Ceza Bölümü 2009/36 E., 2009/36 K."İçtihat Metni"Kocaeli/ Kandıra 1. P. Tug. 3. P. Tb. 9. P. Bl. Komutanlığı emrinde görevli sanık P. Er A. C.'in, 4.1.2005 günü dağıtım sonrasıbirliğine katılmak üzere birlik nizamiyesine geldiği sırada yapılan üst aramasında, üzerinden İstanbul Kriminal Polis Laboratuarındayaptırılan inceleme sonucu esrar olduğu anlaşılan maddenin çıktığı, ifadesinde uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu belirttiği,böylece, sanığın kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği ileri sürülerek, eylemine uyan Türk CezaKanunu'nun 404/2 ve 404/4. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, 15. Kolordu Komutanlığı AskeriMahkemesi'nce, yüklenen suçun sübut bulduğu gerekçesiyle, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1,2,3,4,5 ve 62.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, karar verilmiş, verilen karar 23.6.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Hükmün infazı sırasında, 15. Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca, hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun191/1,2,3,4,5,6 ve 7. maddelerinde lehe hükümler getirildiğinden 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı HakkındaKanun'un 98. maddesi gereğince ilk hükmü veren askeri mahkemeden bu hususta bir karar verilmesi istenmiştir. 15. PİYADE TÜMEN KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 6.2.2007 gün ve E:2005/640, K:2007/A-12(51) sayıyla; sanığa yükleneneylemin askeri suç olmadığı, askeri bir suça bağlı bulunmadığı, sanığın terhis edildiği açıklanarak, sanık hakkında lehe kanunhükümlerinin uygulanmasına ilişkin değerlendirmenin görevli ve yetkili adli mahkeme tarafından yapılmasının hukuka ve mevzuatauygun olacağı gerekçesiyle, itirazı kabil olmak üzere görevsizlik kararı vermiş, dava dosyası, Kandıra Sulh Ceza Mahkemesi'negönderilmiştir. KANDIRA SULH CEZA MAHKEMESİ: 30.3.2007 gün ve E:2007/112, K:2007/127 sayıyla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191.maddesinde yapılan değişikliğin, askeri yargı yerince verilen kararın kesinleştiği tarihten sonra olması ve hükmünkesinleşmesinden sonra infaz ile ilgili kararların 5275 sayılı Kanun'un 98/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkeme tarafındandeğerlendirileceği, bu nedenle görevli mahkemenin askeri yargı yeri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyizedilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Mahkememize gönderilmiştir. Mahkememize gönderilen dava dosyasında, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce 2.7.2007 gün ve E:2007/31, K:2007/31 sayılı karar ile2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1 ve 14. maddesinde belirtilen koşullaroluşmadığından, aynı Yasa'nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine karar verilip dosyanınMahkemesine gönderilmesinden sonra, bu kez dosyadaki eksiklik giderilip, askeri yargı yerince verilen görevsizlik kararıkesinleştirilerek dava dosyası, Kandıra Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiş, Mahkemece tekrar görevsizlik kararı verilerek, davadosyası Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün, Ahmet AKYALÇIN'ın Başkanlığında, Üyeler; Ali Cengiz ÖZBEK,Ramazan ÖZKEPİR, Ahmet DURU, Hasan DENGİZ, Bilgin AK, Y. Sezai KARAA'nın, katılımlarıyla yapılan 28.12.2009 günlütoplantısında; I-İLK İNCELEME: Her ne kadar Kandıra Sulh Ceza Mahkemesi'nce iki kez görevsizlik kararı verilmiş ise de, yapılan incelemede,usule ilişkin işlemlerde 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre ve biçimyönünden bir eksiklik görülmediği, askeri ve adli yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesinde öngörüldüğü biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu anlaşıldığından esasın incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim G. Fatma BÜYÜKEREN'in, davanın çözümünde askeri yargı yerinin görevli olduğuyolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknurALTUNTAŞ'ın askeri yargı, Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı Hüseyin KORKUSUZ'un davanın çözümünün askeri yargı yeriningörev alanına girdiğine ilişkin yazılı ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dosyanın incelenmesinden, sanık Aziz Cengiz'in, 15. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nce yapılan yargılaması sonucunda,5237 sayılı Yasa'nın 191/1,62,50 ve 52. maddeleri uyarınca sonuçta üç bin altı yüz Yeni Türk Lirası adli para cezasıylacezalandırılmasına, 191. maddenin 2,3,4 ve 5. fıkraları uyarınca tedavi altına aldırılmasına, tedavi süresi sonunda bir yıl süre iledenetim altında serbest bırakılmasına, sanıkla ilgilenmek üzere uzman bir rehber görevlendirilerek denetimli serbestlik süresinceüçer aylık süreler halinde rapor düzenlenerek mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, kararın 23.6.2005 tarihinde kesinleştiği,15. Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca 31.1.2007 gün ve 2005/250 İlm. sayılı yazı ile, 5237 sayılı Yasa'nın191/1,2,3,4,5,6 ve 7. maddelerinde lehe hükümler getirildiğinden aynı Yasa'nın 98. maddesi uyarınca hükümlü hakkında ek kararistendiği anlaşılmıştır. 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesinde, "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşincifıkrasında yer alan " bir yıl" ibaresi "iki yıl" olarak, maddenin ondördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altınaalınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz", 5271 sayılı Yasa'nın 5560 sayılı Yasa'yla değişik 231. maddesinin 5. fıkrasında da, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılanyargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmünaçıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması,kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder" denilmektedir. Ceza Hukuku ilkelerine göre, suçtan sonra yürürlüğe giren fail lehine yasa, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınmalıdır. Buduruma ilişkin hükümler 5252 sayılı Yasa'nın 9. ve 5275 sayılı Yasa'nın 98 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 5252 sayılı "Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un, "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul"başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde: "(1) 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhaluygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü, 1 Haziran 2005 tarihinden önce verilip de Yargıtay tarafından lehe olan hükümlerin uygulanmasıhususunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümler hakkında da uygulanır. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle
karşılaştırılması suretiyle belirlenir"; 5275 sayılı "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un, " Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecekcezanın hesabında duraksama" başlığı altında düzenlenen 98. maddesinde: "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamenyerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanıngiderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir." hükmü yer almıştır. Açıklanan genel düzenlemeler dışında ayrıca 5728 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesinde de, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihteYargıtay ilgili ceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehe hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, usuleaykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastan incelenmek, acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi dikkatealınmak suretiyle karar verilir. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanunhükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98ila 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi birinceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyleyapılabilir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanmasıamacıyla, yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. İşbu Kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kesinleşmemiş olmakla beraber hükme bağlanmış olan dosyalarda uzlaşma kapsamınıngenişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez". denilmektedir. 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 13.10.1996 gün ve 22786 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 4191 sayılı Yasa'yla değişik 17. maddesinde; "askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, dahaönce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun askeri bir suç olmaması askeri birsuça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması halinde askeri mahkemenin görevi sona erer" denilmekteiken, maddenin "... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması ..." tümcesi Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve23990 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.7.1998 gün ve E:1996/74, K:1998/45 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Buna göre, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bumahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmamasıhalinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceği açıktır. İptal kararı nedeniyle, sanık hakkında kamu davasının açılmış olupolmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Somut olayda, askeri yargı yerince verilen görevsizlik kararında, sanığa yüklenen eylemin askeri suç olmadığı, askeri bir suçabağlı bulunmadığı, sanığın terhis edildiği açıklanarak, sanık hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkindeğerlendirmenin görevli ve yetkili adli mahkeme tarafından yapılmasının hukuka ve mevzuata uygun olacağı belirtilerek görevinadli yargı yerine ait olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, lehe kanun hükümlerinin saptanması ve uygulama koşullarının bulunupbulunmadığının belirlenmesine yönelik yargılama faaliyetinin, belirlenen amaçlarla sınırlı ve kendine özgü bir yargılama niteliğindeolduğu, hüküm aşamasında görevli olan mahkemenin, lehe kanun uygulaması nedeniyle hükmün uyarlanmasına ilişkin tali davasırasında da görevini sürdürdüğü sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın askeri yargı yerinde görülmesi ve 15. Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanın çözümünde ASKERİ YARGI yerinin görevli olduğuna, bu nedenle 15. Piyade Tümen Komutanlığı AskeriMahkemesi'nin 6.2.2007 gün ve E:2005/640, K:2007/A-12(51) sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.12.2009gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.