(1136 S. K. m. 144)
E. 2010/785
K. 2011/286
T. 06.05.2011
Şikayetli avukat hakkında icra takibi için aldığı masrafları ve dosyadan tahsil ettiği parayı şikâyetçi müvekkiline ödemediği, şikâyetçinin gözlerinin iyi görmemesinden yararlanarak ibraname düzenlediği ve vekâlet ilişkisi sona erdikten sonra menfi tespit davasında müvekkili aleyhine tanık olarak ifade verdiği, iddiaları ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında, icra takibi için masraf almadığını, yaptığı tahsilâtın yasal vekâlet ücretinden daha az olduğunu ve hapis hakkını kullandığını, ibraname içeriğinin şikâyetçi tarafından bilindiğini, yaptığı tanıklığın sadece şikâyetçinin ibraname içeriğini bilip bilmediğine yönelik olduğunu, bildirmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Disiplin Kurulunca şikâyetli avukata savunmalarını ve varsa delillerini bildirmesi için 16.12.2009 tarihli yazı yazıldığı, şikâyetli avukatın 30.12.2009 tarihli dilekçesinde “Duruşma talep ettiğini” bildirdiği, ancak Baro Disiplin Kurulunun duruşma günü tayini ile şikâyetli avukata duruşma günü tebliğ etmeksizin karar vermiş olduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Yasasının 144.maddesi uyarınca, “…Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde inceleme duruşmalı yapılır.” Avukatın duruşma istemesi halinde Baro Disiplin Kurulunca duruşma yapılması, Avukatlık Yasası uyarınca zorunlu olup, savunma hakkını da yakından ilgilendirmektedir.
Bu nedenlerle, şikâyetli avukatın Baro Disiplin Kurulundan incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmesine karşın, Baro Disiplin Kurulunca duruşma yapılmaması savunma hakkını kısıtladığından, Baro Disiplin Kurulu kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, Baro Disiplin Kurulu’nun şikâyetli avukatın “Uyarma Cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin kararın Avukatlık Yasasının 144.maddesi uyarınca BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)