T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 2
KARAR NO : 2016 / 3
KARAR TR : 14.03.2016
ÖZET: Sağlık Kurulunca askerliğe elverişli olmadığına karar verilen sanık hakkında, Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen “askeri eşyayı gizlemek” suçu nedeniyle açılan kamu davasının, Anayasa, 353 ve 5271 sayılı Ya-sa’da yapılan değişiklikler nedeniyle ADLİ YARGI yerinde görülmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :K.H. Sanık :U.U. OLAY : Hasdal/İstanbul 6.Mot.P. A. 3.Mot. P. Tb. 7.Mot. P.Bl. Komutanlığı emrindegörevli sanık P.Er U.U.’un, 5.5.2010 günü, aynıKomutanlık emrinde görevli olay sırasında yemekhane sorumlusu olan P.Çvş. U. Ç.'nun yemekalımına giderken yemekhanede bulunan kaloriferpeteğine yaslayıp bıraktığı üzerinezimmetli G-3 Piyade Tüfeğini alarak kışla sınırlarıiçerisinde bulunan Ketane tepe bölgesinde çalılıklararasına gizlediği, P.Çvş. U.Ç.'nun tüfeğininbıraktığı yerde olmadığını görmesive arkadaşları arasında yaptığı araştırmada da tüfeğini alan kimseyi tespit edememesiüzerine durumu amirlerine bildirdiği ve birlik içerisinde tüfeğin aranmasınabaşlandığı, aramalara sanığın dakatıldığı, ancak tüfeğinbulunamadığı, 6.5.2010 günü, sanığınaynı Komutanlık emrinde görevli P.Er S.D.’itüfeği sakladığı bölgeyegötürdüğü ve bu bölgede tüfeğinbulunmasını sağladığı, P.Er S.D.’in tüfeğinbulunduğunu komutanlarına haber verdiği,koğuşlarına geri döndüklerinde sanığın tüfeğikendisinin sakladığını P.Er S.D.'e söylediği, 11.05.2010günü birliğinden firar eden sanığın 13.5.2010günü yakalandığı, P.Er S.D.’in, 11.05.2010günü soruşturma konusu G-3 piyade tüfeğini alıpKetane tepe bölgesine gizleyen kişinin sanık olduğunu yetkilimakamlara gecikerek de olsa beş gün sonra haber verdiği; Böylece, sanık P.ErU.U.’un “askeri eşyayı gizlemek” ve “mehiliçi yakalanmakla sona eren firar” suçlarını, P.ErS.D.’in ise soruşturma konusu silah niteliğindeki askerieşyayı gizleme eyleminin sanık tarafındangerçekleştirildiğinin 6.5.2010 günüöğrenmesine rağmen bu durumu sanığın birliğindenfirar ettiği 11.05.2010 tarihine kadar bildirmeyerek “suçluyukayırma” suçunu işledikleri ileri sürülerek,sanık P.Er U.U.’un eylemine uyan 1632 sayılı Askeri CezaKanunu’nun 131/1 ve 2., 68/1., P.Er S.D.’in eylemine uyan5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 283/1. maddeleriuyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarıistemiyle 3. Kolordu Komutanlığı AskeriSavcılığı’nın 20.5.2010 gün ve E:2010/800,K:2010/576 sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçılmıştır. 3. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesi, sanık P.Er U.U.’un,yüklenen eylemler nedeniyle cezalandırılmasına, P.Er S.D.hakkında açılan kamu davasında ise, bu kişininterhis edilmiş olması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğinekarar vermiş, kararın sanık P.Er U.U. tarafından temyizedilmesi üzerine, Askeri Yargıtay 2. Dairesi’nce, 4.12.2013gün ve E:2013/1491, K:2013/1474 sayılı karar ile, “sanığın3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10.12.2009 gün ve 2009/1273-982 Esas ve Karar sayılı hükmüile, sanığın daha önce işlediği izintecavüzü, yakalanmakla sona eren mehil içi firar ve firar suçlarındansırasıyla on ay hapis bir ay yirmi gün hapis ve on ay hapiscezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiği,hükümlerin 31.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzerekesinleştiği, dolayısıyla sanığın suçtarihinden önce gerçekleştirdiği üç ayrıantisosyal eylem nedeniyle verilmiş ve kesinleşmişüç ayrı hapis cezasının bulunduğu, ayrıcatemyize konu suçlarla ilgili olarak cezai ehliyetinin bulunupbulunmadığı yönünde bir tespitinyapılmadığı, bu itibarla, sanığın, TürkSilahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliğinin Eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 17.maddesinin (D) fıkrasının birinci bendinde düzenlenen“İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu”kapsamında olması ve bu durumunun suç tarihlerini dekapsaması ihtimali bulunduğundan, suç tarihlerindeyürürlükte olan yönetmelik hükümlerigereğince askerliğe elverişli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi ve temyize konu suçlar yönündencezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitigerektiğinden, mahkûmiyet hükümlerinin noksansoruşturma yönünden ayrı ayrıbozulmasına” karar verilmiştir. 3. KOLORDU KOMUTANLIĞIASKERİ MAHKEMESİ: 30.9.2014 gün ve E:2014/72, K:2014/422sayıyla; Askeri Yargıtay bozma ilamı doğrultusundasanığın askerliğe elverişsizlik halinin suçtarihlerini kapsayıp kapsamadığına dair Ek SağlıkKurulu Raporu talebinde bulunulduğu ve Kasımpaşa AskerHastanesi Sağlık Kurulunun 4.4.2014 gün ve 6sayılı raporuyla, “sanığın askerliğeelverişsizlik halinin suç tarihlerini (5.5.2010, 11.5.2010-13.5.2010)kapsadığı” nın tespit edildiğiaçıklanarak, sanığın “mehil içiyakalanmakla sona eren firar” suçundan beraetine; Askeri eşyayı gizlemeksuçu nedeniyle sanık hakkında açılan kamudavasında ise, suç tarihinde “asker kişi” niteliğinitaşımadığı anlaşılan sanığın,askeri mahkemelerde yargılanmasının hukuken mümkünolmadığı belirtilerek, sanığı yargılamagörevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen kararkesinleşerek, dava dosyası, İstanbul 63. Asliye CezaMahkemesi’ne gönderilmiştir. İSTANBUL63. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ: 2.3.2015 gün ve E:2015/84, K:2015/177sayıyla; sanığa yüklenen suç nedeniyle,suç vasfının tayin ve tespiti ile delillerinin takdir vemünakaşasının askeri mahkemece yapılmasınıngerektiği belirtilerek, sanığı yargılamagörevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle itirazyolu açık olmak üzere görevsizlik kararıvermiş, dava dosyası, İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığı’nca, Mahkememizegönderilmiştir. Mahkememizegönderilen dava dosyasında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce26.10.2015 gün ve E:2015/31, K:2015/28 sayılıkarar ile adli yargı yerince verilen görevsizlik kararıkesinleşmeden dava dosyası Mahkememize gönderildiğinden,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından, aynıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayanbaşvurunun reddine karar verilip dosyanın Mahkemesinegönderilmesinden sonra, dosyadaki eksiklik giderilip, adli yargıyerince verilen görevsizlik kararı kesinleştirilerek dava dosyası,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiCeza Bölümünün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler; Şuayip ŞEN, Kenan YUMUŞAK, Osman ATALAY, YusufTamer ÇETİN, Mehmet AVCIOĞLU ve Sevilay TEMİZYÜREKBATIR’ın katılımlarıyla yapılan 14.03.2016günlü toplantısında; I-İLKİNCELEME: Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre vebiçim yönünden bir eksiklik görülmediği, askerive adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim G. FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargı, Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı NecmettinÖZKAN’ın, davanın çözümününadli yargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Anayasanın “askeri yargı” yı düzenleyen 145 nci maddesindeasker kişilerin “askeri mahallerde” işlediklerisuçlara bakmanın askeri mahkemelerin görevinde olduğubelirtilmişken; 12.9.2010 tarihinde yapılan halkoylaması sonucukabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5982sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile yapılandeğişiklik ile maddenin birinci fıkrasında, “Askeri yargı,askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafındanyürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunlarınasker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgiliolarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir.Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzeninişleyişine karşı suçlara ait davalar her haldeadliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde,asker olmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz” denilmeksuretiyle “askeri mahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353 sayılı AskeriMahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun “AskeriMahkemelerin Görevleri” başlığı altındadüzenlenen İkinci Bölümünde yer alan “GenelGörev” başlıklı 9. maddesinde; “AskeriMahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça askerkişilerin askeri olan suçları ile bunların askerkişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet vegörevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidirler” denilmekte iken, maddenin“….askeri mahallerde….” ibaresi AnayasaMahkemesi’nin 26.6.2012 tarih ve 28335 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 15.3.2012 gün ve E:2011/30, K:2012/36sayılı kararı ile iptal edilmiştir. “Askeri suç”ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar, b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c)Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. 1632 sayılı Askeri CezaKanunu’nun “Eşyayı ve malları çalan,satan, rehine veren ve alanlar” başlığı altındadüzenlenen 131. maddesinde, “1 - Askeri bir hizmet yaparken veyavazifeyi suistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdiveya emanet edilmiş olan para veya kıymeti ne olursa olsun bireşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile hertürlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar veyazimmetine geçirenler, yahut ihtilas edenler veya satanlar, yahut rehineverenler ve bunları bilerek satın alanlar veya rehin kabul edenlerveya gizliyenler beş seneye kadar ağır hapis cezasilecezalandırılırlar. (Değişik: 22/3/2000 - 4551/27 md.) Az vahim hallerde, altı aydan üçseneye kadar hapis cezası hükmolunur. Çalınanveya rehin edilen mallar bulunursa geri alınır. Yok edilen eşya,hayvan ve sairenin değerlerinin ödettirilmesine de hükmolunur. 2- Yukarıki fıkrada yazılı fiiller silah, cephane veya herhangi bir müdafaa vasıtasına taallük ederse cezaarttırılır. 3- Yukarıki iki fıkrada yazılı fiiller seferberlikteyapılırsa yapanlar hakkında on seneden aşağıolmamak üzere ağır hapis, az vahim hallerde iki senedenaşağı olmamak üzere beş seneye kadar ağırhapis cezası verilir.” denilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği’nin “Gruplandırma”başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde, “(Değişik: 16/6/2008-2008/13831 K.) (Değişik ilkparagraf: 14/1/2013-2013/4240 K.) Askerlik çağına girenyükümlüler, yoklamaları sonucunda askerliğeelverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmaküzere gruplandırılır. 1) Askerliğeelverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımındanhiçbir hastalık ve arızası bulunmayanlar ilehastalık ve arızaları, Hastalık ve Arızalar ListesininA dilimlerine girenlerdir. 2) Askerliğeelverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalıkve Arızalar Listesinin B ve D dilimlerine girenlerdir.” denilmiş; “Ek (Hastalık vearızalar listesi)” başlığı altındadüzenlenen 17. maddesinde, “A) 1. Antisosyal kişilik. 2. Madde kötüye kullanımı ya da geçirilmişmadde bağımlılığı. 3. Sınır düzeyde entellektüel işlev bozukluğu. B) 1. Antisosyal kişilik bozukluğu. AÇIKLAMA: Bu fıkraya gireceklerin; asker hastanelerininsağlık kurullarından antisosyal kişilik bozukluğutanısı alması, adli veya askeri mahkemeler tarafındanverilmiş en az bir antisosyal eyleminden dolayı ceza almaları,bu cezalarından en az birinin infaz edilmesine rağmendavranış bozukluklarının devam ettiğinin ve askerlikile uyumlarının bozulduğunun kıt’a anketi vediğer resmi belgelerle tespiti gerekir. 2. Zeka yetersizliği. AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin işlevselliğininbozularak askerliğin gereklerini yapamayacak nitelikteolduklarının, kıt’a anketi ile saptanması gereklidir. C) 17 nci maddenin A, B, ve D dilimine giren bozuklukların tedavi venekahet hâlleri. D) 1. İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu. AÇIKLAMA: Bu fıkraya gireceklerin; antisosyal kişilikbozukluğu tanısı alması, öldürme,öldürmeye teşebbüs, gasp suçlarından en az birhapis ya da diğer antisosyal eylemlerden dolayı, disiplin mahkemesidışında kalan mahkemelerce verilmiş en az üçhapis cezası alması ve bu cezaların kesinleştiğinin belgelerletespit edilmesi gerekir. 2. Alkol ya da madde bağımlılığı. AÇIKLAMA : Bu fıkraya gireceklerin; maddebağımlılığının süreklilikkazandığının gözlem, kimyasal analizler ve adlî belgelerleortaya konulması, askerî hastahanede müşahede sonucuyoksunluk bulgularının saptanması gereklidir. 3. Mental retardasyon. 4. Cinsel kimlik ve davranış bozuklukları. AÇIKLAMA: Bu fıkraya gireceklerin cinsel kimlik ve/veyadavranış örüntülerinin tüm yaşamlarındaileri derecede belirgin olması ve askerlik ortamındasakıncalı bir durum yaratacağı ya dayarattığı tıbbi kanaatine varılmasıgerekir.” hükmü yer almıştır. Dosyanınincelenmesinden, sanığın 12.1.2010-2.3.2010 tarihleriarasında işlediği ileri sürülen izintecavüzü suçundan yapılan yargılaması sırasında gözlem altına aldırılmasısonucunda düzenlenen Gümüşsuyu Asker Hastanesinin 23.3.2011tarihli, 722 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda, sanıkhakkında, “Antisosyal Kişilik Bozukluğu”tanısıyla, “17/B/F1, Sağlık Kurulunaçıkarıldığı 23.3.2011 tarihinden itibarenbarışta askerliğe elverişli değildir. Seferdegörev yapar. Askerliğe elverişsizlik hali suç tarihlerini(12.1.2010-2.3.2010 arası) kapsamaz. Suç tarihlerindeTCK’nın 32’nci maddesi kapsamında mütalaasınamahal bulunmamaktadır” kararının verildiği, askeriyargı yerince bu rapora itibar edilerek sanığınaskerliğe elverişsizlik halinin 23.3.2011 tarihinden itibarenbaşladığının ve cezai ehliyetinin tam olduğununkabulüyle sanık hakkında “askeri eşyayı gizlemek”ve “mehil içi yakalanmakla sona eren firar”suçları nedeniyle açılankamu davasında suç tarihleri yönünden askerliğeelverişlilik durumunun ve cezai ehliyetininaraştırılmasından vazgeçilerek atılısuçlardan cezalandırılmasına karar verildiği, kararıntemyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay 2. Dairesi’nce,4.12.2013 gün ve E:2013/1491, K:2013/1474 sayılı kararile, sanığın daha önce işlediği izintecavüzü, yakalanmakla sona eren mehil içi firar ve firarsuçlarından sırasıyla on ay hapis bir ay yirmi günhapis ve on ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına kararverildiği, hükümlerin 31.3.2010 tarihinden geçerli olmaküzere kesinleştiği, dolayısıyla sanığınsuç tarihinden önce gerçekleştirdiğiüç ayrı antisosyal eylem nedeniyle verilmiş vekesinleşmiş üç ayrı hapis cezasınınbulunduğu belirtilerek, sanığın TürkSilahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliğinin Eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 17.maddesinin (D) fıkrasının birinci bendinde düzenlenen“İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu”kapsamında olması ve bu durumunun suç tarihlerini dekapsaması ihtimali bulunduğundan, suç tarihlerindeyürürlükte olan yönetmelik hükümlerigereğince askerliğe elverişli olupolmadığının yeniden değerlendirilmesiningerektiği açıklanarak mahkûmiyet hükümlerininnoksan soruşturma yönünden ayrı ayrıbozulmasına karar verilmesi üzerine, 3. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 gün ve SAYI:2014/72 A.B. Ek Sağlık Kurulu Raporukonulu yazısı ile sanık hakkında GümüşsuyuAsker Hastanesince düzenlenen 23.3.2011 tarih ve 722 sayılısağlık kurulu raporunda belirtilen askerliğe elverişsizlik halininsuç tarihlerini (5.5.2010 ve 11.5.2010 -13.5.2010) kapsayıpkapsamadığı hususunda ek rapor istendiği; KasımpaşaAsker Hastanesi Baştabipliği’nin 8.4.2014 gün ve SHH.KRL:98197309-8040-122-14/Sağ. Krl.(5)/1940-2952 sayılı ve EkRapor konulu yazısı ile, “sanık hakkında dahaönce Gümüşsuyu Asker Hastanesi ve Kasımpaşa AskerHastanesince sanığın antisosyal kişilik yapısındaolduğu ve TSK Sağlık yeteneği yönetmeliğinin Bdiliminin 17 nci maddesi 1 nci fıkrasına göre infaz edilmişbir hapis cezasının olmasından dolayı askerliğeelverişli olmadığı şeklinde karar verilmiştir.Ancak KKK.lığı 3 ncü Kolordu K.lığı Askerimahkemesinin 2009/982 sayılı gerekçeli kararına göresanığın işlemiş olduğu izin tecavüzü,mehil içi firar ve firar suçlarından sırasıyla 10ay, 1 ay 20 gün ve 10 ay hapis cezası aldığı, ve bucezaların toplamı olan 21 ay 20 gün hapis cezasının31.3.2010 (Askeri Yargıtay 4.12.2013 gün ve 2013/1491-1474 E-K noluilamına göre) tarihinde kesinleştiğianlaşılmaktadır. Dolayısıyla sanığın25.1.2011 tarihinde almış olduğu şartlı tahliyekararı 1 suçun infazının değil, 3 işlemişolduğu suçun infazını göstermektedir. Haliylesanık TSK sağlık yeteneği yönetmeliğinin D dilimi17 nci maddesi 1 nci fıkrasına uymaktadır. Tanı:İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu Karar:Barışta ve seferde askerliğe elverişli değildir.Askerliğe elverişsizlik hali suç tarihlerini (5.5.2010,11.5.2010-13.5.2010) kapsar. Askerliğeelverişsizlik hali 31.3.2010 tarihinden itibaren başlar.” şeklinde4.4.2014 gün ve 6 sayılı ek raporun düzenlenerekgönderildiği, 4.4.2014 gün ve 6 sayılısağlık kurulu raporunun incelenmesinde, sanıkta “ileriderecede antisosyal kişilik bozukluğu” teşhisedildiği, sanığın dava konusu suçtan önce izintecavüzü, mehil içi firar ve firar suçları nedeniyle hapis cezaları alıp cezalarının infazedildiği, durumunun Türk Silahlı Kuvvetleri SağlıkYeteneği Yönetmeliği’nin “Ek(Hastalık vearızalar listesi” başlığı altındadüzenlenen 17. maddesinin D dilimi 1. fıkrasına uyduğu, bunedenle suç tarihinde ve halen askerliğe elverişliolmadığına karar verildiği, dosya içinde bulunan 3.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin10.9.2009 gün ve E:2009/1273, K:2009/982 sayılı kararından, sanığın izin tecavüzü,yakalanmakla sona eren mehil içi firar ve firar suçlarındansırasıyla on ay hapis bir ay yirmi gün hapis ve on ay hapis cezalarıylacezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin31.3.2010 tarihinden geçerli olmak üzere kesinleştiği anlaşılmış, böylece sanığınsuç tarihi olan 5.5.2010 gününde askerliğeelverişli olmadığı sonucunavarılmıştır. Sağlık Kurulu Raporununkapsam ve hukuki sonuçlarına göre, sanığınsuç tarihinde "asker kişi" sıfatıkendiliğinden kalkmış sayılacağından, 353sayılı Yasa'nın 9. maddesi anlamında "askerkişi" olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumgözetildiğinde, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşuve Yargılama Usulü Kanunu’nun asker olmayan (sivil)kişilerin askeri mahkemelerde yargılanma koşullarınıbelirleyen maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun3. maddesi yönünden değerlendirme yapılmasıgerekmektedir. 5530 sayılıYasa’nın 4. maddesi ile değiştirilen 353 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde,“Askeri Ceza Kanunu’nun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80,81, 93, 94, 95, 114 ve 131. maddelerinde yazılı suçlar, askerimahkemelerin yargı yetkisine tabi olmayan sivil kişilertarafından barış zamanında işlenirse; bukişilerin yargılanması, adli yargı mahkemeleritarafından, Askeri Ceza Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyleyapılır”; 5918 sayılıYasa’yla değişik 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 3. maddesine eklenen ikinci fıkrasında,“Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri CezaKanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargıyetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerleiştirak halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerinsoruşturmaları Cumhuriyet savcıları,kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafındanyapılır”; Türkiye CumhuriyetiAnayasası’nın 145. maddesinin ikinci fıkrasında da,“Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerimahkemelerde yargılanamaz” denilmiştir. Bu düzenlemeler gözetildiğinde, sivil kişilerinbarış zamanında, Askeri Ceza Kanununda veya diğerkanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabisuçları tek başına veya asker kişilerle iştirakhalinde işlemeleri durumunda adli yargı yerinde yargılanacaklarıkuşkusuzdur. Bu durumda, askerliğe elverişliolmayan sanığın sivil kişi olarakdeğerlendirileceği, sanığın eyleminin Askeri CezaKanununda yazılı suçlardan olup, sanığın adliyargı mahkemeleri tarafından, Askeri Ceza Kanunu hükümleriuygulanmak suretiyle yargılanacağıaçıktır. Açıklanan nedenlerle,sivil kişi sanık hakkında, Askeri Ceza Kanunu’ndadüzenlenen suç nedeniyle açılan davanın adli yargıyerinde görülmesi ve İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 2.3.2015gün ve E:2015/84, K:2015/177 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.03.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şuayip ŞEN Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Kenan YUMUŞAK Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Osman ATALAY Üye Sevilay TEMİZYÜREK BATIR
Full & Egal Universal Law Academy