(1136 S. K. m. 34, 53)
E. 2005/215
K. 2005/304
T. 30.09.2005
Şikayetli avukat hakkında, “şikayetçinin vekili olarak takip ettiği davanın aleyhte neticelenmesi sonucunda, Şikayetçinin yazılı talimatını almaksızın kararı temyiz etmediği” iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, Baro Disiplin Kulunca şikayetli avukatın eylemi sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikayetli avukat savunmasında, kararın verilmesinden sonra şikayetçiye bilgi verdiğini, yazılı olarak adi mektupla kararın temyiz edilmemesi için yazılı talimat istediğini, şikayetçinin bürosuna gelerek, hukuki kanaatini sorduktan sonra kararın temyiz edilmemesi için talimat verdiğini savunmuştur.
Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi avukatlık mesleğinin özenle yapılması gereğini, 53. maddesi de avukatın iş için yaptığı görüşmelerden gerekli saydıklarını bir tutanakla tespit edeceğini, tutanağın da görüşmede bulunan tarafça imzalanmasını hüküm altına almıştır.
Şikayetli avukat, vekili olan şikayetçi adına takip ettiği davanın aleyhte neticelenmesine rağmen, kararı temyiz etmediği tartışmasızdır. Şikayetli her ne kadar kararın temyiz edilmemesi için şikayetçiden talimat isteğini içeren mektup yazdığını savunmuş ise de, mektubun şikayetçinin eline geçtiğine dair bir belge ibraz edememiş ve vekil edeni olan şikayetçiden kararın temyiz edilmeyeceğine ilişkin yazılı bir talimatı da dosyaya sunamamıştır.
Şikayetli avukatın, vekil edeni şikayetçiden yazılı talimat almaksızın aleyhte çıkan kararı temyiz etmemesinden ibaret eylemi disiplin suçunu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, Bursa Barosu Disiplin Kurulunun “uyarma” cezası verilmesine ilişkin karanın onanmasına oybirliği ile karar verildi. (¤¤)