(Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 5, 27)
E: 2001/215
K: 2002/44
T: 16.02.2002
İtirazın süresinde yapıldığı anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetli Avukat hakkında Avukatlık Meslek Kurallarının 5. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle açılan disiplin kovuşturması sonunda, Baro Disiplin Kurulunca eylemi sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetlinin, davacı vekili olarak görev üstlendiği bir dava dolayısıyla Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/832 Esas sayılı dosyasına verdiği 12.11.1999 tarihli dilekçe ile aynı dosyaya verdiği 07.02.2000 tarihli temyiz dilekçesinde, diğer taraf vekili şikayetçi meslektaşını hedef alan suçlayıcı ve küçük düşürücü ifadeler kullandığı, dosyadaki kanıtlardan anlaşılmıştır.
Sarfedilen sözler savunmayla ve davanın esası ile ilgili bulunmamakta ve Meslek Kurallarının 5. ve 27. maddelerindeki ilkelere ters düşmektedir. Örneğin "Olayımızda hem muvazaa, hem kötü niyet vardır. Yöntemi şu anda davalının vekili olan sayın Avukat önermiş ve planlamıştır" şeklindeki ifade, doğrudan şikayetçi avukatı suçlayıcı nitelikte görülmüştür.
Eylem disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, itirazın reddi ile, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun "Uyarma" cezası verilmesine ilişkin kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)