1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-3-102 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 02-77/895-368
Karar Tarihi : 12.12.2002
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler : Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER, Mustafa PARLAK, Rıfkı ÜNAL
B- RAPORTÖRLER: Hakan SABUNCU, Ali Fuat KOÇ
C- ŞİKAYET EDEN: - Re’sen
- Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)
Yoğurtçu Şükrü Sok. No: 53/2 81320 Kadıköy/İstanbul
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: Türkiye Fırıncılar Federasyonu
Üsküp Cad. Çevre Sok. No: 25/3
Çankaya/Ankara
E- DOSYA KONUSU: Türkiye Fırıncılar Federasyonu'nun koordinasyonu
sonucu kanunen fiyat belirleme yetkisine sahip kuruluşların kararları dışında
fiyat tespiti yapılıp yapılmadığının belirlenmesi.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle;
- Türkiye Fırıncılar Federasyonu'nun hiç bir yasal yetkisi olmadığı halde 1.10.2002
tarihinden itibaren ekmeğe zam yapacağını açıklayarak 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesine aykırı olarak ilgili piyasada rekabeti ihlal ettiği,
- Federasyonu oluşturan oda üyelerinin büyük çoğunluğunun Türk Ticaret
Kanunu (TTK)'nun 17. maddesindeki esnaf tanımına uymadığı, ayrıca TTK’nın
1463. maddesi gereğince Bakanlar Kurulu'nun 19.2.1986 tarihli Resmi Gazetede
yayınlanan kararnamesi ile Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde belirtilen
oranlar dikkate alındığında yine çoğunluğunun “tacir ve sanayici” niteliğinde olması
sebebiyle, Federasyon tarafından 507 sayılı Kanun’un istismar edildiği ve bu
nedenle fırıncıların 507 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği
belirtilerek, söz konusu haksız eylemlerin önlenerek “ekmek piyasası”ndaki ihlale
son verilmesi, Türkiye Fırıncılar Federasyonu hakkında gerekli yaptırımların
uygulanması ve Rekabet Kurulu tarafından nihai karar alınıncaya kadar 4054 sayılı
Kanun’un 9. maddesi gereğince; ihlale son verme amaçlı geçici tedbir alınması,
talep edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından Ekim ayından
itibaren ekmek fiyatlarına yapılacağı açıklanan % 25 oranındaki zam ile ilgili olarak,
TÜKODER Başkanı M…. S…'in Federasyon'un ekmek fiyatını belirlemek, ortak
hareket ederek ekmek fiyatına zam yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’a aykırı
2 REKABET KURUMU
davrandığı iddialarını içeren haberlerin Eylül ayı içerisinde çeşitli basın organlarında
yer alması üzerine; 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesi
amacıyla re’sen bir inceleme yapılması gerekli görülmüştür.
İnceleme kapsamında değerlendirilen yazılı medyada yer alan haberlerin,
30.9.2002 tarih ve 4240 sayı ile Rekabet Kurumu kayıtlarına giren TÜKODER
Başkanı M… S... imzalı başvuruda da yer alması sebebiyle, söz konusu başvuru,
mevcut inceleme ile birleştirilerek ele alınmıştır.
Konuya ilişkin hazırlanan Bilgi Notu, Rekabet Kurulu'nun 18.10.2002 tarih ve
02-63 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 4.12.2002 tarih 2002-3-102/ÖA-02-HS sayılı
Önaraştırma Raporu 9.12.2002 tarih, REK.0.07.00.00/92 sayılı Başkanlık önergesi
ile 02-77 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
Ayrıca, Kurum kayıtlarına 23.10.2002 tarih 4623 sayı ve 30.10.2002 tarih
4701 sayı ile giren sırasıyla Ankara Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü, Sanayi
ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü
tarafından Kurum’a gönderilen TÜKODER'in aynı içerikli şikayetleri de önaraştırma
kapsamına alınmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Esnaf veya sanatkar olmayıp da bu niteliği haiz kabul edilip 507 sayılı Kanun
gereği oda kayıtlarında tutulan fırın işletmelerinin halihazırda geçerli sıfatlarının
tespitinin anılan Kanun’un 6. maddesinde tanımlanan “Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve
Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu” ve “Anlaşmazlıkları Çözümleme
Komiteleri” tarafından yapılmakta olduğu ve şikayetçinin bu mercileri çalıştırmak için
gerekli başvuruları yaptığı anlaşıldığından bu konuda herhangi bir işlem yapılmasına
gerek olmadığı,
Kronik olarak yüksek enflasyon yaşanan Türkiye’de diğer sektörler gibi ekmek
pazarında da maliyet artışı sebebiyle üreticilerin ürünlerine zam yapmalarının doğal
olduğu, yapılan incelemeler neticesinde bazı bölgelerdeki ekmek pazarlarında
meydana gelen fiyat artışlarının Federasyon'un koordinasyonu sonucu oluştuğuna
ilişkin herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı bu nedenle geçici tedbir
alınmasına gerek bulunmadığı,
Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun Ekim ayından itibaren ekmek fiyatının
%25 oranında artırılacağına ilişkin açıklamasının fırıncı esnafının maliyetlerinin
artması nedeniyle, zam yapmak zorunda olduğunu kamuoyuna duyurmak ve maliyet
artışı sebebiyle yapılacak muhtemel zammın %25’i geçmemesini üyelerinden
istemek amacıyla yapılmış bir duyuru olduğu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun
açısından herhangi bir ihlal yaratılmaması nedeniyle soruşturma açılmasına gerek
olmadığı
ifade edilmektedir.
3 REKABET KURUMU
I- İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Üretilen ekmek çeşitlerinin genel olarak tüketici nazarında birbirini ikame
edebilme derecesinin yüksek olması; nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları
bakımından benzer olmasının yanı sıra ekmeğin temel gıda maddesi olması ve diğer
gıda maddeleri ile ikame edilememesinden hareketle ilgili ürün pazarı ekmek pazarı
olarak kabul edilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun ekmek fiyatlarına yapılabilecek zamma
ilişkin açıklamasının Türkiye genelini kapsaması ve bu nedenle söz konusu
açıklamanın Türkiye genelinde bir koordinasyona sebep olup olmadığına ilişkin
inceleme gerektirmesinden dolayı ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları”
olarak tespit edilmiştir.
I. 2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Ekmek fiyatlandırmasına ilişkin mevzuatın, tacir ve esnaf niteliğindeki fırıncılar
için farklı şekillerde belirlenmesi sebebiyle ilgili mevzuat iki kısımda
değerlendirilmiştir.
I. 2.1. Tacir Niteliğini Haiz Fırınlar İçin Geçerli Mevzuat
3.4.1930 tarihli ve 1580 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere ekmek
için azami satış fiyatı belirleme yetkisi tanımıştır. Söz konusu Kanun'un
15/43. maddesinde; “Ete, ekmeğe, yaş meyve ve yaş sebze ile odun ve mangal
kömürüne doğrudan doğruya ve kati lüzum halinde mahalli idare kurullarınca tasdik
edilmek şartıyla diğer gıda ve zaruri ihtiyaç maddelerine toptan ve perakende azami
satış fiyatları ve yaş meyve ve sebzeye münhasır olmak üzere kar hadleri tespit
etmek ve icabında 2490 ve 1050 sayılı kanunlar hükümlerine bağlı olmaksızın bu
maddeleri satın almak, satmak, stok etmek veya belirli bir kar haddi dahilinde satın
aldırmak, sattırmak ve ihtiyacı olanlara maksada göre dağıtmak üzere bir fon tesis
ederek tanzim satış mağazaları kurmak ve hayatı ucuzlatacak sair tedbirleri almak”
belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
24.6.1995 tarih, 557 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5590 sayılı
Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları,
Ticaret Borsaları, ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği Kanunu’nun bazı maddeleri değiştirilmiş, bu değişiklikle 5590 sayılı
Kanun’a tabi meslek kuruluşlarına mal ve hizmetler için fiyat belirleme yetkisi
verilmiştir. Fakat söz konusu Kanun Hükmünde Kararname’nin 20.09.1995 tarih,
E:95/43 K:95/46 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi üzerine bu
düzenleme geçersiz hale gelmiştir. Bu sebeple 5590 sayılı Kanun’a tabi meslek
kuruluşları, üyelerinin ürettikleri mal ve hizmetlere ilişkin tarife belirleme yetkisini
haiz değildirler.
Yukarıda yapılan görev tanımlarından anlaşılacağı üzere; belediyelerin ekmek
için doğrudan doğruya azami satış fiyatı belirleme yetkisine sahip olduğu
4 REKABET KURUMU
anlaşılmakla birlikte, bu yetkiyi kullanıp kullanmamak belediyelerin takdirine
bırakılmıştır. Tacir nitelikli fırınların üyesi oldukları Ticaret Odaları ise fiyat tarifeleri
belirleme konusunda Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı neticesinde yetkisiz
kılınmıştır. Dolayısıyla geçerli mevzuat açısından tacir niteliğindeki fırınların
belediyenin azami fiyat belirlemesi durumunda buna uymak zorunda oldukları
anlaşılmaktadır. Ancak belediye bu yetkisini kullanmaz ya da diğer bir ifadeyle
ekmek fiyatlarını piyasa şartlarında oluşması yolunda serbest bırakırsa (İstanbul
ilindeki uygulama gibi) tüccar fırınların uygulayacağı fiyat piyasada oluşacaktır.
I.2.2. Esnaf Niteliğini Haiz Fırınlar İçin Geçerli Mevzuat
507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu’nun 125. maddesinde (Değişik:
9/5/1991- 3741/28 madde) bu Kanun’a tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve
hizmetlerin ücret tarifelerinin, bağlı bulundukları odalarca hazırlanacağı ve mensubu
oldukları Birlik Başkanlar Kurulu’nda onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği
belirtilerek, gerektiğinde Başkanlar Kurulu’nun bu yetkisini Birlik Yönetim Kurulu’na
devredebileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan madde metninin devamında Belediyeler ve/veya o yerin en büyük mülki
amirinin tespit edilen tarifeleri uygun bulmadıkları ve esnaf teşekkülü ile anlaşmaya
varamadıkları takdirde 15 gün içinde o yerin mülki amirinin görevlendireceği Sanayi
ve Ticaret Müdürü’nün başkanlığında, Ticaret ve Sanayi Odası’ndan bir temsilci ile
Esnaf Odaları Birliği Başkanı’ndan teşekkül edecek bir komisyona itiraz
edebilecekleri belirtilmiştir.
Komisyon kararına karşı ilgililerin yazılı bildirim tarihinden itibaren 10 gün
içinde ticari davaları görmeye yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilecekleri ve
bu mahkemenin kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. Ayrıca ücret tarifelerinin
düzenleme usul ve esaslarının Konfederasyon tarafından çıkarılacak ve Bakanlıkça
onaylanacak bir yönetmelikle tayin ve tespit olunacağı da hükme bağlanmıştır.
507 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinde (Ek: 9/5/1991- 3741/33 madde)
1580 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 15. maddesinin 43. bendinde yer alan ilgili
hükmün 507 sayılı Kanun'a tabi esnaf ve sanatkarlar için uygulanmayacağı, yani
Belediyelere verilen fiyat tespiti yetkisinin 507 sayılı Kanun’a tabi esnaf ve sanatkara
uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı zamanda bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan, “Esnaf ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlere Ait Ücret Tarifelerinin
Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik”in 2. maddesine göre 1580 sayılı Belediye
Kanunu’nun yukarıda izah edilen 15. maddesinin 43. bendinde yer alan hükmün
507 sayılı Kanun’a tabi esnaf ve sanatkarlar için uygulanmayacağı belirtilerek,
Yönetmeliğin 4. maddesine göre Esnaf ve Sanatkarlar Odaları tarafından hazırlanıp
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlar Kurulu’nca onaylanan tarifede yer
alan fiyatların azami hadleri gösterdiği ayrıca ifade edilmiştir.
20.11.2000 tarih ve 81346 sayılı “Hizmet Tarifesi” konulu İçişleri Bakanlığı
tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen Genelge’de de esnaf ve tacir nitelikli fırınların
fiyat düzenlemelerine ilişkin karşı karşıya kaldıkları durum ele alınarak yukarıda
belirtilen ayrım yönünde değerlendirme yapılması gerekliliği ifade edilmiştir.
5 REKABET KURUMU
I.3. Ürünün Maliyet Unsurları
Türkiye’de bölgesel özellikler nedeniyle ekmek fiyatlarında girdi
maliyetlerinden kaynaklanan farklı uygulamalara rastlanmıştır. Ekmek maliyetinin
oluşmasında; fırın tipi, fırın kapasitesi, işçi giderleri, fırın yeri ve kirası, yasal
yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmemesi gibi hususların büyük öneme sahip
olması nedeniyle maliyeti ortaya koyan standart bir uygulamaya rastlamak mümkün
değildir.
Ekmek maliyetini oluşturan unsurlar, şartlara göre değişkenlik gösterse de
genel olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir. Buna göre toplam maliyet içinde;
- Un Gideri % 30-45
- Genel İmalat Giderleri % 20-30
- İşçilik ve Yasal Yan Ödemeler % 15-30
- İmalatçı Karı % 10-25
- Bayi Karı % 10-20
- Katma Değer Vergisi % 1
aralığında gerçekleşmektedir.
Un fiyatları, Türkiye genelinde bölgeler itibarıyla farklılık göstermektedir.
Ayrıca girdinin peşin veya vadeli alınması, alınan miktar ve buğday fiyatlarına bağlı
bir biçimde mevsimlere göre önemli fiyat farklılıkları oluşabilmektedir. Genel imalat
giderlerini oluşturan kalemlerin başlıcaları; nakliye, maya, tuz, ekmek katkı maddesi,
fırın yakıtı, su, elektrik, kira vb. gibi genel giderlerdir. İşçi giderlerinde işçi sayısı
yanında işçilerin sigortalı olup olmaması da önemlidir. Sosyal güvence vs. ödemeler
işçi ücretlerinin yaklaşık %40’ını oluşturmaktadır.
Ancak, yukarıda anılan maliyet kalemleri ile birlikte dikkat edilmesi gereken
husus, sınırlı kapasite ve kapasite kullanım oranıdır. Ekmek üretiminde maliyeti
üretici bazında değiştiren en önemli etkenlerden biri fırın başına üretilen ekmek
miktarıdır. İşçilik giderlerinin ve genel işletme giderlerinin önemli bölümü sabit
maliyetler olup, toplam ekmek miktarı arttıkça, ekmek başına düşen maliyet
azalacaktır. Bu durum kapasitesini artıramayan veya atıl kapasiteyle faaliyet
gösteren fırınlar için maliyet artırıcı bir husustur.
I. 4. Ankara, İstanbul ve İzmir İllerinde Yapılan İncelemeler
Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun söz konusu açıklamasının piyasada
herhangi bir koordinasyona yol açıp açmadığı ve Türkiye genelinde yetkili kurum ve
kuruluşlar dışında bu koordinasyon dolayısıyla bir fiyat belirlemesinin olup
olmadığının araştırılması amacıyla önaraştırma döneminde Raportörlerce
Federasyon bünyesinde konu ile ilgili olduğu düşünülen bilgi ve belgeler
incelenmiştir. Yapılan tespitlerde;
21.8.2002 tarihinde Fırıncılar Odaları Başkanlarına gönderilen Tarım ve
Köyişleri Bakanı, un sanayicileri ve borsa başkanlarının katıldığı toplantıya dair
yazıda;
“ ..Ağustos 2002 de un fiyatlarının 18 milyon TL’den 28-30 milyon TL’ye
çıkması, yaklaşık % 60-65 oranında zam görmesi, Temmuz 2001 tarihinden itibaren
6 REKABET KURUMU
ülke genelinde 200 gramı 200.000TL’den satılan ekmek girdilerine o tarihlerden
itibaren gelen zamlar hepimizi zor durumda bırakmıştır.
21.8.2002 günü Tarım ve Köyişleri Bakanımız Sn. Hüsnü Ziya GÖKALP
başkanlığında yapılan toplantıya Federasyonumuzun yanı sıra un sanayicileri ve
borsa başkanları da katılmışlardır. Toprak Mahsulleri Ofisinde yapılan bu
görüşmelerde Sn. Bakanımızın un fiyatlarının aşağıya çekilerek 21-22 milyon TL’ye
gerileyeceği, Eylül ayı itibarıyla 300 bin ton buğday ithal edileceğini, gerekirse
gümrük fonunu düşüreceğini de açıklaması üzerine; Federasyon Başkanımız H… İ…
B… söz alarak görüşlerini açıklamıştır. B…I, konuşmasında özetle; bugünkü un
fiyatlarındaki artışların çok yüksek olduğunu bu durumda da ekmeğin % 50 artışla
300 bin TL’ye satılması gerektiğini bununda vatandaşı fazlasıyla mağdur edeceğini
tedbir alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Federasyon Başkanımız konuşmasının ikinci bölümünde ise Bakanlığın
gerekli tedbirleri aldığı ve un fiyatları da düştüğü takdirde Ekim ayına kadar ekmeğin
kilogram fiyatının 1 milyon TL olacağı yani 200 gram Ekmeğin 200.000 TL’den
satılacağını ancak bu aydan sonra maliyet artışları göz önüne alınarak un fiyatları
düşse dahi ekmek zammının kaçınılmaz olduğunu ancak zam oranının alınacak
tedbirler sayesinde %50’den daha düşük olacağını savunmuştur.
Toprak Mahsulleri Ofisinde gerçekleştirilen bu toplantının son bölümünde ise
Tarım ve Köyişleri Bakanımız, yaklaşık on aydır tüm zorluklara göğüs gererek
ekmeğe zam uygulamayan fırıncı esnafı adına Genel Başkanımız H… İ…. B…’ya
teşekkür etmiştir. Federasyonumuz konuyla ilgili olarak temaslarını sürdürmekte ve
Bakanlıktaki bu çalışmaları yakından takip etmekte iken bazı oda başkanlarımız
medyaya çıkma sevdasıyla, ekmek zammıyla ilgili olarak gerekli gereksiz
açıklamalar yaparak fırıncı esnafımızı zor duruma sokmaktadır...”
ifadeleri yer almaktadır.
İnceleme sırasında rastlanılan 2002/130 sayılı, 18.9.2002 tarihli ve Basın
Bülteni konulu belgede Fırıncı Odası başkanlarına hitaben;
“2001 Ekim ayından bugüne kadar akaryakıt, un ve işçilik fiyatlarına gelen
artışlara rağmen ekmek fiyatlarının yaklaşık bir yıldan beri aynı oranda kalması
yönünde fırıncı esnafımızın gösterdiği her türlü özveri kamuoyu tarafından büyük bir
takdir ile karşılanmaktadır.
Genel Başkanımız H…. İ…. B…’nın 18.9.2002 Çarşamba günü Federasyon
Genel Merkezinde düzenlediği Basın Toplantısında “ülke genelinde yaklaşık 1 yıldır
maliyetlerdeki artışlara rağmen ekmek fiyatlarını değiştirmeyen fırıncı esnafımıza
teşekkür ederek, Federasyon Başkanlık Divanının (Söz konusu Başkanlık Divanının,
Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından gönderilen bilgi notunda; Genel Başkan
ve vekillerinden oluşan ancak hukuken tanımı olmayan bir organ olduğu ve bu
sebeple de Başkanlık Divanı Karar Defteri adı altında bir kaydın da tutulmadığı
belirtilerek, bu durumun benzer kuruluşlarda da görüldüğü üzere yasal olmamasına
rağmen bir alışkanlıktan kaynaklandığı ifade edilmiştir) Ekim ayından itibaren geçerli
olmak üzere ülke genelinde ekmek fiyatlarının kilogramının en fazla 1.250.000 TL
olması yönünde tavsiye kararı aldığını kamuoyuna açıklamıştır.”
7 REKABET KURUMU
Buna göre ilinizde ekmek fiyatlarının yeniden düzenlenmesi halinde Başkanlık
Divanının tavsiye kararı olan kilogramının en fazla 1.250.000 TL fiyat ayarlaması
hususunda göstereceğiniz hassasiyete şimdiden teşekkür eder işlerinizde başarılar
dileriz.”
ifadeleri yer almaktadır.
Yerinde inceleme sırasında görüşülen Türkiye Fırıncılar Federasyonu Genel
Sekreteri; söz konusu açıklamanın amacının Türkiye genelinde sabit bir fiyat
artırımına yol açmak olmadığını belirterek, bir yıldır ekmek fiyatına genel olarak zam
yapılmadığını ve bu dönemde maliyetlerde yaşanan artışlar nedeniyle fırıncı esnafın
zor durumda olduğunu; açıklamanın amacının ise mevcut koşullar altında fiyatlara
zam yapmak zorunda kalınacağı ancak bu artışın sınırlı ve halkı mağdur etmeyecek
seviyelerde olması için Federasyon’un çaba göstereceği konusunda kamuoyunu
bilgilendirmek olduğunu; belirli bir artış rakamının hedeflenmediğinin hazırlanmış
olan 18.9.2002 tarihli basın toplantısı metninden de görülebileceğini, basın
mensuplarının artışın hangi oranda olacağına ilişkin mükerrer soruları sonucunda
Federasyon Başkanının da “% 25’i geçmemesi yolunda çalışacağız” şeklinde bir
açıklama yaptığını; ifade ettiği dosya mevcudu bilgi ve belgeden anlaşılmaktadır.
Raportörlerce Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı ile 13.11.2002
tarihinde görüşülmüş ve yapılan görüşmede aşağıda yer verilen ifadeler aktarılmıştır;
“..Öncelikle yaklaşık 12 yıldan bu yana Sakarya Oda Başkanlığı görevini
sürdürmekteyim. Dolayısıyla 507 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerinde fiyat
belirleme ve oluşturma Kurul ve Komisyonları hakkında her türlü bilgiye sahip
olduğumun bilinmesinde fayda vardır. Bu anlamda hiçbir odamıza fiyat tarifesi
veremeyeceğimizin ve fiyat tarifeleri belirleme yetkisinin mevzuatta ne şekilde
belirlendiğinin farkındayız. Federasyon Başkanlığı’na geldiğim Mayıs ayında geçerli
ekmek fiyatı Ekim 2001 tarihinde yapılan zamla oluşturulmuştu ve esnafın yanı sıra
tüketicinin de korunması amacıyla bir yıl boyunca ekmek fiyatlarına zam
yapılmamasını hedefleyerek ve bu yönde çalışma başlattık. Amacımız artan girdi
maliyetlerine karşın bir sene boyunca zam yapmamak şeklindeydi. Un fiyatlarında
meydana gelen % 70’lere varan fiyat artışları karşısında Tarım Bakanı’mızın da
katıldığı toplantıda un fiyatlarındaki artışın geri alınması gerektiğini aksi taktirde
fırınların en az % 50 zam yapmak zorunda kalacaklarını ifade ettik. Bakanlığın
müdahalesi ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin buğday satması ve buğday ithal etmesi
neticesinde buğday ve un fiyatlarında ucuzlama meydana geldi ve 30 milyon TL ye
yükselmiş olan bir çuval un peşin alımlarda 23-25 milyon TL aralığında fiyat
bulmuştur.
Yukarıda belirtildiği üzere tüketiciyi korumak için ekmeğe bir yıl boyunca zam
yapılmaması için çalıştık, hatta ilgili birliklerinden zam onayı alan odalardan dahi
Ekim 2002 tarihine kadar bu zammı uygulamaya geçirmemelerini istedik. Ekmek
maliyetlerinin artması ve odaların bir yıldır artırmadıkları ekmek fiyatlarına zam
yapmak istemeleri nedeniyle, basın toplantısı düzenleyerek bir yıldır zam
yapılmadığını ve maliyetlerin artması nedeniyle fırınların zam yapmak zorunda
8 REKABET KURUMU
olduklarını ve bu zammın %25’i geçmemesi için Federasyon’un çaba göstereceğini
ve her ildeki maliyetlerin birbirinden farklı olduğunu da belirterek açıkladık.
Söz konusu açıklama bazı basın organlarına ekmek fiyatlarını % 25 artırma
yönünde karar almışız gibi yansımıştır, ancak Federasyon tarafından herhangi bir
fiyat tespiti ve karar alınması ve odalardan bunun uygulanmasının istenilmesi söz
konusu değildir. Tüketiciyi korumak için yapmış olduğumuz çalışmalar medyatik
olmaya çalışan bir takım kişiler tarafından çarpıtılarak medyaya yansıtılmıştır. Kaldı
ki bugün itibarıyla ne Türkiye genelinde ne de bölgesel olarak toplu bir uygulama söz
konusu değildir.
Özet olarak tarafımızca yapılan açıklamanın üretici tarafında ortaya çıkan girdi
maliyetlerinin yarattığı sıkıntı ile tüketici tarafında alım gücünün zorlanmaması
biçiminde tanımlanabilecek hassas dengenin kurulması yönünde sektörde yer alan
bir üst kuruluşun bilgi verici tavsiye görüşü olarak algılanması gerektiğini
düşünmekteyim.”
Ankara Fırıncılar Odası Başkanı 11.11.2002 tarihinde yapılan görüşmede,
konuya ilişkin olarak Federasyon Başkanı’nın görevi ve yetkisi olmayan bir konuda
açıklama yaptığını ve açıklamaları ile fırıncı esnafına zarar verdiğini ve Federasyon
Başkanı’nı bu tür açıklamalar yapmaması konusunda uyardığını ifade etmiştir.
Açıklamalarının devamında, Ankara’da Federasyon kaynaklı duyurunun fiyatlara
herhangi bir etkisi olamayacağını, zamanı geldiğinde fiyat tarifesinin yasada
öngörüldüğü şekilde belirleneceğini belirtmiştir.
Açıklamalarının devamında şu anki tarifenin 2001 Eylül ayından bu yana
uygulanmakta olduğunu, maliyetlerin artması nedeniyle azami hadleri gösteren
tarifedeki fiyatın genel olarak sanki taban fiyatmış gibi uygulanmaya başladığını,
ancak yine de bu fiyatın da altında satışların az da olsa görüldüğünü ifade etmiştir.
Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Sekreteri ile yapılan
görüşmede; Ankara’da esnaf fırıncılar için geçerli olan fiyat tarifelerinin Esnaf Odası
tarafından hazırlandığını ve Odalar Birliği tarafından oluşturulan komisyon tarafından
incelendikten sonra Birlik tarafından onaylandığını ve yürürlüğe girdiğini ifade
ederek, bu tarifeye karşı yapılacak olan itirazların ne şekilde olacağının mevzuat
tarafından açıkça belirtildiğini, dolayısıyla fiyat tarifesinin oluşumuna Federasyonun
hiçbir şekilde müdahil olamayacağını belirtmiştir. Açıklamaların devamında
Federasyon’un söz konusu açıklamasının herhangi bir dayanağa sahip olmadığı gibi
bir etkisinin de olamayacağını zira tarifenin yürürlüğe girebilmesi için Federasyon’la
hiçbir şekilde bağlantısı olmayan Odalar Birliği’nce onaylanmasının gerektiğini ifade
etmiştir. Bunun yanı sıra, Ankara’da geçerli olan en son fiyat tarifesinin 28.9.2001
tarihinde Birlik Yönetim Kurulu tarafından onaylandığı ve 200 gram ekmek için
tarifede belirtilen azami fiyatın 200.000TL olduğu da belirtilmiştir.
İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı ile yapılan görüşmede konuya ilişkin olarak
aşağıda sunulan ifadelere yer verilmiştir:
“..İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı olarak Federasyon’un Yönetim Kurulu’nda
da görev almaktayım. Anılan karar kamuoyuna duyurulduktan sonra bu kararın
İstanbul’da uygulanamayacağını, bunun hem 507 sayılı Kanun gereği
Federasyon’un böyle bir yetkisi olmaması hem de 10.12.1998 tarihinde İstanbul
9 REKABET KURUMU
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğince alınan bir karar ile İstanbul ilindeki ekmek
fiyatlarının serbest bırakılması sebebiyle hem basın yoluyla hem de Federasyon
Yönetim Kurulu’nda bunu dile getirdik. Dolayısıyla İstanbul ilinde tek fiyat uygulaması
kesinlikle mümkün değildir.
Ancak Federasyon Yönetim Kurulu, çeşitli il ve ilçelerin oda başkanları
tarafından oluşturulduğu için bu üyelerin bulunduğu bölgelerde fiyat ayarlamaları
yapılmış olabilir. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin bulunduğu Adapazarı,
Bayburt, Çarşamba, İskenderun, Konya, Kocaeli ve Uşak fırıncılar odaları tarafından
alınan kararların Federasyon kararına uyumlu olma ihtimalinin fazla olduğunu
düşünmekteyim...”
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Vekili ile 13.11.2002
tarihinde yapılan görüşmede; İstanbul’da Valinin müdahalesi sonucu ve İstanbul
ilindeki tüccar fırıncılar için belediye tarafından ekmek fiyatlarının serbest bırakılması
dolayısıyla esnaf fırıncıların zarar görmemesi için ekmek fiyatlarının Birlik Yönetim
Kurulu tarafından 12.10.1998 tarih 111 sayılı toplantıda alınan kararla serbest
bırakıldığını ve il çapında çok çeşitli fiyatlara rastlandığını, dolayısıyla Federasyon
tarafından yapılan açıklamanın İstanbul’da herhangi bir etkisinin bulunmadığını
belirtmiştir. Ayrıca, serbestlik sonucu mevcut rekabetin, ekmek kalitesinde düşüş,
gramaj farklılıkları, tüketicinin tam bilgilendirilmemesi gibi olumsuzluklara yol açtığını
da ifade etmiştir. Bununla birlikte Türkiye Fırıncılar Federasyonu; Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı'na ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu'na ekmek fiyatlarının
serbest bırakılmasının yasal olup olmadığı yönünde görüş sormuştur. Söz konusu
mercilerden gelen cevapların her ikisinde de 507 sayılı Kanun ve “Esnaf ve
Sanatkarlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Ücretlerinin Düzenlenmesi Hakkında
Yönetmelik” gereğince ilgili odalarca hazırlanan ücret tarifelerinin Birlik Başkanlar
Kurulunca veya yetki devri söz konusu ise Birlik Yönetim Kurulu’nca
neticelendirilmesi gerektiği, tarife vermemek veya tarifeyi serbest bırakmak gibi bir
tutum içerisine giremeyeceği ifade edilmiştir.
TÜKODER Başkanı M… S… ile yapılan görüşmede M… S… tarafından;
Federasyon'un yetkisi dışında bir açıklamada bulunduğu ve bu açıklama ile
4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği belirtilmiş, 507 sayılı Kanun gereği yürürlüğe giren
fiyat tarifesinden faydalanan fırıncıların çoğunluğunun esnaf tanımı dışında kaldığı
vurgulanmıştır. Raportörlerce kendisine 507 sayılı Kanun’da esnaf ve sanatkar
kollarını belirlemek ve yıllık gayri safi gelirleri ve bölgelerin özelliklerine göre esnaf
ve sanatkarlar ile tacir ve sanayicinin ayrımını yapmak üzere “Esnaf ve Sanatkar ile
Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu” kurulduğu, bunun yanı sıra
anılan Kanun’a tabi odalar arasında veya bu odalar ile 5590 sayılı Kanun’a tabi
odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak anlaşmazlıkları
çözümlemek üzere il ve ilçelerde “Anlaşmazlıkları Çözümleme Komiteleri”
kurulacağının hükme bağlandığının belirtilmesi üzerine, M… S… tarafından söz
konusu Kurul ve Komitelerden haberdar oldukları ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na
ilgili komitelerin faaliyete geçirilmesi için başvurdukları ifade edilmiştir.
İstanbul Valiliği İl Ticaret Müdürü ile yapılan görüşmede; İstanbul Valiliği
Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü olarak söz konusu açıklama üzerine Federasyon
10 REKABET KURUMU
Başkanı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptıklarını ifade
etmiştir.
Raportörlerce İstanbul genelinde çeşitli semtlerden fırıncılar ile görüşülmüş ve
bu semtlerde fiyat oluşumlarını görmek amacıyla çeşitli fırın ve perakendecilerden
ekmek satış fiyatını tespit amacıyla belgeler üzerinde incelemeler yapılmıştır.
Yapılan incelemeler sonucunda İstanbul'da 200 gram ekmeğin satış fiyatının
150.000 TL ile 250.000TL aralığında gerçekleştiği tespit edilmiştir.
İzmir Fırıncılar Odası Başkanı ile 18.11.2002 tarihinde yapılan görüşmede;
Federasyon Başkanı’nın söz konusu açıklamayı herhangi bir art niyetle yaptığına
inanmadıklarını, belki bilinçsizce yapılmış bir açıklama olduğunu, tüketiciyi
düşünerek, maliyetlerin de artması nedeniyle fiyat artışlarının belli seviyede kalması
için yapılmış olan bir açıklama olduğunu, hiç kimsenin bu beyana dayanarak zam
yapmayacağını, zaten il bazında ve üretici bazında maliyetlerinde farklılık olması
nedeniyle herkes için aynı seviyedeki bir artışın mümkün olmayacağını belirterek,
bazı iller için daha fazla zam yapmanın dahi gerekebileceği ifade edilmiştir.
Açıklamaların devamında, Federasyon'un açıklamasından önce Ekim ayında
yapılması düşünülen fiyat artışının açıklama sebebiyle gerçekleştiği yönünde
düşünceler doğurmaması için artışın Kasım ayına ertelenmek zorunda kalındığı
belirtilmiştir.
Açıklamaların devamında, İzmir Fırıncılar Odası olarak Ege Üniversitesi'nden
öğretim üyelerine hazırlattıkları maliyet hesaplamasında ortaya çıkan fiyattan daha
düşük bir seviyede fiyat tarifesi oluşturarak tüketici yararına çalıştıklarını ve
meslektaşlarının tepkisini göğüslediklerini belirterek, şu anda İzmir’de uygulanan
fiyatların 250 gram ekmek için 150.000 TL ile 300.000 TL arasında değiştiğini,
kendilerinin gerek kaliteden ödün vererek gerek yasal yükümlülüklerini yerine
getirmeyerek üretimde bulunan ve böylelikle düşük fiyattan satış yapan fırınların
haksız rekabetinden mağdur olduklarını ancak oda olarak bunlara karşı ellerinden
gelen mücadeleyi yaptıklarını ve fırınlardaki ekmek üretim sürecini ve ekmek
kalitesinin denetimini sürekli olarak yaptıklarını ifade etmiştir.
İzmir’in muhtelif semtlerinde faaliyet gösteren fırınların incelenmesi sırasında
250 gram ekmeğin satış fiyatının 150.000 TL ile fiyat tarifesinde belirlenen azami
satış fiyatı 300.000 TL arasında değiştiği tespit edilmiştir.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı da; esnaf için geçerli olacak
fiyat tarifelerinin ne şekilde belirleneceğine ilişkin mevzuatın açık olduğunu ve
Türkiye genelinde ilgili kuruluşların bulundukları bölge şartları göz ardı edilerek
böyle bir açıklamaya uymalarının mümkün olmadığını belirterek, İzmir için de fiyat
tarifesinin yasalara uygun bir şekilde belirlendiği ve bir önceki tarifenin uygulamaya
girmesinden 13 ay sonra Kasım 2002 tarihinde ekmek için hazırlanan tarifenin Birlik
tarafından da onaylanarak yürürlüğe girdiğini ifade etmiştir.
I. 5. Diğer İllerde Yapılan İncelemeler
Mersin, Konya, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, Sakarya, Adana, Balıkesir,
Bursa, İzmit, Uşak, Kayseri illeri Esnaf ve Sanatkarlar Oda Birlikleri’nin Genel
Sekreterlerinden esnaf fırıncılar için geçerli olan fiyat tarifelerine ilişkin Birlik karar
11 REKABET KURUMU
örnekleri istenilmiş ve uygulama ile ilgili olarak bilgi alınmıştır. Birlik yetkililerince
illerinde belirlenen fiyat tarifelerinin altında satışların mevcut olduğu genel olarak
belirtilmiştir.
Ayrıca, Toprak Mahsulleri Ofisi Alım ve Muhafaza Daire Başkanlığı tarafından
hazırlanan “İller Bazında Ekmek ve Un Fiyatları” başlıklı belge de 2002 Ağustos ayı
itibarıyla il bazındaki ekmek ve un fiyatlarını göstermektedir. Buna göre ağırlıkları
200gr-300gr arasında değişen ekmeğin satış fiyatı 150.000TL-300.000TL arasında
gerçekleşmektedir. Aynı belgede bir çuval un fiyatı 20.000.000 TL ile 32.000.000 TL
arasında değişmekte ve Türkiye geneli ortalama un fiyatı 24.764.873 TL olarak
gösterilmiştir. Bir kilogram ekmek fiyatı ise illere göre 666.667 TL ile 1.250.000 TL
arasında değişmekte ve bir kilogram ekmeğin ortalama fiyatı 910.574 TL olarak
gösterilmektedir.
I.6. Ekmek Maliyet Artışı ve Fiyat Artırımının Değerlendirilmesi
Ekmek maliyetlerindeki artış oranını tahmin edebilmek için bir yıl içerisindeki
ekmeğin maliyetinde önemli bir yer tutan un fiyatlarındaki ve diğer maliyet
kalemlerindeki artışlar için bir gösterge olması bakımından Toptan Eşya Fiyatları
Genel İndeksi artış oranları dikkate alınmıştır. Bu çerçevede Başbakanlık DİE
Tüketici Fiyatları İndeksi Veri Tabanında yer alan Türkiye geneli 2001 ve 2002 yılları
buğday unu fiyatları ve 2002 yılında un fiyatlarında ve Toptan Eşya Fiyatları Genel
İndeksi’nde bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen değişim oranları
aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
Tablo 1- Un Fiyatları ve TEFE Artış Oranı
2001 2002 Un Fiyatı
Artış Oranı
Tefe Artış
Oranı
Ocak 357,178 849,084 %138 %92,0
Şubat 371,787 855,280 %130 %91,8
Mart 397,843 867,940 %118 %77,5
Nisan 458,209 871,551 %90 %58,0
Mayıs 491,669 873,827 %78 %49,3
Haziran 509,182 873,163 %71 %46,8
Temmuz 527,488 866,734 %64 %45,9
Ağustos 538,985 879,497 %63 %43,9
Eylül 561,998 907,666 %62 %40,9
Ekim 690,438 930,042 %35 %36,1
Kasım 796,560
Aralık 826,533
Buna göre; 2001 Eylül ayında 561.998 TL olan 1 kg. unun fiyatı, 2002 Eylül’de
%62 oranında artarak 907.666 TL olmuştur. 2002 Ekim ayında ise bir önceki yılın
aynı ayına göre %35 artarak 930.042 TL olmuştur. Bir önceki yılın aynı ayından
itibaren bir yıl içindeki TEFE artışı Eylül ayında %40.9 Ekim ayında ise %36.1
oranında gerçekleşmiştir. Genel fiyat düzeyindeki bu yükselme ekmek maliyetlerine
de yansımaktadır. Dolayısıyla ekmek üreticilerinin maliyet kalemlerinde oluşan artış
doğrultusunda fiyatlarını artırması veya artırma girişiminde bulunması, üreticilerin
iktisadi faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gereklidir.
12 REKABET KURUMU
Bu maliyet artışı doğal olarak bölgeden bölgeye, hatta üreticiye göre değişiklik
gösterecektir. Örneğin; Ankara Ticaret Odasının 19. Meslek Komitesinin 2002 yılının
ortalarında hazırlamış olduğu ekmek maliyeti hesaplamasına göre 200 gram
ekmeğin maliyeti 146.829 TL ve fırıncı karı, KDV ve bayi satış karı dahil satış fiyatı
ise 204.649 TL olmaktadır. Buna ek olarak İzmir Fırıncılar Odası tarafından Ekim
ayında hazırlatılmış olan maliyet tablosuna göre 250 gram ekmeğin KDV dahil
perakende satış fiyatı 334.897 TL olarak hesaplanmıştır.
Bu sebeple bütün üreticiler için geçerli olacak bir maliyet veya bu şartlar
altında bütün firmalar için geçerli olacak ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanan
sabit bir fiyat artış oranı öngörmek mümkün değildir. Ancak yukarıda belirtildiği
üzere, üreticiler için maliyet artışına göre fiyat arttırma gereksiniminin ekonomik ve
rasyonel gerekçelere dayandığı söylenebilecektir.
I.7. Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun 507 sayılı Kanun’daki Görev Tanımı
ve Ekmek Fiyat Tarifelerini Belirleme Yetkisi
I.7.1. Görev Tanımı ve Fiyat Tarifelerinin Belirlenmesi
Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Federasyonu 507 sayılı Kanun’un
65. maddesinde “Esnaf ve Sanatkarlar odalarının sadece mesleki yönden
mensuplarının ihtiyaçlarını karşılamak, gelişmelerini sağlamak ve çalışmalarını yurt
ölçüsünde işbirliği ve ahenk içerisinde yapabilmelerini sağlamak maksadıyla
kuracakları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlara Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Federasyonu
denir.” şeklinde tanımlanmıştır. Karar organları ise anılan Kanun’un 71 ve
81. maddelerinde sırasıyla Genel Kurul ve Yönetim Kurulu olarak belirtilmiştir.
Ayrıca, gerek Genel Kurul gerekse Yönetim Kurulu’nun “ekmek fiyat tarifesi”
belirleme veya fiyat artış oranlarına ilişkin bir görüş bildirme şeklinde Federasyon’a
Kanun tarafından verilmiş herhangi bir yetki ve sorumluluk da bulunmamaktadır.
Bununla birlikte anılan Kanun’un 125. maddesinde (Değişik: 9/5/1991-
3741/28 madde) bu Kanun’a tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin
ücret tarifelerinin, bağlı bulundukları odalarca hazırlanacağı ve mensubu oldukları
birlik başkanlar kurulunda onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği belirtilerek,
gerektiğinde Başkanlar Kurulu’nun bu yetkisini Birlik Yönetim Kurulu’na
devredebileceği hükme bağlanmıştır. Anlaşılacağı üzere fiyat tarifelerini belirleme
yetkisi fırıncı odalarındadır. Kaldı ki “Esnaf ve Sanatkarlarca Üretilen Mal ve
Hizmetlerin Ücretlerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik”in 4. maddesi gereği
Fırıncı Odaları tarafından hazırlanıp Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlar
Kurulu’nca onaylanan tarifede yer alan fiyatlar da azami hadleri gösteren fiyat
tarifeleridir.
Ayrıca anılan madde metninin devamında belediyeler ve/veya o yerin en
büyük mülki amirinin tespit edilen tarifeleri uygun bulmadıkları ve esnaf teşekkülü ile
anlaşmaya varamadıkları takdirde 15 gün içinde o yerin mülki amirinin
görevlendireceği Sanayi ve Ticaret Müdürü’nün başkanlığında, Ticaret ve Sanayi
Odası’ndan bir temsilci ile Esnaf Odaları Birliği Başkanı’ndan teşekkül edecek bir
komisyona itiraz edebilecekleri belirtilmiştir. Buna ek olarak Komisyon kararına karşı
ilgililerin yazılı bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ticari davaları görmeye
13 REKABET KURUMU
yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilecekleri ve bu mahkemenin kararlarının
da kesin olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden anlaşılacağı üzere, Türkiye Fırıncılar
Federasyonu hiçbir şekilde fiyat tarifelerini belirleme mekanizmalarına kanun koyucu
tarafından dahil edilmemiştir. Dolayısıyla Federasyon'un fiyat belirleme ve bunu
açıklama şeklinde bir yetkisi mevcut değildir. Ancak her ne kadar fiyat belirleme
yetkisi olmasa da 4054 sayılı Kanun açısından ortaya çıkan hukuki durumun
aydınlatılması gerekmektedir.
Bu anlamda; “ekmek pazarı”ndaki fiyat belirleme mekanizmalarında yer
almayan Türkiye Fırıncılar Federasyonu adıyla anılan teşebbüs birliğinin yetkisi
olmamasına rağmen “tavsiye nitelikli” fiyat artışı konulu kararının, kararı uygulayacak
olan kuruluş ve teşebüslerce anılan kararın “bağlayıcı nitelikli” olarak algılanıp
algılanmadığı ve neticede Federasyon'un “fiyat artırımı” şeklinde ifade edilebilecek
açıklamasının “etkilerinin” ortaya çıkıp çıkmamasına göre konunun ele alınarak, söz
konusu açıklamanın “amacının” ve "etkisinin" 4054 sayılı Kanun açısından açıklığa
kavuşturulması gerekmektedir.
I.7.2. Amaç-Etki Değerlendirmesi
Öncelikle belirtmek gerekir ki; bir teşebbüs birliği tarafından alınan karar
nedeniyle ilgili pazardaki rekabet sınırlanıyorsa konunun 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilmesi açısından bu kararın tavsiye veya bağlayıcı karar
adıyla alınmış olmasının bir önemi bulunmamaktadır. 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesinde geçen teşebbüs birliği kararı kavramı ile birliğin yetkili organınca,
üyelerinin hareket serbestisini kısıtlayıcı etkiye sahip yükümlülük ve sınırlamalar
getirmek için öne sürülen çözümler ve tavsiyeler kastedilmektedir. Bununla birlikte
rekabet kurallarının uygulanabilmesi için birlik kararlarının resmi olması da şart
değildir. Birliğin gayri resmi bir kararı da üyelerinin kendilerini bu kararlar ile bağlı
hissetmeleri ve bu yönde hareket etmeleri halinde rekabet kuralları kapsamında
değerlendirilme için yeterli olacaktır.
I.6 sayılı bölümde ifade edildiği üzere, girdi fiyatlarında ortaya çıkan artışların
ürünün satış fiyatına yansıtılma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Federasyonun ise
bu durumun farkında olarak, olabilecek artışın en fazla ne seviyede olması gerektiği
konusunda “işbirliği yaratacak nitelikte fiyat belirleme”den ziyade “maliyet artışından
kaynaklanan durum tespiti” yönünde açıklamada bulunduğu dosya mevcudu bilgi ve
belgeden anlaşılmıştır. Bununla birlikte Türkiye genelindeki ekmek satış fiyatları
incelendiğinde her bir bölgenin kendi özelliklerinden dolayı farklı fiyat uygulaması
içinde olduğu, dolayısıyla gerçekleşebilecek herhangi bir artışın da o bölgenin
şartları dahilinde değerlendirilerek belirleneceği gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Kaldı ki söz konusu açıklamanın ekmek pazarında herhangi bir koordinasyon
riski yaratıp yaratmadığına ilişkin olarak etki açısından yapılan incelemelerde
öncelikli olarak fiyat tarifelerinin serbest bırakıldığı İstanbul ili dışındaki illerde esnaf
nitelikli fırınlar için geçerli olacak tarifelerin yetkili kuruluşlar tarafından ilgili
mevzuatta düzenlendiği şekilde belirlenmekte olduğu, özellikle Ankara İstanbul ve
İzmir illerinde yapılan incelemelerde ekmek satış fiyatlarının il içinde semtten semte
değişiklik gösterdiği, bazen aynı semtte birbirine yakın satış noktalarında da farklı
14 REKABET KURUMU
fiyat uygulamaları olduğu tespit edilmiş, buna ek olarak çeşitli illerden toplanılan ve
şu anda yürürlükte olan tarifelerden de anlaşılacağı üzere Ekim ayı itibarıyla
“Federasyon kaynaklı” toplu bir fiyat artırımına ilişkin bulguya rastlanılamamıştır.
Tacir fırıncılar açısından azami fiyat belirleme yetkisi olan belediyelerin
genelde bu yetkiyi kullanmadıkları ve tacir fırıncıların fiyatlar konusunda serbest
oldukları tespit edilmiş, ancak uygulamada esnaf tarifelerinden daha yüksek fiyatta
satış yapmadıkları gözlemlenmiştir. Bu nedenle söz konusu açıklamaların etkisinin
tacir fırınlar için de koordinasyon doğuracak nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak;
- 507 sayılı Kanun’da ekmek fiyat tarifesi belirleme veya fiyat artış oranlarına ilişkin
görüş bildirme yetkilerinin Türkiye Fırıncılar Federasyonu'na verilen yetkiler
arasında sayılmadığı,
- Federasyon’un ekmek fiyatlarının Ekim ayından itibaren %25 oranında artırılacağı
şeklindeki açıklamalarında sabit veya minimum fiyat artışından bahsedilmediği,
- Bu oranın üzerine çıkılmaması yönünde fırıncı odalarına tavsiyede bulunulduğu,
- Gerek pazarda yer alan meslek kuruluşları ile yapılan görüşmeler gerekse fiyat
tarifelerine ilişkin yapılan incelemeler sonucunda söz konusu açıklama tavsiye
niteliğinde olsa dahi Türkiye genelindeki fırıncı odalarının bu karara katılımının
olmadığının tespit edildiği
dikkate alındığında, bu açıklama ile kamuoyuna bahsedilen oranın aşılmaması için
Federasyon tarafından gösterilen çabanın duyurulmasının hedeflendiği
anlaşılmaktadır.
I.8. Esnaf Odaları Üyelerinin Esnaf Niteliklerini Kaybetmeleri Nedeniyle
Gerçek Durumlarının Belirlenmesine Yönelik İddia
Gerek Esnaf Odaları, Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Federasyonu ve
Konfederasyonu gerekse Ticaret Odaları açısından üyelerinin esnaf-tacir şeklindeki
ticari hayattaki tanımlarının değişmesi; zamanla değişen koşullar, artan ciro,
büyüyen iş hacmi vb. gibi sebeplerle sıfat değiştirmek zorunda olan üyelere bağlı
bulundukları oda, federasyon veya konfederasyon muhtemel oy kaybı olarak
bakabilmektedir. Bu nedenle üye bilgilerinin güncel olarak takibi sonucunda,
kanunlarla belirlenen eşikleri geçen ve başka bir sıfat kazanması nedeniyle
üyeliklerine son verilmesi gereken üyelere ilişkin uygulamaların etkin olmadığı
görülmüştür.
Ancak bu durumu açıklığa kavuşturması gereken merci, 4054 sayılı Kanun
değil; 507 sayılı Kanun ve bu Kanun’un 6. maddesinde yer verilen tespit
komisyonlarıdır.
Tacir-esnaf ayrımı başlıklı bölümde ayrıntılı olarak yer verildiği üzere
507 sayılı Kanun’un 6. maddesinde (Değişik: 2/5/1983 - KHK 62/3 madde; Aynen
kabul:14/2/1985 - 3153/3 madde) esnaf ve sanatkar kollarını belirlemek ve yıllık
gayri safi gelirleri ve bölgelerin özelliklerine göre esnaf ve sanatkarlar ile tacir ve
sanayici ayrımını yapmak üzere, Türk Ticaret Kanunu’nun 1463. maddesi gereğince
çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararnamesini hazırlamak ve bunları ilan etmek üzere,
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar veya Müsteşar Yardımcısı’nın başkanlığında
Sanayi ve Ticaret, Maliye, Milli Eğitim Gençlik ve Spor ve Çalışma ve Sosyal
15 REKABET KURUMU
Güvenlik bakanlıklarının ilgili genel müdürleri ile Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı, Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü'nün birer temsilcisinden oluşan
“Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu”
kurulacağı belirtilmiştir.
Bunun yanı sıra anılan Kanun’a tabi odalar arasında veya bu odalar ile
5590 sayılı Kanun’a tabi odalar arasında üye kayıt zorunluluğu bakımından çıkacak
anlaşmazlıkları çözümlemek üzere; İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü bulunan illerde
bu müdürlerin, İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü bulunmayan illerde ise valinin
görevlendireceği bir yetkilinin başkanlığında; Ticaret, Sanayi veya Deniz Ticareti
Odalarının temsilcisi ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin temsilcisinden
oluşan; ilçelerde ise; mülki amirin başkanlığında ilgili oda ve odaların birer
temsilcisinden oluşan “Anlaşmazlıkları Çözümleme Komiteleri” kurulacağı hükme
bağlanmıştır.
Maddenin devamında ise, Komite kararlarına karşı ilgililer tarafından 10 gün
içinde yetkili asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebileceği ve mahkeme kararının
kesin olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle 507 sayılı Kanun’da oluşumuna ve yetkilerine
yer verilen kurul ve komisyonların gerek duyulan esnaf-tacir ayrımını gerçekleştirme
amaçlı kurulmuş oldukları anlaşıldığından, bu konudaki şikayetin ilgili komite ve
komisyonlara yapılması gerekmektedir.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
- Esnaf veya sanatkar olmayıp da bu niteliği haiz kabul edilip 507 sayılı Kanun
gereği oda kayıtlarında tutulan fırın işletmelerinin halihazırda geçerli sıfatlarının
tespitinin anılan Kanun’un 6. maddesinde tanımlanan “Esnaf ve Sanatkar ile Tacir
ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu” ve “Anlaşmazlıkları Çözümleme
Komiteleri” tarafından yapılmakta olduğu ve şikayetçinin bu mercileri çalıştırmak
için gerekli başvuruları yaptığı anlaşıldığından bu konuda herhangi bir işlem
yapılmasına gerek olmadığına,
- Kronik olarak yüksek enflasyon yaşanan Türkiye’de diğer sektörler gibi ekmek
pazarında da maliyet artışı sebebiyle üreticilerin ürünlerine zam yapmalarının doğal
olduğu, yapılan incelemeler neticesinde bazı bölgelerdeki ekmek pazarlarında
meydana gelen fiyat artışlarının Türkiye Fırıncılar Federasyonu'nun koordinasyonu
sonucu oluştuğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmadığı bu nedenle
geçici tedbir alınmasına gerek bulunmadığına,
- Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun Ekim ayından itibaren ekmek fiyatının
% 25 oranında artırılacağına ilişkin açıklamasının fırıncı esnafının maliyetlerinin
artması nedeniyle, zam yapmak zorunda olduğunu kamuoyuna duyurmak ve
maliyet artışı sebebiyle yapılacak muhtemel zammın bu oranın aşılmaması için
Federasyon tarafından gösterilen çabanın duyurulması amacıyla yapılmış olduğu,
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun açısından herhangi bir ihlal yaratılmaması nedeniyle
soruşturma açılmasına gerek olmadığına
OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
16 REKABET KURUMU
Rekabet Kurulu'nun 12.12.2002 tarih ve 02-77/895-368 sayılı Kararı
KARŞI OY GEREKÇESİ
Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun koordinasyonu sonucu ekmek fiyatının
belirlenip belirlenmediğine dair Kurul Kararına aşağıda belirttiğim nedenle
katılmıyorum.
507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Federasyonu Kanunu çerçevesinde
Türkiye Fırıncılar Federasyonu’na, ekmek fiyatının belirlenmesi veya fiyat artış
oranlarının bildirilmesine dair herhangi yetki verilmemiştir. Buna rağmen,
Federasyon tarafından ekmek girdi fiyatlarında ortaya çıkan artışlar bahanesi ile
teşebbüs birliği kararı alınarak ekmek için azami fiyatın belirlenmesi sonucu,
piyasada benzer bir zamanlama içinde ekmek üreticisi fırıncılar tarafından aynı
oranlarda yükseltilen fiyatlar neticesinde oluşan benzer fiyatlar sebebiyle halkın en
temel besin maddesi üzerinde tüketici menfaatlerinin tersine bir etki oluştuğu
görülmektedir.
Genelde, ekmek fiyatlarının geçmiş yıllarda da aynı yöntemle belirlendiğine
dair kamuoyundaki yaygın kanaatin ve çok sayıda şikayetin maliyet analizleri de
dahil olmak üzere ekonomik analizler vasıtasıyla ortaya çıkarılması ve
Federasyonun kararının iş birliği yaratan nitelikte koordinasyon doğurucu bir karar
olup olmadığının ancak, açılacak bir soruşturmada konunun derinlemesine
incelenmesi sonucunda ortaya çıkabileceği kanaatindeyim.
Rıfkı ÜNAL
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy