T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 43
KARAR NO : 2016 / 1
KARAR TR : 25.01.2016
ÖZET: Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan yasa değişiklikleri nedeniyle, hüküm-lülerin hukukî durumlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinin, hükmü veren hâkim veya mahkeme tarafından yapılmasının, bir hüküm değiştirme yöntemi olup, kendine özgü bir tali dava niteliği taşıdığı, sonraki yasanın lehe hükümler içermesi hâlinde, kesinleşmiş olan önceki hükmü yeniden ele almaya olanak tanıyan bu istisnai yetkinin, hükmü veren hâkim veya mahkemeye sadece lehe hüküm konusuyla sınırlı bir uyarlama yetkisi verdiği, bu yolla olağan veya olağanüstü kanun yolu denetimine konu olabilecek hukuka aykırı-lıkların giderilmesi ve kesin hükümle ilgili yargılama aşamasında geçerli olan yargılama kurallarının (Göreve ilişkin yargılama kuralları dahil) değiştirilmesinin mümkün olmadığı, hü-küm aşamasında (Kesinleşen hüküm) görevli olan mahkemenin, lehe kanun uygulaması nedeniyle hükmün uyarlanmasına ilişkin tali dava sırasında da görevini sürdürdüğü sonu-cuna varıldığından, 353 sayılı Yasa’nın Ek Geçici 6., 5275 sayılı Yasa’nın 98. maddeleri uyarınca, lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik davanın daha önce hüküm veren ASKERİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K.H.
Sanık :Y.B.
OLAY : Deniz KuvvetleriKomutanlığı İstanbul Tersanesi Komutanlığıemrinde görevli saat ücretli işçi sanık Y.B.’nın,16.7.2008 günü, M. marka askeri araç ile kazayaptığı, bu şekilde sanığın askeriaracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunuişlediği ileri sürülerek, eylemine uyan 1632 sayılıAskeri Ceza Kanunu’nun 137. maddesi uyarıncacezalandırılması istemiyle açılan kamudavasında, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriMahkemesi’nce, yüklenen suçun sübut bulduğugerekçesiyle, sanığın 1632 sayılı Askeri CezaKanunu’nun 137. maddesi uyarınca bir ay hapis cezası ile cezalandırılmasınave sonuçta sanığın 500 TL. adli paracezası ile cezalandırılmasına, 1.800 TL hazinezararının tahsiline karar verilmiş, verilen karar16.7.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Sanık hakkında verilen hüküm infazedilmeden, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriSavcılığı’nca, Anayasa Mahkemesinin, 23.1.2013gün ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan17.1.2013 gün ve E:2012/80, K:2013/16 sayılı kararıyla,Askeri Ceza Kanunu’nun, 47. maddesinin birinci fıkrasının(A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek-8. maddesinin ikincifıkrasında yer alan “... kısa süreli hapiscezasına seçenek yaptırımlar ile ...” ibaresininve Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasayaaykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğibelirtilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağı hususundakarar verilmesi istemiyle dava dosyasının gönderildiğiKuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce,infazın durdurulmasına karar verilmiş, infazındurdurulmasına kadar geçen sürede hükmün infazdurumunun Mahkemeye bildirilmesi istenmiştir.
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriSavcılığı’nın, 2.8.2013 gün veAS.SAV.:2009/249 İLM.NO sayılı, infaz konulu yazısı ile,hükümlü hakkında verilen para cezasının infazedilmediği ancak hazine zararının tahsil edildiğinin Mahkemeyebildirilmesi üzerine, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriMahkemesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararınınhükümlü lehine sonuç doğurupdoğurmayacağının değerlendirilmesi amacıyladuruşma açılmasına, dosyanın yeni bir esasakaydedilmesine karar vermiştir.
KUZEY DENİZ SAHAKOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 17.4.2014 gün ve E:2013/684,K:2014/161 sayıyla; Anayasa Mahkemesinin, 23.1.2013 gün ve28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17.1.2013 günve E:2012/80, K:2013/16 sayılı kararıyla, Askeri CezaKanunu’nun, 47. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendininbirinci ve ikinci cümlelerinin, Ek-8. maddesinin ikincifıkrasında yer alan “... kısa süreli hapiscezasına seçenek yaptırımlar ile ...” ibaresinin ve Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasayaaykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği,böylece askeri suçlarda hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına, hapiscezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesineve ertelenmesine engel olan hükümlerin iptal edildiği, Mahkemenin19.7.2013 gün ve 2013/446 Müt. sayılı duruşmasızişlere ait kararıyla infazın durdurulmasına kararverildiği ve iptal kararının hükümlü lehinesonuç doğurup doğurmayacağınındeğerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden esasakaydedilerek duruşma açıldığı belirtilerek, ancakAnayasa Mahkemesinin, 1.12.2012 gün ve 28484 sayılı ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 20.9.2012gün ve 2012/45-125 sayılı kararıyla, 353sayılı Kanun’un 10. maddesinin birincifıkrasının (C) bendinin Anayasaya aykırı olduğunave iptaline karar verildiği, söz konusu kararınyürürlüğe girmesi nedeniyle ceza yargılaması bakımından,Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetlerikadro ve kuruluşlarında çalışan sivilpersonelin asker kişi sıfatlarının ortadankalktığı açıklanarak, bu nedenlesanığın askeri mahkemede yargılanmasınınmümkün olmadığı gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, davadosyası, İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi’negönderilmiştir.
İSTANBUL ANADOLU 47. ASLİYE CEZAMAHKEMESİ: 2.4.2015 gün ve E:2014/789, K:2015/277 sayıyla;sanığın üzerine atılı suçun askeriaracın mühimce hasarına sebebiyet vermek olduğu vesuçun Askeri Ceza Kanunu’nun 137. maddesinde vazife veya hizmettetekasül dolayısıyla bir gemi veya tayyarenin veya esliha ve harpmalzemesinden birinin mühimce hasara uğramasına sebepolanın üç seneye kadar hapsolacağının öngörüldüğü,bu haliyle atılı suçun kasıtlı suçolmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda mala zarar verme suçu olarak düzenlenen suçun iseancak kasıtla işlenebileceği, sanığınkastının suçun unsuru olduğu, buna göre Mahkememizce sanığın atılı suçtanyargılanamayacağı, sanık hakkında Kuzey DenizSaha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 24.6.2009 tarihli kararı ile verilen kararın kesinleşip infazınabaşlandığı hatta sanık tarafından aracın1.800 TL zararının giderildiğinin dosyada bulunan MaliyeBakanlığının alındı belgesindenanlaşıldığı, buna göre kanundeğişikliği nedeniyle yapılacak olan uyarlamaniteliğindeki ek kararın da askeri mahkemece verilmesigerektiği açıklanarak, bu nedenle görevli mahkemeninaskeri yargı yeri olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, dava dosyası, kendisine gelmekle YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nca, Mahkememizegönderilmiştir.
Mahkememize gönderilen dava dosyasında,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce 28.9.2015 gün ve E:2015/27, K:2015/25 sayılı karar ile adli yargı yerinceverilen görevsizlik kararı kesinleşmeden dava dosyasıMahkememize gönderildiğinden, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullaroluşmadığından, aynı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine kararverilip dosyanın Mahkemesine gönderilmesinden sonra, dosyadakieksiklik giderilip, adli yargı yerince verilen görevsizlik kararıkesinleştirilerek dava dosyası, aynı Mahkemece, Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiCeza Bölümünün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler; Şuayip ŞEN, Kenan YUMUŞAK, Osman ATALAY, YusufTamer ÇETİN, Mehmet AVCIOĞLU ve Sevilay TEMİZYÜREKBATIR’ın katılımlarıyla yapılan 25.01.2016günlü toplantısında; I-İLK İNCELEME: Yapılan incelemede, usuleilişkin işlemlerde 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi HakkındaKanun'da belirtilen süre ve biçim yönünden bireksiklik görülmediği, askeri ve adli yargı yerleriarasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim G.Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde askeri yargı yerinin görevliolduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Abdullah ER’in askeri yargı, Askeri YargıtayBaşsavcı Yardımcısı Ekin MANAV’ın,davanın çözümünün askeri yargı yeriningörev alanına girdiğine ilişkin yazılı vesözlü açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanın incelenmesinden, sanık Y.B.’nın,Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce yapılanyargılaması sonucunda, 1632 sayılı Askeri CezaKanunu’nun 137. maddesi uyarınca sonuçta 500 TL. adli paracezası ile cezalandırılmasına, 1.800 TL hazinezararının tahsiline karar verildiği, kararın 16.7.2009 tarihinde kesinleştiği, Kuzey Deniz Saha KomutanlığıAskeri Savcılığı’nca, 5.7.2013 gün veAS.SAV.:2009/249 İLM.NO sayılı, “karar alınmasıhk.” konulu yazısı ile, Anayasa Mahkemesinin, 23.1.2013gün ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlananiptal kararından bahisle hükümlü hakkında infazındurdurulup durdurulmayacağı hususunda karar verilmesinin istendiği,bunun üzerine Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriMahkemesi’nce, infazın durdurulmasına kararverildiği ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının hükümlülehine sonuç doğurup doğurmayacağınındeğerlendirilmesi amacıyla duruşma açılmasınakarar verildiği anlaşılmıştır. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun ÜçüncüBap Dokuzuncu Faslında, “Tekasül dolayısiyle eslihave harb malzemesinden bir şeyin hasara uğramasına sebepolanlar” başlığı altında düzenlenen 137.maddesinde, “Vazife veya hizmette tekasül dolayısiyle bir gemiveya tayyarenin veya esliha ve harb malzemesinden birinin mühimce hasarauğramasına sebep olan üç seneye kadar hapsolunur”hükmü yer almış; Aynı Kanun’un 47. maddesinin birincifıkrasının (A) bendinde, “(Değişik:22/3/2000-4551/12md.) Askeri mahkemelerden Askeri Ceza Kanununun ÜçüncüBabının Dördüncü Fasılında yazılısuçlardan dolayı verilen cezalar tecil edilemez ve paracezasına veya tedbirlerden birine de çevrilemez. Aynı KanununÜçüncü Babının ÜçüncüFaslı ile 84 üncü maddesi hariç olmak üzere 5 incive 130 uncu maddesi hariç olmak üzere sekizincifasıllarında yazılı suçlardan dolayı verilencezalar tecil edilemez. Ancak fiili işlediği zaman onsekizyaşını doldurmamış çocuklarla, hükümzamanında yetmiş yaşına girmiş olanların mahkumoldukları bir seneden az hapis cezaları tecil olunabilir ”denilmekte iken; Anayasa Mahkemesinin, 23.1.2013 gün ve 28537sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17.1.2013 gün veE:2012/80, K:2013/16 sayılı kararıyla, maddenin birincifıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin; Aynı Kanun’un Ek 8. maddesinin ikincifıkrasında, “Sırf askeri suçlar ile bu KanununÜçüncü Babının DördüncüFaslında yazılı suçlar hakkında, kısa sürelihapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödemehükümleri uygulanmaz” denilmekte iken; yukarıdabahsedilen Anayasa Mahkemesi kararı ile maddenin ikincifıkrasında yer alan “kısa süreli hapis cezasınaseçenek yaptırımlar ile” ibaresinin; Yine aynı Kanun’un Ek 10. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgiliolarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkralarıuygulanmaz” denilmekte iken; yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesi kararı ile söz konusu fıkranın iptalinekarar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanık hakkında verilipkesinleşen ancak henüz infaz edilmemiş olan mahkumiyet hükmü açısından, Anayasa Mahkemesi’nce,1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun Ek 10. maddesinin ikincifıkrasının iptal edilmiş olması önem arzettiğinden bu durumun incelenmesi gerekmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 231. maddesinin 5.fıkrasında, “Sanığa yüklenen suçtandolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, biryıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise;mahkemece, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkinhükümler saklıdır. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması, kurulanhükmün sanık hakkında bir hukuki sonuçdoğurmamasını ifade eder” denilmekte iken; fıkrada,23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 562.maddesiyle, “4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan“ bir yıl” ibaresi “iki yıl” olarak, denilmeksuretiyle değişiklik yapılmış ve maddeninondördüncü fıkrası, “(14) Bu maddeninhükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâpkanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.”şeklinde değiştirilmiştir. Ceza Hukuku ilkelerinegöre, suçtan sonra yürürlüğe giren faillehine yasa, hükümde ve infaz aşamasında dikkatealınmalıdır. Bu duruma ilişkin hükümler 5252sayılı Yasa’nın 9. ve 5275 sayılıYasa’nın 98 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul”başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde: “(1) 1Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerleilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhaluygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın dakarar verilebilir. (2) Birincifıkra hükmü, 1 Haziran 2005 tarihinden önce verilip deYargıtay tarafından lehe olan hükümlerin uygulanmasıhususunda değerlendirme yapılması gerektiğigerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümlerhakkında da uygulanır. (3) Lehe olanhüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir”; 5275sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun”un, “ Mahkûmiyet hükmününyorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama”başlığı altında düzenlenen 98. maddesinde: “Mahkûmiyethükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanınhesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerinegetirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradanyürürlüğe giren kanun, hükümlününlehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecekcezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden kararistenir.” hükmüyer almıştır. Açıklanangenel düzenlemeler dışında ayrıca 5728sayılı Yasa’nın Geçici 1. maddesinde de, “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgiliceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehehükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, usuleaykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastanincelenmek, acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 7 ncimaddesi dikkate alınmak suretiyle karar verilir. Bu Kanunyürürlüğe girdiği tarihten öncekesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararlarıhakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkatealınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak,hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, deliltartışması ve takdir hakkınınkullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşmaaçılmak suretiyle yapılabilir. Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce kesinhükümle sonuçlanmış olan davalarda lehehükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla, yapılanyargılama bakımından dava zamanaşımıhükümleri uygulanmaz. İşbuKanun yürürlüğe girdiği tarih itibariylekesinleşmemiş olmakla beraber hükme bağlanmışolan dosyalarda uzlaşma kapsamının genişlediğindenbahisle bozma kararı verilemez.” denilmiş; 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu’nun Ek Geçici 6. maddesinde, “(Ek: 29/6/2006-5530/63md.) 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve YargılamaUsulü Kanununun, bu Kanun ile değiştirilen veyürürlükten kaldırılan hükümlerinin,yürürlüğe konulmasına ve uygulanmasınailişkin, bu Kanunun yürürlüğe giriş tarihi esasalınarak 23/5/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza MuhakemesiKanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanundabelirtilen esaslar uygulanır. BuKanun hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihtenitibaren kesin hükme bağlanmış olanlar hariç,bütün soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır. BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, askerîmahkemelerce karar verilmiş ve henüz kesinleşmemiş olandava dosyalarından görevli yargı yeri değişenlerhakkında, askerî savcının yazılıgörüşü alınmak suretiyle, mahkemesince duruşmayapılmaksızın görevsizlik kararı verilir. Bu kararakarşı, teşkilâtında askerî mahkeme kurulankıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, askerîsavcı, sanık ve varsa müdafi bir hafta içinde itirazedebilir. İtirazlar en yakın askerî mahkemede incelenir. Budosyalardan temyiz ve itiraz edilmek suretiyle Askerî Yargıtay Başsavcılığındave Askerî Yargıtayda inceleme aşamasında olan dosyalarmahkemesine iade edilir.” hükmü yer almıştır. Hükmünkesinleşmesinden sonra yapılan yasa değişikliklerinedeniyle, hükümlülerin hukukî durumlarınınincelenmesi ve değerlendirilmesinin, hükmü veren hâkimveya mahkeme tarafından yapılmasının, birhüküm değiştirme yöntemi olup, kendine özgü bir tali dava niteliği taşıdığı,sonraki yasanın lehe hükümler içermesi hâlinde,kesinleşmiş olan önceki hükmü yeniden ele almayaolanak tanıyan bu istisnai yetkinin, hükmü verenhâkim veya mahkemeye sadece lehe hüküm konusuylasınırlı bir uyarlama yetkisi verdiği, bu yolla olağanveya olağanüstü kanun yolu denetimine konu olabilecek hukukaaykırılıkların giderilmesi ve kesinhükümle ilgili yargılama aşamasındageçerli olan yargılama kurallarınındeğiştirilmesinin mümkün olmadığı, kesinhükmün kurulması sırasında görevli olanAskerî Mahkemenin uyarlama tali davası sırasında dagörevli olduğu vurgulanmıştır. (AskerîYargıtay 1. Dairesinin 4.6.2006 tarihli ve 2006/630-621 E.K., 2. Dairesinin 18.10.2006 tarihli ve 2006/1484-1474 E.K., 4. Dairesinin 17.10.2006tarihli ve 2006/1328-1326 E.K. sayılı kararları) Nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesinin 07.03.2011 gün ve 2011/9-9 E.K.,05.07.2010 gün ve 2010/39-39 E.K., 01.03.2010 gün ve2010/12-12 E.K., 01.03.2010 gün ve 2010/11-11 E.K.,12.10.2009 gün ve 2009/25-25 E.K., 06.07.2009 gün ve 2009/20-20E.K., 03.03.2008 gün ve 2008/7-7 E.K., 06.02.2012 gün ve 2012/1-1 E.K.,24.09.2012 gün ve 2012/26-26 E.K., 30.11.2015 gün ve 2015/30-35 E.K.sayılı kararlarında da; 5275 sayılı Yasa’nın 98. maddesi gereğince, lehe kanunhükümlerinin saptanması ve uygulama koşullarınınbulunup bulunmadığının belirlenmesine yönelikyargılama faaliyetinin, belirlenen amaçlarla sınırlıve kendine özgü bir yargılama niteliğinde olduğu,hüküm aşamasında görevli olan mahkemenin, lehe kanunuygulaması nedeniyle hükmün uyarlanmasına ilişkin talidava sırasında da görevini sürdürdüğüsonucuna varılmıştır. 12.9.2010tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilip,23.9.2010 gün ve 27708 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren 5982 sayılıYasa’nın 15. maddesi ile değişik Anayasa’nın145. maddesinde, “Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplinmahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; askerkişiler tarafından işlenen askeri suçlar ilebunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet vegörevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzeneve bu düzenin işleyişine karşı suçlara aitdavalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş haliharicinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz”hükmü yer almaktadır. 353 sayılıKanun’un “Asker kişiler” başlığıaltında düzenlenen 10. maddesinin birinci fıkrasında da, “Bu Kanunun uygulanmasında aşağıda yazılıolanlar asker kişi sayılırlar: ….. ….. D) Askeri işyerlerindeçalışan ve İş Kanununa tabi bulunanişçiler” denilmekte iken, fıkranın (D) bendi,Anayasa Mahkemesi’nin 6.3.2013 gün ve 28579 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 27.12.2012 tarih ve E:2012/117, K:2012/204sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda, sanığınsuç tarihinde sivil kişi olması nedeniyle, 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu’nun asker olmayan (sivil) kişilerin askeri mahkemelerdeyargılanma koşullarını belirleyen maddeleri ile 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3. maddesi yönündendeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 5530 sayılıYasa’nın 4. maddesi ile değiştirilen 353 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde,“Askeri Ceza Kanunu’nun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80,81, 93, 94, 95, 114 ve 131. maddelerinde yazılı suçlar, askerimahkemelerin yargı yetkisine tabi olmayan sivil kişiler tarafındanbarış zamanında işlenirse; bu kişilerinyargılanması, adli yargı mahkemeleri tarafından, AskeriCeza Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle yapılır”; 5918 sayılıYasa’yla değişik 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 3. maddesine eklenen ikinci fıkrasında,“Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri CezaKanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargıyetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerleiştirak halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerinsoruşturmaları Cumhuriyet savcıları,kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafındanyapılır.” denilmiştir. Bu düzenlemeler gözetildiğinde, sivil kişilerinbarış zamanında, Askeri Ceza Kanununda veya diğerkanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabisuçları tek başına veya asker kişilerle iştirakhalinde işlemeleri durumunda adli yargı yerindeyargılanacakları kuşkusuzdur. Somut olayda, askeriyargı yerince verilen görevsizlik kararında, AnayasaMahkemesinin 17.1.2013 gün ve E:2012/80, K:2013/16 sayılı iptalkararının, Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve E:2012/117,K:2012/204 sayılı kararı uyarınca hali hazırdaasker kişi olmayan hükümlü lehine sonuç doğurup doğurmayacağının değerlendirilmesi amacıyla yeniden esasa kaydedilerek ele alınan dosyasında, yeniden yargılamayapılacağı, bu nedenle hükümlü hakkında lehekanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin değerlendirme yapma görevinin adli yargıyerine ait olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de; 5530 sayılıKanun’un 63. maddesiyle, 353 sayılı Kanun’aeklenen Ek Geçici 6. madde de göz önündebulundurularak, 5275 sayılı Yasa’nın 98. maddesigereğince, hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan yasadeğişiklikleri nedeniyle, hükümlülerin hukukîdurumlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinin,hükmü veren hâkim veya mahkeme tarafındanyapılmasının, bir hüküm değiştirmeyöntemi olup, kendine özgü bir tali dava niteliği taşıdığı,sonraki yasanın lehe hükümler içermesi hâlinde,kesinleşmiş olan önceki hükmü yeniden ele almayaolanak tanıyan bu istisnai yetkinin, hükmü veren hâkimveya mahkemeye sadece lehe hüküm konusuyla sınırlı biruyarlama yetkisi verdiği, bu yolla olağan veyaolağanüstü kanun yolu denetimine konu olabilecek hukukaaykırılıkların giderilmesi ve kesin hükümleilgili yargılama aşamasında geçerli olan yargılamakurallarının (Göreve ilişkin yargılama kurallarıdahil) değiştirilmesinin mümkün olmadığı,hüküm aşamasında (Kesinleşen hüküm)görevli olan mahkemenin, lehe kanun uygulaması nedeniylehükmün uyarlanmasına ilişkin tali dava sırasındada görevini sürdürdüğü sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın askeri yargı yerinde görülmesi ve Kuzey Deniz SahaKomutanlığı Askeri Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanınçözümünde ASKERİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle Kuzey Deniz Saha Komutanlığı AskeriMahkemesi’nin 17.4.2014 gün ve E:2013/684, K:2014/161 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.01.2016 gününde,Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR ve Üye OsmanATALAY’ın KARŞIOYLARI ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şuayip ŞEN Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Kenan YUMUŞAK Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Osman ATALAY Üye Sevilay TEMİZYÜREK BATIR KARŞI OYGEREKÇESİ DenizKuvvetleri Komutanlığı İstanbul TersanesiKomutanlığı emrinde görevli saat ücretliişçi sanık Y.B.'nın, 16.07.2008 günükullandığı askeri araç ile kaza yaptığı,“sanığın askeri aracın mühimce hasarınasebebiyet vermek” suçundan, 1632 sayılı Askeri CezaKanunu'nun 137. maddesi uyarınca hakkında kamu davası açıldığı.Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce,sanığın 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 137.maddesi uyarınca bir ay hapis cezası ilecezalandırılmasına ve sonuçta 500 TL. adli paracezası ile cezalandırılmasına ve 1.800 TL Hazinezararının tahsiline karar verilmiş, verilen karar 16.07.2009tarihinde kesinleşmiştir. Sanıkhakkında verilen hüküm infaz edilmeden, Kuzey Deniz SahaKomutanlığı Askeri Savcılığı'nca, AnayasaMahkemesinin, 23.01.2013 gün ve 28537 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 17.01.2013 gün ve E: 2012/80, K: 2013/16 sayılıKararıyla, Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesinin birincifıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin,EK-8 maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “... kısasüreli hapis cezasına seçenek yaptırımlarile...” ibaresinin ve Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasının,Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline kararverildiği belirtilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağıhususunda karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Kuzey Deniz SahaKomutanlığı Askeri Mahkemesi'nce, infazındurdurulmasına karar verilmiştir. KuzeyDeniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi, Kuzey Deniz SahaKomutanlığı Askeri Savcılığı'nın,02.08.2013 gün ve İLM. NO: 2009/249 sayılı, infaz konuluyazısı ile hükümlü hakkında verilen para cezasınıninfaz edilmediği ancak hazine zararının tahsil edildiğininMahkemeye bildirilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesinin iptalkararının hükümlü lehine sonuç doğurupdoğurmayacağının değerlendirilmesi amacıyladuruşma açılmasına, dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesineuyarlama yargılaması yapılmasına karar vermiş, ancakaşağıda belirtilen gerekçe ile kendisinin buyargılamada görevsiz olduğuna karar vermiştir. KuzeyDeniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi: 17.04.2014 gün ve2013/684 E, 2014/161 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesinin,23.01.2013 gün ve 28537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan17.01.2013 gün ve E.2012/80, K: 2013/16 sayılı Kararıyla,Askeri Ceza Kanununun 47. maddesinin birinci fıkrasının (A)bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek-8. maddesinin ikincifıkrasında yer alan “... kısa süreli hapiscezasına seçenek yaptırımlar ile...” ibaresinin veEk 10. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırıolduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, böyleceaskeri suçlarda hükmün açıklanmasınıngeri bırakılmasına, hapis cezasının seçenekyaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine engel olan hükümleriniptal edildiği, Mahkemenin 19.07.2013 gün ve 2013/446 Müt.sayılı duruşmasız işlere ait kararıylainfazın durdurulmasına karar verildiği ve iptalkararının hükümlü lehine sonuç doğurupdoğurmayacağının değerlendirilmesi amacıyladosyanın yeniden esasa kaydedilerek duruşmaaçıldığı belirtilerek, ancak Anayasa Mahkemesinin01.12.2012 gün ve 28484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 20.09.2012 gün ve 2012/45-125sayılı kararıyla, 353 sayılı Kanun'un 10. maddesininbirinci fıkrasının (C) bendinin Anayasaya aykırıolduğuna ve iptaline karar verildiği, söz konusukararın yürürlüğe girmesi nedeniyle cezayargılaması bakımından, Milli Savunma Bakanlığıveya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşlarındaçalışan sivil personelin asker kişi sıfatlarınınortadan kalktığı açıklanarak, bu nedenlesanığın askeri mahkemede yargılanmasınınmümkün olmadığı gerekçesiyle“görevsizlik kararı” vermiş, temyiz edilmeyen kararkesinleşerek, dava dosyası, İstanbul Anadolu 47. Asliye CezaMahkemesi'ne gönderilmiştir. İstanbulAnadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi ise: 02.04.2015 gün ve 2014/789 E,2015/277 sayılı Kararıyla; sanığın üzerineatılı suçun askeri aracın mühimce hasarınasebebiyet vermek olduğu ve suçun Askeri Ceza Kanunu'nun 137.maddesinde vazife veya hizmette tekasül dolayısıyla bir gemiveya tayyarenin veya esliha ve harp malzemesinden birinin mühimce hasarauğramasına sebep olanın üç seneye kadarhapsolacağının öngörüldüğü, buhaliyle atılı suçun kasıtlı suçolmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda malazarar verme suçu olarak düzenlenen suçun ise ancakkasıtla işlenebileceği, sanığınkastının suçun unsuru olduğu, buna göre Mahkememizcesanığın atılı suçtanyargılanamayacağı, sanık hakkında Kuzey Deniz SahaKomutanlığı Askeri Mahkemesinin 24.6.2009 tarihli kararıile verilen kararın kesinleşip infazınabaşlandığı hatta sanık tarafından aracın1.800 TL zararının giderildiğinin dosyada bulunan MaliyeBakanlığının alındı belgesindenanlaşıldığı, buna göre kanundeğişikliği nedeniyle yapılacak olan uyarlamaniteliğindeki ek kararın da askeri mahkemece verilmesi gerektiğiaçıklanarak, görevli mahkemenin askeri yargı yeriolduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararıvermiştir. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 14. maddesinde belirtildiğişekilde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuştur. Çözümlenmesigereken sorun, asker kişi olarak kabul edilen işçi Y.B.'nınişlediği bir suçtan dolayı Askeri mahkemede cezaaldıktan sonra, infaz aşamasında yeni yasal düzenlemeler veAnayasa Mahkemesi kararları ile sivil kişi olarak kabul edilipyargılamasının sivil bir mahkemede (Adli Yargı) dayargılaması gerektiği kabul edildiğinde ve yeni lehineyasal düzenlemeler getirildiğinde, 5252 sayılıYasa'nın 9. maddesi gereğince "uyarlama yargılaması"yapılacağında, bu yargılamayı öncedenyargılandığı Askeri Mahkemece (Askeri Yargı)damı? yoksa yeni yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesinin iptalkararları dikkate alınarak sivil mahkemece (Adli Yargı)damı? yargılanacağı konusudur. Davakonusu ile ilgili yasal düzenlemelerde nelerin değiştiği veAnayasa Mahkemesinin konu ile ilgili iptal kararlarının nelerolduğu incelenecek olursa; 1- 1632sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun Üçüncü BapDokuzuncu Faslında, "tekasül dolayısıyla esliha vehârb malzemesinden bir şeyin hasara uğramasına sebepolanlar" başlığı altında düzenlenen 137.maddesinde, "Vazife veya hizmette tekasül dolayısıyla birgemi veya tayyarenin veya esliha ve harp malzemesinden birinin mühimcehasara uğramasına sebep olan üç seneye kadarhapsolunur" hükmü yer almıştır; 1632sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 47. maddesinin birincifıkrasının (A) bendinde,"(Değişik:22/3/2000-4551/12 md.) Askeri mahkemelerden AskeriCeza Kanununun Üçüncü BabınınDördüncü Faslında yazılı suçlardandolayı verilen cezalar tecil edilemez ve para cezasına veyatedbirlerden birine de çevrilemez. Aynı KanununÜçüncü Babının üçüncüFasih ile 84 üncü maddesi hariç olmak üzere 5 inci ve 130uncu maddesi hariç olmak üzere sekizinci fasıllarındayazılı suçlardan dolayı verilen cezalar tescil edilemez.Ancak fiili işlediği zaman onsekiz yaşınıdoldurmamış çocuklarla, hüküm zamanındayetmiş yaşma girmiş olanların mahkum oldukları birseneden az hapis cezaları tecil olunabilir" denilmekte iken; AnayasaMahkemesinin, 23.1.2013 gün ve 28537 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 17.1.2013 gün ve E:2012/80, K:2013/16 sayılıkararıyla, maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin birincive ikinci cümlelerinin; Aynı Kanun'un Ek 8. maddesinin ikincifıkrasında, "Sırf askeri suçlar ile bu KanununÜçüncü Babının DördüncüFaslında yazılı suçlar hakkında, kısasüreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ileön ödeme hükümleri uygulanmaz" denilmekte iken;yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesi kararı ile maddenin ikincifıkrasında yer alan "kısa süreli hapis cezasınaseçenek yaptırımlar ile" ibaresinin; Yine aynıKanun'un Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu Kanundayazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beş ilaondördüncü fıkraları uygulanmaz" denilmekte iken;yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesi kararı ile söz konusufıkranın iptaline karar verildiğianlaşılmıştır. Böyleceönceden kısa süreli hapis cezalan TCK 50. maddesinde belirtilenseçenek yaptırımlara çevrilemez iken, AnayasaMahkemesinin bu iptal kararı ile kısa süreli hapiscezalarının adli para cezasına ve seçenek tedbirlereçevrilebilme imkanı gelmiş, ayrıca önceden askericezalarda CMK 231. maddesinde belirtilen HükmünAçıklanmasının Geri Bırakılmasına kararverilemez iken, Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ilesanığın veya hükümlünün cezası 2yıl veya 2 yıldan az hapis veya adli para cezası ise diğeryasada belirtilen şartları da taşıyor ise HAGB kararıverilme imkanı getirilmiştir. 2- AnayasaMahkemesinin 01.12.2012 gün ve 28484 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 20.09.2012 gün ve2012/45 Esas ve 2012/125 sayılı Kararıyla, 353 sayılıKanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendininAnayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, sözkonusu kararın yürürlüğe girmesi nedeniyle cezayargılaması bakımından, Milli SavunmaBakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro vekuruluşlarında çalışan sivil personelin askerkişi sıfatlarının ortadan kalktığıbelirtilmiştir. Böylece,Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetlerikadro ve kuruluşlarında çalışan sivil personelinasker kişi sıfatlarının ortadan kalktığınedenle, bu kurumlarda çalışan sivil personelin askerimahkemede yargılanmasının mümkünolmadığı belirlenmiştir. 3- 12.09.2010tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilip, 23.9.2010gün ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 5982 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile değişik Anayasa'nın 145. maddesinde, "Askeriyargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafındanyürütülür. Bu mahkemeler; asker kişilertarafından işlenen askeri suçlar ile bunların askerkişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletingüvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzeninişleyişine karşı suçlara ait davalar her haldeadliye mahkemelerinde görülür. "Savaş hali haricindeasker olmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz."hükmü yer almaktadır. BöyleceHalk oylaması ile kabul edilen ve 5982 sayılı Yasa'nın 15.maddesi ile Anayasanın 145. maddesinde yapılan değişik ilesavaş hali haricinde asker olmayan kişiler artık askerimahkemelerde yargılanamaz, sivil adli yargı mahkemelerinde yargılanmalarıgerekir. 4- 353sayılı Askeri mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu’nun "Askeri kişiler" başlığıaltında düzenlenen 10. maddesinin birinci fıkrasında da"Bu Kanunun uygulanmasında aşağıda yazılıolanlar asker kişi sayılırlar: D)"Askeri işyerlerinde çalışan ve İşKanununa tabi bulunan işçiler" denilmekteiken, fıkranın (D) bendi. Anayasa Mahkemesi'nin 6.03.2013 gün ve28579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27.12.2012 tarih veE:2012/117, K:2012/204 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Böylece,Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ile Askeri işyerlerindeçalışan ve İş Kanununa tabi bulunanişçiler, askeri kişi olmaktançıkarılmış, sivil kişi olduklarından siviladli yargı mahkemelerinde yargılanma imkanı getirilmiştir. 5- 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu'nun asker olmayan (sivil) kişilerin askeri mahkemelerdeyargılanma koşullarını belirleyen maddeleri ile 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3/2. maddesi yönünden dedeğerlendirme yapılır ise, 5530sayılı Yasa'nın 4. maddesi ile değiştirilen 353sayılı Yasa'nın 13. maddesinde, "Askeri Ceza Kanunu'nun 55,56, 57 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80, 81, 93, 94, 95, 114 ve 131. maddelerindeyazılı suçlar, askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabiolmayan sivil kişiler tarafından barış zamanındaişlenirse; bu kişilerin yargılanması, adli yargımahkemeleri tarafından, Askeri Ceza Kanunu hükümleri uygulanmaksuretiyle yapılır. 5918sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun 3. maddesine eklenen ikinci fıkrasında,"Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri CezaKanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargıyetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerleiştirak halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerinsoruşturmaları Cumhuriyet savcıları,kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafındanyapılır." denilmektedir. Böylece,sivil kişilerin barış zamanında, Askeri Ceza Kanununda veyadiğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabisuçları tek başına veya asker kişilerle iştirakhalinde işlemeleri durumunda, yargılamaları adli yargıyerinde yargılanacaklardır. Sonuçolarak; Kişininhangi mahkemede yargılanması gerektiğini belirten görevkonusu 5271 sayılı CMK nın 4. md.si gereğince, kamudüzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemeceresen dikkate alınması gerektiğinden, Yukarıdabelirtilen nedenlerle, Anayasanın 145. maddesi, CMK nın 3/2. veAnayasa Mahkemesinin iptal kararları dikkate alınarak, somut olaydaaskeri mahkemece verilen görevsizlik kararında, Anayasa Mahkemesinin17.01.2013 gün ve E:2012/80, K:2013/16 sayılı iptalkararının, Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve E:2012/117,K:2012/204 sayılı Kararı uyarınca hali hazırda"asker olmayan hükümlü" lehine sonuçdoğurup doğurmayacağının değerlendirilmesiamacıyla yeniden esasa kaydedilerek ele alınan dosyasında,Uyarlama Yargılaması yapılacağından,hükümlü hakkında lehe kanun hükümlerininuygulanıp uygulanmayacağı ve HükmünAçıklanmasının Geri Bırakılmasınailişkin değerlendirme yapma görevinin Adli Yargı yerine aitolacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle Davanın Adli Yargıyerinde görülmesi ve İstanbul Anadolu 47. Asliye CezaMahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılmasının gerektiği düşüncesi ileSayın Çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz. Başkan Üye SerdarÖZGÜLDÜR Osman ATALAY
Full & Egal Universal Law Academy