T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 7
KARAR NO : 2014 / 11
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET: Asker kişi sanık hakkında, askeri suç olmayan, asker kişiye karşı veya askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işlendiği de ileri sürülmeyen “cürüm işle-mek için teşekkül oluşturmak, bir suçu söyletmek için işkence yapmak, taam-müden adam öldürmek " suçları nedeniyle açılan kamu davasının, ADLİ YARGI ye-rinde görülmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K.H.
Maktuller :1- H.A.
2- L.Z.
3- Z.Z.
4- S.A.
5- Ş.L.
6- A.C.
7- M.S.E.
8- A.Ç.
Müdahiller :1- İ.Z.
2- İF.Z.
3- M.A.
4- F.A.
5- A.Ç.
6- T.A.
7- D.A.
8- Fİ.A.
9- AG.A.
10-M.C.
11-N.E.
12-F.E.
13-N.E.
14-H.E.
15-B.L.
Sanık :Y.U.
OLAY :Sanıkların“Jitem” adı altında oluşmuş grupiçersinde, bu grupta çalışan kişiler ile birliktebir çok adam öldürme, adam kaldırma ve PKK terörörgütü yandaşı olduklarına inandıklarıkişiler aleyhine ve kendi çıkarlarına gasp eylemlerigerçekleştirdikleri, cürüm işlemek içinteşekkül oluşturan ve faaliyette bulunan çeteninüyeleri oldukları, sanık emekli J.Kd.Alb. A.K.’nıneylemlere ilişkin talimatları vermek suretiyle bu çeteninyöneticisi konumunda bulunduğu, 20.1.1992 günü,sanıklardan F.Ç., A.AY. ve M.YI.’ın, HEP Muşİl örgüt üyesi olan maktul H.A.’ı‘...ifade vereceksin, gideceksin... ‘ diyerek, DiyarbakırJitem Merkezine getirip sorguladıktan sonra Merkez YaytaşKöyü yolu üzeri Tuzik deresi köprüsü altındakafasına iki adet tabanca mermisi sıkarak öncedenplanladıkları gibi taammüden öldürdükleri, sanıklardaneski itirafçı M.G. ve Diyarbakır Askerlik Şubesinde sivilmemur olarak çalışan sanık S.EM.’ün, sanıklarA.AY. ve Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığında görevlisanık Uzm.J.Çvş.Y.U.ile birlikte, önceden evlerini tespitettikleri L.Z.’yi 9.10.1993, Z.Z.’yi 11.10.1993 günü evlerindenalarak, sırasıyla, götürdükleri KabasakalKöyü Kozan Mezrası Taşlıdere mevkiinde elleri arkadanbağlanarak başına sıkılan iki adet mermi ile, MerkezErimli Köyü yolu Kuşaklı mevkiinde sağşakak ve burun kökü civarından yakın atışlasıkılan iki adet mermi ile taammüden öldürdükleri,sanıklardan A.AY. ve Yüksel Uğur’un, 7.9.1994günü, maktuller S.A. ile Ş.L.’yi Jitem merkezinegötürerek, vücutlarında yer yer yanık, çene altkemiğinde kırık ve ayakkabı topuklarıyla meydanagetirilen ekimozlarla işkence yapıp, boğmak suretiyleöldürdükleri, Merkez Erimli Köyü KuşaklıMevkiinde köprünün altına attıkları, 29.9.1994günü, terör örgütü PKK'ya vardım veyataklık yaptıkları ve dağ kadrosunda olduklarınainandıkları maktul A.C. ile M.S.E.’i alarak Jitem merkezinegötürdükleri ve burada terör örgütühakkında bilgi almak amacıyla işkence yaptıktan sonra ipleboğarak öldürdükleri, 21.12.1994 günü,sanıklar A.AY., K.EM., A.K. ve Yüksel Uğur’un, terör örgütüPKK'yı finanse ederek yardım ve yataklıkyaptığına inandıkları maktul A.Ç.’i Jitemmerkezine götürdükleri ve burada işkence yaptıktansonra boğarak öldürdükleri, bir kısımsanıklar hakkında “faili meçhul şekilde birdenfazla adam öldürmek, cürüm işlemek içinteşekkül oluşturmak vb. suçlar nedeniylecezalandırılmaları istemiyle açılan kamudavasının, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2002/60sayılı dosyasında derdest bulunduğu açıklanarak;sanıkların cürüm işlemek içinteşekkül oluşturmak, bir suçu söyletmek içinişkence yapmak, taammüden adam öldürmeksuçlarını işledikleri ileri sürülerek, eylemlerineuyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 313/1,2,3, 243/1,2, (64/1del. 450/4. üç kez) maddeleri uyarınca, sanıklar A.AY.ve Yüksel Uğur’un ayrıca eylemlerine uyan aynıKanun’un (64/1 del.450/4,5,9-üç kez), sanıklar M.G. ve S.EM.’ünayrıca eylemlerine uyan aynı Kanun’un (64/1 del.450/4,5,9).maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.3.2005gün ve E:2005/3479, K:2005/186 sayılı iddianamesiyle kamudavası açılmıştır.
DİYARBAKIR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ: 4.4.2005gün ve E:2005/111, K:2005/23 sayıyla; sanıklar A.K., S.EM. ve Y.U.hakkındaaçılan kamu davasının, Mahkemenin 2005/108 esassayılı dosyasında yürütülen kamu davasındantefrik edilerek, Mahkemenin 2005/111 esas sayılı dosyasınakaydının yapıldığı ve bu esas üzerindenyürütüldüğü açıklanarak; busanıkların asker kişi olmaları nedeniyle 353sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, işledikleriileri sürülen suçlarla ilgili yargılama yapmagörevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, davadosyası, 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’negönderilmiştir.
7. Kolordu Komutanlığı AskeriMahkemesi’nce 27.12.2007 gün ve E:2007/255, K:2007/1519 sayılıkarar ile, sanık A.K.’nın 2003 yılında Türk SilahlıKuvvet-lerinden malulen emekli edilmiş olduğu, yüklenensuçun askeri suç ya da askeri suça bağlı birsuç olmadığı, sanık S.EM.’ün ise, suçtarihinde ve sonrasında asker kişi olmadığınındosya içeriğindeki bilgilerden anlaşıldığıaçıklanarak, 353 sayılı Kanun’un 9 ve 17. maddeleriuyarınca bu sanıkları yargılama görevinin adli yargıyerine ait olduğu, sanık Y.U.yönünden ise, 353 sayılıKanun’un 12. maddesi uyarınca, iştirak halinde beraberişlendiği ileri sürülen eylemler nedeniyle yüklenensuçların, Askeri Ceza Kanunu’nda yazılı olmayansuçlar olduğu gözetilerek, bu sanığıyargılama görevinin de adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı verilmiş, kararın sanıklar Abdülkerim Kırca ve Y.U.tarafından temyiz edilmesi üzerine;
Askeri Yargıtay 2. Dairesi 3.12.2008 gün ve E:2008/2638,K:2008/2630 sayılı karar ile hükmün onanmasına kararvermiş, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca yapılanitiraz üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu 5.3.2009 gün veE:2009/21,K:2009/25 sayı ile, dosya içeriğinden,sanıklardan A.K.’nın 18.07.1993-29.07.1996 tarihleriarasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığıİstihbarat Grup Komutan Vekili olarak, Uzm.Çvş. Yüksel Uğur’unise, 18.07.1993-15.08.2000 tarihleri arasında Diyarbakır İlJandarma Komutanlığında görev yaptıkları,dolayısıyla atılı suçları işledikleriiddia edilen tarihlerde asker kişi olduklarınınanlaşıldığı, ancak, görev ve statülerinin,görevlerinin kapsamının ve hududunun ne olduğununaraştırılması, atılı suçlarınsanıkların görevleriyle bağlantılı olupolmadığının, sanıklarınnüfuzlarını veya görevlerini veya yetkilerinikötüye kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesive suçların bunlara bağlı olarak işlenipişlenmediklerinin değerlendirilmesinin görevli yargıyerinin tayini açısından gerekli bulunduğu, uyum vekararlılık gösteren yargı kararlarında,bölücü terörle mücadelede Jandarmanın da dahilolduğu Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütünfaaliyetlerinin askerî nitelikte ve Yurt savunması ile ilgiliolduğu, bu hizmet kapsamında işlenen suçlara ilişkindavaların da askerî yargı yerinde görülmesigerektiğinin kabul edildiği açıklanarak, sanıkların,diğer sanıklarla birlikte müştereken veya tekbaşlarına atılı suçları işleyipişlemediklerine, işlendiği iddia edilen suçlarsırasında görev ve statülerinin ne olduğuna,aralarında görev bağlantısı bulunupbulunmadığına, işlendiği iddia edilensuçların sanıkların görevleri ilebağlantılı olup olmadığına, sanıklarınnüfuzlarını veya görevlerini veya yetkilerini suistimaledip etmediklerine ilişkin olarak, görevli yargı yerinibelirlemeye yetecek bilgi ve belge bulunmadığınınanlaşıldığı gerekçesiyle, görevsizlikkararının onanmasına ilişkin Daire ilamınınkaldırılmasına ve görevsizlik kararının usuleaykırılık ve göreve yönelik noksan soruşturmayönlerinden bozulmasına karar vermiştir. 7. KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 5.4.2011gün ve E:2011/94, K:2011/187 sayıyla; bozma kararında belirtileneksikliklerin giderildiği ve sanıklardan Abdulkerim Kırcahakkında 19.01.2009 tarihinde vefatı sebebiyle düşmekararı verildiği açıklanarak; Suç tarihinde asker kişi olansanıklara yüklenen suçun asker kişiler aleyhineişlenmediği, askeri suç niteliğindeolmadığı ve askeri mahallerde gerçekleşmediğihususlarında kuşku ve duraksama mevcut olmadığından,görevli mahkemenin, sanıklara atılı suçun,“askerlik hizmet ve göreviyle” ilgili olarak işlenipişlenmediğinin irdelenmesi suretiyle belirlenmesi gereğinin bulunduğu,yerleşik Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatlarıyla, olaybölgesinde devam eden, Anayasa’ya dayalı hür ve demokratikdüzeni bozmaya, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmayayönelik terör hareketleri karşısında, terörlemücadele amacıyla yapılan çalışmalarınmülki veya adli bir görev olmayıp askeri nitelikte yurtsavunması olduğu kabul edildiğinden; bu hizmet (yurtsavunması) kapsamında meydana gelen suçlar için davayabakmakla askeri yargı yerinin görevli olacağını kabuletmek gerektiği; Ancak somut olayda, sanıklarıngörevlerini suistimal ederek "sözde devlet adına”suç işledikleri iddiasının askeri hizmetlebağlantılı görülmediği, yapılanaraştırma neticesinde “jitem” diye bir kuruluşunolmadığının belirlendiği, iddianamedebelirtildiği gibi, sanıkların Jandarma Genel Komutanlığıyasal istihbarat biriminden başka, var olduğu iddia edilen “jitem”adlı örgüte üye olduğuna, bu örgütün TürkSilahlı Kuvvetleri ile organik bir bağ içinde bulunduğunaveya Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yeraldığına, varsayılan eylemleri jitem’inyaptığına ya da sanıkların iddia konusu eylemlerde ifaetmekte oldukları eylemleri görevleri gereği bulunduğunailişkin hiçbir bilgi yer almayıp, bu kabullerin tamamenvarsayıma dayalı olduğu, böylece sanıkların isnatedilen eylemleri yapmak suretiyle suç tarihlerinde yurt savunmasıhizmetini ifa ettiklerini kabul etmenin mümküngörülmediği, ayrıca 353 sayılı Kanunun“Müşterek Suçlar” başlığı altındadüzenlenen 12. maddesi uyarınca da, kanıtlarındeğerlendirilmesinde, ceza miktarlarının saptanmasındaçelişkilerin meydana gelmemesi bakımından da iştirakhalinde beraber işlendiği ileri sürülen eylemler nedeniyleaçılan kamu davasının, yüklenen suçun AskeriCeza Kanununda yazılı olmayan bir suç olduğu dagözetilerek, bu dosyadan ayrılan diğer sivil kişisanıklar hakkında adli yargı yerinde devam etmekte olan dava ilebirlikte adli yargı yerinde görülmesi gerektiği açıklanarak,sanığı yargılama görevinin adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermiş,kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine; Askeri Yargıtay 2. Dairesi 25.9.2013 gün veE:2013/1132,K:2013/1250 sayılı kararı ile, Anayasa’dayapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 353 sayılıKanun’un 9 ve 12. maddeleri ile ilgili verdiği iptal kararlarınagöre, askeri mahkemelerin, asker kişilerin, askeri olan suçları,asker kişiler aleyhine işledikleri suçları ve askerlikhizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlarıile ilgili olarak yargılama yapmakla görevli olduğu, askerkişi olduğunda kuşku bulunmayan sanığa atılısuçların, askeri suç olmadığı, suçlarınaleyhlerine işlendiği kişilerin de asker kişiolmadığının açık olduğu belirtilerek, JandarmaGenel Komutanlığının dosyada mevcut yazısından,1993-2000 yılları arasında İstihbarat/TerörleMücadele maksadıyla kurulmuş “jitem” ya dabaşka bir isimde bir birimin bulunmaması, sanığın1993-2000 yılları arasında istihbarat birimlerinde görevliolduğu dönemlerde, terörle mücadele kapsamındaistihbarat yapma ve lüzum görüldüğünde görevbölgesindeki Jandarma Birliklerinin, genel emniyet ve asayişisağlamak için icra edecekleri operasyonlara yardımcı olmagörevlerinin bulunması karşısında, sanığaisnat edilen iddiaların, terörle mücadele kapsamındakigörevleriyle ilgili olmadığı, dolayısıyla iddiaolunan fiilin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgiliolmadığı, bu eylemlerin ne maksatla yapılmışolursa olsun askerlik hizmet ve görevleriylebağdaştırılmasının mümkünolmadığı açıklanarak, hükmünonanmasına karar vermiş, bu şekilde kesinleşen karar vedava dosyası, 7. Kolordu Komutanlığı AskeriSavcılığı’nca, Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi CezaBölümünün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler; Ahmet KARADAVUT, DavutTELLİ, Şuayip ŞEN, Haluk ZEYBEL, Yusuf Tamer ÇETİN,Mehmet AVCIOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 01.04.2014günlü toplantısında; I-İLK İNCELEME: Yapılan incelemede, usuleilişkin işlemlerde 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'dabelirtilen süre ve biçim yönünden bir eksiklik görülmediği,adli ve askeri yargı yerleri arasında sanık Y.U.hakkındaaçılan kamu davası yönünden Yasa'nın 14.maddesinde öngörüldüğü biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim G.Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın adli yargı, AskeriYargıtay Başsavcı Yardımcısı TunaÖZKAN’ın davanın çözümünün adliyargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanın incelenmesinden, sanıklar Abdulkadir Aygan, M.YI., M.G.,F.Ç., K.EM., S.EM., Y.U.ve A.K. hakkında cürümişlemek için teşekkül oluşturmak, bir suçusöyletmek için işkence yapmak ve taammüden adamöldürmek suçlarını işledikleri ileri sürülerekcezalandırılmaları istemiyle Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığının 29.3.2005 gün ve E:2005/3479,K:2005/186 sayılı iddianamesiyle kamu davasıaçıldığı, Diyarbakır 2. Ağır CezaMahkemesi’nce, Mahkemenin 2005/108 esasına kaydedilen davadosyasında, sanıklar Abdulkadir Aygan, M.YI., M.G., F.Ç. ve K.EM.hakkında açılan davada, sanıklardan birkısmının olay tarihinde asker kişi oldukları ayrıcayüklenen eylemleri asker kişilerle birlikte işlediklerinin ilerisürüldüğü gerekçesiyle görevsizlikkararı verildiği, bu dosyadan ayırma kararı verilerekMahkemenin 2005/111 esasına kaydedilen dava dosyasında, sanıklarA.K., S.EM. ve Yüksel Uğur’un asker kişi olmalarınedeniyle yargılamalarının askeri yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyalarıngönderildiği 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce,sanıklar Abdulkadir Aygan, M.YI., M.G., F.Ç. ve K.EM. hakkındaaçılan davanın Mahkemenin 2007/256 esasına kaydedilerek,sanıkların yargılama aşamasında Türk SilahlıKuvvetleriyle ilişiklerinin kesildiği bu nedenle 353 sayılıYasa’nın 12. maddesi uyarınca yargılanmalarınınadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı verilmesi üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilen dava dosyasında, adli yargı yerince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasına kararverildiği, sanıklar A.K., S.EM. ve Y.U.hakkındaaçılan davanın Mahkemenin 2007/255 esasına kaydedilerek,bu davada da asker ve sivil kişi sanıklarca birlikteişlendiği ileri sürülen suçlar nedeniyle 353sayılı Yasa’nın 12. maddesi uyarıncasanıkların yargılamalarının adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği vesanık S.EM. hakkında verilen kararın kesinleşmesiüzerine, dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, Mahkemece adli yargı yerince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasına kararverildiği anlaşılmıştır. Anayasanın “askeri yargı” yıdüzenleyen 145 nci maddesinde asker kişilerin “askerimahallerde” işledikleri suçlara bakmanın askeri mahkemeleringörevinde olduğu belirtilmişken; 12.9.2010 tarihindeyapılan halkoylaması sonucu kabul edilip, 23.9.2010 gün ve 27708sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe giren 5982 sayılı Yasa’nın15. maddesi ile yapılan değişiklik ile maddenin birincifıkrasında, “Askeri yargı, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet vegörevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalarabakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzeneve bu düzenin işleyişine karşı suçlara aitdavalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaşhali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerdeyargılanamaz” denilmek suretiyle “askerimahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır. 353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama UsulüKanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri"başlığı altında düzenlenen İkinciBölümünde yer alan "Genel Görev"başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksiyazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olansuçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerimahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler"denilmekte iken, maddenin “….askeri mahallerde….”ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26.6.2012 tarih ve 28335 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012 gün ve E:2011/30, K:2012/36sayılı kararı ile iptal edilmiştir. "Askerisuç" ise, öğretide ve uygulamada; a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar, b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar, c) TürkCeza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir. AynıYasa’nın “Müşterek Suçlar”başlığı altında düzenlenen 12. maddesinde "Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişilertarafından bir suçun müştereken işlenmesi halindeeğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı bir suç isesanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere;eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı olmayan birsuç ise adliye mahkemelerine aittir" denilerek, Askeri CezaKanununda yazılı olan bir suçun müşterekenişlenmesi halinde sanıkların yargılamalarınınaskeri mahkemelerde yapılacağı hükmebağlanmış iken, madde Anayasa Mahkemesi’nin 20.9.2012gün ve E:2011/80, K:2012/122 sayılı kararı ile iptaledilmiş,1.6.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dosyaiçinde bulunan, Jandarma Genel Komutanlığı’nın5.3.2010 gün ve AD.MÜŞ: 1500-1050968-10 sayılıyazısından, Jandarma Genel Komutanlığınabağlı olarak 1993-2000 yıllarındaİstihbarat/Terörle Mücadele maksadıyla kurulmuş jitemya da başka isimde bir birimin bulunmadığı,sanığın bu yıllar arasında istihbarat birimlerindegörevli olduğu dönemlerde, terörle mücadelekapsamında istihbarat yapma ve lüzumgörüldüğünde görev bölgesindeki JandarmaBirliklerinin, genel emniyet ve asayişi sağlamak için icraedecekleri operasyonlara yardımcı olma görevlerininbulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Olumsuzgörev uyuşmazlığına konu kamu davasında, adliyargı yerince verilen görevsizlik kararında, sanığınasker kişi olması nedeniyle 353 sayılı Kanun’un 9.maddesi uyarınca, işlediği ileri sürülensuçlarla ilgili yargılama yapma görevinin askeri yargıyerine ait olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de,dosyanın incelenmesinden, sanığın 1993-2000yılları arasında, istihbarat birimlerinde görevliolduğu dönemlerde, terörle mücadele kapsamındaistihbarat yapma ve lüzum görüldüğünde görevbölgesindeki Jandarma Birliklerinin, genel emniyet ve asayişi sağlamakiçin icra edecekleri operasyonlara yardımcı olma görevlerininbulunduğu anlaşılmış, bu durumda yükleneneylemlerin, terörle mücadele kapsamındaki görevleriyle birilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla askerlik hizmet vegörevleriyle ilgili olmadığı sonucunavarılmıştır. Askerkişi sanığa yüklenen eylemlerin 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçlar kapsamındabulunduğu, Askeri Ceza Kanunu’nda bu eylemlere ilişkin birdüzenle-menin bulunmadığı, bu nedenle “askerisuç” olmadıkları kuşkusuzdur. AskeriMahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 9.maddesinde yer alan “askeri mahal” kavramınınAnayasa’da yapılan yeni düzenleme ilekaldırıldığı ve Anayasa Mahkemesi’nin bahsedilenkararı ile Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyleiptaline de karar verildiği anlaşıldığından,artık asker kişilerin askeri mahalde işledikleri askerisuç olmayan bu tür suçlara ait davaların askeriyargı yerinde görülemeyeceği açıktır. Açıklanannedenlerle, askeri suç olmayan, asker kişiye karşı veyaaskerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işlendiği de ilerisürülmeyen eylem nedeniyle sanık hakkındaaçılan davanın adli yargı yerinde görülmesi veDiyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ:Davanın çözümünde ADLİ YARGI yeriningörevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin4.4.2005 gün ve E:2005/111, K:2005/23 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ahmet KARADAVUT Üye Haluk ZEYBEL Üye Davut TELLİ Üye Yusuf Tamer ÇETİN Üye Şuayip ŞEN Üye Mehmet AVCIOĞLU
Full & Egal Universal Law Academy