Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-2-84 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 05-59/881-238
Karar Tarihi : 22.9.2005
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN,
Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER : Derya YENİŞEN, Fatma GÖZLÜKAYA
C- BİLDİRİMDE
BULUNAN : Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı
Temsilcisi Av. Cansel ÇEVİKOL TUNCER 20
Konaklar Mahallesi Ihlamurlu Sok. No:9
4. Levent 34330 İSTANBUL
D- İLGİLİ
TARAFLAR : - Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı
Konaklar Mahallesi Ihlamurlu Sok. No:9
4. Levent 34330 İSTANBUL
- Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.
Cihannüma Mah. Yıldız Cad. No:34 30
Polat Tower Beşiktaş 34353 İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU : Türkiye Futbol Federasyonu ile Digital
Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan “Türkiye Kupası
Yayın ve Ticari Haklar Sözleşmesi” isimli anlaşmaya menfi tespit belgesi
verilmesi talebi.
F- DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 8.8.2005 tarih, 5562 sayı ile
intikal eden başvuru üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 8. maddesi uyarınca düzenlenen 12.9.2005 tarih, 2005-2-84/MM-40
05-DY sayılı Menfi Tespit Raporu, 05-59 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Türkiye Futbol Federasyonu
(TFF) tarafından, 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında oynanacak Türkiye
Kupası maçlarının yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı, bu maçlara ilişkin
münhasır sinyal üretme hakkı, bu maçların yurt içi ve yurt dışına bant ve/veya
özet yayın hakkının verilmesi ile TFF’nin tüm mülkiyet haklarına sahip olduğu
Türkiye Kupasının isim haklarını “Title Sponsorluk Hakkı” olarak ve Türkiye
Kupası ile ilgili tüm ticari hakları dünya çapında münhasıran Digital Platform 50
05-59/881-238
2
İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk)’ye devredilmesini düzenleyen “Türkiye
Kupası Yayın ve Ticari Haklar Sözleşmesi” isimli anlaşmaya menfi tespit
belgesi verilebileceği ifade edilmiştir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
H.1. Anlaşmanın Konusu ve Niteliği
“Türkiye Kupası Yayın ve Ticari Haklar Sözleşmesi” (Sözleşme), 2005-2006
ve 2006-2007 sezonlarında oynanacak Türkiye Kupası maçlarının yurt içi ve
yurt dışı canlı yayın hakkı, bu maçlara ilişkin münhasır sinyal üretme hakkı, bu
maçların yurt içi ve yurt dışına bant ve/veya özet yayın hakkının verilmesi ile
TFF’nin tüm mülkiyet haklarına sahip olduğu Türkiye Kupasının isim haklarını
“Title Sponsorluk Hakkı” olarak ve Türkiye Kupası ile ilgili tüm ticari hakları 60
dünya çapında münhasıran, Sözleşme’de belirlenen süre, alan ve yöntemlerle
kullanma hakkının Digitürk’e devredilmesini ve Digitürk’ün de bu hakları
dilediği üçüncü gerçek veya tüzel kişiye satması, pazarlaması ve
kullandırmasını düzenlemektedir.
Sözleşme ile Digitürk’e iki temel hak verilmektedir; 5. maddede belirtilen yayın
hakkı ve 6. maddede düzenlenen sponsorluk ve diğer ticari haklar.
Sözleşme’nin 3. maddesinde verilen her bir hakkın karşılığında TFF
tarafından tahsil edilecek bedeller yer almaktadır.
Sözleşmenin 5. maddesinde, 2005-2006 ve 2006-2007 futbol sezonlarında en
geç 2006-2007 futbol sezonunda yapılan Türkiye Kupası Final müsabakasının 70
oynandığı tarihe kadar oynanacak “Türkiye Kupası” karşılaşmalarından, grup
eleme maçları olarak haftada 4 adet olmak üzere toplam 20 adedinin, çift
ayaklı olarak oynanacak çeyrek final ve yarı final karşılaşmaları olarak toplam
12 adedinin ve tek ayaklı olarak oynanacak olan final karşılaşmasının (her
sezon toplam 33 maçın) yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı ile gerek canlı
yayınlananların gerekse kalan diğer müsabakaların yurt içi ve yurt dışına bant
ve/veya özet yayını hakkının münhasıran Digitürk’e verildiği
düzenlenmektedir.
Digitürk Sözleşme ile Türkiye Kupası maçlarında görüntü sinyali üretme
hakkına ve Sözleşmedeki istisnalar haricinde ürettiği görüntü sinyalinin 80
mülkiyetine sahip olacaktır.
Digitürk, TFF’nin belirlediği koşullarda ve yazılı onayına tabi olarak Sözleşme
ile elde ettiği hakları yurt içine ya da dışına kısmen veya tamamen
devredebilecektir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
İnceleme konusu anlaşma Türkiye Kupası maçlarının yayın hakkının
münhasıran Digitürk’e verilmesine ilişkindir. Önemli spor olaylarının yayın
haklarının devri söz konusu olduğunda, bu devrin rekabet üzerindeki
etkilerinin, bu etkilerden ise özellikle potansiyel “kapama” riskinin (potential
foreclosure effects) değerlendirilebilmesi için, iki farklı seviyede ilgili pazardan
bahsedilmesi mümkündür: hakların ve yayın içeriğinin (yayıncılar açısından 90
05-59/881-238
3
hammadde niteliğinde) lisanslara konu olduğu üst pazar ve içeriğin izleyicilere
iletildiği yayın faaliyetlerini kapsayan alt pazarlar.
Üst pazar, yayın hakkı sahipleri ile yayıncıların karşılaştığı ve haklar ile
görüntülerin yayıncılara devredildiği alandır. Hakların satışa konu olduğu bu
üst pazar, toptan pazar (wholesale market) olarak da tanımlanabilmektedir.
Belirli türde spor olayları izlenme oranlarının yüksekliğine dayalı olarak
müşteri talebi yaratma veya reklam toplama kapasitelerinin çok fazla olması
nedeniyle kritik veya birincil nitelikteki içerik olarak tanımlanabilmektedir.
Türkiye Kupası karşılaşmaları da, her ne kadar Türkiye Profesyonel 1. Süper
Ligi ile aynı kategoride kabul edilemeyecekse de, önemli spor olayları 100
arasında değerlendirilebilmektedir. Bu tip spor olaylarında, her bir
şampiyonluk, kupa ya da lig, sahip olduğu ayırt edici özellikler nedeniyle,
yayıncıların farklı nitelikte taleplerine konu olmaktadır. Örneğin, Türkiye
Profesyonel 1. Süper Ligi karşılaşmaları yayın hakları, düzenli ve sürekli bir
yayın planını garanti ettiğinden abonelik esasına dayalı paralı yayıncılar
açısından çok önem kazanmaktadır. Kupa karşılaşmaları, eleme usulüne
dayalı olması nedeniyle, aynı düzeyde süreklilik ve devamlılık içermemektedir.
Bu tip karşılaşmalar, abone kaydetme kabiliyetinden daha çok, belirli günlerde
yüksek rating alma kabiliyetine sahiptir. Dolayısıyla bu tip spor olaylarına
ilişkin yayın haklarının ayrı ayrı pazarlar olarak kabulünde bir sakınca 110
bulunmamaktadır.
Bu çerçevede dosya konusu olaya ilişkin belirlenmesi gereken ilk ilgili ürün
pazarı “Türkiye Kupası maçlarının yayın hakları” pazarıdır. TFF, bu hakları
(canlı, banttan, özet, haber amaçlı), yapılan ihale sonrasında Digitürk ile
akdetmiş oldukları Sözleşme ile 2 sezon için Digitürk’e devretmiş
bulunmaktadır. Dolayısıyla, Digitürk yayın haklarının konusu olan Türkiye
Kupası maçlarına ilişkin banttan, özet ve haber amaçlı görüntülerin temini
açısından tek temin kaynağı konumuna gelmiştir.
Yayın haklarının kullanımından doğan etkiler ise alt pazarlarda, yani, bu
haklara dayanılarak çekilen görüntülerin yayın programlarına konu edildiği 120
yayıncılık pazarlarında kendini göstermektedir. Dolayısıyla ikinci olarak
belirlenmesi gereken ve rekabet üzerindeki etkilerin değerlendirilmesinde esas
alınacak pazarlar televizyon yayıncılığı pazarlarıdır. Bu kapsamda televizyon
yayıncılığına ilişkin olarak, iki ayrı pazardan bahsetmek mümkündür: “ödemeli
televizyon yayıncılığı pazarı” ve “açık televizyon yayıncılığı” pazarları.
Türkiye ödemeli televizyon yayıncılığı pazarından bahsedildiğinde ilk bakışta
Digitürk, Cine5 ve Kablo TV olmak üzere üç aktörün varlığından bahsetmek
mümkündür.
Cine5’in tek kanal üzerinden analog yayın yapan bir yayıncı olduğu ve Digitürk
tarafından verilen çok sayıda ve çok çeşitte kanal ve bunun yanısıra çeşitli 130
interaktif hizmetler ile ikame olabilecek bir yayın hizmeti sunmadığı, bu
nedenle de Digitürk’e bir rakip olarak kabul edilmesinin ve ikisinin aynı
pazarda mütalaa edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Kablo TV yerli ya da yabancı televizyon kanallarının kablo üzerinden herhangi
bir değişiklik yapılmaksızın yeniden iletimi ile iştigal etmekte iken, Digitürk bu
yayınlar ile beraber ek hizmetlerin, örneğin izlediğin kadar öde, şans oyunları,
uzaktan eğitim, radyo, bankacılık vb, sunumunu da içermektedir. Bunun yanı
05-59/881-238
4
sıra Kablo TV analog teknolojiye dayalı olarak yayınların iletimini öngörmekte
iken, dijital tv analog gelen yayınların sıkıştırılmak suretiyle iletimini konu
edinmekte, bu husus televizyon cihazlarının bahsi geçen içeriği temin ederken 140
dijital yayınların alımı için ayrı bir cihaza (set top box) gereksinim duymasına
neden olmaktadır. Kablo TV, mevcut haliyle, Digitürk’ün sunduğu hizmetlerin
önemli bir kısmını sunmamakta, sayısal teknolojinin sunduğu olanaklardan
faydalanmak isteyen bir tüketici açısından yakın bir ikame niteliği
taşımamaktadır. Ancak bu, bir iletim ortamı olarak Kablo TV’nin, üzerinden
sunulan hizmetlerin değişmesi durumunda dijital yayıncılığa rakip
olamayacağı anlamına da gelmemektedir. Kablo TV üzerinden dijital
yayıncılığa başlanması halinde Kablo TV’nin rahatlıkla Digitürk’e rakip bir
hizmet olabileceği düşünülmektedir. Dolayısıyla Digitürk ile Kablo TV arası
ikame edilebilirlik ilişkisi mevcut durum ve olanaklar gözetilerek yapılmıştır. 150
Bu çerçevede esasen Digitürk tarafından sunulan ve klasik anlamda
televizyon yayıncılığından daha fazlasını içeren televizyon hizmetleri “dijital
platform hizmetleri” olarak tanımlanabilecek ayrı bir pazarı oluşturmaktadır.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Digitürk’ün verdiği hizmetin tüm Türkiye’yi kapsadığı ve Türkiye sınırları
içerisinde rekabetin farklılaşmasına neden olacak bir durum bulunmaması
sebebiyle ilgili coğrafi pazar, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak tespit
edilmiştir.
H.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.3.1. Yayın Hakkının Münhasıran Verilmesi
Sözleşme ile Türkiye Kupası maçlarının canlı, banttan ve özet yayın
haklarının tek bir yayıncıya devredilmesi ve bu çerçevede bu yayıncının 160
statlara girerek çekim yapabilecek tek kuruluş olarak belirlenmesi, Digitürk’ü
söz konusu görüntülerin tek temin kaynağı haline getirmektedir. Digitürk,
TFF’nin belirlediği koşullarda ve yazılı onayına tabi olarak Sözleşme ile elde
ettiği hakları yurt içine ya da dışına kısmen ya da tamamen devredebilecektir.
Bu şekilde yayın haklarının devredilmesi, rekabet kuralları çerçevesinde
kısıtlayıcı etkiler doğuran bir münhasır hak tesisidir. Bir devir sözleşmesi
kapsamında böyle bir münhasırlığın yaratılması, normal koşullar altında 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.
Ancak, Rekabet Kurulu’nun 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının yayın
hakkının münhasıran devrini içeren Sözleşmeyi değerlendirdiği 28.8.2002 170
tarih ve 02-50/636-258 sayılı Kararında, ilgili Sözleşme’de yer alan
münhasırlık konusunun, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 3813 sayılı
Kanun’a istinaden yayınlanan ve idari bir işlem niteliğinde olan Yayın
Talimatı’na dayanması karşısında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bir ihlalin var olduğunun ileri sürülemeyeceğine hükmedilmiştir.
Benzer şekilde Türkiye Kupası maçlarının münhasıran yayın hakkının devri de
normal koşullar altında rekabeti sınırlayıcı etkileri nedeniyle 4. madde
kapsamında ele alınması gereken bir konu olan münhasırlık tesisi olmakla
birlikte, TFF’nin bu devir yetkisinin doğrudan 3813 sayılı Kanun’a istinaden
05-59/881-238
5
çıkarılan 2005 yılı TFF Yayın Talimatı1 hükümlerine dayanıyor olması 180
nedeniyle 4. madde kapsamı dışında kalmaktadır.
H.3.2. Haber Amaçlı Görüntü Taleplerine İlişkin Düzenleme
Sözleşme’nin 5. maddesinin altıncı fıkrası ile Digitürk’ün talep halinde, dakika
bedeli 4000 Amerikan Doları’ndan fazla olmamak, üç dakika ile sınırlı olmak
ve tüm yayıncılara eşit koşullarda, eş zamanlı ve aynı içerikte olmak kaydıyla
(gol, penaltı, off-side, oyuncu ihraçları, saha ve seyirci olayları ve benzeri
önemli olaylar) haber amaçlı görüntüleri, makul boyutlardaki maçların
yayınlandığı televizyon kanalının logosu ve Title Sponsor Türkiye Kupası
logosu hariç her türlü unsurdan arındırılmış şekilde vermek zorunda olduğu
düzenlenmiştir. 190
Ayrıca aynı maddede Digitürk’ün haber amaçlı görüntü taleplerini yukarıda
sayılan şartlar dışında herhangi bir kayda bağlayamayacağı ve özellikle talebi
karşılamak için diğer müsabaka veya müsabakaların görüntülerini de satın
alma şartını getiremeyeceği yönündeki hükme yer verilmiştir.
Rekabet Kurulu, TFF ile yayıncı kuruluşlar arasındaki yayın sözleşmeleri
hakkında yürütülen soruşturmalar sonucunda almış olduğu önceki tarihli
kararlarında yayın sözleşmeleri ile ilgili olarak iki hususun önemini
vurgulamaktadır.
Bunlardan ilki, sözleşmelerde haber amaçlı görüntülerin satışında, bu
görüntüleri talep eden kuruluşlar arasında ayrımcılığa yol açılmamasının ve 200
tek temin kaynağı olan yayıncı kuruluşun bu konumunu kullanarak dışlayıcı
uygulamalarda bulunmamasının gözetilmesidir.
İkincisi ise, sözleşmelerle haber amaçlı görüntüleri talep eden kuruluşların
istedikleri maça ilişkin görüntüleri, talep etmediği diğer maçlara ait görüntüleri
de satın almak zorunda kalmadan temin edebilmesinin sağlanması, başka bir
deyişle, farklı maçlara ait görüntülerin paket halinde, toplu olarak satılmaması
veya buna benzer başka bir takım uygulamalarla görüntülerin temin
koşullarının, görüntülerin satın alınmasını engelleyecek şekilde
zorlaştırılmamasıdır.
TFF ile Digitürk arasındaki inceleme konusu Sözleşme’nin yukarıda yer 210
verilen hükümleri, taraflarca Rekabet Kurulu’nun bahsi geçen yaklaşımının
benimsendiği ve Sözleşme’de buna uygun bir düzenlemenin yapıldığını
göstermektedir.
H.3.3. Sözleşmenin Süresi
Türkiye Kupası gibi popüler spor olaylarının yayın haklarının ne kadar süre ile
münhasıran devredildiği de söz konusu devrin ilgili piyasalardaki rekabet
üzerinde yaratacağı etkilerini belirleyici olabilmektedir. Spor olaylarına ilişkin
hakların tek elde toplanması ve haklara erişimin zorlaştırılması, abonelik
sistemine dayalı olan sayısal yayıncılık veya yayın taşımacılığı piyasalarına
giriş engeli oluşturabilecek nitelikte görülebilmektedir. Uzun süreli, kolektif ve 220
münhasır yayın sözleşmeleri ile sayısal yayıncılık piyasasında yaratılabilecek
olan giriş engelleri, piyasanın yüksek teknoloji piyasası olmasından
kaynaklanan dışsallıkların da katkısı ile piyasanın rekabetçi bir yapıya
1 Resmi Gazete Tarih: 18 Ağustos 2005, Sayı: 25910.
05-59/881-238
6
kavuşmasını önleyebilmektedir. Dolayısıyla “ödemeli yayın piyasası” futbol
yayın haklarının devrinden doğrudan etkilenen bir piyasadır. Devir koşulları
diğer yayıncıların piyasaya girişlerini uzunca süreler engelleyici nitelikte ise
rekabetin sekteye uğraması sonucu doğmaktadır.
Ne var ki, Türkiye Kupası ihalesine sadece iki teşebbüsün; analog yayın
yapan iki televizyon kuruluşu olan ATV ve Kanal D’nin oluşturduğu
konsorsiyum ile Digitürk’ün teklif verdiği ve Digitürk’ün dijital yayıncılık 230
hizmetleri pazarına ilk giriş yapan ve halen faaliyetini yürüten tek teşebbüs
olduğu; sayısal ve ödemeli yayıncılığın Türkiye’de yeni gelişmeye başlayan bir
piyasa olduğu (ve öngörülen abone sayısına ve önemli bir penetrasyon
oranına ulaşılamadığı), ödemeli yayıncılar için asıl önem kazanan yayın
haklarının 1. Lig karşılaşmaları gibi daha uzun süreli, düzenli ve sürekli bir
yayın dönemini garanti altına alan yayın hakları olduğu unsurları göz önüne
alındığında, mevcut koşullar altında, Türkiye Kupasının iki sezonunu
kapsayan bir sürenin dijital yayın pazarında rekabeti kısıtlayıcı etkiler
yaratacak bir süre olduğunu bu aşamada iddia etmek mümkün değildir.
I- SONUÇ 240
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Türkiye Futbol
Federasyonu tarafından, 2005-2006 ve 2006-2007 sezonlarında oynanacak
Türkiye Kupası maçlarının yurt içi ve yurt dışı canlı yayın hakkı, bu maçlara
ilişkin münhasır sinyal üretme hakkı, bu maçların yurt içi ve yurt dışına bant
ve/veya özet yayın hakkının verilmesi ile TFF’nin tüm mülkiyet haklarına sahip
olduğu Türkiye Kupasının isim haklarını “Title Sponsorluk Hakkı” olarak ve
Türkiye Kupası ile ilgili tüm ticari hakları dünya çapında münhasıran Digital
Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye devredilmesini düzenleyen “Türkiye Kupası
Yayın ve Ticari Haklar Sözleşmesi” isimli anlaşmaya menfi tespit belgesi
verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 250
Full & Egal Universal Law Academy