AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
(Başvuru no. 24684/09 ve 36791/09)
Fatma Şükran UĞURGELEN / Türkiye
ve Müslüm ERARIBURNU / Türkiye
Başkan
NebojšaVučinić
Yargıçlar
Egidijus Kūris,
Jon FridrikKjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 15 Eylül 2015 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), sırasıyla 17 Nisan 2009 ve 12 Haziran 2009 tarihlerinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruyu göz önünde bulundurarak yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki şekilde karar vermiştir.
OLAYLAR
1. İlk davadaki (no. 24684/09) başvuran Fatma Şükran Uğurgelen, 1932 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve Çanakkale’de ikamet etmektedir. Mahkeme nezdinde Çanakkale barosuna kayıtlı Avukat S. Aydın tarafından temsil edilmiştir.
2. İkinci davadaki (no. 36791/09) başvuran Müslüm Erarıburnu, 1954 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve İstanbul’da ikamet etmektedir.
3. Türkiye Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davaya Özgü Koşullar
4. Tarafların ibraz ettiği şekilde dava konusu olaylar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
5. İlk başvuruda, başvuran 28 Aralık 1995 tarihinde hukuk davası açmıştır. Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi, davaya ilişkin kararını vermiştir (2007/542 Esas- 2007/1052 Karar sayılı). Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, başvuruda bulunulduğu tarih itibariyle yargılama işlemleri halen Yargıtay önünde derdestti.
6. İkinci başvuruda ise, başvuran 17 Temmuz 2002 tarihinde idari dava açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi, 31 Mayıs 2005 tarihinde dosyaya ilişkin kararı vermiştir (2002/773 Esas- 2005/1412 Karar sayılı). 23 Mart 2007 tarihinde Yüksek İdare Mahkemesi söz konusu kararı onamıştır (2005/6023 Esas- 2007/1655 Karar sayılı). Başvuranın karar düzeltilmesine ilişkin talebi, 19 Aralık 2008 tarihinde reddedilmiştir (2007/7213 Esas- 2008/8409 Karar sayılı).
B. İlgili iç hukuk ve uygulama
7. İlgili iç hukuka ilişkin hükümler, Turgut ve Diğerleri / Türkiye ((kk.), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) kararında bulunabilir.
ŞİKÂYETLER
8. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, ulusal mahkemeler nezdinde görülen yargılama işlemlerinin makul süre içerisinde sonuçlandırılmamasından şikâyetçi olmuşlardır.
9. İlk davanın başvuranı, Sözleşme’nin 13. maddesi kapsamında, ulusal düzeydeki uzun yargılama işlemlerine ilişkin etkin bir hukuk yolu bulunmamasından da şikâyetçidir.
HUKUK
10. Mahkeme, başvuruların benzer mahiyette olduğunu dikkate alarak, her iki başvuruyu tek bir karar altında birleştirmeye karar vermiştir.
A. Sözleşme’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
11. Başvuranlar, yargılama işlemlerinin uzunluğunun, Sözleşme’nin 6 § 1. maddesinde düzenlenen “makul süre” gerekliliğine uygun olmamasından şikâyetçi olmuşlardır.
12. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğuna ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruların ele alınması amacıyla yeni bir Tazminat Komisyonu’nun kurulduğunu belirtmiştir. Hükümet, başvuranların Tazminat Komisyonu’na herhangi bir başvuruda bulunmadıklarını, dolayısıyla iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür. Bu gerekçenin geçerliliği Mahkeme’nin Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında verdiği kararda da kabul edilmiştir.
13. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun uygulanmakta olduğunu dikkate alır. Ardından, Mahkeme yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle yeni bir başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun önceden (a priori) erişilebilir olduğu ve yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikâyetler için makul bir tazminat yolu sunabildiğini değerlendirmiştir.
14. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, yeni hukuk yolunun uygulanmasından önce Hükümete tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
15. Ancak, Hükümet’in başvuranın 6384 sayılı Kanunla getirilen yeni iç hukuk yoluna başvurmadığına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak Mahkeme, Turgut ve Diğerleri davasında vardığı sonucu yinelemektedir. Dolayısıyla Mahkeme, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddeleri kapsamında hukuk yargılamalarının aşırı uzunluğuna ilişkin olarak yapılan şikâyetin iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir (Bk. Rıfat Demir/Türkiye, no. 24267/07, § 354, 4 Haziran 2013 ve Yiğitdoğan/Türkiye (no. 2), no. 72174/10, § 59, 3 Haziran 2014).
B. Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
16. İlk başvuru kapsamında başvuran, Türk hukukunda yargılamaların uzunluğuna ilişkin olarak etkin bir hukuk yolu olmamasından şikâyetçidir.
17. Mahkeme, 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonu’nun; başvuranların, Mahkeme önünde derdest olan ancak davalı Hükümete 23 Eylül 2012 tarihinden önce henüz iletilmemiş olan tüm başvurulara ilişkin olarak Sözleşme’nin 6§1 maddesinin amaçları doğrultusunda yargılamaların uzunluğuna ilişkin olarak şikâyette bulunmalarına imkân veren Sözleşme’nin 13. maddesinin anlamı dâhilinde bir hukuk yolunun sunulduğunu hatırlatmaktadır (bk. Turgut ve Diğerleri, yukarıda anılan, § 59).
18. Bu nedenle başvurunun bu bölümünün açıkta dayanaktan yoksun olduğunu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiğine karar verir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 8 Ekim 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
AbelCamposNebojšaVučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy