T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2015 / 10
KARAR NO : 2015 / 10
KARAR TR : 04.05.2015
ÖZET: Asker kişi sanık hakkında “kasten yaralama” ve “hakaret” suçlarına uygun eylemlerinden dolayı açılan kamu davasının, suçun askeri suç olmaması, askeri suça bağlı bulunmaması ve askeri mahkemede yargılan-mayı gerektiren ilginin kesilmiş olması nedeniyle ADLİ YARGI yerinde görülmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :K.H. Mağdur :S.Ö. Sanık :Y.G. OLAY : Şanlıurfa 20. Zh. Tg.K. 1. Mknz. P. Bl. Komutanlığı emrinde görevli sanıkP.Er Y.G.’in, 16.07.2013 günü koğuşundabulunduğu sırada, aynı Komutanlık emrinde, olaysırasında bölük nöbetçi çavuşuolarak görevli mağdur P. Er S.Ö.’in, saat21:00’de yat yoklaması alınacağı içinaskerleri topladığı içtima alanına gelmemesiüzerine, kendisini çağırmak üzerekoğuşa gelen mağdura “ Özgürle işimiz var,komutanın gelsin ondan sonra çıkarız, siktir git”dediği, bunun üzerine mağdurun sanığa, küfürlükonuşmaması ve yoklama alanında bulunması gerektiğini söylediği,sanığın “ sen kimsin, çıkmıyorumiçtimaya” diyerek mağdura sinkaflı küfürettiği, mağdurun “senin bana küfür etmeye hakkınyok, ben bu bölüğün nöbetçiçavuşuyum” demesi üzerine, sanığın koğuştabulunan çek-pas sapını alarak mağdurun yüzünedoğru fırlattığı ve çek - pas sapınınmağdurun sol yanağına gelerek çizdiği ve yaraladığı,böylece sanığın mağdurun olay tarihinde nöbetçiçavuşu olması nedeniyle “amire fiilen taarruz” ve“amire hakaret ” suçlarını işlediğiileri sürülerek, eylemine uyan Askeri Ceza Kanunu’nun91/2. maddesinin “tehlikeli bir aletle” ve “az vahimhal” cümlesi, aynı Kanun’un 85/1. maddesinin “hizmete müteallik” cümlesi uyarıncacezalandırılması istemiyle 7. Kolordu KomutanlığıAskeri Savcılığı’nın 30.9.2013 gün veE:2013/1523, K:2013/629 sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçılmıştır. 7. KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİMAHKEMESİ: 30.1.2014 gün ve E:2013/2424, K:2014/50 sayıyla; yargılamasonucunda, mağdur S.Ö.’in suç tarihinde errütbesinde olduğu ve bölük nöbetçiçavuşu olarak görevlendirildiğininanlaşıldığı, ancak bu görevlendirmenin TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 412.maddesine uygun olmadığı, bu nedenle usuleaykırı şekilde nöbetçi çavuş olarakgörevlendirilen mağdurun Askeri Ceza Kanunu’nun 106. maddesindebelirtilen kanuni himayeden yararlandırılıp amirstatüsünde kabul edilmesinin mümkünbulunmadığı açıklanarak, sanığayüklenen eylemlerin Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen“silahla kasten yaralama” ve “hakaret”suçlarını oluşturabileceği, busuçların da askeri suç olmadığı ve askeri birsuça da bağlı bulunmadığı,sanığın yargılama aşamasında terhis edilmişolması nedeniyle askeri mahkemelerde yargılanmasınıgerektiren ilginin kesildiği, bu durumda sanığıyargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen kararkesinleşerek, dava dosyası, Şanlıurfa 4. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiştir. ŞANLIURFA 4. SULH CEZAMAHKEMESİ :24.6.2014 gün ve E:2014/501, K:2014/776 sayıyla; iddianameile sanığa yüklenen eylemlerin Askeri CezaKanunu’nda gösterilen suçlardan olması, yüklenensuçlara bakma görevinin askeri mahkemeye ait olması,suç tarihinde asker kişi olan sanığın terhisedilmiş olmasının askeri mahkemenin görevini sonaerdirmeyeceği açıklanarak, sanığı yargılamagörevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, kararın temyiz edilmeyerekkesinleşmesi üzerine, dava dosyası, devredildiğiŞanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiCeza Bölümünün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler; Ahmet KARADAVUT, Şuayip ŞEN, Dilaver KAHVECİ, HalukZEYBEL, Yusuf Tamer ÇETİN ve Mehmet AVCIOĞLU’nunkatılımlarıyla yapılan 04.05.2015 günlütoplantısında; I-İLKİNCELEME: Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre vebiçim yönünden bir eksiklik görülmediği, askerive adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesindeöngörüldüğü biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu anlaşıldığından, esasınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim G. FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un adliyargı, Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı HüseyinKORKUSUZ’un davanın çözümünün adliyargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Anayasanın “askeri yargı” yı düzenleyen 145 nci maddesindeasker kişilerin “askeri mahallerde” işlediklerisuçlara bakmanın askeri mahkemelerin görevinde olduğubelirtilmişken; 12.9.2010 tarihinde yapılan halkoylaması sonucukabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren 5982 sayılıYasa’nın 15. maddesi ile yapılan değişiklik ilemaddenin birinci fıkrasında, “Askeri yargı, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütülür.Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlikhizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara aitdavalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasaldüzene ve bu düzenin işleyişine karşısuçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerindegörülür. Savaşhali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerdeyargılanamaz” denilmeksuretiyle “askerimahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353 sayılı AskeriMahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "AskeriMahkemelerin Görevleri" başlığı altındadüzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "GenelGörev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri MahkemelerKanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerinaskeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhineveya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgiliolarak işledikleri suçlara ait davalara bakmaklagörevlidirler" denilmekte iken, maddenin “….askerimahallerde….” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26.6.2012 tarihve 28335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012gün ve E:2011/30, K:2012/36 sayılı kararı ile iptaledilmiştir. "Askeri suç"ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar, b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c)Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. Aynı Yasa’nın13.10.1996 gün ve 22786 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan 4191 sayılı Yasa’yla değişik 17.maddesinde; “askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektirenilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bumahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçunaskeri bir suç olmaması askeri bir suça bağlıbulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olmasıhalinde askeri mahkemenin görevi sona erer” denilmekte iken,maddenin "... ve sanık hakkında kamu davasıaçılmamış olması ..." tümcesi AnayasaMahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve 23990 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 1.7.1998 gün ve E:1996/74, K:1998/45 sayılıkararı ile iptal edilmiştir. Buna göre, askerimahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, dahaönce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakmagörevini değiştirmez. Ancak yüklenen suçun askeribir suç olmaması, askeri bir suça bağlıbulunmaması halinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceğiaçıktır. İptal kararı nedeniyle, sanıkhakkında kamu davasının açılmış olupolmamasının bir önemi bulunmamaktadır. 211 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 76. maddesinde,“Nöbet; askerlikteki müşterek hizmetlerinyapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ilebu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, askeri memur,astsubay, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile SilahlıKuvvetler Teşkilatı içinde vazifeli olan bilumum sivil şahıslartarafından yapılmasıdır. Nöbetçi: nöbethizmetinin yapılması için görevlendirilenşahıstır” şeklinde tarif edilmiş, 77. maddesindede, "Kıtalarda, karargahlarda ve askeri kurumlarda nöbethizmetine tabi tutulacak personelin kimler olacağı, nöbethizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli venöbetçilere ait vazifeler talimatname ile tayin ve tesbit olunur." denilmiştir. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, "Nöbetçi, karakol, devriyenin tarifi" başlığı altında düzenlenen 15. maddesinde; "1-Bu kanunun tatbikatındanöbetçi hazarda ve seferde emniyet, muhafaza, disiplin, tarassutmaksatlariyle silahlı olarak bir yere konulan ve muayyen bir talimatıbulunan tek veya çift askerdir. 2- Karakol hazarda ve seferde aynı maksatlarla konulan ve bir amir emrinde bulunan silahlıbir kısım askerdir. 3-Devriye hazarda veseferde aynı maksatlarla muayyen bir mıntakada seyyar olarak vazifeyapan bir veya daha ziyade silahlı askerdir." denilmekte, benzerdüzenleme İç Hizmet Kanunu'nun 78. maddesinde de yeralmaktadır. Aynı Kanun'un 106.maddesinde "Askeri karakola, nöbetçiye ve devriyeye hakareteden veya bunları dinlemiyen veya bunlara mukavemette bulunan yahutfiilen taarruz eden bu suçları amire karşı yapmışsayılır ve öylece cezalandırılır." denilmekte olup, yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 15.maddede yazılı olan nöbetçilerin bellisuçlar karşısında amir sayılacakları, dahaaçık bir anlatımla, 106. maddede yazılısuçları işleyenlerin, bu suçları amirekarşı işlemiş kabul edilerek ast gibicezalandırılacakları; adı geçen Kanun’un 12.maddesinde de “Bu kanunun tatbikatında (Hizmet) tabirinden maksatgerek malûm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilenbir askeri vazifenin madun tarafından yapılması halidir”denilerek yasanın uygulanmasında hizmetin gerek malum ve muayyen olanve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin maduntarafından yapılması hali olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, İç Hizmet Yönetmeliği'nin "AskerlikteNöbet Hizmetleri" başlığı altındadüzenlenen 382 ve devamı maddelerinde nöbet hizmetleriyle ilgilihükümler düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 395.maddesinde, "Kıt'alarda her Kuvvetin özelliğine uygunolarak nöbet hizmetleri yürütülür. Buyönetmeliğin dışında kalan veya ayrıcaözellik arzeden nöbet hizmetleri ihtiyaca görekomutanlıklarca; bu yönetmelik esasları gözönündetutularak hazırlanıp uygulanır " denilmiş; “Bölük Nöbetçi Çavuşunun Vazifesi ”başlığı altında düzenlenen 399.maddesinde,“Nöbetçi çavuşluğu bölükte mevcutçavuş veya liyakatli onbaşılar arasında sıraile tutulur. Nöbetçiçavuşunun vazifeleri genel olarak şunlardır : 1 - Günlük hizmetcetveline göre hizmetlerin ve alınan emirlerin vaktinde venoksansız yapılmasını takip ve nöbetçionbaşılarının vazifelerine nezaret etmek. 2 - Bölükmıntıkasının (Ahır, garaj dâhil) daima temizbulunmasını temin ve bu işi sıkı bir surette takipetmek. 3 - Bölükten izinliveya bir hizmetle gönderilmiş erattan başka hiç birkimsenin kışladan ayrılmasına müsaade etmemek. 4 - Bölük er veerbaşlarının kışla içindeki tavır vehareketlerinin daima düzgün olmasını temin ve takip etmek; 5 - Bölüktevâkı olacak herhangi bir vakayı derhalbölüğün nöbetçi astsubayına veyasubayına veya bölük kumandanına bildirmek. 6 - Geceleyin koğuş,garaj ve ahırlarda intizam ve sükuneti ve yangınakarşı korunmayı temin etmek; 7 - Nöbetçiçavuşu, bütün hizmetlerde doğrudan doğruyanöbetçi subayına, astsubayına veya bölükkumandanına aynı zamanda tabur nöbetçi subayına karşısorumludur. Bölüğün genel hizmetlerinden dolayıbölük astsubayına karşı da sorumludur.”hükmü yer almış, “Silâhlı Kuvvetlerkıt'alarında tutulacak nöbetler” üstbaşlığı altında düzenlenen, “ A) KaraKuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığında”başlıklı, 412. maddesinde, “ (Başlığıile birlikte değişik:RG-29/8/2014-29103) Bölükte vebölük seviyesinde olan birliklerde: ……. ……. c. Bölüknöbetçi çavuşluğu; bölükte mevcut uzmançavuş, çavuş veya liyakatli onbaşılararasında tutulur. Bölüklerin erbaş ve er mevcudunabağlı olarak iki bölüğün nöbetçiçavuşluğu görevi birleştirilebilir.(…….)”denilmiştir. Açıklanan yasahükümleri ile buna bağlı olarak İç HizmetKanunu ve Yönetmeliği gibi mevzuat hükümlerigözetilerek, mağdurun olay sırasında amir olma durumununtespit edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, dosyaiçinde mevcut 1. Mknz. P. Bl. Komutanlığının16-17.07.2013 tarihli nöbet çizelgesinden, 18.00-06.00 saatleriarasında mağdur S.Ö.’in “bölük nöbetçi çavuşu” olarakgörevlendirildiği anlaşılmıştır. Olumsuz görevuyuşmazlığına konu kamu davasında, adli yargıyerince verilen görevsizlik kararında, iddianamede anlatılan ve sanığayüklenen eylemlerin, Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçlardanolduğu, bu nedenle sanığı yargılama görevininaskeri mahkemeye ait olduğu, suç tarihinde asker kişi olan sanığınterhis edilmiş olmasının askeri mahkemenin görevini sonaerdirmeyeceği gerekçesineyer verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde, olaysırasında bölük nöbetçi çavuşu olarakgörevlendirilmiş olan mağdurP. Er S.Ö.’iner statüsünde olduğu, İç Hizmet Yönetmeliğinin412. maddesinin açık hükmünden BölükNöbetçi Çavuşu olarak görevlendirileceklerin en az“onbaşı” rütbesinde olmaları gerektiği,oysa mağdur er statüsünde olduğundan mevzuataaykırı bu fiili görevlendirmenin Askeri Ceza Kanununun 106.maddesi kapsamında mağdura amirlik sıfatınıkazandıramayacağı anlaşıldığından, askeriyargı yerince verilen görevsizlik kararınıngerekçesinde de, bu durumun belirtilerek, bu şekilde yapılan görevlendirmeninTürk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetYönetmeliğinin 412. maddesine uygun olmadığı, bunedenle usule aykırı şekilde nöbetçiçavuş olarak görevlendirilen mağdurun Askeri CezaKanunu’nun 106. maddesinde belirtilen kanuni himayeden yararlandırılıpamir statüsünde kabul edilmesinin mümkünbulunmadığı değerlendirilerek görevsizlik kararıverildiği gözetildiğinde,7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararı hukuka uygun bulunmuştur. Bu durumda, sanığayüklenen eylemlerin 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nda düzenlenen “kastenyaralama” ve “hakaret” suçlarıkapsamında kaldığı, Askeri Ceza Kanunu’nda bueylemlere ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, bunedenle “askeri suç” olmadıklarıaçıktır. Sanığın yargılamaaşamasında terhis edildiği dosya içindeki bilgi vebelgelerden anlaşılmaktadır. 353 sayılıYasa'nın 17. maddesinde, askeri mahkemelerde yargılanmayıgerektiren ilginin kesilmesiyle daha önce işlenen suçlara aitdavalara bu mahkemelerin bakma görevinin değişmeyeceği,ancak suçun askeri bir suç olmaması askeri bir suçabağlı bulunmaması durumunda, askeri mahkemelerdeyargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle, askeri mahkemeningörevinin sona ereceği düzenlenmiş bulunduğundan vesomut olayda sanık hakkında yukarıdaanlatıldığı şekilde Türk Ceza Kanunu’ndadüzenlenen suçlar kapsamında kaldığı kabuledilen eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının 353sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca adli yargıyerinde görülmesi ve Şanlıurfa 4. Sulh CezaMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI yerinin görevliolduğuna, bu nedenle Şanlıurfa4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin24.6.2014 gün ve E:2014/501, K:2014/776 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 04.05.2015gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ahmet KARADAVUT Üye Haluk ZEYBEL Üye Şuayip ŞEN Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Dilaver KAHVECİ Üye Mehmet AVCIOĞLU
Full & Egal Universal Law Academy