T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
CEZA BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 3
KARAR NO : 2014 / 2
KARAR TR : 27.1.2014
ÖZET: Asker
kişi sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik”
suçuna uygun eylem-leri nedeniyle açılan kamu davasının,
suçun askeri suç olmaması, askeri suça
bağlı bulunmaması ve yargılama aşama-sında
sanıkların Türk Silahlı Kuvvetle-rinden
ilişiklerinin kesilmesiyle, askeri mahkemede yargılanmayı
gerektiren ilginin kesilmiş olması nedeniyle ADLİ YARGI
yerinde görülmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K.H.
Sanıklar :1- S.U.
2- M.K.
OLAY :Bitlis/Tatvan 10. Motorlu Piyade Tugayı Maliye ŞubeMüdürlüğü emrinde 2006-2009 yıllarıarasında, özlük hakları gerçekleştirmeastsubayı olarak görevli sanık Mly.Bçvş.M.K. ile 2009-2010yılları arasında, özlük haklarıgerçekleştirme astsubayı olarak görevli sanık Mly.Bçvş.S.U.’ın,görev yaptıkları dönemlerde icmal tablosu ve ödemeemri belgelerinin düzenlenmesi hususunda yetkilerinin bulunduğu, sanıkların,görev yaptıkları dönemlerde er/erbaşharçlıkları ile operasyon tazminatlarına ilişkinbelgeleri (ödeme emirleri ile icmal tabloları) bilgisayarprogramı üzerinde hazırlarken ödenecek miktarların detaylarınıbelirten icmal tablolarının genel toplam hücresiniformülize etmek yerine manuel olarak giriş yaptıktan sonra (hembilgisayar hem evrak üzerinde değişiklik yaparak kamuharcamalarında gerçeğe aykırı miktarlargösterilerek), ödeme emirleri ile birlikte Bitlis/Tatvan MalMüdürlüğüne teslim ettikleri, daha sonra 10. MotorluPiyade Tugay Komutanlığı mutemetlik hesabına aktarılanparaları çektikten sonra, ödenmesi gereken gerçektutarları hak sahiplerine ödeyip, arta kalan fazla miktar parayızimmetlerine geçirdikleri, bu durumun her iki sanığın dagörevli olduğu dönem boyunca devam ettiği, sanık S.U.’ın06.06.2010 tarihinde çocuğunun rahatsızlığınedeniyle izne ayrılması nedeniyle, onun yerine geçici olarakgörevlendirilen Sağ.Kd.Üçvş.T.S.’ın,birliklerden gelen icmal listelerinin hazırlanması sırasındadurumu fark etmesi üzerine, yapılan detaylıaraştırmada, sanıkların 2007-2010 döneminde uzun birsüredir bu eylemleri yapmakta olduklarının tespit edildiği,olayda meydana gelen hazine zararının 299.960,82 TL olduğu, buzararın, sanıkların görev yaptıklarıdönemler ve imzalamış oldukları ödeme emirleri esasalınarak, sanık M.K.’ın 193.744,45 TL tutarındakikısmından, diğer sanık S.U.’ın 106.216,82 TLtutarındaki kısmından sorumlu olduklarıaçıklanarak, sanıkların “ihtilasen zimmet”suçunu işledikleri ileri sürülerek, eylemlerine uyan AskeriCeza Kanunu’nun 131/1. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesiuyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları, meydanagelen hazine zararının 353 sayılı Kanun’un 16.maddesi uyarınca sanıkların sorumlu oldukları miktarlardoğrultusunda kanuni faizi ile birlikte sanıklara ödettirilmesi istemiyleJandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı AskeriSavcılığı’nın 14.12.2010 gün ve E:2010/1301,K:2010/1134 sayılı iddianamesi ile kamu davasıaçılmıştır.
JandarmaAsayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi, sanıklarayüklenen eylemin “zimmet” suçunu oluşturmayıp“resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğugerekçesiyle, sanıkların bu suçtancezalandırılmalarına karar vermiş, kararınsanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, AskeriYargıtay 4. Dairesi’nce, hükmün, sanıklarınTürk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilmiş olduğundangörev yönünden hukuka aykırı bulunduğugerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
JANDARMAASAYİŞ KOLORDU KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 20.3.2012gün ve E:2012/289, K:2012/60 sayıyla, zimmet veya ihtilâsenzimmet suçundan söz edebilmek için, her şeydenönce, bu suçun faili olan memura görevi sebebiyleverilmiş ve muhafaza, denetim veya sorumluluğu altında bulunanpara veya para yerine geçen evrak ve senetler ve diğermalların mevcut olması ve failin, bu para veya para yerinegeçen kıymetli evrakı veyahut diğer malları doğrudanveya dairesini aldatacak surette hileli hareketlere başvurmak suretiyleaşırması, mal edinmesi gerektiği, sanıklarınözlük hakları gerçekleştirme astsubayı olarakgörevli oldukları dönem ve aylarda, görevlerininbirliklerden gelen çizelge ve bordroları baz alarak icmal bordrosudüzenlemek, bu bordrolara istinaden ödeme emri belgesihazırlayıp özlük hakları gerçekleştirmeastsubayı olarak bu belgeleri onayladıktan sonra belgeleriödemeyi yapacak Tatvan Mal Müdürlüğü’negöndermek ve hesaba yatan parayı çekmek olup, somut olayda sanıklaramemuriyetleri gereği önceden tevdi ve teslim edilmiş, muhafaza,kontrol ve sorumluluğu altına verilmiş bir paranın sözkonusu olmayıp, görevleri gereği düzenlemeye yetkilioldukları resmî belgeleri sahte olarak düzenleyip, sahteresmî belgeyi kullandıklarının ilerisürüldüğü, bu durumda yüklenen eylemlerin resmibelgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, bu suçun daaskeri bir suç olmayıp, askeri bir suça da bağlıbulunmadığı ve sanıkların yargılamaaşamasında Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerininkesildiği açıklanarak, yargılama görevinin adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, kararın sanıklar tarafından temyizedilmesi üzerine, Askeri Yargıtay 4. Dairesi’nce,sanıkların icmal bordrolarının genel toplam hanesindeoynama yaparak ve toplamı bilgisayarda manuel olarak girerek gerçekrakamı yazmadıkları, genel toplam hanesini fazla para almakiçin gerçek miktardan fazla olarak yazdıkları,suç konusu olan paranın sanıklara görevleriningereği olarak tevdi edilmemiş olması, sanıklarınsahtecilik yaptıkları belgeleri kullanarak bankadan paraçektiklerinin sabit oluşu değerlendirildiğinde,sanıkların fiillerinin zimmet veya memuriyet görevinikötüye kullanma suçlarınıoluşturmayacağı, resmi belgede sahtecilik suçunuoluşturduğu, bu suçun da askerî bir suç olmaması,askerî bir suça bağlı bulunmaması ve askerkişiler tarafından askerî mahalde işlenen, fakat,askerî suç olmayan, asker kişiye karşı veyaaskerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işlenmemiş olansuçlarla ilgili yargılamanın askerî mahkemelerdegörülmesi olanağı kalmaması nedenleriyle,sanıkların askerî yargıda yargılanmasınıgerektiren ilginin kesildiği dikkate alındığında,sanıklar hakkında yargılama görevinin adlîyargıya ait olduğu belirlendiğinden, hukuka uygun bulunangörevsizlik kararlarının ayrı ayrı onanmasınakarar verilmiş, bu şekilde kesinleşen karar ve davadosyası, Bitlis Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
BİTLİSAĞIR CEZA MAHKEMESİ: 18.4.2013 gün ve E:2013/71, K:2013/142sayıyla, zimmet suçunun Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen ve varlığıdevam eden bir suç olduğu, sanıkların eylem tarihiitibariyle asker şahıs oldukları, operasyon tazminatlarınailişkin belgeleri hazırlamakla görevli oldukları ve hattabu paraları hak sahiplerine dağıtılmak üzere teslimalmaya da yetkili olduklarının dosya kapsamı ile sabitolduğu, sanıkların operasyon tazminatlarına ilişkinbelgeleri hazırlarken programı kullanmak yerine manuel olarakgiriş yaparak resmi belgeleri sahte olarak oluşturmak ve bu belgeleredayalı olarak fazla aktarılan parayı da mal edinmek suretiylesuç işledikleri iddia edildiğine ve mahkemeninkabulünün de bu doğrultuda olduğununanlaşılmasına göre, sanıkların ihtilasen zimmetsuçundan yargılanmalarının gerektiği, Askeri CezaKanunu'nda yaptırıma bağlanan bir eylem hakkında, eylemi gerçekleştirdiğiiddia olunan şahıslar hakkında ve yargılamasırasında, askerlikle ilişkileri kesildiğinden bahislegörevsizlik kararı verilmesinin mümkünolmadığı açıklanarak, sanıklarıyargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyizedilmeyen karar kesinleşerek dava dosyası, aynı Mahkemece,Mahkeme-mize gönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi CezaBölümünün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler; Ahmet KARADAVUT, DavutTELLİ, Şuayip ŞEN, Haluk ZEYBEL, Mehmet AVCIOĞLU, YavuzÇOLAK’ın katılımlarıyla yapılan 27.1.2014günlü toplantısında;
I-İLK İNCELEME: Yapılan incelemede, usuleilişkin işlemlerde 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'dabelirtilen süre ve biçim yönünden bir eksiklikgörülmediği, askeri ve adli yargı yerleri arasındaYasa'nın 14. maddesinde öngörüldüğübiçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğuanlaşıldığından, esasın incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim G.Fatma BÜYÜKEREN’in, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın adli yargı, AskeriYargıtay Başsavcı Yardımcısı MehmetYAYLA’nınb davanın çözümünün adliyargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkinyazılı ve sözlü açıklamaları dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasanın “askeri yargı” yıdüzenleyen 145 nci maddesinde asker kişilerin “askerimahallerde” işledikleri suçlara bakmanın askerimahkemelerin görevinde olduğu belirtilmişken; 12.9.2010tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilip, 23.9.2010gün ve 27708 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe giren 5982 sayılı Yasa’nın15. maddesi ile yapılan değişiklik ile maddenin birincifıkrasında, “Askeri yargı, askerî mahkemeler vedisiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlikhizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara aitdavalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasaldüzene ve bu düzenin işleyişine karşısuçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür.
Savaşhali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerdeyargılanamaz” denilmek suretiyle “askerimahallerde” unsuru madde metnindençıkarılmıştır.
353sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama UsulüKanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri"başlığı altında düzenlenen İkinciBölümünde yer alan "Genel Görev"başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksiyazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olansuçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerimahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarakişledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler"denilmekte iken, maddenin “….askeri mahallerde….”ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26.6.2012 tarih ve 28335 sayılıResmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012 gün ve E:2011/30,K:2012/36 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
"Askerisuç" ise, öğretide ve uygulamada;
a)Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'ndayazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunudışında hiçbir ceza yasası ilecezalandırılmayan suçlar,
b)Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer cezayasalarında gösterilen suçlar,
c)Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç halinedönüştürülen suçlar, olmak üzereüç grupta mütalaa edilmektedir.
AynıYasa’nın 13.10.1996 gün ve 22786 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 4191 sayılı Yasa’yladeğişik 17. maddesinde; “askeri mahkemelerdeyargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önceişlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevinideğiştirmez. Ancak suçun askeri bir suç olmamasıaskeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanıkhakkında kamu davası açılmamış olmasıhalinde askeri mahkemenin görevi sona erer” denilmekte iken, maddenin"... ve sanık hakkında kamu davasıaçılmamış olması ..." tümcesi AnayasaMahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve 23990 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 1.7.1998 gün ve E:1996/74, K:1998/45 sayılıkararı ile iptal edilmiştir.
Bunagöre, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilgininkesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerinbakma görevini değiştirmez. Ancak yüklenen suçunaskeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlıbulunmaması halinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceğiaçıktır. İptal kararı nedeniyle, sanıkhakkında kamu davasının açılmış olupolmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
Dosyaiçinde bulunan bilgi ve belgelerden, sanıklar S.U. ile M.K.’ın14.5.2011 tarihinde, disiplinsizlik nedeniyle Türk SilahlıKuvvetlerinden resen ilişiklerinin kesildiği ve terhis belgelerininsuretlerinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Olumsuzgörev uyuşmazlığına konu kamu davasında, adli yargıyerince verilen görevsizlik kararında, sanıklara yükleneneylemin ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğu, bu suçunda Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlendiği, sanıkların yargılamasırasında, askerlikle ilişkileri kesildiğinden bahislegörevsizlik kararı verilmesinin mümkünolmadığı açıklanarak, sanıklarıyargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesineyer verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde, askeri yargıyerince verilen görevsizlik kararının gerekçesinde, sanıklaramemuriyetleri gereği önceden tevdi ve teslim edilmiş, muhafaza,kontrol ve sorumlulukları altına verilmiş bir paranınsöz konusu olmayıp, iddianamede anlatılan, yargı yerlerincede kabul edilen ve dosya içinde bulunan mevcut bilgi ve belgelerden, sanıklarıngörevleri gereği düzenlemeye yetkili oldukları icmalbordrolarının genel toplam hanesinde oynama yaparak ve toplamıbilgisayarda manuel olarak girerek gerçek rakamı yazmayıp,genel toplam hanesini fazla para almak için gerçek miktardanfazla olarak yazıp, bu şekilde düzenledikleri belgeleri kullanarakbankadan çektikleri paradan ödenmesi gereken gerçektutarları hak sahiplerine ödeyip, arta kalan fazla miktar parayımal edindiklerinin ileri sürüldüğü ve bu şekildegerçekleştiği anlaşılan eylemin resmi belgede sahteciliksuçunu oluşturduğunun değerlendirildiği gözetildiğinde,Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararı hukuka uygun bulunmuştur.
Bu durumda,sanıklara yüklenen eylemin 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nda düzenlenen “resmi belgede sahtecilik”suçu kapsamında kaldığı, Askeri CezaKanunu’nda bu eyleme ilişkin bir düzenlemeninbulunmadığı, bu nedenle “askeri suç”olmadığı açıktır.
353sayılı Yasa'nın 17. maddesinde, askeri mahkemelerdeyargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle daha önceişlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevinindeğişmeyeceği, ancak suçun askeri bir suç olmamasıaskeri bir suça bağlı bulunmaması durumunda, askerimahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle, askerimahkemenin görevinin sona ereceği düzenlenmişbulunduğundan ve somut olayda sanıklar hakkında yukarıdaanlatıldığı şekilde Türk Ceza Kanunu’ndadüzenlenen suç kapsamında kalabileceği kabul edilen eylemlerinedeniyle açılan kamu davasının 353 sayılıYasa’nın 17. maddesi uyarınca adli yargı yerindegörülmesi ve Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ:Davanın çözümünde ADLİ YARGI yeriningörevli olduğuna, bu nedenle Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi’nin18.4.2013 gün ve E:2013/71, K:2013/142 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.1.2014gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Ahmet KARADAVUT Üye Haluk ZEYBEL Üye Davut TELLİ Üye Mehmet AVCIOĞLU Üye Şuayip ŞEN Üye Yavuz ÇOLAK
Full & Egal Universal Law Academy