T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 348
KARAR NO : 2016 / 379
KARAR TR
: 6.6.2016
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırkenKurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kurumanakledilen davacının, maaş nakil ilmuhaberinin düzeltilmesiistemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı
:C.K.
Vekili
:Av.A.B.
Davalı
:Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili
:Av.M.H.B. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum nezdinde çalışmakta iken;kurumun özelleştirilmesi nedeniyle 406 sayılı yasanın ek 29.maddesi gereğince önce davalı ile iş yasası kapsamında işakdi imzalayıp, daha sonra hizmet sözleşmesi sona erdirilerek 4046 sayılı yasanın 22.maddesi ve 406 sayılı yasanın ek29.maddesi gereğince memur olarak bir kuruma atandığını, müvekkilinin 375 sayılı KHK’ya 5473 sayılı yasa ile getirilenEk 3.madde gereğince ödenen ek ödeme artışlarından faydalandırılmadığını, anılan yasa ile getirilen ek ödemenin kamugörevlilerine yapılacak artışlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek; davacıya 5473 sayılı yasadankaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemi ile adli yargıda dava açmıştır.Ankara 2.İş Mahkemesi: 12.06.2013 gün ve 2012/172 Esas, 2013/721 Karar sayılı kararında aynen; “…Davalının, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekle görevli yetkili kılınması, diğer özel hukuk tüzel kişilerindenfarklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olması, 406 sayılı yasa hükümleri ile kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan diğer bir ifade ile kapsam dışı nakle tabi personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, bu görevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işler niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın idari yargınıngörevinde bulunduğu kabul edilmelidir. Yargıtay hukuk genel kurulu 26/12/2012 gün ve 2012//9/1518 E, 2012/1388 Knolu kararında denge tazminatından kaynaklanan fark ücret alacağına ilişkin uyuşmazlıkta ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesi,01/01/2012 gün ve 2012/27071-32336 E ve K nolu kararında maaş nakil bildiriminin 4046 sayılı yasanın 22.maddesive 406 sayılı yasanın ek 29.maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle dava konusu artış ve zamların eklenerekdüzenleme tarihi itibariyle yeniden tespitine ilişkin uyuşmazlıkta davalı kurum tarafından davalı kurum işleminin idari birişlem olduğunu, uyuşmazlıkta görevli yargı yolunun idari yargı yeri olduğunu kabul etmiştir.” şeklindeki gerekçesi ileHMK’nın 114/I-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın HMK’nın 115/II.maddesigereğince usulden reddine karar vermiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 22.Hukuk Dairesi: 09.11.2015 gün ve 2015/28698 Esas, 2015/30516 Karar sayılı kararı ile hükmünonanmasına karar vermiş, verilen kararın taraflara tebliğine ilişkin belgeye rastlanılmamış ise de; 1086 sayılı Yasa’nınGeçici 2. ve 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halen yürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın 440.maddesigereğince kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.Davacı vekili bu kez; aynı taleple idari yargıda dava açmıştır.Zonguldak İdare Mahkemesi: 15.01.2016 gün ve 2016/17 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararı ile özetle; davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-a maddesi uyarınca yetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkiliKastamonu İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.
Kastamonu İdare Mahkemesi: 03.02.2016 gün ve 2016/62 Esas sayılı kararında özetle; Uyuşmazlıkta, davalıTürk Telekomünikasyon A.Ş.’nin kamu kuruluşu niteliği taşımaması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmenin olanaksız olduğunu, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargının görevinde bulunduğunu gerekçe göstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesinekarar vermiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Zafer TURANLI, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 6.6.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince anılan
Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul ve yönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; 5473sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarak fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle açılmıştır.Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyanbir kuruluş olduğu tartışmasızdır.Ancak, özelleştirme kapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunanhisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasında kamukurumu emrine atanan davacının vekili tarafından; 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, müvekkilinin alamadığı parasal haklarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle 08.02.2012 tarihinde davanınaçıldığı anlaşılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:“a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.Buna göre, davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızolduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Kastamonu İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Ankara 2. İş Mahkemesi’nin12.06.2013 gün ve 2012/172 Esas, 2013/721 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kastamonu İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Ankara 2. İş Mahkemesi’nin 12.06.2013 gün ve 2012/172 Esas, 2013/721Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeZaferTURANLI
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN