(1136 S. K. m. 2, 34) (Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 3, 4)
E: 2002/257
K: 2002/383
T: 14.12.2002
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetli Avukat hakkında üstlendiği işi özenle yürütmediği gerekçesiyle açılan disiplin kovuşturması sonunda, Baro Disiplin Kurulunca disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetlinin, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü 1996/45 Esas sayılı dosyasında kıymet takdirine itiraz için vekalet görevi üstlendiği, ancak İcra Tetkik Merciinde yapılan duruşmaya girmediği, karan da temyiz etmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Dosyada bir örneği mevcut olan İcra Hakimliği kararının "yasa yolu açık olmak üzere" verildiği ve "süresi içinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği" şerhini içerdiği görülmektedir. Şikayetli Avukat Adliyedeki yoğun duruşmaları nedeniyle üstlendiği işin duruşmasına yetişemediğini, karar verildiğini öğrendikten sonra da müvekkilinin muvafakatını alarak temyiz yoluna gitmediğini savunmuş ise de, bir haktan vazgeçme sonucunu doğuran işlerde müvekkilin yazılı olurunun alınması zorunlu olduğundan bu yoldaki savunma ve itirazlar yerinde görülmemiştir. Avukatlık Yasası'nın 171. maddesi hükmüne göre, üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etmesi gereken Avukat bu yükümlülüğü yerine getirmemiş ve Yasa'nın 34. maddesinde öngörülen "özen" borcuna da uygun davranmamıştır.
Bu nedenle Baro Disiplin Kurulu'nun disiplin suçu oluşturan eyleme ilişkin değerlendirmesinde hukuki isabetsizlik bulunmadığından kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddiyle, Ankara Barosu Disiplin Kurulu'nun "Uyarma" cezası verilmesine ilişkin kararın ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)