(1136 S. K. m. 34, 134) (Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 5, 6, 27)
E: 2000/145
K: 2000/179
T: 18.11.2000
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikayetli Avukatın davalı vekili olarak görev üstlendiği bir dava dolayısıyla verdiği dilekçelerde karşı taraf ve vekilleri ile ilgili olarak kullandığı sözler nedeniyle açılan disiplin kovuşturması sonunda Baro Disiplin Kurulunca eylem Avukatlık Kanununun 34 ve 134.maddeleriyle Meslek Kurallarının 5, 6 ve 27. maddelerine aykırı bulunmuş ve disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetlinin 12.03.1999 tarihli dilekçesinde yer verilen "acaba bir şeyler koparabilir miyim kurnazlığı" sözleri karşı taraf vekillerine değil, davacı tarafın icra takibi başlatması eylemine yönelik olup, savunma sınırları içinde mütalaa edilmesi gereken bir davranıştır.
Buna karşın, 17.05.1999 tarihli dilekçede yer alan “Böyle bir iddiaya argo tabiri ile kargalar bile güler. Davacı yan vekili bu iddiayı ya kasten yapmaktadır, veya müvekkilinden işin tekniği ile ilgili bilgileri almadan ve bilmeyerek ve yahut da müvekkilince yanıltıldığı için yapmaktadır.” ve "Davacı yan davayı anlayabilmiş değildir" sözleri şikayetçi meslektaşına yöneltilen ve objektiflik ilkesine ters düşen bir davranış oluşturduğundan, savunma sınırları içinde mütalaa edilemez. Bu sözler küçük düşürücü nitelikte olduğu gibi, avukatların tüm söz ve yazılarında korumakla yükümlü bulundukları üslup düzeyine de uygun görülmemiştir. Avukatın hangi amaçla olursa olsun, kendisi tarafından da "argo tabiri" olduğu kabul edilen söz ve deyimleri kullanması hoş görülemez.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulunca kullanılan sözlerin bir bölümü için yapılan değerlendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddiyle, Ankara Barosu Disiplin Kurulunun "Uyarma" cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)