T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014/20
KARAR NO : 2014/20
KARAR TR : 14.07.2014
ÖZET: 2247 sayılı Yasa'nın 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadı-ğından, (Ağır Ceza Mahkemesinin gö-revsizlik kararı kesinleşmediğinden) aynı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN RED-DİNE karar verilmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K.H.
Mağdurlar :1- E.Ç.
2- T.A.
3- E.V.
4- Y.O.
Sanık : K.T.
OLAY :İzmir Deniz Er Eğitim Tabur Komutanlığı emrindegörevli sanık Dz.P.Üçvş. K.T.’un, 2002 yılıEkim ayı içerisinde, birlik dahilinde cep telefonu bulundurmayıyasaklayan tebliğ mahiyetli sözlü duyurudan sonra, emirdoğrultusunda telefonunu kendisine teslim eden mağdur Dz.Mhf.Çvş.Y.O.’ın, bir süre sonra ailesine göndermekiçin cep telefonunu istediğinde, cep telefonunu birmüddet kullandığını ve tahrip ettiğinisöyleyerek iade etmediği, hazır kıt’a nöbetçiastsubayı olarak görevli olduğu bir tarihte, mağdur Dz.Hiz.ErT.A.’ın üstünü arayarak bulduğu bir adet EricsonA-1018 model cep telefonu hakkında suç dosyasıdüzenlemesi gerekirken bu hususu mağdur T.A.’ı korkutmakiçin kullandığı ve yasal işlemyapmamasının karşılığında elegeçirdiği cep telefonunun kendisinde kalmasını istemesiüzerine, cep telefonu bulundurmanın yasak olduğunu bilen vehakkında cezai takibat yapılmasından korkan mağdurun telefonunusanığa verdiği, daha sonra sanığın ceptelefonunu eşine verdiğini öğrendiği ve gerialamadığı, sanığın nöbetçi astsubayıolarak görevli olduğu bir başka tarihte, mağdur Dz. Er E.V.’nınşarjörünü yeredüşürdüğünü ve şarjör metalininzarar gördüğünü adı geçen askerinkendisine müracaatı neticesi öğrendiği ve 15.000.000.TLkarşılığında yeni şarjör alabileceğiniaksi halde durumu askeri mahkemeye intikal ettireceğini söyleyerekpara talep ettiği, kapıldığı korku vetedirginliğin etkisiyle sanığa talep ettiği parayıteslim eden mağdurun bir müddet sonra sanığın vaattebulunduğu şarjörü bulamadığınısöylemesi üzerine, parasını geri istediği ancaksanığın parayı iade etmediği, sanığınaynı yıl Aralık ayı içersinde, 2002/4 dönem 18aylık ve 2002/3 dönem 8 aylık celp erlerinin birliğe katılışısırasında üzerlerinde bulunan ve kıt’aiçerisine sokulması yasak olup Dz. Atğm. Erhan Altın tarafındanalınarak kendisine teslim edilen 8 adet muhtelif cep telefonunu, CelpBüro’ya vermesi gerekirken, içlerinden mağdur Dz.Er E.Ç.’aait Nokia 3310 marka bir adet telefonu 95.000.000. TL bedelle satarakparasını mal edindiği, böylece sanığın emniyetisuiistimal, irtikap ve zimmet suçlarını işlediğiileri sürülerek, eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun510, 522, 209/1, 219/1,3 ve son., 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun131/1 ( az vahim hal). maddeleri uyarınca cezalandırılmasıistemiyle Güney Deniz Saha Komutanlığı AskeriSavcılığı’nın 5.6.2003 gün ve E:2003/136, K:2003/278sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçılmıştır.
GÜNEY DENİZ SAHA KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 14.9.2006gün ve E:2006/97, K:2006/555 sayıyla; mağdurlar Dz.Mhf.Çvş.Y.O. ile Dz. Er E.V.’ya karşı işlendiği ilerisürülen “emniyeti suiistimal” suçu nedeniyle sanıkhakkında açılan kamu davasında, sanığın TürkSilahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği 14.3.2003tarihinden itibaren askeri mahkemenin yargılama görevinin sonaerdiği, ayrıca eylemin, 765 sayılı Türk CezaKanunu’nun 503. maddesinde düzenlenen “dolandırıcılık”suçunu oluşturma ihtimalinin de bulunduğu, ancak sanığıneyleminin sübutu halinde eylemin hangi suçu oluşturacağınıntakdiri ve bu hususta karar verme yetkisinin sanık hakkındayargılama yapmaya görevli olan mahkemeye ait olduğu, sanığıneylemi ister “emniyeti suiistimal” suçunu, ister“dolandırıcılık” suçunu oluştursun, her iki suçun da askeri suçolmadığı gibi askeri suça bağlı bir suç daolmadığı ve sanığın Türk SilahlıKuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, bu nedenle askerimahkemenin yargılama görevinin sona erdiği, sanığayüklenen “ikna sureti ile irtikap” suçunun da askerisuç olmadığı gibi askeri suça bağlı birsuç olmadığı, bu nedenle bu suç nedeniylesanığı yargılama görevinin de adliyargı yerine ait olduğu, sanığa yüklenen“zimmet” suçunun ise, Dz.Er E.Ç.’a ait telefonunsatıldığı kişiden alınarak birliktenbaşka bir birliğe dağıtım olması sebebi ile birliktenayrılışı sırasında E.Ç.’a teslimedildiğinin anlaşılması, sanığın sözkonusu cep telefonlarını kendisine görev sebebi ile değil, mesaininbitmiş olması nedeni ile sabah kendisinden alınmak üzereemaneten teslim edildiğini beyan etmesi ve dosya kapsamından sanığıncelp işlemlerinde teslim alınan malzemeleri teslim alması gibibir görevinin bulunduğuna dair aleyhte herhangi bir delil debulunmadığı anlaşıldığından,sanığın bu telefonların kendisine emanetenbırakıldığı yönündeki beyanı dikkatealındığında bu eylem ile oluşabilecek suçun zimmetsuçunu değil, telefonları emanet eden Atğm.Erhan Altın’ıninancını kötüye kullanarak emanet aldığı butelefonlardan E.Ç.’a ait telefonu İsmail Çiftçiisimli sivil şahısa satmak sureti ile gerçekleşen eyleminin“emniyeti suiistimal” suçunu oluşturabileceği kanaatine varılarak, sonuçta sanığı tüm busuçlardan yargılama görevinin adli yargı yerine aitolduğu gerek-çesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyizedilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası İzmir 3. AsliyeCeza Mahkemesi’ne gönderilmiştir.
İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, “irtikap”suçu nedeniyle açılan kamu davasındasanığı yargılama görevinin ağır cezamahkemesine ait olduğu, iddianamede “ zimmet” suçu olaraknitelendirilen eylemin ise zimmet suçunu oluşturupoluşturmayacağının takdirinin de suçunyargılamasında görevli mahkeme olan ağır cezamahkemesine ait olduğu, “emniyeti suiistimal” suçu nedeniyleaçılan kamu davasının da hukuki ve fiili irtibat nedeniyleağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucunavarılarak görevsizlik kararı verilmiş, dava dosyasınıngönderildiği İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, sanığınmağdurlar Y.O. ile E.Ç.’a yönelen eylemlerininsüregelen basit zimmet suçu niteliğinde olduğu gerekçesiylebu eylemler nedeniyle, lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun247/1. maddesi uyarınca, mağdur T.A.’a yönelik iknasureti ile irtikap suçundan eylemine uyan, lehine bulunduğuanlaşılan aynı Kanun’un 250/2. maddesi uyarınca, mağdurE.V.’ya yönelik ikna sureti ile irtikap suçundan eylemineuyan, lehine bulunduğu anlaşılan aynı Kanun’un 250/2.maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş,kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay5. Ceza Dairesi’nin 1.7.2013 gün ve E:2012/9252, K:2013/7333sayılı kararı ile, suç tarihinde asker kişi olansanığın, mağdurlar Y.O., E.Ç. ve E.V.tarafındankendisine tevdi ve emanet edilmiş olan cep telefonlarını onlaraiade etmemek ve şarjör almak amacıyla E.V.’danaldığı parayı geri vermemek şeklindegerçekleşen eylemlerinin 1632 sayılı Askeri CezaKanunu’nun 131/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunuoluşturabileceği, bu nedenle belirtilen suçun 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama UsulüKanunu’nun 9. maddesi gereğince asker kişi tarafındanaskerlik hizmetinin yürütülmesi sırasında işlenenaskeri nitelikte bir suç olduğu, bu nedenle yargılamanınaskeri mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılışekilde hüküm kurulmasının Kanuna aykırıolduğu belirtilerek hükmün bozulmasına kararverilmiştir.
İZMİR 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ: 28.11.2013gün ve E:2013/362, K:2013/388 sayıyla; bozma ilamındayazılı hususları tekrar ederek, İzmir 5. AğırCeza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere görevsizlikkararı vermiş, dava dosyası aynı Mahkemece, Mahkeme-mizegönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi CezaBölümünün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler; Ahmet KARADAVUT, DavutTELLİ, Şuayip ŞEN, Haluk ZEYBEL, Yusuf Tamer ÇETİN,Mehmet AVCIOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 14.07.2014günlü toplantısında, Raportör-Hâkim G. FatmaBÜYÜKEREN’in, başvurunun reddi yolundaki raporu vedosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile AskeriYargıtay Başsavcı Yardımcısı HüseyinKORKUSUZ’un, başvurunun reddine ilişkin sözlü veyazılı açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanınincelenmesinde, adli yargı yerince verilen görevsizlikkararının itiraz yolu açık olmak üzereverildiği anlaşılmıştır.
5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34. maddesi ikincifıkrasında, “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu,süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” denilmiş, 223.maddesinin onuncu fıkrasında, “Adli yargıdışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlikkararı kanun yolu bakımından hükümsayılır” düzenlemesi yer almış, 232. maddesininaltıncı fıkrasında ise, “Hükümfıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararınne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen cezamiktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat istemeolanağının bulunup bulunmadığının,başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüdeyer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesigerekir” hükmüne yer verilmiştir.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Olumsuz görevuyuşmazlığı” başlığı altındadüzenlenen 14. maddesinde, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir”denilmektedir.
Uyuşmazlığınincelenebilmesi için, 2247 sayılı Yasa’nın 1 ve 14.maddeleri uyarınca, yargı yerlerince verilen kararların kesinveya kesinleşmiş olması gerekmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunuhükümleri dışında ayrıca, Yargıtay İçtihadıBirleştirme Genel Kurulu'nun 9.12.1931 gün ve E:1931/12, K:1931/48sayılı kararında da belirtildiği gibi yargı yolunudeğiştirmeye yönelik görevsizlik kararlarınıntemyize tabi oldukları kuşkusuzdur. Böylece,başvuracağı kanun yolu, süresi, mercii yasaya uygun olarakgösterilmeyen kararın kesinleşmesinden söz edilmesine olanakyoktur. Bu nedenle, sanığa yukarıda açıklananhaklarını belirtir nitelikte tebligat yapılarak temyizsüresinin beklenmesi, görevsizlik kararı kesinleştiktensonra dosyanın Mahkememize gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen görevsizlikkararının kesinleşmemiş olması nedeniyle, 2247sayılı Yasa'nın 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullaroluşmadığından, aynı Yasa'nın 27. maddesiuyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine kararverilmesi gerekmiştir. SONUÇ :2247 sayılı Yasa'nın 1 ve 14. maddesinde belirtilenkoşullar oluşmadığından, aynı Yasa'nın 27.maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUNREDDİNE, 14.07.2014 günü OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ahmet KARADAVUT Üye Haluk ZEYBEL Üye Davut TELLİ Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Şuayip ŞEN Üye Mehmet AVCIOĞLU
Full & Egal Universal Law Academy