T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 21
KARAR NO : 2015 / 33
KARAR TR : 30.11.2015
ÖZET: Suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan “suça sürüklenen çocuk” hakkında, askerlik hizmeti sırasında işlediği ileri sürülerek, “Emre İtaatsizlikte Israr Etmek” ve “Amire Fiilen Taarruz” suçları nedeniyle açılan kamu davasının, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : K.H. Sanık :O.Y. OLAY : Kırklareli/Pınarhisarİlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli suçasürüklenen çocuk J.Er O.Y.’ın, kışlaiçinde alkollü içki içilmeyeceğine ilişkinyazılı emrin daha önceden imza karşılığıkendisine tebliğ edilmesine rağmen, aynı Komutanlık emrindegörevli mağdur J.Er M.T.’in, 15.00-18.00saatleri arasında nizamiye nöbetçisi olarakgörevlendirildiği 12.1.2013 günü, aynıKomutanlık emrinde görevli sanık J.Er M.P. ile İlçeJandarma Komutanlığının arka bahçesinde oturmaktaiken dışarıdan geçen sivil bir vatandaşa para verip6-7 şişe bira aldırdıkları ve bunları birliksınırları içerisinde içerek tükettikleri,devamında gazinoya gidip bağırarak ve masalara vurarakgürültü yapmaya başladıkları, gazinobölgesinden yoğun gürültü vebağrışmalar duyan mağdurun penceredengürültü yaptığını gördüğüM.P. ile suça sürüklenen çocuk J.Er O.Y.’ı ikaz ettiği, bunun üzerine dışarıyaçıkan M.P.’nın mağdura yumruk ve tokat vurmayabaşladığı, arkasından suça sürüklenen çocuk O.Y.’ın damağdura yumruk ve tokat ile vurduğu, mağdurunda kendini korumak maksadıyla elindeki MP-5 makineli tabanca ile suçasürüklenen çocuk O.Y.’a vurduğu,gürültüler üzerine olay yerine gelendiğer askerlerin tarafları araladıkları, olaylailgili tutanak düzenlenip tarafların muayene için hastaneye gönderildiği, burada yapılan muayeneleri neticesindetaraflardaki yaralanmanın basit tıbbi müdahaleile giderilebilecek seviyede olduğuna ilişkin rapor tanzimedildiği, ayrıca yapılan tıbbi tetkik ve tahliller sonucuJ.Erler M.P. ve O.Y.’ın alkollü olduklarının tespit edildiği belirtilerek; Suça sürüklenençocuk J.Er O.Y.’ın, komutanlık binası arkabahçesinde 6-7 adet alkollü birayı diğer sanık J.Er M.P.ile birlikte içmek suretiyle “Emre İtaatsizlikte Israr Etmek”suçunu ve Askeri Ceza Kanunu’nun 106. maddesiuyarınca amir sıfatına haiz nizamiye nöbetçisimağdur J.Er M.T.’in yüzüne yumruk ve tokat atmaksuretiyle “Amire Fiilen Taarruz” suçunu işlediğiileri sürülerek, eylemine uyan Askeri Ceza Kanunu’nun 87/1. maddesi (hiç yapmayanlar cümlesi) ve 91/1. maddesi (az vahimhal cümlesi) uyarınca cezalandırılması istemiyle54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı AskeriSavcılığı’nın 4.4.2013 gün ve E:2013/480,K:2013/80 sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçılmıştır.(Soruşturma sırasındasuça sürüklenen çocuk O.Y. hakkındakisoruşturma dosyasının diğer sanıkla birlikteyürütülen soruşturma dosyasından ayrılmasınakarar verilmiş, diğer sanık hakkında da kamu davasıaçıldığı bilgisi iddianameye eklenmiştir.) 5.KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 20.2.2014 gün ve E:2013/1550,K:2014/111 sayıyla; yargılama devam ederken suçasürüklenen çocuk O.Y.’ın, DiyarbakırÇocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:2007/159,K:2008/173 sayılı dosyasından doğum tarihinin ay ve günbaki kalmak üzere 1995 olarak tashihen tesciline kararverildiği, bu kararın 27.2.2012 tarihinde kesinleştiği,Yenişehir Kaymakamlığı İlçe NüfusMüdürlüğünün 22.3.2013 tarihli yazısındaşahsın doğum tarihinin 26.8.1991 iken 26.8.1995olarak düzeltildiğinin belirtildiği anlaşılmakla,suç tarihinde suça sürüklenen çocuğunyaşının 18 yaşından küçükolduğunun anlaşıldığı, Çocuk KorumaKanunu’nda, daha erken yaşta ergin olsa bile 18yaşını doldurmamış tüm kişilerçocuk kabul edilerek, 18 yaşını doldurmayan kişininasker şahıs ya da sivil şahıs olduğunabakılmaksızın, yargılanması hususunda herhangi biristisnaya yer verilmediği, 25.7.2010 tarihli, 27652 sayılıResmi Gazetede yayımlanan, 22.7.2010 tarihli ve 6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un10. maddesi ile; Terörle Mücadele Kanununun; 9. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin yürürlükten kaldırıldığı,böylelikle 15 yaşın üzerindeki çocuklarınTerörle Mücadele Kanunu kapsamında işlediğisuçlara ilişkin davaların, 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinin birinci fıkrasındabelirtilen Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesine sonverildiği, aynı Kanun’un 8. maddesi ile 5271 sayılıKanun’un 250. maddesinde “(4) Çocuklar bu maddehükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamazlar vebu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturmahükümleri çocuklar bakımından uygulanmaz”fıkrasının eklendiği, O.Y.’ın gerek 5237sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinin birincifıkrasının (b) bendi, gerekse 5395 sayılıÇocuk Koruma Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının(a) bendi uyarınca çocuk sıfatınıtaşıdığı, bir an için, suçasürüklenen çocuk O.Y.’ın yargılandığıdava konusu olaya ilişkin iddia edilen suçların sadece AskeriCeza Kanunu’nda yazılı suçlar olması nedeniyleAskeri Mahkemelerin görevli olduğu düşünülse de;gerek 15.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılıÇocuk Koruma Kanunu gerekse ilgili diğer kanunlarda (25.7.2010tarihli, 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 22.7.2010tarih ve 6008 sayılı Terörlü Mücadele Kanunu) zamaniçerisinde yapılmış olan değişiklikler ileçocukların sadece Çocuk Mahkemelerindeyargılanabileceğinin düzenlendiği açıklanarak, “Amire Fiilen Taarruz ve Emre İtaatsizlikte Israr”suçlarından suça sürüklenen çocukO.Y.’ı yargılama görevinin adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, PınarhisarAsliye Ceza (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’negönderilmiştir. PINARHİSARASLİYE CEZA MAHKEMESİ (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla): 3.2.2015gün ve E:2014/51, K:2015/59 sayıyla; suçasürüklenen çocuğa yüklenen eylemlerin AskeriCeza Kanu-nu’nda belirtilen “Amire Fiilen Taarruz ve Emreİtaatsizlikte Israr” suçları olduğu ve suçtarihinde asker kişi olan suça sürüklenençocuğun asker kişiler aleyhine ve askerlik görevinedeniyle işlediği iddia edilen suçlar bakımındanadli yargı mahkemelerinin görevli olmayacağı, çocukyargılaması bakımından Mahkemelerinin de ihtisasmahkemesi olmadığı, bu itibarla askerlik görevini yapmaküzere kıtaya teslim olduktan sonra hakkındayaş tashihi yapılmak suretiyle suç tarihinde 18yaşından küçük olduğu tespit edilen suçasürüklenen çocuğun yargılamasının askericeza mahkemesince, çocuk mahkemesi sıfatıyla yapılmasıgerektiği açıklanarak, yargılama görevinin askeri yargıyerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiş, kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, davadosyası, aynı Mahkemece, Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiCeza Bölümünün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler; Şuayip ŞEN, Kenan YUMUŞAK, Osman ATALAY, YusufTamer ÇETİN, Mehmet AVCIOĞLU ve Sevilay TEMİZYÜREKBATIR’ın katılımlarıyla yapılan 30.11.2015günlü toplantısında; I-İLKİNCELEME: Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre vebiçim yönünden bir eksiklik görülmediği, askerive adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim G. Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN’un adli yargı, AskeriYargıtay Başsavcı Yardımcısı Ahmet MithatACAR’ın, davanın çözümünün adliyargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Anayasanın “askeri yargı” yı düzenleyen 145 nci maddesindeasker kişilerin “askeri mahallerde” işledikleri suçlarabakmanın askeri mahkemelerin görevinde olduğubelirtilmişken; 12.9.2010 tarihinde yapılan halkoylaması sonucukabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5982sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile yapılan değişiklikile maddenin birinci fıkrasında, “Askeri yargı, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütülür.Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyleilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmaklagörevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve budüzenin işleyişine karşı suçlara ait davalarher halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaşhali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerdeyargılanamaz” denilmeksuretiyle “askerimahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353 sayılı AskeriMahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "AskeriMahkemelerin Görevleri" başlığı altındadüzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "GenelGörev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri MahkemelerKanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerinaskeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veyaaskeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler"denilmekte iken, maddenin “….askeri mahallerde….”ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26.6.2012 tarih ve 28335 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012 gün ve E:2011/30,K:2012/36 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. "Askeri suç"ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar, b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c)Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. Suça sürüklenençocuk O.Y.’a yüklenen “Amire Fiilen Taarruz veEmre İtaatsizlikte Israr” suçlarının Askeri CezaKanunu’nda düzenlendiği, bu nedenle “askerisuç” oldukları açıktır. Dosyanın incelenmesinden,suça sürüklenen çocuğun 23.5.2011 günü askerlik şubesinden birliğine sevk edildiği, 26.5.2011günü birliğine katıldığı, askerlikhizmetini yaparken işlediği ileri sürülen başka birsuç nedeniyle hakkında, Çorlu Asker HastanesiSağlık Kurulunca “1.6.2013 tarihinden itibaren Barıştaaskerliğe elverişli değildir. Savaşta sefer görev emrialır.” denilmek suretiyle verilen rapor uyarınca 31.7.2013günü terhis edildiği dosya içinde bulunan bilgi vebelgelerden anlaşılmış; suç tarihinde mağdur Münir Tiler’in, 15.00-18.00 saatleriarasında nizamiye nöbetçisi olarakgörevlendirildiği, Yenişehir Kaymakamlığıİlçe Nüfus Müdürlüğünün 22.3.2013 gün ve ….2043/617 sayılı yazısıile, suça sürüklenen çocuk O.Y.’ın, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:2007/159, K:2008/173 sayılı ve 27.2.2012 tarihindekesinleşen kararı ile doğum tarihinin ay ve günbaki kalmak üzere doğum tarihinin 26.8.1991 iken 26.8.1995 olarak düzeltildiğinin bildirildiği ve ilgilibelgelerin gönderildiği, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:2007/159, K:2008/173 sayılı kararınınincelenmesinde, sanık O.Y. hakkında “silahla ve işyerindeyağma” suçu nedeniyle kamu davasıaçıldığı, yargılama sonucunda, “26.8.1991doğum tarihli O.Y.’ın kayden 26.8.1991 olandoğum tarihinin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.1.2008gün ve 2008/408 sayılı raporu doğrultusunda doğumtarihinin ay ve günü baki kalmak üzere 1995 olarak tashihentesciline” ve sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.2.2012gün ve E:2009/2305, K:2012/3103 sayılı kararı ile onanmaksuretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. 1111 sayılı AskerlikKanunu’nun, “Yaşlarınıdeğiştirenler” başlığı altındadüzenlenen 81. maddesinde, “ Askerlik çağınagirdikten sonra yapılan yaş değişiklikleri (mahkemece resmihastane doğum kayıtları esas alınarak yapılanlarhariç) askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz. Ancak; yoklamalarısırasında aile kütüğünde yazılıyaşları ile görünümleri uyumlu olmayanlardan kaydenyaş düzeltmelerine engel bulunmayanlarınyaşlarının düzeltilmesi için askerlik şubesibaşkanı tarafından Cumhuriyet savcısına müracaatolunur ve yargılama sonucuna göre askerlikleri yaptırılır. Birinci fıkra uyarıncayaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarınagöre henüz askerlik çağına girmemişolanların yoklamaları emsalleri ile birlikte yapılarak silahaltına alınırlar. Birinci fıkra uyarıncayaşları düzeltilenlerden düzeltilen yaşlarınagöre askerlik çağına girmiş ancak 23yaşını bitirmemiş olanlar yoklamalarınımüteakip emsalleri ile birlikte silah altına alınırlar.Düzeltilen yaşlarına göre 23 yaşınıbitirmiş olanlar ise yoklamalarını müteakip MillîSavunma Bakanlığınca belirlenecek sınıf ve tertibatyerlerine derhal sevk edilirler. Askerlik çağınagirmeden önce yaşlarını büyütmüşolanların yoklamaları değişen yaşlarına göreyapılır. Yaşıtları yoklama görmüşbulunanlar hakkında 86 ncı madde uyarınca işlemyapılır.” denilmiş; 1632 sayılı AskeriCeza Kanunu’nun “Askeri şahıslar” başlığıaltında düzenlenen 3. maddesinde, “ Askerîşahıslar; Mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar,Millî Savunma Bakanlığı ile Türk SilahlıKuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel,uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er,erbaş ve erler ile askerî öğrencilerdir.(……).”; 353 sayılıKanun’un “Asker kişiler” başlıklı10. maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasındaaşağıda yazılı olanlar asker kişisayılırlar: A) (Değişik: 29/6/2006– 5530/2 md.) Muvazzaf askerler; subaylar, astsubaylar, askerîöğrenciler, uzman jandarmalar, uzman erbaşlar,sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler, (……)hükümleri yer almıştır. Bu durumda, yukarıdabahsedilen mevzuat uyarınca, suç tarihinde Kırklareli/Pınarhisarİlçe Jandarma Komutanlığı emrinde J.Er olarak görevli olan O.Y.’ın asker kişi olduğuve yüklenen eylemlerin de askeri suç olduğuanlaşıldığından, asker kişi O.Y.’ı yüklenen eylemler nedeniyle yargılama görevinin askeriyargı yerine ait olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu’nun “Tanımlar”başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (b)bendinde, “ Çocuk deyiminden; henüz onsekizyaşını doldurmamış kişi,(……) anlaşılır.”denilmiş; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “Amaç”başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı,korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenençocukların korunmasına, haklarının ve esenlikleriningüvence altına alınmasına ilişkin usûl veesasları düzenlemektir.”; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun, korunmaihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ilesuça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacakgüvenlik tedbirlerinin usûl ve esaslarına, çocukmahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkinhükümleri kapsar.”; “Tanımlar”başlıklı 3. maddesinde ise, “Bu Kanunun uygulanmasında; a) Çocuk: Daha erkenyaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamışkişiyi; bu kapsamda, 1. Korunma ihtiyacı olançocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ilekişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen yada suç mağduru çocuğu, 2. Suçasürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlananbir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturmaveya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayıhakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu, b) Mahkeme: Çocukmahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerini, c) Çocuk hâkimi:Hakkında kovuşturma başlatılmış olanlarhariç, suça sürüklenen çocuklarla korunmaihtiyacı olan çocuklar hakkında uygulanacak tedbir kararlarınıveren çocuk mahkemesi hâkimini, d) Kurum: Bu Kanunkapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği,hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiğiresmî veya özel kurumları, e) (Değişik:13/6/2012-6327/38 md.) Sosyal çalışma görevlisi:Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocukgelişimi, öğretmenlik, aile ve tüketici bilimleri ve sosyalhizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslekmensuplarını, İfade eder.” hükümleriyer almıştır. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:2007/159, K:2008/173 sayılı kararı ile, “26.8.1991doğum tarihli O.Y.’ın kayden 26.8.1991 olandoğum tarihinin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.1.2008gün ve 2008/408 sayılı raporu doğrultusunda doğumtarihinin ay ve günü baki kalmak üzere 1995 olarak tashihen tesciline” karar verildiği ve kararın Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 27.2.2012 gün ve E:2009/2305, K:2012/3103 sayılıkararı ile onanmak suretiyle kesinleştiğianlaşıldığından, suç tarihinde O.Y.’ın onsekiz yaşından küçük olup dolayısıyla“çocuk” olduğu da açıktır. 1632 sayılıKanun’un açıkça suç saydığıeylemlerden dolayı, O.Y.’ın “suçasürüklenen çocuk” kapsamında bulunan çocuk olduğu ve her halde çocuklar hakkındaaçılan kamu davalarının Çocuk Mahkemesi veÇocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görüleceğineilişkin amir usul kuralının, 5395 sayılı ÇocukKoruma Kanunu’nun 26. maddesinde “Mahkemeleringörevi” başlığı altında, “(1)Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesiningörev alanına giren suçlar bakımından, suçasürüklenen çocuklar hakkında açılacakdavalara bakar. (2) Çocukağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen veağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarlailgili davalara bakar. (3) Mahkemeler veçocuk hâkimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alantedbirleri almakla görevlidir. (4) Çocuklarhakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesihükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulanmahkemelerde görülür.”denilmek suretiyle düzenlenmiş bulunduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenençocuk O.Y.’ın suç tarihinde asker kişi veyüklenen eylemlerin de askeri suç olduğu ne kadaraçık ise, aynı zamanda suç tarihinde on sekizyaşından küçük, daha açık bir ifade ile5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5395 sayılıÇocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuk olduğu o kadaraçık olup, 5395 sayılı Çocuk KorumaKanunu’nun 26. maddesinde yer alan görev hususunun aynıyargı kolu içinde yer alan mahkemeler arasındadüzenlenmiş olduğu ve çocuklar hakkındaaçılan kamu davalarının bu Kanunla kurulan mahkemelerdegörüleceğinin de açıkça düzenlendiği,15.6.1930 gün ve 1520 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 26.10.1963 gün ve 11541(Mükerrer) sayılı ResmiGazetede yayımlanan 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluşuVe Yargılama Usulü Kanunu'na göre, 15.7.2005 gün ve 25876sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuk Koruma Kanunununsonraki tarihli özel yasa durumunda olduğu ve ÇocukMahkemesinde Askeri Ceza Kanununun uygulanamayacağınailişkin de kısıtlayıcı bir hükümbulunmadığı sonucuna varılmıştır. Çocuk Koruma KanunununUygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar HakkındaYönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4.maddesinde, “Bu Yönetmeliğinuygulanmasında;(……) e) Mahkeme: Çocuk mahkemeleriile çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk mahkemesibulunmayan yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemeleri ile ceza mahkemelerini, ifade eder.” denilmiş; “Kovuşturma”başlıklı 13. maddesinde, “(…..) (8) Çocukmahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayanyerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadarçocuklar tarafından işlenen suçlara aitkovuşturmalar görevli mahkemelerce Kanun ve ilgili yönetmelikhükümlerine göre yapılır.” hükmü yeralmıştır. Öte yandan,konunun diğer bir cephesi; Adli Tıp 6. İhtisas Kurulununraporuna dayalı Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin27.2.2012 tarihinde kesinleşen kararıyla sanığın(suça sürüklenen çocuğun) doğum tarihinin26.8.1995 olarak düzeltildiği olgusudur. Bu yaş düzeltmeişlemi, sanığın yargılandığı“silahla ve iş yerinde yağma” suçlarınedeniyle, anılan mahkemece re’sen yapılmıştır.Dolayısiyle, bu tashih yukarıda işaret edilen 1111 sayılıKanunun 81. maddesinde belirtilen hallerin dışındaolduğundan; sanığın askerlik hizmeti sırasındaişlediği iddia edilen “emre itaatsizlikte ısrar” ve“üste/amire fiilen taarruz” suçlarınınyargılamasında da, bu olgu ve tespitin dikkate alınması ve23.5.2011 de askere sevk edilen sanığın, düzeltilen26.8.1995 olan doğum tarihi itibariyle askerlik çağındaolmadığı (20 yaşına girmediği) ve salt askerkişiler tarafından işlenebilmesi mümkün olan“sırf askeri suçları” işleyebilmesine imkanolmayacağı ve sanığa yüklenen suçların“işlenmez suç” mahiyetini taşıyabileceği ve bu durumda, sanığa yüklenen eylemlerin 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu’nda düzenlenen “görevli memurakarşı kasten yaralama” ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nda düzenlenen “sarhoşluk” suçlarıkapsamında kalabileceği dedikkate alınmalıdır. Ne var ki bu hukuki değerlendirmeninyapılabileceği yargı yeri yukarıdakiaçıklamalar ışığında adli yargıorganı olduğundan; bu yönden de askeri yargı yeriningörevli olduğunu öne sürmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle,suç tarihinde onsekiz yaşından küçükolduğu anlaşılan “suça sürüklenençocuk” hakkında açılan kamu davasınınadli yargı yerinde (Çocuk mahkemesinde) görülmesi vePınarhisar Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi’ningörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle Pınarhisar Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesisıfatıyla) Mahkemesi’nin 3.2.2015 gün ve E:2014/51,K:2015/59 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,30.11.2015 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Şuayip ŞEN Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Kenan YUMUŞAK Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Osman ATALAY Üye Sevilay TEMİZYÜREK BATIR
Full & Egal Universal Law Academy