AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 46940/06
Zeliha ULUKUŞ ve Diğerleri / Türkiye
Başkan
NebojšaVučinić,
Yargıçlar
ValeriuGriţco,
StéphanieMourou-Vikström,
veBölüm Yazı İşleri Müdür YardımcısıHasan Bakırcı’nın katılımıyla 14 Mart 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yapılan müzakerelerin ardından, yukarıda belirtilen 3 Kasım 2006 tarihli başvuru hakkında, davalı Hükümet tarafından sunulan görüşleri ve buna cevaben başvuranlar tarafından sunulan görüşleri göz önünde bulundurarakaşağıdaki şekilde karar vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar Zeliha Ulukuş, Sultan Çetinkaya, Vahide Çoban, İslim Delen ve Fatma Derin, sırasıyla 1944, 1955, 1950, 1936 ve 1950 doğumlu Türk vatandaşları olup, Gaziantep’te ikamet etmektedirler. Başvuranlar, Mahkeme önünde, Gaziantep Barosuna kayıtlı Avukat M. S. Yıldız tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Dava koşulları
3. Davaya konu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (“idare”) 3 Ağustos 1990 tarihinde, başvuranın Şanlıurfa’ya bağlı Birecik ilçesinde bulunan arsasının (parsel no. 400) kamulaştırılmasına karar vermiştir. Bu karar 24 Nisan 2000 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.
5. Başvuranlar, 24 Nisan 2000 tarihinde, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinde ek bedel ödenmesi talebiyle dava açmışlardır.
6. Yerel mahkeme, 19 Aralık 2000 tarihinde,başvurana işleyen yasal faizle birlikte 11.900.000.000 TL(söz konusu tarihte yaklaşık olarak 19.600 avro) ödenmesine karar vermiştir.
7. Dava, 10 Aralık 2001 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır.
8. Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, idare 25 Mayıs 2006 tarihinde kalan borcu ödemiştir.
B. İlgili iç hukuk
9. İç hukuka ilişkin bilgilere Turgut ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013 veDemiroğlu ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013 kararlarından erişilebilir.
ŞİKÂYETLER
10. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, ulusal makamların yerel mahkeme tarafından verilen karara uzun bir süre riayet etmemeleri hakkında şikâyette bulunmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, yerel mahkeme tarafından verilen bir kararın icrasında aşırı gecikme yaşanması hakkında şikâyette bulunmuşlardır.
12. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, uzun yargılamalar vekararların icra edilmemesine ilişkin başvuruları ele almak üzere yeni bir Tazminat Komisyonu kurulduğunu kaydetmiştir. Hükümet bu kapsamda, başvuranların Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuruda bulunmamış olmaları nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür.
13. Mahkeme, Hükümet tarafından işaret edildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir. Akabinde Mahkeme, Demiroğlu ve Diğerleri / Türkiye((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013), davasında verdiği kararda, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle bir başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu şekilde Mahkeme, özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun öncelikli olarak erişebilir olduğu ve kararların icra edilmemesinedair şikâyetler bakımından makul bir tazminat imkânı sağlamaya elverişli olduğu kanısına varmıştır.
14. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasına ilişkin kararında, Hükümete hâlihazırda tebliğ edilmiş bu tür başvuruları normal usul uyarınca incelemeye devam edebileceğini vurgulamıştır.
15. Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanunla getirilen yeni iç hukuk yoluna başvurmadığına ilişkin itirazını dikkate alarak, yukarıda anılan Demiroğlu, §§ 24-36 ve Turgut ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davalarında vardığı sonucu yinelemektedir.
16. Mahkeme, yukarıda belirtilen hususları dikkate alarak, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 hükümleri uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 6 Nisan 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıNebojšaVučinić
Yazı İşleri Müdür yardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy