(1136 S. K. m. 46) (Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 3, 4)
E: 2000/162
K: 2000/201
T: 16.12.2000
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetli avukatın, muhtelif icra takiplerinin konusu olan alacakları -borçlunun kardeşi tarafından verilen bir çek ile- tahsil edip borçluyu ibra ettiği halde, işlemden kaldırılması gereken icra dosyalarında takibe devam ettiği ve mal beyanında bulunulmamasından dolayı açtığı ceza davasından da feragat etmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Şikayetli, itiraz dilekçesinde, özet olarak "Haciz işlemi için gönderdiği stajyerinin borçlunun teklifi üzerine kendisini aradığını, büroda bulunmaması nedeniyle hesabın çalıştırdığı elemanlarca yapılıp stajyere bildirildiğini; borçlunun bu rakam üzerinden zorla ibraname aldığını, alınan çekin icra dosyalarını kapatmaya yeterli olmaması karşısında takibe devam etmek zorunda kaldığını" savunmaktadır.
Çek karşılığında, borçluya verilen ibranameyi imzalayan stajyer avukat, şikayetli tarafından haciz işleminin yapılması için görevlendirilmiştir. Bu nedenle, Avukatlık Yasası'nın 46. maddesine göre ibraname, stajyerinin işleminden sorumlu bulunan avukatı bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca, şikayetli, ibranamenin zorla imzalattırıldığını iddia etmesine rağmen, bundan dolayı geçersiz olduğuna ilişkin hukuki bir girişimde de bulunmamıştır.
Kendisini bağlayıcı nitelikteki ibranameye uymayarak takibe devam eden avukatın eylemi Avukatlık Yasası'nın 34.ve Meslek Kurallarının 3. ve 4. maddelerine aykırı bulunduğundan "disiplin suçu" oluşturmaktadır.
Bu nedenle, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddiyle, Konya Barosu Disiplin Kurulu'nun "UYARMA" cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)