10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 03.07.2008 TARIH VE 08-43/586-
219 NOLU KARARINA INTERNET SAYFAMIZDAKI
KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
05-87/1199-348
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-99 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 05-87/1199-348
Karar Tarihi : 22.12.2005
40
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Tuncay SONGÖR
Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER : Özge İÇÖZ, Ali DEMİRÖZ, Hakan Suat ÖLMEZ,
Ali ARIÖZ
50
C. ŞİKAYET EDEN : 6.10.2005 tarihli başvuru.
D. KARŞI TARAF : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
E. DOSYA KONUSU : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin Uzak Mesafe
Telefon Hizmeti işletmecilerinin iktisadi faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiaları
ile bu işlem ve eylemlere yönelik geçici tedbir verilmesi talebi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Kurum kayıtlarına 6.10.2005 tarih ve 7019 sayı ile
intikal eden Şikayet Dilekçesi’nde özetle, Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Türk 60
Telekom),
Çağrı sonlandırma konusunda;
o Arabağlantı sürecini keyfi bir şekilde uzattığı,
o Referans arabağlantı tarifesinin onaylanmamasını gerekçe
göstererek imzadan kaçındığı,
o Standart Arabağlantı Referans Ücretini uygulamadığı,
05-87/1199-348
3
o Arabağlantı ücretlerinde ayrımcılık yaptığı,
o Peak/off peak uygulamasını Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH)
işletmecilerine yansıtmadığı,
Çağrı başlatma konusunda; 70
o Alternatif teknolojilerin kullanılmasını engellediği,
o No.7 olmayan santrallerden çağrı başlatılmasını engellediği,
o Bazı Türk Telekom abone gruplarını UMTH işletmecilerine
kapattığı,
o Ankesörlü telefonlardan UMTH hizmetinin sunulmasını engellediği
ve telefon kartlarında ayrımcılık yaptığı,
Çağrı taşıma konusunda kiralık hatlar üzerinden çağrı başlatılmasını
engelleme odaklı eylemlerde bulunduğu,
Ve ayrıca;
o Bazı İl Telekom Müdürlükleri aracılığıyla UMTH işletmecilerinin 80
faaliyetleri konusunda aboneleri yanlış bilgilendirdiği,
o UMTH işletmecilerinin faaliyete geçebilmesi için yapması gereken
hazırlıkları bilinçli olarak yapmadığı,
o Bazı UMTH işletmecilerinin trafiğini bilinçli olarak kestiği
iddia edilerek, Türk Telekom’un söz konusu uygulamalar yoluyla UMTH
işletmecilerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve bu uygulamaların 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği belirtilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 6.10.2005 tarih ve 7019 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine 4502 sayılı Kanun'la değişik 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun
7. maddesi uyarınca 10.10.2005 tarih ve 4218 sayılı yazı ile Telekomünikasyon 90
Kurumu’ndan görüş talep edilmiş, söz konusu görüş 21.11.2005 tarih ve 8219
sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Telekomünikasyon Kurumu’nun
belirtilen Görüşü de dikkate alınarak düzenlenen 16.12.2005 tarih ve 2005-2-
99/İİ-05-Öİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 19.12.2005 tarih ve REK.0.06.00.00-
110/202 sayılı Başkanlık önergesi ile 05-87 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, şikayet konusu iddiaların
telekomünikasyon mevzuatı çerçevesinde işletmecilere getirilen yükümlülüklerle
ilişkili olduğu, şikayet konusu uygulamalar neticesinde ortaya çıkabilecek
rekabetçi zararı önlemeye yönelik spesifik düzenlemelerin ve Telekomünikasyon 100
Kurumu kararlarının bulunduğu, bazı uygulamaların Telekomünikasyon Kurulu
onayıyla gerçekleştirildiği ve bazı ihlal iddialarının da 4054 sayılı Kanun
kapsamında ele alınamayacağı dikkate alınarak, söz konusu iddiaların 4054
sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesine ve işlem tesis edilmesine gerek
bulunmadığı, bu nedenle de, şikayete ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 40.
05-87/1199-348
4
maddesi uyarınca bir önaraştırma ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Şikayetin konusunu Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH) oluşturmaktadır.
UMTH, Telekomünikasyon Kurumu tarafından çıkarılan Yetkilendirme 110
Yönetmeliği’nin eki olan EK-A9'un “Hizmetin Tanımı ve Kapsamı” başlıklı 1.
maddesinde; "Uzak Mesafe Telefon Hizmeti, işletmecilere ait her türlü
telekomünikasyon şebekesi ve altyapısı üzerinden her türlü teknolojiyi kullanarak
kullanıcılara illerarası ve/veya uluslararası telefon hizmeti sunulmasını kapsar"
şeklinde tanımlanmıştır.
Bu hizmeti sunabilmek için işletmecilerin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin yine EK-
A9 numaralı ekinde yer alan koşulları sağlayarak A, B veya C tipi yetki
belgelerinden birini almış olması gerekmektedir. A, B ve C tipi yetki belgelerinin
faaliyet konuları, söz konusu düzenlemede aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır:
"A Tipi UMTH İşletmecisi: Taşıyıcı ön seçimi ile hizmet vermeye yetkili 120
UMTH işletmecisi.
B Tipi UMTH İşletmecisi: Çağrı bazında taşıyıcı seçimi ile hizmet vermeye
yetkili UMTH işletmecisi.
C Tipi UMTH İşletmecisi: Kurum tarafından tahsis edilecek on (10) haneli
numara ile ulaşılabilen UMTH işletmecisi."
Yönetmeliğin takip eden maddelerinde ise illerarası ve uluslararası telefon
hizmetleri tanımlanmaktadır. Bu tanımlara aşağıda yer verilmiştir:
"İllerarası Telefon Hizmeti: Çağrı başlatma ve sonlandırma noktalarının
farklı illerde olduğu veya kullanıcıların sıfır (0) önsabitini çevirerek
eriştikleri telefon hizmeti. 130
Uluslararası Telefon Hizmeti: Çağrı başlatma noktasının Türkiye’de
sonlandırma noktasının Türkiye dışında olduğu telefon hizmeti ve çağrı
başlatma noktasının Türkiye dışında, sonlandırma noktasının Türkiye’de
olduğu telefon hizmeti."
Yukarıda yer verilen tanımlardan da anlaşılacağı üzere, UMTH ile aynı pazarda
yer alan hizmetler; yerel telefon trafiğinin illerarası ve uluslararası taşındığı
hizmetlerdir. Bir başka ifade ile, Türk Telekom tarafından sunulan illerarası
telefon görüşme hizmeti ile milletlerarası telefon görüşme hizmetlerinin UMTH
işletmecilerinin sunduğu hizmetler ile doğrudan birbirine ikame olan hizmetler
olduğu söylenebilir. 140
Söz konusu hizmetler, 2004 yılı öncesinde Türk Telekom’un tekel olarak sunduğu
hizmetlerdir. 31.12.2003 tarihinde Türk Telekom’un tekel hakkının sona ermesiyle
hukuken ve 2004 yılı içerisinde bu alandaki yetkilendirmenin yapılmasıyla da
fiilen uzak mesafe telefon hizmetleri rekabete açılmıştır. Bununla birlikte,
halihazırda illerarası ve uluslararası sabit ses hizmetleri pazarı Türk Telekom’un
kontrolünde bulunmaktadır.
05-87/1199-348
5
Bu pazarda, UMTH işletmecilerinin hizmet sunabilmesi, aynı zamanda Türk
Telekom’dan çeşitli hizmetlerin sağlanmasını da gerektirmektedir. Bu hizmetler;
Türk Telekom şebekesinden çağrı başlatılması (erişim hizmeti), Türk Telekom
şebekesinde çağrı sonlandırılması (arabağlantı) ve trafiğin taşınması için gerekli 150
altyapı hizmetlerinden (kiralık hatlar) oluşmaktadır. UMTH bakımından, bağlantılı
pazarları oluşturan söz konusu hizmetlerin sunulduğu pazarlarda da Türk
Telekom halihazırda hakim durumda bulunmaktadır.
Bu çerçevede, her biri Telekomünikasyon Kurumu’ndan yetki belgesi alarak
UMTH işletmecisi olan şikayetçilerin Türk Telekom hakkındaki iddiaları, temel
olarak, Türk Telekom’un söz konusu işletmecilerin faaliyetlerini zorlaştırmak
amacıyla çağrı başlatma, taşıma ve sonlandırma alanlarındaki rekabeti kısıtlayıcı
uygulamaları başta olmak üzere, çeşitli eylemler yoluyla ilgili pazarlardaki hakim
durumunu kötüye kullandığına yöneliktir.
Söz konusu iddiaların 4054 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi 160
bakımından öncelikle, Rekabet Kurulu tarafından telekomünikasyon sektörüne
yönelik bir karar alınmadan önce, 2813 sayılı Kanun’un 7. maddesi hükmü
gereğince Telekomünikasyon Kurumu’nun Görüşü’nü ve bu alandaki
düzenlemeleri dikkate alması gerektiği belirtilmelidir. Bu çerçevede, daha önce
bu sektördeki rekabet ihlali iddiaları Rekabet Kurumu tarafından 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde soruşturulmuş ve çeşitli kararlar alınmıştır. Bu nedenle,
dosya konusu iddialara yönelik olarak, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir ihlalin ortaya çıkması durumunda, 4054 sayılı Kanun’da
öngörülen süreçlerin işletilmesi gerekecektir.
Bu bağlamda, Türk Telekom’un şikayete konu olan uygulamalarının 4054 sayılı 170
Kanun’un 6. maddesi kapsamında kötüye kullanma olup olmadığına ilişkin bir
değerlendirme yapılabilmesi için, 2813 sayılı Kanun’un 7. maddesi hükmü
doğrultusunda, öncelikle bu alandaki düzenlemelerin ve Telekomünikasyon
Kurumu Görüşü’nün ele alınması gerekmektedir.
Bilindiği gibi, yasal tekelin sona ermesinin ardından telekomünikasyon
sektöründe rekabetin tesis edilmesi ve rekabete daha önceden açık olmakla
birlikte etkin rekabetin bulunmadığı alanlarda rekabetin sağlanması amacıyla
sektöre özgü düzenlemeler yapılmaktadır. Rekabete yeni açılan bir alan olması
ve aynı zamanda ilgili hizmetin sunulabilmesi için gerekli hizmetlerin de fiilen
tekel olan işletmeciden sağlanmasının zorunlu olması nedeniyle, UMTH, yoğun 180
olarak düzenlemeye tabi tutulan alanların başında gelmektedir. Yine Şikayet
Dilekçesi’nde yer verilen iddiaların önemli bir kısmını içeren erişim ve arabağlantı
hizmetlerinin düzenlenmesi de, sektörel düzenlemelerin ve sektörel
düzenleyicilerin en önemli görevleri arasında yer almaktadır.
Bu çerçevede, arabağlantıya ilişkin olarak 406 sayılı Kanun’un 10. maddesinde;
“Bütün işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullananların
arabağlantı talepleri, ilgili mevzuatta belirlenen haller saklı kalmak üzere,
arabağlantı sağlama yükümlülüğü olan işletmeciler tarafından karşılanır.
Arabağlantı sağlama yükümlülüğü olan işletmeciler, bu maddeye dayanarak
çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde Kurum tarafından belirlenir. Ancak, 190
05-87/1199-348
6
Türk Telekom her halde arabağlantı sağlama görev ve yükümlülüğüne
tabidir. Kurum tarafından arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirilen
işletmeciler ve Türk Telekom “arabağlantı yükümlüsü” olarak anılır.
… Arabağlantı sağlanmasına ilişkin teknik olarak imkân dahilinde olan ve
ekonomik olarak orantısız maliyetler ihtiva etmeyen talepler, makul ve haklı
sebepler saklı kalmak üzere kabul edilir.
… Şebekeler arasında arabağlantı sağlanmasına yönelik olarak işletmeciler
arasında yapılacak anlaşmalar, bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun
olarak taraflar arasında imzalanır ve gerekli teknik hükümleri, koşulları ve
ücretleri de ihtiva eder. Bu tür tüm anlaşmalar ile bunların ekleri ve 200
değişikliklerinin bir tasdikli sureti Kurum’a sunulur.
… Arabağlantı anlaşması ilk talepten itibaren azami üç ay içerisinde
sonuçlandırılamadığı takdirde, Kurum, arabağlantı talep eden tarafın
başvurusu halinde, kamu menfaati gözetilerek belirleyeceği esaslar
çerçevesinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletir ve kamu
menfaati açısından makul ve gerekli gördüğü diğer tedbirleri alabilir.
Kurum’un bu prosedürü başlatmasından itibaren Kurum tarafından bir dört
hafta daha uzatılabilecek olan altı haftalık bir süre içinde tarafların bir
anlaşmaya varamamaları halinde, Kurum bu arabağlantı anlaşması için
uygun gördüğü hüküm, koşul ve ücretleri belirlemeye yetkilidir. Bu hüküm, 210
koşul ve ücretler, taraflar aksini kararlaştırmadıkça veya kararlaştırılıncaya
kadar geçerli olur.
Kurum; ilgili işletmecilerin, uygun olduğu ölçüde kendi standart hüküm ve
şartları içine dahil edebilecekleri, standart arabağlantı referans ücret
tarifeleri yayınlar ve gerektiğinde bunları değiştirir. Kurum; bu maddenin
uygulanma esaslarını ve standart referans tarifeleri, arabağlantı ve roaming
anlaşmalarının tabi olduğu ayrıntıları gösteren yönetmelikler çıkarır ve
standart referans tarifeleri, şebeke ara bağlantıları ve roaming ile ilgili
anlaşmaların telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde ve altyapının
işletiminde serbest rekabeti engelleyici sonuçlara yol açmayacak tedbirleri 220
alır, gerektiğinde 7.12.1994 tarihli ve 4054 sayılı Kanun hükümleri
çerçevesinde Rekabet Kurumuna başvurabilir”
şeklinde hükümler mevcuttur. Arabağlantıya ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin
yapıldığı ikincil mevzuat ise, Telekomünikasyon Kurumu tarafından hazırlanarak
23.5.2003 tarih ve 25116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Erişim ve
Arabağlantı Yönetmeliği”dir.
Yönetmeliğin “Erişim ve Arabağlantı Tarifeleri” başlıklı 16. maddesinde;
“İşletmeciler tarifelerini bu Yönetmelikte yer alan ilkeleri göz önüne alarak
serbestçe belirlerler. Etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler ve Türk
Telekom erişim ve arabağlantı tarifelerini maliyet esaslı olarak belirlemekle 230
yükümlüdürler. Kurum tarafından arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirilen
diğer işletmeciler de arabağlantı tarifelerini maliyet esaslı belirlerler. Kurum,
05-87/1199-348
7
söz konusu işletmecilerden erişim ve arabağlantı tarifelerinin maliyet esaslı
belirlendiğinin ispatlanmasını talep edebilir.
…Kurum, tarifelerin maliyet esaslı belirlenmediğine karar vermesi halinde
tarifeleri maliyet esasına göre belirler. Kurum, tarifeleri maliyet esasına göre
belirleyinceye kadar diğer ülke uygulamalarını uygun olduğu ölçüde dikkate
alarak tarifelere üst sınır koyabilir. Kurumun belirlediği tarifeler
bağlayıcıdır…”
denilmektedir. Yönetmeliğin “Sözleşme Serbestisi” başlıklı 20. maddesinde ise; 240
“…İşletmeciler, arabağlantı da dahil olmak üzere erişimin hüküm ve
koşullarını ilgili mevzuata, görev ve imtiyaz sözleşmelerine,
telekomünikasyon ruhsatı, genel izin ve Kurum düzenlemelerine aykırı
olmamak kaydıyla kendi aralarında müzakere ederek serbestçe
belirlerler…”
ifadeleri yer almaktadır.
Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’nin “Uzlaşmazlıkların Çözümü” başlıklı
bölümünde, erişim ve arabağlantı konularında uyuşmazlık halinde uygulanacak
hükümler belirlenmekte ve Telekomünikasyon Kurumu’nun işletmecileri bağlayıcı
koşullar getirebileceğine yönelik hükümlere yer verilmektedir. 250
Yukarıda kısaca belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere,
arabağlantı ve erişim konuları temel olarak sektörel düzenlemeler çerçevesinde
ele alınmaktadır. Bu çerçevede, Telekomünikasyon Kurumu Görüşü’nde, spesifik
olarak ihlal iddialarına ilişkin düzenleme ve kararlarına yer vermekte, genel olarak
da dosya konusu şikayette yer verilen hususlarla ilgili düzenlemelerin ve
tedbirlerin Kurum tarafından yerine getirildiğini ifade edilmektedir.
Yukarıda yer verilen ilgili mevzuat ve Telekomünikasyon Kurumu’nun Görüşü’nde
ihlal iddialarına yönelik olarak belirtilen spesifik hususlar da dikkate alınarak,
temel başlıklar bakımından ihlal iddiaları 4054 sayılı Kanun açısından aşağıda
değerlendirilmiştir.. 260
I.1. Çağrı Sonlandırma İle İlgili İddialara Yönelik Değerlendirme
Çağrı sonlandırmaya ilişkin iddialarından ilki Türk Telekom’un arabağlantı
ücretlerine ilişkindir. Telekomünikasyon Kurumu Görüşü’nde de belirtildiği üzere,
şikayetçi işletmecilerden bazıları, Türk Telekom ile arabağlantı sözleşmesi
imzalamıştır. Şikayetçilerden bazıları bakımından ise Türk Telekom ile
arabağlantıya ilişkin anlaşma tesis edememelerinden dolayı Telekomünikasyon
Kurulu kararıyla uzlaştırma prosedürü başlatılmıştır. Ancak uzlaştırma süreci
başlatılan bazı işletmecilerin, söz konusu sürecin sonucunu beklemeksizin kendi
inisiyatifleri ile arabağlantı sözleşmesi imzaladıkları anlaşılmaktadır. Yine bu
süreçte Telekomünikasyon Kurumu, uzlaştırma süreçleri devam eden diğer 270
UMTH işletmecilerine uygulanmak üzere geçici ücretleri ayrıca belirlemiştir. Bu
çerçevede, söz konusu ücretlerin telekomünikasyon mevzuatı hükümlerince
Telekomünikasyon Kurumu tarafından belirlenen ücretler olması nedeniyle,
şikayet konusu uygulama 4054 sayılı Kanun açısından bir kötüye kullanma olarak
değerlendirilmemiştir.
05-87/1199-348
8
Şikayet Dilekçesi’nde çağrı sonlandırma bakımından yer verilen iddialardan bir
diğeri “Türk Telekom’un UMTH lisansı alan teşebbüslerle imzalaması gereken
arabağlantı anlaşmalarına ilişkin süreci kasıtlı bir şekilde uzattığı, örneğin bir
işletmecinin, ruhsat almasının ardından ancak 5 ay sonra arabağlantı
görüşmelerine başlayabildiği ve faaliyete başlayabilmek için Türk Telekom'un 280
önerdiği ücreti mecburen kabul etmek durumunda kaldığı” şeklindedir. Yukarıda
belirtildiği gibi, Türk Telekom ile UMTH işletmecilerinin arabağlantı
uzlaşmazlığına ilişkin olarak telekomünikasyon mevzuatında açıkça belirtilen
arabağlantı uzlaştırma süreçleri Telekomünikasyon Kurumu tarafından işletilmiş,
bu süreçte şikayetçi işletmeciler kendi inisiyatifleriyle arabağlantı sözleşmesi
yapmışlardır. Telekomünikasyon mevzuatı gereğince, arabağlantı sözleşmesinin
imzalanmasının geciktirilmesine yönelik uzlaşmazlıklara ilişkin yükümlülük ve
tedbirler Telekomünikasyon Kurumu tarafından belirlenmekte ve takip
edilmektedir. Bu nedenle, söz konusu iddia da 4054 sayılı Kanun açısından bir
kötüye kullanma olarak değerlendirilmemiştir. 290
Çağrı sonlandırma ile ilgili bir başka iddia konusu referans arabağlantı tarifesidir.
Türk Telekom’un referans arabağlantı tarifesinin onaylanmamasını gerekçe
göstererek imzadan kaçındığı ve “Standart Arabağlantı Referans Ücretini”
uygulamadığı iddia edilmektedir. Standart arabağlantı referans ücret tarifeleri 406
sayılı Kanun’un 10. maddesi hükmü uyarınca ilgili işletmecilerin uygun olduğu
ölçüde kendi standart hüküm ve şartları içine dahil edebilecekleri ücretler olup, bu
konudaki düzenlemeler ve onaylar da Telekomünikasyon Kurumu tarafından
gerçekleştirilmektedir. Telekomünikasyon Kurumu’nun Görüşü’nden, standart
arabağlantı referans ücret tarifeleri yayınlanmadan da arabağlantı sözleşmeleri
yapılabileceğine yönelik Telekomünikasyon Kurumu’nun bir kararının mevcut 300
olduğu ve standart arabağlantı referans ücret tarifeleri yayınlanmaksızın
işletmecilerin Türk Telekom ile arabağlantı sözleşmeleri imzalayarak UMTH
vermeye başlamış oldukları anlaşılmaktadır.
Bu konudaki diğer bir iddia da, standart arabağlantı referans ücret tarifelerine
uyulmadığına yöneliktir. Söz konusu tarifelere uyulup uyulmadığına ilişkin
denetim görevi Rekabet Kurumu’nun değil Telekomünikasyon Kurumu’nundur.
Bu nedenlerle Türk Telekom’un referans arabağlantı tarifesinin onaylanmamasını
gerekçe göstererek imzadan kaçındığı ve “Standart Arabağlantı Referans Ücret
Tarifesine” uymadığına yönelik iddialar 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilmemektedir. 310
Çağrı sonlandırmayla ilgili şikayet konularından bir diğeri olan ve trafiğin
yoğunluğuna göre belirlenen dönemler/saatler için farklı tarifelerin uygulanması
olan peak/off peak uygulamasına ilişkin olarak Telekomünikasyon Kurumu’nun
Görüşü’nde, Türk Telekom’un peak/off peak uygulamasının UMTH
işletmecilerinin sunmaya yetkili olmadığı yerel (şehir içi) aramalar için söz konusu
olduğu ifade edilmektedir. Peak/off peak tarifesinin sadece yerel aramalar için
geçerli olması nedeniyle, söz konusu uygulamanın UMTH işletmecileri ile Türk
Telekom arasındaki rekabet şartlarını etkileyecek bir niteliği bulunmamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu uygulama 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde
bir kötüye kullanma olarak değerlendirilmemiştir. 320
05-87/1199-348
9
I.2. Çağrı Başlatma ve Çağrı Taşıma ile ilgili Değerlendirme
Bu başlık altında yer verilen iddialardan ilki UMTH işletmecilerinin alternatif
teknolojileri kullanmalarının engellenmesi amacıyla, Türk Telekom’un ISDN-PRI
hizmetlerinin kullanılmasına zorluklar getirmesine ilişkindir. Telekomünikasyon
Kurumu Görüşü’nde, konunun çözümüne yönelik olarak 10.1.2005 tarih ve
2005/21 sayılı Kurul Kararı’nın alındığı belirtilmiştir. Ayrıca Türk Telekom’un
anılan Kurul Kararı’na uyması yönünde çeşitli tedbirler alındığı da ifade edilmiştir.
İhlal iddialarının çözümüne yönelik olarak mevzuat hükümleri çerçevesinde
Telekomünikasyon Kurumu’nun aldığı bir kararın mevcudiyeti nedeniyle, konunun
çözüm aşamasında olduğu anlaşıldığından Türk Telekom’un söz konusu 330
uygulamaları 4054 sayılı Kanun 6. maddesi çerçevesinde bu aşamada bir ihlal
teşkil etmemektedir.
Şikayet Dilekçesi’nde çağrı başlatma başlığı altında yer verilen ve arabağlantı
için No.7 sinyalleşmesi olmayan santrallerden çağrı başlatılamamasına yönelik
iddialara ilişkin olarak ise, Telekomünikasyon Kurumu Görüşü’nde, No.7
sinyalleşmesinin tüm dünyada genel olarak arabağlantı linkleri için kullanıldığı,
ancak farklı bir yöntemle arabağlantı yapılmasının önünde hukuki bir engel
bulunmadığı belirtilmiştir. Teknik bir konu olan bu hususun, sektörün teknik
düzenleyicisi konumundaki Telekomünikasyon Kurumu Görüşü çerçevesinde
4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturabilecek bir husus olmadığı sonucuna 340
ulaşılmıştır.
Bu başlık altında Yazlık Hat, Hesaplı Hat gibi bazı abone gruplarının UMTH
işletmecilerine kapatıldığı iddiasına ilişkin olarak, öncelikle, telekomünikasyon
sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin sundukları telekomünikasyon
hizmetleri karşılığında kullanıcılardan talep edecekleri ücretlerin Tarife
Yönetmeliği kapsamında düzenlendiği belirtilmelidir. Ayrıca “Türk
Telekomünikasyon A.Ş. Tarifelerine Tavan Fiyat Yönteminin Uygulanmasına
Yönelik Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ” ile Türk Telekom’a bu Tebliğ kapsamında
tarife seçeneği sunma serbestisi getirilmektedir. Şikayete konu olan ve Türk
Telekom’un uygulamaya koyduğu tarife paketleri de bu mevzuat hükümleri 350
uyarınca Telekomünikasyon Kurumu tarafından onaylanmıştır.
Telekomünikasyon Kurumu, Görüşü’nde Türk Telekom’un abonelerini
bilgilendirmek şartıyla re’sen “Hesaplı Hat” tarife paketine geçirmesini de uygun
bulduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda şikayete ilişkin özel mevzuat hükümleri
bulunması ve Türk Telekom tarafından re’sen yapılan söz konusu tarife paketi
değişikliğinin Telekomünikasyon Kurumu onayıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle,
iddia konusu uygulama 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal
oluşturmamaktadır.
4.3. Şikayet Edilen Diğer Konulara İlişkin Değerlendirme
Çağrı başlatma ve sonlandırma konuları dışında şikayet kapsamında yer verilen 360
iddialardan bir diğeri, Türk Telekom’un teknik ve ekonomik hususları bahane
ederek teknik uyumluluk konusundaki yükümlülüklerine ilişkin geciktirme taktikleri
uyguladığına ilişkindir. Telekomünikasyon Kurumu Görüşü’nden bu iddialara
yönelik olarak Telekomünikasyon Kurulu’nun 4.5.2004 ve 18.8.2005 tarihlerinde
05-87/1199-348
10
iki karar aldığı anlaşılmaktadır. En son alınan Kararı’nda Telekomünikasyon
Kurulu tarafından, ilgili mevzuat ve 4.5.2004 tarihli Kararı çerçevesinde, B tipi
UMTH işletmecileri üzerinden hizmet almak isteyen abonelerin tek kademeli
yöntem ile tüm uluslararası aramaları yapabilmesine ve A tipi UMTH
işletmecilerinin hizmet sunmalarını teminen, çağrı bazında taşıyıcı seçimi
imkanını engellemeyecek biçimde taşıyıcı önseçimi uygulamasının 370
gerçekleştirilmesine yönelik olarak Türk Telekom’un gerekli hazırlıkları belirtilen
süreler içinde yapılması talep edilmiştir. Ayrıca, ilgili Karar’da bu hazırlıkların
maliyetinin de Türk Telekom tarafından karşılanması öngörülmüştür. Buna ek
olarak Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurulu tarafından 4.5.2004 tarihli Kurul
Kararı’na uymadığı için uyarılmış ve Karar’da verilen süreler içerisinde gerekli
hazırlıkların yapılmaması durumunda teşebbüsün cezalandıracağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, Türk Telekom’un UMTH işletmecilerinin hizmet sunabilmeleri
için gerekli teknik hazırlıkları yapmadığına ve bu hazırlıkların tamamlanması için
Telekomünikasyon Kurulu’nun verdiği sürelere riayet etmediğine yönelik iddialar,
telekomünikasyon mevzuatı hükümleri çerçevesinde Telekomünikasyon Kurumu 380
tarafından değerlendirilmiş ve yukarıda belirtilen kararlar alınmıştır. Söz konusu
bu Kararlar nedeniyle, 4054 sayılı Kanun kapsamında bu aşamada herhangi bir
işlem tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Önceki bölümde yer verilen üç ana şikayet başlığı dışında, dosya konusu
şikayette Türk Telekom’un bazı bölgelerde müşterilere, UMTH işletmecilerinin
kalitesiz hizmet sundukları yönünde kötüleyici ifadeler kullandığına yönelik
iddialara yer verilmiştir. Söz konusu iddialar haksız rekabet niteliğinde olup, 4054
sayılı Kanun kapsamında ele alınamayacak hususlardır.
UMTH işletmecilerinin ankesörlü telefonlardan çağrı başlatmada sorun
yaşamaları konusundaki iddia da yukarıda açıklanan telekomünikasyon mevzuatı 390
çerçevesinde Telekomünikasyon Kurumu nezdinde çözümlenmesi gereken bir
husustur. Bu nedenle söz konusu husus 4054 sayılı Kanun kapsamında bir
rekabet ihlali oluşturmamaktadır.
Şikayetçiler ayrıca, Rekabet Kurulu’nun ihlal iddialarını ayrı ayrı değerlendirmesi
yerine, bu eylemlerin UMTH işletmelerinin faaliyetlerini zorlaştırmaya dönük belli
bir amaca odaklandığı dikkate alınarak, iddiaların bir bütün olarak
değerlendirmesini talep etmektedir. Bu kapsamda, yukarıda ayrı ayrı
değerlendirilen ve esasen telekomünikasyon mevzuatı hükümleri çerçevesinde
ele alınan ve alınması gereken hususlar olmaları nedeniyle 4054 sayılı Kanun
hükümleri çerçevesinde ihlal olarak değerlendirilmeyen iddialar, bir bütün olarak 400
değerlendirildiğinde de sonuç farklı olmayacaktır. Şöyle ki, esasen
telekomünikasyon sektöründe kabul edilen sektöre özgü düzenlemelerin temel
mantığı, rekabete yeni açılan piyasalarda rekabet aksaklıklarını gidermek ve bu
piyasalara girmeye çalışan teşebbüslerin lehine olarak yerleşik işletmecinin
davranışlarını rekabetin tesisine imkan sağlayacak şekilde düzenlemektir.
Bu çerçevede, daha önce de belirtildiği gibi, UMTH piyasasına yönelik olarak
sektöre özgü mevzuat ve bu mevzuatı uygulamakla görevli Telekomünikasyon
Kurumu mevcuttur. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi, ihlal iddialarına yönelik
05-87/1199-348
11
olarak Telekomünikasyon Kurumu’na benzer şikayetlerde bulunulmuş ve bu
başvurulara yönelik olarak Telekomünikasyon Kurumu nezdinde bazı kararlar 410
alınmış ve mevzuatta öngörülen uzlaştırma prosedürü gibi süreçler işletilmiştir.
Yine bazı abonelerin re’sen ‘hesaplı hat’a geçirilmeleri gibi, ihlal olduğu iddia
edilen hususlardan bazıları Telekomünikasyon Kurulu’nun onayıyla
gerçekleşmiştir.
Telekomünikasyon mevzuatı ve Telekomünikasyon Kurumu’nun şikayet
konularına ilişkin Görüşü dikkate alınarak yapılan bu değerlendirmeler ışığında,
Türk Telekom’un şikayete konu olan uygulamalarına ilişkin bazı ihlal iddiaları
4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyecek türden iddialardır. Diğer
bazı ihlal iddiaları ise ortaya çıkabilecek rekabetçi zararı önlemeye yönelik
spesifik düzenlemelerin ve Telekomünikasyon Kurumu kararlarının bulunması 420
veya Telekomünikasyon Kurulu onayıyla gerçekleştirmesi nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi anlamında bu aşamada bir kötüye kullanma olarak
nitelendirilmemektedir. Dolayısıyla, şikayete yönelik olarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek
bulunmamaktadır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu şikayete yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun kapsamında önaraştırma yapılması ya da soruşturma
açılmasına gerek olmadığına İkinci Başkan Tuncay SONGÖR’ün farklı gerekçesi 430
ve OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
05-87/1199-348
12
(22.12.2005 tarihli ve 05–87/1199-348 sayılı Kurul Kararı’na)
FARKLI GEREKÇE
UMTH işletmecilerinin şikayetleri, Türk Telekom’un işletmecilerin faaliyetlerini
zorlaştırmak amacıyla, çağrı başlatma, taşıma ve sonlandırma alanlarındaki rekabeti
kısıtlayıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına yöneliktir.
Şikayet konusu iddiaların telekomünikasyon sektörü ile ilgisi nedeniyle 4502
sayılı Kanun’la değişik 2813 sayılı Telsiz Kanunu’nun 7. maddesi gereğince görüşü
alınan Telekomünikasyon Kurumu,
“Kurumunuza yapılan şikayetlerde yer alan hususlar Kurumumuza da iletilmiş
olup, tutarlılığın ve sürekliliğin sağlanabilmesi için uzak mesafe telefon hizmetlerine
yönelik-gelen şikayetlere ve pazara dayalı incelemelere istinaden-yapılacak
düzenlemeler ve alınacak tedbirler Kurumumuz tarafından yerine getirilmektedir.”
ifadesi ile UMTH’ne yönelik yetkilendirmelere ilişkin ortaya çıkan sorunların,
bunlarla ilgili düzenleme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin Telekomünikasyon
Kurumu yetkileri arasında olduğunu belirtmiştir.
Kısaca, Telekomünikasyon Kurumu görüşünde, şikayet ile ilgili düzenlemelerin ve
tedbirlerin kendileri tarafından yerine getirildiği ifade edilmektedir.
Özellikle çağrı sonlandırma, başlatma ve taşıma ile ilgili şikayet konusu iddiaların
telekomünikasyon mevzuatı çerçevesinde işletmecilere getirilen yükümlülüklerle ilişkili
olduğu, bu konudaki düzenlemelerin Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapıldığı
anlaşılmaktadır. Bu konuda yapılan düzenlemelerin tabi olduğu uygulamaların
denetlenmesi, gereken tedbirler ve kararların alınmasında Telekomünikasyon
Kurumu’nun yetkili olduğunu belirtmekte de bir tereddüt yoktur.
Telekomünikasyon mevzuatı ve Telekomünikasyon Kurumu’nun görüşü
çerçevesinde, şikayet konusu iddiaların işletmecilere getirilen yükümlülüklerle ilişkili
olduğu, rekabeti tesis edecek olan düzenleme ve kararların Telekomünikasyon
Kurumu’nca alındığı ve bazı uygulamaların Telekomünikasyon Kurulu onayıyla
gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, bazı şikayet iddialarına yönelik olarak “4054 sayılı Kanun
kapsamında bir ihlal oluşturmamaktadır” şeklindeki görüş ile sonuca ulaşan çoğunluk
görüşüne bu yönü itibariyle katılmamakla birlikte, “önaraştırma yapılması ya da
soruşturma açılmasına gerek olmadığı” yönündeki sonuca katılıyorum.
Tuncay SONGÖR
İkinci Başkan
05-87/1199-348
13
(Rekabet Kurulu’nun 22.12.2005 tarih ve 05-87/1199-348 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin Uzak Mesafe Telefon Hizmeti
işletmecilerinin iktisadi faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiaları ve bu işlem ve eylemlere
yönelik geçici tedbir kararı verilmesi talebine dair Rekabet Kurulu’nun aldığı
Karar’a, dosya konusu şikayetlerin, 4054 sayılı Kanun’un kapsamında
değerlendirilemeyeceği konularının yasası gereği Telekomünikasyon Kurumu’nca
Karar’a bağlanmasının uygun olacağı düşüncesiyle karşıyım.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy