T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 22
KARAR NO : 2015 / 34
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: Suç tarihinde asker kişi olan sanık hakkında “kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçu” nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kararın dayanağını oluşturan mahkû-miyet hükmü, hükmün açıklanması ile huku-ken varlık kazanacağından ve ancak bundan sonra sanık hakkında kesin bir hükmün sonuçlarını doğurabilir hale geleceğinden, açıklanmasına, sanığın işlediği ileri sürülen suç nedeniyle yargılanmasının ait olduğu görevli yargı yerince karar verilmesi, ilk karar askeri yargı yerince verilmekle beraber, Anayasa ve yasalarda yapılan düzenlemeler sonrasında “askeri mahallerde” işlenen suçlar askeri yargının görevi dışına çıkarıldığından, 353 sayılı Yasa’nın 9. maddesi uyarınca davanın ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :K.H. Sanık :Y.K. OLAY : Saray İlçe JandarmaKomutanlığı emrinde görevli sanık J.Er Y.K.'in, 21.1.2008 günü, kullanmak amacıyla uyuşturucu maddebulundurmak suçunu işlediği ileri sürülerek, eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarıncacezalandırılması istemiyle 5. Kolordu KomutanlığıAskeri Savcılığı’nın 21.2.2008 gün veE:2008/179, K:2008/127 sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçılması üzerine, 5. Kolordu Komutanlığı AskeriMahkemesi’nin 15.4.2008 gün ve E:2008/510, K:2008/275sayılı kararı ile, sanığın 21.1.2008 tarihinde kullanmakmaksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunuişlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1.maddesi uyarınca bir yıl hapis cezası ilecezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62. maddesiuyarınca sanığın yargılama sürecindekidavranışları göz önüne alınarakcezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak on ay hapiscezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşincifıkrası uyarınca geri bırakılmasına,sanığın beş yıl süre ile denetim süresinetabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde her hangi biryükümlülük belirlenmesine veya tedbir uygulanmasına takdirenyer olmadığına karar verilmiş, verilen karar itirazedilmeden 2.5.2008 günü kesinleşmiştir. Sanıkhakkında, 6.6.2009 günü kullanmak amacıyla uyuşturucumadde bulundurmak suçu nedeniyle Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesi'neaçılan kamu davasında, Mahkemece 25.11.2011 gün veE:2011/1458, K:2011/2520 sayılı karar ile, sanığınTürk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarınca bir yıl hapiscezası ile cezalandırılmasına, aynıKanun'un 62. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6oranında indirim yapılarak on ay hapis cezası ilecezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca cezasının takdiren 300 günkarşılığı adli para cezasına çevrilmesine,sonuçta sanığın beher günü 20 TL denhesaplanarak, 300 gün karşılığı 6.000,00 TL. adlipara cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,verilen karar temyiz edilmeden 27.12.2011 tarihinde kesinleşmiştir. 5.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce 24.5.2013gün ve .....-2008/510 sayılı yazı ile ÇorluCumhuriyet Başsavcılığından sanığa aitsabıka kaydının gönderilmesi istenmiş, 29.5.2013günü dosya ele alınarak, Mahkemenin 2013/754sayılı esasına kaydedilmiş ve Mahkemenin 15.4.2008gün ve E:2008/510, K:2008/275 sayılı kararı ile verilenhükmün açıklanıpaçıklanmayacağı hususunda karar verilmek üzereduruşma açılmasına karar verilmiştir. 5.KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 3.7.2014 gün ve E:2013/754,K:2014/677 sayı ile, sanığın 21.1.2008 tarihindekullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulun-durmak suçunuişlediği sabit olduğundan neticeten on ay hapis cezası ilecezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geribırakıldığı, aynı maddenin sekizincifıkrası uyarınca beş yıl süre ile denetimsüresi belirlendiği, maddenin 10 ve 11. fıkralarıuyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçişlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılankarar ortadan kaldırılarak davanın düşmesine kararverileceğinin, aksi takdirde mahkemece hükmünaçıklanacağının sanığa ihtarına kararverildiği, bu kararın 2.5.2008 tarihinde kesinleştiği,sanığın Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.11.2011 gün veE:2011/1458, K:2011/2520 sayılı kararı ile, 6.6.2009tarihinde kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmaksuçundan neticeten 6.000 TL adli para cezasına mahkum olduğu,bu kararın kesinleştiğinin bildirildiği ve sanıkhakkında açıklanması geri bırakılanhükmün açıklanması ile ilgili olarak duruşmaaçıldığı açıklanarak,sanığın işlediği kabul edilen kullanmakmaksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunun Türk CezaKanunu'nda yer aldığı, Anayasanın 145. maddesinde yeralan ve askeri yargının görev alanını düzenleyenmaddede yapılan değişiklikle askeri mahalde işlenmekavramının askeri yargının görev sahasındançıkarıldığı, bu bağlamda, askerkişiye karşı işlenmemiş, askerlik hizmet ve vazifesiile bir bağlantısı bulunmayan, kullanmak maksadıylauyuşturucu madde bulundurmak suçundan, sanık hakkındakihükmün açıklanıpaçıklanmayacağı ile ilgili karar vermegörevinin adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, davadosyası Saray Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. SARAY(TEKİRDAĞ)ASLİYE CEZA MAHKEMESİ: 23.2.2015 gün ve E:2014/476, K:2015/112sayıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesininbeşinci fıkrası uyarınca verilmiş olanhükmün açıklanmasının geribırakılmasına dair hükümlerin, aynı maddenin 11.fıkrası uyarınca denetim süresi içerisindekasten yeni bir suç işlenmiş olması halindeaçıklanması söz konusu olduğunda, hükmüveren mahkemenin yapacağı işin, (hükümde değişiklikyapmaksızın, hükmün yanlış olduğu,Mahkemenin görevsiz olduğu gibi durumlar da dahil olmak üzere)açıklanması geri bırakılan hükmüaçıklamaktan ibaret olduğu, açıklanması geribırakılan hükmün açıklanmasıyönünde bir ihbar alan Mahkemenin teknik anlamda (suçununsurlarının oluşup oluşmadığı vs.) biryargılama yapmadığı, yeniden ele alınan davadasanığın sübuta ilişkin bir savunmasınınalınmadığı, yalnızca hükmünaçıklanma koşullarının oluşupoluşmadığıyla sınırlı olmak üzerebeyanlarının alındığı, Askeri Mahkemeninvermiş olduğu hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması mahiyetindeki ilk hükümincelendiğinde sanığa her hangi biryükümlülük yüklenmediği, dosyanın elealınma sebebinin sanığın denetim süresiiçerisinde kasıtlı bir suç işlemesi olduğununanlaşıldığı, ayrı yargı koluna tabi birMahkemenin açıklanmasını geribıraktığı hükmü bir başka yargı kolunatabi Mahkemenin açıklamasının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun231. maddesinin on birinci fıkrası düzenlemesikarşısında yasal olmayacağı açıklanarak,görevin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen kararkesinleşerek, dava dosyası, aynı Mahkemece, Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiCeza Bölümünün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler; Şuayip ŞEN, Kenan YUMUŞAK, Osman ATALAY, YusufTamer ÇETİN, Mehmet AVCIOĞLU ve Sevilay TEMİZYÜREKBATIR’ın katılımlarıyla yapılan 30.11.2015 günlütoplantısında; I-İLKİNCELEME: Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre vebiçim yönünden bir eksiklik görülmediği, askerive adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim G. FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargı, Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı AhmetMithat ACAR’ın, davanın çözümününadli yargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanınincelenmesinden, sanık Y.K. hakkında, 5. KolorduKomutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 15.4.2008 gün veE:2008/510, K:2008/275 sayılı kararı ile, kullanmakmaksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunuişlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarıncasonuçta on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hükmün açıklanmasının 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geri bırakılmasına ve sanığınbeş yıl süre ile denetim süresine tabitutulmasına karar verildiği, verilen kararın itirazedilmeden 2.5.2008 günü kesinleştiği, sanığındenetim süresi içinde kasten yeni bir suçişlediğinin anlaşılması üzerine hükmünaçıklanıp açıklanmayacağı hususundakarar verilmek üzere dosyanın ele alındığıanlaşılmıştır. 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Hükmünaçıklanması ve hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması” başlığı altındadüzenlenen 231. maddesinde; “(1)Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göreduruşma tutanağına geçirilen hükümfıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyleanlatılır. (2)Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanunyolları, mercii ve süresi bildirilir. (3)Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsabu da bildirilir. (4)Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtandolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, ikiyıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise;mahkemece, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkinhükümler saklıdır. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması, kurulanhükmün sanık hakkında bir hukukî sonuçdoğurmamasını ifade eder. (6)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına kararverilebilmesi için; a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtanmahkûm olmamış bulunması, b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ileduruşmadaki tutum ve davranışları göz önündebulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaatevarılması, c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamununuğradığı zararın, aynen iade, suçtanönceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.(Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesihâlinde, hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilmez. (7)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûmolunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olmasıhalinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararının verilmesi halinde sanık, beş yılsüreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle:18/6/2014-6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişihakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir dahahükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde biryıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceğisüreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibiolmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programınadevam etmesine, b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veyaözel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden birbaşkasının gözetimi altında ücretkarşılığında çalıştırılmasına, c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmekhususunda yükümlü kılınmasına ya da takdiredilecek başka yükümlülüğü yerinegetirmesine, kararverilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımıdurur. (9)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Altıncı fıkranın (c) bendindebelirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanıkhakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetimsüresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamengidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yenibir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirineilişkin yükümlülüklere uygundavranıldığı takdirde, açıklanması geribırakılan hüküm ortadan kaldırılarak,davanın düşmesi kararı verilir. (11)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni birsuç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkinyükümlülüklere aykırı davranması halinde,mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisineyüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyensanığın durumunu değerlendirerek; cezanınyarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infazedilmemesine ya da koşullarının varlığı halindehükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenekyaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni birmahkûmiyet hükmü kurabilir. (12)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararına itiraz edilebilir. (13)(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak birsoruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarakCumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafındanistenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç içinkullanılabilir. (14)(Değişik: 23/1/2008 – 5728/562 md.) Bu maddeninhükmün açıklanmasının geribırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâpkanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.” denilmektedir. Hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kurumu, 19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un23. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeyapılan değişiklikle, maddeye eklenen on fıkra ile düzenlenmiş,başlangıçta şikâyete bağlısuçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yılveya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabuledilen bu kurum, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle 5271sayılı Kanun’un 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarındayapılan değişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha azsüreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir halegetirilmiş, böylece başlangıçta şikâyete bağlısuçlarla sınırlı olarak uygulanan bu kurum,Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınanİnkılâp Yasalarında yer alan suçlar ayrıkolmak üzere tüm suçları kapsayacak şekledönüştürülmüştür. Yargıtay Ceza GenelKurulunun 6.4.2010 gün ve E:2010/76, K: 2010/77 sayılıkararında, sanık hakkında kurulan mahkûmiyethükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasınıifade eden hükmün açıklanmasının geribırakılması kurumunun, esas itibariyle bünyesinde iki kararbarındıran bir kurum olduğu, ilk kararın teknik anlamdahüküm sayılan ancak açıklanmasının geribırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlıkkazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullarauyulması halinde düşme hükmünedönüşecek, koşullara uyulmaması halinde isevarlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci kararınise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve öncekihükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararı olduğu ve bu ikinci kararın en temel ve belirginözelliğinin, varlığı devam ettiği sürece,ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliğikazanamaması olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on ikinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşıbaşvurulabilecek kanun yolunun “itiraz” olduğuaçıkça düzenlenmiş, yukarıda bahsedilenkararda, itiraz merciince yapılacak incelemenin 231. maddenin5-14. fıkralarındaki koşulların dikkatealınarak, suça ve sanığa ilişkin objektif uygulamakoşullarının var olup olmadığı ilesınırlı olarak yapılması, hükmüniçeriğindeki hukuka aykırılıkların 231.maddenin uygulanma koşullarını değiştirmediğisürece itiraz merciince denetime konu edilmemesi gerektiği, hükmünaçıklanmasının geri bırakılması kararınınüzerine inşa edildiği hükmün ise, bilaharedavanın düşmesi kararı verildiğinde veyahükmün açıklanması ya da yeni bir hükümkurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca temyiz edilebilmeolanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan öncehenüz hukuken varlık kazanmamış bulunan bu hükmüntemyiz merciince denetlenebilme olanağının bulunmadığı da açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararının dayanağını oluşturan mahkûmiyethükmü, ancak hükmün açıklanması,düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyethükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konuolabilecektir. Daha açık bir ifade ile, sayılan bu üçolasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hükümhukuken varlık kazanacağından, ancak bu aşamada temyiz edilebilir hale gelecek ve temyiz edilmesi halinde, temyiz incelemesi yapılarakkararın esasına ilişkin bir denetleme yapılabilecek ve hükmüniçeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek,bu şekilde devam eden yargılama sırasında yapılan temyizincelemesinin sonucuna göre yeni hükümlerkurulabilecektir. Yargıtay Ceza GenelKurulunun 5.5.2015 gün ve E:2013/595, K: 2015/145 sayılı birbaşka kararında da; hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına kararverilen hükme atıf yapılmak suretiyle kurulan hükümnedeniyle, “5271 sayılı CMK'nun 230 ve 232. maddeleriuyarınca hüküm fıkrasında; “223. maddeyegöre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin,tayin olunan ceza miktarının ve kanun yollarınabaşvurmanın mümkün olupolmadığının” hiçbir tereddüte yervermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli,öncelikle denetime imkan verecek şekilde, diğer taraftan kesinleştiğindebaşka bir kararın varlığını gerektirmeden infazaesas alınabilecek nitelikte bir hüküm kurulmalıdır. Bunedenle yerel mahkemece 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesi uyarıncadenetime imkan verecek ve kesinleştiğinde bir başka kararınvarlığını gerektirmeden infaza esas alınabileceknitelikte yeni bir karar verilmeyip, açıklanmasının geribırakılmasına karar verilen hükme atıfyapılması usul ve kanuna aykırıdır.”denilerek hükmün denetime imkan verecek vekesinleştiğinde bir başka kararın varlığınıgerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hükümkurulmaması isabetsizliğinden bozulmasına kararverilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.1.2012gün ve 28184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3.11.2011gün ve E:2010/1, K:2011/149 sayılı kararında da, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararında, yapılan yargılama sonunda eylemin suç vesanığın suçlu olduğu tespitininyapıldığı ve bir mahkûmiyet hükmününkurulduğu ancak mahkûmiyet hükmü mevcut olmakla birliktesanığın kabulüyle sanık ile ceza arasındakibağlantının belirli şartlarla kesildiği veaçıklanmasının askıya alındığı,geri bıra-kıldığının açıklandığı,hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararlarının sanık hakkında hukuki sonuçdoğuran kesin hüküm niteliğinde olmadığı,deneme süresi sonunda verilecek düşme kararı veya geribırakma koşullarına uyulmaması halinde verilecek kararhakkında esas hükümle birlikte temyiz denetiminin olanaklıbulunduğu belirlenmiştir. Anayasanın “askeriyargı”yı düzenleyen 145. maddesinde asker kişilerin“askeri mahallerde” işledikleri suçlarabakmanın askeri mahkemelerin görevinde olduğubelirtilmişken; 12.9.2010 tari-hinde yapılan halkoylaması sonucukabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5982 sayılıYasa’nın 15. maddesi ile yapılan değişiklik ilemaddenin birinci fıkrasında, “Askeri yargı, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet vegörevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzeneve bu düzenin işleyişine karşı suçlara aitdavalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş haliharicinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerdeyargılanamaz.” denilmeksuretiyle “askerimahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353 sayılı AskeriMahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "AskeriMahkemelerin Görevleri" başlığı altındadüzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "GenelGörev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri MahkemelerKanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerinaskeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhineveya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgiliolarak işledikleri suçlara ait davalara bakmaklagörevlidirler" denilmekte iken, maddenin “….askerimahallerde….” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26.6.2012 tarihve 28335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012gün ve E:2011/30, K:2012/36 sayılı kararı ile iptaledilmiştir. “Askeri suç”ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar, b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c)Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. Sanığa yüklenen,kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunun,Türk Ceza Kanunu’nda düzenlendiği, Askeri CezaKanunu’nda bu suça ilişkin bir düzenlemeninbulunmadığı, bu nedenle “askeri suç”olmadığı açıktır. Bu durumda, Askeri MahkemelerKuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 9. maddesinde yeralan “askeri mahal” kavramının Anayasa’dayapılan yeni düzenleme ilekaldırıldığı ve Anayasa Mahkemesi’ninbahsedilen kararı ile Anayasa’ya aykırı olduğugerekçesiyle iptaline de karar verildiğianlaşıldığından, artık asker kişilerinaskeri mahalde işledikleri askeri suç olmayan bu türsuçlara ait davaların askeri yargı yerindegörülmeyeceği kuşkusuzdur. Olumsuz görevuyuşmazlığına konu kamu davasında, adli yargıyerince verilen görevsizlik kararında, ayrı yargı kolunatabi bir Mahkemenin açıklanmasını geribıraktığı hükmü bir başka yargı kolunatabi Mahkemenin açıklamasının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun231. maddesinin on birinci fıkrası düzenlemesikarşısında yasal olmayacağı açıklanarak, yargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğugerekçesine yer verilmiş ise de; olayla ilgili yasal mevzuat ve yukarıdabahsedilen Yüksek Mahkeme kararları karşısında, evvelceaçıklanması gereken hükme yollama yapılmak suretiylehüküm kurulamayacağı, ceza tayini sonucunuöngören yeni bir hüküm verilmesi gerektiği, bu yenihükmün ise ancak görevli mahkemece tayin edilebileceği,hükmün açıklanmasının geribırakılmasına karar veren mahkemenin Anayasa ya da kanundeğişiklikleri gibi nedenlerle yeni hüküm tayiniesnasında görevsiz hale gelebileceği, nitekim davanınsomutunda olduğu gibi askeri yargı yerince verilen görevsizlikkararının gerekçesinde, sanığınişlediği kabul edilen kullanmak maksadıyla uyuşturucu maddebulundurmak suçunun Türk Ceza Kanunu'nda yeraldığı, Anayasanın 145. maddesinde yer alan ve askeriyargının görev alanını düzenleyen maddedeyapılan değişiklikle askeri mahalde işlenmekavramının askeri yargının görev sahasındançıkarıldığı, sanığa yüklenensuçun asker kişiye karşı işlenmediği, askerlikhizmet ve vazifesi ile bir bağlantısınınbulunmadığı, bu nedenle kullanmak maksadıylauyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasıkararına konu hükmün açıklanıpaçıklanmayacağı ile ilgili karar vermegörevinin adli yargı yerine ait olduğunun değerlendirildiğigözetildiğinde, 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen görevsizlik kararı hukuka uygunbulunmuştur. Açıklanan nedenlerle,hükmün açıklanmasının geribırakılması kararının dayanağınıoluşturan mahkûmiyet hükmü, hükmün açıklanmasıile hukuken varlık kazanacağından ve ancak bundan sonrasanık hakkında temyiz edilebilir bir hükmünsonuçlarını doğurabilir hale geleceğinden, sanıkhakkında verilen hükmün açıklanmasınıngeri bırakılması kararının dayanağınıoluşturan mahkûmiyet hükmününaçıklanmasına, sanığın işlediği ilerisürülen suç nedeniyle yargılanmasının aitolduğu görevli yargı yerince karar verilmesi, bu nedenle 353sayılı Yasa’nın 9. maddesi uyarınca davanınadli yargı yerinde görülmesi ve Saray (Tekirdağ) AsliyeCeza Mahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesi’nin23.2.2015 gün ve E:2014/476, K:2015/112 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şuayip ŞEN Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Kenan YUMUŞAK Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Osman ATALAY Üye Sevilay TEMİZYÜREK BATIR
Full & Egal Universal Law Academy