AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru no. 50004/11
Fatma TUTA ve Diğerleri/Türkiye
(ekteki listeye bakınız)
Başkan,
Ivana Jelić,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla 30 Nisan 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda anılan 31 Mayıs 2011 tarihli başvuruyu göz önüne alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle davalı Hükümet tarafından sunulan deklarasyonu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuranların listesi ekteki tabloda yer almaktadır. Başvuranların temsilcisi, 27 Şubat 2019 tarihinde, Mahkeme’yi, Ali Kaya ve Asiya Kerenciler adlı iki başvuranın vefat ettiği ve ekteki tabloda isimleri bulunan mirasçılarının başvuranların yerine başvuruyu sürdürmek istedikleri konusunda bilgilendirmiştir. Hükümet bu doğrultuda bilgilendirilmiştir. Bu kararda, karmaşaya yer verilmemesi adına, mirasçıları artık başvuranlar olarak kabul edilmesine karşın, Ali Kaya ve Asiya Kerenciler “başvuranlar” olarak anılmaya devam edecektir.
Başvuranlar, Kars Barosuna kayıtlı Avukat O. Gündoğdu tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranlar, 1993 yılında Digor’da bir gösteri sırasında polis memurları tarafından silahla vurularak yaralandıkları ve olayla ilgili olarak yürütülen soruşturmanın Sözleşme’nin 2. ve 3. maddelerini ihlal ettiği şikâyetinde bulunmuşlardır. Dava, Türk Hükümetine (“Hükümet”) iletilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Hükümet, Mahkeme’ye, söz konusu şikayetler kapsamında ileri sürülen hususların çözüme kavuşturulması amacıyla tek taraflı deklarasyon metni düzenlemeyi teklif ettiğini bildirmiştir. Hükümet, ayrıca, Mahkeme’den, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Söz konusu deklarasyon, aşağıdaki gibidir:
“Hükümet, somut davanın koşullarında olduğu gibi, mevcut Türk mevzuatına ve bu gibi eylemlerin önlenmesi konusundaki kararlılığına rağmen, yaşamı tehdit eden yaralanmalarla ilgili bireysel vakaların meydana gelmesinden müteessirdir.
Hükümet, yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak yürütülen soruşturmanın Sözleşme’nin 2. maddesinde öngörülen standartları karşılamadığını kabul etmektedir. Hükümet, gelecekte etkili soruşturmaların yürütülmesini sağlamak için gerekli olan tüm önlemleri almayı taahhüt eder.
Hükümet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan yukarıda anılan davaya ilişkin tek taraflı deklarasyonu güvence altına almak amacıyla, başvuranların her birine (ekteki listeye bakınız), ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, her türlü maddi ve manevi zarar ile avukat ücretleri de dâhil olmak üzere masraf ve giderler karşılığında 9.000 avro (dokuz bin avro), toplamda 72.000 avro (yetmiş iki bin avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan eder.
Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kayıttan düşürme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulması anlamına gelecektir.
Bu karardan birkaç hafta önce, Hükümetin tek taraflı deklarasyonunun şartları başvuranlara gönderilmiştir. Mahkeme, başvuranlardan deklarasyon şartlarını kabul ettiklerine dair herhangi bir yanıt almamıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesinin aşağıdaki halde davayı kayıttan düşürmesine imkân verdiğini gözlemlemektedir:
“...Mahkeme’nin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse”.
Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranların davanın incelenmesine devam edilmesini istemelerine rağmen davalı Hükümet tarafından yapılan tek taraflı deklarasyon temelinde başvuruları 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürebilir (bk., özellikle, Tahsin Acar/ Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI).
Mahkeme, Türkiye’ye karşı açılanlar dahil olmak üzere bazı davalarda, Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında etkin soruşturma yürütme yükümlülüğü hakkındaki şikayetlere ilişkin uygulamasını ortaya koymuştur (bk., diğer davaların yanı sıra, Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye [BD], no. 24014/05, § 169, 14 Nisan 2015).
Mahkeme, teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra, Hükümetin sunduğu deklarasyon metni kapsamında yer alan ikrarların niteliğini dikkate alarak, başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak herhangi bir neden bulunmadığı kanaatine varmıştır (37 § 1 (c) maddesi).
Yukarıdaki hususlar ışığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmeye devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37 § 1 maddesinin son cümlesi).
Mahkeme, bu bağlamda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesinin Temmuz 2018 tarihinde değiştirildiğini kaydetmektedir. Bu değişikliğe göre, Türkiye’de artık başvuranlar, sadece Mahkeme’nin etkin soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin ihlal edildiğine karar verdiği davalarda değil, aynı zamanda Hükümet tarafından sunulan dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonlar temelinde başvurularının Mahkeme tarafından kayıttan düşürülmesi halinde ilgili savcılardan soruşturmaların yeniden açılmasını talep etme imkânına sahiptir.
Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması halinde, başvurunun, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (Josipović / Sırbistan (k.k), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyon metninde yer alan koşulların ve yine aynı metin içerisinde dile getirilen taahhütlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen düzenlemelerin dikkate alınmasına;
Başvurunun, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 22 Mayıs 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv TigerstedtIvana Jelić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
EK
Sözleşme’nin 2. ve 3. maddeleri kapsamındaki şikâyetlere konu başvuru (güvenlik güçleri tarafından öldürme, soruşturmanın etkin olmaması)
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın Adı
Doğum Tarihi
Avukatın adı ve konumu
Hükümetin deklarasyonunun alındığı tarih
Her başvuran başına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve masraf ve giderleri karşılamak üzere ödenecek miktar (avro cinsinden)[1]
50004/11
Fatma TUTA
Gündoğdu Onur
2.1.2020
9.000
31.5.2011
1.2.1984
Kars
(8 başvuran)
Taşdemir KERENCİLER
15.1.1946
Asiya KERENCİLER
15.4.1944
(5.10.2014 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar tarafından takip edilenler:
Yeter Geçener 20.1.1971
Hayriye Geri 1.3.1963
Naşide Taş 2.1.1971
Bilal Kerenciler 25.2.1975
Murat Kerenciler 1.3.1980
Mevlüt Kerenciler 1.6.1983
Taşdemir Kerenciler 15.1.1946
Nurettin Kerenciler 1.6.1982
Abdulbari Kerenciler 1.6.1985
Abdulhadi Kerenciler 1.2.1987
Güzel ÇALKINSIN
1.1.1940
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın Adı
Doğum Tarihi
Avukatın adı ve konumu
Hükümetin deklarasyonunun alındığı tarih
Her başvuran başına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve masraf ve giderleri karşılamak üzere ödenecek miktar (avro cinsinden)[2]
Ali KAYA
15.7.1951
(17.2.2013 tarihinde vefat etmiştir)
Mirasçılar tarafından takip edilenler:
Kasım Kaya 26.3.1959
Mehmet Sena Kaya 12.1.1962
Abdurrahman Kaya
1.3.1947
Zeynelabidin ÇETİN
1.1.1962
Tarlan ÇAĞDAVUL
1.3.1958
Fevzi ARAS
1.1.1936
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere.
[2] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy