Hukuk Bölümü Hüküm Uyuşmazlığı Olmadığına Dair
2011/33 E. , 2011/120 K.UYUŞMAZLIK MAHKEMESI?NCE DAHA ÖNCE KARARA BAĞLANAN KONU ILE ILGILI OLARAK VE ANILAN MEVZUAT HÜKMÜUYARINCA, VERILEN KARARIN KESIN OLDUĞU (ITIRAZ VEYA TEMYIZ YOLUNUN AÇIK OLMADIĞI) ANLAŞILDIĞINDANYENIDEN AÇILAN DAVADA, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞI HK.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 24UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 29"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.
Hüküm Uyuşmazlığının
Giderilmesini İsteyen
: Ö.M.Y.
Davalı
: A.İ.S.
Vekili
: Av. L.F.S.
O L A Y : 1- Ö. M.Y. tarafındanİ.S.’e karşı açılan davada GELİBOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ; 23.1.2001 gün veE:2000/490, K:2001/41 sayı ile, davacının Mahkemelerine verdiği dilekçesi ile Gelibolu Noterliği’nin 10244, 1035 ve 1743 yevmiyenolu vasiyetnamelerde vasiyetçi A.B.Y.’a ait vasiyetnamelerin açılmasını talep ve dava ettiği, müteveffa A.B.Y.’a ait nüfus ailekaydının celp edildiği, tespit edilen mirasçılarının davacı Ö. M.Y. ve davalı A.İ.Y(S.) olduğu, davalı A.İ.S. vekilinin vasiyetnameninaçılmasına dair talebin reddini istediği, dosyada mevcut 20.8.1989 tarihli ve 10244 yevmiye numarasını taşıyan ve GeliboluNoterliği’nce 14.11.2000 tarihinde tasdik edilmiş bulunan “vasiyetnamedir” başlıklı belge ve buna ekli 26.7.1972 tarihli, 3.2.2000tasdik tarihli ve 1035 yevmiye nolu ve yine 18.7.1984 tarihli, 25.2.2000 tarihinde 1743 yevmiye numarası ile tasdik edilen“sözleşme” başlıklarını taşıyan belgelerin davacı ve davalı vekiline okunduğu, her iki tarafa vasiyetnamenin bir örneğinin huzurdatebliğ edildiği, tüm dosya kapsamından, Mahkemelerince de vasiyetnamenin açılmasına karar verildiği, bu nedenle, GeliboluNoterliği’nin 20.8.1989 tarihli ve 10244 yevmiye nolu ve Gelibolu Noterliği’nce 14.11.2000 tarihinde tasdik edilmiş bulunan“vasiyetnamedir” başlıklı belge ve buna ekli 26.7.1972 tarihli, 3.2.2000 tasdik tarihli ve 1035 yevmiye nolu ve yine 18.7.1984tarihli, 25.2.2000 tarihinde 1743 yevmiye numarası ile tasdik edilen “sözleşme” başlıklarını taşıyan A.B.Y.’a ait vasiyetnameninaçılmasına karar vermiştir.
2- Davacı karşı davalılar A.İ.S. ve L.F.S. tarafından davalı karşı davacı Ö.M.Y.’a karşı açılan davada GELİBOLU ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ; 7.6.2004 gün ve E:2003/338, K:2004/191 sayı ile, davacı karşı davalıların Mahkemelerine vermiş olduğu31.12.2001 tarihli dava dilekçesinde muris A.B.Y. tarafından davalı lehine düzenlenmiş 20.8.1989 tarihli vasiyetnamenin kanununaradığı şartları taşımadığını, bu nedenlerle söz konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettikleri, davalıkarşı davacı vekilinin de Mahkemelerine vermiş olduğu 5.12.2001 tarihli dava dilekçesinde murisi olan A.B.Y. tarafından20.8.1989 tarihli vasiyetname düzenlendiğini, vasiyetnameye göre müvekkiline ait bir kısım taşınmazların M.Y.'a verildiğini, bunedenlerle söz konusu vasiyetname gereğince vasiyetnamede belirtilen taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesinitalep ve dava ettiği, Mahkemelerinde ayrı ayrı açılan dava dosyalarının Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2002/6693-7493 E, K sayılıbozma ilamı doğrultusunda birleştirilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel Mahkeme kararının bozulduğu, Mahkemelerince Yargıtaybozma ilamına uyularak her iki dava dosyası birleştirilerek yargılamaya Mahkemelerinin 2003/338 Esas sayılı dava dosyasıüzerinden devam olunduğu, davacı-karşı davalılar tarafından Mahkemelerinde açılan vasiyetnamenin iptali davası sonucundaMahkemelerince, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verildiği, iş bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2003/3337-6305 E, K sayılı ilamı ile, vasiyetnamenin 23.1.2001 tarihinde açıldığını vevasiyetnamenin iptali davasının da 31.12.2001 tarihinde açılmakla kanunun öngördüğü bir yıllık süre geçmediğinden bahisle yerelmahkeme kararını bozduğu, Mahkemelerince de bozma ilamına uyularak karar verildiği, taraflar arasındaki ihtilaf veMahkemelerince çözümlenmesi gereken sorunun, tarafların müşterek murisi olan B.Y.'ın davalı lehine düzenlemiş olduğu20.8.1989 tarihli vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı hususuna münhasır bulunduğu, M.K’nun 479 ve 480 (eski) maddelerigereğince resmi vasiyetnamenin mutlak suretle resmi memur huzurunda düzenlenmesi gerektiği, olayda, davalı tarafın dayandığı20.8.1989 tarihli vasiyetnamenin resmi memur huzurunda düzenlenmediği, haricen düzenlenen vasiyetnamenin daktilo ile kalemealınarak ilgililer tarafından imzalandığı, dolayısıyla M.K’nun 479-480 maddesi anlamında düzenlenmiş resmi vasiyetnamenin sözkonusu olmadığı, vasiyetnamenin vasiyetçi tarafından el yazısı ile de düzenlenmediği, bu bağlamda da vasiyetnamenin geçerliolmadığı, sonuç itibariyle M.K’nun aradığı şartlarda düzenlenmiş vasiyetnamenin bulunmadığı, kanunun aradığı geçerlilikkoşullarını taşımayan vasiyetnamenin de geçerli olarak kabulünün mümkün olmadığı hususunun tüm dosya kapsamı ile sabitolduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı-karşı davacının lehine düzenlenmiş 20.8.1989 tarihlivasiyetnameye istinaden vasiyetnamede belirtilen taşınmazların adına tescilini talep ettiği ve fakat düzenlenen vasiyetnamekanunun öngördüğü geçerlilik koşullarını taşımadığından, geçersiz vasiyetnameye istinaden taşınmaz tescilinin mümkün olmamasınedeniyle davasının reddine; davacı karşı davalıların talebinin ise, dava konusu vasiyetname geçerli olmadığından ve söz konusuvasiyetnameye istinaden işlem yapılamayacağından, iptaline karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varıldığı gerekçesiylesabit görülen davacı karşı davalılar A.İ.ve L.F.S.’in davasının kabulüne, tarafların müşterek murisi A.B.Y. tarafından düzenlenmiş20.8.1989 tarihli yazılı vasiyetnamenin iptaline, sabit görülmeyen davalı karşı davacı Ö.M.Y.’ın davasının reddine karar vermiştir.
Davacı tarafından Uyuşmazlık Mahkemesi’ne hitaben verilen 19.7.2010 günlü dilekçede, Gelibolu Sulh HukukMahkemesi’nin 23.1.2000 gün ve E:2000/490, K:2001/41 sayılı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararı ile GeliboluAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 7.6.2004 gün ve E:2003/338, K:2004/191 sayılı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararınedeniyle hakkın yerine getirilmesi imkansız hale geldiğinden, karar uyuşmazlığının giderilmesi istenilmiştir.
Başkanlığımızca, 1.11.2010 gün ve E:2010/270, K:2010/239 sayı ile, Ö.M.Y., 19.7.2010 günlü dilekçesi ile, Gelibolu SulhHukuk Mahkemesi ile Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarından doğan hüküm uyuşmazlığının giderilmesini istemiş ise de;sözü edilen kararların aynı yargı düzeninde(adli yargı) yer alan mahkemelerce verilmiş olması karşısında, 2247 sayılı Kanun’unmaddelerine göre olayda hüküm uyuşmazlığının gerçekleştiğinden söz etmenin mümkün olmadığı nedeniyle, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için 2247 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde öngörülen koşullar birlikte gerçekleşmediğinden, başvurunun reddine kesin olarakkarar verilmiştir.Davacı tarafından bu kez 31.1.2011 tarihinde adli yargı yoluyla, Başkanlığımıza gönderilen dilekçe ile, iki farklı mahkemece verilenkararın birbiri ile örtüşmediği ve çelişik durumlar yarattığı, Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2000/490 sayılı kararınınonanmasına karar verilmesi istemiyle Başkanlığımızın 1.11.2010 günlü kararına itiraz edilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mahmut BİLGEN, Erdoğan BUYURGAN,Sıddık YILDIZ, Nüket YOKLAMACIOĞLU, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 6.6.2011 günlütoplantısında: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yolundakiraporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ileDanıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:2247 sayılı Yasanın 29. maddesinde “Bölümlerin ve Genel Kurulun kararları kesindir. İlke kararları ile Başkanın uygun göreceğiBölümlerin kararları Resmi Gazetede yayımlanır” hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından aynı yargı düzeninde yer alan Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2000/490 sayılıKararı ile Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2003/338 sayılı kararlarından doğan hüküm uyuşmazlığının giderilmesi için yapılanbaşvuru, Mahkememizin 1.11.2010 gün ve E:2010/270, K:2010/239 sayılı kararıyla; sözü edilen kararların aynı yargıdüzeninde(adli yargı) yer alan mahkemelerce verilmiş olması karşısında, olayda hüküm uyuşmazlığının gerçekleştiğinden sözetmenin mümkün olmadığı nedeniyle, hüküm uyuşmazlığının varlığı için 2247 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde öngörülen koşullarbirlikte gerçekleşmediğinden, başvurunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.Davacı bu kez 31.1.2011 tarihinde adli yargı yoluyla Başkanlığımıza gönderdiği dilekçe ile, iki farklı mahkemece verilen kararınbirbiri ile örtüşmediği ve çelişik durumlar yarattığı dolayısıyla Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2000/490 sayılı kararıdoğrultusunda hüküm verilmesini istemiştir.Mahkememizce aynı konuya ilişkin olarak daha önce karar verildiği ,verilen bu kararın kesin olduğu nedeniyle iş bu davada kararverilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. S O N U Ç : Mahkememizce aynı konu ile ilgili olarak daha önce karar verildiği verilen bu kararın kesin olduğu nedeniyle iş budavada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6.6.2011 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.