T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 30
KARAR NO : 2015 / 35
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: Sivil kişi sanık hakkında “bakaya” suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uyarlama tali davası niteliğinde olduğundan, hükmün açıklanma-sının geri bırakılması kararından sonra hükümlünün suç işlemesi nedeniyle açıklan-ması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair davanın da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği uyarlama tali davasının devamı niteliğindeki bir tali dava olduğu sonucuna varıldığından, 353 sayılı Yasa’nın Ek Geçici 6., 5275 sayılı Yasa’nın 98. maddeleri uyarınca davanın ASKERİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :K.H. Sanık :O.N. OLAY : Varto İlçe JandarmaKomutanlığı emrinde görevli J. Er O.N.’in askerliğesevk için çağrı pusulasının 19.2.2003tarihinde sanığın babası N.N.’e tebliğedildiği, sanığın 21.2.2003 tarihinde şubesinegelerek sevkini yaptırmasının istendiği, ancak sanığın,emsallerinin son sevk tarihine kadar da sevkiniyaptırmadığı, 13.5.2003 tarihinde şubesine gelerek sevkiniyaptırdığı, sanığın zamanında sevkiniyaptırmamasını haklı kılacak yasal bir mazeretinin bulunmadığı,böylece 10.4.2003-13.5.2003 tarihleri arasında bakayasuçunu işlediği ileri sürülerek eylemine uyan AskeriCeza Kanunu’nun 63/1-A (üç ay içinde gelenlercümlesi) maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle 8.Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın16.1.2004 gün ve E:2004/287, K:2004/50 sayılı iddianamesiyleaçılan kamu davasında, 8. Kolordu KomutanlığıAskeri Mah-kemesi’nin, 22.07.2004 tarihinde kesinleşen, 6.5.2004gün ve E:2004/421, K:2004/216 sayılı kararı ile, sanığıneylemine uyan Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1-A maddesinin “yedigünden sonra üç ay içinde gelenler” cümlesi uyarıncaüç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasındanTürk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddesi uyarınca 1/6oranında indirim yapılarak iki ay on beş gün hapis cezasıile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının647 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca behergünü karşılığı 11.557.000 TLhesabı ile ağır para cezasına çevrilmesi sonucusanığın 866.775.000 TL ağır para cezası ilecezalandırılmasına karar verilmiş, daha sonra aynı Mahkemenin 5.9.2005 gün ve Evrak No:2004/326, K:2005/532 sayılı kararı ile, hükmolunan hapiscezasının 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarıncabir gün karşılığı 9 YTL üzerinden paracezasına çevrilmesi sonucunda neticeten 675 YTL adli paracezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,cezanın infazı sırasında 8. KolorduKomutanlığı Askeri Savcılığı’nın14.4.2008 gün ve AS. SAV:2004/283 sayılı yazısı ile,5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Yasa’nın 231/6. maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu belirtilerek, 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddeleri uyarınca hükümlü hakkında lehe kanunhükümleri uygulanarak bir karar verilmesinin talep edilmesiüzerine, 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 17.4.2008 gün ve E:2004/421, K:2008/691 sayılı kararı ile; sanığın8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.11.2005 tarihindekesinleşen, 5.9.2005 gün ve Evrak No:2004/326, K:2005/532sayılı kararında belirtildiği gibi 2 ay 15 gün hapiscezası ile cezalandırılmasına, bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükümlünün 5yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına,hükümlünün kişiliği ve sosyal durumu gözönünde bulundurularak denetim süresinin herhangi biryükümlülük belirlenmeden geçirilmesine denilmeksuretiyle karar verilmiş, verilen karar 25.9.2008 tarihindekesinleşmiştir. Sanık hakkında, 21.11.2012 günü, 4733 sayılı Tütünve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna Muhalefet suçu işlediğiileri sürülerek, Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davasında, Mahkemece 10.2.2014 gün ve E:2013/406,K:2014/111 sayılı karar ile, sanığın 4733sayılı Kanun’un 8/4. maddesi uyarınca iki yılhapis ve beş gün adli para cezası ilecezalandırılmasına, Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesiuyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarakbir yıl sekiz ay hapis ve dört günkarşılığı adli para cezası ilecezalandırılmasına, hakkında hükmedilen dört günadli para cezasının aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca cezasınıntakdiren bir günü 20 TL’den olmak üzere 80 TL adli paracezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesineayrıca sanığın adli sicil kaydında, sanıkhakkında 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ninE:2004/421, K:2008/691 sayılı kararı ilehükmün açıklanmasının geribırakılmasına, sanığın 5 yıl süreile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiğianlaşıldığından, karar kesinleştiğinde durumun8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ne bildirilmesinekarar verilmiş, verilenkarar temyiz edilmeden 24.3.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 8.KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 3.12.2014 gün veE:2014/756, K:2014/627 sayı ile, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşuve Yargılama Usulü Kanunu’nun 11/A. maddesinin 29.6.2006gün ve 5530 sayılı Kanun ile değiştirilmek suretiyleAskeri Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde yazılı suçuişleyen asker olmayan kişilerin yargılanmasının(savaş zamanı hariç) 5.10.2006 tarihinden geçerliolmak üzere askeri mahkemelerin görev alanındançıkarıldığı, 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 3. maddesi uyarınca, sivil kişilerin (istertek başına ister asker kişilerle iştirak halindeişlemiş olsun) işledikleri tüm suçlarınsoruşturmalarının Cumhuriyet Savcılarıkavuşturmalarının ise adli yargı mahkemeleritarafından yapılacağı, 353 sayılı Kanun’dave Anayasada yapılan değişiklikler nedeniyle artık askerolmayan kişilerin savaş hali haricinde, askeri mahkemelerdeyargılanamayacakları, olayda bakaya kalma suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıhususundaki kararın da esasa ilişkin bir karar olduğu ve bukonuda karar verme görevinin görevli mahkemeye ait olduğuaçıklanarak görevsizlik kararı vermiş, temyizedilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, Patnos Asliye CezaMahkemesi’ne gönderilmiştir. PATNOS ASLİYE CEZA MAHKEMESİ: 9.6.2015 gün E:2015/358,K:2015/338 sayı ile, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında,daha önce askeri mahkemelerce verilen kararlardan sonra hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kanunidüzenlemesi geldikten sonra yapılacak lehe değerlendirmelerbakımından askeri yargının görevli olduğunun belirtildiği, bu kararlarda suç tarihinin esasalındığı, bu kararlar, kanuni düzenlemeler veusul ekonomisi ilkesi dikkate alındığında söz konusubu olayda da suç tarihinin esas alınarak askeri mahkemenin dahaönce vermiş olduğu bir hükmüaçıklamasının uygun olacağı, 8.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin kararında denetimsüresi içinde suç işlenmezse düşmekararı verileceği şayet denetim süresince kasti birsuç işlenilirse verilen hükmünaçıklanacağının belirtildiği, Mahkemeninbu şekilde karar vermekle söz konusu hükmün infazaşamasına geçildiği, infaz aşamasınageçilmiş olan bir hüküm bakımından dagörevsizlik kararı verilmesinin mümkün olmadığı,aksi durumun kabulü halinde askeri mahkemelerce bu şekilde verilenbütün hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarının adli yargımahkemelerine, verilen karar sonrası suç işlenmemişsedüşme, suç işlenmişse verilen hükmünaçıklanması kararı verilmesi için görevsizlikkararı verilerek gönderilmesinin gerektiği, buşekildeki kabulde de adli yargı mahkemelerinin daha öncevermedikleri hükümlerin infazı ile görevli halegelecekleri, bu şekildeki uygulamanın tabi hakim veusul ekonomisi ilkelerine aykırılık oluşturacağı açıklanarak,görevli mahkemenin askeri yargı yeri olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, kararın temyiz edilmeyerekkesinleşmesi üzerine, dava dosyası, aynı Mahkemece, Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler; Kenan YUMUŞAK, ŞuayipŞEN, Osman ATALAY, Mehmet AVCIOĞLU, Sevilay TEMİZYÜREKBATIR, Hakan KUTLU’nun, katılımlarıyla yapılan30.11.2015 günlü toplantısında; I-İLKİNCELEME: Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre vebiçim yönünden bir eksiklik görülmediği, askerive adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim G.FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un, adliyargı, Askeri Yargıtay BaşsavcıYardımcısı Ahmet Mithat ACAR’ın davanınçözümünün askeri yargı yerinin görevalanına girdiğine ilişkin yazılı ve sözlüaçıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanınincelenmesinden, sanık O.N.’in, 8. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesi’nce yapılanyargılaması sonucunda, 6.5.2004 gün ve E:2004/421, K:216 sayılıkararı ile; Askeri Ceza Kanunu’nun 63/1-A maddesi “Yedigünden sonra üç ay içinde gelenler” cümlesi,765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2, 647 sayılıKanun’un 4. maddesi uyarınca 866.775.000 TL ağırpara cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği,kararın 22.07.2004 tarihinde kesinleştiği; 27.4.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2.maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22. maddesinde,“İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî veidarî para cezalarının hesaplanmasında veödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirası’nın (1 YTL)altında kalan tutarlar dikkate alınmaz.” hükmüneyer verilmesi ve bu durumun hükümlünün lehine olmasınedeniyle kesinleşen hükmün yeniden ele alındığı, aynı Mahkemenin 5.9.2005 gün ve Evrak No:2004/326, Karar No:2005/532sayılı kararı ile neticeten 675 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasınakarar verildiği, kararın 30.11.2005 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır. 8.Kolordu Komutanlığı AskeriSavcılığı’nca 14.4.2008 gün ve AS.SAV.:2004/283sayılı yazısı ile, 5728 sayılıYasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılıYasa’nın 231/6. maddesinde düzenlenen şartlarınoluştuğu belirtilerek, 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddeleriuyarınca hükümlü hakkında lehe kanunhükümlerinin uygulanarak bir karar verilmesi istenmiştir. 8.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 17.4.2008gün ve E:2004/421, K:2008/691 sayılı kararı ile;hükümlünün 8. Kolordu Komutanlığı AskeriMahkemesi’nin 30.11.2005 tarihinde kesinleşen, 5.9.2005 gün veEvrak No:2004/326, Karar No:2005/532 sayılı kararındabelirtildiği gibi 2 ay 15 gün hapis cezası ilecezalandırılmasına, bu hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına,hükümlünün 5 yıl süre ile denetim süresinetabi tutulmasına, hükümlünün kişiliği vesosyal durumu göz önünde bulundurularak denetim süresininherhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesinedenilmek suretiyle karar verilmiş, verilen karar 25.9.2008 tarihindekesinleşmiştir. Hükümlünün,denetim süresi içinde kasten yeni bir suçişlediğinin anlaşılması üzerine dosyanın elealındığı anlaşılmıştır. 5.10.2006tarihinde yürürlüğe giren 5530 sayılı Kanunla 353sayılı Kanunda köklü değişiklikleryapılmış, genel olarak, asker olmayan (sivil) kişilerinAskerî Mahkemelerde yargılanmamaları esasıbenimsenmiş, sivil kişilerin Askerî Mahkemelerdeyargılanmaları, asker kişilerle müştereken suçişlemeleri hâliylesınırlandırılmıştır. Askeri Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde düzenlenen bakayasuçuyla ilgili davalara, anılan Kanunla değişiklikyapılmadan önce, asker olmayan kişilerin Askeri Ceza Kanunu’ndakihangi suçlar nedeniyle Askerî Mahkemelerdeyargılanacaklarının düzenlendiği 353 sayılıKanunun 11/1-A maddesi gereğince Askerî Mahkemelerde bakılmaktaiken; 5530 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, askerolmayan kişilerin asker kişilerle müşterekenişledikleri askerî suçlar hariç olmak üzerebarış zamanında Askerî Mahkemelerdeyargılanmalarına son verilmesi nedeniyle, 11. madde hükmütamamen yürürlükten kaldırılarak; anılan maddedebaşlık ve içerik olarak farklı bir konudüzenlenmiştir. 353sayılı Kanun’un 13. maddesi de yine maddebaşlığı ile birlikte değiştirilip yenidendüzenlenmiş ve “Barış zamanında sivilkişilerin Askerî Ceza Kanununa tâbi suçlarındayargılama mercii” başlığı altında,“Askerî Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80,81, 93, 94, 95, 114 ve 131’inci maddelerinde yazılısuçlar, Askerî Mahkemelerin yetkisine tâbi olmayan sivilkişiler tarafından barış zamanında işlenirse; bukişilerin yargılanması, adlî yargı mahkemeleritarafından Askerî Ceza Kanunu hükümleri uygulanmaksuretiyle yapılır.” şekline dönüştürülmüştür. Anılanmaddede sayılan suçlar yönünden görevli yargıyerinin değişmesi nedeniyle geçiş döneminde meydanagelebilecek hukukî sorunların giderilmesi için, 5530sayılı Kanun’un 63. maddesiyle, 353 sayılı Kanuna EkGeçici 6. madde eklenmiştir. 353sayılı Kanuna Ek Geçici 6. maddesi; “353sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanununun, bu Kanun ile değiştirilen ve yürürlüktenkaldırılan hükümlerinin yürürlüğekonulmasına ve uygulanmasına ilişkin, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih esas alınarak 23.5.2005tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi KanununYürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda belirtilenesaslar uygulanır. BuKanun hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihten itibarenkesin hükme bağlanmış olanlar hariç, bütünsoruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır. BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce,askerî mahkemelerce karar verilmiş ve henüzkesinleşmemiş olan dava dosyalarından görevli yargıyeri değişenler hakkında, askerî savcınınyazılı görüşü alınmak suretiyle, mahkemesinceduruşma yapılmaksızın görevsizlik kararı verilir.Bu karara karşı, teşkilâtında askerî mahkemekurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri,askerî savcı, sanık ve varsa müdafi bir haftaiçinde itiraz edebilir. İtirazlar en yakın askerîmahkemede incelenir. Bu dosyalardan temyiz ve itiraz edilmek suretiyleAskerî Yargıtay Başsavcılığında ve AskerîYargıtayda inceleme aşamasında olan dosyalar mahkemesine iadeedilir.” hükümlerini içermektedir. Anılanmaddenin Birinci fıkrasının atıfta bulunduğu 5320sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve UygulamaŞekli Hakkında Kanunun “Mahkemelerin görevleri”başlıklı 4. maddesi ise; “Ceza Muhakemesi Kanunu,yürürlüğe girdiği tarihten itibaren,aşağıdaki maddelerin hükümleri saklı kalmaküzere, kesin hükme bağlanmış olanlar hariç,görülmekte olan bütün soruşturma vekovuşturmalarda uygulanır...” şeklindedir. Görüldüğügibi yapılan yasal düzenlemede, geçiş dönemindegörevli yargı yeri değişen dava dosyaları ile ilgiliolarak esas alınan kriter, “kesin hükmebağlanmış olanlar hariç” şeklinde olup, gerek353 sayılı Kanunun Ek Geçici 6. maddesinde, gerek bumaddenin atıfta bulunduğu 5320 sayılı Kanunun 4. maddesindebu husus açıkça vurgulanmıştır.Görevsizlik kararı verilecek dava dosyaları, AskerîMahkemelerce karar verilmiş ve henüz kesinleşmemiş davadosyalarıdır. 5728sayılı Yasa’nın 562. maddesinde, “4/12/2004 tarihlive 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesininbeşinci fıkrasında yer alan “ bir yıl” ibaresi“iki yıl” olarak, maddenin ondördüncüfıkrası aşağıdaki şekildedeğiştirilmiştir. “(14)Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınailişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesindekoruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alansuçlarla ilgili olarak uygulanmaz”; 5271sayılı Yasa’nın 5560 sayılı Yasa’yladeğişik 231. maddesinin 5. fıkrasında da,“Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılanyargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması,kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuçdoğurmamasını ifade eder” denilmektedir. CezaHukuku ilkelerine göre, suçtan sonrayürürlüğe giren fail lehine yasa, hükümde veinfaz aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu durumailişkin hükümler 5252 sayılı Yasa’nın 9. ve5275 sayılı Yasa’nın 98 ve devamı maddelerindedüzenlenmiştir. 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul”başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde: “(1)1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerleilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhaluygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın dakarar verilebilir. (2)Birinci fıkra hükmü, 1 Haziran 2005 tarihinden önce verilipde Yargıtay tarafından lehe olan hükümlerinuygulanması hususunda değerlendirme yapılmasıgerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilenhükümler hakkında da uygulanır. (3)Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgilibütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir”; 5275sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun”un, “ Mahkûmiyet hükmününyorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama”başlığı altında düzenlenen 98. maddesinde: “Mahkûmiyethükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanınhesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerinegetirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğegiren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanıngiderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi içinhükmü veren mahkemeden karar istenir.” hükmü yeralmıştır. Açıklanangenel düzenlemeler dışında ayrıca 5728sayılı Yasa’nın Geçici 1. maddesinde de, “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgiliceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehehükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, usuleaykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastanincelenmek, acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 7 ncimaddesi dikkate alınmak suretiyle karar verilir. BuKanun yürürlüğe girdiği tarihten öncekesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararlarıhakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkatealınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak,hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, deliltartışması ve takdir hakkınınkullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşmaaçılmak suretiyle yapılabilir. BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinhükümle sonuçlanmış olan davalarda lehehükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla, yapılanyargılama bakımından dava zamanaşımıhükümleri uygulanmaz. İşbuKanun yürürlüğe girdiği tarih itibariylekesinleşmemiş olmakla beraber hükme bağlanmışolan dosyalarda uzlaşma kapsamının genişlediğindenbahisle bozma kararı verilemez”. denilmektedir. Hükmünkesinleşmesinden sonra yapılan yasa değişikliklerinedeniyle, hükümlülerin hukukî durumlarınınincelenmesi ve değerlendirilmesinin, hükmü veren hâkimveya mahkeme tarafından yapılmasının, birhüküm değiştirme yöntemi olup, kendine özgübir tali dava niteliği taşıdığı, sonrakiyasanın lehe hükümler içermesi hâlinde, kesinleşmişolan önceki hükmü yeniden ele almaya olanak tanıyan buistisnai yetkinin, hükmü veren hâkim veya mahkemeye sadece lehehüküm konusuyla sınırlı bir uyarlama yetkisiverdiği, bu yolla olağan veya olağanüstü kanun yoludenetimine konu olabilecek hukuka aykırılıklarıngiderilmesi ve kesin hükümle ilgili yargılamaaşamasında geçerli olan yargılama kurallarınındeğiştirilmesinin mümkün olmadığı, kesinhükmün kurulması sırasında görevli olanAskerî Mahkemenin uyarlama tali davası sırasında dagörevli olduğu vurgulanmıştır. (AskerîYargıtay 1. Dairesinin 4.6.2006 tarihli ve 2006/630-621 E.K., 2. Dairesinin18.10.2006 tarihli ve 2006/1484-1474 E.K., 4. Dairesinin 17.10.2006 tarihli ve2006/1328-1326 E.K. sayılı kararları) Nitekim;Uyuşmazlık Mahkemesinin 07.03.2011 gün ve 2011/9-9 E.K.,05.07.2010 gün ve 2010/39-39 E.K., 01.03.2010 gün ve2010/12-12 E.K., 01.03.2010 gün ve 2010/11-11 E.K., 12.10.2009 gün ve 2009/25-25 E.K., 06.07.2009 gün ve 2009/20-20 E.K.,03.03.2008 gün ve 2008/7-7 E.K. sayılı kararlarında da;5275 sayılı Yasa’nın 98. maddesi gereğince,lehe kanun hükümlerinin saptanması ve uygulamakoşullarının bulunup bulunmadığınınbelirlenmesine yönelik yargılama faaliyetinin, belirlenenamaçlarla sınırlı ve kendine özgü biryargılama niteliğinde olduğu, hükümaşamasında görevli olan mahkemenin, lehe kanun uygulamasınedeniyle hükmün uyarlanmasına ilişkin tali davasırasında da görevini sürdürdüğüsonucuna varılmıştır. Sanığınsuç tarihinde sivil kişi olması nedeniyle, 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu’nun asker olmayan (sivil) kişilerin askeri mahkemelerdeyargılanma koşullarını belirleyen maddeleriyönünden değerlendirme yapılmasıgerekmektedir. 353 sayılı Yasa’nın 13. maddesi 5530 sayılı Yasa’nın 4. maddesi iledeğiştirilerek, “Barış zamanında sivilkişilerin Askeri Ceza Kanununa tabi suçlarında yargılamamercii” başlığı altında yenidendüzenlenmiş, Askeri Ceza Kanunu’nun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63,64, 75, 79, 80, 81, 93, 94, 95, 114 ve 131. maddelerinde yazılısuçların, askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi olmayansivil kişiler tarafından barış zamanındaişlenmesi halinde, bu kişilerin yargılanmalarının adliyargı mahkemeleri tarafından, Askeri Ceza Kanunu hükümleriuygulanmak suretiyle yapılacağı, belirtilmiştir. 353sayılı Yasada yapılan bu değişiklikle, sivilkişilerin barış zamanında, Askeri Ceza Kanunu’nunyukarıda belirtilen maddelerinde yazılı suçlarıişlemeleri halinde adli yargı yerinde yargılanacaklarıkuşkusuzdur. Somutolayda, askeri yargı yerince verilen görevsizlik kararında, 5530sayılı Yasa ile 353 sayılı Yasa’da yapılandeğişiklik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3.maddesi, Anayasa’nın 145. maddesindeki 2010 yılındakideğişiklik nedeniyle görevin adli yargı yerine aitolduğu gerekçesine yer verilmiş ise de; 5530sayılı Kanun’un 63. maddesiyle, 353sayılı Kanun’a eklenen Ek Geçici 6. madde degöz önünde bulundurularak, 5275 sayılıYasa’nın 98. maddesi gereğince, hükmünkesinleşmesinden sonra yapılan yasa değişikliklerinedeniyle, hükümlülerin hukukî durumlarınınincelenmesi ve değerlendirilmesinin, hükmü veren hâkimveya mahkeme tarafından yapılmasının, bir hüküm değiştirmeyöntemi olup, kendine özgü bir tali dava niteliğitaşıdığı, sonraki yasanın lehe hükümleriçermesi hâlinde, kesinleşmiş olan öncekihükmü yeniden ele almaya olanak tanıyan bu istisnai yetkinin,hükmü veren hâkim veya mahkemeye sadece lehe hüküm konusuylasınırlı bir uyarlama yetkisi verdiği, bu yollaolağan veya olağanüstü kanun yolu denetimine konuolabilecek hukuka aykırılıkların giderilmesi ve kesinhükümle ilgili yargılama aşamasında geçerliolan yargılama kurallarının (Göreve ilişkinyargılama kuralları dahil) değiştirilmesininmümkün olmadığı, hüküm aşamasında (Kesinleşenhüküm) görevli olan mahkemenin, lehe kanunuygulaması nedeniyle hükmün uyarlanmasına ilişkin talidava sırasında da görevini sürdürdüğü,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararının verildiği davanın uyarlama tali davasıniteliğinde, hükmün açıklanmasının geribırakılması kararından sonra hükümlünün suç işlemesi nedeniyle açıklanmasıgeri bırakılan hükmün açıklanmasına dairdavanın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıkararının verildiği uyarlama tali davasınındevamı niteliğindeki bir tali dava olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın askeri yargı yerinde görülmesi ve 8. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ASKERİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle 8. Kolordu Komutanlığı AskeriMahkemesi’nin 3.12.2014 gün ve E:2014/756, K:2014/627sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015gününde, Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR veÜye Osman ATALAY’ın KARŞIOYLARIve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şuayip ŞEN Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Kenan YUMUŞAK Üye Sevilay TEMİZYÜREK BATIR Üye Osman ATALAY Üye Hakan KUTLU KARŞI OYGEREKÇESİ Sanıkhakkında, sivilde iken tebliğe rağmen zamanında askerlikşubesine giderek askere şevkini yaptırmamak (Bakaya kalmak)suçundan, 8. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinceyargılama yapılarak, Askeri Ceza Kanunun 63/1-A md.si uyarıncaönce 866.775.000 TL Para Cezasına karar verilmiş, uyarlamaistemi üzerine askeri mahkemece bu ceza 675 YTL para cezasınaçevrilerek karar verilmiştir. Bu cezanın infazısırasında, 5728 Sayılı kanun ile değişik 5271Sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince,Hükmün Açıklamasının GeriBırakılıp bırakılamayacağı yönündeuyarlama kararı istenmiştir. Bunun üzerine 8. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesince hükümlühakkında, 2 ay 15 gün Hapis Cezası ilecezalandırılmasına, bu cezanın CMK’nın 231.maddesi gereğince Hükmün AçıklamasınınGeri Bırakılmasına ve 5 yıl süre ile DenetimSüresine tabi tutulmasına karar vermiş, bu karar 25.09.2008tarihinde kesinleşmiştir. Sanıkdenetim süresi içerisinde 21.11.2012 tarihinde 4733Sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlemiş, busuçtan Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmış,sonuç olarak 1 yıl 8 ay Hapis ve 80 TL adli para cezası almıştır.Bu ceza da temyiz edilmeden 24.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.Denetim süresinde suç işlendiğinden, mahkemece 8. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesine ihbarda bulunulmuştur. 8.Kolordu Askeri Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek dosyaPatnos Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiş bu karar Temyiz edilmedenkesinleşmiştir. Patnos Asliye Ceza Mahkemesi de karşıgörevsizlik kararı vermiş, bu kararda Temyiz edilmedenkesinleşmiştir. Askeri ve Adli Yargı mahkemeleri arasındaolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu 14. md.si gereğincedosya Uyuşmazlık Mahkemesine gelmiştir. Uyuşmazlığınçözümü açısından öncelikle 5271sayılı CMK’nın 231. maddesinde belirtilen"Hükmün Açıklanmasının GeriBırakılması" kurumunun açıklanmasıgerekecektir. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumu,19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılıKanun’un 23. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinde yapılan değişiklikle, maddeye eklenen on fıkraile düzenlenmiştir. Başlangıçta şikâyetetabi suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan biryıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası içinkabul edilen bu kurum, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle 5271 sayılıCMK’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılandeğişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha az sürelihapis veya adli para cezaları için uygulanabilir halegetirilmiştir. Böylece başlangıçtaşikâyete bağlı suçlarla sınırlıolarak uygulanan bu kurum, Anayasanın 174. maddesinde güvencealtına alınan İnkılâp Yasalarında yer alansuçlar saklı kalmak üzere tüm suçlarıkapsayacak şekle dönüştürülmüştür. YargıtayCeza Genel Kurulunun 6.4.2010 gün ve E:2010/76, K: 2010/77sayılı kararında, "sanık hakkında kurulanmahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuçdoğurmamasını ifade eden hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumunun,esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumolduğu, ilk kararın teknik anlamda hüküm sayılan ancakaçıklanmasının geri bırakılmasına kararverilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hükümifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşmehükmüne dönüşecek, koşullara uyulmamasıhalinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikincikararın ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen veönceki hükmün varlık kazanmasını engelleyenhükmün açıklanmasının geribırakılması kararı olduğu ve bu ikinci kararın entemel ve belirgin özelliğinin, varlığı devamettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuçdoğurma özelliği kazanamaması olduğu"belirtilmiştir. Yinebu kararın devamında, "5271 sayılı CMK’nın231. maddesinin 12. fıkrasında, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararına karşı başvurulabilecek kanun yolunun,“itiraz” olduğu açıkçadüzenlenmiştir, itiraz merciince yapılacak incelemeninCMK’nın 231. maddesinin 5-14. fıkralarındakikoşulların dikkate alınarak, suça ve sanığa ilişkinobjektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlıolarak yapılması, hükmün içeriğindeki hukukaaykırılıkların CMK’nın 231. maddenin uygulanmakoşullarını değiştirmediği sürece itiraz merciincedenetime konu edilmemesi gerektiği, hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararının üzerine inşaedildiği hükmün ise, bilahare davanın düşmesikararı verildiğinde veya hükmün açıklanmasıya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlıkkazanacağından ve ancak bu halde 5271 sayılıCMK’nın 223. maddesi uyarınca temyiz edilebilmeolanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan öncehenüz hukuken varlık kazanmamış bulunan bu hükmüntemyiz merciince denetlenebilme olanağının bulunmadığı"da açıkça belirtilmiştir. Budurumda, hükmün açıklanmasının geribırakılması kararının dayanağınıoluşturan mahkûmiyet hükmü, ancak hükmünaçıklanması, düşme kararının verilmesiveya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyizincelemesine konu olabilecektir. Daha açık bir ifade ile,sayılan bu üç olasılıktan birinin gerçekleşmesihalinde hüküm hukuken varlık kazanacağından, ancak buaşamada temyiz edilebilir, esası denetlenebilir hale gelecek vetemyiz edilmesi halinde ya da kararın niteliği itibariyle itiraz edildiğitakdirde, kararın esasına ilişkin bir denetleme yapılabilecekve hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklardenetlenebilecek, bu şekilde devam eden yargılama sırasındayapılan temyiz ya da itiraz incelemesinin sonucuna göre yeni kararlarverilebilecektir. YargıtayCeza Genel Kurulunun 5.5.2015 gün ve E:2013/595, K: 2015/145sayılı bir başka kararında da; "hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına kararverilen hükme atıf yapılmak suretiyle kurulan hükümnedeniyle, “5271 sayılı CMK'nın 230 ve 232. maddeleriuyarınca hüküm fıkrasında; “223. maddeyegöre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin,tayin olunan ceza miktarının ve kanun yollarınabaşvurmanın mümkün olupolmadığının” hiçbir tereddüte yervermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli,öncelikle denetime imkan verecek şekilde, diğer taraftan kesinleştiğindebaşka bir kararın varlığını gerektirmeden infazaesas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulmalıdır. Bunedenle yerel mahkemece 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesi uyarıncadenetime imkan verecek ve kesinleştiğinde bir başka kararınvarlığını gerektirmeden infaza esas alınabileceknitelikte yeni bir karar verilmeyip, açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükme atıfyapılması usul ve kanuna aykırıdır.” denilerekhükmün denetime imkan verecek ve kesinleştiğinde birbaşka kararın varlığını gerektirmeden infaza esasalınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulmamasıisabetsizliğinden bozulmasına" karar verilmiştir. AnayasaMahkemesinin 25.1.2012 gün ve 28184 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 3.11.2011 gün ve E:2010/1, K:2011/149 sayılıkararında da, "hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararında yapılan yargılamasonunda eylemin suç ve sanığın suçlu olduğutespitinin yapıldığı ve bir mahkûmiyethükmünün kurulduğu ancak mahkûmiyet hükmümevcut olmakla birlikte sanığın kabulüyle sanık ile cezaarasındaki bağlantının belirli şartlarlakesildiği ve açıklanmasının askıyaalındığı, geri bırakıldığınınaçıklandığı, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararlarının sanık hakkında hukuki sonuçdoğuran kesin hüküm niteliğinde olmadığı,deneme süresi sonunda verilecek düşme kararı veya geribırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek kararhakkında esas hükümle birlikte temyiz denetiminin olanaklıbulunduğu" belirlenmiştir. Anayasanın“askeri yargı”yı düzenleyen 145. maddesinde askerkişilerin “askeri mahallerde” işledikleri suçlarabakmanın askeri mahkemelerin görevinde olduğubelirtilmişken; 12.9.2010 tarihinde yapılan halk oylaması sonucukabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5982Sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile yapılandeğişiklik ile maddenin birinci fıkrasında, “Askeriyargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafındanyürütülür. Bu mahkemeler; asker kişilertarafından işlenen askerî suçlar ile bunların askerkişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletingüvenliğine, anayasal düzene ve bu düzeninişleyişine karşı suçlara ait davalar her haldeadliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, askerolmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz.” denilmeksuretiyle “askeri mahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama UsulüKanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri"başlığı altında düzenlenen İkinciBölümünde yer alan "Genel Görev"başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksiyazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olansuçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerimahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler"denilmekte iken, maddenin "...askeri mahallerde....” ibaresi AnayasaMahkemesi’nin 26.6.2012 tarih ve 28335 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 15.3.2012 gün ve E:2011/30, K:2012/36sayılı kararı ile iptal edilmiştir. “Askerisuç” ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurlarıve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'nda yazılıolan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunu dışındahiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar, b)Unsurlarıkısmen Askeri Ceza Kanunu’nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c)TürkCeza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. 1111sayılı Askerlik Kanunu’nun 3 ve 4’üncümaddelerine göre askerlik çağı yoklama devri,muvazzaflık ve yedek olmak üzere üç devreyeayrılmış olup, yoklama devri, askerlikçağının başlangıcından muvazzaflıkhizmetinin başlangıcına kadar geçen süredir. AskeriYargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun20.06.1975 tarih ve 1975/6-4 sayılı kararında, Askeri CezaKanunu’nun 63’üncü maddesindeki suçlarınfaillerinin suç ve ceza yönünden asker kişisayılmayacakları ve bu nedenle bu suçların “sırf askeri suç” niteliğinde olmadığıbelirtilmiş olup, asker kişi sıfatının kıtayakatılmakla başladığıaçıklanmıştır. Budurumda, asker kişi sıfatını kıtayakatıldığı gün kazanan sanığınsuç tarihinde sivil kişi olması nedeniyle, 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nunasker olmayan (sivil) kişilerin askeri mahkemelerde yargılanmakoşullarını belirleyen maddeleri ile 5271 sayılıCMK’nın 3/2. maddesi yönünden değerlendirmeyapılması gerekmektedir. 5530sayılı Yasa’nın 4. Maddesi ile değiştirilen 353sayılı Yasa’nın 13. maddesinde, “Askeri CezaKanunu’nun 55, 56, 57, 58, 59, 61, 63, 64, 75, 79, 80, 81, 93, 94, 951,114 ve 131. maddelerinde yazılı suçlar, askeri mahkemelerinyargı yetkisine tabi olmayan sivil kişiler tarafındanbarış zamanında işlenirse; bu kişilerinyargılanması, adli yargı mahkemeleri tarafından, AskeriCeza Kanunu Hükümleri uygulanmak suretiyle yapılır” 5918sayılı Yasa’yla değişik 5271 sayılıCMK’nın 3. maddesine eklenen ikinci fıkrasında,“Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri CezaKanununda veya diğer kanunlarda yer alan askeri mahkemelerin yargıyetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerleiştirak halinde işlemesi durumunda asker olmayan kişilerinsoruşturmaları Cumhuriyet savcıları, kovuşturmalarıadli yargı mahkemeleri tarafından yapılır” TürkiyeCumhuriyeti Anayasası’nın 145. maddesinin ikincifıkrasında da, “Savaş hali haricinde, asker olmayankişiler askeri mahkemelerde yargılanamaz” denilmiştir. Öteyandan, 353 sayılı Kanunun “Asker kişiler”başlıklı 10’uncu maddesinin “Milli SavunmaBakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro vekuruluşlarında çalışan sivil personel” i askerkişi kabul eden (C) bendi, Anayasa Mahkemesinin 20.9.2012 tarih veE:2012/45, K:2012/125 sayılı kararı ile iptal edilmiş; aynışekilde “Askeri işyerlerinde çalışan veİş Kanununa tabi bulunan işçiler” i asker kişikabul eden (D) bendi de Anayasa Mahkemesinin 27.12.2012 tarih ve E:2012/117,K:2012/204 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Budüzenlemeler gözetildiğinde, sivil kişilerinbarış zamanında, Askeri Ceza Kanununda veya diğer kanunlardayer alan askeri mahkemelerin yargı yetkisine tabi suçlan tekbaşına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemeleridurumunda adli yargı yerinde yargılanacakları kuşkusuzdur. Olumsuzgörev uyuşmazlığına konu kamu davasında, adliyargı yerince verilen görevsizlik kararında, askeri mahkemelerceverilen hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarından sonra adli yargımahkemelerince, verilen karar sonrası suç işlenmemişsedüşme, suç işlenmişse verilen hükmünaçıklanması kararı verilmesi halinde, adli yargımahkemelerinin daha önce vermedikleri hükümlerin infazı ilegörevli hale gelecekleri, bu şekildeki uygulamanın tabi hakim veusul ekonomisi ilkelerine aykırılık oluşturacağıaçıklanarak, yargılama görevinin askeri yargı yerineait olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de; Olaylailgili yasal mevzuat ve yukarıda bahsedilen Yüksek Mahkemekararları karşısında, evvelce açıklanmasıgereken hükme yollama yapılmak suretiyle hükümkurulamayacağı, ceza tayini sonucunu öngören yeni birhüküm verilmesi gerektiği, bu yeni hükmün ise ancak"görevli mahkemece" tayin edilebileceği, görevkonusunun kamu düzeninden olup yargılamanın heraşamasında resen mahkemece dikkate alınması gerektiğinedenle, Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına kararveren mahkemenin, sonradan Anayasa ya da kanun değişiklikleri ileyeni hüküm tayini yani hükmün açıklanmasıesnasında görevsiz hale gelebileceği, nitekimolayımızda, bakaya kalmak suçunun 353 sayılıKanun’un 11/A. maddesinin 29.6.2006 gün ve 5530 sayılıKanun ile değiştirilmek suretiyle Askeri Ceza Kanunu’nun 63.maddesinde yazılı suçu işleyen asker olmayan sivilkişilerin yargılanmasının (savaş zamanıhariç) 05.10.2006 tarihinden geçerli olmak üzere askerimahkemelerin görev alanındançıkarıldığı, 5271 sayılıCMK’nın 3/2. maddesi uyarınca, sivil kişilerin (ister tekbaşına, ister asker kişilerle iştirak halindeişlemiş olsun) işledikleri tüm suçlarınsoruşturmalarının Cumhuriyet Savcıları, Kavuşturmalarınınise adli yargı mahkemeleri tarafından yapılacağı, 353sayılı Kanun’da ve Anayasada yapılandeğişiklikler nedeniyle artık asker olmayan kişilerinsavaş hali haricinde, askeri mahkemelerde yargılanamayacaklarınedenle, Bakayakalma suçu nedeniyle geri bırakılan hükmün, denetimsüresinde suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasıhususundaki kararın "esasa ilişkin temyizi kabil bir karar"olduğu ve bu konuda karar verme görevinin "görevlimahkemeye" ait olduğundan, 8. Kolordu KomutanlığıAskeri Mahkemesince verilen görevsizlik kararının hukuka uygunolduğu, sonucuna varılmıştır. Sonuçolarak yukarıda belirtilen nedenlerle, sanığın baştanberi sivil bir kişi olması, işlediği iddia edilen bakayakalmak suçunun yasa ile askeri suç olmaktançıkarılması, sivil kişilerin savaş halihariç hiç bir şekilde askeri mahkemede yargılanamayacakolmaları, görev hususunun kamu düzeninden olupyargılamanın her safhasında resen dikkate alınmasıgerektiği, tüm Yasal değişiklikler, Anayasa MahkemesiKararları, Yargıtay Ceza Genel Kurul ve Yargıtay kararlarıdikkate alınarak, Askeri Mahkemece verilen hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararının, denetim süresinde kasti bir suç işlenmesidurumunda, ancak görevli sivil Adli Yargı Mahkemesinceaçıklanınca hukuken varlık kazanacağı nedenle,353 sayılı Yasanın 9 ve 13. maddeleri uyarınca,davanın Adli Yargı yerinde görülmesi ve Patnos Asliye CezaMahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılmasının gerektiği düşüncesi ileSayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Başkan Üye SerdarÖZGÜLDÜR Osman ATALAY
Full & Egal Universal Law Academy