Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-192
Karar Sayısı : 07-92/1191-461 (Önaraştırma)
Karar Tarihi : 27.12.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER : Ferhat TOPKAYA, Adnan AKGÜN, Ümit Nevruz ÖZDEMİR
C. ŞİKÂYET EDEN : - Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
Abdi İpekçi Cad. No:75 34367 Maçka, İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. 20
Turkcell Plaza, Meşrutiyet Cad., No: 153, Tepebaşı, İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.(Turkcell)’nin münhasır
anlaşmalar yoluyla pazarı kapadığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) tarafından yapılan
başvuruda özetle;
Katıl kazan türü kampanyaların firmaların satış faaliyetlerinin bir parçası olduğu,
marka bilinirliğinin ve marka imajının olumlu bir şekilde arttırılması için uygulanan
bir yöntem olduğu, bu tür kampanyaların son dönemde çok sayıda firma 30
tarafından tercih edilmekte olduğu,
Bu kampanyalar kapsamında genellikle, ürünü alan tüketicilerin ürünün içinden
çıkan şifreyi ve irtibat bilgilerini anlaşmalı GSM operatörüne kısa mesaj (KMS)
olarak göndererek kampanyaya katıldıkları, kampanya sonunda yapılan çekilişle
kazanan talihliye ödül verildiği,
Diğer tür kampanyalarda ise tüketicilerin aldıkları ürünün yanında ürün satıcısı ile
GSM işletmecisi arasındaki anlaşma kapsamında GSM işletmecisinden hediye
kontör/dakika kazandıkları,
Başlarda mütevazı bütçelerle yapılan bu kampanyaların tüketici ilgisi ve katılım
yoğunluğu sonucunda oldukça büyük bütçelere ulaştığı, 40
Bu tür kampanyaları düzenleyen firmaların kampanyayı gerçekleştirebilmek için
GSM operatörlerinden hizmet tedarik etmek zorunda oldukları,
Ancak Turkcell firmasının, bağlantılı çalıştığı reklâm ajansları yoluyla hizmet
tedarikini tek elden satın alma şartına bağladığı,
Bu nedenle firmaların, pazarda %60 paya sahip olan bir teşebbüsü dışarıda
bırakarak başarılı bir kampanya gerçekleştiremeyeceği düşüncesiyle
münhasıran Turkcell ile çalışmak zorunda kaldıkları,
Hizmet tedariki teklifi ile gidilen firmaların, Turkcell’in bahse konu şartı nedeniyle
Avea ile çalışmayacaklarını ifade ettikleri,
07-92/1191-461
2
Turkcell’in bu tür faaliyetlerini sadece kendisine hizmet veren yetkili reklâm 50
ajansları ile gerçekleştirdiği, Katıl Kazan kampanyalarında Turkcell’in
münhasıran hizmet vermesinin kaynağının reklam ajansı ile Turkcell arasındaki
sözleşmeden mi yoksa reklam ajansı ile firma arasındaki sözleşmeden mi
kaynaklandığının bilinmediği fakat sözleşme durumu ne olursa olsun nihai
gerçeğin, Turkcell ile çalışan firmaların Avea ile çalışmayı kabul etmedikleri,
Rekabeti kısıtlayıcı bu anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı
olup aynı Kanun’un 5. maddesinde yer alan muafiyet şartlarını da taşımadığı,
Turkcell’in alıcı firmalarla münhasırlık içeren sözleşmeler imzalamasının pazarın
kapanmasına neden olduğu, bu uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin (a) ve (e) bentlerine aykırı olduğu 60
hususları ifade edilerek
Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında Turkcell firmasına
Katıl Kazan türü kampanyalarda, firmalara tek elden satın alma yükümlülüğü
içeren münhasırlık uygulamasına son vermesinin bildirilmesi,
Turkcell firmasının 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiğinin tespit
edilmesi ve bu firmanın idari para cezası ile cezalandırılması
talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ : Rekabet Kurumu kayıtlarına 27.8.2007 tarih ve 5686 sayı ile
giren başvuru üzerine yapılan inceleme neticesinde hazırlanan, 8.11.2007 tarih ve
2007-2-192/ İİ-07-FT sayılı İlk İnceleme Raporu 07-86 sayılı Rekabet Kurulu 70
gündeminde ele alınmış ve 07-86/1087-M sayılı Rekabet Kurulu kararı ile Turkcell
hakkında önaraştırma açılmasına karar verilmiştir. Raportörler tarafından hazırlanan
19.12.2007 tarih, 2007-2-192/ÖA-07-FT sayılı Önaraştırma Raporu, 24.12.2007 tarih
ve REK.0.06.00.00-110/359 sayılı Başkanlık önergesi ile 07-92 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya mevcudu bilgi ve belgeler
çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında;
(1) Rekabet Kurulu’nun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 sayılı kararı ile bahse konu
anlaşmalarında yer aldığı katma değerli hizmetlerin sunumuna yönelik olarak
taraflarca imzalanmış olan anlaşmaların grup muafiyeti kapsamında olduğuna 80
karar verildiğinin anlaşıldığı;
Söz konusu anlaşmaların, Kurul Kararı’ndan sonra yürürlüğe giren 2007/2 sayılı
Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin 2. maddesi uyarınca Tebliğ kapsamı dışında kaldığı; ayrıca yapılan
değerlendirmeler sonucunda mobil pazarlama hizmetleri pazarında faaliyet
gösteren firmalarla yapılan anlaşmalarda yer alan münhasırlık şartının, 4054
sayılı Kanun’un 5. maddenin (c) bendi kapsamında ilgili pazardaki rekabeti
önemli ölçüde ortadan kaldırdığı yönünde ciddi ve yeterli deliller bulunduğu,
Bu kapsamda Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2007/2 sayılı
Tebliğ ile 2. maddesinde öngörülen kapsam dışında kalan anlaşmaların, bu 90
Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesinde düzenlenen şartlara uygunluğunun sağlanmasının gerektiği,
Bu süre içerisinde anılan anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde
öngörülen yasaklamalar uygulanamayacağından, bu madde kapsamında işlem
yapılamayacağı,
(2) Turkcell’in mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli altyapı hizmetleri
pazarındaki hâkim durumunu, mobil pazarlama firmaları ile aralarında yapmış
07-92/1191-461
3
olduğu anlaşmalarda yer verdiği münhasırlık şartı ile mobil pazarlama hizmetleri
pazarındaki rekabeti kısıtlamak suretiyle kötüye kullandığı ve dolayısıyla 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği yönünde ciddi ve yeterli deliller 100
bulunduğu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılması gerektiği,
Ancak, soruşturmanın usul ekonomisi bakımından kamu kaynakları üzerinde ağır
bir yük getirdiği göz önünde bulundurulduğunda, tarafların soruşturma açılması
kararı alınmadan önce Kanunun 9/3. maddesi hükmü uyarınca gönderilebilecek
Kurul Görüşü’ne uymayı taahhüt etmeleri durumunda, taraflar hakkında ayrıca
soruşturma açılmasına gerek olmayacağı
ifade edilmiştir.
I. YAPILAN İNCELEME, TESPİTLER VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 110
Katma değerli hizmetler 406 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (a) bendi uyarınca ancak
bir görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin
kapsamında yürütülebilir. 406 sayılı Kanun’un ilgili bendi aşağıda yer almaktadır:
“Katma değerli telekomünikasyon hizmetleri, ek 18 inci madde kapsamında
sayılan hizmetler ve 2 nci maddenin (c) fıkrasında belirtilen tekel süresinin
sonundan itibaren olmak üzere tekel kapsamındaki telekomünikasyon hizmetleri
de dâhil tüm telekomünikasyon hizmetleri, ilgili hizmetin türüne göre ancak bir
görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin
kapsamında yürütülebilir. Ek 18 inci madde kapsamında sayılan hizmetler, ancak
bir imtiyaz sözleşmesi veya telekomünikasyon ruhsatı ile yürütülebilir.” 120
406 sayılı Kanun’un Ek 18. maddesi hükmü ise;
“Bakanlık, mobil telefon, çağrı cihazı, data şebekesi, akıllı şebeke, kablo TV,
ankesörlü telefon, uydu sistemleri, rehber basım ve benzeri katma değerli
hizmetler konularında sermaye şirketlerine tekel oluşturmayacak koşulları da
dikkate almak suretiyle işletme lisans ve ruhsatı (sermaye şirketlerinin
devralacakları ve bizzat kuracakları tesislerin işletilmesine yönelik olarak)
verebilir.”
şeklindedir. Bu doğrultuda Telekomünikasyon Kurumu tarafından katma değerli
telekomünikasyon hizmetlerinin sunumu, Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına
İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği ile bir yetki belgesine bağlanmıştır. 130
Telekomünikasyon Kurumu hâlihazırda faaliyet gösteren GSM işletmecileri dışında
mobil pazarlarda katma değerli hizmetler sunulabilmesi için herhangi bir şekilde
yetkilendirme yapmamıştır. Dolayısıyla şu an için katma değerli mobil hizmetler ancak
GSM lisans ya da görev sözleşmesi sahibi işletmeciler tarafından sağlanabilmektedir.
406 sayılı Kanun’un Temel İlkeler, Esaslar ve Tanımlar başlıklı 1. maddesinde:
“aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu, muhtevası,
kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleri ile veya
başka surette işlem yapıp aboneye veya kullanıcıya ilave, farklı veya yeniden
yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş kaydedilmiş mesaj ve veriler ile
aboneler arası interaktiviteyi sağlayan telekomünikasyon hizmetleri” 140
olarak tanımlanan katma değerli hizmetler, özellikle GSM şebekeleri arasındaki
rekabetin yoğunlaşmasıyla birlikte çeşitlilik ve yaygınlık kazanmıştır.
07-92/1191-461
4
Gerek mobil pazarlama hizmeti veren firmalar gerek bu pazara altyapı hizmeti veren
GSM operatörleri verdikleri katma değerli hizmetleri farklı sınıflandırmalara tabi
tutmaktadırlar.
GSM üzerinden verilen katma değerli hizmetler, yukarıda da açıklandığı üzere oldukça
geniş bir hizmet yelpazesini içermektedir. Farklı tipteki bu hizmetler, servisin nasıl
verildiği, servisin içeriği, amacı vb. açılardan farklı sınıflandırmalara tabi
tutulabilmektedir.
Rekabet Kurulu’nun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 sayılı Kararı’nda katma değerli 150
hizmetler, eğlence, bilgilendirme ve uzaktan erişim olmak üzere üç kategoride
toplanmıştır. Bunlar:
Eğlence hizmetleri: Bu hizmetler genel olarak logo, melodi, fal servisleri, piyango
oyunları, sohbet ve arkadaşlık servisleri, oyun servisleri gibi eğlence amaçlı
hizmetlerden oluşmaktadır.
Bilgilendirme hizmetleri: Haber içerikli (hava durumu, borsa haberleri, gezi
amaçlı bilgiler vb.) hizmetlerden oluşan ve daha çok kullanıcıyı bilgilendirme
amacı taşıyan hizmetlerdir.
Uzaktan erişim hizmetleri: Cep telefonu üzerinden sunulmasının kullanıcılar
nezdinde en değerli olacağı düşünülen servisler arasındadır (Mobil bankacılık, e-160
posta, oylama hizmetleri vb.). Bu hizmetlerin kapsamının ve talebinin gelecek
dönemde daha da artacağı tahmin edilmektedir. Bu hizmetler özellikle insanların
hareket halindeyken talep edebileceği hizmetlerdir. Örneğin, herhangi bir yerden
cep telefonu aracılığıyla para gönderme gibi.
Anlaşılacağı üzere bu sınıflandırma verilen hizmetlerin niteliğine göre yapılmış,
sınıflandırmada mobil pazarlama hizmetlerine ayrıca yer verilmemiştir. Karar’ın
devamında katma değerli hizmetlerle, ses hizmetleri ayrıştırılmış; GSM operatörleri
açısından arz yönlü bir değerlendirme yapılarak ilgili ürün pazarı “GSM şebekeleri
üzerinden sunulan katma değerli hizmetler” olarak belirlenmiştir. Yine Karar’ın
devamında katma değerli hizmetlerin sunumu için içerik, bilgisayar yazılımı, 170
uygulamaları ve sunucularına ihtiyaç duyulduğundan hareketle “GSM şebekeleri
üzerinden katma değerli hizmetler sunmak için gerekli olan içerik temin ve uygulama
hizmetleri” ikinci bir pazar olarak belirlenmiştir. Görüleceği üzere bahsi geçen Kurul
Kararı’nda ilgili ürün pazarı çok geniş bir perspektiften bakılarak belirlenmiş, katma
değerli hizmetler bir bütün olarak ele alınmış ve özellikle amacı1 açısından farklılık
gösteren mobil pazarlama hizmeti, katma değerli hizmetlerden ayrıştırılmamıştır.
Benzerliği açısından görsel ve işitsel medya hizmetleri pazarındaki ayrım örnek olarak
verilebilecektir. GSM üzerinden verilen katma değerli hizmetler, teknoloji ve kullanım
amacından kaynaklı farklılıkları olmasına karşın2, pazar yapısı açısından görsel ve
işitsel medyaya benzemektedir. Bilindiği üzere görsel ve işitsel medya hizmetleri için 180
de “reklâm (mecra) yeri pazarlama hizmetleri” ve “içerik hizmetleri”, ayrı pazarlar olarak
1 Mobil Pazarlama hizmeti sunan firmalar, çalıştıkları firmaların ürün, marka vb. değerlerinin reklâmını/tanıtımını
yapmak amacıyla GSM operatörlerinin altyapıları üzerinden sunulan katma değerli hizmetlerden
faydalanmaktadırlar.
2 Görsel ve işitsel medya piyasasında faaliyet gösteren firmaların gelir kaynağının temelini reklâmlar oluşturmakta,
içerik bu firmalar tarafından satın alınarak izleyicilerin kendi yayınlarını tercih etmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır.
GSM operatörlerinin ise ana gelir kaynağını ses hizmetleri oluştururken, reklâm amaçlı olamayan içerik (bu
aşamada henüz gerekli teknolojik altyapı mümkün olmadığından, televizyon vb. türde yayınlar yapılamamaktadır)
abonelere ücret karşılığı verilmektedir.
07-92/1191-461
5
değerlendirilmektedir.3 Bu kapsamda değerlendirildiğinde katma değerli hizmetlerin de
pazarın kendine has özellikleri de dikkate alınarak,
Reklâm/tanıtım amacıyla mobil telefonları mecra olarak değerlendirmek isteyen
firmalara yönelik hizmet veren firmaların faaliyet gösterdiği mobil pazarlama
hizmetleri,
Yukarıda yer verilen oyun, logo, melodi gibi eğlence amaçlı servislerle, haberler,
hava durumu gibi bilgilendirme amaçlı servislerin yer aldığı içerik hizmetleri ve
Araç/stok takip, müşteri hizmetleri gibi servisleri içeren kurumsal hizmetler
olarak üç ayrı kategoriye ayrılması mümkündür. 190
Mobil pazarlama hizmetleri, firmaların, marka/ürün tanıtımlarını yapmak, marka/ürün
hakkında bilgi vermek, satışlarını artırmak, tüketicilerin marka/ürün üzerindeki tutumları
üzerinde etkili olmak vb. amaçlarla mobil telefonları üzerinden son kullanıcılara
ulaşmak yoluyla gerçekleştirdikleri bir pazarlama çeşididir. Gelişen teknoloji, mobil
telefonların da TV, radyo, gazete vb. mecralar arasında yerini almasını sağlamıştır.
Mobil telefon mecrası, gelenekselleşen reklam mecraları olan TV, radyo vb. mecralara
kıyasla,
hedef kitleye doğrudan, garantili erişim,
ölçülebilirlik,
mobilite özelliği sebebiyle istenilen her an hızlı bir şekilde tüketiciye ulaşılabiliyor 200
olması,
katıl kazan türü uygulamalarda, ürün paketi üzerinde yer alan şifrenin gönderimi
şeklinde tasarlanan pazarlama yöntemi ile ürünün satın alındığına yönelik ispat
kabiliyeti
gibi özellikleriyle gelecek dönemin en önemli pazarlama mecralarından birisi olmaya
adaydır. Özellikle üçüncü nesil mobil telefon hizmetinin sunulmaya/yaygınlaşmaya
başlamasıyla birlikte hâlihazırda hızla büyümekte olan mobil pazarlama hizmetleri
pazarının ivmesinin artması, bu pazarın altyapısını oluşturan GSM operatörlerinin
pazara olan ilgisini de artırmaktadır.
Mobil pazarlama hizmetleri pazarının işleyişine bakıldığında; GSM üzerinden sağlanan 210
katma değerli hizmetlerin hizmetin içeriği ve/veya mobil şebekelerde kullanımı için
gerekli yazılımın üçüncü kişiler olarak nitelenen hizmet sağlayıcı firmalardan alındığı,
erişim altyapısının ise GSM operatörü tarafından sağlandığı ve bu ilişki sonucunda
hizmetten elde edilen gelirlerin GSM işletmecisi ve hizmet sağlayıcısı teşebbüs ile belli
oranlarda paylaşıldığı ya da hizmet sağlayıcısı teşebbüse prim ödendiği iş modellerinin
uygulandığı görülecektir.
Mobil telefonlar üzerinden tanıtım yapmak isteyen firmalar, değer zincirinin ortasında
yer alan mobil pazarlama firmalarıyla ya da doğrudan GSM operatörleri ile
çalışabilmektedirler. Mobil pazarlama hizmeti veren firmalar, müşterilerine yönelik
olarak; 220
Katıl kazan,
Kampanya kurgulama,
Tanıtım/reklâm için toplu KMS, MMS gönderimi,
3 Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, mobil telefonlar, verilen ses hizmetlerinin yanı sıra görsel ve işitsel medyanın
sağladığı tüm avantajları da katma değerli hizmet olarak verebilecek noktaya gelecektir.
07-92/1191-461
6
Profilleme (veri tabanı sorgulama)
ve benzeri kampanyalar/uygulamalar hazırlamaktadırlar.
Ürünün tanıtım faaliyetleri için gerekli çalışmaları yapan mobil pazarlama firmaları,
mecra olarak tanımladıkları GSM operatörlerinin altyapılarını kullanarak abonelere
ulaşmakta ve yukarıda da ifade edildiği üzere hizmetten elde edilen gelirler GSM
işletmecisi ve mobil pazarlama firmaları arasında belli oranlarda paylaşılmaktadır.
Mobil pazarlama hizmetleri genellikle KMS yoluyla kullanıcılara sunulmaktadır. Bu 230
kapsamdaki hizmetlerden aboneler faydalanmak istediklerinde genellikle abonesi
bulunan GSM operatörü tarafından ilgili katma değerli hizmet için adanmış bulunan 4
haneli servis numarasına KMS göndermekte ve ilgili hizmetin niteliğine göre belirlenen
hizmet tarifesine göre faturalandırılmaktadır. Mobil pazarlama hizmetleri genellikle
abonelerin kısa mesaj yoluyla katılımını gerektirse de belirli bir veri tabanına kayıtlı
kullanıcılara reklâm amaçlı toplu KMS gönderimi uygulamalarında olduğu üzere
mutlaka bu şekilde gerçekleşmek zorunda değildir. Son belirtilen uygulama ve diğer
benzeri uygulamalarda GSM abonesi herhangi bir katılım gerçekleştirmediği için
herhangi bir ücret de ödememekte, bunun yerine hizmetin sunulmasını talep eden
teşebbüs tarafından GSM operatörlerine ya da mobil pazarlama şirketlerine ödeme 240
yapılmaktadır.
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Mobil pazarlama hizmetleri, tüketicilere sunumu yasal ve ticari gereklilikler nedeniyle,
teknik olarak altyapısı üzerinden hizmeti sunan GSM işletmecilerinin ve söz konusu
hizmetlerin oluşturulmasını sağlayan mobil pazarlama firmalarının katılımını gerektiren
bir süreç sonunda gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarının tanımında mobil
pazarlama hizmetleri ve bu hizmetlerin sunumu için gerekli olan altyapı olmak üzere
ikili bir ayrıma gitme ihtiyacı duyulmaktadır.
Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere mobil pazarlama hizmetlerinin niteliği/amacı
itibarıyla diğer katma değerli hizmetlerden farklılaştığı görülmüş ve bu hizmetler ile 250
diğer katma değerli hizmetler arasında herhangi bir ikame olanağının bulunmadığı
anlaşılmıştır. Bu farklılaşma temel olarak mobil pazarlama hizmetinin tanımı/amacı ve
dolayısıyla bu hizmetin içeriğini sunan teşebbüslerin niteliklerinden kaynaklanmaktadır.
Mobil pazarlamanın, aslen bir reklâm/tanıtım ve pazarlama faaliyeti olduğu ve söz
konusu işin gerçekleştirilebilmesi için bu alanda bir uzmanlık gerektiği açıktır. Yapılan
incelemelerde de mobil pazarlama faaliyetlerinde bulunan teşebbüslerin bu alanda
uzmanlaşmış profesyonel teşebbüsler oldukları görülmüştür. Bu nedenle eğlence ve
bilgi edinme gibi içerik hizmetleri sunan teşebbüsler (logo, melodi, haber, hava durumu
servisleri) ile mobil pazarlama faaliyetlerinde bulunan teşebbüsler arasında arz ikamesi
seviyesinin de düşük olduğu söylenebilecektir. 260
Bu açıklamalar ışığında ilgili ürün pazarlarından birinin, hem ürünlerin nitelik olarak
farklılaşması hem de arz ikamesinin sınırlı olması nedeniyle katma değerli hizmetler
pazarının bir alt pazarı olarak “mobil pazarlama hizmetleri” olduğuna kanaat
getirilmiştir.
Mobil pazarlama hizmetlerinin sunulması için gerekli olan altyapı GSM operatörleri
tarafından sağlanmaktadır. GSM operatörlerinin de kendi aralarında, mobil telefon
kullanıcılarına erişim olanağı sağlayan erişim mecrası/altyapı sağlayıcısı olarak
rekabet halinde oldukları görülmektedir. Dolayısıyla, “mobil pazarlama hizmetlerinin
sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri” pazarı olarak ikinci bir pazar daha
tanımlanması gerekmektedir. 270
07-92/1191-461
7
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
GSM hizmetlerinin ve dolayısıyla GSM şebekesi üzerinden sunulan katma değerli
hizmetlerin tüm Türkiye’de sunuluyor olması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye
Cumhuriyeti sınırları” olarak alınmıştır.
I.2. Katma Değerli Hizmetlere İlişkin Düzenleyici Yapı ve Telekomünikasyon
Kurumu Görüşü
İlk inceleme sürecinde, 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası
gereğince 4.9.2007 tarih ve 3162 sayılı yazı ile Telekomünikasyon Kurumu’ndan (TK)
konuya ilişkin görüşü talep edilmiş, TK görüşü 30.10.2007 tarih ve 7034 sayı ile 280
Rekabet Kurumu kayıtlarına girmiştir. TK görüşünde konunun özel hukuk hükümleri ile
4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağının düşünüldüğü
bildirilmekte ve Turkcell’in etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlendiği
pazarlara, bu pazarlardaki pazar paylarına ve ARPU değerlerine yer verilmektedir.
Telekomünikasyon Kurumu görüşü, Rekabet Kurulu’nun konuya ilişkin vermiş olduğu
önceki tarihli karar ve teşebbüs yetkililerinin konuya ilişkin yorumlarından, katma
değerli hizmetler piyasasında 2004 yılından bu yana düzenleyici yapıda herhangi bir
değişikliğin söz konusu olmadığı, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 2 (a) ve 18.
maddelerince yetkilendirilen gerçek ve tüzel kişilerin üçüncü taraflara KMS hizmeti
sunmalarının mümkün olmadığı, telekomünikasyon mevzuatı gereğince bu hizmetleri 290
GSM operatörlerinin kendilerinin sunmakla yükümlü oldukları fakat ilgili işletmecilerin
mevzuattan kaynaklanan yükümlülüğünün bu hizmetleri sunarken mevzuatça getirilen
hizmet standardı ve tüketici haklarına ilişkin yükümlülükler olduğu sonucuna
varılmaktadır.
I.3. İçerik Temin, Reklâm & Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama Geliştirme
& İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşmesi
Turkcell tarafından gönderilen ve Rekabet Kurumu kayıtlarına 5.12.2007 tarih ve 8032
sayı ile giren yazıda mobil pazarlama ajanslarıyla "gelir paylaşım modeli" esasına göre
çalışıldığı belirtilmekte ve mobil pazarlama ajansları ile Turkcell arasında "İçerik Temin,
Reklâm & Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama Geliştirme & İşletme Hizmet 300
Çerçeve Sözleşmesi” (Sözleşme) imzalandığı, anılan matbu sözleşmenin katma
değerli hizmetlerin sunumuna ilişkin genel hüküm ve koşulları düzenlediği, bu matbu
sözleşmeye ek olmak üzere, uygulanacak kampanyanın kurgusuna göre değişen ek
protokollerin de imzalanabildiği ifade edilmektedir.
Sözleşmenin konusu, 2. maddede, Turkcell tarafından verilen katma değerli servisler
kapsamında kuruluştan4 alacağı hizmetlerin esaslarını ve tarafların karşılıklı hak ve
yükümlülüklerini düzenlemek olarak ortaya konmuştur.
Sözleşmenin tanımlar bölümünde sözleşmenin kapsamını oluşturan katma değerli
hizmetler, Turkcell tarafından, Turkcell GSM şebekesi üzerinden abonelere sunulan
oyun, yarışma, oylama, bilgi eğlence ve benzeri etkinlikler olarak tanımlanmıştır. 310
Sözleşmenin tarafı olan kuruluş tarafından aşağıda sayılan ve açıklamasına yer verilen
hizmetler Turkcell için sağlanacaktır.
İçerik temin hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma değerli servisler
kapsamında kullanılmak üzere, Turkcell’in kendi altyapısında kullanılabilecek biçimde
4 Turkcell’in abonelerine sağladığı katma değerli servisler için Turkcell adına içerik temin eden, bu uygulamaları
Turkcell adına çeşitli tanıtım mecralarında (radyo, televizyon, gazete, dergi vs.) pazarlayan veya servislerin teknik
altyapısını geliştirip barındırarak Turkcell’in kendi abonelerine sunabileceği biçimde söz konusu içerikleri elektronik
formatta getiren tüzel kişiler (Sözleşme, Bölüm 1: Tanımlar).
07-92/1191-461
8
çeşitli kurum, kuruluş ve/veya kişilerden FSEK’te belirlenmiş fikri ve sınaî haklar ile
çoğaltma, yayma, işleme, umuma iletim ve temsil hakları doğrultusunda ilgili
anlaşmaları Turkcell adına yapan kuruluşların hizmetidir. Kuruluş tarafından
gerçekleştirilecek içerik temini ve yönetiminin Turkcell stratejileri doğrultusunda
gerçekleştirileceği ve uygulamalarda yer alan içerikler ile ilgili tüm hukuki ve cezai
sorumluluğun kuruluşa ait olacağı sözleşmede hüküm altına alınmıştır. 320
Reklâm ve pazarlama hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma değerli
servislerin abonelere tanıtımı amacıyla, Turkcell’in yazılı izin ve/veya onayını alarak,
Turkcell adına ilgili medya kuruluşları ile tanıtım anlaşmaları imzalayan kuruluşların
hizmetidir. Kuruluşun uygulamalar ile ilgili olarak gerçekleştireceği her türlü tanıtımın
içerisinde ve verilecek olan hizmetin ifası sırasında verilen hizmetin “Bir TURKCELL
Hizmeti” olduğuna dair ibarelere, Turkcell’in belirleyeceği ve kuruluşa bildireceği
standartlara uygun olarak yer vermekle sorumlu olduğu sözleşme ile belirlenmiştir.
Sunucu barındırma hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma değerli
servislerin elektronik formata dönüştürüldüğü aplikasyonların yer aldığı sunucuların
temini, bakımı ve işletimini gerçekleştiren kuruluşların hizmetidir. 330
Uygulama geliştirme ve işletme hizmeti: Turkcell tarafından abonelerine sunulan katma
değerli servislerin elektronik formata dönüştürülebilmesi için ilgili yazılımları geliştiren
ve bu yazılımları Turkcell’in talepleri doğrultusunda güncelleyen, işleten ve bu
yazılımlar ile ilgili olarak Turkcell’den veya abonelerden yöneltilebilecek soru/sorunları
yanıtlamak/çözmek üzere bir çağrı merkezi kurmuş olan kuruluşların hizmetidir.
Ek sözleşme ise taraflar arasında mutabık kalınan hususlara istinaden, kuruluşun
Turkcell adına sağlayacağı hizmetlerin kapsamı yine Turkcell’in sunacağı katma
değerli servis bazında düzenleyen ve o uygulamaya ilişkin gelir paylaşımı,
fiyatlandırmalar ve ödeme zamanları gibi koşulları belirlemek üzere imzalanarak,
sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını oluşturan ve sadece sözleşme ile hüküm ifade 340
eden sözleşme olarak tanımlanmaktadır.
Sözleşme ile kuruluş ve Turkcell’in sorumlulukları açıklığa kavuşturulmakta,
ödemelerin Turkcell’in kuruluştan alacağı hizmete göre peşin ve/veya gelir paylaşımı
esasına göre yapabileceği belirtilmekte, kuruluştan beklenen performans kriterleri
ortaya konmakta ve cezai ve yasal şartlar açıklanmaktadır. Sözleşmenin 10.12
maddesinde ise kuruluşun sözleşme süresince Turkcell ile rekabet ortamı içerisinde
bulunan kişi ve kuruluşlarla sözleşme konusu veya benzeri bir servise ilişkin
çalışmalarda bulunmayacağı hükme bağlanmakta ve Turkcell ile sözleşmeye taraf olan
kuruluş arasında münhasırlık ilişkisi öngörülmektedir. Ayrıca, sözleşmenin, yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren beş yıllık bir süre için geçerli olacağı ve sözleşmenin süresinin 350
sona ermesinden bir ay önce tarafların karşılıklı mutabakatı ile sözleşme süresini
uzatabileceği kararlaştırılmaktadır.
Dosya konusu şikâyet kapsamında incelenen ve yukarıda ayrıntılarına yer verilen
sözleşme ile Rekabet Kurulu’nun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 kararı çerçevesinde
incelenen sözleşmenin temelde aynı hükümleri içerdiği anlaşılmaktadır.
Sözleşme temelde aynı kalmakla birlikte, yukarıda anılan Rekabet Kurulu kararından
sonra katma değerli hizmetler pazarındaki uygulamalarda birtakım değişiklikler ortaya
çıkmıştır. Mayıs 2006 tarihinden itibaren Turkcell’in mobil pazarlama hizmeti veren
firmalar dışında kalan katma değerli hizmetler sunan firmalara uygulamış olduğu
münhasır çalışma şartını kaldırmasıyla bu firmaların Vodafone ve Avea abonelerine de 360
hizmet verebilmeye başladığı, bu durumun pazarın büyümesine, ilgili içerik sağlayıcı
firmaların gelirlerini ve ürün çeşitliliğini arttırmasına ve 3 GSM operatörü abonelerinin
07-92/1191-461
9
de bu hizmet ve ürünlerden faydalanabilmesini sağladığı tespit edilmiş, aynı durumun
mobil pazarlama kampanyaları için henüz geçerli olmadığı anlaşılmıştır. Turkcell
tarafından katma değerli hizmetlerin sunumunda aracılık eden firmaların büyük bir
çoğunluğu ile (mevcut durumda 65 adet) münhasır çalışmaya son verildiği
bildirilmektedir.
I.4. Pazar Gücü Analizi
Bir GSM operatörünün yukarıda belirtilen ilgili pazarda faaliyette bulunabilmesi için
katma değerli hizmetleri nihai kullanıcıya ulaştırabilecek altyapıya sahip olması 370
gerekmektedir. Bu gereklilik açısından değerlendirildiğinde her üç GSM operatörünün
de birbirine benzer özelliklere sahip olduğu ortaya konabilir ancak altyapıya sahip
olmak rekabet gücü açısından tek başına yeterli değildir. Altyapı üzerinden sağlanan
hizmetin rakiplere karşı bir üstünlük sağlayabilmesi için olabildiğince fazla nihai
kullanıcıya ulaşması gerekmektedir. Bu bağlamda, mobil pazarlama hizmetlerinin
sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri pazarında rekabet halinde bulunan GSM
operatörlerinin “GSM hizmetleri” pazarındaki gücü önem kazanmaktadır.
Şüphesiz, 4054 sayılı Kanun’da bahsedilen pazar gücünün en önemli göstergesi, tek
başına yeterli olmamakla birlikte, teşebbüsün ilgili pazardaki pazar payıdır.
Telekomünikasyon Kurumu’ndan sağlanan veriler dikkate alındığında Haziran 2007 380
tarihi itibarıyla, yaklaşık 58 milyon GSM abonesinin %58’i Turkcell, %27’si Vodafone,
%15’i ise Avea abonesidir.
Pazar payları net satışlara göre değerlendirildiğinde ise, 2006 sonu itibarıyla,
Turkcell’in %72’lik bir paya sahip olduğu görülürken, Vodafone’un %15, Avea’nın %13
pazar payına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Turkcell’in kullanıcı başı
ortalama gelir seviyesi bakımından daha yüksek değerlere sahip olduğu ortaya
çıkmaktadır.
Öte yandan mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri
pazarında ciro ve pazar payı rakamları şu şekilde ortaya çıkmıştır:
Tablo 1: Mobil Pazarlama Hizmetlerinin Sunumu İçin Gerekli Olan
Altyapı Hizmetleri Pazarında Ciro ve Pazar Payı Rakamları (YTL)
Ciro
(2006)
Pazar Payı
(2006)
Ciro
(2007)
Pazar Payı
(2007)
Turkcell (………) (…) % (………) (…) %
Vodafone (………) (…) % (………) (…) %
Avea (………) (…) % (………) (…) %
(………) (…) % (………) (…) %
Not: 2007 rakamları ilk dokuz ay sonuçlarını yansıtmaktadır.
Dolayısıyla, ilgili pazarda Turkcell dışındaki operatörlerin “anlamlı” bir varlığından söz 390
edebilmek olanaklı değildir.
Öte yandan, "İçerik Temin, Reklâm & Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama
Geliştirme & İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşme"sinde Turkcell’in sözleşmelere taraf
olan kuruluşlara getirdiği koşullar da göz önüne alındığında Turkcell’in önemli bir pazar
gücüne sahip olduğu ortaya çıkmaktadır.
07-92/1191-461
10
I.5. Değerlendirme
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesi 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulacak anlaşmaların kapsamını
belirlemektedir. İlgili madde hükmüne göre,
“üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da 400
daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya
yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar -dikey anlaşmalar- bu Tebliğde
belirtilen koşulları taşıması kaydıyla, Kanunun 4 üncü maddesindeki
yasaklamadan Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak grup
olarak muaf”
tutulmaktadır.
Bu aşamada Turkcell ile mobil pazarlama pazarında faaliyet gösteren firmalar
arasındaki ilişkinin çözümlenmesi gerekmektedir. Mobil pazarlama hizmeti pazarı ile bu
pazarda faaliyet gösteren firmalarla Turkcell arasındaki ilişki, ilgili pazarın
değerlendirildiği bölümlerde de ayrıntıları ile açıklandığı için burada tekrar 410
edilmeyecektir.
Mobil pazarlama hizmeti veren firmalarla, mobil pazarlama hizmetinin sunulabilmesi
için gerekli altyapı hizmetini sağlayan GSM operatörleri arasındaki alıcı-satıcı ilişkisinin
kurgusunda, telekomünikasyon mevzuatının getirdiği bazı teknik yükümlülüklerin farklı
yorumlara sebebiyet verdiği; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerden, Turkcell’in
“alıcı”, mobil pazarlama firmalarının ise “satıcı” olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Telekomünikasyon mevzuatının altyapı hizmetinin verilmesine ilişkin bir takım teknik
yükümlülükleri GSM operatörlerine yüklemesi ve dolayısıyla mobil pazarlama firmaları
tarafından gerçekleştirilen hizmetlerin -mevcut dosyada- bir Turkcell hizmeti olarak
duyurulması, Turkcell’in mobil pazarlama hizmeti veren firmaların sunduğu 420
reklâm/tanıtım içeriğini satın aldığının düşünülmesine yol açmaktadır. Gerçekte
Turkcell, mobil pazarlama hizmeti sunan firmalara bir altyapı hizmeti vermektedir. Bu
husus, Turkcell’e hizmet vermediklerini, Turkcell’in GSM altyapısını kullanarak
markalara/marka sahiplerine hizmet verdiklerini ifade eden mobil pazarlama firmaları
tarafından da doğrulanmaktadır. Turkcell, altyapısı üzerinden verilen mobil pazarlama
hizmeti sonucunda abonelerin katılımı ile gerçekleşen KMS trafiğinden tahsil ettiği
ücretlerin bir kısmını vermiş olduğu altyapı hizmeti karşılığında almakta, geri kalanını
mobil pazarlama hizmeti veren firmaya iletmektedir (gelir paylaşımı).
Söz konusu mobil pazarlama hizmetlerinin, altyapının kullanımından kaynaklanan
teknik sorumluluğun dışında kalan hukuki sorumluluğun kimin üzerinde bulunduğunun 430
tespit edilmesi durumunda da, alıcı-satıcı karmaşası açıklığa kavuşabilecektir.
Avea’dan istenen bilgilere karşılık gönderilen cevapta aşağıdaki ifadelere yer verildiği
görülmektedir.
“Telekomünikasyon Kurumu’nun hizmet kalitesinin sağlanması amacıyla getirdiği
temel yükümlülükler, imtiyaz sözleşmesinde düzenlenmekte olup bunlar temel
olarak arama başarısızlık ve arama blokaj oranlarının belirli bir seviyenin
üzerinde olmamasına yönelik düzenlemelerdir. Bunların ise mobil pazarlama
kampanyaları (ya da genel olarak katma değerli hizmetlerin sunumu) ile ilişkisi
bulunmamaktadır.
Katma değerli hizmetler ile ilgili olarak getirilen bir diğer yükümlülük ise 440
Şirketimiz tarafından sunulan katma değerli hizmetlerden yararlanacak
abonelere, sunulacak hizmetin ücreti, hizmetin içeriği, abone/üye olma ve
07-92/1191-461
11
abonelikten/üyelikten ayrılmaya ilişkin hususlarda azami dikkat gösterilmesi;
abonelere gerekli kolaylıkların sağlanmasını teminen, abone/üye olmaya ilişkin
usulün abonelik/üyelikten ayrılma durumunda da aynen uygulanması, hizmetin
içeriğine ve ücretine ilişkin bilgilerin yanılmaya mahal vermeyecek şekilde
kullanıcıya iletilmesinin sağlanması olup (Ek-B: 12/04/2007 gün ve 25727-18334
sayılı Telekomünikasyon Kurumu yazısı), bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için
ilgili iş ortaklarıyla münhasır çalışmak gerekmediği açıktır.”
Diğer yandan Turkcell’in mobil pazarlama şirketleri ile yapmış olduğu İçerik Temin, 450
Reklâm ve Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama Geliştirme ve İşletme Hizmet
Çerçeve Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin konusunu belirleyen 2. maddesinde:
“İçerik temin hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma değerli
servisler kapsamında kullanılmak üzere, Turkcell’in kendi altyapısında
kullanılabilecek biçimde çeşitli kurum, kuruluş ve/veya kişilerden FSEK’te
belirlenmiş fikri ve sınaî haklar ile çoğaltma, yayma, işleme, umuma iletim ve
temsil hakları doğrultusunda ilgili anlaşmaları Turkcell adına yapan kuruluşların
hizmetidir”
ifadelerine yer verilmekte, kuruluş tarafından gerçekleştirilecek içerik temini ve
yönetiminin Turkcell stratejileri doğrultusunda gerçekleştirileceği ve uygulamalarda yer 460
alan içerikler ile ilgili tüm hukuki ve cezai sorumluluğun kuruluşa ait olacağı
sözleşmede hüküm altına alınmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde Turkcell’in aslen
mobil pazarlama hizmetlerinin sağlanması için gerekli altyapı sağlayıcısı konumunda
olduğu, diğer hukuki sorumluluğun mobil pazarlama şirketinde olduğu görülmektedir.
Bunlara ek olarak mobil pazarlama hizmeti esasen bir tanıtım/reklâm hizmeti olması
nedeniyle pazarlama şirketi tarafından yaratılan içeriğin diğer reklâm mecralarında da
duyurulması işin muhteviyatı gereğidir. Pazarlama işinin bu niteliği ile doğrudan ilgili
olarak ve tarafların sorumluluklarını belirleyen aşağıdaki hükümlere de sözleşmelerde
yer verilmektedir:
“Reklâm ve pazarlama hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma 470
değerli servislerin abonelere tanıtımı amacıyla, Turkcell’in yazılı izin ve/veya
onayını alarak, Turkcell adına ilgili medya kuruluşları ile tanıtım anlaşmaları
imzalayan kuruluşların hizmetidir.”
Kuruluşun uygulamalar ile ilgili olarak gerçekleştireceği her türlü tanıtımın içerisinde ve
verilecek olan hizmetin ifası sırasında verilen hizmetin “Bir TURKCELL Hizmeti”
olduğuna dair ibarelere, Turkcell’in belirleyeceği ve kuruluşa bildireceği standartlara
uygun olarak yer vermekle sorumlu olduğu sözleşme ile belirlenmiştir. Diğer yandan
mobil pazarlama şirketleri sözleşmelerde uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin
işlenmesi, bu verileri işleyecek sunucuların temini/bakımı tamamen mobil pazarlama
şirketlerinin sorumluluğu altında bulunmaktadır. Sözleşmedeki ilgili hüküm ise 480
aşağıdaki şekildedir:
“Sunucu barındırma hizmeti: Turkcell tarafından abonelere sunulan katma
değerli servislerin elektronik formata dönüştürüldüğü aplikasyonların yer aldığı
sunucuların temini, bakımı ve işletimini gerçekleştiren kuruluşların hizmetidir.”
Kuruluşun bir diğer yükümlülüğü ise uygulamalardan kaynaklanan sorunların
giderilmesine ilişkindir. Sözleşme hükümlerine göre uygulama geliştirme ve işletme
hizmeti;
07-92/1191-461
12
“Turkcell tarafından abonelerine sunulan katma değerli servislerin elektronik
formata dönüştürülebilmesi için ilgili yazılımları geliştiren ve bu yazılımları
Turkcell’in talepleri doğrultusunda güncelleyen, işleten ve bu yazılımlar ile ilgili 490
olarak Turkcell’den veya abonelerden yöneltebilecek soru/sorunları
yanıtlamak/çözmek üzere bir çağrı merkezi kurmuş olan kuruluşların hizmetidir”
şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Turkcell’in mobil
pazarlama hizmetlerine ilişkin olarak altyapı sağlayıcısı olması dışında hiçbir
yükümlülüğünün bulunmadığı, operasyonel risklerin, içeriği sağlayan firmalar üzerine
nakledildiği görülmektedir. Diğer yandan mobil pazarlama hizmetinin bileşenleri olarak
fiilen Turkcell’in içerik hazırlama, kampanya sonucu oluşan verileri işleme, çıkacak
sorunların giderilmesi gibi herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığı görülmektedir.
Buna ek olarak raportörlerce Turkcell’de yapılan incelemede hazırlanan Tutanak’ta da 500
Turkcell yetkilileri tarafından, yapılan değerlendirmeye paralel ifadelere yer
verilmektedir.
“Mobil pazarlama kurguları kapsamında, firmalar tarafından düzenlenen ve
iletişimi yapılan hizmetlerde Turkcell tamamen bir altyapı sağlayıcısı olarak
katkıda bulunmaktadır.”
Bu bağlamda, telekomünikasyon mevzuatı bakımından her ne kadar hizmeti
sunmaktan hukuken sorumlu olduğu iddia edilecek olsa da5, Turkcell’in, kendisi
dışındaki mobil pazarlama firmaları tarafından verilen hizmetler kapsamında, fiilen bu
hizmetleri sunan bir işletmeci olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna
varılmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde Turkcell’in, esasen, sahip olduğu 510
altyapıyı mobil pazarlama firmalarına sağlayan bir GSM operatörü olduğu, diğer bir
ifade ile 2002/2 sayılı Tebliğ bakımından sağlayıcı konumunda bulunduğu
söylenebilecektir.
Ancak gelinen bu noktada, ilgili ürün pazarının,10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 Kurul
Kararı’nda tanımlanan ilgili ürün pazarına kıyasla daha dar kapsamda tanımlandığı
dikkate alınarak, Turkcell’in mobil pazarlama hizmeti veren firmalara yönelik getirdiği
rekabet etmeme yükümlülüğünün, bu pazara olan etkisi açısından yeniden
değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere şikâyet konusunu, Turkcell’in mobil pazarlama firmaları ile aralarında
imzaladığı anlaşmalarda münhasırlık şartının bulunması ve dolayısıyla diğer GSM 520
operatörlerinin mobil pazarlama firmalarına yönelik olarak altyapı hizmeti verememeleri
oluşturmaktadır. Turkcell, mobil pazarlama şirketleriyle münhasıran çalışma
gerekçesini, bu hizmetlerin mevzuata uygun bir şekilde sunulmasından,
Telekomünikasyon Kurumu ve aboneler nezdinde, tek başına kendisinin sorumlu
olması olarak açıklamaktadır. Turkcell tarafından bu husus özet olarak aşağıdaki
şekilde ifade edilmektedir:
“Bu kapsamda Şirketimiz, hizmetin belirli bir kalitede, sürekli ve düzenli olarak
sunulmasını, hizmetlere uygulanacak ücretlerin maliyet esaslı olarak
belirlenmesini, abone ve kullanıcılara ait kişisel bilgilerin gizliliğinin korunmasını,
kampanyalara ilişkin tüm detayların, hizmete erişim ve kullanım koşullarının 530
kolayca erişilebilir mecralar aracılığıyla abone ve kullanıcılara ulaştırılmasını,
5Dosya kapsamındaki Telekomünikasyon Kurumu yazılarından da anlaşılacağı üzere, Turkcell, Telekomünikasyon
mevzuatınca getirilen hizmet standardı yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumludur.
07-92/1191-461
13
abone ve kullanıcılar arasında hizmetin sunumuna ilişkin olarak herhangi bir
ayrımcılık yapılmamasını, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasını
ve haberleşmenin engellenmemesini ve Kanunda yer alan benzeri pek çok ilke
ve kurala uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle Şirketimiz, katma
değerli hizmetlerin sunumu hususunda iş ilişkisinde bulunduğu firmaların ilgili
mevzuatta yer verilen tüm bu yükümlülüklere uygun davranmasını sağlamak
zorundadır. Bunu sağlamanın en etkili yöntemlerinden birinin de ‘münhasır’ ve
yakın çalışma ilişkisi olacağı, bu ilişkinin sürekli eğitim ve denetim ile
desteklenmesinin gerekeceği tabiidir.” 540
Turkcell’in yukarıda ifade edilen gerekçesi birçok yönden diğer katma değerli
hizmetlere ilişkin uygulamalarıyla tutarlı bulunmamakta ve öne sürülen bu gerekçenin
münhasır çalışma gerekliliği ile bağı kurulamamaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, sözleşmenin münhasır çalışma yükümlülüğü getiren
“Gizlilik” başlıklı 10. maddesinde kuruluşlara ayrıca, sözleşmenin ifası dolayısıyla elde
edilen tüm bilgileri üçüncü kişilere vermeme, çoğaltmama, açıklamama, koruma, aksi
takdirde doğacak zarardan tazminat verme yükümlülüğü getirilmektedir. Hâlihazırda
“gizlilik” konusunda açık bir şekilde düzenlenen bir hüküm varken, rakip firmaların ilgili
pazarda Turkcell’in çalıştığı firmalarla çalışmasını engellemeye yönelik açık bir hüküm
olan münhasırlık şartının, bu amaca hizmet ettiğini iddia etmek inandırıcı 550
gelmemektedir6. Yukarıda da ifade edildiği üzere hâlihazırda düzenlenen anlaşmalarda
firma yükümlülükleri/sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir. Bu hükümlere
uymayan bir teşebbüsün bir yandan tazminat yükümlülüğü altında bulunması diğer
yandan pazar payı düşünüldüğünde, Turkcell gibi önemli bir şirket ile bir daha
çalışamama gibi riski bulunması nedeniyle sözleşmede geçen gizlilik hükümlerinin
aksine bir uygulama gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan mobil pazarlama şirketleri ile oluşturulan iş modeline benzer bir şekilde
diğer katma değerli hizmet sunucusu firmalarla Turkcell’in münhasır olarak çalışmadığı
teşebbüsün kendi ifadelerinden de anlaşılmaktadır. Turkcell konuyla ilgili olarak
aşağıdaki ifadelere yer vermektedir; 560
“Şirketimiz de, katma değerli hizmetlerin sunumunda aracılık eden firmaların
büyük bir çoğunluğu ile (bugün itibariyle 65 adet) münhasır çalışmaya son
vermiştir.”
Kurul bu açıklamaların yanı sıra Avea’nın 430 ila 450. satırlarında yer verilen ifadelerini
de göz önünde bulundurmaktadır. Tüm bu bilgilerin ek olarak yukarıda da yer verildiği
üzere, Turkcell mobil pazarlama uygulamalarından kaynaklanan tüm operasyonel
riskleri de bu teşebbüsler üzerine yüklemiş durumdadır.
Turkcell tarafından münhasırlığın gerekliliği ile ilgili öne sürülen hususlardan bir diğeri
teknik ticari destekten kaynaklanan faydaların, know-how dolayısıyla devredilen
bilgilerin korunması için münhasırlığın gerekliliğidir. 570
Raportörlerce yapılan yerinde inceleme esnasında Turkcell yetkilileri, konuyla ilgili
olarak aşağıdaki hususu ifade etmişlerdir:
6 Hâlihazırda “Var mısın Yok musun” adlı yarışmanın yılbaşı finaline yönelik oylama işlemi her üç operatörün de
katılımıyla gerçekleşmekte; yapılan duyurularda, bu hizmetin Turkcell, Avea ve Vodafone hizmeti olduğuna yönelik
ifadenin yer aldığı görülebilmektedir.
07-92/1191-461
14
“… ajanslarla teknik ve ticari hususlara ilişkin know-how paylaşımı yapmaktayız.
Bu bilgilerimizi rakip operatörlerin eline geçme riskinin ortadan kaldırılması
bakımından da münhasırlığın gerekli olduğunu düşünüyoruz.”
Bu ifadeye istinaden Turkcell’in Katıl-Kazan kampanyalarını düzenleyen firmalar ve
mobil hizmet ajanslarına verdiği teknik destek, know-how, ayni ya da maddi yardım
hakkında bilgi talep edilmiş ve bu talebe karşın Turkcell’den gönderilen cevapta
konuya aşağıdaki şekilde izahat getirilmiştir.
“Şirketimiz, hizmetin belirli bir kalitede, sürekli ve düzenli olarak sunulmasını, 580
hizmetlere uygulanacak ücretlerin maliyet esaslı olarak belirlenmesini, abone ve
kullanıcılara ait kişisel bilgilerin gizliliğinin korunmasını, kampanyalara ilişkin tüm
detayların, hizmete erişim ve kullanım koşullarının kolayca erişilebilir mecralar
aracılığıyla abone ve kullanıcılara ulaştırılmasını, abone ve kullanıcılar arasında
hizmetin sunumuna ilişkin olarak herhangi bir ayrımcılık yapılmamasını, özel hayatın
ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasını ve haberleşmenin engellenmemesini ve
Kanunda yer alan benzeri pek çok ilke ve kurala uygunluğunu sağlamakla
yükümlüdür. Bu nedenle Şirketimiz, katma değerli hizmetlerin sunumu hususunda iş
ilişkisinde bulunduğu firmaların ilgili mevzuatta yer verilen tüm bu yükümlülüklere
uygun davranmasını sağlamak zorundadır. Bunu sağlamanın en etkili 590
yöntemlerinden birinin de "münhasır" ve yakın çalışma ilişkisi olacağı, bu ilişkinin
sürekli eğitim ve denetim ile desteklenmesinin gerekeceği tabiidir. Bu kapsamda,
Şirketimiz tarafından söz konusu firmalara, belirli aralıklarla eğitimler verilmekte … ve
hizmetlerin sunumu için gerekli olan teknik ekipmanlar ve know-how
sağlanmakta; anılan firmaların faaliyetleri Şirketimiz tarafından sürekli olarak
denetlenmektedir.
…
Yine, yukarıda açıkladığımız gibi, bu hizmetlerin mevzuata uygun olarak
sunulmasından doğrudan Şirketimiz sorumlu olduğu için, söz konusu firmalar
tarafından yürütülen faaliyetlerin kesintisiz ve kaliteli bir şekilde sunulmasını 600
sağlamak amacıyla, ilgili firmalara Şirketimizce düzenli olarak, Stratejik Planlama,
Pazarlama ve Satış, Proje Yönetimi konularından oluşan ‘Yetkinlik Eğitimleri’ MMS
(Multimedia Messaging Service), SMS (Short Messaging Service) ve IVR
(Interaktive Voice Recognition) Platform hizmetlerine ilişkin ‘Teknik eğitimler’ ve
sektördeki tüm gelişmelerin, iş modellerinin, araştırma sonuçlarının paylaşılmasına
yönelik ‘Bilgi Yönetimi’ eğitimleri verilmektedir. Ayrıca, söz konusu firmalarla düzenli
olarak, GSM Eğitim/Bilgilendirme, Mobil Pazarlama ve İş modeli konularında ‘bilgi
paylaşım’ toplantıları yapılmaktadır.”
Know-how bir kez verildiğinde geri alınamayan ve üretim süreçlerinde yeni-faydalı olan
bilgilerin bütünü olarak tanımlanabilmektedir. Know-how’ı transfer eden sağlayıcının bu 610
bilginin, rakipleri tarafından veya onlar için kullanılmasını istememesi doğaldır. Know-
how’ın alıcı tarafından elde edilmesinin kolay olmadığı, anlaşmanın yürütülebilmesi için
know-how’ın esaslı ve zorunlu olduğu durumlarda rekabet etmeme yükümlülüğü ya da
münhasır çalışma yükümlülüğü haklı görülebilir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Turkcell’in know-how’ın korunması amacıyla
münhasırlığın gerekliliği yönündeki argümanının anlaşılabilmesi için Turkcell’den, mobil
pazarlama şirketlerine yönelik verdiği teknik destek, know-how, ayni ya da maddi
07-92/1191-461
15
yardımlar hakkında bilgi talep edilmiş fakat yukarıda da yer verildiği üzere bu
teşebbüsten konuya ilişkin ancak genel kapsamlı bilgiler temin edilebilmiştir.
Bilindiği üzere GSM hizmetleri teknoloji yoğun hizmetler olması nedeniyle GSM 620
şebekeleri üzerinden sunulacak içerik ile şebekelerin belirli standartları karşılıklı olarak
destekliyor olmaları diğer bir deyişle uyumlu olmaları gerekmektedir. Turkcell’in ifade
etmiş olduğu know-how’a ilişkin bilgiler anlaşıldığı kadarıyla bu hizmet standartlarının
geliştirilmesi ve teknik olarak etkinliğin arttırılmasına yöneliktir. Elde bulunan bilgiler
çerçevesinde münhasırlığın bir gerekçesi olarak öne sürülen teknik destek ve know-
how devrine ilişkin gerekçe, paylaşılan bilginin işin yürütülmesine yönelik olağan ve
gerekli bir bilgi paylaşımı olarak değerlendirilmekte ve bu olağan bilgi paylaşımı için
münhasırlığın gerekliliği hakkında tereddütler oluşmaktadır.
Diğer yandan know-how devrinin münhasırlık için geçerli bir argüman olarak
değerlendirilebilmesi için, know-how devri sonucunda elde edilen faydanın söz konusu 630
münhasırlık ile rekabetin sınırlandırılması sonucu neden olunan etkinlik kaybı ile
karşılaştırılması gerekmektedir.
Turkcell’in abone bazında %58, gelirler bazında %72’lik pazar payı ve pazar gücü
analizine ilişkin, dosyada yer verilen diğer hususlar göz önünde bulundurulduğunda,
münhasırlık sözleşmeleri ile pazarın tamamının diğer GSM operatörleri için kapanma
riski söz konusudur. Şöyle ki, Turkcell ile çalışamayan bir mobil pazarlama şirketinin,
markaların amaç ve talepleri göz önünde bulundurulduğunda, pazarda faaliyet
gösterebilmesi daha önce açıklanan nedenlerle neredeyse olanaksızdır.
Son dönemde sayıları hızla artan katıl-kazan kampanyalarından da anlaşılacağı üzere,
firmalar, ürün ve markalarının mobil telefon mecrası aracılığıyla tanıtımının 640
yapılmasına yönelik yatırımlarını gün geçtikçe artırmaktadır. Bu kapsamda firmaların,
ürün/marka tanıtımlarını mümkün olan en geniş tüketici kitlesine ulaştırmayı
hedeflemeleri ve dolayısıyla tüm GSM operatörlerinin abonelerine yönelik ortak
kampanyalar düzenlemek istemeleri rasyonel bir firma davranışı olacaktır7.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, mobil pazarlama hizmetleri pazarında faaliyet
gösteren firmaların, diğer GSM operatörleri ile de çalışmalarının önünde engel teşkil
eden, Turkcell’in sözleşmelerinde yer verdiği münhasırlık şartının, pazara giriş engeli
yaratıp yaratmadığının, mobil pazarlama hizmetleri pazarındaki etkilerinin “piyasa
kapama etkisi”ne yol açıp açmadığının mevcut pazar durumunun da dikkate alınarak
değerlendirilmesi gerekecektir. 650
Rekabet hukukunda piyasa kapama etkisinin varlığının ortaya koyulabilmesi için
öncelikle birbiriyle dikey ilişki içinde bulunan iki pazarın bulunması ve bu pazarlardan
birinde alıcının satıcıya ya da satıcının alıcıya erişiminin engellenmesi gerekmektedir.
Yukarıda mobil pazarlama hizmeti sunan teşebbüslerle mobil pazarlama hizmetlerinin
sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri sunan GSM operatörlerinin aralarında dikey
bir ilişki olduğu ortaya konmuştu. Bu bağlamda bu piyasaların birbirine olan erişiminin
engellenip engellenmediğinin ortaya konması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere Haziran 2007 tarihi itibarıyla, yaklaşık 58 milyon GSM
abonesinin %58’i Turkcell, %27’si Vodafone, %15’i ise Avea abonesidir. Pazar payları
net satışlara göre değerlendirildiğinde ise, 2006 sonu itibarıyla, Turkcell’in %72’lik bir 660
paya sahip olduğu görülürken, Vodafone’un %15, Avea’nın %13 pazar payına sahip
olduğu anlaşılmaktadır.
7 Hâlihazırda kullanılan mecralar açısından değerlendirildiğinde firmaların sadece bir televizyon kanalı ya da
gazeteye değil, birçok televizyon ve gazeteye ilan veriyor olmaları, bu rasyonel davranış beklentisinin en önemli
kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.
07-92/1191-461
16
Katma değerli hizmetler piyasasında ise 2006 ve 2007 yıllarında oluşan ciro ve pazar
payı rakamları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 2: Katma Değerli Hizmetler Pazarında Ciro ve Pazar Payı Rakamları (YTL)
Ciro
(2006)
Pazar Payı
(2006)
Ciro
(2007)
Pazar Payı
(2007)
Turkcell (………) (…) % (………) (…) %
Vodafone (………) (…) % (………) (…) %
Avea (………) (…) % (………) (…) %
Toplam (………) (…) % (………) (…) %
Not 1: 2006 rakamları Vodafone'un faaliyete başladığı 24.05.2006 sonrasını yansıtmaktadır
Not 2: 2007 rakamları ilk dokuz ay sonuçlarını yansıtmaktadır.
2006 yılında Vodafone’un faaliyetlerine yeni başladığı ve yapılanmasını yeni
tamamladığı düşünüldüğünde, 2007 yılı rakamlarının daha gerçekçi bir değerlendirme
yapılmasını sağlayacağı ortaya çıkmaktadır. GSM operatörlerinin 2007 yılında gerek
GSM hizmetleri pazarında gerek katma değerli hizmetler piyasasında elde ettiği gelirler
birlikte ele alındığında, Rekabet Kurulu’nun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 sayılı
kararında yer verilen değerlendirmeye benzer şekilde, GSM operatörlerinin mevcut 670
şebeke büyüklükleri ve GSM gelirlerine orantılı bir katma değerli hizmetler gelirleri elde
ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu durum, Rekabet Kurulu’nun anılan kararda yer alan
değerlendirmesinin bugün için de geçerliliğini koruduğunu göstermektedir.
Öte yandan aynı değerlendirme, mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli
olan altyapı hizmetleri pazarı açısından gerçekleştirildiğinde benzer sonuçlara ulaşmak
olanaklı değildir. GSM operatörlerinin ilgili pazardaki ciro ve pazar payı rakamları
şöyledir:
Tablo 3: Mobil Pazarlama Hizmetlerinin Sunumu İçin Gerekli Olan
Altyapı Hizmetleri Pazarında Ciro ve Pazar Payı Rakamları (YTL)
Ciro (2006)
Pazar Payı
(2006)
Ciro
(2007)
Pazar Payı
(2007)
Turkcell (………) (…) % (………) (…) %
Vodafone (………) (…) % (………) (…) %
Avea (………) (…) % (………) (…) %
(………) 100,00% (………) 100,00%
Not: 2007 rakamları ilk dokuz ay sonuçlarını yansıtmaktadır.
Veriler incelendiğinde mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli olan altyapı
hizmetleri pazarında Turkcell dışındaki operatörlerin pazar payı toplamının yok
denecek kadar az olduğu, Turkcell’in neredeyse tekel konumunda bulunduğu ortaya 680
çıkmaktadır. Aşağıdaki tabloda, yapılan incelemeler sırasında mobil pazarlama hizmeti
verdiği tespit edilen ve pazardaki varlıkları ve büyüklükleri hem GSM operatörleri hem
de pazarda faaliyet gösteren diğer firmalarca teyit edilen firmaların ciro ve pazar payı
rakamlarına yer verilmektedir.
07-92/1191-461
17
Tablo 4: Mobil Pazarlama Hizmetleri Pazarında Tahmini Ciro (YTL) ve Pazar Payı Rakamları
Ciro
(2006)
Pazar Payı
(2006)
Ciro
(2007)
Pazar Payı
(2007)
FiGENSoFT (………) (…) % (………) (…) %
İnvemo (………) (…) % (………) (…) %
Mobilera (………) (…) % (………) (…) %
CODEC (………) (…) % (………) (…) %
MCD Telekom (………) (…) % (………) (…) %
Pharos (………) (…) % (………) (…) %
Aerodeon (………) (…) % (………) (…) %
Project House (………) (…) % (………) (…) %
TURATEL (………) (…) % (………) (…) %
AGN (evo) (………) (…) % (………) (…) %
TEKNOmart (………) (…) % (………) (…) %
Aradiom (………) (…) % (………) (…) %
121 METRE (………) (…) % (………) (…) %
Dataport (………) (…) % (………) (…) %
Arc (………) (…) % (………) (…) %
Integmo (………) (…) % (………) (…) %
Toplam (………) 100% (………) 100%
Tabloda yer verilen firmalardan mobil pazarlama hizmetleri pazarında gelir elde
edenlerinin tamamının Turkcell’le münhasır anlaşma imzalamış olmalarının, Turkcell’in
mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri pazarındaki
konumunu ortaya koymaktadır. 690
Raportörlerce yapılan incelemeler kapsamında mobil pazarlama firmalarından da
konuya ilişkin olarak görüşleri talep edilmiştir. Firmalardan gelen cevaplar
incelendiğinde, Turkcell’le münhasır çalışan tüm firmaların, Avea ve Vodafone ile
çalışmalarının önünde engel olmadığını ileri sürmeleri, Turkcell’in pazardaki gücünü
ortaya koyan bir diğer önemli gösterge olarak karşımıza çıkmaktadır. Hâlihazırda
Turkcell ile mobil pazarlama firmaları arasında “rekabet etmeme” yükümlülüğü hüküm
altına alınmıştır. Bu kapsamda mobil pazarlama firmalarının diğer operatörlerle
çalışmalarının önünde yapılan anlaşmalar kapsamında bir engel bulunmaktadır. Diğer
yandan mobil pazarlama firmalarının diğer operatörlerle çalışmama gerekçeleri
incelendiğinde, marka sahiplerinin tercih etmediği, operatörlerin teknik altyapılarının 700
yetersiz olduğu yönünde açıklamalara yer verilmiştir. Bu gerekçelerin doğru ve yerinde
olduğunun kabul edilmesi durumunda, mobil pazarlama firmalarının, hâlihazırda
anlaşmalarda yer alan münhasırlık şartının anlaşma hükümlerinden çıkarıldığı takdirde
dahi, diğer operatörlerle çalışmayabilecekleri anlaşılmaktadır. Bu durumda da,
münhasırlık hükmünün anlaşmalarda yer almasının bir zorunluluk olmadığı, bu
hükmün, rekabeti gereğinden fazla kısıtladığı sonucuna varılabilecektir.
Firmalardan gelen görüşler ışığında, Turkcell’le mobil pazarlama hizmetleri sunan
firmalar arasında imzalanan ve münhasırlık hükümleri içeren sözleşmelerin piyasa
kapama etkisi yaratacak biçimde alıcının sağlayıcıya ve/veya sağlayıcının alıcıya
erişimini kısıtlayan sonuçlar doğurduğu anlaşılmaktadır. 710
4054 sayılı Kanun’un 5. maddenin (c) bendi hükmüne göre, muafiyet kapsamında
değerlendirilmesi istenen anlaşma, uyumlu eylem veya kararın neden olduğu rekabet
sınırlaması, ilgili pazarda rekabeti önemli ölçüde ortadan kaldırmamalıdır. Eğer işlem
sonucunda taraflar pazar gücü elde ediyorlarsa, bu işlemin rekabeti önemli ölçüde
ortadan kaldırdığı söylenebilir. Ayrıca işlemle ilgili tarafların pazar payları yüksekse
07-92/1191-461
18
işlem sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin sınırlanması ihtimali de
büyük olmaktadır. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Turkcell’in ilgili
ürün pazarındaki pazar payı da göz önünde bulundurularak, bu teşebbüsün mobil
pazarlama firmaları ile yapmış olduğu anlaşmalarda yer verdiği münhasırlık şartının,
ilgili piyasanın önemli bölümünde rekabetin ortadan kalkması sonucunu doğurabileceği 720
anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde yer alan %40’lık
eşik sebebiyle Tebliğ kapsamı dışına çıkan anlaşmaların, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (c) bendi kapsamında bireysel muafiyetten de yararlanamayacağı
kanaatine ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Katma değerli hizmetlerin sunumuna yönelik olarak taraflarca imzalanmış olan
anlaşmaların Rekabet Kurulu’nun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 sayılı kararı ile 730
grup muafiyeti kapsamında olduğu anlaşılmakla birlikte, Turkcell’in pazar payı göz
önüne alındığında, söz konusu anlaşmaların, Kurul’un kararından sonra yürürlüğe
giren 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesi uyarınca Tebliğ kapsamı dışında kaldığına; ayrıca
yapılan değerlendirmeler sonucunda mobil pazarlama hizmetleri pazarında faaliyet
gösteren firmalarla yapılan anlaşmalarda yer alan münhasırlık şartının, 4054 sayılı
Kanun‘un 5. maddenin (c) bendi kapsamında ilgili pazardaki rekabeti önemli ölçüde
ortadan kaldırdığı yönünde ciddi ve yeterli deliller bulunması nedeniyle bireysel
muafiyetten yararlanamayacağına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğuna, 740
2. Bu çerçevede, 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesi uyarınca Tebliğ kapsamı dışında kalan
anlaşmaların, derhal 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen şartlara
uygunluğunun sağlanmasının gerektiği hususunda teşebbüse görüş yazısı
gönderilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy