(1136 S. K. m. 58) (Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 5, 6, 27)
E: 2004/156
K: 2004/248
T: 16.7.2004
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetli Avukatın takip ettiği dava nedeniyle Mahkemeye verdiği dilekçede şikayetçi meslektaşı hakkında kullandığı ifadelerden dolayı açılan disiplin kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulunca disiplin cezası tayin edilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, Şikayetli Avukatın davalı vekili sıfatı ile takip ettiği Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.2001 gün ve 2000/293 esas 2001/594 karar sayılı kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2001/12736-13246 sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemeye verdiği 08.04.2002 tarihli dilekçede "Davacı vekilinin bürosunda, davada tanık olarak dinlenen şahıslara istedikleri yönde ifade vermeleri için tehdit edip baskı yaptığını" belirterek HUMK. 70 ve Av. K. 58/2 maddesi uyarınca şikayetçi avukatın (davacı vekilinin) delilleri karartmaya çalışması sebebi ile davaya katılmaktan men edilmesini ve davacılara kendilerine yeni bir vekil tayin etmeleri için tebligat yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Şikayetli Avukatın dilekçesinde kullandığı ve kanıtlanamayan bu iddiaların şikayetçiyi zan altında bıraktığı ve küçük düşürücü nitelikte olduğu tartışmasızdır.
Bu nedenle TBB Meslek Kurallarının 5, 6 ve 27. maddelerine aykırı bulunan eylem disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddi ile, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun "Uyarma" cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, katılanların oybirliği ile karar verildi. (¤¤)