T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 611
KARAR NO : 2014 / 661
KARAR TR
: 2.6.2014ÖZET : İcra takibine yapılan itirazın iptaliistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: S.J. Sigorta A.Ş.Vekilleri
: Av. Ö.Y.B. & Av.D.B.Davalı
: Karayolları Genel MüdürlüğüVekilleri
: Av. A.E. & Av.İ.K.A. & Av.U.Ö. O L A Y
: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2010 tarihinde, müvekkilininsigortalısı olan 49……. plakalı aracın, Ankara istikametinden Malatya istikametine giderken 53,2 km. yegeldiğinde virajı dönerken aniden karşısına çıkan yola çıkıntısı bulunan sökülmüş bariyerlere çarpmasısonucu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kazadan dolayı sigortalı araçta meydana gelenzararın davacı şirket tarafından karşılandığını, davacı şirketin 58000,00 TL hasar bedelini 07.09.2010tarihinde ödendiğini, aracın sovtaj değerinin 26900,00 TL olduğunu, kusur oranına ilişkin fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla kazada davalı kurumun %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacışirketin sigortalısına ödediği tazminat tutarını davalıdan almak için Diyarbakır 7.İcra Müdürlüğü’nün2011/3820 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının 21.06.2011 tarihindeborca itiraz ettiğini belirterek, davanın kabulü ile Diyarbakır 7.İcra Müdürlüğü’nün 2011/3820 Esas sayılıdosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesi istemiyle adli yargıdadava açmıştır.Davalı vekili 06.09.2011 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; yetkisizlik nedeni ile davanın reddinekarar verilmesini talep etmiştir. Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 16.12.2011 gün ve 2011/711 Esas, 2011/1343 Kararsayılı kararı ile, zararın haksız fiilden kaynaklandığını, tek taraflı yapılan kaza dahi haksız fiil eylemindengerçekleştiğini, meydana gelen zararın poliçe kapsamında talep edildiğini, bu tür davalara bakma yetkive görevinin davalının merkezinde ve haksız fiilin meydana geldiği yerde veyahutta davacı tarafın yerleşimyerinde açılması gerektiğini, oysaki haksız fiilin Malatya ili sınırları içinde gerçekleştiğini, davalının süresiiçinde itirazda bulunduğunu belirterek, davalının yetkisizlik itirazının kabulü ile Malatya Asliye HukukMahkemesi yetkili olduğundan bahisle mahkemelerinin yetkisizliğine karar vermiş, davacı vekili kararıtemyiz etmiştir.Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 25.6.2012 tarih ve 2012/3401 Esas, 2012/8001 Karar sayılı kararı ile;”…Dava konusu olay, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup,Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden, idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir.Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağından,mahkemece, idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasıincelenerek, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir..” denilmek suretiyle hükmünbozulmasına karar vermiş, davacının karar düzeltme talebini de 11.03.2013 gün ve 2013/777 Esas,2013/3123 Karar sayılı kararı ile reddetmiş, verilen karar bu şekilde kesinleşmiştir.Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi: 22.10.2013 tarih ve 2013/827 Esas, 2013/591 Karar sayılıkararı ile; “…davalı idarenin sorumluluk alanında bulunan karayolu üzerindeki bariyerin yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazmininin amaçlanmış olması karşısında idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğini, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınan idare hukuku kurallarına ve 2577 sayılı IYUK 2/1-b maddesinde sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.Dava konusu olay, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hizmet kusurundan kaynaklanmaktaolup, Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden, idare aleyhine tam yargı davasının idari yargıyerinde açılması gereklidir.” denilmek suretiyle dava dilekçesinin yargı yolu uyuşmazlığı nedeni ile görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar, karara şerh edildiği üzere 30.12.2013 tarihindekesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle; idari yargı yerinde dava açmıştır.Malatya İdare Mahkemesi: 17.03.2014 gün ve 2014/45 Esas sayılı kararı ile; 2918 sayılı Yasanın
10.,110. ve Geçici 21. maddelerine göre, 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluğa (tazminata)ilişkin davaların, 110.maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihinden sonra adliyargı yerlerinde görüleceğinden, bakılmakta olan davanın 11.7.2011 tarihinde açılmış olması karşısında,2918 sayılı Yasadan kaynaklı ve sorumluluk hukukuna ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğuna, davanın Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.10.2013 tarih veE:2013/827, K:2013/591 sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine mahkemelerinde açılmış olmasıüzerine, görevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine ve kararalınana kadar davanın ertelenmesine karar verilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: AliÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Abdullah ERGİN, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 02.06.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyasıda temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takipyöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarakveya elektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerineicra müdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmişolup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurmaolanağı tanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek68/a ve ek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.
İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göremahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içindemahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirseborçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna,davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağıolmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetinsübutuna bağlıdır.(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağınıdava etmek hakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargıçevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözüedilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliyemahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlüidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptalidavasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2013 gün ve 2013/827 Esas, 2013/591 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARIN KALDIRILMASINA, 2.6.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeErtuğrulARSLANOĞLUÜyeNurdane
TOPUZ
ÜyeAyhanAKARSUÜyeAbdullah
ERGİN
ÜyeMehmetAKBULUT