Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-4-288 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 12-68/1705-631
Karar Tarihi : 27.12.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, Mert KARAMUSTAFAOĞLU,
Nazlı VAROL, Can SARIÇİÇEK
C. ŞİKAYET EDEN : - Barış GÜNTEKİN
Sinan Mahallesi 404. Sokak No:9 Armutalan Marmaris
48700, Muğla
D. HAKKINDA
SORUŞTURMA YAPILAN : - Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu
Fahrettin Kerim Gökay Cad. Ortaklar İş Merkezi
No:71, K:9, D:57, Kadıköy 34722, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından TSSF/CMAS
dışındaki eğitim sistemlerine yönelik çeşitli uygulamalar ile 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu'nun, Dünya Sualtı Etkinlikleri Konfederasyonu
(Confédération Mondiale des Activités Subaquatiques -CMAS) dışındaki sistemlere ait
sertifikaları bulunan dalıcılara dalıcı kimlik belgesi adı altında ek belge alma ve ilave ücret
ödeme zorunluluğu getirerek diğer eğitim sistemlerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve
rekabeti kısıtladığı,
- TSSF'nin Rekabet Kurulu kararının gereğini yerine getirmediği ve kararı müteakip ikincil
düzenlemelerde yer alan ihlal niteliğindeki hükümlerin değiştirilmesi yerine TSSF/CMAS
dışındaki eğitim ve sertifikalandırma sistemlerinin kullanımının daha da zorlaştırıldığı,
- TSSF’nin kendilerinin faaliyetlerini zorlaştırmaya devam ettiği
iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 28.10.2010 tarih ve 8227 sayı ile
giren başvuru üzerine hazırlanan 02.11.2010 tarihli ve 2010-4-288/İİ-10-257-MH sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 10.11.2010 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 10-
71/1475-M sayı ile söz konusu iddiaya yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
(4) Yapılan önaraştırma sonucunda hazırlanan 24.01.2011 tarihli ve 2010-4-288/ÖA-174.M.A.
sayılı Önaraştırma Raporu, 03.02.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 11-
07/126-38 sayı ile, TSSF'nin CMAS Türkiye temsilcisi olarak yürüttüğü faaliyetler
bakımından 4054 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca "teşebbüs" niteliğini haiz olduğuna,
sualtı aktivitelerine yönelik dalıcı ve eğitmen eğitimi ve sertifikalandırması hizmeti
pazarında hâkim durumda bulunduğuna, TSSF tarafından çıkarılan ikincil mevzuat
hükümleri uyarınca TSSF/CMAS sistemi dışındaki eğitim sistemlerine yönelik olarak
öngörülen uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun
kötüye kullanılması sonucunu doğurduğuna, bununla birlikte, önaraştırma konusu
12-68/1705-631
2/11
eylemlerin 10.09.2008 tarihli ve 26993 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren ve TSSF tarafından hazırlanan "Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış
Yönetmeliği" hükümlerine dayanılarak icra edilmesi sebebiyle, bahse konu hükümlerin
kaldırılmasına ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca
TSSF'ye ve ayrıca Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne görüş bildirilmesini teminen
Başkanlığın görevlendirilmesine karar verilmiştir.
(5) İlgili Kurul kararını takiben 11.03.2011 tarihli ve 1523 ile 1524 sayılı yazılar ile TSSF ve
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne görüş yazısı gönderilmiştir. Akabinde başvuru
sahibince gönderilen ve Rekabet Kurumu kayıtlarına 19.07.2011 tarih ve 5286 sayı ile
intikal eden ve TSSF'nin söz konusu Kurul kararının gereğini yerine getirmediğini ifade
eden başvuru üzerine hazırlanan 06.09.2011 tarihli ve 2010-4-288/BN-11-174.MA sayılı
Bilgi Notu 14.09.2011 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 11-47/1202-M sayı ile dosya
konusu iddialara yönelik olarak önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan
önaraştırma sonunda hazırlanan hazırlanan 22.11.2011 tarihli, 2010-4-288/ÖA-11-174.MA
sayılı Önaraştırma Raporu 07.12.2011 tarihli Kurul toplantısında ele alınmış ve 11-
60/1563-MI sayı ile dosyanın Kurul gündeminde incelemeye alınmasına karar verilmiştir.
(6) T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü’nün önerilen değişikliklerin
yapılmasının uygun görülmediğini ifade eden yazısı 05.01.2012 tarih ve 146 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Bunun üzerine düzenlenen 09.01.2012 tarihli ve 2010-4-288/BN-
12-174.MA sayılı Bilgi Notu ile incelemeye alınmış olan 22.11.2011 tarihli Önaraştırma
Raporu birlikte, 12.01.2012 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 12-01/11-M sayı ile
TSSF/CMAS sistemi dışındaki eğitim sistemlerine yönelik uygulamalar yoluyla 4054 sayılı
Kanun'un 6. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin belirlenebilmesi amacıyla TSSF hakkında
aynı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(7) Kurulun soruşturma açılmasına ilişkin kararının ardından 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin 2. fıkrası uyarınca soruşturma kararı ve teşebbüsle ilgili olarak ileri sürülen
iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi 26.01.2012 tarihinde 71 sayılı yazı ile
hakkında soruşturma yürütülen taraf olan TSSF’ye tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarının yapılması talep edilmiştir. Bildirim 30.01.2012 tarihinde tebellüğ edilmiş,
tarafın ilk yazılı savunması 29.02.2012 tarih ve 1759 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(8) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 12.07.2012 tarihli ve 2010-4-288/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile ilgili
taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüslerden 30 gün içinde ikinci yazılı savunmalarının yapılması talep
edilmiştir. İlgili Soruşturma Raporu ve ekleri TSSF tarafından 16.07.2012 tarihinde tebellüğ
edilmiş, ancak ikinci yazılı savunmanın hazırlanması için süre uzatım talebinde
bulunulmuştur. Bunun üzerine kendilerine 30 günlük ek süre verilmiş ve TSSF’nin ikinci
yazılı savunması, 14.09.2012 tarih ve 7043 sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(9) Bunun üzerine 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi uyarınca, soruşturma heyetince
hazırlanan 01.10.2012 tarihli Ek Yazılı Görüş, aynı tarihte Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca Kurul üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen tarafa tebliğ edilmiştir. Ek Yazılı
Görüş, TSSF tarafından 03.10.2012 tarihinde tebellüğ edilmiştir. TSSF’nin üçüncü yazılı
savunması, 02.11.2012 tarih ve 9324 sayı ile süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
(10) Tarafın talebi üzerine Kurulun 15.11.2012 tarihli ve 12-57/1533-M sayılı kararıyla,
yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 25.12.2012 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmasına karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un 46.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgililere gönderilmiştir. 25.12.2012 tarihinde yapılan
12-68/1705-631
3/11
sözlü savunma toplantısının ardından Rekabet Kurulu 27.12.2012 tarihli toplantısında, 12-
68/1705-631 sayılı nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ:
(11) İlgili raporda;
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun rakip konumdaki diğer eğitim sistemlerine ilişkin
olarak ayrımcılık uygulamak suretiyle rakiplerin faaliyetlerini ve pazara girişi zorlaştırdığı ve
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği,
Anılan teşebbüse aynı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idari para ceza
verilmesi gerektiği
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs
I.1.1. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu
(12) 3289 sayılı “Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” (3289
sayılı Kanun)’un ek dokuzuncu maddesinde, “Spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve
uluslararası kurallara göre yürütmek, gelişmesini sağlamak, sporcu sağlığı ile ilgili
konularda gerekli önlemleri almak, teşkilatlandırmak, federasyonu uluslararası faaliyetlerde
temsil etmek ve Tahkim Kurulu kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili, özel hukuk
hükümlerine tabi bağımsız spor federasyonları” kurulacağı düzenlenmiştir.
(13) Aynı maddenin ikinci fıkrasında Federasyonların merkez teşkilatının; oluşumu, görev, yetki
ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının Ana Statü ile belirleneceği hükmüne yer
verilmiş, bu düzenlemeye dayalı olarak 23.11.2006 tarihli ve 26355 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan “Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Ana Statüsü” (Ana Statü) ile TSSF
kurulmuştur.
(14) Ana Statü’nün 6. maddesinde;
“Spor dalının yurt düzeyinde dengeli bir biçimde yayılıp gelişmesini sağlamak, bu amaçla
eğitimler ve seminerler düzenlemek, yurt dışındaki ve yurt içindeki spor dalı ile ilgili
gelişmeleri izlemek, karşılıklı ilişki, yarışma, çalışma ve diğer etkinlikleri programlayıp
bunların uygulamalarını denetlemek, antrenörlerin, eğitmenlerin ve hakemlerin eğitim ve
seminerlerle yetiştirilmelerini, eğitilmelerini sağlamak, başarılı olanların belgelerini
düzenleyip tescillerini yapmak, çalışmalarını sürekli izlemek, gerektiğinde yurt dışındaki
eğitim ve seminerlere göndermek, yabancı ülkelerdeki spor dalı ile ilgili gelişmeleri ve
yenilikleri izleyerek, bu bilgilerden ülke içinde daha çok kişinin yararlanmasını sağlamak,
her düzeydeki sporcular için eğitim ve hazırlık kampları açmak, spor dalı ile ilgili belirli bir
sistemin uygulanması için yapılacak işlemleri belirlemek ve uygulamasını sağlamak, yurt
içinde açılmış ve açılacak olan kulüpler, turistik, ticari ve sportif amaçlı dalış merkezleri,
cankurtarma ve ilkyardım eğitim merkezleri ile su sporları merkezlerinin çalışabilmeleri için
gerekli kuralları düzenlemek, talimat hazırlamak, denetlemelerini yapmak, çalışmaları için
yetki belgesi vermek, sualtı sporlarını geliştirmek için öğretim kurumları, diğer kamu ve
özel kurum ve kuruluşlarla ortak programlar ve bilimsel araştırmalar yapmak”
Federasyon’un görevleri arasında sayılmıştır.
(15) TSSF; 3289 sayılı Kanuna ve dolayısıyla özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız bir spor
federasyonu olup, 3289 sayılı Kanun ile çizilen çerçeve temelinde Ana Statü ile kendisine
verilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
12-68/1705-631
4/11
(16) TSSF’nin yönetim organlarının oluşmasına ilişkin düzenlemelerin TSSF’nin Ana
Statüsünde yer aldığı görülmektedir. Buna göre TSSF başkanını, yönetim, denetleme ve
disiplin kurullarını seçecek olan genel kurula ilişkin düzenlemeler Ana Statünün 7.
maddesinde düzenlenmiştir. Dört yılda bir toplanan genel kurula, başta Gençlik ve Spor
Genel müdürlüğü olmak üzere, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Türkiye Amatör Spor
Kulüpleri Konfederasyonu, Türkiye Spor Yazarları Derneği, Uluslararası Federasyonların
(CMAS, ILS, IWSFI, IJSBA) Dünya ve Avrupa yönetim kurullarında üyelik yapanlar, önceki
Federasyon başkanları, eski sporcular ve kulüp temsilcileri katılabilmektedir.
(17) TSSF, Confederation Mondial des Activites Subaquatiques (Dünya Sualtı Etkinlikleri
Konfederasyonu-CMAS)'in Türkiye'deki tek yetkili temsilcisi olup Federasyon başkanı
Ahmet İnkılâp OBRUK ise hâlihazırda CMAS yönetim kurulu üyesi olarak görev
yapmaktadır. 1958'de kurulan CMAS, merkezi çeşitli ülkelerde bulunan 132 federasyon ve
teşebbüs birliğinin bir araya gelerek oluşturdukları bir spor konfederasyonudur.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Tüplü Dalış Eğitimi Hakkında Genel Bilgiler
(18) Tüplü dalış eğitimi genellikle üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada teorik olarak dalışın
temel kuralları, malzemelerin kullanımı, sualtında karşılaşabilecek rahatsızlıklar, sualtında
ve üstünde ilk yardım teknikleri ile derinlik ve zaman hesaplamasına yönelik eğitimler
alınmaktadır. Teorik eğitimden sonra ilk dalışın gerçekleştirildiği havuzda pratik eğitimler
verilir ve havuz eğitiminde, malzemelerin kullanımı, dalış hazırlığı, acil durumlarda ekip
arkadaşı ile yardımlaşma ve çimlenme, maske suyunu dışarıya boşaltma, su altındaki
haberleşme işaretleri, derinlerde kulak dengesi gibi temel bilgiler edinilmektedir. Bu
eğitimler tamamlandıktan sonra deniz dalışları gerçekleştirilir ve havuzda verilen eğitim
denizde tekrarlanır. Kursu başarıyla tamamlayan dalıcı adayları dalış yapmaya yeterli
olduklarını gösterir sertifika alma hakkı kazanmış olur.
(19) Dünya üzerinde dalıcı ve dalıcı eğitmen eğitimi alanında faaliyet gösteren çeşitli ekoller
(eğitim sistemleri) ve bu ekollere bağlı dalış okulları bulunmaktadır. Dalış eğitimi
tamamlandığında dalış okulunun eğitimini verdiği ekolün brövesine sahip olunmaktadır.
(20) Bu ekollerin başlıcaları şunlardır:
CMAS (Confédération Mondial des Activités Subaquatiques): Jacques Yves
COUSTEAU önderliğinde, 15 ülkenin katılımıyla 1958'de Monaco'da kurulan CMAS
günümüzde merkezi çeşitli ülkelerde bulunan 132 federasyon ve teşebbüs birliğinin bir
araya gelerek oluşturdukları bir spor konfederasyonudur. CMAS eğitimi “CMAS Bir Yıldız
Dalıcı”, “CMAS İki Yıldız Dalıcı” ve “CMAS Üç Yıldız Dalıcı” kurslarından oluşmaktadır.
SSI (Scuba Schools International): Dalıcılar, dalış eğitmenleri ve dalış merkezlerine
yönelik eğitim, donanımlı dalış sertifikası ve eğitim materyalleri sağlayan; sözü edilen
hizmetler bakımından uluslararası alanda faaliyet gösteren bir teşebbüstür. 1970'te kurulan
SSI, hâlihazırda 30 bölge ofisi ve 110'u aşkın ülkede 2400'e yakın uluslararası temsilcisi
ve 25 dilde yayımlanan eğitim materyalleriyle hizmet vermektedir.
BSAC (British Sub-Aqua Club): 1954’ten beri İngiltere’de dalış sporunu düzenleyen
kurum olarak tanınan BSAC, 1953’te kurulmuş bir dalıcı eğitim organizasyonudur. BSAC,
dünya çapında 1000’den fazla yerel ve bağımsız dalış kulübü ile 300’den fazla dalış okulu
aracılığıyla faaliyet göstermektedir.
PADI (Professional Association of Diving Instructors): PADI, 1966 yılında kurulmuştur
ve eğlence amaçlı dalıcı üyelerinin sayısı bakımından dünyanın en büyük dalış eğitim
merkezidir. Dalış eğitimlerinin yanı sıra dalıcı eğitimi standartlarını düzenlemek, dalıcı
eğitmenlerini yetiştirmek, üyelerine eğitim malzemesi sağlamak, eğitim kayıtlarını tutmak,
12-68/1705-631
5/11
verilen eğitimleri ve eğitmenleri denetlemek, sualtı bilimini geliştirmeye yönelik projeleri
(Diving Science and Technology - DSAT) destelemek ve araştırmalar yapmak gibi
görevleri de yerine getirmektedir.
(21) Bunların yanında yine benzer faaliyetler gösteren diğer dalış ekolleri/kuruluşları da
şunlardır;
NAUI (National Association of Underwater Instructors)
PDIC (Professional Diving Instructors Corporation)
SAA (Sub-Aqua Association)
IDEA (International Diving Educators Association)
TDI (Technical Diving International)
IANDT (International Association of Nitrox and Technical Divers)
WRSTC (World Recreational Scuba Training Council)
Dalış Sertifikalarının Niteliği
(22) Dalış sertifikası (bröve), dalış eğitimini tamamlayan dalıcıların hangi dalış ekolüne göre
eğitim aldıklarını gösteren bir belge niteliğini haizdir. Doğası gereği her bir dalış eğitim
ekolü, kendi sunduğu eğitim hizmetinin ve buna bağlı olarak sertifikaların tercih
edilebilirliğini artıracak yenilikler getirme, fiyat belirleme, pazarlama ağı kurma gibi ticari
kararlar alma diğer bir deyişle rekabet etme serbestisine sahiptir.
(23) Dalış sertifikası verilmesi, esas itibarıyla iki yönlü bir faaliyettir. Dalış eğitimi veren ekoller,
bir yandan daha fazla sertifika vermek ve gelirlerini arttırmak, diğer yandan verdikleri
sertifikaların dalış merkezleri nezdinde güvenilir ve tercih edilir ürünler olmasını sağlamak
durumundadır. Tüplü dalış aktivitesi bakımından dalış eğitimi hizmetlerinin ve dalış amaçlı
turistik gezilerin ticari ürün niteliği kazanmış olduğunu söylemek mümkündür. Spor
faaliyetleri bakımından ticari ürün niteliğinin genellikle yarışma organizasyonu ve yayın
hakları bakımından ortaya çıktığı ancak sayılan faaliyetlerin tüplü dalış aktivitesi
bakımından kayda değer bir ticari pazar oluşturmadığı düşünülmektedir.
(24) Dalış sertifikalarıyla yakından ilgili olan bir diğer belge ise denklik belgesidir. Denklik
belgeleri, CMAS dışındaki eğitim sistemlerinden dalış sertifikası alan dalıcıların bu
sertifikalarının CMAS belgesi ile denk kabul edilmesini sağlamak amacına yöneliktir.
Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliğinin 4. maddesinde bu Yönetmeliğe göre verilecek
yeterlilik belgesi seviyeleri Birinci Sınıf Dalgıç, Balıkadam Gaz Karışım, İkinci Sınıf Dalgıç
ve Balıkadam olarak belirlenmiştir.
(25) TSSF, aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirlenen Profesyonel Yeterlilik Belgeleri eğitim
standartlarına ve diğer düzenlemelere uygun şekilde profesyonel sualtı adamı olarak
belgelendirilmiş olan dalıcılara, Donanımlı Dalış Yönetmeliği ve Talimatındaki eğitim
standartlarına uygun olarak denklik vermektedir.
(26) Ancak TSSF, sportif/rekreasyonel amaçla dalış yapacakların CMAS dışındaki ekollerden
aldıkları dalış sertifikalarına yönelik doğrudan bir denklik belgesi vermemekte, bunu
vermek için herhangi bir dalıcı kursundan bir üst seviye CMAS eğitimi alınmasını şart
koşmaktadır. TSSF, bu üst seviye eğitimini almak istemeyen dalıcıların ise Türkiye kara
sularında ve iç sularında dalış yapabilmeleri için belirli bir ücret karşılığında kendisinden
“dalıcı izin kimliği” almasını zorunlu tutmaktadır. (Bu uygulama yalnızca T.C. vatandaşı
olan dalıcılar için geçerlidir.)
12-68/1705-631
6/11
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(27) Dosya konusu iddialar ve temel olarak dalış eğitim merkezlerinin faaliyet gösterdiği sektör
hakkında yukarıda yer verilen bilgiler dikkate alındığında ilgili ürün pazarı “sualtı
aktivitelerine yönelik dalıcı ve eğitmen eğitimi hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(28) Başvuruya konu hizmetlerin Türkiye'nin her yerindeki dalış eğitim merkezleri ve dalış
kulüpleri tarafından sunulabilmesi, hizmet sunumunun tüm Türkiye’de
gerçekleştirilebilmesinin önünde herhangi bir engelin ve pazardaki rekabet koşullarını
farklılaştıran ya da bölge ayrıştırmasını gerektiren herhangi bir unsurun bulunmaması
sebebiyle işbu dosya bakımından ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Değerlendirme
(29) Önceki bölümlerde de değinildiği üzere ülkemizde TSSF tarafından denetlenen ve yetki
belgesi verilen sportif amaçlı dalıcı ve eğitmen eğitimi pazarında faaliyet gösteren birçok
dalış eğitim merkezi bulunmakta ve bunlar CMAS dâhil olmak üzere aynı anda birden fazla
dalış ekolüne ait eğitim sistemine göre dalıcı eğitimi verebilmektedirler. Ancak CMAS
dışındaki başka bir dalış ekolüne göre eğitim ve sertifika (bröve) almış olan dalıcının T.C.
karasuları ve iç sularında dalış yapabilmesi için ya herhangi bir dalış merkezinden bir üst
seviye CMAS eğitimi alması veya TSSF’den belirli bir ücret karşılığında “dalıcı kimliği
belgesi” alması gerekmektedir. TSSF’nin bu uygulaması CMAS dışındaki dalış ekollerine
göre eğitim veren dalış merkezlerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı gerekçesiyle şikâyete konu
olmuştur.
(30) Bu kapsamda TSSF’nin şikâyet konusu yukarıdaki uygulamasının 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde ihlal olup olmadığına dair değerlendirmeye aşağıda yer verilmektedir.
I.3.1. TSSF’nin Hukuki Statüsü ve Donanımlı Dalış Düzenlemelerine İlişkin
Değerlendirme
Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Ana Statüsü
(31) 23.10.2006 tarih ve 26355 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan söz konusu Ana Statü ile
TSSF’nin teşkilat yapısı, yönetim, denetim ve disiplin kurullarının oluşumu ile yetki ve
sorumluluklarının sınırları hakkında ana ilkeler belirlenmiştir. Ana Statü’nün “Dayanak”
başlığını taşıyan üçüncü maddesinde de ifade edildiği üzere, anılan düzenleme
21.05.1986 tarih ve 3289 sayılı “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun”un ek dokuzuncu maddesi ile 14.07.2004 tarihli ve 25522 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Özerk Spor
Federasyonları Çerçeve Statüsü”ne dayanılarak hazırlanmıştır.
(32) Ana Statü’nün dördüncü maddesinde CMAS’in, TSSF’nin üyesi olduğu Dünya Sualtı
Etkinlikleri Federasyonu olduğu ifade edilmiş ve yine aynı maddede donanımlı dalış bir
spor dalı olarak tanımlanmıştır. Soruşturma konusu iddialar açısından da önem taşıdığı
düşünülen TSSF’nin görevleri Ana Statünün altıncı maddesinde düzenlenmiştir. Anılan
madde uyarınca federasyonun görevleri şu şekilde sıralanmıştır:
“Federasyonun görevleri
MADDE 6 – (1) Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun görevleri şunlardır;
a) Spor dalının yurt düzeyinde dengeli bir biçimde yayılıp gelişmesini sağlamak, bu amaçla
eğitimler ve seminerler düzenlemek,
b) Yurt dışındaki ve yurt içindeki spor dalı ile ilgili gelişmeleri izlemek, karşılıklı ilişki,
yarışma, çalışma ve diğer etkinlikleri programlayıp bunların uygulamalarını denetlemek,
12-68/1705-631
7/11
c) Antrenörlerin, eğitmenlerin ve hakemlerin eğitim ve seminerlerle yetiştirilmelerini,
eğitilmelerini sağlamak, başarılı olanların belgelerini düzenleyip tescillerini yapmak,
çalışmalarını sürekli izlemek, gerektiğinde yurt dışındaki eğitim ve seminerlere göndermek,
(…)
d) Yabancı ülkelerdeki spor dalı ile ilgili gelişmeleri ve yenilikleri izleyerek, bu bilgilerden
ülke içinde daha çok kişinin yararlanmasını sağlamak,
(…)
g) Üyesi olduğu uluslararası federasyonun izni ile uluslararası eğitim, seminer, panel,
sempozyum, yarışma ve diğer spor organizasyonlarını düzenlemek,
(…)
h) Spor dalı ile ilgili yarışmaların düzenlenmesi için talimatlar hazırlamak ve uygulamak,
(…)
j) Spor dalı ile ilgili arşiv ve istatistiksel çalışmalar yapmak, eğitici film, CD, slayt, kitap ve
broşür hazırlayarak, bu konuda basın ve televizyon kuruluşlarıyla işbirliği yapmak,
k) Spor dalı ile ilgili belirli bir sistemin uygulanması için yapılacak işlemleri
belirlemek ve uygulamasını sağlamak,
(...)
m) Yurt içinde açılmış ve açılacak olan kulüpler, turistik, ticari ve sportif amaçlı dalış
merkezleri, cankurtarma ve ilkyardım eğitim merkezleri ile su sporları merkezlerinin
çalışabilmeleri için gerekli kuralları düzenlemek, talimat hazırlamak, denetlemelerini
yapmak, çalışmaları için yetki belgesi vermek,
n) Federasyona gelir sağlamak amacıyla; taşınır ve taşınmaz mal alım satımı ve
kiralanması, kitap, broşür basımı ve yayımı çalışmalarını yürütmek,
(…)”
(33) Ana Statünün 4. maddesi uyarınca bir “spor dalı” olarak kabul edilen “donanımlı dalış”
konusunda yukarıda yer verilen Ana Statünün altıncı maddesi uyarınca TSSF’nin oldukça
kapsamlı görevlerinin bulunduğu söylenebilir. Örneğin TSSF Ana Statünün 6. maddesi
uyarınca su sporları ve dalış merkezlerinin çalışma kurallarını belirmektedir. Yine aynı
madde uyarınca TSSF, donanımlı dalış hakemleri ile eğitmenlerinin eğitiminden sorumlu
olup, eğitmenlik belgelerini vermek ve eğitmenlerin tescillerini yapmakla da yükümlüdür.
(34) TSSF bu kapsamda dalış merkezlerini denetlemekte ve dalış merkezlerinin çalışmaları için
gerekli olan yetki belgelerini vermektedir. Ayrıca yine aynı madde ile donanımlı dalış ile
ilgili yurt dışı ve yurt içi gelişmeleri ve yeniliklerin takip edilerek, bunlardan daha çok kişinin
yararlanması görevi TSSF’ye verilmiştir.
(35) Ana Statünün 13. maddesinde TSSF yönetim kurulunun görevleri düzenlenmiştir. Söz
konusu maddenin (c) bendinde
“Lisans, bröve ve yetki belgelerinden alınacak katılım, aidat, ceza, tescil, vize, aktarma,
sözleşme, ücret ve oranlarını belirlemek”
TSSF yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Yine aynı maddenin (ğ) bendinde
TSSF’nin görev alanına giren konularda düzenleme yapmak ve yapılan bu düzenlemeleri
uygulamak da yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
(36) Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; TSSF’nin, dalış merkezlerinin tabi
olacağı kuralları belirlediği, bu dalış merkezlerinin çalışmaları için gerekli yetki
12-68/1705-631
8/11
belgelerini verdiği ve yönetim kurulu aracılığıyla donanımlı dalış konusunda
düzenleme yapmak yetkisine sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca TSSF’nin verdiği
lisans, bröve ve yetki belgelerinden alınacak ücretleri belirlemek konusunda da
yetkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış Yönetmeliği
(37) Donanımlı dalışla ilgili ayrıntılı hükümler içeren bir diğer düzenleme 10.09.2008 tarihli,
26993 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan TSSF Ana Statüsünün 41. maddesine
dayanılarak hazırlanan “Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış
Yönetmeliği”dir.
(38) Anılan yönetmeliğin “Amaç” başlığını taşıyan 1. maddesinde yönetmeliğin, Türkiye
Cumhuriyeti karasularında ve havuzlarda yapılacak tüm sportif amaçlı donanımlı
dalışlarda ve dalışta uzmanlık eğitimlerinde uyulacak kurallar, dalış merkezlerinin ve
sualtı spor kulüplerinin standartlarının belirlenmesi amacıyla çıkarıldığı ifade
edilmiştir.
(39) Yönetmeliğin 2. maddesi uyarınca yönetmelik “sualtı faaliyetleri ile ilgili olarak dalış
merkezlerinin, sualtı sporları kulüplerinin ve dalıcıların güvenli donanımlı dalış
yapabilmeleri için uyacakları kurallar ve standartları ile dalış kuruluşları ve
dalıcıların denetlenme ve yetkilendirilmelerine ilişkin usul ve esasları”
kapsamaktadır. Dolayısıyla soruşturma konusu hususlarla ilgili olan ve Türkiye
Cumhuriyeti içerisinde sportif amaçlı donanımlı dalışla ilgili usul ve esaslar anılan
yönetmelikle düzenlenmiştir.
(40) Anılan yönetmeliğin dalış kuruluşlarının verdikleri eğitimlere ilişkin olan 5. maddesi
aşağıdaki gibidir:
“Dalış kuruluşlarının yetkileri
MADDE 5 – (1) Dalış kuruluşları, yetki belgesi almak şartıyla Federasyonun
talimatlarındaki kural ve şartlar ile bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, dalış eğitimi
vermeye, eğitim dalışı, sportif dalış ve tanıtım dalışı yaptırmaya yetkilidirler.
(2) Dalış kuruluşları, TSSF/CMAS sisteminde verilen eğitimlerde Federasyonun eğitim
yayınlarını kullanmak ve uygulamak zorundadırlar. Federasyon gerektiğinde WRSTC ya
da başka uluslararası kuralları onaylayabilir ve uygulayabilir.
(3) Dalış kuruluşları; bir yıldız dalıcı, iki yıldız dalıcı, üç yıldız dalıcı, uzman dalıcı ile yeri ve
tarihini en geç 15 gün öncesinde Federasyona bildirerek bir yıldız dalış eğitmeni ve iki
yıldız dalış eğitmeni eğitimini verebilirler. Eğitim sonunda, başarılı olanlara, eğitim
düzeyine göre bir yıldız, iki yıldız, üç yıldız dalıcı ve uzman dalıcı için geçici dalış kimliği
düzenlemeye yetkilidirler.
(4) Bir yıldız eğitmen ve iki yıldız eğitmen eğitimine katılanlara dalış eğitmeni belgesi,
Federasyonun düzenleyeceği sınavda başarılı olanlara verilir.”
(41) Yukarıda yer verilen beşinci madde metninden görülebileceği üzere dalış merkezleri ancak
TSSF’den yetki belgesi almak ve yönetmeliğin hükümlerine uygun olmak şartıyla dalış
yaptırabileceklerdir. Buna ilaveten dalış kuruluşları verdikleri CMAS eğitimlerinde,
Federasyonun eğitim yayınlarını kullanmakla yükümlüdürler ancak Federasyon
gerektiğinde başka uluslararası kuralları da onaylayabilmektedir.
(42) Maddede öngörülen sistem uyarınca dalış kuruluşları, eğitim sonunda başarılı olanlara,
dalış yapabilmelerine olanak sağlayan bir, iki veya üç yıldız dalıcı kimliği
düzenleyebilmektedirler. Ancak dalış kurulularında bir yıldız ve iki yıldız eğitmen eğitimi
alanların ayrıca TSSF tarafından açılan sınavlarda da başarılı olmaları gerekmektedir.
12-68/1705-631
9/11
(43) Bununla birlikte TSSF, şikâyete konu olan dalıcı ve dalıcı eğitmen eğitimi
pazarlarında faaliyet göstermemekte yalnızca üç yıldız CMAS eğitmen eğitimi ve
birtakım ihtisas dalışlarına ilişkin eğitim faaliyetlerini yürütmektedir. CMAS dışındaki
ekollere mensup dalış eğitmenlerine ise TSSF, kendi belirlemiş olduğu denklik
cetveline göre bir veya iki yıldız CMAS dalış eğitmeni denklik belgesi vermektedir.
I.3.2. 4054 sayılı Kanun ve TSSF’nin Teşebbüs Niteliği
(44) Bilindiği üzere bir gerçek veya tüzel kişiliğin eylemlerinin 4054 sayılı Kanun dâhilinde
değerlendirilebilmesi için, bahse konu kişiliğin Kanun’un 3. maddesi uyarınca “teşebbüs”
niteliğini haiz olması gerekmektedir. İşaret edilen Kanun hükmünde ise teşebbüs,
“Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız
karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak
tanımlanmıştır.
(45) Dosya konusu iddialar bakımından TSSF’nin teşebbüs niteliğine ve dolayısıyla TSSF’nin
faaliyet ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip
değerlendirilemeyeceğine ilişkin hususlara aşağıda yer verilmektedir.
(46) Yukarıda da ayrıntılı bir şekilde yer verildiği üzere TSSF, 3289 sayılı Kanun ve buna bağlı
ikincil düzenlemelere dayanılarak kurulan ve 2004 yılı itibarıyla özerk nitelik kazanan bir
spor federasyonudur.
(47) TSSF’nin faaliyet ve uygulamalarının dayanağı olan yukarıdaki yasal düzenlemeler özetle
aşağıdaki gibidir.
1. Çerçeve statü: 21.05.1986 tarih ve 3289 sayılı “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” un ek dokuzuncu maddesi ile 14.07.2004 tarihli ve
25522 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Özerk Spor
Federasyonları Çerçeve Statüsü”
2. Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Ana Statüsü: Çerçeve statüye dayanılarak
hazırlanan ve 23.10.2006 tarih ve 26355 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan Ana Statü
3. TSSF Donanımlı Dalış Yönetmeliği: TSSF Ana Statüsünün 41. maddesine
dayanılarak hazırlanan ve 10.09.2008 tarihli, 26993 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan
“Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış Yönetmeliği”.
(48) Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde esas itibarıyla yasal hükümlere dayanılarak
kurulmuş, kamu yararını koruma amacıyla sualtı sporları alanında birtakım düzenleme ve
denetleme görev ve yetkilerini ifa eden ve kâr amacı gütmeyen bir tüzel kişilik olan TSSF,
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Donanımı Dalışa ilişkin düzenleme ve uygulamalar
yapmaktadır.
(49) Ana Statünün dördüncü maddesi uyarınca bir “spor dalı” olarak kabul edilen “donanımlı
dalış” konusunda yukarıda yer verilen Ana Statünün altıncı maddesi uyarınca TSSF’nin
oldukça kapsamlı görevlerinin bulunduğu söylenebilir.
(50) Yine aynı madde uyarınca TSSF, donanımlı dalış hakemleri ile eğitmenlerinin eğitiminden
sorumlu olup, eğitmenlik belgelerini vermek ve eğitmenlerin tescillerini yapmakla da
yükümlüdür. TSSF bu kapsamda dalış merkezlerini denetlemekte ve dalış merkezlerinin
çalışmaları için gerekli olan yetki belgelerini vermektedir.
(51) Ana Statünün 13. maddesinde TSSF yönetim kurulunun görevleri düzenlenmiştir. Söz
konusu maddenin (c) bendinde “Lisans, bröve ve yetki belgelerinden alınacak katılım,
aidat, ceza, tescil, vize, aktarma, sözleşme, ücret ve oranlarını belirlemek” TSSF yönetim
kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Yine aynı maddenin (ğ) bendinde TSSF’nin görev
12-68/1705-631
10/11
alanına giren konularda düzenleme yapmak ve yapılan bu düzenlemeleri uygulamak da
yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
(52) Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; TSSF’nin, dalış merkezlerinin tabi olacağı
kuralları belirlediği, bu dalış merkezlerinin çalışmaları için gerekli yetki belgelerini verdiği
ve yönetim kurulu aracılığıyla donanımlı dalış konusunda düzenleme yapmak yetkisine
sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca
TSSF’nin verdiği lisans, bröve ve yetki belgelerinden alınacak ücretleri belirlemek
konusunda da yetkisi olduğu anlaşılmaktadır.
(53) TSSF ile CMAS arasındaki ilişki ise, TSSF’nin CMAS’i dalış sporu konusunda uluslararası
bir federasyon olarak tanıyarak üye olması ve bu üyelik çerçevesinde CMAS’in
Türkiye’deki temsilciliğini yapmak olarak değerlendirilmektedir.
(54) 4054 sayılı Kanun kapsamında bir sorumluluktan söz edilebilmesi için bakılması gereken
ilk husus, soruşturmaya konu tarafın ekonomik faaliyet yürüten bir teşebbüs veya teşebbüs
birliği niteliğini haiz olup olmadığıdır.
(55) TSSF doğrudan dalış eğitimi ve ya istisnai durumlar hariç eğitmen eğitimi vermemekte
olup CMAS veya başka bir dalış sistemine (SSI, PADI gibi) bağlı olarak faaliyet gösteren
dalış merkezleri ve dalış okulları ile aynı faaliyetleri yürütmemektedir. TSSF’nin, dalış
sporu ve dalış eğitimi veren merkezler açısından bakıldığında bir teşebbüs niteliğinde
olmadığı, dalıcı eğitimi ve dalıcı eğitmen eğitimine dair uygulama ve faaliyetleri dikkate
alındığında bu alanlarda kendisine yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer verilen kanun ve
yönetmeliklerle açık yetki verilmiş olan bir kamu otoritesi olduğu anlaşılmaktadır.
(56) Buna göre TSSF ile ticari faaliyet yürüten ve CMAS dahil olmak üzere farklı dalış
sistemlerine göre eğitim veren dalış merkezlerinin birlikte bulundukları herhangi bir ilgili
ürün pazarı bulunmamaktadır. TSSF ‘nin şikayete konu pazarda 4054 sayılı yasa
kapsamında herhangi bir ekonomik faaliyeti bulunmamaktadır. Piyasada ücret karşılığı
dalış eğitimi vererek ticari kazanç elde eden dalış merkezleriyle TSSF arasındaki ilişki
teşebbüs-teşebbüs ilişkisi değil teşebbüs-düzenleyici kurum ilişkisidir. Sözü geçen ilişki
nedeniyle de rekabet hukuku bağlamında birbirlerinin rakibi olarak tanımlanmaları mümkün
değildir.
(57) TSSF’nin şikayet ve soruşturma konusu olan, CMAS dışında başka bir dalış sertifikasına
sahip bir kişinin T.C. kara ve iç sularında dalış yapabilmesi için TSSF’den belirli bir ücret
karşılığında “Dalış İzin Belgesi” alması ve bu yolla CMAS dışındaki dalış sistemlerine göre
dalış eğitimi veren dalış merkezlerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası da bu anlamda
TSSF’nin kendisine Kanun ve yönetmelikler ile verilen “açık düzenleme yetkisi”
kapsamında değerlendirilmesi gerekli olan bir husustur.
(58) Bu noktada Kurul’un 3.2.2011 tarih ve 11-07/126-38 sayılı kararına değinilmesinde fayda
görülmektedir. Şikâyetçi tarafından 28.10.2010 tarihinde yapılan başvuru sonrasında,
görevli raportörler tarafından yürütülen ön araştırma sonrasında vermiş olduğu bu ara
kararında Kurul; TSSF’nin şikâyet konusu faaliyetlerini Kanun 6. Maddesi kapsamında
hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirmiş ancak söz konusu faaliyetlerin
Kanun ve yönetmeliklere dayanılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle doğrudan soruşturma
açmamış, bunun yerine Kanun’un 9. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ilgili kamu kurumuna
gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılmasını öngören görüş yazısı gönderilmesine karar
vermiştir.
(59) Bu Kararın “dosya evreleri” başlığı altında yer verilen ve Kurul’un ilgili mevzuatta değişiklik
yapılmasına dair görüş vermesini ve buna mukabil idarenin olumsuz nitelikteki cevabını
içine alan süreçlerden sonra Kurul 12.01.2012 tarih ve 12-01/11-M sayılı kararı ile;
12-68/1705-631
11/11
(60) “TSSF tarafından, TSSF/CMAS sistemi dışındaki eğitim sistemlerine yönelik uygulamalar
yoluyla 4054 sayılı Kanun’ un 6. Maddesinin ihlal edilip edilmediğinin belirlenebilmesi
amacıyla TSSF hakkında soruşturma açılmasına”
(61) karar vermiş ve yürütmüş olduğu işbu soruşturma neticesinde yukarıda ayrıntılarıyla yer
verilen nedenlerden dolayı TSSF’nin faaliyetlerinin 4054 sayılı Kanun’un 6 maddesi
kapsamında ihlal niteliği taşımadığına karar vermiştir.
(62) Kurul bu soruşturma sırasında ön araştırmadan farklı olarak iddiaları, TSSF’nin
faaliyetlerini ve ilgili mevzuatı daha detaylı araştırma, inceleme ve değerlendirme imkânını
elde etmiş, soruşturmanın tarafı olan TSSF’nin iddialara ilişkin yazılı ve sözlü
savunmalarını da dikkate akarak bu nihai sonuca ulaşmıştır.
(63) Bu bilgiler ışığında şikâyete konu donanımlı dalış eğitimi ve donanımlı dalış eğitmen
eğitimine ilişkin faaliyet ve uygulamaları bakımından TSSF’nin 4054 sayılı Kanun
kapsamında iktisadi faaliyet yürüten bir teşebbüs niteliğini haiz olmadığı, TSSF’nin bu
uygulamaları; “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Özerk Spor Federasyonları Çerçeve
Statüsü”, “Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu Ana Statüsü” ve buna bağlı olarak
çıkarılan “TSSF Donanımlı Dalış Yönetmeliği” ’ni kapsayan ilgili mevzuat ile kendisine
verilen açık görev ve yetkilere dayanarak gerçekleştirdiği, bu nedenle 4054 sayılı Kanun
kapsamında bir ihlalden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(64) 12.01.2012 tarih, 12-01/11-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor'a ve Ek Görüş'e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre; Türkiye
Sualtı Sporları Federasyonu tarafından yapılan TSSF/CMAS dışındaki eğitim sistemlerine
yönelik çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında ihlal niteliği
taşımadığına ve dolayısıyla Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu hakkında aynı Kanun'un
16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine gerek olmadığına
OYÇOKLUĞU ile Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar
verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 27.12.2012 tarih ve 12-68/1705-631 Sayılı Kararına;
KARŞI OY GEREKÇESİ
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun CMAS dışındaki sistemlere ait sertifikaları
bulunan dalıcılar için izin belgesi yahut denklik belgesi adı altında ek belge alma ve ilave
ücret ödeme zorunluluğu getirerek diğer dalıcı eğitim sistemlerinin pazardaki faaliyetlerini
zorlaştırdığı ve rekabeti kısıtladığı iddiası üzerine Rekabet Kurulu’nun 12.01.2012 tarih ve
12-11/11-M sayılı kararı ile anılan Federasyonun 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal
edip etmediğini tespit edilmesi amacıyla soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Söz
konusu soruşturma sonucunda, yapılan tespitler ve ilgili tarafların savunmaları
değerlendirilerek, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun (TSSF) soruşturma konusu
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal niteliği taşımadığına
ve dolayısıyla Federasyona aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası
verilmesine gerek olmadığına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Anılan kararın sonuç kısmına
aşağıdaki gerekçelerle katılmıyoruz.
TSSF; 3289 sayılı Kanuna ve dolayısıyla özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız bir spor
federasyonu olup, 3289 sayılı Kanun ile çizilen çerçeve temelinde Ana Statü ile kendisine
verilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. TSSF, Confederation Mondial des Activites
12-68/1705-631
12/11
Subaquatiques (Dünya Sualtı Etkinlikleri Konfederasyonu-CMAS)'in Türkiye'deki tek yetkili
temsilcisi olarak, spor faaliyetlerinin koordinasyonu ve denetimini yanında CMAS sertifikalı
eğitmenler tarafından eğitim sunan dalış merkezleri aracılığıyla CMAS eğitimi ve
sertifikalandırılması alanında da faaliyet göstermektedir. Türkiye’de tüplü dalış eğitimini ve
BSAC, CMAS, PADI, SSI, NAUI vb. sertifikaları veren birçok kuruluş (dalış kulüpleri, özel
dalış merkezleri, üniversite kulüpleri vb.) bulunmaktadır.
Dalış sertifikası, dalış eğitimini tamamlayan dalıcıların devam ettikleri dalış okulunun, bağlı
olduğu ekole ait bir ticari ürün niteliğini haizdir. Doğası gereği her bir dalış eğitim sistemi,
kendi sunduğu eğitim hizmetinin ve buna bağlı olarak sertifikaların tercih edilebilirliğini
artıracak yenilikler getirme, fiyat belirleme, pazarlama ağı kurma gibi ticari kararlar alma
diğer bir deyişle rekabet etme serbestisine sahiptir. TSSF’nin ve TSSF/CMAS'in sualtı
sporları alanında faaliyet gösterecek eğitmen ve dalıcılara yönelik eğitim ve sertifika
hizmeti sunmaları, hizmet alıcıların CMAS sistemine alternatif olarak değerlendirdiği
BSAC, SSI, PADI, NAUI, PDIC ve SAA gibi teşebbüslerin sundukları hizmetlerin de benzer
nitelik taşıması gibi sebeplerle, TSSF/CMAS’in ilgili ürün pazarı olan “sualtı aktivitelerine
yönelik dalıcı ve eğitmen eğitimi ve sertifikalandırması hizmetleri pazarı”nda çeşitli rakipleri
bulunduğu görülmektedir.
TSSF’nin 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,
dolayısıyla teşebbüs niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti gereklidir. Teşebbüs kavramı,
4054 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinde yer almakta ve “Piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik
bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmaktadır. Buna göre “teşebbüs”
olarak tanımlanmak için herhangi bir pazarda bağımsız olarak mal veya hizmet üretip
satılması yeterlidir.
Mehaz mevzuat olan Avrupa Birliği (AB) rekabet hukuku açısından bir teşebbüsü
karakterize eden unsurların başında, bir ekonomik faaliyetin bağımsız bir şekilde icra
edilmesinin geldiği anlaşılmaktadır. AB rekabet hukukundaki teşebbüs kriterleri
çerçevesinde hukuki ve iktisadi niteliklerden çok fonksiyonel bir yaklaşımın benimsediği ve
bu kapsamda kamu kuruluşlarının ve hatta uluslararası organizasyonların bile teşebbüs
olarak nitelendirilebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kamu otoritelerinin faaliyetleri
açısından bir ayrım yapıldığı, şayet yürüttükleri faaliyet ekonomik nitelikteyse ve başkaca
teşebbüsler tarafından kâr elde etme açmalı yürütülebiliyorsa o faaliyet bakımından anılan
kamu otoritesinin teşebbüs olarak nitelendirilebileceği anlaşılmaktadır.
Soruşturma konusu iddialar açısından değerlendirildiğinde su sporları merkezlerine, dalış
okullarına ve dalış kulüplerine yetki belgesi verme ve bröve düzenleme faaliyetleri gerek
dünyada gerek Türkiye’de BSAC, PADI, PDIC, NAUI, SAA ve SSI gibi özel sektör
firmalarınca da yerine getirilen faaliyetlerden olduğu görülmektedir. TSSF/CMAS, dalış
sertifikaları düzenlemekte ve bunun karşılığında bir bedel elde etmektedir. Dolayısıyla bir
bedel karşılığı yapılan bu faaliyetler, anılan pazarda özel sektör tarafından kâr elde etme
amacıyla da yerine getirildiğinden anılan faaliyetler ekonomik faaliyet olarak
nitelendirilmelidir.
Buna ilaveten başta TSSF olmak üzere bağımsız spor federasyonlarının bütçe
oluşumunda ve yapacakları harcamalarda daha üst bir makamın onayına tabi olmadıkları,
TSSF tarafından CMAS eğitim sistemine ilişkin faaliyetler konusunda alınan kararların
herhangi bir organ veya kurulun onayına tabi olmadığı, ayrıca başka bir gerçek veya tüzel
kişiliğin TSSF üzerinde tek başına veya ortak kontrolünün bulunmadığı dolayısıyla
12-68/1705-631
13/11
TSSF’nin ekonomik bağımsızlığa sahip olduğu görülmektedir. Bu hususlar ışığında
TSSF’nin, 4054 sayılı Kanun anlamında teşebbüs niteliği taşıdığı ve Türk karasularında
yapılacak sportif amaçlı dalışlarda uyulacak kuralları ve dalıcıların sahip olmaları gereken
sertifikaların niteliklerini belirlemeye yetkili otorite olduğu anlaşılmaktadır.
Soruşturma konusu uygulamalar bakımından önem taşıyan eğitmen/dalıcı sertifikaları
pazarında da TSSF/CMAS hem düzenleyici olarak faaliyet göstermekte hem de SSI ve
PADI gibi eğitim sistemleri ile rekabet etmektedir. Ancak TSSF/CMAS’in mevzuat gereği
rakiplerinin pazarda faaliyet gösterirken tabi olacakları şartları tespit edebildiği
görülmektedir. TSSF/CMAS’in, rakip eğitim sistemlerine nazaran sahip olduğu söz konusu
hukuki avantajın TSSF/CMAS’e büyük bir pazar gücü verdiği ve bu durumun
TSSF/CMAS’in yüzde 95’i aşan pazar paylarına da yansıdığı görülmektedir. Dolayısıyla
TSSF/CMAS’in ilgili ürün pazarında hâkim durumda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uluslararası bir konfederasyon olan CMAS belirli nesnel ölçütler çerçevesinde alternatif
dalıcı eğitim sistemleri ile konkordato anlaşmaları akdederek bu sistemlerin piyasaya
girişine olanak sağlamıştır. TSSF’nin sektörde hem düzenleyici hem de rakip sertifika
sistemi temsilcisi olmak suretiyle iki yönlü bir konumu olduğu ancak, rakip dalıcı eğitim
sistemlerine, TSSF/CMAS eğitimi almadıkları sürece denklik vermediği ve bu eğitim
sistemlerine denklik vermeye imkân tanıyacak nesnel ölçütleri tespit etmediği
görülmektedir.
Dalıcı ve eğitmen sertifikaları; bu pazarda dünya çapında faaliyet gösteren CMAS, BSAC,
PADI, PDIC, NAUI, SAA ve SSI gibi sistemlerin, donanımlı dalış sporuna başlayacaklara
sunacakları birer ürün gibi değerlendirilebilir. Buna göre dalış merkezlerinin, yurtiçi ve
yurtdışındaki bilinirlikleri, eğitim materyallerinin kalitesi, anlaşılırlığı ve fiyatı gibi unsurlar
açısından farklılık gösteren eğitim sistemlerini tüketicilerin tercihine sunmak istedikleri ve
böylelikle farklı talep ve beğenileri olan tüketicilerin hepsine hizmet satmayı amaçladıkları
anlaşılmaktadır. Ancak pazar paylarına ilişkin veriler incelendiğinde, rakiplerin pazar
paylarının TSSF/CMAS ile kıyaslandığında çok düşük olduğu ve pazara etkin bir girişin de
yaşanmadığı görülmektedir. Dolayısıyla TSSF/CMAS’in dalıcı ve eğitmen sertifikalandırma
hizmetlerine ilişkin olarak uyguladığı ve yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen uygulamalar
bütünüyle değerlendirildiğinde, rakip eğitim sistemlerinin söz konusu uygulamalardan
kaynaklanan ek yükümlülükler nedeniyle dezavantajlı duruma düştüğü ve böylelikle ilgili
ürün pazarında rekabetin kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca TSSF/CMAS dalış izin kimliğine ilişkin yükümlülüğü sadece Türk karasularında
yapılan dalışlar ve sadece Türk vatandaşları için getirmiştir. Dolayısıyla aynı rakip sisteme
ait sertifikaya sahip olan yabancı bir dalıcı ile Türk vatandaşı arasında bu anlamda farklılık
yaratılmıştır. Buna göre Türk vatandaşı aynı sertifikaya sahip olmasına rağmen ancak
dalış izin kimliği sahibi olması halinde dalış yapabilecekken, yabancı olan dalıcı ise sahip
olduğu mevcut sertifikayla dalabilmektedir. Bu çerçevede ortaya çıkan asıl sorunun diğer
eğitim sistemlerinin sertifikalarına ilişkin objektif tanıma koşullarının getirilmemesinden
kaynaklandığı düşünülmektedir. Dolayısıyla TSSF/CMAS’in soruşturma konusu
uygulamalarının objektif bir kritere de dayanmadığı görülmektedir. Nitekim, rakip
sertifikalarına sahip Türk vatandaşı dalıcılara getirilen ek yükümlülük bedeli olan 120
TL’nin soruşturmasının başlamasıyla birlikte 30 TL’ye düşürülmüş olması da bu
yükümlülüklerin objektif bir gerekçeye dayanmadığı kanaatini kuvvetlendirmektedir.
12-68/1705-631
14/11
Bu anlamda TSSF/CMAS tarafından bir üst düzey TSSF/CMAS eğitimi alanların sahip
oldukları rakip eğitim sistemlerine ait sertifikaların denk kabul edilmesinin yeterli olmadığı,
dalıcıların ek bir eğitim almak veya diğer bir ek yükümlülüğü yerine getirmek (dalış izin
kimliği almak) zorunda bırakılmadan, mevcut sertifikalarının objektif kriterler çerçevesinde
tanınması gerektiği düşünülmektedir. Aksi takdirde TSSF/CMAS’in ayrımcı
uygulamalarının diğer sistemler aleyhine sonuçlar doğuracağı, rakip eğitim sistemlerinin
Türkiye pazarındaki faaliyetlerinin ve pazara yeni girişlerin zorlaşabileceği açıktır.
AB Komisyonu, FIA davasında1 soruşturma konusu uygulamalara benzer bir olayda
rekabetin kısıtlandığını tespit etmiştir. Söz konusu davada AB Komisyonu tarafından
FIA’nın motor sporları konusunda düzenleme yetkisine sahip tek yetkili otorite olduğu
ancak FIA’nın kendisinin de motor sporu organizasyonları düzenlediği tespit edilmiştir. FIA
tarafından onaylanmayan organizasyonlara katılanlar sahip oldukları FIA lisansını
kaybetmekte ve birçok motor sporu organizasyonundan mahrum kalmaktadırlar.
Komisyon, FIA’nın sahip olduğu düzenleme yetkisini, kendi düzenlemediği Grand Prix’lere
ilişkin naklen yayın haklarını elde etmek amacıyla kötüye kullandığı tespitinde
bulunmuştur. Bu çerçevede o spor dalına ilişkin düzenleme yapan otoritenin, kendisinin de
aynı ilgili pazarda ekonomik olarak nitelendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu hallerde
sahip olduğu bu pazar gücünü ve dolayısıyla hâkim durumunu kötüye kullanmasının
ihtimal dâhilinde olduğu görülmektedir. Soruşturma konusu iddialar bakımından da
TSSF/CMAS’in mevzuat gereği sahip olduğu donanımlı dalış sporuna ilişkin düzenleme
yetkisinden dolayı diğer eğitim sistemlerine göre avantajlı bir konumda olduğu
görülmektedir.
TSSF/CMAS’in ilgili pazarlarda sahip olduğu pazar payı itibariyle hakim durumda
bulunduğu ve oluşturduğu sertifikalandırma sistemindeki ayrımcı uygulamaları nedeniyle
hem Türkiye’de faaliyet gösteren SSI, PADI ve diğer rakiplerinin rekabetçi baskısından,
hem de henüz Türkiye’de faaliyette bulunmayan potansiyel rakiplerinin rekabetçi
baskısından korunduğu görülmektedir. Dolayısıyla TSSF/CMAS’in eğitici ve dalıcı
sertifikaları pazarındaki ayrımcı uygulamaları nedeniyle pazardaki rekabetin kısıtlandığı ve
bu uygulamaların pazara girişi de zorlaştırdığı anlaşılmaktadır. Rakip eğitim sistemlerinin
faaliyetlerini ve pazara girişi zorlaştırıcı olarak nitelendirilebilecek bu ayrımcı uygulamalar
çerçevesinde dalıcı ve eğitmen sertifikalandırma hizmetleri pazarında rekabetin kısıtlandığı
ve TSSF/CMAS’in hâkim durumunu kötüye kullandığı düşünülmektedir.
Açıklanan sebeplerle Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun soruşturma konusu
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca hâkim durumun kötüye
kullanılması niteliğinde olduğu ve anılan teşebbüse Kanun’un 16. maddesi uyarınca idari
para cezası verilmesi (kuşkusuz, ceza takdirinde ihlale konu işlemlerin TSSF’nun gelirleri
içinde oldukça düşük bir paya sahip olması hususu önemli bir indirim nedeni olarak dikkate
alınmak üzere) gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Doç. Dr. Mustafa ATEŞ İsmail Hakkı KARAKELLE
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
1
&guiLanguage=en (Erişim Tarihi: 07.06.2012)
Full & Egal Universal Law Academy