Hukuk Bölümü
2008/393 E. , 2008/424 K.4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davaKARAYOLU TAŞIMA KANUNU (4925) Madde 6"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: S. Şehirlerarası Otobüs İşletmeciliği Seyahat Acen. Tur. San. Tic. A.Ş.Vekilleri
: Av. B.Ö.G. – Av. R.G.Davalı
: Nevşehir Belediye Başkanlığı O L A Y
: Nevşehir Belediyesi’nin 24.2.2008 gün ve 339503 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu idari para cezası tutanağı ile,4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 6/2, 7/1 ve 26. maddeleri gereğince para cezası verilmiştir.Davacı vekili, bu işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.KAYSERİ 1. İDARE MAHKEMESİ; 10.4.2008 gün ve E:2008/383, K:2008/356 sayı ile, davanın, davacı şirketin 4925 sayılı KarayoluTaşıma Kanunu'nun 26. maddesine aykırı faaliyette bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 1.155,00YTL idari para cezası iletecziyesine ilişkin 4.3.2008 tarih ve 339503 nolu idari para cezası tutanağının iptali istemiyle açıldığı, 5326 sayılı KabahatlerKanunu'nun muhtelif maddelerinden söz ederek, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun idari para cezalarına karşı yetkili idaremahkemesine itiraz edilebileceğine ilişkin 30. maddesinin, 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına DairKanun'un 520. maddesi ile değiştirildiği, dolayısıyla 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nda itiraz mercii olarak açık bir şekildeifade edilen yetkili idare mahkemesine itiraz yolu düzenlemesine son verildiği, ayrıca, 5728 sayılı Kanun'un geçici 2 ncimaddesinin (a) bendinde ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kovuşturma evresinde bulunan dava dosyaları hakkında,mahkemenin görevli olmaması halinde, dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda verilecek görevsizlik kararıyla dosyanıngörevli mahkemeye gönderileceği hükmüne yer verilmek suretiyle 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri uyarıncauygulanan idari para cezasından kaynaklı bakılmakta olan davada, Mahkemelerinin görevsiz hale geldiği hususunun teyit edilmişbulunduğu, bu durumda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 üncü maddesinin 1/a bendinde belirtildiği üzere, bu Kanunun idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacakolması nedeniyle, bakılmakta olan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün hangi mahkemenin görevine girdiği hususunun tespitinde5326 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınması hukuken zorunlu olduğundan, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümlerineaykırı davranış karşılığında uygulanan idari para cezasına karşı açılan davanın, Kabahatler Kanunu'nun 27 inci maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca sulh ceza mahkemesinin görevine girdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bukarar, karara itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez, söz konusu idari para cezasına karşı adli yargı yerinde itirazda bulunmuştur.NEVŞEHİR SULH CEZA MAHKEMESİ; 24.7.2008 gün ve Değişik İş:2008/360, K:2008/360 sayı ile, itiraz eden S. ŞehirlerarasıOtobüs İşletmeciliği Seyahat Acen. Tur. San. Tic. A.Ş. vekilinin itiraz dilekçesinde, şirketin 4925 sayılı Karayolu TaşımaKanunu’nun 26. maddesine aykırı faaliyette bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 1.155,00YTL idari para cezası iletecziyesine ilişkin 4.3.2008 tarih ve 339503 nolu idari para cezasının itirazen kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, Kayseri1. İdare Mahkemesi’nin 10.4.2008 tarih ve 2008/383 Esas ve 2008/356 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verdiğiningörüldüğü, dosyadaki belge ve beyanların incelenmesinden, her ne kadar Kayseri 1. İdare Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş isede; itiraz eden hakkında verilen idari para cezasına konu olan eylemin idari nitelikte olduğu, idari işlem ve eylemden kaynaklananihtilafların ise idari yargı yerlerinde çözümlenmesinin Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun bir gereği olduğu, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun geçici 2. maddesi gereğince Kabahatler Kanunu hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle idaremahkemelerine dava açılarak iptali istenen idari yaptırım kararları hakkında uygulanamayacağı açık hükmü karşısında davanınniteliği, uyuşmazlık konusu eylemin kaynaklandığı Yasa ve 5560 sayılı Yasa ile değişik Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesi ve aynıYasanın geçici 2. maddesi dikkate alınarak Mahkemelerinin görevsizliğine, kararın kesinleştiğinde, İdare Mahkemesi ileMahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş; bukarar, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, MahmutBİLGEN, Turan KARAKAYA, Nüket YOKLAMACIOĞLU, Serdar AKSOY ve Muhittin KARATOPRAK’ın katılımlarıyla yapılan 22.12.2008günlü toplantısında;I-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı budavalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur veelindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık
Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine,işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağını tanımıştır.Olayda, adli yargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesi içinre’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına da karar verilmiştir.Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Nevşehir Sulh Ceza Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek davaekonomisine gerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı İlknur ALTINTAŞ ile DanıştaySavcısı Gülen AYDINOĞLU’nun, davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 4925 sayılı Kanun’un 6/2, 7/1 ve 26. maddesine göre verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.10.7.2003 gün ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 6. maddesinde, taşımacının sorumluluğu; 7. maddesinde, taşımacınınyükümlülüğü; 26. maddesinde, idari para cezaları düzenlenmiş; 30. maddesinde, para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibarenotuz gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu öngörülmüşken, bumadde, 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 520. maddesiyle, “Bu Kanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikteki fiili üç defa işlediği tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerincezalarının toplamının on katı idarî para cezası verilir ve taşıt şoförünün yurt içi ve yurt dışı taşımalarda sürücü mesleki yeterlilikbelgesi ile varsa uluslararası sürücü sertifikası bir yıl süreyle askıya alınır” şeklinde değiştirilmiştir. 5728 sayılı Kanun hükümleri8.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Olayda, para cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmış olup; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nda yapılan değişiklikle idaripara cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, " (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise "idari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulhceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığıanda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevlihale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Sulh Ceza Mahkemesinin 19. madde kapsamında görülen başvurusunun reddi ile ayrıca verdiği görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Nevşehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19. maddekapsamında görülen 24.7.2008 gün ve Değişik İş:2008/360, K:2008/360 sayı ile yapılan BAŞVURUSUNUN REDDİ ile ayrıca verdiğiGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.12.2008 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.