(Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları m. 27)
E. 2008/396
K. 2008/521
T. 20.12.2008
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikayetli avukat hakkında, şikayetçi avukat aleyhine Söke Ağır Ceza Mahkemesine açılmış bulunan davanın 30/11/2005 tarihli duruşmasına müştekiler vekili olarak katıldığı ancak baroya bildirimde bunmadığı iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikayetli savunmalarında, 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra hakkında şikayette bulunulduğunu, avukatın vatandaş olarak yargılandığını, 1971 yılında gönderilen Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarında 27. maddenin tek fıkra halinde olduğunu, burada bildirim zorunluluğunun olmadığını, suçsuz olduğunu bildirmiştir.
Şikayetlinin, şikayetçi avukat aleyhinde davaya katılmasına karşın baroya bildirimde bulunmadığı dosya içindeki bilgi ve belgeler ile kendi beyanından anlaşılmaktadır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 27/2. maddesine göre; Bir avukat bir başka avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna yazı ile bildirir.
Şikayetlinin, şikayetçi aleyhinde davaya vekil olarak katılmasına karşın baroya bildirimde bulunmadığı sabit olmakla eylemi disiplin suçunu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçunu oluşturduğunu ilişkin değerlendirmesinde hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikayetlinin itirazlarının reddi ile, Aydın Barosu Disiplin Kurulunun “uyarma cezası verilmesine” ilişkin kararının ONANMASINA oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)