AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 45942/11
Hatice UÇKUN ve diğerleri / Türkiye
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Gilberto Felici
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 22 Şubat 2022 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye aleyhine açılan davanın temelinde bulunan, 75 Türk vatandaşının (“başvuranlar” -başvuranların listesi ve ilgili açıklamalar karar ekindeki tabloda yer almaktadır) 28 Haziran 2011 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları 45942/11 no.lu başvuruyu,
Başvurunun, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ilişkin kararı,
Davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuranlar tarafından cevaben sunulan görüşleri,
Bölüm Başkanının yargılamaya müdahil olma izni verdiği Adalet ve İnsan Hakları Savunucuları ile İnsan Hakları Ortak Platformu tarafından sunulan görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvuru, 5 Ocak 2010 tarihinde akşam saatlerinde, Manisa’nın Selendi ilçesi sakinleri tarafından düzenlenen ve Roman vatandaşı olan başvuranların da mağdur olduğu saldırı ile ilgilidir.
2. 5 Ocak 2010 tarihinde akşam saatlerinde, Selendi ilçesinde, Roman olmayan kalabalık bir grup, başvuranların yaşadığı Roman mahallesine saldırmıştır. İki grup arasındaki kavga birkaç saat sürmüştür.
3. Manisa Valisi, Jandarma Komutanı ve Emniyet Şube Müdürünün olay yerine gelmesi sonrasında, kalabalık, temsilciler seçmeye davet edilmiş; yaşanan anlaşmazlığa son verilmesi amacıyla toplantı düzenlenmiştir. Roman olmayan vatandaşlar, hırsızlıkla ve medeniyetsizlikle suçladıkları Roman vatandaşların ilçeden gitmesini istemiştir. Roman vatandaşlar ise, güvenliklerinden endişe duyduklarını belirterek başka bir ilçeye taşınma talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine, başvuranların da aralarında bulunduğu Roman vatandaşlar, Manisa’nın Salihli ilçesine yerleştirilmiştir. Devlet altı ay boyunca, bu vatandaşların kira bedelini ödemiştir. Yedi aile, üç ay daha bu yardımdan yararlanmaya devam etmiştir. Kiralarını ödeme imkânı olmayan ailelere, Toplu Konut İdaresi (“TOKI”) tarafından kalacak yer sağlanmıştır. Aynı zamanda tazminat komisyonu kurulmuş ve mağdurlara maruz kalınan zararın tazmini bağlamında 14.218 Türk lirası (TRY) ödenmesine karar verilmiştir.
4. İdari soruşturma açılmış ve yaşanan olaylara ışık tutacak bir rapor hazırlamaları amacıyla Başbakanlıktan iki müfettiş görevlendirilmiştir. Müfettişler 26 Şubat 2010 tarihinde raporlarını sunmuştur.
5. Kendilerine yönelik ayrımcı tutumlardan ve kökenlerinden kaynaklanan şiddet eylemlerinden şikâyet eden başvuranlar, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
6. 22 Şubat 2010 tarihinde Belediye Başkanı (N.S.) ve bir Komiser (M.K.) hakkında yapılan şikâyet, 26 Mayıs 2010 tarihinde, iddiaların herhangi bir delil unsuruyla desteklenmediği ve bu nedenle asılsız olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştır. Başvuranların bu karara karşı yaptıkları itiraz, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, söz konusu kararın yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 10 Kasım 2010 tarihinde reddedilmiştir. Bu ret kararı, başvuranların avukatına 29 Aralık 2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
7. Başvuranlar yeniden suç duyurularında bulunmuşlar; bunlar da 4 Mayıs 2010, 9 Kasım 2010 ve 6 Ocak 2011 tarihlerinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla sonuçlanmıştır. Bazı başvuranlarca bu kararlara karşı yapılan itiraz, bilhassa söz konusu kişilere isnat edilen fiillerin somut nitelikte olmadığı gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Ret kararları, ilgililerin avukatına 16 Şubat, 8 Mart ve 26 Nisan 2011 tarihlerinde tebliğ edilmiştir.
8. Selendi Cumhuriyet savcısı 15 Temmuz 2010 tarihinde, halkı kine tahrik etme ve mala zarar verme nedeniyle seksen iki kişi hakkında ceza davası açmıştır.
9. Selendi Asliye Ceza Mahkemesi 2011 yılının Ocak ayında, güvenlik nedenleriyle davayı Uşak Asliye Ceza Mahkemesine göndermiştir. Başvuranlar bu davaya müdahil taraf olarak katılmıştır.
10. Asliye Ceza Mahkemesi 23 Aralık 2015 tarihinde, otuz sekiz sanığı, atılı suçlardan suçlu bularak, kine tahrik etme, suça tahrik etme ve mala zarar verme nedeniyle hapis cezasına mahkûm etmiştir.
11. Ceza davası dışında, yetmiş beş başvurandan yirmisi Manisa İdare Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Yetkililerin görevde ihmalkârlıkları nedeniyle maddi ve manevi zarara maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir.
12. Bunun üzerine İdare Mahkemesi birçok bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiştir. Bilhassa Roman kökenli vatandaşların, saldırı mağdurlarının ve olayların meydana geldiği sırada görevde olan yerel yetkili makamların ifadelerini dikkate almıştır.
13. İdare Mahkemesi 7 Mart 2014 tarihli kararla, 5 Ocak 2010 tarihli olaya ilişkin koşulların yanı sıra Belediye Başkanı ve Emniyet Şube Müdürü hakkında soruşturma açılmamış olmasını göz önünde bulundurarak, güvenlik güçlerinin, taraflar arasındaki gerilimin farkında oldukları, yeterli sayıda olmadıkları, çatışmaları önlemek ve halkı korumak için gerekli ve uygun tedbirler almadıkları kanaatine vararak, görevin ifasındaki bu eksiklikler sebebiyle idarenin hizmet kusuru işlediğini eklemiştir. Romanların, olaylar sırasında hissettikleri ıstırap ve orada yaşamaya devam etmeleri halinde aynı olaylara maruz kalma korkusu nedeniyle Selendi’den ayrılmak zorunda kaldıklarını da eklemiştir. Bölge İdare Mahkemesi tarafından kararın onaylanması sonrasında, her bir davacıya manevi tazminat olarak 10.000 TRY (olayların meydana geldiği dönemde yaklaşık 3.300 avro) ödenmesine karar verilmiştir.
14. Başvuranlar, Belediye Başkanı (N.S.) ve Komiser (M.K.) hakkında ceza kovuşturması yapılmamasından şikâyet etmektedirler. Sözleşme’nin 2, 3, 6, 8, 13 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
15. Adalet ve İnsan Hakları Savunucuları ve İnsan Hakları Ortak Platformu müdahil taraf olarak, çoğu durumda, ırkçı, antisemit ve yabancı düşmanı eylemlerin Türkiye’de cezai karşılığı bulunmadığını belirtmektedirler. Nazarlarında, bu durum, konuyla ilgili mevzuat eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
16. Mahkeme ilk olarak, Hatice Uçkun ve Nuran Güven’in vefatının ardından hiç kimsenin davayı onlar adına takip etme isteğinde bulunmadığını; bu nedenle başvurunun, bu başvuranlarla ilgili olarak kayıttan düşürülmesi gerektiğini kaydetmektedir.
17. Aynı zamanda 4 Mayıs ve 9 Kasım 2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların, mevcut davayı ele almadığını ve başvuranların şikâyetleriyle hiçbir ilgisi olmadığını da gözlemlemektedir.
18. 26 Mayıs 2010 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ilgili olarak, Mahkeme, yalnızca on sekiz başvuranın, yani Erdal Uçkun, Bülent Özer, Tuncay Koca, Mehmet Koca, Hakkı Çelik, Süleyman Koca, Seyfettin Sepetçi, Ali Rıza Güven, Hüseyin Sepetçi, Burhan Uçkun, Sevittin Uçkun, Aşkın Özer, Cemal Koca, Hüseyin Koca, Ercan Koca, Yaşar Koca, Selcan Uçkun ve Yılmaz Uçkun’un Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunduklarını kaydetmektedir.
19. 6 Ocak 2011 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ilgili olarak ise, Mahkeme, yalnızca on dokuz başvuranın, yani Erdal Uçkun, Bülent Özer, Tuncay Koca, Mehmet Koca, Hakkı Çelik, Süleyman Koca, Seyfettin Sepetçi, Ali Rıza Güven, Hüseyin Sepetçi, Burhan Uçkun, Sevittin Uçkun, Aşkın Özer, Cemal Koca, Hüseyin Koca, Ercan Koca, Yaşar Koca, Selcan Uçkun, Yılmaz Uçkun ve Erdal Çetin’in Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunduklarını gözlemlemektedir.
20. Ayrıca 26 Mayıs 2010 ve 6 Ocak 2011 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı itirazda bulunmayan başvuranların Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası anlamında iç hukuk yollarını tükettikleri söylenemez.
21. Diğer başvuranların şikâyetleri ise esas olarak Belediye Başkanı (N.S.) ve Komiser (M.K.) hakkında ceza soruşturması açılmamış olmasına dayanmaktadır. İlgililer bu bağlamda, Belediye Başkanı ve Komiserin ceza mahkemeleri tarafından cezalandırılmadığından yakınmaktadır. Ancak Sözleşme’de bir suçlama yöneltilmesini veya mahkûmiyet kararı alınmasını sağlamaya yönelik hiçbir hak bulunmamaktadır. Nitekim Sözleşme’nin hiçbir maddesi, başvuranın üçüncü bir şahsı soruşturma veya mahkûm ettirme hakkını içermez (Giuliani ve Gaggio/İtalya[BD], no. 23458/02, § 306, AİHM 2011 (özetler)). Bunun yanı sıra, ulusal mahkemeler hiçbir koşulda yaşam ihlallerinin cezasız kalmasına izin vermemelidir (Öneryıldız/Türkiye [BD], no. 48939/99, § 95, AİHM 2004‑XII). Dolayısıyla Mahkemenin görevi, kullanılan yargı sisteminin caydırıcı etkisinin ve yaşama hakkı ihlallerinin önlenmesinde bu sistemin oynaması gereken rolün öneminin zayıflatılmaması için, mahkemelerin karara varırken Sözleşme’nin gerektirdiği titiz inceleme şartını yerine getirip getirmediğini ve ne kadar getirdiğini belirlemekten ibarettir (bk. gerekli değişiklikler yapılmak koşuluyla (mutatis mutandis), Armani Da Silva/Birleşik Krallık [BD], no. 5878/08, § 239, 30 Mart 2016). Somut olayda, Mahkeme, 5 Ocak 2010 tarihinde yaşanan olaylara karışan kişilerin, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından halkı kine tahrik etme ve mala zarar verme nedeniyle hapis cezasına çarptırıldıklarını gözlemlemektedir. Dolayısıyla adli yönden uygun cevap verilmiştir. Başvuranlar tarafından suçlanan Belediye Başkanı ve Komiserin mahkûm edilmemiş olması, bu tespiti hiçbir şekilde değiştirmemektedir.
22. Öte yandan, ileri sürülen diğer maddelerle ilgili olarak Mahkeme, yetkililer tarafından idari soruşturma başlatıldığını, başvuranlara Devlet tarafından maddi yardım yapıldığını ve ilgililerin idare mahkemeleri önündeki davalarını kazandıklarını ve bu mahkemelerin ileri sürülen olayların Devletin sorumluluğundan kaynakladığı ve başvuranların maruz kaldığı manevi zararın telafi edilmesi gerektiğini açıkça kabul ettiğini gözlemlemektedir.
23. Aynı zamanda yukarıda belirtilen hususlar ışığında, yetkililerin, sorumluların tespit edilmesine ve cezalandırılmasına yol açabilecek nitelikte soruşturmalar yürüttükleri, ihtilaf konusu olaylara karışan kişilerin mahkûm edildiği ve başvuranlara uygun ve yeterli şekilde tazminat ödendiği için, ulusal makamların Sözleşme’nin ihlalini açıkça tanıdığı ve akabinde telafi ettiği söylenebilir (Gäfgen/Almanya [BD], no. 22978/05, § 115, AİHM 2010).
24. İlgili şahıslar ulusal mahkemeler önünde açılan yargılamaların sonucunda mağdur sıfatını yitirmiş olduklarından, şikâyetleri, kişi yönünden (ratione personae) Sözleşme’nin hükümleriyle bağdaşmamaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup 17 Mart 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
İzmir Barosuna bağlı Avukatlar Ö. Kırca ve B. A. Akbaba tarafından temsil edilen başvuranların listesi
Başvuru No. 45942/11
No.
Adı SOYADI
Doğum Tarihi
Uyruk
İkamet Yeri
1.
Hatice UÇKUN
1948
(8 Ağustos 2018 tarihinde vefat etmiştir.)
Türk
Manisa
2.
Dilek BAYIR
1992
Türk
Manisa
3.
Hakkı ÇELİK
1980
Türk
Manisa
4.
Cansel ÇELİK
1984
Türk
Manisa
5.
Mustafa ÇELİK
1999
Türk
Manisa
6.
Yağmur ÇELİK
2002
Türk
Manisa
7.
Dilay ÇETİN
1984
Türk
Manisa
8.
Erdal ÇETİN
1976
Türk
Manisa
9.
Gökhan ÇETİN
2000
Türk
Manisa
10.
Naim ÇETİN
2003
Türk
Manisa
11.
Fadime DEMİRCİ
1941
Türk
Manisa
12.
Ali Rıza GÜVEN
1964
Türk
Manisa
13.
Nuran GÜVEN
1974
(29 Ocak 2017 tarihinde vefat etmiştir.)
Türk
Manisa
14.
Oğuz GÜVEN
2002
Türk
Manisa
15.
Yücel GÜVEN
2002
Türk
Manisa
16.
Ali KOCA
2001
Türk
Manisa
17.
Arda KOCA
2009
Türk
Manisa
18.
Asi KOCA
2008
Türk
Manisa
19.
Berivan KOCA
2003
Türk
Manisa
20.
Cemal KOCA
1976
Türk
Manisa
21.
Cemile KOCA
1984
Türk
Manisa
22.
Ercan KOCA
1979
Türk
Manisa
23.
Gaye KOCA
2002
Türk
Manisa
24.
Hakan KOCA
2004
Türk
Manisa
25.
Hüseyin KOCA
1984
Türk
Manisa
26.
Mehmet KOCA
1974
Türk
Manisa
27.
Nevin KOCA
2003
Türk
Manisa
28.
Nevrigül KOCA
1955
Türk
Manisa
29.
Nevrigül KOCA
2001
Türk
Manisa
30.
Nurcan KOCA
1979
Türk
Manisa
31.
Süleyman KOCA
1954
Türk
Manisa
32.
Sultan KOCA
1983
Türk
Manisa
33.
Sümbül KOCA
1987
Türk
Manisa
34.
Tayfur KOCA
2000
Türk
Manisa
35.
Tuncay KOCA
1976
Türk
Manisa
36.
Yaşar KOCA
1974
Türk
Manisa
37.
A. Namık ÖZER
2007
Türk
Manisa
38.
Alper ÖZER
2003
Türk
Manisa
39.
Aşkın ÖZER
1983
Türk
Manisa
40.
Bülent ÖZER
1980
Türk
Manisa
41.
Dilek ÖZER
1981
Türk
Manisa
42.
Gamze ÖZER
1997
Türk
Manisa
43.
Gülizar ÖZER
1956
Türk
Manisa
44.
Muhammet ÖZER
2006
Türk
Manisa
45.
Polat ÖZER
2006
Türk
Manisa
46.
Selma ÖZER
1983
Türk
Manisa
47.
Seyfettin ÖZER
1999
Türk
Manisa
48.
Barış SEPETÇİ
1991
Türk
Manisa
49.
Gülhanım SEPETÇİ
1959
Türk
Manisa
50.
Gülhanım SEPETÇİ
2009
Türk
Manisa
51.
Hediye SEPETÇİ
1988
Türk
Manisa
52.
Hüseyin SEPETÇİ
1970
Türk
Manisa
53.
Yaşar SEPETÇİ
1983
Türk
Manisa
54.
Seyfettin SEPETÇİ
1959
Türk
Manisa
55.
Seyfettin SEPETÇİ
2008
Türk
Manisa
56.
Serpil TURHAN
1975
Türk
Manisa
57.
Caner UÇKUN
2006
Türk
Antalya
58.
Ahmet UÇKUN
1961
Türk
Manisa
59.
Ayşe UÇKUN
1985
Türk
Antalya
60.
Birgül UÇKUN
1974
Türk
Manisa
61.
Burhan UÇKUN
1977
Türk
Manisa
62.
Erdal UÇKUN
1971
Türk
Manisa
63.
Gizem UÇKUN
2009
Türk
Antalya
64.
Gökhan UÇKUN
1996
Türk
Manisa
65.
Gonca UÇKUN
1993
Türk
Manisa
66.
Hamza UÇKUN
2004
Türk
Antalya
67.
Memati UÇKUN
2005
Türk
Manisa
68.
Nurten UÇKUN
1980
Türk
Manisa
69.
Özkan UÇKUN
2002
Türk
Manisa
70.
Pınar UÇKUN
2006
Türk
Manisa
71.
Sedat UÇKUN
2009
Türk
Manisa
72.
Selcan UÇKUN
1991
Türk
Manisa
73.
Sevittin UÇKUN
1960
Türk
Manisa
74.
Sibel UÇKUN
1994
Türk
Manisa
75.
Yılmaz UÇKUN
1975
Türk
Antalya