü gerçekleşmektedir. Ülkemizde asıl
sorun, muayene ve tıbbi işlemlerde standart tanı ve tedavi protokollerinin
tespitinin olmayışı ve buna uyulmadığı durumlarda yaptırımın olmamasıdır. Tıbbi
tedavinin sonuçlarını özel sağlık alanında denetleyen meslek birliği, hizmetin
kalitesi ve fiyatın uygunluğunu birarada değerlendirmek zorundadır. Sadece
hizmet kalitesini denetleyerek de sonuca ulaşamaz.” demiştir.
Dr. M… V… asgari ücret tarifesine uyulmamasının yaptırımlarına ilişkin olarak
ise, TTB Soruşturma Yargılama Yönetmeliği'nin 5. maddesi (d) bendi uyarınca
para cezası uygulandığını, hiçbir hastanın az ücret alındığına ilişkin şikayetinin
bulunmadığını, yargıya yansıyan bazı olaylarda, yargı makamının odalardan
yapılan işlemin ücreti konusunda bilgi istemesi durumunda, -belgelerin
incelenmesi sırasında- asgari ücretin altında ücret alındığı tespit edilirse
soruşturma konusu yapılabildiğini ifade etmiştir.
Söz konusu şahıs tarafından, ayrıca, TTB Asgari Ücret Tarifesi belirlenirken,
yapılan işlemin zorluk derecesinin, hekim tarafından işleme ayrılan sürenin,
işlemin yapılabilmesi için alınması gereken eğitimin, bu işlemin yapılması
sırasında bulunması gereken diğer personelin, harcanan düşünsel ve fiziksel
emeği arasındaki ilişkinin, yapılan tıbbi işlem sonucunda hastanın karşılaştığı
risklerin ve tıbbi tahlillerde kullanılan sarf malzemelerinin maliyetlerindeki
değişikliklerin dikkate alındığı belirtilerek, asgari ücret tespitinde meslek odasının
bulunması zorunluluğunu getiren temel neden olarak, odaların yapılan işlemin
tıbba uygunluğunu da denetleyen mekanizmalardan biri olması gösterilmiştir. Öte
03-70/851-369
10
yandan, Dr. M… V… tarafından, sıklıkla kamu kuruluşları ya da özel şirketlerin
çalışanlarının özel sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sonucu ücret konusunda
oluşan ihtilaflarda, odaya intikal eden müracaatlarda yapılan tıbbi işlemin bilime
uygunluğu ve fiyatın normal olup olmadığının sorulduğu, ücret tespitinde
kullanıcıların -tüketicilerin- fiyat önerilerinin alınabileceği bir yöntemin
geliştirilmesinin sağlıklı olacağı, enflasyonist ortamın ücretlerin reel olarak
belirlenmesi önünde bir engel olduğu da ifade edilmiştir.
I.2.8. Dr. İ… Ö…
Görevli Raportörler, TTB Yüksek Onur Kurulunca asgari ücrete uymadığı
gerekçesiyle ceza verilen Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. İ… Ö…’le görüşmüş olup,
anılan şahıs aşağıdaki hususları ifade etmiştir:
“Asgari ücretin, kalite kontrolünün gerekliliği yönünden önemli olduğuna
inanmıyorum. Kalitenin yükseltilmesi için uzman bazında görevli kişilerin tüm
sağlık kuruluşlarını denetlemesi gerektiği inancındayım. Kalitesiz tetkikler
yapılarak da fiyatları yükseltmek mümkündür. Örnek olarak, oto analizörde veya
Eliza yöntemi ile yapılabilen bir tetkik hiç cihaz gerektirmeyen kaset test
yöntemiyle de yapılabilmektedir (PSA testi gibi). Tahlillerde kullanılan bir cihazın
maliyetleri oldukça yüksektir; örneğin Coolter kan sayım cihazı, 20 milyar TL
üzerindedir. IMX cihazları oldukça yüksek maliyetli cihazlardır. Bu cihazlar, çok
tetkik yapıldığı zaman rantabıl olmakta, ne kadar az tahlil yapılırsa maliyet o
oranda artmaktadır. Dolayısıyla sabit fiyat politikası, hastalara çok yüksek
gelmekte ve cihazlarda tetkik sayısı da aşağı düşmektedir. Oysa daha düşük
fiyatla daha çok tahlil, hem hizmet sayısını artıracak hem de cihazları rantabıl
hale getirecektir. Neticede halk da hekimler de asgari ücret uygulamasından
mağdur olmaktadır. Hizmet kalitesi, asgari ücretle değil denetimle sağlanmalıdır.”
Öte yandan, Dr. İ… Ö…, asgari ücretin uygulamasına ilişkin olarak ise, sektörde
tarifeye genel olarak uyulmadığı duyumunu aldığını, kendi işyerinde kaliteyi
ücretle değerlendirmeyi düşünmediğini belirterek; banka ve özel sağlık
kuruluşlarının TTB asgari ücret tarifesi altında teklif veren laboratuarları tercih
ettiğini ifade etmiştir.
J. DEĞERLENDİRME
J.1. TTB’nin 6023 sayılı Kanun'dan Kaynaklanan Yetkisi
6023 sayılı Kanun’un 28. maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Tabip odalarının veya
birlik teşekkülerinden herhangi birisinin göstereceği lüzum üzerine bazı
mıntıkalarda odalarda tabip tedavisi ücretlerinin en az miktarını gösteren tarifeler
düzenlemek (Bu tarifeler Merkez Konseyince tasdik edildikten sonra bilgi
edinilmek üzere Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaleti'ne gönderilir)" yönetim
kurulunun görevleri arasındadır.
03-70/851-369
11
Asgari ücret tespiti konusunda TTB, Kanun'dan kaynaklanan bir yetkiyi
kullanmakta olduğunu belirtmiştir. 6023 sayılı Kanun’nun ilgili maddesi, TTB’ye
yapılması zorunlu bir sorumluluk yüklememiş, takdiri olarak lüzumlu hallerde bazı
mıntıkalarda veya odalarda tabip tedavisi ücretlerinin en az miktarlarını belirleme
yetkisi vermiştir.
Bununla birlikte, ilgili Kanun maddesinin lafzı uygulamanın Türkiye genelinde
olmasını da engellememektedir. Ayrıca 6023 sayılı Kanundaki “lüzumlu haller”
ifadesinin yoruma açık ve göreli olarak değişebilecek nitelikte olması nedeniyle,
tarife belirlenmesi uygulaması genelleştirmeye müsaittir. İlgili meslek birliği ve
odalar, her durumda -kendilerine göre- bir lüzum ortaya koyabilecek ve tarife
belirlenmesi belirli mıntıkalarla sınırlı kalan ihtiyati bir uygulama olmak yerine, her
bölgede süregelen genel bir uygulamaya dönüşebilecektir. Nitekim mevcut durum
itibarıyla uygulama tüm Türkiye'yi kapsamaktadır ve genelleştirilmiştir.
TTB’nin asgari fiyat tarifesi düzenlemesine ilişkin yetki kullanımı çeşitli davalara
konu olmuş, idari yargı tarafından bu uygulamalar bakımından asgari ücret
belirleme yetkisi, 6023 sayılı Kanun’un 28. maddesine dayandırılarak hukuka
aykırılık bulunmadığı kararına varılmış ve bir yetki aşımından söz edilmemiştir.
Öte yandan, 6023 sayılı Kanun'un 28. maddesi ikinci fıkrasının uygulanması
bakımından TTB ve tabip odaları hizmet standardının korunmasını, hekimlik
vasfının sürdürülmesini ve fiyat rekabetinin engellenmesini lüzumlu haller olarak
göstermişlerdir. Aşağıda bu hususlar değerlendirilmiştir.
J.1.1. Hizmet Standardının Korunması
TBB ve ilgili Odaların yetkililerince, asgari muayene ve tahlil ücretlerini tespit
etmenin neden gerekli olduğu konusunda öncelikle ileri sürülen husus, asgari bir
hizmet standardı getirilmek istenmesidir. Bu standartlar, çoğunlukla niceliksel ve
denetlenmesi mümkün olan değişkenlerdir. Örneğin, bir doktorun bir hasta
muayenesine ayırması gereken en az süre 20 dakikadır ve Dünya Sağlık
Örgütünün tavsiyesi de günde 24 hastadan fazlasının muayene edilmemesi
yönündedir. Laboratuar tahlillerinde de keza benzer standartlar bulunmaktadır.
Örneğin bir MR analizinde alınması gereken kesit sayısı ve bunun sonucunda da
yapacağı muayenede teşhis koymak üzere hekimin ihtiyacını karşılayacak
“görüntülenmesi gereken en az kesit sayısı” standardını belirlemek mümkündür.
Ancak, TTB'nin hizmetin gerekli ve yeterli düzeyi konusunda yayımladığı bir
standardı veya minimum gerekler konusunda herhangi bir denetimi
bulunmamaktadır ve hizmet standardına ilişkin denetim yetkisi, Sağlık
Bakanlığı’na aittir. Bu denetimlerin yeterince yapılmaması ve hizmet kalitesinin
bozulması TTB tarafından yapılacak asgari ücret tespitini haklı kılmamaktadır.
03-70/851-369
12
Nitekim asgari ücretlerin altında muayene ve tahlil yaptıkları durumda, Tabip
Odası ve Türk Tabipler Birliği tarafından verilen hizmetin kalitesine bakılmaksızın,
TTB Yüksek Onur Kurulu’na sevk edilip cezalandırılmaktadır.
J.1.2. Hekimlik Vasfının Sürdürülmesi
TTB’nin Kanun'da belirtilen amaçlarından birisi, birliğe üye olacak tabiplerin hak
ve menfaatlerini korumaktır. Hekim emeğinin çok ucuz olduğu belirtilerek, asgari
ücretlerin tespitinde hekimin asgari ortalama bir toplumsal ve mesleki hayat
standardında yaşamasını temin edecek geliri elde etmesi de öngörülmektedir.
Buna göre, bir doktorun, meslek bilgilerini güncellemesi ve yeni gelişmeleri takip
etmesi, modern cihazlara yatırım yapabilmesi için yeterli geliri elde etmesi
gerekmektedir.
J.1.3. Rekabetin Engellenmesi
TTB asgari muayene ve analiz tarifelerinin varoluşuna ilşkin olarak ileri sürülen
nedenlerden birisi de ortaya çıkabilecek muhtemel fiyat rekabetinin
engellenmesidir. Buna göre, asgari tarife altına inilmemesiyle fiyat rekabeti
önlenecek ve bunun bir sonucu olarak özel sağlık sektöründe rekabet, sadece
hizmet kalitesiyle gerçekleştirilecektir.
Ancak sağlık hizmetlerinde hizmet kalitesi, sistemin kendi kendini denetlemesi
veya asgari tarifeden ziyade yetkili Bakanlık ve onun taşra teşkilatınca yapılacak
denetimlerle sağlanabilecek bir husustur. Bu denetimlerin eksikliği, sektörde
rekabetten vazgeçilmesini gerektirecek, asgari tarifeleri vazgeçilmez kılacak ya
da 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasını engelleyecek bir husus değildir. TTB’nin
kullandığı yetki aslen, hizmet kalitesinin sağlanmasından ziyade (çünkü bu
hususta herhangi bir etkinliği yoktur) rekabetin ortaya çıkması ve muayene ve
tahlil ücretlerinin düşmesinden zarar görecek üyelerin menfaatlerinin korunması,
bunun için de asgari bir gelir düzeyinin elde edilmesine yöneliktir.
J.2. TTB Asgari Ücret Tarifesinin 4054 Sayılı Kanun Açısından
Değerlendirilmesi
TTB Yönetim Kurulu’nun ve Merkez Konseyi’nin, tabip tedavisi asgari ücret
tespitleri için aldığı kararlar teşebbüs birliği kararıdır. TTB ve tabip odaları,
cezalandırma gücünü kullanarak, tüm üyeleri bağlayıcı olan bu kararların
uygulanmasını sağlamaktadır.
4054 sayılı Kanun’un yasaklanan faaliyetlerin belirtildiği Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar başlıklı 4. maddesi; “Belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu
tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” şeklindedir. Yasaklanan
03-70/851-369
13
hallerden biri, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan
maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit
edilmesidir.
Kanun maddesinin konu açısından önemi, bir teşebbüs birliğinin (TTB’nin) bir
hizmet piyasasında (özel sağlık hizmetleri) rekabeti doğrudan engelleme, bozma
ve kısıtlama amacı taşıyan (hizmet karşılığı alınacak ücretlerin asgarisini
belirleme) karar ve uygulamasını yasaklamasıdır. Bu çerçevede TTB'nin özel
muayene ve tahlil hizmetleri için uyulması zorunlu ücret tarifeleri düzenlemesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırıdır.
Bununla birlikte, mahkeme kararlarıyla da tespit edildiği üzere, asgari ücret
belirleme yetkisi, esasen 6023 sayılı Kanun’un 28. maddesine dayanmaktadır.
Öte yandan, sağlığın bozulduğu durumlarda, muayene, hastalığın teşhis ve
tedavisi aciliyet arz edebilmekte; yapılacak iyileştirme hizmetinin ücreti bu açıdan
pazarlığa açık olmamaktadır. Bu gibi durumlarda edimler arası dengenin
gözetilmesi için rehber bir tarifeye ihtiyaç bulunmaktadır. Hatta tedavi sonrası
oluşacak tedavi-ücret anlaşmazlıklarının çözümü açısından ve kişinin
rahatsızlığının aciliyet arzetmediği durumlarda da bu tarife faydalı olacaktır.
Ayrıca, acil olmayan muayene ve tedaviler için tarifelerin bağlayıcılığının
olmaması gerekmektedir ki, hekim hastanın ihtiyacına ve maddi durumuna göre
fiyat farklılaştırabilmeli, tarifelerin altında da muayene ve tedavi yapabilmelidir.
Ancak bu durumda hasta, hastalığı konusunda birden fazla doktora gidebilecek
ve diğer vasıtaların yanında bu vasıtayla da kamu sağlığının korunması ve
iyileştirilmesine hizmet edilmiş olunacaktır.
Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun'un 27 (g) maddesi kapsamında ilgili sürecin
işletilerek yasal düzenleme değişikliği talebi ile ilgili makamlar nezdinde
girişimlerde bulunulması ve söz konusu düzenleme değişiklikleri sağlandıktan
sonra, fiyat tarifesi yayınlama talebinde bulunan meslek birliklerinin olası
taleplerinin, 4054 sayılı Kanun'un muafiyet hükümleri çerçevesinde ayrıca
değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
K- SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) Türk Tabipleri Birliği’nin düzenlemiş olduğu “Asgari Ücret Tarifesi”nin rekabet
ihlaline neden olduğu iddiasına ilişkin olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ve dolayısıyla şikayetin reddine;
2) 4054 sayılı Kanun’un 27. maddesi (g) bendinde belirtilen “Rekabet hukuku ile
ilgili mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler konusunda doğrudan ... görüş
03-70/851-369
14
bildirmek” ile ilgili sürecin işletilerek, 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu ile
4054 sayılı Kanun arasındaki ihtilafın, -sağlık sektörünün özellikleri de
gözönünde bulundurularak- özel muayene ve tahlil hizmetleri asgari tarifesi
yerine rehber bir tarifenin tespitine ilşkin olarak 6023 sayılı Kanun’da yapılacak
bir değişiklik ile giderilmesinin mümkün olduğu yönünde yasal düzenleme
değişikliği talebi ile TBMM, Başbakanlık ve ilgili Bakanlık nezdinde girişimlerde
bulunulmasına;
3) Söz konusu düzenleme değişiklikleri sağlandıktan sonra, meslek birliklerinin
fiyat tarifesi yayınlama yönündeki olası taleplerinin ise 4054 sayılı Kanun’un
muafiyet hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilebileceğine;
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy