Hukuk Bölümü
2009/48 E. , 2009/322 K.2499 SAYILI SERMAYE PIYASASI KANUNU UYARINCA VERILEN IDARI PARA CEZASINA KARŞI AÇILANDAVANIN ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESISERMAYE PİYASASI KANUNU (2499) Madde 47/A"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: İ. Yatırım A.Ş.Vekili
: Av. V.E.Davalı
: Sermaye Piyasası KuruluVekili
: Av. A.Ö.Y. O L A Y : Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu’nun 20.7.2007 gün ve 18670 sayılı işlemi ile, 20.7.2007 tarihli Kurul KararOrganının işlem yasaklı S.M. tarafından H.A. hesabından işlem yapılması nedeniyle aracı kurum hakkında Sermaye PiyasasıKanunu’nun 47/A maddesi çerçevesinde 50.000.-YTL idari para cezası uygulanmasına karar verdiği davacıya bildirilmiştir.Davacı vekili, para cezasının kaldırılması istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.ANKARA 15. İDARE MAHKEMESİ; 25.2.2008 gün ve E:2007/2085, K:2008/216 sayı ile, davanın; İstanbul Menkul KıymetlerBorsası aracı kurumu olan davacı şirket hakkında Sermaye Piyasası Kanunu'nun 47/A maddesi uyarınca 50.000,00YTL idari paracezası verilmesine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 20.7.2007 tarih ve 27/773 sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı, 5326sayılı Kabahatler Kanunu'nun muhtelif maddeleri ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 4487 sayılı Yasa ile değişik 47/Amaddesinden söz ederek, maddenin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hali ve 5728 sayılı Yasa ile değişen şeklinde,öngörülen idari yaptırım kararına karşı yapılacak yargısal başvuru konusunda görevli yargı merciinin idare mahkemeleri ya da idariyargı yerleri olduğuna ilişkin bir hükme yer verilmediği, Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu düzenlemeye istinaden tesis edeceği idaripara cezalarına dair kararlarına karşı idari yargı yerlerinin görevli olduğu yönünde başka kanunlarda da herhangi bir düzenlemeyapılmadığı, 5326 sayılı Kanun ile 2499 sayılı Kanun'un hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2499 sayılı Kanun'un 47/Amaddesinin, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü fiilin kabahat deyimine girdiği, bu kabahat fiili karşılığındaöngörülen idari para cezalarının idari yaptırımın türlerinden biri olduğu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 2499 sayılı Kanun'agöre verilen idari yaptırım kararlarına karşı açıkça idari yargı yerlerine başvurulabileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından,5326 sayılı Kanun’un 27/(1) hükmü gereğince bu konuda görevli yargı yerinin sulh ceza mahkemesi olduğu sonucunun çıkarıldığı,dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Menkul Kıymetler Borsası aracı kurumu olan davacı şirket hakkında Sermaye PiyasasıKanunu'nun 47/A maddesi uyarınca 50.000,00YTL idari para cezası verilmesine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 20.7.2007tarih ve 27/773 sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmış olup, yukarıda yer verilen Yasa hükümleriuyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözüme bağlanması sulh ceza mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, Mahkemeleriningörevsizliği nedeniyle iş bu davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, nitekim benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarakUyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 26/12/2007 gün ve E:2007/150, K:2007/371 sayılı kararının da bu yönde olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.Davacı vekili, bu kez, söz konusu idari para cezasına karşı adli yargı yerinde itirazda bulunmuştur.İSTANBUL 1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 10.4.2008 gün ve D. İş:2008/27, D. İş K:2008/34 sayı ile,
itiraz eden İ. A.Ş.hakkında Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının kaldırılması itiraz eden vekili tarafından talepedilmiş ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin, Anayasa Mahkemesi'nin 1/3/2006 tarih ve E:2005/108,K:2006/35 sayılı kararı ile iptal edildiği, Kurul tarafından SPK 47/A maddesine dayanılarak tesis edilen idari para cezalarının anılaniptal kararı kapsamında olduğu, Kurulun verdiği idari yaptırım kararlarına karşı açılacak davalarda görevli yargı yerinin idari yargıolduğu, Danıştay 13. Dairesi'nin verdiği 9/3/2007 tarih ve E:2006/4768, K:2007/1194 sayılı ve 26/4/2007 tarih ve E:2006/4814,K:2007/2483 sayılı kararlarda; “Kabahatler Kanununun cezai karakteri ağır basan ve ceza hukuku alanına giren idari paracezalarına uygulanması, idare hukuku esaslarına göre tesis edilen, kanunun teknik özelliği nedeniyle belli sektörlerdekifaaliyetlerin denetlenmesi bağlamında üst kurullar tarafından verilen idari para cezalarına uygulanmasının söz konusu olmadığı, buitibarla 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 47/A maddesi uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından verilen paracezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır” denilerek, Kurul tarafından verilen idari paracezalarına karşı idari yargıda dava açılması gerektiğine hükmedildiği, Kurul tarafından SPK 47/A maddesi kapsamında verilen idaripara cezaları, idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı bir idari işlem olup, bunlara karşı açılacak davalara bakma yetki vegörevinin idare mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Erdoğan BUYURGAN, Ramazan TUNÇ,Habibe ÜNAL, Turan KARAKAYA, Gürbüz GÜMÜŞAY ve Coşkun GÜNGÖR’ün katılımlarıyla yapılan 28.12.2009 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı budavalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.Adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adliyargı dosyasının davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece Yargıtay’a, Yargıtay tarafından
Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ileDanıştay Savcısı Gülen AYDINOĞLU’nun davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Dava, davacıya, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan Tebliğ hükmüne aykırı hareket edildiğinden bahisle, 2499 sayılıSermaye Piyasası Kanunu’nun 47/A maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun “İdari Para Cezaları” başlıklı 47/A maddesinde(Ek:15/12/1999 - 4487/26 md.; Değişik:23/1/2008-5728/373 md.), “Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınangenel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilere, gerekçesi belirtilmek suretiyleKurul tarafından onbeşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.Kanunun 40/C maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları BirliğiYönetim Kurulunca beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.Kanunun 40/D maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği YönetimKurulunca bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Birlik, verdiği cezaları ilgiliye tebliğ eder vetahsil ve gelir kaydı için Yatırımcıları Koruma Fonuna bildirir.İdarî para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen para cezası iki katı, ikinci ve müteakip tekrarlarda üçkatı artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezası verilmesini gerektiren aynı fiilişlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz” hükmü yer almıştır.Olayda, idari para cezasının iptali istemiyle dava açılmış olup; 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda, bu cezaya karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözüedilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleriüzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olan yasanın amacı dikkatealınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27. maddenin (1) numaralıbendinde belirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarına karşı1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde,
“ (1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,
uygulanır.” denilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterildiği durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevlihale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir.İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerindenbiri olduğu, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezalarına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Sulh Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10.4.2008 günve D.İş:2008/27, D.İş K:2008/34 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.12.2009 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.