T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2015 / 280
KARAR NO : 2015 / 345
KARAR TR
: 1.6.2015 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırkenKurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kurumanakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesiistemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: İ.A.
Vekili
:Av.K.Ç.
Davalı
:Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili
:Av.E.İ.
O L A Y
: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Telekom A.Ş. de görev yapmaktaiken özelleştirme sonucu başka kuruma atamaların yapılmış olduğunu, davacının 406 sayılı Kanunun ek 29. maddesiuyarınca Devlet Personel Başkanlığına bildirdikleri tarihe kadar kamu personelinin ücretlerinde yapılacak artışlardanyararlanma hakları bulunmadığını, 5473 sayılı yasa uyarınca 08.05.2006 tarihli 2006/T-17 sayılı Yüksek PlanlamaKurulu kararı ile getirilen ek ödeme (denge tazminatı) davacının maaşına yansıtılmamış olduğunu ve maaş nakil belgelerieksik bildirilmiş olduğunu, yine davacının davalı kurumdan ayrılışı yapılmadan o yıl uygulanan 2.32 oranındaki enflasyonfarkı da maaş nakiline yansıtılmamış olduğunu, bugüne kadar da geçen süre için hesap edilecek tutarında kendilerineödenmesini talep etmiş olduğunu, davalı şirket tarafından hiçbir işlem yapılmamış olduğunu, belirtilen nedenler iledavacının maaş nakil belgelerinin artışları uygulanarak yeniden tespit edilmesini, dava tarihine kadar ödenmeyenbedellerinin artışlar uygulanarak yeniden tespit edilmesini, dava tarihine kadar ödenmeyen bedellerin ödenmesini, fazlayailişkin hakların saklı kalmak üzere şimdilik davacı için 4.000,00 TL ödenmeyen denge tazminatı (40+40) ve enflasyonfarkı alacağının davalıdan temerrüt faizi ile hükmen tahsilini, davacının maaş nakil belgelerinin yasal artışlar uygulanarakyeniden tespit edilmesi istemiyle adli yargıda davacı İlker Aki ve 21 arkadaşı hakkında dava açmıştır.
Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2010/604 Esas ve yine mahkemenin bu dosyası ile birleşen 2010/607 Esassayılı dava dosyası aralarında davacı İlker Aki’nin de bulunduğu 51 davacı yönünden tefrik kararı vermiş; açılan davayıİlker Aki yönünden 2013/253 sayılı esasa kaydetmiştir.Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla): 09.10.2013 gün ve 2013/253 Esas, 2013/639Karar sayılı kararı ile: “…Danıştay İdari Dava Dairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılı kararına göre“kanuni düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılarak özel hukuktüzel kişisinde çalışmalarına imkan sağlandığı, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Kanunhükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devam eden söz konusupersonelin kamu kurumlarına naklen atanmasının sağlanması amacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakililmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanındahukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamu hizmetini yürütmek görevve yetkisi ile donatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleri bulunduğu, belirtilenstatüsü ve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda, imtiyaz sözleşmesiile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarakkimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Kanun hükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkıbulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen davalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu” kabul edilmiştir.Danıştay İdari dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir. Gerçekten özelleştirmeden önce statühukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukuk
hükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamınagirmektedir. Davacının iş sözleşmesi ile çalıştığı dönemde, davalı şirkete davacının ücreti konusunda “artış oranının,kamudaki memur maaş artış oranında7' olacağı yönünde yükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanun hükümleri uyarıncadavalı şirkete, hak sahibi personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceğikamu kuruntunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler yaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarım belirlediği, söz konusuişlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğinde oldukları açıktır.İdari işlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir…”şeklindekigerekçe ile davanın görev yönünden reddine, idare mahkemesinin görevliliğine karar vermiş ve karar taraflarca temyizedilmiştir.Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: 25.11.2013 gün ve 2013/34544 Esas, 2013/26477 Karar sayılı kararı ile “…Temyiz olunan kararın hüküm kısmının 2. ve 3. bentlerinin tümü ile, 4. bendinde yer alan; ‘ davacı yanın bu dava sebebiile yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına’ cümlesinin çıkartılarak yerine ; ‘ 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 331/2 maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davayagörevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tesbiti ileyargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına’ bendinin eklenmesine, hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasına…”karar vermiş ve verilen görevsizlik kararı bu şekilde; karara da şerh edildiği üzere 25.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, aynı gerekçelerle ve dosyanın 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesi istemi ile idari yargıda dava açmıştır.Erzurum 2.İdare Mahkemesi: 10.03.2015 gün ve 2014/1322 Esas sayılı kararı ile; “406 sayılı Yasa’nın anılanEk 22. maddesi uyarınca, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli ve sürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı Bakanlar Kumlu Kararı ekindeyer alan listede: merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 Bölge Müdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısı ve 82II Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme, Yönetim Kumlunun31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur.Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanı itibariylebelirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur.Anayasa’nın 128. maddesinde, “Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür” denilmiştir.406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’da çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakli içinDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır...” denilerek, yasakoyucu tarafından TürkTelekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamu personeli sayılmıştır.Olayda, Türk Telekom A.Ş.'nin hisse devir (14.11.2005) tarihinde görev yapmakta iken 406 sayılı Kanunun Ek29. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Sağlık Bakanlığı emrine ataması yapılan davacı tarafından, 5473 sayılı Yasakapsamında yapılacak ek ödemelere ilişkin 08.05.2006 tarih ve 2006/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kumlu kararı gereğiöngörülen denge tazminatının maaşına yansıtılmaması nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve maaşnakil belgesinin yasal artışlar uygulanarak düzeltilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari dava türleri sayılmış olup, kural olarak, idari yargıda ancak Devlete vekamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılmaktadır.Buna göre; uyuşmazlık konusu olay tarihi itibariyle davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.Öte yandan, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliğinde vermiş olduğu 03.10.2011 günve E:2011/124, K:2011/193 sayılı, 05.07.2010 tarih ve E:2010/56, K:2010/157 sayılı, 22.09.2014 tarih veE:2014/822, K:2014/844 sayılı kararları da davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu yönündedir.”denilmek suretiyle adli yargının görevli olduğunu gerekçe göstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp SabriBAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 1.6.2015 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının, songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Türk Telekom A.Ş.'nde çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, nakle esas düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinde gösterilemeyen tazminatların eklenmesi sureti ile maaş nakililmuhaberinin yeniden düzenlenmesi ve dava konusu hatalı işlem nedeni ile uğradığı tüm zararların temerrüt faizi iledavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarihve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise,“Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır.27.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş; anılan fıkrahükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimineilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697 sayılıKanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyon hizmetlerininyürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarıncabelirlenen aslî ve sürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyetâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerindenyüzseksen gün aylıksız izinli sayılır…” denilmiştir.Öte yandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede,“Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altına düştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.Özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden% 55’i, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı
“Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle)Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır.Bu sürece paralel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
Türk Telekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233 sayılı KHK kapsamı dışında kalmış ve anılan KHKeki cetvellerden çıkarılmış olması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1,K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu yolundaki İlkeKararı kapsamı dışında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anılan 4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a)Personelin statüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece ve sayılarıYönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksen güniçerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personelhakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri
uygulanır. Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) TürkTelekomdaki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklardaDevlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdamedilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmünüalmış; aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır.406 sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli ve süreklikadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatı için 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 Bölge Müdürü, 12Bölge Müdür Yardımcısı ve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynı Yasa maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak hazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği” adı altındakidüzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur.Kanunla, Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadro unvanı itibariylebelirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur.Anayasa’nın 128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür” denilmiştir.406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakli içinDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları Türk Telekom tarafından karşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafından TürkTelekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ile kapsam dışı personel, kamu personeli sayılmıştır.Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurum nezdinde kapsam dışı personel olarakçalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı vekili tarafından, maaş nakil ilmühaberinin dava konusu artış ve zamlardikkate alınarak yeniden tespiti ile almaktan mahrum kaldığı ek ödenekler nedeni ile uğradığı zararın tazmini istemiyle;Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)’ne davacı İlker Aki ile birlikte toplam 22 davacı hakkındadava açıldığı; mahkemenin 2010/607 sayılı esasına kaydedildiği, davacı vekilinin yine 30 davacı hakkında aynı konudaKars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nde dava açtığı ve 2010/604 sayılı esasına kaydedildiği, davadosyasının Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin 2010/604 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği,Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin 25.04.2013 gün ve 2010/604 Esas sayılı celsesinde;dava dosyasının, davacı Bünyamin Dilek yönünden üzerinden devamına, diğer 51 davacı yönünden açılan davalarındosya kapsamından ayrılmasına karar verdiği, bu şekilde davacı İlker Aki hakkındaki davanın mahkemenin 2013/253sayılı esasına kaydedildiği, Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.10.2013 gün ve 2013/253 Esas, 2013/639 Kararsayılı kararı ile; davanın görev yönünden reddine karar verdiği, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine kararın Yargıtay22.Hukuk Dairesi’nin 25.11.2013 gün ve 2013/34544 Esas, 2013/26477 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı vebu şekilde kesinleştiği, bunun üzerine davacı vekilince sadece İlker Aki yönünden İdare Mahkemesi’nde dava açıldığıve dosyanın 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinin istendiği; Erzurum2.İdare Mahkemesi’nin 14.01.2015 gün ve 2014/1322 Esas sayılı ilk kararı ile görevlilik kararı verdiği, ancak dahasonra verdiği 10.03.2015 tarihli kararı ile 2477 sayılı kanunun 19. Maddesi koşullarına uygun olarak dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmettiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a) (Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.Buna göre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan, uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Belirtilen nedenlerle, Erzurum 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Kars 1.Asliye Hukuk
Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2.İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)’nin09.10.2013 gün ve 2013/253 Esas, 2013/639 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,1.6.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜRÜyeEyüp Sabri BAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSU
Üye Nurdane
TOPUZ
Üye Mehmet AKBULUT