Hukuk Bölümü
2008/359 E. , 2008/416 K.4857 SAYILI İŞ KANUNU UYARINCA VERILEN IDARI PARA CEZASINA KARŞI AÇILAN DAVANIN ADLİ YARGIYERİNDE ÇÖZÜMLENMESIİŞ KANUNU (4857) Madde 29"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: V. Deri Tekstil Otomotiv Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.Vekili
: Av. Ş.M.K.Davalı
: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı O L A Y
: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Bölge Müdürlüğü’nün 18.11.2005 gün ve 21414 sayılı işlemi ile, 4857sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle 108. maddesine dayanılarak 105. maddesine göre para cezasıverilmiştir.Davacı vekili, para cezasına karşı adli yargı yerinde itirazda bulunmuştur.Gönen Sulh Ceza Mahkemesi; 22.6.2007 gün ve E:2005/334, K:2007/221 sayı ile, başvuruya konu idari işlemin hukuka uygunolduğu anlaşıldığından başvurunun 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 28/8-a maddesi gereğince reddine karar vermiş; bu kararayapılan itiraz üzerine BANDIRMA AĞIR CEZA MAHKEMESİ; 1.10.2007 gün ve Değişik İş:2007/475, Değişik İş K:2007/502 sayı ile,4857 sayılı Sendikalar Kanunu’na muhalefetten muteriz V. Deri Tekstil Otomotiv Gıda ve San. Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen idaripara cezası ile ilgili olarak Gönen Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.6.2007 tarih ve 2005/334 E, 2007/221 K sayılı hükmün süresiiçerisinde Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nce incelenmesinin muteriz şirket vekili tarafından istendiği, Gönen Sulh CezaMahkemesi'nin dava konusu olayıyla ilgili olarak 4857 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 108/2. maddesi ile idari para cezasınıntebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde idari işlem ile ilgili idare mahkemesine başvuru koşulunun getirilmiş olduğuanlaşıldığından, usul ve yasaya uygun bulunmayan Gönen Sulh Ceza Mahkemesi'nin 22.6.2007 gün ve 2005/334 E, 2007/221 Ksayılı başvurunun reddine dair kararının kaldırılmasına, dosyanın görevli ve yetkili Balıkesir İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzeregereği için Gönen Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.
Sulh Ceza Mahkemesince, davacı vekilinin Balıkesir İdare Mahkemesine hitaben verdiği, söz konusu idari para cezasınınkaldırılması istemli dilekçesi ile birlikte dava dosyası Balıkesir İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
Balıkesir idare Mahkemesi’nin yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği BURSA 2. İDARE MAHKEMESİ; 1.5.2008 günve E:2008/56, K:2008/593 sayı ile, davanın, davacıya 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca 4.286,00YTL idari para cezası verilmesineilişkin 18.11.2005 tarih ve 21414 sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 ve 27. maddelerindensöz ederek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 108. maddesinin 2. fıkrasında yer alan cezalara karşı yetkili idare mahkemesine itirazedilebileceği yolundaki hükmün 8.2.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Temel CezaKanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 578. maddesinin(öö) bendi ile yürürlükten kaldırıldığı, halen idare mahkemelerinde görülmekte olan davaların, açıldığı mahkemede görülmesinedevam edileceği yönünde istisnai hükme de yer verilmediği, bu durumda, davacı şirkete 4857 sayılı Kanun’un 29. maddesineaykırı hareket ettiğinden bahisle verilen para cezasından kaynaklanan uyuşmazlığı çözümleme görevinin 5728 sayılı Kanun’un578. maddesi ile Mahkemelerinin görev alanından çıkarıldığından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre uyuşmazlığı çözmegörevinin sulh ceza mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, karara yapılan itirazın reddisuretiyle kesinleşmiştir.İdare Mahkemesince, davacı vekilinin istemi üzerine dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, MahmutBİLGEN, Turan KARAKAYA, Nüket YOKLAMACIOĞLU, Serdar AKSOY ve Muhittin KARATOPRAK’ın katılımlarıyla yapılan 22.12.2008günlü toplantısında;I-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı budavalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.Adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının adli yargı dosyası ile birlikte davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı İlknur ALTINTAŞ ile DanıştaySavcısı Gülen AYDINOĞLU’nun, davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 4857 sayılı Kanun’un 29, 100 ve 108. maddelerine göre verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 29. maddesinde, toplu işçi çıkarmaya ilişkin düzenlemeye yer verilmiş; 100. maddesinde, toplu işçiçıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık halinde verilecek para cezaları belirtilmiş; “İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkinhususlar” başlığını taşıyan 108. maddesinde ise, “(Değişik: 15/5/2008-5763/10 md.) Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları,101 ve 106 ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı BölgeMüdürünce verilir. 101 ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafındanverilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 sayılı Kanunun 20 ncimaddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” denilmiş, madde hükmü 26.5.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.4857 sayılı İş Kanunu’nda idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulhceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığıanda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevlihale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 4857 sayılı Kanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizliğe ilişkin kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1.10.2007 gün veDeğişik İş:2007/475, Değişik İş K:2007/502 sayılı GÖREVSİZLİĞE İLİŞKİN KARARININ KALDIRILMASINA, 22.12.2008 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.