Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-5-7 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 14-16/304-133
Karar Tarihi : 30.04.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN
B. RAPORTÖRLER: M. Nazlı ÖNAL, Mücteba ALTUN, Mehmet TOKGÖZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Türkiye Çelik Üreticileri Derneği
Cinnah Caddesi Alaçam Sokak No:1/24 Çankaya/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye Çelik Üreticileri Derneği tarafından hazırlanan
yurtdışından hurda alımlarında uygulanması planlanan standartlara menfi
tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 20.03.2014 tarihinde giren yazıyla
tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 24.04.2014 tarih ve 2014-5-7/MM sayılı
Rapor görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olması muhtemel etkilerinden dolayı 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi
uyarınca menfi tespit belgesi alamayacağı, birlikte söz konusu standart şartlara 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet verilmesinin yerinde olacağı ifade
edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından yapılan başvuru, ithal edilen
hurdada kalite probleminin aşılabilmesi ve verimliliğin artırılabilmesi için üretici
teşebbüslerin temsilcilerinin de katılımıyla oluşturulan Çalışma Grubu tarafından
ortak girdi tedariki stratejisi çerçevesinde hazırlanan taslak şartların 4054 sayılı
Kanun’u ihlal edip etmeyeceğine yönelik endişelerden kaynaklanmıştır.
(5) Tarafların gerçekleştirmeyi planladıkları işlem, yurtdışından ithal edilen hurdalarda
kargo içerisinde; belirli bir oranın üzerinde empüriteye (tanım dışı malzeme)
rastlanması, tahliyeyi zorlaştırıcı nitelikte zincir, tel, çelik, halat gibi malzemelerin
bulunması, hurda et kalınlığının belirli bir miktarın altında kalması, ağırlığı belirtilen
oranların üzerinde malzeme olması, patlama ve yanma riski bulunan, sağlığa,
çevreye çelik üretim sürecine zarar verebilecek malzemeler olması durumlarında
satıcıya uygulanması düşünülen çeşitli yaptırımları içermektedir.
G.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(6) Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz’da standart şartlarla ilgili olarak “Belirli
sektörlerde, teşebbüs birlikleri ya da doğrudan rakip teşebbüsler tarafından
hazırlanan standart alım ya da satım şartları (standart şartlar) kullanılmaktadır.
Örneğin, bankacılık ve sigorta sektörlerinde standart şartlar önemli bir role sahiptir.
Rakip teşebbüsler ile tüketiciler arasında ikame ürünler için standart alım veya satım
koşullarını belirleyen standart şartlar, bu Kılavuz kapsamındadır.” ifadeleri yer
14-16/304-133
2/6
almaktadır. Bu çerçevede bahse konu işlem standart şart niteliği taşıyan bir yatay
işbirliği anlaşması olarak ele alınmıştır.
(7) Bir yatay işbirliği anlaşmasının rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığının değerlendirilmesi
öncelikle anlaşmanın; rekabeti kısıtlayıcı bir amacının olup olmadığının tespit
edilmesi, böyle bir amacın varlığından söz edilemediği durumda rekabeti kısıtlamaya
dönük fiili ya da potansiyel bir etkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesini
gerektirir. Rekabeti kısıtlayıcı etki söz konusuysa anlaşma sonucunda ortaya çıkacak
rekabetçi faydaların ve bu faydaların anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinden daha
fazla olup olmadığına bakılır. Bir başka deyişle, rakipler arasında yapılan yatay
işbirliği anlaşmaları 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilirken öncelikle
anlaşmanın Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir amacı ya da
etkisi olup olmadığının değerlendirilmesi, anlaşmanın 4. madde kapsamında rekabeti
kısıtlayıcı olduğu tespitinin yapıldığı durumda ise 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağının tespit edilmesi
gerekmektedir.
(8) İncelemeye esas başvuru açısından uygulanacak olan standart şartlar, alım
fiyatlarının tespitini içermemekte olup, hurda ithal edecek teşebbüslerin her birinin,
alım yapılacak teşebbüslerle kendi aralarında yapacakları sözleşmeler için tavsiye
niteliğindedir. Dolayısıyla fiyat tespiti, miktar sınırlaması veya pazar ya da müşteri
paylaşımı yapıldığına ilişkin bir bilgi bulgu içermeyen dosya konusu işbirliği
anlaşmasının rekabeti amaç bakımından kısıtlamadığı kanısına ulaşılmıştır.
(9) Sonraki aşamada, rekabeti kısıtlama amacı taşımayan bu tür anlaşmaların rekabeti
kısıtlama etkilerinin olup olmadığı değerlendirilmiştir.
(10) İthal edilecek olan hurda alımları için uygulanacağı bildirilen standart şartların, hurda
alımlarında kalite ve verimliliğin artırılması için tedarikçilerin uyması gereken çeşitli
yükümlülükler içermesi, ilk aşamada hurda alım fiyatlarının yükselebileceği ve
dolayısıyla maliyetlerin artması ve nihai ürünlere ilişkin fiyatların yükselebileceği
endişesi oluşturmaktadır. Bununla birlikte sektörde faaliyet gösteren bazı teşebbüs
temsilcileri ile yapılan görüşmelerde, kargolar halinde tedarik edilen hurdaların
içerisinde beklenilenin üzerinde empürite vb. istenmeyen maddelerin olmasının hurda
ayrıştırma maliyetlerini yükselttiği, bu sebeple standardı belli olan ve kaliteli hurda
kullanılarak yapılan üretimde birim başına maliyetin daha az olacağı ileri sürülmüştür.
(11) Bu aşamada söz konusu uygulamanın olası rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin
değerlendirilebilmesi için, hurda alımında uygulanacak şartlar sonrası yurtdışı
piyasasında hurda fiyatlarında meydana gelebilecek fiyat artışları ile hurda
kalitesinde meydana gelecek artışın çelik üretim maliyetlerine sağlayabileceği
avantajların karşılaştırılması gerekmiştir. Teşebbüslerle yapılan görüşmelerde, demir
çelik üretimindeki süreçler, üretim yöntemlerinin farklılığı, hurda ergitme ocaklarının
kapasitelerindeki farklılıklar vb. nedenlerden dolayı ayrıntılı maliyet analizi yapmanın
oldukça zahmetli ve uzun bir değerlendirme süreci gerektirdiği, bununla birlikte dosya
konusu standart alım şartlarının uygulanması neticesinde toplam maliyetin azalacağı
belirtilmiştir.
(12) Buna karşın, yurtdışından ithal edilen hurda fiyatlarında meydana gelebilecek bir artış
sonrasında, sektör gereği dünya piyasası ile iç içe olan yurtiçi hurda fiyatlarının da
aynı yönde etkilenmesi olasılığı mevcuttur. Yurtiçi piyasasında hurda fiyatlarının
yükselmesi ise ilgili pazarda faaliyet gösteren ve üretimde hammadde ihtiyacını
Türkiye hurda pazarından sağlayan nispeten küçük kapasiteli üreticiler için
maliyetlerin yükselmesi anlamına gelecektir. Bu durumda yerli piyasadan hurda
14-16/304-133
3/6
tedarik eden teşebbüslerin üretim maliyetlerinde meydana gelebilecek artış, ilgili
teşebbüslerin, nihai ürünlere ilişkin fiyatlarında yükselmeye neden olacağı için
rekabet edebilme gücü açısından dezavantajlı konuma gelmeleri ile
sonuçlanabilecektir.
(13) Bu çerçevede, eldeki veri ve görüşler ile olası sonuçlar bakımından sektörün yapısı
da göz önünde bulundurularak hâlihazırda standart alım şartları getirilmesi planlanan
ithal hurdaların fiyatlarında artış olsa bile bu artışın ham çelik üretiminin toplam
maliyetindeki azalışın altında kalacağı kanaati oluşmuş, dolayısıyla yurtdışından
hurda ithal eden teşebbüsler açısından rekabetin etki bakımından kısıtlanmayacağı
kanaatine varılmıştır. Buna karşın, hurda ihtiyacını yurt içinden temin eden küçük
üreticiler bağlamında yapılan değerlendirmede, yurtiçi hurda tedarikçilerinin çelik
satım pazarında olduğu gibi yurtdışı hurda fiyatlarını veri olarak alması durumunda,
hurda ithal eden üreticilerin üretim maliyeti toplamda azalmış olsa bile hurda fiyatları
artmış olursa (ki bu ihtimal başvuru sahibi tarafından da dillendirilmektedir.) yerli
hurda tedarikçilerinin de fiyatlarını artırması olasılığı bulunmaktadır. Bu olasılık
yurtiçinden hurda temin eden küçük üreticilerin maliyetlerinin dolayısıyla fiyatlarının
artmasıyla sonuçlanabilecektir. Söz konusu bu olasılığın makul bir olasılık olduğu
değerlendirilerek bildirim konusu işlemin rekabeti kısıtlayıcı etki doğurabileceği
sonucuna varılmıştır.
(14) Bu koşullar altında menfi tespit başvurusu yapılan standart alım şartlarının 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlama ihtimali bulunduğundan
menfi tespit verilmesinin söz konusu olamayacağı, bununla birlikte muafiyet
değerlendirilmesi yapılmasının yerinde olacağı kanaatine varılmıştır.
G.2. 4054 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(15) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamanın kapsamında olduğu
değerlendirilebilecek olan dosya konusu işlem, Kanun’un 5. maddesindeki koşulların
varlığı halinde yasaklayıcı 4. maddenin uygulanmasından muaf tutulabilecektir.
Kanun’un 5. maddesinde muafiyetin koşulları şu şekilde sayılmıştır:
“ (a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
daha fazla sınırlanmaması.”
Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmenin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(16) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için,
öncelikle anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme
veya iyileşme olması ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması
gerekmektedir.
(17) Bir ürün için oluşturulan standart şartlar genellikle önemli etkinlik kazanımları ortaya
çıkarmaktadır. Söz konusu standart şartların uygulanmasıyla ithal edilen hurdaların
kalitesinin ve verimliliğinin yükseleceği, üretim maliyetlerinde azalma ve devamlılığın
sağlanarak malların üretiminde ve hizmetlerin sunumunda iyileşme sağlanacağı
kanaatine ulaşılmıştır.
14-16/304-133
4/6
(18) Standart alım şartlarının uygulanması hurdayı ithal eden demir çelik üreticileri
bakımından maliyet avantajı sağlayacak olmakla birlikte, Türkiye hurda fiyatlarının
artması durumunda yerli hurda kullanan demir çelik üreticilerinin maliyetlerinde artışa
sebebiyet verebilecektir. Bununla birlikte, sadece yurt içinden hurda alımı yapabilen
küçük demir çelik üreticilerin toplam hurda tüketiminin en fazla % 14’ünü
gerçekleştirdiği, ayrıca Türkiye genelinde ithal edilen hurda miktarının toplam hurda
tüketiminin %65’i civarında, yurtiçinden sağlanan hurda miktarının ise toplam hurda
tüketiminin %35’i olduğu göz önüne alındığında, standart alım şartlarının
uygulanmasının “demir-çelik ürünleri pazarı”nda yol açabileceği net etkinin olumlu
olacağı kanısına ulaşılmıştır.
Tüketicinin Yarar Sağlaması
(19) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir
anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için aranan bir diğer koşul, yukarıda ifade edilen
ekonomik iyileşme veya gelişmelerden tüketicilerin de faydalandırılmasıdır. Bir başka
deyişle, iyileşme veya gelişme sağladığı söylenebilecek olan bir anlaşma, bu yararı
tüketicilere yansıtamadığı sürece muafiyetten faydalanamayacaktır.
(20) Üretimde öngörülemezliğin azalmasının sonucu olarak hurda içerisinde bulunan
istenmeyen maddelerden kaynaklanan maliyetler azalacağından, üreticilerin iç ve
dış piyasalarda rekabet gücü artacak, tüketicilere daha düşük fiyatlardan çelik
ürünleri sağlama imkânı doğacaktır. Bu çerçevede anılan anlaşma 4054 sayılı
Kanun’un 5/b maddesindeki koşulu sağlamaktadır.
İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(21) Bu koşulun temelinde, piyasada etkin rekabetin bulunmadığı durumlarda,
anlaşmadan beklenen ekonomik yararların gerçekleşmeyeceği veya anlaşmanın
meydana getireceği yararların zararlardan fazla olmayacağı varsayımı yatmaktadır.
Teşebbüslerin piyasadaki rekabet baskısından uzaklaşmaları, anlaşmadan beklenen
ekonomik yararların gerçekleşmemesine yol açacaktır. Bu nedenledir ki, bu koşulun
değerlendirmesi yapılırken ön plana çıkan nokta, pazarın yapısal özellikleri olmalıdır.
(22) Dosya konusu işlem bakımından uygulanması planlanan standart şartların, hurda
üretim sürecinde sağlayacağı avantajlardan dolayı teşebbüsler iç ve dış piyasada
rekabet gücünü artırabilecektir. Ayrıca, standart alım şartlarını uygulamanın zorunlu
olmadığı göz önüne alındığında, ilgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
standart alım şartlarına uygun olan ya da olmayan hurdalar arasında üretecekleri
nihai ürünün maliyeti bakımından avantajlı olan hurdaları tercih edebilecektir. Kaldı
ki, standart alım şartlarına uyma zorunluluğu bulunmuş olsa dahi, hurda alım
fiyatlarının tespitine yönelik herhangi bir hüküm içermeyen söz konusu şartların
uygulanmasıyla rekabet ortadan kalkmayacaktır.
(23) Standart alım şartları, ithal edilen hurdadaki empürite ve istenmeyen maddelerin
oranı, et kalınlığı gibi hurda kalitesini belli bir seviyede tutmayı hedefleyen
kısıtlamalar içerdiği ve bu kısıtlamaların dışında hurda sağlanması durumunda
tedarikçiye cezai şart öngören düzenlemeleri içerdiğinden, esasen herhangi bir
teşebbüse karşı dışlama veya ayrımcılığa sebebiyet vermemekte, bu nedenle
pazarda yapısal olarak önemli bir değişiklik yaratması beklenmemektedir.
Uygulanması planlanan standart alım şartları incelendiğinde, pazardaki herhangi bir
oyuncunun pazar dışında bırakılmadığı, söz konusu şartların herkesin
uygulayabileceği, ayrımcı olmayan, adil ve makul koşullar içerdiği kanaatine
14-16/304-133
5/6
varılmıştır. Dolayısıyla söz konusu işlem 4054 sayılı Kanun’un 5/c maddesinde yer
verilen koşulu sağlamaktadır.
Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi için Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(24) Rekabet hukuku bazı anlaşmalara, sağladıkları faydalar nedeniyle muafiyet
tanımaktadır. Rekabetin kısıtlanmasına, tüketicinin yararı göz önüne alınarak izin
verilmişse de, bu kısıtlamanın asgari düzeyde tutulması gerekmektedir. Buna göre,
tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme veya iyileştirmenin elde edilmesinde,
rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise, söz konusu anlaşmanın muafiyet
alması mümkün değildir. Diğer bir deyişle, sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu
hükümler yumuşatılarak anlaşmadan beklenen faydanın elde edilmesi mümkün ise, o
takdirde bir anlaşmaya muafiyet verilmesi söz konusu olmayacaktır.
(25) Başvuru konusu işlem bu kapsamda değerlendirildiğinde uygulanması planlanan
standartlarda doğrudan rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir düzenlemenin olmadığı
görülmüştür. Diğer bir ifade ile hazırlanan standart şartların uygulanması için
teşebbüsler üzerine bir yükümlülük, uygulanmaması durumunda ise bir yaptırım
öngörülmemektedir. Ayrıca yapılan görüşmeler ve edinilen bilgiler doğrultusunda,
teşebbüslerin ürün alımlarında bu şartları kendi çıkarları doğrultusunda bireysel
olarak değiştirebileceği TÇÜD tarafından herhangi bir yaptırım uygulamanın söz
konusu olamayacağı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, planlanan standart şartlar,
uygulamadan beklenilen etkinlik kazanımlarını elde etmek için zorunlu olanı aşan bir
kısıtlama getirmemekte ve 4054 sayılı Kanun’un 5/d maddesinde yer alan koşul
sağlanmaktadır.
(26) Son olarak, Ekonomi Bakanlığının “yurtdışından ortak girdi tedarik stratejisi”
kapsamında çelik üreticilerinin ortak alım yapmasını sağlamak üzere sektör
oyuncularının koordinasyonunu sağlamak ve bu bağlamda teşebbüsleri özendirici
mekanizmalar kurmak amacıyla çalışmalar yaptığına yer verilmesi uygun
görülmüştür. Bu bağlamda, Ekonomi Bakanlığında 01.04.2014 tarihinde
gerçekleştirilen “Demir Çelik ve Demir Dışı Metaller Eylem Planı-Madde 1.1”
başlığındaki toplantıya dosya raportörlerince katılım sağlanmıştır. Anılan toplantıda
söz konusu eylem planının çelik üreticisi firmalar tarafından bulundukları bölgelerde
yurtdışından hurda alımını yapacak bölgesel şirketlerin kurulmasını özendirecek
mekanizmaların geliştirilmesi amacıyla Çelik İhracatçıları Birliği tarafından hazırlanan
görüş ve öneriler ele alınmıştır. Toplantı neticesinde yurtdışından hurda alımı
yapacak bölgesel şirketler kurulmasını özendirecek mekanizmalar geliştirebilecek
Bakanlıklar/Kurumlara yazı gönderilerek resmi görüşlerinin sorulmasına karar
verilmiştir.
H. SONUÇ
(27) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği tarafından yurtdışından hurda alımına yönelik
uygulanması planlanan standart şartlara, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olması muhtemel etkilerinden dolayı aynı Kanun’un 8. maddesi
uyarınca menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
14-16/304-133
6/6
2. Bununla birlikte söz konusu standart şartlara 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet
tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Meh met Akif ERSİN
Full & Egal Universal Law Academy