(1136 S. K. m. 144)
E. 2013/710
K. 2014/155
T. 08.03.2014
İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında “Dosya kapsamında toplanan belgeler, şikâyetli Avukatın savunması ve hazırlanan muhakkik raporu dikkate alındığında, şikâyetli Avukat hakkında tahsile konu senetler haricindeki şikâyet sebeplerinde cezalandırılmayı gerektirir yeterli neden olduğu değerlendirilmemekle birlikte; tahsile konu senetlere dair yaptığı icra takipleri için müvekkili ile ibralaştığını ve yine ceza dosyasında iade aldığı 2.000.00.-TL kefaleti ücret olarak müvekkilinin talimatıyla aldığına dair savunmaları için herhangi bir kanıt sunulamadığı değerlendirilerek şikâyetli Avukatın davranışlarının Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Meslek Kurallarına aykırı olduğu” gerekçesiyle açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat tarafından sunulan 08.02.2012 tarihli savunmada “…şikâyetçi ile aramızdaki dostluk ve samimiyet nedeniyle tüm bunların ücret sözleşmeleri, ibralar yazıya dökülmemiş sadece söze itimat edilmek suretiyle bu işlemler aramızda gerçekleşmiştir…” şeklinde ifadelerin yer aldığı ve duruşma isteminde bulunduğu, aynı istemin Şikâyetçinin bila tarihli dilekçesinde de olduğu görülmektedir.
Avukatlık Yasası M. 144/1-2, “Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır. Duruşma gizli olur.” hükmünü amirdir.
Talep halinde kovuşturmanın duruşmalı yapılması yasal olarak zorunludur. Duruşma talebine karşın, duruşma yapılmamış olması savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan, Baro Disiplin Kurulu tarafından bu yasal yükümlülüğe uyulmadığından kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli avukat B.S.E,’in itirazının kabulü ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Uyarma Cezası Verilmesine” ilişkin 16.09.2013 gün ve 2011/66 Esas, 2013/21 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, katılanların oybirliği ile karar verildi. (¤¤)